turkuaz rengi adını türkiye’de bulunan firuze taşından alıyor. fransızlar türkiye’den giden bu taşa “türk’e özgü” anlamına gelen turquoise adını vermişlerdir. bu sebeple türklerle özdeşleşmiş bir renk olan turkuaz, dünyanın pek çok ülkesinde türk rengi olarak tanınmaktadır.
devamını gör...

cok sevmek... cok sevince elestiremiyorsun, gozune bir perde iniyor birde gercek yuzunu goremiyorsun. fazlaca fedakarlik yapiyorsun, sonsuz guveniyorsun birde. saf gibi ne dese inaniyorsun...gunun birin de aptal yerine bile koysa, kendini sucluyorsun oyle bir iyi niyet iste.
devamını gör...


hasretinden prangalar eksittim
seni anlatabilmek seni.
iyi çocuklara, kahramanlara.
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
art arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
dışarda gürül gürül akan bir dünya…
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana…
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni…
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini…

ahmed arif- hasretinden prangalar eskittim

kendi sesinden dinlemek isteyenlere..
devamını gör...

stillerinden kaynaklı bir güzellikleri olduğunu düşünüyorum. makyaj yapmak olsun kıyafetleri olsun kendilerine yakışanı yapıyorlar bu da güzellik katıyor.
devamını gör...

kafa sözlük jargonunda mesaj atmak anlamına gelir.
devamını gör...

avustralya yerlileri. kendi bölgelerinde kabileler halinde yaşıyorlar. ama artık aralarında giysisi olmadan dolaşan, kollarında, göğüslerinde ve sırtlarında süs olarak yaralar açan, bumerangla kanguru avlayanların sayısı birkaç bini geçmiyor.
devamını gör...

mesele evren ilişkisi, doğa ana değil! kendini gerçekleştiren kehanet, psikolojik bir doktrindir. kişinin bilinç altına göre davranışlarını tayin etmesinin sonucu korktuğu şeye dönüşmesi yahut korktuğu olumsuzluğu başına çekmesi durumu ile açıklanır.

örneğin yakını hasta olan birinin hastalık kalıtsal olmadığı halde hastalıklara karşı aşırı duyarlı olması, evde hastalik lafı ettirmemesi, her karşılaştığı insanin sağlık durumunu sorup yakınlığını ona göre kurması sonucu, belli bir yaşta yakınının hastalığına yakalanma riskini çoğaltır, bu da kendini gerveklestiren kehanet olarak karşımıza çıkar.

insan vücudu bilinç ve bilinç altı komutlarla çalışır. bir şeyi çok uzun süre kafaya takmak, takıntıyı hastalık haline getirmek demektir dolayısı ile sürekli hastalık düşünen bir vücut, hastalanır.

bu durumun psikolojik vakai oranı daha yüksektir. küçükken babası annesini aldatan çocuk, ömrü boyunca aldatmayan bir eş hedeflerler. bu hedefleri onların gözlerini o kadar kör etmiştir ki tek kriterli aldatılmamak olduğu için ömürlerinin bir döneminde aldatılırlar.

psikolojide henüz ispatlanmamış ancak sayısız vakıası olan bu doktrinimizin atasözü versiyonu da vardır.

derler ki; "sakınılan göze çöp batar."
devamını gör...

kolombiya'da protestocu halkın yazdığı bir yazı:

"fakire ekmek yoksa
zengine de huzur yok.."

üzücü.
devamını gör...

daha ne kadar ileri gidebilirlerki.. dedikçe, daha da ileri gidiyorlar bir şekilde, yok reform, yok yeniden kuruluş filan..
sürekli anlatacak bir şeyleri de var yani...
hem kaç yıldır zaten her yerde biz vardık her şeyi biz yaptık diyip, hem de şu sorunlar var bu sorunlar var, bunları çözmek lazım demek nasıl bir kafadır...
sorun varsa sizin yüzünüzden, adalet yoksa sizin yüzünüzden, gelir dağılımında uçurum varsa sizin yüzünüzden, çözümlerin hepsini siz yaptınız da, sorunları kim yaptı acaba...
koyunlara anlatsalar anlardı..
bunların seçmeni tın tınn.. bomboş kafalar bomboş ya gerçekten, korona da kaybedilen yaşlı nüfustan bile medet umuyorum gerçekten..
üzgünüm ama o bile kar yani...
devamını gör...

alttaki sayın yazar a sağlık, sevgi ve hoşgörü dolu günlerinin olmasını temenni ediyorum.
devamını gör...

öncelikle şunu söylemek isterim bence yazarlık biraz yetenek biraz ilgi, heves biraz da araştırma, okuma meselesidir. elbette işin teknik boyutları vardır. yazarken dikkat edilecek noktalar ayrı bir alan. bu anlamda mesela makale yazma teknikleri öğretilebilir. ancak kitapları olan yazarların edebî eser yazma kursları vermeleri, yazarlık atölyeleri ile insanlardan para kazanmaları bana biraz zorlama geliyor. bunu basılmış üç kitabı, basıma hazır altı kitabı, uluslararası dergilerde makaleleri olan ve edebiyat alanında doktora yapan birisi olarak söylüyorum. yani bana çok etik gelmiyor bu durum nedense. daha evvel hayatında kalemi eline almamış birine parayla kurs versen ne olacak ki? yazarlık atölyelerle falan öğrenilmez diye düşünüyorum.
devamını gör...

öncelikle gerçek hayata yoğunlaşması gerektiğini anlamıştır ve kısmen doğrudur. bu dengeyi yakalamalısın zaten. bakma sen, burası sensiz de yoluna devam edecektir. her geçen gün büyüyecek, her zaman yenileri gelecektir. burada yazanlar yazdıkları gibi masum değildir aslında. hep en iyi yönünü yazar, en güzel örneği verir, en gözde nuktelerini sıralar ve gerçekler kısmen sümen altı eder.
sıra sana gelecek olursa zaten kendini burada tam olarak ifade edemeyecektin. çünkü seni sen yapan şey asla burada ifade ettiklerin olamayacak. aslında yazdıkça içini döküyorsun. boşaltıyor ve gerçek hayatta yeniden dolduruyorsun heybeni. bu da kısmen iyi bir şey. gelelim meseleye hayatta doğru yazan, doğru söyleyen kim anlaşılmış ki bu sen olacaksın. o öldükten sonra heykeli dikilen kahramanların ne çektiklerini kendileri bilir. şimdi sen gittin ya, meftanın arkasından yaptıkları gibi önce üzüntülerini ifade eder sonrada unutur giderler. sen gidersin anıların kalır, kim bilir belki sonra doğru bulmadığın doğruların kalır. sana gitme demeyeceğim zaten, herkes gider bir şekilde. kimi uzaklara, kimi çok uzaklara. sana sadece veda etmemeni söyleyeceğim.
devamını gör...

bir araya gelip komplo teorileri üretmek.
devamını gör...

şimdi anlamazsın çocuğun olunca görüncem seni o zaman anarsın anneni. eski türk filmi tadında.
devamını gör...

diyarbakır valisi tarafından söylenen tuhaf ve mesnetsiz söylem.
lütuf edip dinlemiş bir de oradaki insanları, allah razı olsun!

devamını gör...

bir ihtimal ördektir.
devamını gör...

katılmadığım önermedir.

yetenekli çok fazla futbolcumuz ve futbolcu adayı gençlerimiz var ama maalesef altyapıya önem verilmediği için ortaya çıkamıyorlar.
devamını gör...

göğsünüzde, sol kolunuz, çeneniniz sol tarafında bir ağrı hissederseniz,karın bölgenizde bir ağrı ve çarptıntı varsa mideniz bulanıyorsa kalp krizi geçirmek üzere olabilirsiniz.
bu durumda 112'yi arayın. 112 gelene kadar da yarı yatış pozisyonunda öksürün. öksürmek doğal kalp masajıdır.
300 mg (3 tane 100 mg'lık) dil altından aspirin alın.
devamını gör...

belasını buluyor. başka ne buluyor bilmem.
devamını gör...

kadife hanım / 2020 / buca

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim