normal sözlük'teki uzun bilgi tanımları
lütfen sessiz sedasız okuduğum insanlar bu başlığa denk gelmesin diye dua ettiren önerme. *
devamını gör...
2022
şehitsiz bir yıl olması dileğiyle.
devamını gör...
sakarya'da 16 yaşındaki gencin intihar etmesi
'nereye gidiyor bu gençlik' diye hayıflananlara haber içeriğindeki boş sandalyeyi gösteririz artık.
boşa gidiyor, boşu boşuna gidiyor gençlik. bu devirde çok zor olsa da hepsine yaşamaya değer umutlar diliyorum..
boşa gidiyor, boşu boşuna gidiyor gençlik. bu devirde çok zor olsa da hepsine yaşamaya değer umutlar diliyorum..
devamını gör...
devlet olmasaydı ne olurdu sorunsalı
(bkz: dingo'nun ahırı)
devamını gör...
normal sözlük
neredesin be kafa sözlük ?
ben çok özledim be seni.
* geceleri dertleşiyordum seninle.
* ara sıra radyo'da sohbet ediyorduk.
* ne güzel moderatördüm, yazarlarla ilgileniyordum.
popülizm'e yenik düştüğün o mart gününden beri çok değiştin be sözlük. ismin bile kaybolup gitti.
sol tarafta leş başlıklar içinmiş bu yenilme demek ki. her şey 1 tane daha tanımmış.
oysa ne güzel bir aile gibiydik. butik bir anlayışla ne güzel gidiyorduk.
yazar yaş ortalaması 30 civarıydı.
ne gerek vardı bu ortalamayı 16'ya düşürmeye?
ben kafa sözlük'ü özlüyorum.
ama bunu diyecek, anlatacak kimse de kalmadı.
ne yazsan, ne konuşsan boşuna. hep haklılar çünkü. hiç benim gibi düşünenlerin haklı olma ihtimali yok!
artık yazasım bile gelmiyor. o 18- başlıklara ne yazılır ki?
bir çok değerli yazar o güzel atlarına binip gittiler.
yazık oldu hem de çok yazık oldu...
ben çok özledim be seni.
* geceleri dertleşiyordum seninle.
* ara sıra radyo'da sohbet ediyorduk.
* ne güzel moderatördüm, yazarlarla ilgileniyordum.
popülizm'e yenik düştüğün o mart gününden beri çok değiştin be sözlük. ismin bile kaybolup gitti.
sol tarafta leş başlıklar içinmiş bu yenilme demek ki. her şey 1 tane daha tanımmış.
oysa ne güzel bir aile gibiydik. butik bir anlayışla ne güzel gidiyorduk.
yazar yaş ortalaması 30 civarıydı.
ne gerek vardı bu ortalamayı 16'ya düşürmeye?
ben kafa sözlük'ü özlüyorum.
ama bunu diyecek, anlatacak kimse de kalmadı.
ne yazsan, ne konuşsan boşuna. hep haklılar çünkü. hiç benim gibi düşünenlerin haklı olma ihtimali yok!
artık yazasım bile gelmiyor. o 18- başlıklara ne yazılır ki?
bir çok değerli yazar o güzel atlarına binip gittiler.
yazık oldu hem de çok yazık oldu...
devamını gör...
hicligindansi
bugün doğum günüymüş, doğum günü kutlu olsun, bu arada 13 temmuz da benim doğum günüm.*
(bkz: konuşurken konuyu sürekli kendisine getiren insan)
(bkz: konuşurken konuyu sürekli kendisine getiren insan)
devamını gör...
popular science türkiye
pandemiden önce düzenli olarak biriktirdiğim, posterleri çevremi sarmış durumda olan bilim dergisi.
devamını gör...
geceye bir siyasetçi sözü bırak
devamını gör...
the last temptation of christ
zamanında oldukça ses getiren martin scorsese'nin isa'yı anlattığı mükemmel film. özellikle hristiyan aleminde hem filmin hem de esinlenildiği kitabın yasaklanmasının sebebi ise kutsallıktan hatta iddiaya göre gerçek hikayeden uzak, "uydurma" oluşudur. filme gelecek olursak isa, kutsallıktan uzak hatta neredeyse şizofreni bir insan olarak anlatılıyor. her ne kadar tanrı'nın oğlu(ya da tanrı) olsa da kusursuz olmadığı, acizliği, korkusu, şüphesi ve gelgitleri yansıtılıyor, en kuvvetli duygu olan korkunun eşiğinde zaman zaman kendisinin bu görevi hak edip etmediğini sorgularken zaman zaman mucizeler yaratmaya, görevini yapmaya çalışmaya devam ediyor. buraya kadar cüretkarlık çok abartı seviyede olmasa dahi, en sonunda çarmıha gerildiği sırada "koruyucu meleği" ile tanışmasıyla olaylar doruk noktasına ulaşıyor. sonrasında isa'nın da sıradan biri gibi kolayı seçen insani yönlerini göstererek - benim açımdan-en cüretkar isa filmi olmayı başarıyor. tabii burada willem dafoe'nin tek kelimeyle mükemmel oyunculuğunu da es geçmemek gerek. aciz, korkak, güçsüz ve şizofreni bir isa herhalde en iyi bu şekilde oynanabilirdi. bu sebeplerle kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir.
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
kitabımı canımdan parça veriyormuş gibi verdim.yetmedi benden habersiz arkadaşına vermiş dingil*.istedim vermedi,al dedim almadı, yıllar geçti be vicdansız.kaç kere söyleyeyim daha*.ben utandım sen utanmadın.en sevdiğim kitabımdı be kadın,of.en az on yıl oldu.
kaç bardak su içmeliyim?
kaç bardak su içmeliyim?
devamını gör...
türk halkının en bilgili olduğu konu
hastalıklar ve ilaçlar. maşallah herkes doktor herkes eczacı ve alternatif tıp uzmanı. çocuğum olmuyor dersin hemen sana bir kür önerirler, kanser hastasına kemoterapi alma sakın diyip bitkisel tarifler verirler, antidepresan kullanıyorum dersin sakın kullanma bırak derler. derler de derler. demezler ki 'aman ben tıp okumadım, bu işin eğitimini almadım, hastalıklar ve ilaçlar hakkında bir fikrim yok yorum yapıp insanları yanlış yönlendirmeyim' demezler.
devamını gör...
neden ünlü olduğu bilinmeyen ünlüler
z e y n e p. y a s t ı k.
devamını gör...
arka sokaklar final bölümü
gelecekte torunumla izlemeyi hedeflediğim dizi finali. umarım yaşım yeter.
devamını gör...
maymunlar gezegeni
maymunlar gezegeni, yazar pierre boulle tarafından insan ile hayvan korku ile aklın yarattığı ikiliği ustaca kaleme aldığı bir eser.
maymunlar cehennemi filmine ilham veren bu kitap oldukça akıcı ve farklı bir konuyu anlatıyor. ayrıca kitabın önsözünü yazan çevirmenin yazısı da ilgi çekici ve çok güzel.
kitapta profesör, gazeteci ve öğrenciden oluşan 3 kişilik bir grubun uzayda yaptığı bir geziden ve dünya'ya çok benzeyen "soror" gezegenine gitmeleri ile olaylar başlıyor. bu gezegende de insanlar yaşıyor ama tek bir farkla. insan gibi değil tıpkı bir hayvan gibi. dilleri, giysileri, kültürleri olmayan hayvan insanlar. bu gezegende hüküm sürenler ise maymunlar. insan gibi konuşan,giyinen ve davranan maymunlar. insanları köle olarak ve birer denek olarak kullanıyor. tıpkı pavlov'un köpeği gibi davranışlarını inceliyorlar. işte bu gezegene gelen bu 3 kişiden gazeteci olan ulysse etrafında olaylar dönüyor. köle olması ve vahşi bir insan olan nova ile aynı kafeste yaşaması. gezegendeki maceraları ve kurtuluşunu! anlatıyor.
kitabı okurken maymunlar gezegenindeki maceraya siz de katılıyorsunuz. en çok dikkatimi çeken ve üzen bölüm profesörün de insanlığını kaybedip hayvanlaşması. diğer dikkat çekici yer aslında sadece dünyamızda ayrımcılığın olmadığını, maymun olsalar dahi ırklarına göre nasıl da ayrıştırıldığına şahit oluyorsunuz. ayrıca kitap, hayvanları denek olarak acımasızca kullanan insanoğlu için empati kurabilme hayvanları anlayabilme duygularını da hissettiriyor.
maymunlar cehennemi filmine ilham veren bu kitap oldukça akıcı ve farklı bir konuyu anlatıyor. ayrıca kitabın önsözünü yazan çevirmenin yazısı da ilgi çekici ve çok güzel.
kitapta profesör, gazeteci ve öğrenciden oluşan 3 kişilik bir grubun uzayda yaptığı bir geziden ve dünya'ya çok benzeyen "soror" gezegenine gitmeleri ile olaylar başlıyor. bu gezegende de insanlar yaşıyor ama tek bir farkla. insan gibi değil tıpkı bir hayvan gibi. dilleri, giysileri, kültürleri olmayan hayvan insanlar. bu gezegende hüküm sürenler ise maymunlar. insan gibi konuşan,giyinen ve davranan maymunlar. insanları köle olarak ve birer denek olarak kullanıyor. tıpkı pavlov'un köpeği gibi davranışlarını inceliyorlar. işte bu gezegene gelen bu 3 kişiden gazeteci olan ulysse etrafında olaylar dönüyor. köle olması ve vahşi bir insan olan nova ile aynı kafeste yaşaması. gezegendeki maceraları ve kurtuluşunu! anlatıyor.
kitabı okurken maymunlar gezegenindeki maceraya siz de katılıyorsunuz. en çok dikkatimi çeken ve üzen bölüm profesörün de insanlığını kaybedip hayvanlaşması. diğer dikkat çekici yer aslında sadece dünyamızda ayrımcılığın olmadığını, maymun olsalar dahi ırklarına göre nasıl da ayrıştırıldığına şahit oluyorsunuz. ayrıca kitap, hayvanları denek olarak acımasızca kullanan insanoğlu için empati kurabilme hayvanları anlayabilme duygularını da hissettiriyor.
devamını gör...
3 mayıs türkçülük günü
aziz ve müşerref türk devletinin içerisine bir şekilde sızmış komünizm hayranı bir güruhun, türk olmaktan kıvanç duyan ve bütün niyetleri türk tarihinin daha iyi idrak edilmesi olan başta hüseyin nihal atsız ve alparslan türkeş olmak üzere bir çok ismin "türkçülük ve turancılık" ile suçlandığı davanın ikinci duruşmasının ertelendiği 3 mayıs 1944 tarihinde ankara sokaklarında bir grup üniversiteli gencin bahse konu davanın sanıkları lehine yürüyüş yapmaları sebebiyle derdest edilmeleri, bu gençlere zor zamanda kendilerini yalnız bırakmamış olmalarına karşı şükranlarını sunmak ve başlarına gelenleri unutmamak amacıyla bahse konu davanın sanıklarının ertesi sene istanbul'da yürüyüş tertiplemeleri ve o günü yani 3 mayıs gününü türkçülük günü ilan etmeleri üzerine bu tarihten itibaren türk milliyetçileri tarafından her sene yad edilen gündür.
bu münasebetle başta bugünleri yaşamamıza canlarını feda ederek imkan sağlayan şehitlerimiz olmak üzere, bugüne kadar aziz türk milleti için zerre miktarı eylemde bulunan herkesten allah razı olsun diyerek türk milletine mensup olmanın şuurunda olan, türk tarihinin altın harflerle yazılı sayfalarını okurken kendinde güç bulan ve ecdadına layık bir hayat gayesi olan herkesin gününü tebrik ederim.
bu münasebetle başta bugünleri yaşamamıza canlarını feda ederek imkan sağlayan şehitlerimiz olmak üzere, bugüne kadar aziz türk milleti için zerre miktarı eylemde bulunan herkesten allah razı olsun diyerek türk milletine mensup olmanın şuurunda olan, türk tarihinin altın harflerle yazılı sayfalarını okurken kendinde güç bulan ve ecdadına layık bir hayat gayesi olan herkesin gününü tebrik ederim.
devamını gör...
plütonun buzdan kalbi
çok güzel bir nick almış pek kıymetli yazarım. *
şii sakin olalım gençler canım yazarıma laf yok.

buzdan muzdan dediğine bakmayın kalbi pek naiftir. hemen duyguseli gelir.*

olaylara bakış açısı ve sert yorumlarıyla bir minnak dışarıda kalmış gibi dursada aslında buraların kalbidir.

üzmeyin bak valla kırarım gaganızı.
sevgiler canım yazar.*
şii sakin olalım gençler canım yazarıma laf yok.

buzdan muzdan dediğine bakmayın kalbi pek naiftir. hemen duyguseli gelir.*

olaylara bakış açısı ve sert yorumlarıyla bir minnak dışarıda kalmış gibi dursada aslında buraların kalbidir.

üzmeyin bak valla kırarım gaganızı.
sevgiler canım yazar.*
devamını gör...


