kendinle aran nasıl sorunsalı
hep aynı fikirdeyiz.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk vs recep tayyip erdoğan
edit: evet kutsal. çünkü bu kült bir başlıktır. kafa yolunu bulur da yürürse seneye binlerce tanımın girilebileceği başlıktır.
bu kutsal başlığı açtığım için çok mutluyum.
atatürk'ün tek atacağı karşılaşmadır.
savaştan yeni çıkmış, yaraları çok taze hatta kanayan yaraları olan bir ülkeyi eğitim,sanat, siyaset, dış politika, ekonomi, insan hakları ve yüzlerce konuda yüz yıl kadar ileriye götüren, büyük devrimci, dahi diktatör bir yandadır.
sıkıntılı bir ekonomiyi düzlüğe çıkarıp batıran, ülkede ayrımcılık ve akraba ilişkileri(liyakatsizlik) pompalayan ve daha birsürü sayamayacağım şeyin mükellifi bir yanda.
bu kutsal başlığı açtığım için çok mutluyum.
atatürk'ün tek atacağı karşılaşmadır.
savaştan yeni çıkmış, yaraları çok taze hatta kanayan yaraları olan bir ülkeyi eğitim,sanat, siyaset, dış politika, ekonomi, insan hakları ve yüzlerce konuda yüz yıl kadar ileriye götüren, büyük devrimci, dahi diktatör bir yandadır.
sıkıntılı bir ekonomiyi düzlüğe çıkarıp batıran, ülkede ayrımcılık ve akraba ilişkileri(liyakatsizlik) pompalayan ve daha birsürü sayamayacağım şeyin mükellifi bir yanda.
devamını gör...
erkeklerin reddedilince yaptıkları
dünyada yaklaşık 3,5 milyar kadın var.bunlardan bir kısmı sizi reddedecek, bir kısmı da kabul edecek yapıya sahip. kötü haber ise ''seni anan benim için doğurmuş'' diye bir şey yok. size uygun olanlar ve olmayanlar var. bu yüzden sizi reddeden ''tanrıçaya'' kene gibi yapışmak yerine yolunuza bakmayı bilin. kendinize anne değil, eş arıyorsunuz bunu unutmayın.
hadi yakalayın bakayım köftehorlar:
hadi yakalayın bakayım köftehorlar:
devamını gör...
kitaplarda en sinir bozan durum
dipnotları.
sayfadan daha büyük ve uzun dipnotlarının olması.
yaz gitsin, doktora öğrencisi olarak almayacağız altı üstü dergi okuyoruz. o kadar açıklama ya da yapılan alıntı kimin umurundaysa, merak eder, araştırır zaten bu zamanda bu kadar kaynak varken.
sayfadan daha büyük ve uzun dipnotlarının olması.
yaz gitsin, doktora öğrencisi olarak almayacağız altı üstü dergi okuyoruz. o kadar açıklama ya da yapılan alıntı kimin umurundaysa, merak eder, araştırır zaten bu zamanda bu kadar kaynak varken.
devamını gör...
normal sözlük'teki kaos ortamı
(bkz: ana bacı karıştırma)
kaos mu istiyorsun, popüler birkaç yazara salla, arkana da birkaç şakşakçı al, işte sana cillop gibi kaos. yyaaa hhaakkk!
kaos mu istiyorsun, popüler birkaç yazara salla, arkana da birkaç şakşakçı al, işte sana cillop gibi kaos. yyaaa hhaakkk!
devamını gör...
askere giden sevgiliden ayrılmak
askere gitmeden önceki hayatımda başıma gelmesinden en korktuğum şeylerden biriydi. askere gitmeden kırk beş gün önce ben ayrıldım da neyse ki korktuğum başıma gelmedi.
devamını gör...
sürekli hastalıklarını dile getirerek kendini acındıran insan
önce her söyledigini ciddiyetle dinlersin sonra bir bakmışsın kişinin dert babası olmuşsun .ne yapıcam ben bununla diye düşünürsün yanından kaçmak için hep bahane üretirsin.
devamını gör...
one
dalton trumbo'nun hem romanını yazıp, hem de filmini yönettiği johnny got his gun adlı eserinde, 1. dünya savaşında feci şekilde yaralanan bir gencin yaşadıkları anlatılır.
metallica'nın one isimli şarkısının ilham kaynağı ise bu kitapta olan aşağıdaki pasajdır:
"how could a man lose as much of himself as i have and still live? when a man buys a lottery ticket you never expect him to win because it's a million to one shot. but if he does win, you'll believe it because one in a million still leaves one. ıf i'd read about a guy like me in the paper ı wouldn't believe it, cos it's a million to one. but a million to (b: one always leaves one. i'd never expect it to happen to me because the odds of it happening are a million to one. but a million to one always leaves one. one." )
şarkının sözlerinde geçen şu kısımda, özellikle kitaba birebir gönderme yapılır:
darkness imprisoning me, all that i see, absolute horror
i cannot live, i cannot die, trapped in myself, body my holding cell
landmine has taken my sight, taken my speech, taken my hearing
taken my arms, taken my legs, taken my soul, left me with life in hell.
metallica konserlerinin master of puppets ile birlikte vazgeçilmezidir. bu şarkı için sahnede özel dev ekranlar kurulur ve şarkı aşağıdaki gibi başlar. başlangıcında duyulan sesler seyirciyi zaten havaya sokmaya yeterlidir.
ilham aldığı kitap için bkz: #403403
metallica'nın one isimli şarkısının ilham kaynağı ise bu kitapta olan aşağıdaki pasajdır:
"how could a man lose as much of himself as i have and still live? when a man buys a lottery ticket you never expect him to win because it's a million to one shot. but if he does win, you'll believe it because one in a million still leaves one. ıf i'd read about a guy like me in the paper ı wouldn't believe it, cos it's a million to one. but a million to (b: one always leaves one. i'd never expect it to happen to me because the odds of it happening are a million to one. but a million to one always leaves one. one." )
şarkının sözlerinde geçen şu kısımda, özellikle kitaba birebir gönderme yapılır:
darkness imprisoning me, all that i see, absolute horror
i cannot live, i cannot die, trapped in myself, body my holding cell
landmine has taken my sight, taken my speech, taken my hearing
taken my arms, taken my legs, taken my soul, left me with life in hell.
metallica konserlerinin master of puppets ile birlikte vazgeçilmezidir. bu şarkı için sahnede özel dev ekranlar kurulur ve şarkı aşağıdaki gibi başlar. başlangıcında duyulan sesler seyirciyi zaten havaya sokmaya yeterlidir.
ilham aldığı kitap için bkz: #403403
devamını gör...
sovyet binaları
sovyet binaları çok kasvetli görünür. amaç zaten güzel olması değil, işlevli olmasıdır. banyodaki borular yaz kış sıcak olurmuş. akşamüstüleri hava hafif kararmaya, binaların ışıkları da yanmaya başladığında koskocaman gemilere benzettiğim yapılardır.
devamını gör...
dostoyevski'den alıntılar
eğer hepimiz tanrı'nın kulları isek; neden genç bir kız basma entari bulamazken kokanalar ipeklere bürünsün? neden biri üç gün aç yatarken öbürü tıka basa yesin? ben öyle sanıyorum ki; bunlar tanrının bile gücüne gidiyordur.
(bkz: suç ve ceza)
(bkz: suç ve ceza)
devamını gör...
ülkeler sözlük yazarı olsaydı alacakları nickler
gana- cenaze mi var o zaman dans
norveç- zenginin malı züğürdün çenesini
suudi arabistan- erkeklerin diyarı
fas- her şey rengarenga
türkiye- ben iyiyim çevrem kötü
norveç- zenginin malı züğürdün çenesini
suudi arabistan- erkeklerin diyarı
fas- her şey rengarenga
türkiye- ben iyiyim çevrem kötü
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
içinde bulunduğum duygu durumuyla ya da yaşadığım anlık olayla ilgili farkında olmadan bir şarkı söylüyorum. sonra ne söylüyorum ben diye düşünüp sözleri kendi kendime çözümlerken ; ‘yuhhh nerden geldi aklıma bu parça şimdi ‘diyorum. evet biraz şizofrenik ama öyle.
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
doğduğum mevsimi ne kadar sevmediğimi iyice beynime kodlamışım ki başlığı direkt "sevmemesi" olarak okumama neden olan durumdur.
devamını gör...
dişlerini fırçalamayan insan
akıl sır erdiremediğim insandır. ağız temizliği olmayan bir insanın önce kendisine sonra başkasına saygısı yoktur.
şahsen ben konuşurken kadın- erkek farketmeksizin birinin dişlerinin, çay ve kahve içmekten sararmış veya çürümüş olduğunu farkettiğimde tüm algılarım kapanıyor. istediği kadar fit olsun istediği kadar güzel ve marka giyinsin ağız hijyeni yoksa ve dişleri bakımlı değilse tüm aurası yokoluyor. bir dolgunun 400/500 tl, bir kanal tedavisinin 750/1000 tl ve bir implantın 4000/5000 tl (minumum) olduğunu baz alırsak, dişlere bakmanın maddi açıdan öneminide anlamış oluruz. ayrıca bunun bir de implant üstü var ki o da 1000 tl civarında.
sadece düz fırça ile fırçalamak yetmez. dönen başlıklı ve pilli- şarzlı olması exstra hijyen sağlar ve ayrıca diş ipi veya arayüz fırçasıda kullanmak gerekir. bu konuda takıntı derecesinde hassasım. eğer yeterince temiz olmadığına inanırsam tekrar tekrar fırçalarım. dışarıda yemek yemişsem hemen çantamdaki yedek fırçamı kullanırım.
tamam benimki biraz abartı ama en azından düzenli olarak günde 2 kere fırçalamak gerekli.
ağız bakımı yaptırmadan diş fırçalamakta bir işe yaramaz. önce çürükler dolgu veya kanal yaptırılacak ve diş taşları temizlenecek sonra fırçalamanın faydasını görebilirsiniz.
şahsen ben konuşurken kadın- erkek farketmeksizin birinin dişlerinin, çay ve kahve içmekten sararmış veya çürümüş olduğunu farkettiğimde tüm algılarım kapanıyor. istediği kadar fit olsun istediği kadar güzel ve marka giyinsin ağız hijyeni yoksa ve dişleri bakımlı değilse tüm aurası yokoluyor. bir dolgunun 400/500 tl, bir kanal tedavisinin 750/1000 tl ve bir implantın 4000/5000 tl (minumum) olduğunu baz alırsak, dişlere bakmanın maddi açıdan öneminide anlamış oluruz. ayrıca bunun bir de implant üstü var ki o da 1000 tl civarında.
sadece düz fırça ile fırçalamak yetmez. dönen başlıklı ve pilli- şarzlı olması exstra hijyen sağlar ve ayrıca diş ipi veya arayüz fırçasıda kullanmak gerekir. bu konuda takıntı derecesinde hassasım. eğer yeterince temiz olmadığına inanırsam tekrar tekrar fırçalarım. dışarıda yemek yemişsem hemen çantamdaki yedek fırçamı kullanırım.
tamam benimki biraz abartı ama en azından düzenli olarak günde 2 kere fırçalamak gerekli.
ağız bakımı yaptırmadan diş fırçalamakta bir işe yaramaz. önce çürükler dolgu veya kanal yaptırılacak ve diş taşları temizlenecek sonra fırçalamanın faydasını görebilirsiniz.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
tüm parçalar yerine oturdu şimdi kafamda.
sosyallikte tavan bir erkek tabi ki ikizler burcu olur. iddia ediyorum yükseleni de ikizler. duble ikizler olduğuna kalıbımı basarım.
sosyallikte tavan bir erkek tabi ki ikizler burcu olur. iddia ediyorum yükseleni de ikizler. duble ikizler olduğuna kalıbımı basarım.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'nin sakin bir bölümü oldu geçtiğimiz pazar. gelenlere, dinleyenlere gönülden teşekkürler.*
yayında çalan şarkıların hemen hepsinin bulunduğu çalma listemiz hazır. programda bahsi geçen bazı ayrıntıların da görselleştiği listeye şu linkten erişebilirsiniz: youtube.com/playlist?list=P...
pame, her pazar olduğu gibi 16 mayıs pazar akşamı 22:30'da yeni bir tema ve yepyeni şarkılarla yayında olacak. takipte kalın. *
yayında çalan şarkıların hemen hepsinin bulunduğu çalma listemiz hazır. programda bahsi geçen bazı ayrıntıların da görselleştiği listeye şu linkten erişebilirsiniz: youtube.com/playlist?list=P...
pame, her pazar olduğu gibi 16 mayıs pazar akşamı 22:30'da yeni bir tema ve yepyeni şarkılarla yayında olacak. takipte kalın. *
devamını gör...
edvard munch
çığlık tablosunun kaynağı, endonezya'da bulunan krakatoa yanardağı'nın 1883'te yüz nükleer bomba şiddetinde patlamasıdır.
yanardağın kül kusması sonucunda; havada asılı kalan toz bulutları dünyayı sarmış, bu sebeple senelerce insanlar alacakaranlıkta yaşamıştır.
değerli dostlar; kırmızı dalga boylu ışıklar kül bulutundan geçerek dünyaya ulaşırken, mavi ve mor renkli dalga boylarındaki ışınlar yansımıştır. bu sebeple sonraki yıllarda gün doğumları ve gün batımları korkunçlu olmuştur. iki yıl boyunca hava sıcaklığı düşmüş, sıcaklık düşmeleri sebebiyle tarım ürünleri yetişmemiş, insanlar kıyametin geldiğine inanmışlardır. üstelik yanardağ patlamasından haberdar olamayacak kadar uzakta olan yerleri bile etkilemiştir.
etkilenen yerlerden birisi norveç, etkilenen insanlardan biride norveçli ressam edvard munch'tur. çığlık tablosu ''kırmızı gün''ün korkunçluğunu ve kasvetini yansıtmaktadır.
en güney il olan hatay'da yaşıyorum. bazen daha güneyimizde bulunan, çöl fırtınalarının yarattığı tozlar, burayı da kapladığında arada sırada bu kızıllığı yaşayabiliyoruz.
''
''
yanardağın kül kusması sonucunda; havada asılı kalan toz bulutları dünyayı sarmış, bu sebeple senelerce insanlar alacakaranlıkta yaşamıştır.
değerli dostlar; kırmızı dalga boylu ışıklar kül bulutundan geçerek dünyaya ulaşırken, mavi ve mor renkli dalga boylarındaki ışınlar yansımıştır. bu sebeple sonraki yıllarda gün doğumları ve gün batımları korkunçlu olmuştur. iki yıl boyunca hava sıcaklığı düşmüş, sıcaklık düşmeleri sebebiyle tarım ürünleri yetişmemiş, insanlar kıyametin geldiğine inanmışlardır. üstelik yanardağ patlamasından haberdar olamayacak kadar uzakta olan yerleri bile etkilemiştir.
etkilenen yerlerden birisi norveç, etkilenen insanlardan biride norveçli ressam edvard munch'tur. çığlık tablosu ''kırmızı gün''ün korkunçluğunu ve kasvetini yansıtmaktadır.
en güney il olan hatay'da yaşıyorum. bazen daha güneyimizde bulunan, çöl fırtınalarının yarattığı tozlar, burayı da kapladığında arada sırada bu kızıllığı yaşayabiliyoruz.
''
''
devamını gör...
sevgi eksikliği
kendimi sevmememin de etkisiyle çok şiddetli yaşadığım duygu.
devamını gör...
sabah sabah edebi başlıklara tanım girmek
güne bir nazım, bir necip gibi başlayan yazarların yaptığı eylemdir. biz de anca yataktan sürüklenerek çıkalım..
devamını gör...
