(bkz: biz bunları hep tanımlarımızda yazdık)

ben eksi vermeyi seven bir insan değilim. bu yüzden 2 butona çok kolay alıştım. eksi butonu gelirse ben eksi vermem çünkü ilgi çekme ihtiyacı içinde olan bazı ergen ruhlular trollük yaparak sözlüğü kullanılmaz duruma getiriyor.

bu nedenle en güzeli hiç olmaması. başlığın ve tanımın okunma sayısı gibi bir gösterge gelirse, kişi oylanmasa da gerek takipçi sayısı gerek tanımın görülme sayısı ile kendine bir yol çizer.

karma ile de desteklenirse emek verilen tanımlar yazılır. bir de son olarak asgari karakter girme şartı getirilsin. mesela 120 karakterin altında olan ve bakınız olmayan tanımlar kaydedilemesin.
devamını gör...

güzel bir webtekno içeriği bırakıyorum.
windows için 200 klavye kısayolu.

(link: www.webtekno.com/windows-kl...).
devamını gör...

an itibari ile başlatmak istediğim kampanya.

lucifer, yiğidim... şu sesinin 10 da 1'i tipin varsa burda ne işin var bebeyim...

edit: yapıyormuş zaten, ben sese kanalize olduğumdan soyunmakla meşguldüm, bilemedim...
devamını gör...

civcivin ölümü- 1878 / antonia rotta
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece covid bazlı düşünmemek lazım. kış aylarındaki diğer hastalıkların yayılmasını da engelliyor.
devamını gör...

kendi halinde takılan teyzelerdir zira sözlüğün dayıları gibi elleri uçkurusunda akış kirliliği yaşatmazlar.
devamını gör...

çöp atılan yer, çöplük. kötü olaylar veya nesneler manasında da kullanılır.
devamını gör...

1901 - 1991 yılları arasında yaşamış, çağdaş sanatın öncülerinden olan ve soyut sanatın türkiye'de ilk temsilcilerinden olan kadın ressam.
devamını gör...

insanın teknolojik ilerlemesinin ruhen ve ahlaken uğradığı çöküntüye ne kadar büyük bir etki ettiğinin en güzel göstergelerinden biri olan bombardıman şekildir.

doygunluk bombardımanı (saturation bombing) aynı zamanda halı bombardımanı (carpet bombing) olarak da bilinir.

tıpkı atom bombası gibi, tıpkı napalm gibi, tıpkı kimyasal silahlarla gibi doygunluk bombardımanı da insan ırkının kötülük için şeytana ihtiyaç duymadığının bir göstergesidir. şeytan dediğimiz şey acaba insan ırkı mı?

tarihteki ilk doygunluk bombardımanı 1938 yılında barcelona üzerinde uygulanır faşist alman ve italyan hava kuvvetleri barcelona’yı 3 gün boyunca bombalar ve tam 1300 sivil hayatını kaybeder. zaten doygunluk bombardımanın amacı da yerle bir etmektir. taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamaktır. sadece insan değil doğaya da kalıcı hasar vermektir.

tıpkı dünya savaşı esnasında 1945 yılında wesel’in bombalanması gibi. çünkü bu bombardımandan sonra şehrin yüzde doksan yedisi yok oldu.

bu bir savaş suçudur elbette. peki şımarık ve kibirli insan ırkının umurunda mı? elbette hayır.

belki bir kişinin umurundadır. ruhumuz, vicdanımız ve yüzümüzdeki kırık gülümseyiş olan kurt vonnegut’ın. çünkü dresden doygunluk bombardımanına uğradığında büyük yazar tam da oradaydı. anlamsızca yerle bir edilen dresden’deki enkazın altından elinde bir başyapıtla çıktı. mezbaha no:5.

doygunluk bombardımanı gibi merhametsiz her eylem dünyadaki “mezbaha” sayısını artıracaktır. kendi bacağımızdan asılmasak mı artık?
devamını gör...

ekşi'nin mizojinist trollerinin buraya da damladığını gösteren başlık.
devamını gör...

ingilizce ''gender stereotype''dan dilimize çevrilmiştir. bu roller, toplum tarafından cinsiyetlere yüklenen, uygun görülen roller ve genellemelerdir. toplumumuza o kadar yerleşmiştir ki, çocuklar bu rolleri çok küçük yaşta içselleştirirler ve bu içselleştirme, ileride çocukların gelişiminde olumsuz etkiler bırakmaktadır.

kadınların anaç, kırılgan, zarif, duygusal, utangaç olduğunu söylemek, erkeklerin ise güçlü, cesur, sinirli olduğunu belirtmek , böyle olmalarını beklemek toplumun cinsiyetlere verdiği rollerdendir.
bu roller ileride, kadınla sekreter mesleğini eşleştirirken, erkekle patronluğu eşleştirmiştir. hatta bu rol öyle ileri gider ki, kadın patron olursa bir başkasının yardımıyla gelmiştir ya da yetkili birinin sevgilisi olduğundandır. evlilikte erkeğin maaşı kadınınkinden azsa, bu utanç kaynağıdır.

hâlbuki kadınlar ne kırılgan, anaç olmak zorundadır ne de erkekler güçlü ve cesur. kadına anaç demek, onun çocuk doğurması zorunluluğunu vurgulamaktır, fakat kimse buna zorunlu değildir. yine aynı şekilde ''erkekler ağlamaz'' sözü erkeğin duygusuz olduğunu vurgular, fakat erkekler de duygulara sahiptir ve gönüllerince ağlayabilir. bu genellemeler yapılarak birçok nesil olmadıkları biri gibi gözükmüş, birbirlerini kalıplara sokmuş hatta aşağılamıştır (kendilerini de).
devamını gör...

iki yıl önceydi. biz cahil izmirliler bir gecede yün yorgandan yazlık çarşaflara geçiş yaptığımız için mayıs ayında çocuklara terlik , tişört, şort giydirip düştük eskişehir yoluna. tüm gün bu iç anadolu şehrini "burası gölge çok soğuk, burası güneş çok sıcak" diye diye gezdikten sonra inönü caddesinde yagmura yakalndik. porsuk kenarındaki pastanelerden birisine sığındık. 2.5 saat boyunca yağmur yağdı, biz çay içtik, küçük oğlum çikolataya doydu, büyük oğlum babasının kucaginda uykuya daldi, biz sohbet ettik, ben yine insanları şekerci vitrindeki rengarenk şekerleri izleyen küçük çocuklar gibi meraklı ve hayran bakışlarla izledim. ben izledikçe eşim bana güldü. işte orhan pamuk'un romanında söylediği gibi o "chrysalism" benim için de "hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum."
devamını gör...

keşke bu miting icin bir olma ve direnme cabanizi kendi ülkenizde dusmaniniza karşı yapsaydiniz...
devamını gör...

az önce tüm tanımlarını okuduğum yazar. güzel yazıyor vallahi. takibe alınsın bakalım.
devamını gör...

üniversite sınavına ilk girişim, önümde oturan çocuk inanılmaz gergin sürekli bacaklarını sallıyor masayı sallandırıyor uyarı yapılmasına rağmen kendine engel olamıyor benimde dikkatimi dağıtıyor hem sınavla hemde bu arkadaşla mücadele içindeyim derken erkenden sınavı bırakıp gidiyor bu vatandaş bende hem ona hem kendime üzülüyorum netice de sınavlar çöp oluyor. bende aman canım çok çalışmadım zaten deyip bir şekilde geçiştiriyorum olayı ama sıkıntılı bir durum olduğunun farkındayım.
üniversite sınavına ikinci girişim artık ciddiye almışım sınavı ya olacak ya olacak. ilk bir saat sonra dışarıda korna sesine tepki veren velilerin bağırışları,velilere görevlilerin sesli uyarıları derken sınav bitimine son yarım saat kala arı giriyor sınıfa, önümdeki arkadaşın saçı sapsarı o kafasındaki arı'dan haberdar değilken ben arıyla cebelleşiyorum,stresten ateşim çıkıyor. üst üste yaşadığım bu talihsizlikler sonucu sınav fobisi oluşuyor.ailemin bir sene daha çalışıp tekrar dene demesine rağmen onları dinlemiyor kendimi atabildiğim bir üniversite'ye atıyorum. böylece sağlıklı kararlar verilmeyen zincirin halkasınıda başlatmış bulunuyorum.işte karşınızda sınav anıları..
devamını gör...

çok karışığım. bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. bu iki yan arasında ben, eziliyorum.
devamını gör...

henüz gelmedikleri halde rahatsızlık veren bir nesil, öyle de sıkıntılıdır bunlar.

hadi bi anımı anlatayım.
geçenlerde kafa ofisteyim, benjamin'in dolaptaki iskenderini yiyorum.
mutfağa biri geldi, saçlar maçlar değişik böyle, elinde barış mançovari bi yüzük, kulaklarda küpe...
cv bırakmaya gelmiş de susamış da bilmem ne. ilk sözlük deneyimiymiş.
dedim al kardeşim sana kağıt, iskender hakkında bir tanım gir.
yazıyo falan ama nasıl böyle, yazım hataları, gereksiz aforizmalar...

lan dedim böyle tanım mı girilir!?
yazdım işte, eğer başkasının ısmarladığı bir iskenderi yiyorsanız en güzel yemektir.

vay be dedi yitzhar abi, daha alınmadan çok şey öğrendim elhamdülillah!
alınmadın, fazla heveslisin, çıkarken kapıyı kapat dedim, adamı kovdum.
öyle bi nesil işte.
devamını gör...

t: kul hakkı nedir öğrenememiş cahil insan örneği.
devamını gör...

hırs ve açgözlülük birinin ekmeğine göz dikmekle sonuçlanabilir, o yüzden kötüdür. azim ise bir şeyleri başarma isteğidir, her insanda olması gerekir.
devamını gör...

dur dur, bırak o dalga vursun sahile, ufacık o görmüyor musun? daha büyük bir dalga yakalayalım yanmak için..
nasıl?
dalga bizi nasıl mı yakacak?
bilmiyorum ki? sen beni nasıl yaktıysan öyle belki, belki sen gibi yavaş yavaş ve aniden, karışık ve karşılık!
sen benim hangi dalga olduğumu nerden anladın peki? efendim? az yüksek ses lütfen, arka plan hep giannis kotsiras, anlayamıyorum ve hayır sesini kısamam, çok güzel s'agapo diyo çünkü, ben de sana en yakışacak s'agapo peşinde dolanıyorum dinleyerek.

yoooo, yatmıştım aslında, uykum da vardı, hâlâ var, sen sabah erken gelebilirsin diye gecelerin seceresini sayıyorum her saniye..

evet evet, biliyorum farkındayım saçmaladığımın..
tekrar deneyeyim uyumayı, çünkü ırak bile olsak beraber uyumak bir sürü önyargı.........
tamam pes, gittim..
uyumaya.
pancake yap sabah, arizona kökenlerim depreşti.
ve çok!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim