bir programda soner yalçın'ın söylediği sözlerdir.

insanların giydiği kıyafetlerden siyaset yapılması ne kadar popülerdi. tenini bu kadar gösteriyorsan şucusun, bu kadar kapatıyorsan bucusun, saçın şöyle açık olursa sen busun, şöyle örtünüyorsan sen busun diye diye ne çok vakit kaybetmiş bu ülke. üzülüyorum gerçekten. bir de sürekli kadın kıyafetleri hakkında dönen bir mesele bu.
bir taraf diyor hayırr örtünn puu ahlaksız bir taraf da diyor hayırr açıll etekk giyy böyle modern olursun ancaa. bunu diyenlerin çoğunluğu da erkekler. ya arkadaşım ülkede bu kadar sorun varken tek düşündüğünüz bizim kıyafetlerimiz mi? gidin ekonomi hakkında çareler arayın ne bileyim çocukları, hayvanları, şiddet gören kadınları koruyun. bizim aklımız var çok şükür ne bize uygunsa onu giymesini biliriz.
ama güzel şeyler de olmuyor değil. bu konular konuşulurken o zamanlar ben çocuktum, ergendim.
günümüzde kendi yaşıtlarım arasında bu gibi konuları sorun eden az bir kesim vardır olsa olsa.
neyseki hayatımıza teknoloji girdi de dünya nasılmış, insanlar biz bunlarla uğraşırken nelerle uğraşıyorlarmış gördük de sahiden napıyoruz biz yaa demeyi başardık. bu gibi kıyafet meseleleri kendi kuşağımızın içinde olan küçük azınlığı ve yaşı büyük kimselerin dikkatini çekiyor. bunu bilmek de bana gelecek konusunda umut veriyor.
devamını gör...

yok denilince “hiç mi yok?” sorusunun gelmesi kaçınılmazdır.

amacın ne iki gözüm?
devamını gör...

yunanca insan anlamına gelen kelime. ayrıca gnostik terim olan anthropos, tanrısal varlık tarafından yaratılmış, maddeden farklı saf zihinden oluşan göksel bir insan prototipidir.


"bu 'daha aşağı' ruh, physis'te hapsedilmiş, iran kökenli, doğasından ötürü ikicinslikli zamansal olarak ilk insandır. o, zamanın başlangıcında ve sonunda görünen ve kendi başlangıcı ve sonu olan göksel, yani kusursuz insandır. o cinslerin bölünmesinin ötesinde olan ve ancak erkekle dişi bir haline geldiğinde ulaşılabilecek olan, insanın bütünlüğüdür. bu daha yüksek anlamın açığa çıkması, 'uğursuz' temasın yarattığı sorunu çözer ve kaotik karanlıktan lumen quod superat omnia lumina'yı (tüm ışıkların üstünde yükselen ışığı) üretir.
(bkz: carl gustav jung)
(bkz: the psychology of the transference)


anthropos'un açığa çıkması olağan herhangi bir dinsel duyguyla ilişkili değildir; hristiyanlığa inananlar için mesih görünüşüyle neredeyse aynı şeydir. bununla birlikte o, ex opere divino (tanrısal bir eylemin sonucu olarak) değil, ex opere naturae (doğanın eyleminin bir sonucu olarak) yukarıdan değil, kendisi kötüye yakın olan ve pagan vahiy tanrısının adını taşıyan hades'ten, bir gölgenin dönüşümünün ürünüdür."


"simyada yumurta, usta tarafından kavranan kaosu, tutsak-dünya ruhunu içeren prima materia'yı sembolize eder. yuvarlak pişirme kabıyla sembolize edilen yumurtanın içinden, kartal ya da physis'in kollarında tutsak kalan anthropos'la özdeş zümrüdüanka, yani azat edilmiş ruh çıkacaktır.
(bkz: carl gustav jung)
(bkz: rüyalar)
devamını gör...

iğne koluma zaplanmadan inanmayacağımdır. bizi bu hale siz getirdiniz sorry!
devamını gör...

uyurum dostlar. sanki bütün gücüm bitmiş gibi uyurum. asla yemek yiyemem. sadece sigara içmekle geçer günlerim. eğer yatmaktan yorulursam kulaklığımı takar, çıkar biraz yürürüm. kafamı toparlamaya çalışırım. genellikle aşırı üzgünken kimseye bir şey anlatamam. kendi kendime içimde bitiririm her şeyi. sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ederim.
devamını gör...

isimleri, genellikle paskalya adasında konuşulan doğu polinezya dilinde ''taş tasvir'' anlamına gelen moai maea'dan gelmektedir. paskalya adası'nda ve kısmen çevresinde ki adalarda bulunan som taşlardan yapılmış devasa heykellere verilen isimdir. heykeller, kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan pagan inanışının merasim alanlarını oluşturur.

1722 yılında avrupalı denizciler tarafından keşfedilmişlerdir. dini açıdan ne anlama geldikleri henüz anlaşılmasa da, birer anıt misali ölen kişileri anmak için veya yaşadığına inanılan ataları temsil etmeleri için yapıldıkları düşünülmektedir.
erkek heykellere "moai kavakava", dişi heykellere de "moai paepae" denmektedir.

en uzun heykele paro adı verilmiştir ve yaklaşık 10 mt. uzunluğa, 82 ton ağırlığa sahiptir. tamamlanamamış olan en uzunu 68 ton ağırlığındadır. bitmiş olması halinde 21 mt. uzunluğunda 270 ton ağırlığında olacağı tahmin edilmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

polis kuvvetleri görevini yapan nazi almanyası örgütü. ii.dünya savaşı'ndan sonra savaş suçlarından dolayı cezaya çarptırılan üyelerin çoğu bu gruptandır.
devamını gör...

doğu karadeniz'de müddet, hava, iklim anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...

ya özel günümdeyim kızım idare et birkaç gün diyorum.
devamını gör...

yobazlık.
devamını gör...

rahmetli anneannemin misafir odasındaki koltuk takımı.
ciddiyim gülmeyin. o koltuklara gösterilen ihtimam hayatım boyunca bana gösterildi mi diye düşünmüyor değilim. kapısı hep kilitli olan odanın içinde saltanat sürüyordu canımlar.
devamını gör...

evlenmeden çocuk sahibi olmayı çocukları allah baba gönderiyor diye bildiğimden çok öfkeliydim. bana evlenmeden çocuk vermez inşallah diye de dua ederdim.
devamını gör...

başucu eserleri olayına bir çare...

profile girince sağ frame'de olmaları ya da dikkat çekici bir butonla profile bakan kişinin oraya yönlendirilmesi falan daha mantıklı olurdu. bu şekilde, profili açar açmaz bunların görünmesi yanıltıcı oluyor. insanın dalgınlığına gelince eski tanımları, yazarın son tanımlarıymış gibi okuyoruz ve profilden çıkıyoruz. böylece yeni yazılanları takip etmek zorlaşıyor vesaire... bununla ilgili bir tasarım değişikliği iyi olurdu diye düşünüyorum.
devamını gör...

sol omzumda yanık izi var.. ablam bilerek caydanlikta ki suyu dökmüştü ben 5 yaşımdayken omuzuma.. iz artık belli belirsiz ama düşününce hala ciğerim sızlar..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bozuk musluk gibi şıp şıp damlayan burun.
devamını gör...

o şehirde kaybolmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

almanın bile insanın içini kıpır kıpır ettiği mesaj. detaylı hazırlanmazsınız. yazsa efil efil bir elbise, dolgu topuklu ayakkabı; kışsa balıkçı yaka kazak, deri ceket ve topuklu bir çizme... hemen şöyle bir rimel, biraz yanağa renk... saçlar iyiyse zaten iyisin. aç müziği, bas gaza, suratında içten bir gülüşle o anın keyfini çıkar... ay yazarken bile ne kadar içine işliyor insanın...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim