sen kiminle dans ediyorsun

2017 yılında gösterime giren sinemada izlediğim keyifli film.
filmin başrollerinde; demet özdemir, uraz kaygılaroğlu, binnur kaya oynamıştır.
depresyondan çıkmamak konusunda ısrarlı olan, üstüne üstlük, yaşamak istemeyen kadın karakterini oynayan demet özdemir’i, dünyadaki tek yakını olan ablası, bir psikoloğa götürür. allah’ın işine bakınki bu psikolog, uraz kaygılaroğlu’dur. uraz kaygılaroğlu’nun imaj değişikliği zamanlarının fit olmaya başladığı zamanlarının, geçtiği zamanların filmidir. kıvırcık saçlı, kızları güldüren şaşkınlığı ile ekstra sevimli olan bir psikologtur. kadın karakteri, yaşama bağlamak için yol ararken, aslında onun maziden kalma bir dans merakı olduğunu öğrenir ve oradan yürümeye karar verir.
binnur kaya, kendini bir dans hocası diye lanse eden, ama estetiğe bakışı klasik dansçılardan farklı olan, bir yurdum kadınını oynamaktadır.
en az filmin başrolleri kadar sempatik bulduğum, bir pilavcı karakteri bulunmaktadır. arada çıkar ve anın anlam ve önemine istinaden espriler patlatır.
film, dünyanın borcu olan dans hocası, umuda ihtiyacı olan dans öğrencisi, psikologluk ile sevgilik arasında kalan psikoloğun bir dans yarışması afişine denk gelmesi ile hızlanır. tv’lerde trend olan yarışmalar gibi bir yarışmadır, bu yarışma. yarışmaya katılmaya karar verirler.
içinde spontan komedi olan, tadında aşk olan sevimli bir filmdi. bu tarzı sevenler için, türk filmi sevenler için, seyredilesi bir film.
devamını gör...
vicente amigo
cordoba bölgesi'nden bir flamenkocu, ki kimi insanlara göre modern flamenkonun kralıdır. bir başka usta olan manolo sanlucar'ın öğrencisidir ve stili kendisini paco de lucia ile karşılaştıranlara rağmen manolo sanlucar'a son derece benzemektedir.
pedro almodovar'ın hable con ella'sında da müzikler icra etmiştir.
pedro almodovar'ın hable con ella'sında da müzikler icra etmiştir.
devamını gör...
sözlükte troll olma çabası
gerçekten büyük yetenek ister. bir konuyu eğlenceli hale getirmek için o sözlüğün ve o konunun hassas noktalarını, noktalara uygulanacak şiddet ve bu şiddetin zamanını bilmek gerekir.
yoksa "memme, sekis, gadın, zuahhaha, xdxd" diyerek troll değil aksine geldi yine zevzek dedikleri insanlar olur.
yoksa "memme, sekis, gadın, zuahhaha, xdxd" diyerek troll değil aksine geldi yine zevzek dedikleri insanlar olur.
devamını gör...
ışın kılıcı
tanım:jediların kullandığı mutfak aleti.
benim bu konuda aklıma takılan bir şey var. abi bu kılıcın boyunu nasıl ayarlıyorlar. yani ışın çıkıyor bu aletten. fener gibi, lazer gibi yüzlerce metre, gidebildiği kadar gitmesi gerekmiyor mu bu aletlerin. nasıl sabitliyolar?
benim bu konuda aklıma takılan bir şey var. abi bu kılıcın boyunu nasıl ayarlıyorlar. yani ışın çıkıyor bu aletten. fener gibi, lazer gibi yüzlerce metre, gidebildiği kadar gitmesi gerekmiyor mu bu aletlerin. nasıl sabitliyolar?
devamını gör...
regl ağrısı
çekmeyenlerin bilip bilmeden boş yorum yaptığı ağrıdır..
devamını gör...
cahilim demenin alternatif yolları
''devletimiz ne yapıyorsa bir bildiği vardır''
''bizim aklımız ona yetmez''
''bizim aklımız ona yetmez''
devamını gör...
