depersonalizasyon, kişiliğini kaybetme, benliğini yitirme ve duyarsızlaşma, kendine yabancılaşma olarak tanımlanıyor. bu durumu yaşayan birey kendine uzaktan bakan bir yabancı hissine kapılıyor ve gerçeklik duygusunu yitiriyor. hasta kendi zihninden ve bedeninden kopmuş gibi hissediyor.özellikle aşırı stres, uykusuzluk durumlarında böyle karmaşık bir durumu yaşamak daha olağan oluyor.
devamını gör...

erzurum'da bir vatandaş alacaklısından parasını alamayınca hoparlör ve megafonla dükkanının önünde bağırmış.

aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.


devamını gör...

geçmişe yapılacak bir yolculukta ortaya çıkacağı düşünülen, içinden çıkılması zor olan durum.

genel olarak zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olduğu, ancak geçmişe yolculuğun bazı paradokslar nedeniyle mümkün olamayacağı düşüncesi yaygındır. ancak paradoks denen durumların bir kısmına fiziksel çözümler getirmek de mümkündür. bunları anlatmaya çalışacağım.

teorik fizikçi kip thorne zaman paradokslarına fiziksel çözümler getirilebileceğini savunur. aşağıda yazacaklarım da bu görüşe ilişkin bazı detaylar.

1- ilk durumdaki hipotezler, geçmişin değiştirilmesi durumunda, geçmişini değiştiren kişiye ait bilgilerin bugünden de silinmesi nedeniyle, paradoksun hiç ortaya çıkamayacağını söyler. 1-2 örnek vereyim:

bunlardan belki de en basiti "kendi kendini iyileştirme hipotezi" denilen durum. buna göre bir kişi geçmişe dönüp günümüzdeki olayların gerçekleşmesini engellediğinde, bu olaylar gerçekleşemeyeceği için, zaman yolcusunun da geçmişe gitmesine gerek kalmayacaktır. bu da zaten paradoksal durumu kendiliğinden ortadan kaldıracaktır.

ilkine benzer bir durum da "yıkım sonucu hipotezi" ile ortaya çıkar. buna göre kişi geçmişe gidip mesela kendi dedesini öldürürse, kendisi de yok olacaktır. kişiye ilişkin bilgi ortadan kalkınca, dedenin ölümü de farklı bir sebepten dolayı gerçekleşir. böylece paradoks hiç ortaya çıkmamış olur.

2- ikinci durumdaki hipotezler, zaman makinesinin sadece belli bir ölçüde geriye gidebilmeyi sağlayacağını söyler. yani öyle doğumumuzdan önceye kadar gidip hayatımızı tamamen değiştirme şansımız zaten yoktur.

burada aslında şöyle bir fikir devreye girer; bizim "bugün" olarak bildiğimiz hallerimiz, gelecekteki hallerimizin geçmiş versiyonudur. ancak gördüğümüz kadarıyla o gelecekten kimse, bize bir zaman makinesi ile gelmiyor. bu durumda ya zaman makinesi hiçbir zaman icat edilemeyecek ya da icat edilecek ama belli bir noktadan daha geriye gitmesi mümkün olmayacak. big bang theory'yi izleyenler buna benzer bir konuyu hatırlayacaktır.

bu belki de "geçmiş - şimdi - gelecek aynı anda vardır ve evrene bakınca her yöne yayılmış olan tüm bu zamanları ve olayları gözlemleyebiliriz" diyen massachusetts institute of technology'den bazı bilim insanlarının teorileriyle birlikte incelenmelidir diye düşünüyorum. bunu merak edenler blok evren teorisini araştırabilir.

3- üçüncü durumda, geçmişin değiştirilebileceği, ancak bu durumda zamanda dallanmaların ortaya çıkacağı fikri hakimdir. yani siz geçmişe de gidebilirsiniz, dedenizi de öldürebilirsiniz. bunun sonucunda farklı bir evren ortaya çıkar ve dedenizin öldürüldüğü evren ile yaşadığı evrende farklı gerçeklikler hüküm sürer.

yine geçmişe giden bir kişi, hayatını değiştirmek istediği kişilerin kararları üzerinde dolaylı olarak etkili olup, yaşanacak olayların farklı şekilde yaşanmasına neden olabilir. geleceğe dönüş filmini izleyenler de bu konunun benzerini hatırlayacaktır.

ana başlıklar hemen hemen böyle olsa da, birbirinden farklı çözüm önerileri mevcut zamansal paradokslar için. teorik fizikçiler hâlâ bu konularla ilgili çözümler aramaya devam ediyor. belki ileride çok farklı hipotezler ortaya atılır ve bakış açımızı tamamen değiştirirler.
devamını gör...

sadece karpuz olsa hadi su kaldırır, içindeki adam görünümlü çocuk nedir yahu.
devamını gör...

biraz tebessüm..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az çok demeyelim, boş geçmeyelim.
devamını gör...

kuralları öğrenmeden oynanmaması gereken oyun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gökhan özen’in jet-ski ile denizde kaybolması.
devamını gör...

poseidon’un topraklara hükmetme gibi bir hırsı vardı. tridentini bir keresinde atina’daki akropolis’e fırlatıp deniz sularının doldurduğu bir çukur açarak burada hak iddia etti. daha sonra, athena’da pınarın yanına ilk zeytin ağacını dikerek şehir üzerindeki egemenliğini daha nazik bir şekilde iddia etti. buna öfkelenen poseidon, tanrıça’yı teke tek dövüşe davet etti. iki olymposlu arasında kavga tam başlayacakken zeus araya girdi ve onlara bu tartışmayı mahkemede çözmelerini emretti. bunun üzerine olymposluların hepsinin hazır bulunduğu ilahi mahkemeye çıktılar.
zeus hiçbir görüş belirtmedi, diğer bütün tanrılar oylarını poseidon’a, tanrıçalar ise athena’ya verdiler. mahkeme en sonunda şehri, bir oy fazlasıyla daha güzel hediye (zeytin ağacı) verdiği için athena’ya verdi. öfkeden çılgına dönen poseidon, tanrıçanın şehrini gönderdiği dev dalgalarla sular altında bıraktı. bu şehri terk etmek zorunda kalan tanrıça, kendi adıyla anılacak başka bir şehir olan atina’yı kurdu.
devamını gör...

hiç hoş bir hareket değildir. dışlamak ve hakir görmektir. görüldüğü üzere hayatın her alanında vardır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ikon haline gelmiş bu posteri ne zaman görsem kan beynime sıçrıyor. sam amca benim için gargamel'den hallice bir yaratık. hatta gargameli bile daha fazla severim. sam amca, kan dökmek, pardon demokrasi götürmek istediği her yere sizi çağırır. kendi elini kirletmez, sizin elinize taliptir. vekaleten katliam caizdir onun için. gargamel öyle mi? adamın tek derdi şirinler. başka falsosu da yok. azman dışında kimseye çağrıda bulunmaz. milleti pis işlerine alet etmez. aslında sam amca da masum bir adam. senin benim gibi işinde gücünde bir amca. et toptancılığı yaparmış. işleri de tıkırındaymış. ama nasıl olmuşsa olmuş, amcayı ikon edip, bir de amerikan emperyalizminin bayrağı haline getirmişler. aslında olayların gelişimi 1800'lü yıllara dayanıyor. o dönemlerde büyük britanya ile birleşik devletlerin arası limoni ve savaş patlak veriyor. bu savaş yaklaşık 3 yıl sürüyor. bazı kızılderili kabileleri, bu savaşta britanya tarafında yer aldığı için işler arap saçına dönüyor. işte bu savaş esnasında et toptancısı samuel wilson amcamız, askere alınıyor. o yaşta nasıl askere almışlar demeyin, kendisine uygun bir görev vermişler. et toptancısı olduğu için, adam bu işlerden anlıyor bunu levazım müfettişi yapalım demişler. askerlerin yiyecekleri etleri kontrol edip, onların üzerine ea-us damgasını basıyormuş. ea etlerin tedarikçisinin kısaltması. us'de işte bildiğimiz birleşik devletler. ama askerler olayı mizahi hale getirip, kendilerine etlerin üzerindeki kısaltmaların anlamı sorulduğunda, bizim toptancı amcamızın adıyla birlikte sam amca ifadesini kullanmaya başlamışlar. böyle böyle insanlar etlerin üzerindeki damgalara sam amca demeye başlamış. demez olasıcalar.

yani amerikan ikonu aslında et damgası. * işte sonra savaş bitiyor. bu amcamız evine dönüyor. arkasından hakkın rahmetine kavuşuyor. lakin sam amcanın yükselişi engellenemiyor. ilk olarak amerikan bayraklarının yanına çiziliyor resmi. sonra peşi sıra karikatürleri falan yapılmaya başlanıyor. bizim toptancı amca öldükten tam16 yıl sonra sam amcaya son şeklini thomas nast adlı bir çizer veriyor. ve böylece sam amca yıkıcı ve öldürücü taleplerine başlıyor. ve amerika birleşik devletleri'nin lakabı haline dönüşüyor. ve kanlı bir et toptancısı olarak dünyamızın toptan ırzına geçiyor. bu hikaye de burada bitiyor. onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine (!)

bakın gerçek ve suçsuz sam amcamız da şu;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

klasik olacak ama sakin bir beldede bahçeli, yeşillikler içinde bir kır evi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha once de soyledigim gibi bayram sonrasinda pandemi yasaklari kalktiktan sonra olusan durum. yavas ve emin adimlarla buyuyecegimize inaniyorum sahsen. ekim ayinda tekrar yukselise gecmis bulunmaktayiz zaten. hayirlisi.
devamını gör...

ekşide soru cevaba katılacağı söylenen yazar.
+ yoldaş benjamin franklin kim amk
- küfür yasak banlayın bu iti
devamını gör...

çok erken gitsen de unutulmadın aryton senna.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hem tanımlarıyla hem de aramızda geçen ufak tefek konuşmalarda içimi ısıtan, genellikle tanımlarına katıldığım yazardır. profiline girdiğimde beğenmeden geçtiğim tanımı olmuyor nerdeyse zira güzel yazıyor. güzel güzel tanımlar yazmaya devam etsin, ben beğeni neferi olarak buradayım kendisi için*.
devamını gör...

içinde kelebeklerin piknik yaptığını,market sütü değil de alp dağlarında yetişen keçilerden günlük süt içtiğini düşündürten ama aslında tek bir hatada kişi engellemeye kadar giden durum.
başıma çokça gelmiştir. sonuç olarak yalnızım,yalnızsın,yalnızız.
ne demiş nil?
insan doğar,aşık olur,ölür.
devamını gör...

-dunyanin yuzolcumu en buyuk ulkesi olmasi (yayla gibi ulke)
-vladimir putin
-tolstoy,dostoyevski
-silahlar, tarayicilar, fuzeler.
-s 400 leri bize kakalamalari, s500'e sahip olmalari
-disisi, erkegi sari irk
-berbat aksanli ingilizce...
- r harfi
devamını gör...

sık sık yaptığım eylemdir.
daha önce buradan kavga ettiğim bir yazarın beğendiğim tanımlarını beğeniyorum çekinmeden.
tabi beğenirken bu gerizekalı bunu nasıl yazmış diye düşünüyorum ama beğeniyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim