malafa
(bkz: doğan kitap)’tan ocak 2012’de yayımlanan (bkz: hakan günday) kitabıdır.
kitabın tek cümlelik özeti, aslında yazarının kendisinin de kurduğu şu cümle ile verilebilir:
‘’dünya bir tezgahtır. tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak, ölünce anlaşılır…’’
kitap içerik olarak yine bize kötü çocukları başka bir gözden tasvirle anlatmaktadır. antalya’ya kafileler halinde gelen turistleri söğüşlemenin türlü türlü yöntemlerini bilen, uygulayan, ve bu dolandırıcılığı en iyi şekilde, en fazlaca yapanların gururla böbürlendiği, diğerlerinin onlardan övgü ile bahsettiği bir iş hanı düşünün. kuyumcularla, pırlantacılarla, saatçilerle dolu bir işhanı, topaz…
özetle topaz’a turistlerin (müşterilerin) turizm firmaları ile anlaşmalı bir şekilde ( yapılan alışverişler karşılığında komisyon ödeyerek) topaz’a getirilmesini, topaz’a getirildikten sonra tezgahtarların müşterileri nasıl avladıklarını, satış yapmak uğruna kimisinin nasıl ahlak ve insanlık çizgisinin dışına çıkabildiklerini gözler önüne seren bir kitaptır.
açıkçası kitap kurgu olsa da, anlatılan birçok şeyin doğruluğuna, gerçekleşme ihtimaline,hele de bu topraklarda, yürekten inandığımı belirtmeliyim… çünkü topaz esnafının gözünden baktığımızda dünya gerçekten de bir tezgahtır, insanoğlu da tezgahtar... dünya'da her şey satılıktır. herkesin ve her şeyin bir fiyatı vardır. işte hayat da bu alışverişten ibarettir. kimi insan kollanırken kimisi zorlanıyor. ne olursa olsun, sonunda da harcanıyor… topaz esnafına göre en pahalı olan en değerli olandır. lakin topaz’da durum bundan farklıdır. topaz’da rağbet gören, değer değil biçilen fiyattır…
bu arada; kitap ismi, kuyum sektöründe yüzük ölçmeye yarayan edevatın isminden gelmektedir.
kitaptan bir alıntı ile bahsi geçen insanları tanımlayarak girdiyi bitirmek istiyorum:
‘’çocukken oyuncakları olmadığı için, büyüyünce insanlarla oynamayı meslek edinmişler…’’
tavsiyemdir, okuyunuz…
kitabın tek cümlelik özeti, aslında yazarının kendisinin de kurduğu şu cümle ile verilebilir:
‘’dünya bir tezgahtır. tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak, ölünce anlaşılır…’’
kitap içerik olarak yine bize kötü çocukları başka bir gözden tasvirle anlatmaktadır. antalya’ya kafileler halinde gelen turistleri söğüşlemenin türlü türlü yöntemlerini bilen, uygulayan, ve bu dolandırıcılığı en iyi şekilde, en fazlaca yapanların gururla böbürlendiği, diğerlerinin onlardan övgü ile bahsettiği bir iş hanı düşünün. kuyumcularla, pırlantacılarla, saatçilerle dolu bir işhanı, topaz…
özetle topaz’a turistlerin (müşterilerin) turizm firmaları ile anlaşmalı bir şekilde ( yapılan alışverişler karşılığında komisyon ödeyerek) topaz’a getirilmesini, topaz’a getirildikten sonra tezgahtarların müşterileri nasıl avladıklarını, satış yapmak uğruna kimisinin nasıl ahlak ve insanlık çizgisinin dışına çıkabildiklerini gözler önüne seren bir kitaptır.
açıkçası kitap kurgu olsa da, anlatılan birçok şeyin doğruluğuna, gerçekleşme ihtimaline,hele de bu topraklarda, yürekten inandığımı belirtmeliyim… çünkü topaz esnafının gözünden baktığımızda dünya gerçekten de bir tezgahtır, insanoğlu da tezgahtar... dünya'da her şey satılıktır. herkesin ve her şeyin bir fiyatı vardır. işte hayat da bu alışverişten ibarettir. kimi insan kollanırken kimisi zorlanıyor. ne olursa olsun, sonunda da harcanıyor… topaz esnafına göre en pahalı olan en değerli olandır. lakin topaz’da durum bundan farklıdır. topaz’da rağbet gören, değer değil biçilen fiyattır…
bu arada; kitap ismi, kuyum sektöründe yüzük ölçmeye yarayan edevatın isminden gelmektedir.
kitaptan bir alıntı ile bahsi geçen insanları tanımlayarak girdiyi bitirmek istiyorum:
‘’çocukken oyuncakları olmadığı için, büyüyünce insanlarla oynamayı meslek edinmişler…’’
tavsiyemdir, okuyunuz…
devamını gör...
beraber tatile gidilmeyecek insanlar
beraber gideceği insanların bütçesini düşünmeden bencilce karar almaya çalışan insanlar.
sürekli söylenen insanlar.*
gitmeyi teklif ettiğiniz her yere gitmeye üşenmesi.
tahammül edilmez yahu böyle insanlara. devam ettirebilirsiniz.
sürekli söylenen insanlar.*
gitmeyi teklif ettiğiniz her yere gitmeye üşenmesi.
tahammül edilmez yahu böyle insanlara. devam ettirebilirsiniz.
devamını gör...
pardon filmindeki ibrahim
kendisini adamdan sayıp alacak örgüte girmeyen adamdır,örgüt ibrahime kaldıysa örgüt bile sayılmaz.
devamını gör...
youtube'dan tüm videolara reklam koyma kararı
sanki hiç reklam koymuyorlar gibi şimdi seriye bağlayacaklar.
sosyal medya içerik üreticileri, bu kararın abone kazanmaya çalışan içerik üreticilerinin büyümesini limitleyeceği konusunda endişe duyduklarını belirtti. youtube'un söz konusu yeni hizmet kararının 1 haziran 2021'de yürürlüğe gireceği açıklandı.

girecek.dünyada en çok ziyaret edilen ve 2,3 milyar kullanıcıya sahip video paylaşım sitesi youtube, tüm video içeriklerine reklam koyma kararı aldı. yayınlanan yeni hizmet şartları kapsamında videolara koyulan reklamlardan elde edilen gelirin, küçük içerik üreticileriyle paylaşılmayacağı bildirildi. youtube'dan yapılan açıklamada, "youtube, platformdaki tüm içerikten para kazanma hakkına sahiptir ve reklamlar, youtube iş ortağı programı'nın parçası olmayan kanalların videolarında gösterilebilir" denildi.
sosyal medya içerik üreticileri, bu kararın abone kazanmaya çalışan içerik üreticilerinin büyümesini limitleyeceği konusunda endişe duyduklarını belirtti. youtube'un söz konusu yeni hizmet kararının 1 haziran 2021'de yürürlüğe gireceği açıklandı.

girecek.dünyada en çok ziyaret edilen ve 2,3 milyar kullanıcıya sahip video paylaşım sitesi youtube, tüm video içeriklerine reklam koyma kararı aldı. yayınlanan yeni hizmet şartları kapsamında videolara koyulan reklamlardan elde edilen gelirin, küçük içerik üreticileriyle paylaşılmayacağı bildirildi. youtube'dan yapılan açıklamada, "youtube, platformdaki tüm içerikten para kazanma hakkına sahiptir ve reklamlar, youtube iş ortağı programı'nın parçası olmayan kanalların videolarında gösterilebilir" denildi.
devamını gör...
apple'ın yeni reklam yüzü trabzonlu 17 yaşındaki mustafa mert topal
bir çağatay ulusoy bir kıvanç tatlıtuğ olmak isteyen, kendini beğenen genç hemşerimin, kabul edilen başvurusunun haberi.
ben anası olsam demek aya gitmek istesen de yapacakmışsın derdim.
tipik genç olmak halleri.
onun hayatı kendi bilir.
allah gönlüne göre versin.
ben anası olsam demek aya gitmek istesen de yapacakmışsın derdim.
tipik genç olmak halleri.
onun hayatı kendi bilir.
allah gönlüne göre versin.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
“susmuşum hiç konuşmuyordum, kendime bile küsmüşüm.”
devamını gör...
hayattan çıkarılmış en önemli ders
kalbini yitip giden, terk eden veya geçici olana bağlamak, esarettir.
devamını gör...
uyunan en ilginç yer
klozet kapağına başımı koyup uyumuşluğum var, türkiye geneli deneme sınavında uyumuşluğum var, derbi izlerken uyumuşluğum var, kuaförde işlem sırasında uyumuşluğum var. seçemiyorum en ilgincini, sanırım ben hep ilginç yerlerde uyuyorum.
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
beni "ateist'e kafir diyor" diyerek eleştiren ve hesapta ilahiyat mezunu(!) olan kişi engellemiş.
evet ateist birine kafir diyemez-mişiz.. bunu söyleyen ilahiyatçı.
engel için teşekkür.
evet ateist birine kafir diyemez-mişiz.. bunu söyleyen ilahiyatçı.
engel için teşekkür.
devamını gör...
yazarların en büyük keşkesi
keşkesi olmayan insanlara çok özeniyorum. keşke benim de hiç keşkelerim olmasa. ilk keşkem sayısal olmaya zorlayabilirdim kendimi ya da matematikte daha iyi olabilirdim. ikinci keşkem 3 defa kitap yayımlamaya hazırladım kendini 3'ününde parasını yedim. elimde ne kitap kaldı ne para. 4.sünü ne ben söyleyeyim ne siz okuyun.
devamını gör...
yazar nicklerinden cümle kurmak
biriniz de pastırmalı çörek yedim ya da rüyamda çemeniyle birlikte bir pastırmalı çörek belirdi falan yazaydınız.ama ben yazıyorum.
pastirmalicorek pavlov'un göbeğindeydi.bengaripsengüzeldünyaumutlu diye düşündü çörek çünkü kendisi garip bir durumda olsa da dünya için bir umut vardı. ancak o da ne bir anda çay içilmişti. çörek bir anda i am melting lan melting diye bağırmaya görmez mi? azıcık altlarda duran kuzguncuktaki vişne bağırma be rahat rahat sindirileyim diye çöreği azarlayadursun kendisi dosto tolsto diye diye niçesine sarıldım bu garip dünyada diye hüzünlü hüzünlü türküsünü okuyordu.o esnada gomercan'ın canı pastırmalı bir çörek çekmişti. belki de çöreğin türküsü birilerinin kulağına ulaşmıştı cidden.
küçük kara balık esintili eserimin sonu.
#1615281 ayıbım. utanç panom. herhalde ben kendi kendimi mi ezikliyorum diycem ama görmedimkinem.
pastirmalicorek pavlov'un göbeğindeydi.bengaripsengüzeldünyaumutlu diye düşündü çörek çünkü kendisi garip bir durumda olsa da dünya için bir umut vardı. ancak o da ne bir anda çay içilmişti. çörek bir anda i am melting lan melting diye bağırmaya görmez mi? azıcık altlarda duran kuzguncuktaki vişne bağırma be rahat rahat sindirileyim diye çöreği azarlayadursun kendisi dosto tolsto diye diye niçesine sarıldım bu garip dünyada diye hüzünlü hüzünlü türküsünü okuyordu.o esnada gomercan'ın canı pastırmalı bir çörek çekmişti. belki de çöreğin türküsü birilerinin kulağına ulaşmıştı cidden.
küçük kara balık esintili eserimin sonu.
#1615281 ayıbım. utanç panom. herhalde ben kendi kendimi mi ezikliyorum diycem ama görmedimkinem.
devamını gör...
doğukan ile mücadele timi
ben buldum.
şimdi yeni bir sözlükmüş gibi burada bir sözlüğün reklamını yapacağız. sonra birisi çaktırmadan, öylesine iyilik yapıyormuş gibi sahte bir link verecek. o da doğruca "kuzey kore göçmen başvurusu" sayfasına yönlendirecek. doğukan, yeni bir sözlüğe kaydoluyorum sanıp dolduracak. birkaç gün içinde kim jong-un'un adamları gelip doğukan'ı götürecek. orada internet kullanamadığı için bir daha sözlükte hesap açamayacak.
şimdi yeni bir sözlükmüş gibi burada bir sözlüğün reklamını yapacağız. sonra birisi çaktırmadan, öylesine iyilik yapıyormuş gibi sahte bir link verecek. o da doğruca "kuzey kore göçmen başvurusu" sayfasına yönlendirecek. doğukan, yeni bir sözlüğe kaydoluyorum sanıp dolduracak. birkaç gün içinde kim jong-un'un adamları gelip doğukan'ı götürecek. orada internet kullanamadığı için bir daha sözlükte hesap açamayacak.
devamını gör...
iki cümlelik korku hikayesi yaz
korku içinde uyanarak takvime baktı, takvim 3 kasım 2002yi gösteriyordu. her şey yeni başlıyordu.
devamını gör...
çok güzel sevdiği halde sevilmeyen insan
dostlar maalesef ki her sevilen kalp karşısındakini sevemiyor. unuttuğunuz bir şey var. siz karşınızdakini çok güzel severken karşınızdaki de başkasını kendi içerisinde güzel seviyor olabilir. he bunun dışında da birçok sebep olabilir. binlerce sebeple farklı kombinasyonlar yaratabilirim size. ama maalesef ki ne kadar güzel severseniz sevin, toprağı siz değilseniz ne yaparsanız yapın, karşınızdaki kişiye çiçek açtıramazsınız.
devamını gör...
normal sözlük yazar kalitesi
her ne kadar annem öldü, ablam metres oldu böhüğ yahut hayat bana karşı çok acımasız shit tarzı paylaşımda bulunan kitle olsa da derdini doğru kelam ile anlatan, inceyi gören, kpop'a hakettiği değeri veren, sudan da olsa yazdığını okutan yazarlar tüm olumsuz atraksiyonların üstüne çıkmayı başarıyor.
kalite kalite diye fazla şeyapmamak lazım.
bir de son sözüm: hakhedeny hyatıma sokarm, hakhetmeyhenin hyatına leblebi.
p.s. son cümleyi bir büyük bir küçük harf ile yazılmış gibi değerlendirmeniz rica olunur.
kalite kalite diye fazla şeyapmamak lazım.
bir de son sözüm: hakhedeny hyatıma sokarm, hakhetmeyhenin hyatına leblebi.
p.s. son cümleyi bir büyük bir küçük harf ile yazılmış gibi değerlendirmeniz rica olunur.
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
kafa sözlük lise ortamıdır.
ekşi sözlük ise üniversite ortamı.
ekşi sözlük ise üniversite ortamı.
devamını gör...


