scorpions
iki bin on yılında veda konseri diye gittiğim, akabinde iki defa falan ülkemize gelen; alman heavy metal grubu. o zamanki manitaya still loving you dinletmeyi hayal edip bilet almıştım. kız konsere gelemedi, onlar da şarkıyı çalmadı. g**üme baka baka dönmüştüm konserden.
devamını gör...
ingilizce öğretmenlerinin genel özellikleri
genelde okula başladığınız ingilizce öğretmeniyle sene sonunu getiremezsiniz. uzun boyludurlar. sürekli değiştileri için çoğunun ismini hatırlamazsınız. 17cm topuklu ayakkabıların çıkardığı ses yüreğine korku salar. derste söylediği birşeyi kimse anlamaz. çünkü ingilizce konuşur.
devamını gör...
hayırlı sahurlar sözlük
bütün sözlük yazarlarının sahurlarının hayra vesile olmasını dilediğim başlık.
devamını gör...
yenilen en kötü tatlı
damla sakızlı tüm tatlılar..
devamını gör...
bir üniversiteli öğrenci arkadaşıma burs vereceğim
kazanan belli oldu !
devamını gör...
tanım girilen başlığa tekrar tanım girmek
bazen başlıkları tekrar sol tarafta görünce unutup gerçekleştirdiğim durumdur. tanım giriyorum sonra farkediyorum ki zaten tanım girmişim. ayrıca açtığım başlıktan utandım. tanım girdiğin başlığa tekrar tanım girmek olacaktı. başlığımı düzeltmişler sağolsunlar melek gibi moderasyon sağolsun.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
regl ağrısı
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
abartıyorsun... (kırıldığını söylediğinde "abartıyorsun" derler. hem neden kırıldığını anlatırsın hem de anlaşılamamanın acısıyla bu sözü duymak daha da canını yakar)
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
farklı sesler, farklı renkler, farklı kültürler,
hayatın belki de bir taraftan tatlısı, diğer taraftan tuzu biberi olan durum.
bireysel istekler, tercihler herkesin içinde azıcık da olsa varolan bencilliğin bir ürünü olarak, zaman zaman öne çıkabilmekte.
hepimiz yaptık, hala da yapabiliyoruz bu bencilce yaklaşımı.
yönetimin bu bağlamda elinden geldiğince iyiniyetli olduğunu düşünüyorum, zira istekler karşısında ellerinden geldiğince çözüm odaklı bir tavır sergilemekteler.
yani hiçbir yönetimin, bir yola girip, başına bela olacak meselelerin peşinden gittiğine veya gideceğine inanamıyorum.
durduk yere bu arkadaşlar neden böyle bir oluşumu hayata geçirip, bir de bir çok insanı karşılarına alsınlar.
haa, hata, eksik, yanlış her yerde herkeste olur, mesele hatada direnmemek, bundan dönmektir.
sürekli eleştirilen yönetim,
kimin, hangi cinsin, hangi yaş, eğitim grubunun, hangi dine mebsubun, hangi dili konuşanın, x , y, z , hangi kuşağın isteklerine cevap versin?
peki hal böyleyken, sözüm ona yazar ! olarak; kendimizi eleştirdik, sorguladık mı hiç? sanmıyorum, varsa da çok azdır bunu yapan.
ya adamlar, özellikle ben gibi sürekli eften püften başlıklardan yakınanlar için, bilgi kategorisi açtılar,
bizim bilgi kategorisi adeta tıbbi terimler ansiklopedisine döndü.
kim yaptı bunu, sen, ben, o.
3-5 puan fazla alacağım diye, tdk sözlüğünü kucağına kapan, ilim bilim tanımı girme yarışına girdi.
açık söylüyorum, bilim başlığını ilk başladığında bir kaç kez tıkladım, onun dışında girmedim, girmiyorum, böyle giderse girmeyi de düşünmüyorum. çünkü olay amacının dışına çıktı, birileri bilerek veya bilmeyerek bunu başardı. alsın tepe tepe kullansınlar bilgi başlığını şimdi. bunlara, bir kaç kez dikkat çekme anlamında imalı birşeyler de yazdım ama hiiiç oralı olan yok.
tam gaz devam..
şimdi soruyorum, ne yapsın yönetim buna , nasıl bir yol izlesin ?
haa, teşvik edici ekstra puan olmayabilirdi mesela, hatta hala bile kaldırılabilir o ekstra puan. bunu yapar en fazla , bu sefer de , iyice ayağa düşen yaklaşımlar, başlıklar kuşatıyor ortalığı.
ya bakın, kısaca biz buyuz ...
burasını rezil de vezir de edecek bizleriz.
o sebeple, sürekli eleştirmek, birilerini karalamak yerine, iyi, doğru, güzeli yapmaktan geri kalmayalım, bunda ısrarcı olalım, zaman içinde beğenmediğimiz o kötülerin de ya bize uyacağını, ya da buradan gideceğini düşünüyorum...
hayatın belki de bir taraftan tatlısı, diğer taraftan tuzu biberi olan durum.
bireysel istekler, tercihler herkesin içinde azıcık da olsa varolan bencilliğin bir ürünü olarak, zaman zaman öne çıkabilmekte.
hepimiz yaptık, hala da yapabiliyoruz bu bencilce yaklaşımı.
yönetimin bu bağlamda elinden geldiğince iyiniyetli olduğunu düşünüyorum, zira istekler karşısında ellerinden geldiğince çözüm odaklı bir tavır sergilemekteler.
yani hiçbir yönetimin, bir yola girip, başına bela olacak meselelerin peşinden gittiğine veya gideceğine inanamıyorum.
durduk yere bu arkadaşlar neden böyle bir oluşumu hayata geçirip, bir de bir çok insanı karşılarına alsınlar.
haa, hata, eksik, yanlış her yerde herkeste olur, mesele hatada direnmemek, bundan dönmektir.
sürekli eleştirilen yönetim,
kimin, hangi cinsin, hangi yaş, eğitim grubunun, hangi dine mebsubun, hangi dili konuşanın, x , y, z , hangi kuşağın isteklerine cevap versin?
peki hal böyleyken, sözüm ona yazar ! olarak; kendimizi eleştirdik, sorguladık mı hiç? sanmıyorum, varsa da çok azdır bunu yapan.
ya adamlar, özellikle ben gibi sürekli eften püften başlıklardan yakınanlar için, bilgi kategorisi açtılar,
bizim bilgi kategorisi adeta tıbbi terimler ansiklopedisine döndü.
kim yaptı bunu, sen, ben, o.
3-5 puan fazla alacağım diye, tdk sözlüğünü kucağına kapan, ilim bilim tanımı girme yarışına girdi.
açık söylüyorum, bilim başlığını ilk başladığında bir kaç kez tıkladım, onun dışında girmedim, girmiyorum, böyle giderse girmeyi de düşünmüyorum. çünkü olay amacının dışına çıktı, birileri bilerek veya bilmeyerek bunu başardı. alsın tepe tepe kullansınlar bilgi başlığını şimdi. bunlara, bir kaç kez dikkat çekme anlamında imalı birşeyler de yazdım ama hiiiç oralı olan yok.
tam gaz devam..
şimdi soruyorum, ne yapsın yönetim buna , nasıl bir yol izlesin ?
haa, teşvik edici ekstra puan olmayabilirdi mesela, hatta hala bile kaldırılabilir o ekstra puan. bunu yapar en fazla , bu sefer de , iyice ayağa düşen yaklaşımlar, başlıklar kuşatıyor ortalığı.
ya bakın, kısaca biz buyuz ...
burasını rezil de vezir de edecek bizleriz.
o sebeple, sürekli eleştirmek, birilerini karalamak yerine, iyi, doğru, güzeli yapmaktan geri kalmayalım, bunda ısrarcı olalım, zaman içinde beğenmediğimiz o kötülerin de ya bize uyacağını, ya da buradan gideceğini düşünüyorum...
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
iki hafta sonunda tekrardan sahalara geri döndümmmm. tamam kabul pek iyi bir ses kaydı atamadım ama idare ediverin artik.*
ayrica (bkz: miko)'m ile ayni duyguyu paylaşıyoruz, zaman bir türlü geçmiyorrrrr.
ayrica (bkz: miko)'m ile ayni duyguyu paylaşıyoruz, zaman bir türlü geçmiyorrrrr.
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
annemin benimle dertleşmeye, içini dökmeye başladığı an...
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
canım abim @rurouni kenshin'in ve tatlı mı tatlı yeğeninin sesini de duydum ya artık daha da mutluyum. ses kaydı ve şarkısı zaten efsaneee. vallahi yerimde duramıyorum. oynayalım azıcık yahu haha.
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
hangi konu olursa olsun övünülen muhabbetlerdir. karşınızdaki kişinin başarılarından gurur duyup anlatması değildir bu. sahip olduğu telefondan, arabadan, malından mülkünden kendi değerini artıran olgularmış gibi bahsetmesidir ve böyle durumlarda o kişiden uzaklaşırım, o kişi farkında bile olmaz.
devamını gör...
müteyakkız
'uyanık, tetikte' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
çek
kıymetli evrak niteliğinde kambiyo senedi olup bir ödeme aracıdır. bankalar tarafından para hacminize göre çıkarılan çek (defteri) karnelerinden yazılır. çek üzerinde alıcı adı yazılı ise çeki tahsil edebilecek tek kişi odur. çek hamiline olarak yazılmış ise çeki elinde bulunduran her hangi bir kişi tahsil edebilir. bir de ülkemizde hatır çeki vardır, böyle bir çek yazıp verdiyseniz batmanıza sebeb olabilir.
devamını gör...
konuşulan kişinin beyinsiz olduğunu fark etmek
aşırı cinsiyetçi sözcükler kullanıyorsa ve daha kötüsü bunu bilinçli yapıyorsa aradığımız beyine şu anda ulaşılamıyor demektir
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en eski eşyası
yumoş ayı. hatta deterjanın yanında hediye edilenlerden.
devamını gör...
cumhurbaşkanı erdoğan'ın halktan helallik istemesi
sayın yazar arkadaşlar, ben bu kişiye hakkımı helal ediyorum.
neden ettiğime gelirsek, kardeşim zaten ,biz yıllardır bu insanın yüzüne, sesine icraatlarına ,her türlü tacizine maruz kaldık, şimdi hakkımı helal ediyorum ki öbür dünyada tekrar görüşmek istemediğim için dir.
allah için benden uzak kal, öbür tarafta yüz yüze gelmiyelim yeter, hakkımı helal etmesem işin yok ,hesap günü tekrar yüz yüze gel, yok anam babam yok helal olsun allah'a yakın benden uzak ol.
neden ettiğime gelirsek, kardeşim zaten ,biz yıllardır bu insanın yüzüne, sesine icraatlarına ,her türlü tacizine maruz kaldık, şimdi hakkımı helal ediyorum ki öbür dünyada tekrar görüşmek istemediğim için dir.
allah için benden uzak kal, öbür tarafta yüz yüze gelmiyelim yeter, hakkımı helal etmesem işin yok ,hesap günü tekrar yüz yüze gel, yok anam babam yok helal olsun allah'a yakın benden uzak ol.
devamını gör...
vişneizm
sanki tam kelimesi yok gibi... hem uzak hem yakın gibi... hem ciddi hem değil gibi... biraz ekşi, çoğunlukla tatlı gibi... konuşsanız doyamayacak, konuşmasanız aklınız kalacak gibi... hem saygılı hem seviyeli...
onu bilmem de yansıttığı enerjiye kocaman bir alkış bıraktığım tatlı yazar kişisi :) yazılarını okurken dinleniyor insan. neşesine değsin.
onu bilmem de yansıttığı enerjiye kocaman bir alkış bıraktığım tatlı yazar kişisi :) yazılarını okurken dinleniyor insan. neşesine değsin.
devamını gör...
sevişirken dinlenecek şarkılar
yazarların sevişirken dinlenecek şarkılar önerdiği başlıktır.
ben şarkı dinlemiyorum piyano üstünde sevişiyorum ve sevişirken şarkı kendiliğinden ortaya çıkıyor.
yazarız yavrum biz evimizde piyano var.
ben şarkı dinlemiyorum piyano üstünde sevişiyorum ve sevişirken şarkı kendiliğinden ortaya çıkıyor.
yazarız yavrum biz evimizde piyano var.
devamını gör...