spontane radyo yayını
özelden deli gibi "cenk yayındasınız, rob yayın başladı konuşuyorsunuz" diye kendimi yediğim ama tüm bunların planlanmış bir giriş olduğunu çok erken(!) fark ettiğim yayın. alacağınız olsun be hani dosttuk! insan bana bari söyler.*
devamını gör...
düğünde terk edilmek
ben bu aşka olan inancımı kaybettim ela.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
resimag.com/p1/6474327ff4f5.jpeg
bak bak uyarı veriyor iki gözümün çiçeği.
t: lan yazarlar uyuyan yazarlar yarın bambaşka bir sabaha uyanacaksınız aloooo demek istediğim başlıktır.
mehmet ali erbilin çarkıfelek programındaki marketi ayağımıza getirmişler.
yapan düşünen çalışan çabalayan herkese teşekkürler.
bak bak uyarı veriyor iki gözümün çiçeği.
t: lan yazarlar uyuyan yazarlar yarın bambaşka bir sabaha uyanacaksınız aloooo demek istediğim başlıktır.
mehmet ali erbilin çarkıfelek programındaki marketi ayağımıza getirmişler.
yapan düşünen çalışan çabalayan herkese teşekkürler.
devamını gör...
çocukları can kulağıyla dinlemek
dinlemek, önemsemektir, görmektir, ciddiye almaktır. çocukları ciddiye almamak mevzusu önceki yüzyıllarda kalması ve günümüzde de asla tekrarlanmaması gereken bir tavır, bakış açısıdır. anlıyorum ebeveyn olanlar çocukken bu muameleye maruz kaldılarsa bilinçdışı mekanizmaları onları bildikleri davranışa itiyor ancak bunun bir yerden kırılması gereklidir. çocukları dinlemek onları gerçek anlamda dinlemekten söz ediyorum pek çok çatışma, kriz durumlarının önünü kesecektir. farkında olunmaz çoğu zaman ama bir çocuğun davranışı onun içinde bulunduğu gelişimsel döneme göre değerlendirilmediğinde çok yanlış çıkarımlar doğrultusunda bir o kadar yanlış tepkiler verilmektedir. sonuç ise boşluk, hayal kırıklığı ve ebeveyn çocuk arasında güvensiz bağlanma olmaktadır. doğru değerlendirme sadece dinlemeyle olur. o zaman çocuğun niyeti, bakış açısı ve ne yapmaya çalıştığı anlaşılır. buna göre yapıcı, kararlı çözümler üretilir. ancak tam tersi durum sistematik olarak tekrarlandığında çocuk dinlemeyi sağlam bir şekilde öğrenemediği gibi en çok güvendiği insanların kendini dinlemediğini bilecek ve ona göre davranacaktır. çaresiz kaldığı ya da çıkmazda kaldığı konuları danışmayacaktır ; çünkü dinlenmiyor. sevdiği, keyif aldığı, mutlu olduğu şeyleri paylaşmayacaktır çünkü dinlenmiyor. bu böyle uzar gider. gerçekten ciddiye alınıp konuşulmayan, dinlenilmeyen çocuklar ciddiye almasını da öğrenemez. kendine karşı da önemsizlik, değersizlik gibi yanlış algılar oluşturur. bunlar bir çırpıda oluşmadığı için öyle bir kerede de giderilemez. böyle böyle birbirine bağıran, derdini anlayışsız ve hoşgörüsüz anlatan-anlatamayan- yıkan, kıran bireyler ve toplum oluşuyor.
devamını gör...
narragansett
algonkin dili konuşan narragansett'ler, ingiliz'ler topraklarına geldiklerinde rhode island, connecticut ve massachusetts civarında yaşıyorlardı.
ilk başlarda beyazlarla iyi ilişkileri oldu ve hatta 1635'deki pequot savaşı'nda beyazlarla birlikte pequot kabilesine karşı savaştılar.
aradan yıllar geçtikçe ingilizlerin sayıları çoğaldı ve artık sıra onlara gelmişti. 1675'te king philip savaşı'nda ingilizlere büyük baskınlar verdiler, birçok kasabayı yok ederek, çok sayıda yerleşimciyi öldürdüler. ama birkaç yıl süren savaşta ingiliz ve ittifakları mohegan kabilesinin sürekli saldırılarına uğradılar. sonunda reisleri canonchet öldürüldü. kabilenin köylerine yapılan saldırılarda çok sayıda kadın ve çocuk öldürüldü yada köle yapılıp karayip adalarına satıldılar.
kaçıp kurtulabilen az sayıda kişi niantic kabilesine ve algonkin dili konuşan başka kabilelere sığındılar.
amerikan iç savaşı'ndan sonra, bu kabilenin artık asimile olmuş üyeleri son bir gayretle eski topraklarında hakları olduğunu savundular. artık kızılderili tehlikesinin olmadığı bir yer olan new england bölgesindeki beyazlar onlara hak vererek eski topraklarındaki bir bölgeyi rezervasyon olarak verdiler. bugün rhode island'daki rezervasyonlarında yaşıyorlar.
ilk başlarda beyazlarla iyi ilişkileri oldu ve hatta 1635'deki pequot savaşı'nda beyazlarla birlikte pequot kabilesine karşı savaştılar.
aradan yıllar geçtikçe ingilizlerin sayıları çoğaldı ve artık sıra onlara gelmişti. 1675'te king philip savaşı'nda ingilizlere büyük baskınlar verdiler, birçok kasabayı yok ederek, çok sayıda yerleşimciyi öldürdüler. ama birkaç yıl süren savaşta ingiliz ve ittifakları mohegan kabilesinin sürekli saldırılarına uğradılar. sonunda reisleri canonchet öldürüldü. kabilenin köylerine yapılan saldırılarda çok sayıda kadın ve çocuk öldürüldü yada köle yapılıp karayip adalarına satıldılar.
kaçıp kurtulabilen az sayıda kişi niantic kabilesine ve algonkin dili konuşan başka kabilelere sığındılar.
amerikan iç savaşı'ndan sonra, bu kabilenin artık asimile olmuş üyeleri son bir gayretle eski topraklarında hakları olduğunu savundular. artık kızılderili tehlikesinin olmadığı bir yer olan new england bölgesindeki beyazlar onlara hak vererek eski topraklarındaki bir bölgeyi rezervasyon olarak verdiler. bugün rhode island'daki rezervasyonlarında yaşıyorlar.
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
sözlüğü bırakma sebebim olacak şey.
ekşi sözlükte böyle. islam'a dair her türlü saldırı olur. her şeyi kötülenir. ama diğer dinlere gelince medeniyet beşiği oluverirler birdenbire!
ergen irisi gibisiniz çekilmiyorsunuz.
ekşi sözlükte böyle. islam'a dair her türlü saldırı olur. her şeyi kötülenir. ama diğer dinlere gelince medeniyet beşiği oluverirler birdenbire!
ergen irisi gibisiniz çekilmiyorsunuz.
devamını gör...
yoğunum bahanesine sığınan insan
sözüm meclisten dışarı, en sevmediğim insan modelinde ilk 3'ü zorlar. hal hatır sorarsınız, günler sonra cevap verir. niye yazmadın dersiniz, yoğunum der. yemek yemeye, tuvalete, dinlenmeye de mi vaktiniz yok diye sorarlar insana. herkesin dilinde bir 'yoğunum' bahanesi.
devamını gör...
küçük şeylerden mutlu oluyorum insanı
psikolojisi kolay kolay bozulmayacak olan insandır.
devamını gör...
hotel transylvania
otel transilvanya, 2012 sony pictures animation yapımı, fantastik ve komedi türünde bir 3d animasyon filmidir.
yönetmenliğini genndy tartakovsky, yapımcılığını michelle murdocca, senaristliğini peter baynham,
robert smigel üstlenmiştir.
aslında ilk bakışta daha çok çizgi film havasında olan ve daha çok çocuklara hitap ettiği düşünülen bu film yine bir çok animasyon sever yetişkinin dikkatini çekmiştir.
kont drakula, eşi ve minik kızı mavisle sessiz sedasız konaklarında yaşarken. wampirlerden korkan bir grup insan tarafından saldırıya uğrar ve drakula'nın eşi ölür.
drakula kendini mavis'e adar ve onu her şeyden özellikle insanlardan korumak için elinden geleni yapacağına kendi kendine söz verir. ilk iş bir otel inşaa etmektir.
canavarlar oteli. hem kendi hem mavis'i güvende tutan hemde tüm canavarların toplanıp eğlenebileceği bir yerdir burası. drakula mavis'in 118. doğum gününde canavarları yine oteline çağırır. her şey onun istediği gibi olacaktır ki davetsiz bir misafir daha gelir otele, jonathan.
jonathan 21 yaşında bir gezgindir ve mavis'le karşılaştıkları an şıp olurlar. ahh nerede o eski şıplar?
drakula korumacı, kontrolcü bir baba olarak bir yandan mavis'i jonathan'dan uzak tutmak için uğraşırken bir yandanda canavarların durumu anlamaması için çabalar. nereye kadar saklayabilir ki? çok uğraşır çok...
frankenstein ve gelini , mumyagiller, görünmez adam, kurtadam ailesi, jöle adam, devler ve daha bir çok canavar davet edilmiştir otele ve hepside jonathan'ı çok sevmiştir. drakula bu durumdanda rahatsız olur çünkü insanların onlara zarar verebileceğini düşünür.
serinin ilk filmi olan bu filme bir çok eleştiri gelmiştir buna rağmen izleyicilerin beğenisini kazanmıştır.
seslendirme ekibi;
drakula aydoğan temel,frankenstein engin alkan, jonathan harun can, maviş hazal erdal, eunice şebnem ünaldı, wayne cüneyt cakova, wanda şemsay çankara, griffin rıza karaağaçlı, murray fatih özacun, quasimodo murat aydın, shrunken heads fatoş ceylan
iyi seyirler...
devamını gör...
hatalıysam ara
ozgur isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
genellikle ticari araç sürücülerinin araçlarının ön camında yer alan ve genellikle altında telefon numarası da bulunan ibaredir.
genellikle ticari araç sürücülerinin araçlarının ön camında yer alan ve genellikle altında telefon numarası da bulunan ibaredir.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
...biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında 'cehennem hakkında ne bilebilirsen benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin.
franz kafka
franz kafka
devamını gör...
son feci mars
dear'ım hakkında nasıl nickaltı girmemişim, kınıyorum efenim kendimi.
çok kafa dengi ve bir o kadar da tatlı yazarımızdır. tanımlarını okumaktan keyif duyuyorum ayrıca. keyifli sözlükler diliyorum.
çok kafa dengi ve bir o kadar da tatlı yazarımızdır. tanımlarını okumaktan keyif duyuyorum ayrıca. keyifli sözlükler diliyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap
gareth southwell; çeviren: devrim çetinkasap- marx bu işe ne derdi?.
devamını gör...
hem beğendi hem favoriledi kesin evlenmek istiyor
hayır üstüne bir de takip edip mesaj atması gerekiyordu.
erkenden yola çıkmayın,sizi çok üzerler.
erkenden yola çıkmayın,sizi çok üzerler.
devamını gör...
diş fırçalarken düşünülenler
saf suyun kaynama derecesinin neden 100 olduğu.
devamını gör...
rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür
gücünün yeteceğinden daha yüksek yerlere kafa tutan kişinin, yalnızca kendisine zarar vereceğini ifade eden atasözü.
devamını gör...



