sözlüğün en aktif yazarlarından biri**.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün gerçekleştirdiğim eylemdir. birden kafama esti, kestim. yamuk yumuk oldu muhtemelen ama çok da umrumda değil. çok büyütülecek bir şey değil zaten, aksine bana anlamsız bir keyif veriyor.
devamını gör...

gündem olması gereken başlık. ayrıca çok büyük rezalet. zaten rektör hocalar ne zaman atanmaya başladı; o zamandan itibaren öğrenciler ve onların problemleri hep arka planda kalmaya başladı. umuyorum bunlar son olur.

hacettepe'nin öğrencilerinin çok daha büyük problemleri var ama dün rektör hocamız bizlere terörist demekten geri kalmadı.*
devamını gör...

geleneksel moderasyon-yazarlar gartic kapışma etkinliğimiz başladı.

birazdan oyun başlıyor, buyrunuz.

gartic.io/055uoYjM
devamını gör...

çıkıp geldiğim sözlükte bu bir ritüeldi. hep garipsedim, halada garipsiyorum, yani amaç nedir? durup dururken benjamin başlıkları açmanın? sözlüğü üstünüze mi yapacak?
devamını gör...

birkaç güne kadar açık adresim, tc numaram ve biyometrik fotoğrafımla birlikte paylaşacağım sosyal medya hesabı. *
devamını gör...

2004 yılında doğmuş olan tek hücreliler bile üniversite okuyacak, siz daha ne istiyorsunuz.
denenecek olan tek şey, 0 net yapan çocuğun ailesinin çekecek olacağı kredi.
bankalar veya eğitim kurumları ailelere kredi verecek.
bir nevi yastık altındaki 5 bin ton altını ekonomiye kanalize etmektir.
160 dk süre verilen sınav için de ağlamazsın be kardeşim.
devamını gör...

kimisi kısacık hayata koca bir ömür sığdırırken, kimisi koca ömre tek bir hayat dahi sığdıramaz.
kimisi fildişi kulenin tepesini hedefler ve durmadan tırmanmaya devam eder, kimisi elindekiler ile yetinir sadece şükreder.
kimisi üretir, cana can katar. kimisi sadece tüketir tüketecek hiç bir şey kalmayıncaya kadar.
yolda yürürken temas edecek kadar yakın olduğumuz insanlar, bambaşka dünyalara ait bambaşka hayatlar yaşarlar.
kiminin korkuları, bir diğerinin arzuları haline gelmiştir.
ve hepimiz yaşarız hayatı bir şekilde, belki şevk, belki inat ile.
ve öğreniriz yaşadıklarımızdan. her kazançta ve en büyük kayıpta bile.
bir ders çıkarırız, nasıl yaşanması gerektiğine dair.
kimisi kendine saklar öğrendiklerini, kimisi ise miras bırakır geleceğe.

yazılanların makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacağı başlıktır. cumartesi günler saat 23:45 de, sözlük radyosunda.
devamını gör...

kavga etmeye ihtiyacım var. saatlerdir, hatta günlerdir kafamda biriyle kavga edip duruyorum ama hayal olduğu için yeterli gelmiyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

maske takarkan burnunu açıkta bırakanlar.
devamını gör...

bu başlığa 7 ay önce bir entry girip, seçilmesinden dolayı olan mutluluğumu belirtmiştim. fakat geldiğimiz noktada yaşananlar, yüzlerden inen maskeler, basiretsiz ve aklı uçkurunda yöneticiler falan derken ne kadar büyük bir hayal kırıklığı içerisinde olduğumu anlatmaya kelimeler kifayet etmez.

sayın burak elmas bulunduğu konuma galatasaray genel kurulunun teveccühü ile çok küçük bir oy farkı ile seçildi. başkanlığa gelmesindeki en önemli etkenlerden biride yakın zamanda yakışıksız bir şekilde kulüpten gönderilen fatih terim'di. fakat bir laf vardır, körün gözü açıldığında ilk bastonu parçalar misali henüz daha ilk sezonu devirmeden önce hem fatih hocaya yakın iki yöneticiyi, ardından da yakışıksız bir şekilde fatih terim'i yedi.