leprikon
ayakkabı işinden parayı kırdıkları doğrudur. perileri söğüşlemeyi pek severler zira söz konusu ayakkabıları perilere yaparlar. her periye özel ayakkabı tasarlarlar. karşılığında da altını hamutu ile götürürler. ama neticede ortada bir emek var. alan memnun satan memnun. tek sıkıntıları cimri olmaları. küp küp, altın biriktirip, bunları gökkuşağının altına saklamak nedir arkadaş? değişikler biraz.
bir de bunlarda etiket sistemi gibi bir şey var. hiçbir leprikon' un altın küpü diğerine karışmıyor diye biliyorum. muazzam bir sisteme sahipler. ama anlatıldığına göre geçiş höyüklerinde altın küpü ile görülen leprikonlar varmış. hani biz deriz ya; ''bu neyin çabası arkadaş, öteki dünyaya mı götüreceksin bu malı mülkü?'' bunlar cidden dünyada kazandıklarını öteki tarafa taşıyorlar. o yüzden bu tarz bir soruyu onlara sormamak lazım. ''evet birader taşıyorum sıkıntı mı var?'' diye cevaplayıp, sonu kavgaya varacak bir tartışmanın fitilini ateşleyebilirler.
altın fazla olunca öbür tarafta da rahat ediyorlar tabi. toprak cini olmalarına rağmen, sidhe villalarında tanrılarla yaşıyor bu ufaklıklar. diledikleri gibi girip çıkıyorlar. çift dünya vatandaşlıkları var anlayacağınız. leprikon yakalamak çok zor bir iş. yakalarsanız üç dilek hakkı kazanıyorsunuz. ekip halinde çalışmak lazım. biri leprikonu gözünden ayırmayacak ve gözünü kırpmayacak. diğeri de bu esnada onu zapturapt altına alacak. aksi taktirde kaçar gider zaten. sonra bütün ağaç kovuklarını ararsınız ama nafile. kaçan leprikon büyük olur demişler ama en büyüğünün boyu 1 metre...
bir de bunlarda etiket sistemi gibi bir şey var. hiçbir leprikon' un altın küpü diğerine karışmıyor diye biliyorum. muazzam bir sisteme sahipler. ama anlatıldığına göre geçiş höyüklerinde altın küpü ile görülen leprikonlar varmış. hani biz deriz ya; ''bu neyin çabası arkadaş, öteki dünyaya mı götüreceksin bu malı mülkü?'' bunlar cidden dünyada kazandıklarını öteki tarafa taşıyorlar. o yüzden bu tarz bir soruyu onlara sormamak lazım. ''evet birader taşıyorum sıkıntı mı var?'' diye cevaplayıp, sonu kavgaya varacak bir tartışmanın fitilini ateşleyebilirler.
altın fazla olunca öbür tarafta da rahat ediyorlar tabi. toprak cini olmalarına rağmen, sidhe villalarında tanrılarla yaşıyor bu ufaklıklar. diledikleri gibi girip çıkıyorlar. çift dünya vatandaşlıkları var anlayacağınız. leprikon yakalamak çok zor bir iş. yakalarsanız üç dilek hakkı kazanıyorsunuz. ekip halinde çalışmak lazım. biri leprikonu gözünden ayırmayacak ve gözünü kırpmayacak. diğeri de bu esnada onu zapturapt altına alacak. aksi taktirde kaçar gider zaten. sonra bütün ağaç kovuklarını ararsınız ama nafile. kaçan leprikon büyük olur demişler ama en büyüğünün boyu 1 metre...
devamını gör...
24 kasım öğretmenler günü
kutlu olsun.
öğretmen olmak ve öğretmek çok değerlidir. bunu layıkıyla yapan bütün öğretmenlerin, öğretmenler gününü kutluyorum.
öğretmen olmak ve öğretmek çok değerlidir. bunu layıkıyla yapan bütün öğretmenlerin, öğretmenler gününü kutluyorum.
devamını gör...
gül

güzel görünüşü, hoş kokusu ve çok çeşitli renkleri ile binlerce yıldır insanların en çok ilgi gösterdiği bitkilerden biri olan gül, antik dönemden günümüze hoş kokusu ile dikkat çekmiş, kokulu yağ ve krem endüstrisinde kullanılan önemli bitkilerden biri olmuştur.
antik hekimler reçetelerinde gülün tedavi edici özelliklerini sıralamışlardır.
devamını gör...
normal sözlük'ün 1 milyon entryi geçmesi
bir tık katkıda bulunduğum için mutlu hissettiğim başlıktır.
ne derler bilirsiniz nice milyonlara.
ne derler bilirsiniz nice milyonlara.
devamını gör...
graeme souness
iskoç futbol adamıdır.
futbolculuk hayatını iskoçya, ingiltere ve amerika’da geçirmiş olan souness kariyerinin son senesini glasgow rangers takımında oyuncu antrenör olarak geçirmiştir.

aslında futbolcu olarak liverpool seviyesinde futbol oynayabilecek yeteneğe sahip olan souness’ın teknik direktörlüğü için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. kariyerinde en uzun çalıştırdığı iki kulüp üçer sene ile glasgow rangers ile liverpool’dur.

graeme souness 1995-1996 sezonunda galatasaray’ın başında bir sene geçirmiş ve efsane olmayı başarmıştır. ancak bu başarı oynattığı muhteşem futbol ve üstün futbol zekası ile değil sadece anlık bir heyecanla yaptığı bir hareketle olmuştur.
5 nisan 1996 tarihinde fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadında oynanan türkiye kupası finalinde iki takım aykut kocaman ve dean saunders’ın golleri ile berabere kalmasına rağmen ilk maçı yine dean saunders’ın golü ile kazanmış olan galatasaray kupayı kazanmıştır.
buraya kadar her şey normal ilerlerken bir an gaza gelen souness taraftarlardan kaptığı galatasaray bayrağını fenerbahçe stadının ortasına dikerek ortalığı birbirine katmıştır. bayrağın dikilmesi ile bir fenerbahçeli taraftarın bayrağı kapması arasında 5-10 saniyelik bir ara olsa da souness ulubatlı souness lakabını kazanacağı fotoğrafı vermiştir.

bu olaydan yıllar sonra yaptığı açıklamada bayrak dikmenin o an için mantıklı geldiğini ama bunun hayatında yaptığı en akıllıca şey olmadığını söylemiştir.
futbolculuk hayatını iskoçya, ingiltere ve amerika’da geçirmiş olan souness kariyerinin son senesini glasgow rangers takımında oyuncu antrenör olarak geçirmiştir.

aslında futbolcu olarak liverpool seviyesinde futbol oynayabilecek yeteneğe sahip olan souness’ın teknik direktörlüğü için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. kariyerinde en uzun çalıştırdığı iki kulüp üçer sene ile glasgow rangers ile liverpool’dur.

graeme souness 1995-1996 sezonunda galatasaray’ın başında bir sene geçirmiş ve efsane olmayı başarmıştır. ancak bu başarı oynattığı muhteşem futbol ve üstün futbol zekası ile değil sadece anlık bir heyecanla yaptığı bir hareketle olmuştur.
5 nisan 1996 tarihinde fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadında oynanan türkiye kupası finalinde iki takım aykut kocaman ve dean saunders’ın golleri ile berabere kalmasına rağmen ilk maçı yine dean saunders’ın golü ile kazanmış olan galatasaray kupayı kazanmıştır.
buraya kadar her şey normal ilerlerken bir an gaza gelen souness taraftarlardan kaptığı galatasaray bayrağını fenerbahçe stadının ortasına dikerek ortalığı birbirine katmıştır. bayrağın dikilmesi ile bir fenerbahçeli taraftarın bayrağı kapması arasında 5-10 saniyelik bir ara olsa da souness ulubatlı souness lakabını kazanacağı fotoğrafı vermiştir.

bu olaydan yıllar sonra yaptığı açıklamada bayrak dikmenin o an için mantıklı geldiğini ama bunun hayatında yaptığı en akıllıca şey olmadığını söylemiştir.
devamını gör...
nickaltı
benim nickaltı tanımlarınıza ihtiyacım yok çünkü yaptığım ve yapmaya devam ettiğim işler ortada:
(bkz: kafa caps)
(bkz: kafa sözlük çorapları)
(bkz: kafa sözlük iç çamaşırı kreasyonu)
(bkz: kafa sözlük iç çamaşırları)
bedavaya amme hizmeti yapıyoruz köftehorlar hadi yine iyisiniz.*
(bkz: kafa caps)
(bkz: kafa sözlük çorapları)
(bkz: kafa sözlük iç çamaşırı kreasyonu)
(bkz: kafa sözlük iç çamaşırları)
bedavaya amme hizmeti yapıyoruz köftehorlar hadi yine iyisiniz.*
devamını gör...
normal sözlük
böyle de bir anımız olsundur.
sabah uyandığımda aniden böyle bir şeyle karşılaşmak şaşırtıcı oldu. sözlük yönetiminin gece dört itibari ile yönetime el koyması bize yazarları meydanlara ve havaalanlarına davet etme imkanı vermediği için bu ismi alıyor ve kabul ediyorum.
benimsemek güç olsa da düne kadar yazar olanlar hariç kimse kafa sözlük yazarı sayılamayacak, yeni gelenler normal yazarlar olacak. yıllar sonra sadece bir grup kafa yazar hatırlayacak bu günü ve normal yazarları bir ateş başında toplayarak o eski kafa günleri anlatacaklar.
bir gecede normal bir yazara dönüşmek biraz üzücü elbette ama normalleşmeye ve birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde eski normallerin yerine yeni bir normal koymak kabul edilebilir görünüyor.
sabah uyandığımda aniden böyle bir şeyle karşılaşmak şaşırtıcı oldu. sözlük yönetiminin gece dört itibari ile yönetime el koyması bize yazarları meydanlara ve havaalanlarına davet etme imkanı vermediği için bu ismi alıyor ve kabul ediyorum.
benimsemek güç olsa da düne kadar yazar olanlar hariç kimse kafa sözlük yazarı sayılamayacak, yeni gelenler normal yazarlar olacak. yıllar sonra sadece bir grup kafa yazar hatırlayacak bu günü ve normal yazarları bir ateş başında toplayarak o eski kafa günleri anlatacaklar.
bir gecede normal bir yazara dönüşmek biraz üzücü elbette ama normalleşmeye ve birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde eski normallerin yerine yeni bir normal koymak kabul edilebilir görünüyor.
devamını gör...
bıhtım yav
bıkmayan biri var mı şuan tatil beldelerinden yazanlar hariç
devamını gör...
her yazar bir yazar sahipleniyor
tamam güldük eğlendik tadını kaçırmayın ulan dediğim başlıktır.
bak yakında her moderatör yazar sahiplenmeye başlar başımıza bela alırız.
bak yakında her moderatör yazar sahiplenmeye başlar başımıza bela alırız.
devamını gör...
n harfiyle başlayan kadın adlarının n harfiyle bitmesi
nihal, nüket, nazmiye, nazire, nazife, necdet, nezaket, nezahat, nilay, nilsu, necibe, nesibe, nefise, nova, nida, nisa, nefes, nil... daha sayayım mı?
devamını gör...
sleepers
bana göre gerek oyunculuklar gerekse konusu itibarıyla baş yapıt olarak nitelendirilebilecek bir film. defalarca izlemişimdir. imdb puanı bence filmi yansıtmıyor zira benim gözümde çok daha yüksek puanları hak eden bir film. özellikle hell’s kitchen'da geçen çocukluk dönemlerini barındıran zamanlar muhteşem. fahri hell’s kitchen'lı oluveriyorsunuz filmi izlerken. robert de niro'nun canlardırdığı peder karakteri için söylenecek söz yok. en sevdiğim peder figürü olabilir.* adamın tek falsosu peder olması. öyle de güzel adam. olaylara verdiği tepkiler, yaklaşımlar ve zor kararlar arifesindeki tutumu bence oyunculuk anlamında tepe noktaya çıkıyor. tam usta işi bir oyunculuk ki, bakın diğer karakterlerin ciddi anlamda ağırlıklı rolleri olsa dahi peder karakteri bu filmin bir şekilde en unutulmaz karakteri olarak zihnimize yerleşiyor. hele ki mahkeme öncesinde kendi içerisinde yaptığı yolculuk ve karar verme durumu falan beni mest eden ayrıntılar. tabi bir de basketbol biletleri ayrıntısı var ki, oradaki mimiklerden sonra kahkahayı basmıştım. o kadar şişkinlikten sonra iyi gelmişti. tabi şimdi bunların hiç birini ayrıntı ile yazamıyorum ki ipucu vermiş olmayalım.
çocuk oyuncularında çok başarılı olduğunu düşünüyorum. özellikle sosisli sandviç satıcısı ile yaşadıkları mevzular ve sonrasındaki ıslah evi performansları insanın içine işliyor. ve tabi bir de yangın musluğu var. o yangın musluğu filmin en önemli oyuncularından birisi. bakın o kadar sağlam oyuncu oynuyor bu filmde ama geri dönüşlerde gördüğünüz yangın musluğu size en çarpıcı hislerden birisini yaşatıyor. kanımca ödül verilmesi lazımdı o musluğa. mahkeme sahneleri ve bradd pitt'in canlandırdığı michael sullivan karakterinin ince ince, nakış gibi işlediği plana ise hayran kalmamak mümkün değil. bu plan çerçevesinde diğer karakterlerin tepkileri ve duruşları da izlenmeye değer. tabi john reilly ve tommy marcano'nun özellikle gardiyan ile karşılaştıkları bölümde ve yapılan geri dönüşte tabiri caizse çok fena yumruk yemiş gibi oluyorsunuz. olayın anlatıcısı karaktere dair de analiz yapmak istiyorum ama uzatmayayım zira ayrıntılara girersem ipucu denizinde boğarım hepinizi. izlemediyseniz muhakkak izleyiniz. zira her açıdan film gibi film...
çocuk oyuncularında çok başarılı olduğunu düşünüyorum. özellikle sosisli sandviç satıcısı ile yaşadıkları mevzular ve sonrasındaki ıslah evi performansları insanın içine işliyor. ve tabi bir de yangın musluğu var. o yangın musluğu filmin en önemli oyuncularından birisi. bakın o kadar sağlam oyuncu oynuyor bu filmde ama geri dönüşlerde gördüğünüz yangın musluğu size en çarpıcı hislerden birisini yaşatıyor. kanımca ödül verilmesi lazımdı o musluğa. mahkeme sahneleri ve bradd pitt'in canlandırdığı michael sullivan karakterinin ince ince, nakış gibi işlediği plana ise hayran kalmamak mümkün değil. bu plan çerçevesinde diğer karakterlerin tepkileri ve duruşları da izlenmeye değer. tabi john reilly ve tommy marcano'nun özellikle gardiyan ile karşılaştıkları bölümde ve yapılan geri dönüşte tabiri caizse çok fena yumruk yemiş gibi oluyorsunuz. olayın anlatıcısı karaktere dair de analiz yapmak istiyorum ama uzatmayayım zira ayrıntılara girersem ipucu denizinde boğarım hepinizi. izlemediyseniz muhakkak izleyiniz. zira her açıdan film gibi film...
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
dinlediğim en eğlenceli podcast olma yolunda ilerliyor, harika.
t: konunun ne olduğu belli olmayan kafa sözlük radyosunda yayımlanan podcast.
t: konunun ne olduğu belli olmayan kafa sözlük radyosunda yayımlanan podcast.
devamını gör...

