bir erkeğin tehlikeli olduğunu gösteren detaylar
bağrı açık gömlek giymek
kocaman saat
osmanli tuğralı yüzük
küfür
kıskançlık
at hirsizina benzeyen arkadaşları
kocaman saat
osmanli tuğralı yüzük
küfür
kıskançlık
at hirsizina benzeyen arkadaşları
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
çelik-afedersin
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
sebepsiz bi iç sıkıntınızın olma ihtimali yoktur. olsa olsa kendinizden sakladığınız dertleriniz vardır.
devamını gör...
sokak ortasında öpüşen sevgililer
müdahele edilen sevgililerdir.
eğer ki birbirlerini dövselerdi, kimse müdahale etmezdi.
çünkü biz, şiddete kör, aşka ve cinselliğe bakan kör bir milletiz.
eğer ki birbirlerini dövselerdi, kimse müdahale etmezdi.
çünkü biz, şiddete kör, aşka ve cinselliğe bakan kör bir milletiz.
devamını gör...
4 ocak 2021 boğaziçi üniversitesi protestosu
uzun zamandır hasret kaldığım slogan başlatan tiz sesli solcu kız sesini duymamı sağlayan protesto görüntüleridir. özlemişim.
şaka bir yana da düşünsene, liyakat yönünden o koltuğu hak etmiyorsun, binlerce öğrenci seni istemiyor ama hala o koltukta oturuyorsun. hakikaten anlamak güç bu adamları.
şaka bir yana da düşünsene, liyakat yönünden o koltuğu hak etmiyorsun, binlerce öğrenci seni istemiyor ama hala o koltukta oturuyorsun. hakikaten anlamak güç bu adamları.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
oy, sevmişem ben seni!
-------------------------------------
uy havar / ahmet arif
/ içerenköy, 3'lü koltuk, 2015
-------------------------------------
uy havar / ahmet arif
/ içerenköy, 3'lü koltuk, 2015
devamını gör...
agartha
bir başka sitedeki kendi yazımdan alıntıdır.
atlantis uygarlığının devamı niteliğindeki çok gelişmiş bir uygarlık olduğuna inanılan ve ismi genellikle şambala ile birlikte anılan uygarlık.
efsaneye göre agartha iyilik ve dürüstlüğü temsil ederken, şambala da tam tersini temsil ediyormuş. fakat tibet'in bazı bölgelerinde ikisinin de aynı olduğu söyleniyor.
yine efsaneye göre agartha son derece gelişmiş bir uygarlıkmış. özellikle himalayalar bölgesinde yerin altında yaşadıkları ve yer altı tünellerinde son derece hızlı hareket eden arabaları olduğu iddia ediliyor. kuzey ve güney kutuplarında büyük delikler bulunduğu ve bu deliklerin de agarthalıların tünel sistemiyle bağlantısı olduğu söyleniyor.
ancak burada devreye amiral byrd denen adam giriyor maalesef. bu adam, kutuplardaki bu deliklerden birini gördüğünü iddia eden tek kişi. buraya kadar sıkıntı yok, istediğini iddia edebilir tabi, ama aynı adam dünyanın düz olduğunu, kutup olarak bildiğimiz yerin ilerisinde başka kıtaların da var olduğunu söyleyen biri olduğundan, söyledikleri ne derece ciddiye alınabilir, tartışılır. sürekli olarak farklı farklı şeyler iddia ederek dikkat çekmeye çalışan biri gibi görünüyor daha çok. üstelik gördüğünü iddia ettiği tek şey delik değil. üzerine bir de değişik varlıklarla iletişime geçip onlara ait yerlere götürüldüğünü söylemiş. onu seçmelerinin nedeni de, dünyadaki insanlar içerisinde üstün bir kişi olmasıymış. ben yorum yapmayayım, yorum sizin olsun. bir de karşılıklı bir konuşma hikâyesi * var ki, cidden güzel yazmış diyor insan. internetten bulunabilir sanırım konuşmanın tamamı.
bir de yer yüzünün içinin boş olduğunu, iç içe girmiş, kutuplarda de birer girişi olan kürelerden oluştuğunu söyleyen biri var. bu kişiye göre yer altında yaşayan kişiler, tünellerle diğer katlara (yani kürelere) geçip kutuplardaki kapılardan çıkıyormuş. bunları herkese kanıtlamak için tüm dünyadan yardım istemiş bu arkadaş. bir nevi çiftlik bank olayına imza atacaktı bence yardım toplayabilseydi.
bu arada agartha ve şambala'yı kur'an-ı kerim'deki yecüc ve mecüc ve benzer şekilde yeni ahit'teki gog ve magog ile bağdaştıranlar var.
son olarak bu konuyu, her ne kadar bilimsel olmasa da adına teori denen oyuk dünya teorisi ile birlikte değerlendirmek uygun olur. zaten yanlış hatırlamıyorsam, bunu ortaya atan kişi de yukarıda bahsettiğim kişi. yeryüzünün içinin boş olduğunu iddia eden kişi yani.
*: yukarıdaki yazıya ek olarak amiral byrd'ün karşılıklı konuşma hikâyesi dediğim kısmı da onedio. com linki olarak ekliyorum
tık
atlantis uygarlığının devamı niteliğindeki çok gelişmiş bir uygarlık olduğuna inanılan ve ismi genellikle şambala ile birlikte anılan uygarlık.
efsaneye göre agartha iyilik ve dürüstlüğü temsil ederken, şambala da tam tersini temsil ediyormuş. fakat tibet'in bazı bölgelerinde ikisinin de aynı olduğu söyleniyor.
yine efsaneye göre agartha son derece gelişmiş bir uygarlıkmış. özellikle himalayalar bölgesinde yerin altında yaşadıkları ve yer altı tünellerinde son derece hızlı hareket eden arabaları olduğu iddia ediliyor. kuzey ve güney kutuplarında büyük delikler bulunduğu ve bu deliklerin de agarthalıların tünel sistemiyle bağlantısı olduğu söyleniyor.
ancak burada devreye amiral byrd denen adam giriyor maalesef. bu adam, kutuplardaki bu deliklerden birini gördüğünü iddia eden tek kişi. buraya kadar sıkıntı yok, istediğini iddia edebilir tabi, ama aynı adam dünyanın düz olduğunu, kutup olarak bildiğimiz yerin ilerisinde başka kıtaların da var olduğunu söyleyen biri olduğundan, söyledikleri ne derece ciddiye alınabilir, tartışılır. sürekli olarak farklı farklı şeyler iddia ederek dikkat çekmeye çalışan biri gibi görünüyor daha çok. üstelik gördüğünü iddia ettiği tek şey delik değil. üzerine bir de değişik varlıklarla iletişime geçip onlara ait yerlere götürüldüğünü söylemiş. onu seçmelerinin nedeni de, dünyadaki insanlar içerisinde üstün bir kişi olmasıymış. ben yorum yapmayayım, yorum sizin olsun. bir de karşılıklı bir konuşma hikâyesi * var ki, cidden güzel yazmış diyor insan. internetten bulunabilir sanırım konuşmanın tamamı.
bir de yer yüzünün içinin boş olduğunu, iç içe girmiş, kutuplarda de birer girişi olan kürelerden oluştuğunu söyleyen biri var. bu kişiye göre yer altında yaşayan kişiler, tünellerle diğer katlara (yani kürelere) geçip kutuplardaki kapılardan çıkıyormuş. bunları herkese kanıtlamak için tüm dünyadan yardım istemiş bu arkadaş. bir nevi çiftlik bank olayına imza atacaktı bence yardım toplayabilseydi.
bu arada agartha ve şambala'yı kur'an-ı kerim'deki yecüc ve mecüc ve benzer şekilde yeni ahit'teki gog ve magog ile bağdaştıranlar var.
son olarak bu konuyu, her ne kadar bilimsel olmasa da adına teori denen oyuk dünya teorisi ile birlikte değerlendirmek uygun olur. zaten yanlış hatırlamıyorsam, bunu ortaya atan kişi de yukarıda bahsettiğim kişi. yeryüzünün içinin boş olduğunu iddia eden kişi yani.
*: yukarıdaki yazıya ek olarak amiral byrd'ün karşılıklı konuşma hikâyesi dediğim kısmı da onedio. com linki olarak ekliyorum
tık
devamını gör...
aile içinde son söz kimindir sorunu
kimsenin değildir.
insan aileleri köpek sürüleri gibi bir yapıya sahip değil. biz de it değiliz zaten; biri karar versin herkes mal gibi takip etsin.
aile dediğimiz kurumda kararlar ortak alınır ve uygulanır. eşitlik ailede başlar.
insan aileleri köpek sürüleri gibi bir yapıya sahip değil. biz de it değiliz zaten; biri karar versin herkes mal gibi takip etsin.
aile dediğimiz kurumda kararlar ortak alınır ve uygulanır. eşitlik ailede başlar.
devamını gör...
cri du chat sendromu
fransızca kedi miyavlaması sendromu manasına gelen genetik hastalık. ilk defa 1963 yılında jerome lejeune tarafından tanımlanmıştır. bu hastalık çok ender görülüp 5.kromozomun kısa kolundaki silinmesiyle ortaya çıkmıştır. hastalarda ;zeka geriliği , mikrosefali, beslenme sorunları, konjenital kalp hastalıkları, hipertelorizm, yuvarlak yüz, geniş burun köprüsü, mikrognati gibi semptomlar görülür. erkek ve kadın hastaların sesleri de kedi miyavlaması gibi tiz çıktığı için ismini de burdan almıştır.
devamını gör...
job sendromu
hiper ig e sendromu olarak da bilinen sendromdur.
bu sendromda diş çıkarmada gecikme, tekrarlayan kemik kırıkları görülebilmektedir.
stafilokokların opsonizasyonu bozuk olduğu için tekrarlayan stafilokok enfeksiyonları görülür.
bu hastalarda isminde olduğu gibi ig e yüksekliği ve eozinofili görülürken ig a,g,m düzeyleri normaldir.
ig e ve eozinofili yüksek olmasına rağmen alerjik solunum semptomları yoktur.
tedavisi s.aureus karşı antibiyotik ve ivig şeklindedir.
bu sendromda diş çıkarmada gecikme, tekrarlayan kemik kırıkları görülebilmektedir.
stafilokokların opsonizasyonu bozuk olduğu için tekrarlayan stafilokok enfeksiyonları görülür.
bu hastalarda isminde olduğu gibi ig e yüksekliği ve eozinofili görülürken ig a,g,m düzeyleri normaldir.
ig e ve eozinofili yüksek olmasına rağmen alerjik solunum semptomları yoktur.
tedavisi s.aureus karşı antibiyotik ve ivig şeklindedir.
devamını gör...
yazarların canını yakan şarkı
devamını gör...
the man in the high castle
prime üyelikle birlikte izlemeye başladığım, henüz 2. sezonun ortasında olduğum dizi. bence konusu çok ilginç, büyük beklentiler yarattı bende ama gidişattan hoşnut değilim. bu konu çok daha güzel işlenebilirmiş gibi geliyor bana
--! spoiler !--
iki sebebi var hoşnutsuzluğumun:
1) bizim izlediklerimiz gibi kendini yanlışlıkla bütün atraksiyonun ortasında bulan ama hiç de bir şey bilmeyen sıradan insanları ana karakter yapacaklarına
- atraksiyonsuz matraksiyonsuz gerçek sıradan insanları ana karakter yapıp distopik yaşamı çok daha güzel anlatabilirlermiş; veya
- berlin'deki reich yönetimi, hitler'in sağ kolları veya yerel yöneticiler vs. gibi gerçekten önemli pozisyonlardaki karakterleri konu alıp, aslında "sıradan" olan insanların bu korkunç otokrat yönetim altında şeytanileşmesi ve güç manyağı olmasını, aldıkları zor kararları vs. anlatabilirlermiş (bkz: the banality of evil)
belki de ana karakterlere çok bağlanamadığımdan böyle düşünüyor olabilirim, bilemedim.
2) bakın doğru mu bilmiyorum ama burası çok spoiler - konumuz gittikçe paralel evrenler arasında geçiş vs. gibi olağanüstü konulara doğru ilerliyor. şimdi senin dizinin zaten hiçbir olağanüstü olaya bile girmesen çok ilgi çekici bir konusu var, e paralel evren konusunu zaten çok güzel işlemiş diziler filmler de var - örneğin fringe (dizi) - sen şimdi niye illa ki bu iki güzel konuyu birbirine karıştırıp çorba ediyorsun ki? bildiğin ananaslı pizza olmuş bu, çok seven 3-5 insan çıkar ama ne gerek var bu riski almaya?
--! spoiler !--
neyse, inşallah yanılır, burada döşediklerimi bir bir yutarım. he bu arada diziyi hiç beğenmemiş olsam bu kadar yazmaya uğraşmazdım, güzel dizi yani.
--! spoiler !--
iki sebebi var hoşnutsuzluğumun:
1) bizim izlediklerimiz gibi kendini yanlışlıkla bütün atraksiyonun ortasında bulan ama hiç de bir şey bilmeyen sıradan insanları ana karakter yapacaklarına
- atraksiyonsuz matraksiyonsuz gerçek sıradan insanları ana karakter yapıp distopik yaşamı çok daha güzel anlatabilirlermiş; veya
- berlin'deki reich yönetimi, hitler'in sağ kolları veya yerel yöneticiler vs. gibi gerçekten önemli pozisyonlardaki karakterleri konu alıp, aslında "sıradan" olan insanların bu korkunç otokrat yönetim altında şeytanileşmesi ve güç manyağı olmasını, aldıkları zor kararları vs. anlatabilirlermiş (bkz: the banality of evil)
belki de ana karakterlere çok bağlanamadığımdan böyle düşünüyor olabilirim, bilemedim.
2) bakın doğru mu bilmiyorum ama burası çok spoiler - konumuz gittikçe paralel evrenler arasında geçiş vs. gibi olağanüstü konulara doğru ilerliyor. şimdi senin dizinin zaten hiçbir olağanüstü olaya bile girmesen çok ilgi çekici bir konusu var, e paralel evren konusunu zaten çok güzel işlemiş diziler filmler de var - örneğin fringe (dizi) - sen şimdi niye illa ki bu iki güzel konuyu birbirine karıştırıp çorba ediyorsun ki? bildiğin ananaslı pizza olmuş bu, çok seven 3-5 insan çıkar ama ne gerek var bu riski almaya?
--! spoiler !--
neyse, inşallah yanılır, burada döşediklerimi bir bir yutarım. he bu arada diziyi hiç beğenmemiş olsam bu kadar yazmaya uğraşmazdım, güzel dizi yani.
devamını gör...
cinsiyetçi başlık açanlar uçurulsun kampanyası
şahsımın tarafsızca ve samimiyetle desteklediği kampanyadır. madem küfrü yasaklıyor, kültür ortamı oluşturmaya çalışıyoruz, öyleyse işe öncelikle şu tabiri caizse troll yazarlara dur durak vererek başlamalıyız.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
gittikçe boğuluyorum sözlük. aydınlığı gördüğümü sanırdım. ama boğuluyorum. yoruldum. konuşmaya gücüm kalmadı. küfürler etmek istiyorum. bir kez olsun merhametli davranmayıp hak edenlere hak ettikleri gibi davranmayı isterdim. ama imkanı yok. kendimi ifade etmeyi isteyemez miyim? suçluluk duygusundan kurtulmayı isteyemez miyim? çok mu şey istiyorum? ben de bir insanım. zaman zaman kontrolü kaybedip canavarca davrandığım düşünülse de ben de bir insanım. bir canavar olsam bile yaşama hakkım yok mudur? hem biliyorum, canavar değilim ben. olsaydım zaten bu kadar karanlıkta bırakılamazdım.
devamını gör...
ilber ortaylı
türk tarih profesördür. yaşayan en büyük türk tarihçimiz, tarihçilerin babası (bkz: halil inalcık)'ın öğrencisidir. tarih içerikli bir çok eser kazandırmıştır. tüm bilgi birikimini ve tecrübesini aktarmak için içlerinden en önem verdiği (bkz: gazi mustafa kemal atatürk) kitabını 70li yaşlarının sonuna saklamıştır. kendisi adeta bir ilim bilim şelalesidir.
devamını gör...
abartılan tatlı
güllaç olduğunu düşünüyorum
devamını gör...