hadi bunları yaptın, fatih hoca gibi bir idolün arkasından getirdiğin kişi torrent, hayatı 2.adam olarak geçmiş rahat bir ispanyol. kariyerine, bilgi birikimine lafım yok ama türkiye'de yabancı hocalara sabredilmedğini zaten biliyoruz. bile bile lades denebilecek bir kumarı neden oynarsın?

saygı sevgi dedin, karşılıklı etik anlayış falan dedin, rezan epözdemir ile şükrü köksal ünlü'yü kapının önüne koydun. eyvallah başkansın saygı duyarız. fakat bunları yaparken, o allahın pigmesi ışıtan gün ile aklı şeyinin ucunda gezen selim sefada isimli iki insanlıktan nasibini almamış kadın düşmanı şahıs halen nasıl yönetim kurulu toplantılarına katılabiliyor? halen neden disiplin kuruluna sevkleri yapılmadı?

allah rahmet eylesin, mustafa cengiz bu kulübün başında bulunduğu süre içerisinde hem mali hem idari açıdan başarılı dönemler geçirdi. uefa fair play kıskacında iken dahi 2 şampiyonluk kazandı. güzel transferler ve sağlam oyuncu satışları yapıp kulübe ekstradan girdi sağladı.

burak başkan, galatasaray genel kurulu 2019 mart ayında hatırlarsan bu mustafa cengiz ve yönetimini ibra etmedi! başarılı oldukları halde, belki içlerinde sende vardın, gözümle görmediğim için birşey diyemiyorum. ama burdan anla sen, o başarılı yönetimi sırf içlerinden olmadığı için ibra etmeyen galatasaray genel kurulu acaba bu mart ayında beni napar diye.

ben sana söyleyeyim, sen böyle devam et o evlere şenlik yönetim kuruluyla beraber, o genel kurul sizin üstünüzden geçer mart ayında. sizi varya çiğner çiğner öyle bir atar ki, ah annemin rahmine tekrar bi girme şansım olsada geri girsem diye ellerini açar dua edersin.

şimdide zamanında portoda, lille'de falan çalışmış eski menajer bozuntusu adamı kulübün başına sportif direktör olarak getiriyorsun. sanıyorsun ki bu adamlar güney amerikada parlayan yetenekleri ilk sana sunacaklar, nah sunacaklar!

bu adamların ipi tasması dışarıda başkalarının elinde, sana 3.sınıf futbolcuları ittirip, yine class olabilecek isimleri portoya, lyon'a sunacaklar. inşallah bu adamlara yüklü kontratlar vermemişsindir, yoksa genel kurulda seni birde buradan vururlar.
devamını gör...

normal şartlar altında yanınıza bile yaklaşamayacak bir insanın size it gibi davranması, davranabilmesi, buna hak bulabilmesi ve bunun üzerine sizin belli kalıplar içinde kalarak kendisine durumu izah etmeye çalışıp kılıktan kılığa girmek zorunda kaldığınız zamanlarda yani kısacası bahsi geçen mahlukat sizin müşteriniz olduğunda yaşadığınız hissiyat. bir çağrı merkezinde çalıştığım ilk gençlik yıllarımdan geliyor;

ben: iyi günler ben miko, size nasıl yardımcı olabilirim?
abone: merhaba ben bir numaraya kontör yüklemek istiyorum.
ben: tabi yardımcı olayım hemen memnuniyetle, öncelikle işlem yaptırmak istediğiniz numara 05** *** ** **'midir? (sesli yanıt sisteminde tuşladığı yahut ilgili tuşlamayı es geçti ise direkt olarak aramayı gerçekleştirdiği numara)
abone: hayır hayır, bu benim numaram, ben kız arkadaşımın hattına kontör yükletmek istiyorum, numarası 05** *** ** **.
ben: kontrol ediyorum... 05** *** ** ** numarasına lira yüklemek istediğinizi belirttiniz, hitap etmek açısından isminizi öğrenebilir miyim?
abone: erdem ben.
ben: erdem bey, yükleme kartınız yanınızda mı?
abone: evet ama öncelikle bir sorum olacak, benim elimde şu an itibariyle 2 tane yükleme kartı bulunuyor, biri 30 liralık, biri 50 liralık, hangisini yüklersek kız arkadaşım daha avantajlı bir şekilde görüşme yapar?
ben: kontrol edelim. bu hatta 30 tl'lik yükleme yaparsanız... (bilgi aktarılır) 50 tl'lik yükleme yaparsanız... (ilgili bilgi aktarılır)
abone: anladım, ben de şu an bilgisayar başındayım da, sizin sitenizdeyim şu an, hangi tarifede benim kız arkadaşım, ben de kontrol edeyim.

(tam bu noktada sorun başlıyor, normalde bu bilgiyi paylaşmamam gerek, zira abone hattın yasal sahibi değil aynı zamanda setteki numara ile (arama gerçekleştirdiği numara) işlem yapmak istediği numara farklı, yani hattın kullanıcısı muamelesi de yapamıyorum ki zaten abone hattın farklı bir kullanıcı ve sahibe ait olduğunu çağrı esnasında belirtiyor, hiç kıvırmayacağım tongaya düşüyorum iyi niyetli konuşmasından mütevellit ve tarife bilgisini paylaşıyorum.)

abone: anladım, peki biliyorsunuz ayda bir yükleme yaparsa tarifesi geçerli, eğer kız arkadaşım hattına bu bir ay içinde yükleme yaptıysa şimdi gerçekleştirmeyeceğim boşu boşuna yüklemeyi, size zahmet bir kontrol eder misiniz ne zaman yükleme yapmış ve hattında ne kadar kontör var?

(burada kıllanıyor ve diyorum ki nihayet...)

ben: erdem bey, bu bilgiyi hattın yalnızca yasal sahibi ile paylaşabiliyoruz.
abone: nasıl yani anlayamadım, hattın tarife bilgisini teyitsiz bir şekilde paylaşabiliyorsunuz ama bu bilgiyi paylaşamıyor musunuz?
ben: doğrudur.
abone: takım liderleriniz sizinle aynı fikirde değil yalnız.
ben: anlayamadım?

(bu arada ilgili kontrolleri sağlıyorum, tarife bilgisini kimle ne şart ve koşullar altında paylaşabileceğim bilgisini netleştiriyorum ekranlardan, hata yapıp yapmadığımdan emin olmak için ve hata yaptığıma kesin kanaat edip, içimden küfür ederek dinlemeye devam ediyorum.)

abone: şöyle ki, benimle paylaşmamanız gereken bir bilgiyi paylaştınız bu hatla ilgili, sizden şikayetçiyim lütfen kendi hakkınızda bir şikayet kaydı oluşturur musunuz?
ben: tabi, ilgili ekranlarıma ulaşmak ve işleminizi gerçekleştirmek üzere sizi çok kısa süreliğine hatta bekletebilir miyim lütfen erdem bey?
abone: hayır bekletemezsin, ekranlarına falan ulaşmayacaksın, gidip takım liderine ben ne yapacağım diye soracaksın, ben söylüyorum işte ne yapacağını, kendi hakkında bir şikayet kaydı oluşturacaksın!
ben: tabi erdem bey, şu anda işlem gerçekleştiriyorum, mh hizmet kaydı şikayet talebinizin sisteme girişini gerçekleştiriyorum, size hangi irtibat numarasından ulaşılsın konuya binaen?
abone: sen hangi numara üzerinden kayıt açıyorsun?
ben: arama gerçekleştirdiğiniz numara üzerinden.
abone: kime sordun bunu yaparken?
ben: bunun için herhangi bir sorgulama gerçekleştirmem gerekmemekte, şikayet taleplerinizi arama sağladığınız hat üzerinden açabiliyoruz ya da sizin yasal sahibi olduğunuz başka bir hat üzerinden. dilerseniz böyle bir hat varsa, bilgi teyidi sorularıma yanıt verin, bu hat üzerinden açalım kaydı.
abone: yetkilini ver bana.
ben: tabi, konuyla ilgili çok kısa süreliğine hatta beklemenizi rica ediyorum, teşekkürler erdem bey.
abone: onay verdim mi beni bekletmen için, niye teşekkür ediyorsun?
ben: müsaade etseydiniz niçin teşekkür ettiğimi açıklayacaktım, onay verdiğiniz için değil, sözümü kesmeden beni dinlediğiniz için teşekkür ettim erdem bey.
abone: sen benim adımın erdem olduğunu nereden biliyorsun?
ben: bu şekilde beyan ettiniz isminizi, beyanınıza uyarak size bu şekilde hitap ettiğim için hata mı ediyorum erdem bey?
abone: benim ismim erdem değil.

(zayıf noktasını yakalıyorum, çağrıyı sonlandırmak için üç kez küfür ettirmem gerektiğini bildiğimden bu noktadan başlıyorum saldırmaya.)

ben: peki size ne şekilde hitap etmemi istersiniz erdem bey?
abone: bana erdem diye hitap etme.
ben: ama isminizin erdem olduğunu belirtmiştiniz yanılıyor muyum erdem bey?
abone: yetkilini ver bana.
ben: bunun için hatta beklemeniz gerekmekte erdem bey.
abone: beklemiyorum ne olacak?
ben: siz bilirsiniz, beklemezseniz yetkilime aktaramam çağrıyı erdem bey.
abone: benim adım erdem değil dedim sana..!
ben: isminiz nedir o halde erdem bey?
abone: tamam bekliyorum aktar beni.
ben: teşekkür ediyorum erdem bey.

(abone beklemeye alınır çağrı yetkiliye aktarılır yetkili abonenin isteği doğrultusunda hakkımda şikayet kaydı oluşturur. soy isim ve sicil numaramı isteyen aboneye bu bilgiyi vermeyen yetkili hakkında şikayet kaydı oluşturmak için abone hakkımda oluşturduğu şikayet kaydı tamamlanır tamamlanmaz telefonu kapatıp tekrar arar ve başka bir müşteri temsilcisine yetkilim hakkında şikayet kaydı oluşturtur...)

işte çıldırmak bu'dur, bu aboneden sonra yaşadığınız hissiyattır. kompleks sahibi, psikopat bir beynin tarafınıza yaşattığı anlar bütünüdür, eliniz ayağınız kesilir, betiniz benziniz atar, hakkında şikayet kaydı açtırmadığı müşteri temsilcisi ve takım lideri kalmayan bir manyak yüzünden yaşadığınızdır. ne için? çıldırtmak için! eline ne geçiyor? temellendiği noktanın ne olduğu muamma olan bir haz... size ne kalıyor, bunları yıllar sonra buraya yazmaya itecek bir sinir ve anlamsızlıklar bütünü.

peki abi, takıl sen!!

erdem bey!!!!
devamını gör...

vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
sen beni vuruyorken de öldürüyorken de güzelsin.
devamını gör...

yaklaşık 3,4 saat önce arkadaşımla buluşmustuk ve bana " eğer bu kadar güzel olacağını bilseydim süslenir gelirdim" demişti. işte feraset,işte cesaret, iste mertlik, işte adam gibi adamlık dostlar.
devamını gör...

çok üzücü bir durum ve ülkemiz adına büyük bir kayıp. umarım arkasından başka bir şey çıkmaz.

ışıklar içinde uyusun.*
devamını gör...

aman bize nasip olur inşallah..
dünya adına sevindirici gelişmeler.
biz mi? dünyada değil, türkiye'de yaşıyoruz. burası başka bir evren dostum.
devamını gör...

zenginlik, kişinin ayıplarını, kusurlarını kapatır anlamına gelen atasözü.

gerçekten normal düzeyde bir kişinin yaptığı bir eylemi zengin birisi yaptığında normal karşılanması durumunu güzel özetleyen bir söz. (bkz: fakir giyer rezil olur;zengin giyer moda olur)
devamını gör...

attila ilhan'ın ağustos çıkmazı şiirinde dediği gibi; 'hevesim olsa param olmuyor, param olsa hevesim' o yüzden hiçbir şey yapamazdım.
devamını gör...

hata olduğunu bile bile yaptığımız eylem.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim