beverly hills 90210
orijinal adı beverly hills 90210
olan, 1990 ile 2000 yılları arasında yayımlanan ve tüm dünyada büyük ilgi gören gençlik dizisi. dizi sırasıyla interstar, kanal d, show tv ve cine 5'te gösterildi ve başrol oyuncuları o yillarda gençlerin idolleri olmuşlardı.
dizinin yakışıklı oyuncusu luke pery 2019 yılında 52 yaşında iken inme geçirip ölmüştür.
olan, 1990 ile 2000 yılları arasında yayımlanan ve tüm dünyada büyük ilgi gören gençlik dizisi. dizi sırasıyla interstar, kanal d, show tv ve cine 5'te gösterildi ve başrol oyuncuları o yillarda gençlerin idolleri olmuşlardı.
dizinin yakışıklı oyuncusu luke pery 2019 yılında 52 yaşında iken inme geçirip ölmüştür.
devamını gör...
superhero landing
cümle süper kahramanın sırf hava olsun diye ya da dosta güven düşmana korku vermek niyetiyle kamu malına zarar vermekten tereddüt etmeden yüksek bir yerden yere inmesidir.

süper kahraman olabilmek öyle kolay iş değildir, bakmayın siz ortalığın marvel ve dc süper kahramanları ile dolu olduğuna. belli şartları yerine getirmeden süper kahraman olunamaz.
öncelikle kimsede olmayan bir süper güce ihtiyacınız var, zeki ve havalı olmanız ya da tamamen nevi şahsına münhasır olmanız gerekir. güzel bir kostüm olmadan süper kahraman olmanız düşünülemez bile. elbette bir düşmana da ihtiyacınız var, süper kahraman olup düşman edinememek bütün güçlerinizi atıl kılar.
bu içeriden bilgiyi size vermek beni belli bir tehlike altına sokacaktır biliyorum. profil resmimden da anlaşılacağı üzere ben bu özelliklerin hepsini yerine getirdim. superhero landing hariç.
asıl mevzu başlıkta bahsettiğim harekettir. eğer süper kahraman inişi yapamıyorsanız yine düşmansız kalmış bir süper kahraman durumuna düşersiniz. süper kahraman aleminde bu inişi en iyi yapan iron man’dir. hancock’un da kendi özgü bir stili vardır. spider man birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yetersizken, hulk bu hareketle kamu malına zarar vermeyi adet edinmiştir.
velhasılı: süper kahraman inişi mühimdir. en az deadpool kadar büyük bir hayranlıkla izlenir.
deadpool

süper kahraman olabilmek öyle kolay iş değildir, bakmayın siz ortalığın marvel ve dc süper kahramanları ile dolu olduğuna. belli şartları yerine getirmeden süper kahraman olunamaz.
öncelikle kimsede olmayan bir süper güce ihtiyacınız var, zeki ve havalı olmanız ya da tamamen nevi şahsına münhasır olmanız gerekir. güzel bir kostüm olmadan süper kahraman olmanız düşünülemez bile. elbette bir düşmana da ihtiyacınız var, süper kahraman olup düşman edinememek bütün güçlerinizi atıl kılar.
bu içeriden bilgiyi size vermek beni belli bir tehlike altına sokacaktır biliyorum. profil resmimden da anlaşılacağı üzere ben bu özelliklerin hepsini yerine getirdim. superhero landing hariç.
asıl mevzu başlıkta bahsettiğim harekettir. eğer süper kahraman inişi yapamıyorsanız yine düşmansız kalmış bir süper kahraman durumuna düşersiniz. süper kahraman aleminde bu inişi en iyi yapan iron man’dir. hancock’un da kendi özgü bir stili vardır. spider man birçok konuda olduğu gibi bu konuda da yetersizken, hulk bu hareketle kamu malına zarar vermeyi adet edinmiştir.
velhasılı: süper kahraman inişi mühimdir. en az deadpool kadar büyük bir hayranlıkla izlenir.
deadpool
devamını gör...
eazy-e
eric lynn wright bilinen adıyla eazy-e amerikalı rap sanatçısı.
bir parçasında (bkz: dr. dre) ile (bkz: snoop dogg) ikilisine baya ağır ithamlarda bulunmuştur.
incelemek için
ayrıca (bkz: gta san andreas) oyunundaki (bkz: ryder) karakterinin ilham kaynağı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.
30 yaşında vefat etmiştir.
bir parçasında (bkz: dr. dre) ile (bkz: snoop dogg) ikilisine baya ağır ithamlarda bulunmuştur.
incelemek için
ayrıca (bkz: gta san andreas) oyunundaki (bkz: ryder) karakterinin ilham kaynağı olduğu bariz bir şekilde görülmektedir.
30 yaşında vefat etmiştir.
devamını gör...
ödünç verilen kitabın bir türlü geri gelmemesi
ödünç vermediğim için yaşamadığım sıkıntı.değerini bilen biriyse hediye ederim.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
ne geçmişi getirebiliriz ne de geleceği sadece anı yakalayıp yolumuza devam edebiliriz.
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
yok.
devamını gör...
teşekkür ederim
kullanmaktan sakınılmaması gereken iyilik sözü.
kartal bakışının keskinliğiyle gören, bakan, müdahale eden moderatörlere teşekkür ederim.
kartal bakışının keskinliğiyle gören, bakan, müdahale eden moderatörlere teşekkür ederim.
devamını gör...
m.ö. 26 ocak 1213 firavun 2. ramses'i mumyalayan işçilerin yevmiyelerinin verilmemesi rezaleti
az önce çaylak bir mısır'lı işçi arkadaşımızın ricası üzerine açmak istediğim başlıktır. yalnızca kendisi değil, birçok işçinin yevmiyesi verilmemiş.
merhabalar bu başlığı gündeme taşırsanız çok seviniriz. bizler firavun 2. ramses'in vefat etmesi üzerine nil deltasından apar topar getirtilmiş bir grup duvar işçisiyiz. adı parandes olan ve firavun 2. ramses'in çok yakın bir vassalı olan görevli, bize iki fıçı bira ödemeyi teklif etti, biz de kabul ettik. önce firavun'un ebatlarında alçıdan bir lahit dökmemizi istedi, dediklerini yaptık. ancak daha sonra işimiz olmamasına rağmen "bir zahmet mumyalayın da lütfen" dediler. bunu önce yapamayız, bizim ustalığımız dışında bir durum olduğunu söylediysek de bir fıçı bira daha teklif ettiler. yine kabul etmeyince mızraklı piyadeleri içeri çağırdı ve silah zoruyla yapmak durumunda kaldık. üstün körü mumyaladıktan sonra ücretlerimiz olan üç fıçı birayı istedik ancak oralı olmadılar ve bize resmen dalga geçer gibi "yaptığınız bu saçmalıktan bir de para mı istiyorsunuz! sizi kargılarımızla parçalamadan çıkın gidin buradan!" diyerek zorla piramitten dışarı attılar. bu kadar titiz bir işi neden saray görevlilerine değil de bizim gibi duvar ustalarına yaptırdılar bilmiyoruz. tek bildiğimiz, günlük yevmiyelerimizin verilmemesi. bu konuda hakkımızı arayacağız. sevgili okurlar #piramitişçilerinesesver tagine tweet atarlarsa seviniriz, olayı mahkemeye taşımak istiyoruz, desteklerinize ihtiyacımız var. teşekkürler.
merhabalar bu başlığı gündeme taşırsanız çok seviniriz. bizler firavun 2. ramses'in vefat etmesi üzerine nil deltasından apar topar getirtilmiş bir grup duvar işçisiyiz. adı parandes olan ve firavun 2. ramses'in çok yakın bir vassalı olan görevli, bize iki fıçı bira ödemeyi teklif etti, biz de kabul ettik. önce firavun'un ebatlarında alçıdan bir lahit dökmemizi istedi, dediklerini yaptık. ancak daha sonra işimiz olmamasına rağmen "bir zahmet mumyalayın da lütfen" dediler. bunu önce yapamayız, bizim ustalığımız dışında bir durum olduğunu söylediysek de bir fıçı bira daha teklif ettiler. yine kabul etmeyince mızraklı piyadeleri içeri çağırdı ve silah zoruyla yapmak durumunda kaldık. üstün körü mumyaladıktan sonra ücretlerimiz olan üç fıçı birayı istedik ancak oralı olmadılar ve bize resmen dalga geçer gibi "yaptığınız bu saçmalıktan bir de para mı istiyorsunuz! sizi kargılarımızla parçalamadan çıkın gidin buradan!" diyerek zorla piramitten dışarı attılar. bu kadar titiz bir işi neden saray görevlilerine değil de bizim gibi duvar ustalarına yaptırdılar bilmiyoruz. tek bildiğimiz, günlük yevmiyelerimizin verilmemesi. bu konuda hakkımızı arayacağız. sevgili okurlar #piramitişçilerinesesver tagine tweet atarlarsa seviniriz, olayı mahkemeye taşımak istiyoruz, desteklerinize ihtiyacımız var. teşekkürler.
devamını gör...
artık kazak çorap örebilen kadınların olmaması
artık odun kıran erkeklerin kalmadığı dönemle aynı dönemdir.
devamını gör...
normal sözlük'ün mükemmel bir sözlük olması
(bkz: tabii lan manyak mısın)
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
yeni üniversiteye başladığım, her şeye hevesle yaklaştığım bir dönemdi. ortamda : ben, o zamanlardaki henüz yeni flört ettiğim kız, yakın arkadaşım ve onun da tanıdığı olan müzisyen bir adam ve eşi var. yarım saat boyunca benim gitar çaldığımdan, bir araya gelirsek neler yapabileceğimizden bahsettik, her şey çok güzel gidiyordu; kayıtlarımızı dinledik, stüdyoda buluşmak için sözleştik. saatlerce gitar muhabbeti yaptıktan sonra adam bana "ne çalıyorsun ?" * sorusunu sordu ve ben "e.. ee gitaar?" cevabını verince bütün masa kahkahaya boğuldu... ama böyle dalga geçer bir şekilde. en çok da yanımdaki kız gülmüştü. sonra o müzik işi olmadı. şimdi baktığımda sallamadığım bi' şey ama insanın hevesi kırılınca üzülüyor, 10 yaşıma dönmüştüm utancımdan resmen.
devamını gör...
uzman
bir dalda belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimsedir. bu kişi işin çeşitli bölümlere ayrılması sonucunda işin en iyi yapılmasını sağlayacak uzmanlığa ulaşmıştır.
devamını gör...
sizin hiç babanız öldü mü
evet öldü diye yanıtlayacağım şiir.
açıkçası anlatmaya çalıştığı şey ne olursa olsun, bu tür şiirleri sevmiyorum. insanların aşırı hassas olduğu konuları nokta atışıyla bulup kanırtmak bana hoş gelmiyor. adı sanat da olsa...
aynı şekilde anneler günü, babalar günü gibi günler de bence hiç güzel değil. zaten canı acıyan insanların canını daha fazla acıtmaktan fazla bir işe yaradığını bugüne dek görmedim.
ilkokulda bilip bilmeden "anneniz/babanız ne iş yapıyor?" diye soran hocaların yaptığından çok da farklı değil. herkes her an özel duyguları ve bunların bağlı olduğu acılarıyla yüzleşmek zorunda değil.
neyse... bunlar kendi düşüncelerim olduğu için katılmayanlar olacaktır illa ki. onlara da saygı duyarım.
açıkçası anlatmaya çalıştığı şey ne olursa olsun, bu tür şiirleri sevmiyorum. insanların aşırı hassas olduğu konuları nokta atışıyla bulup kanırtmak bana hoş gelmiyor. adı sanat da olsa...
aynı şekilde anneler günü, babalar günü gibi günler de bence hiç güzel değil. zaten canı acıyan insanların canını daha fazla acıtmaktan fazla bir işe yaradığını bugüne dek görmedim.
ilkokulda bilip bilmeden "anneniz/babanız ne iş yapıyor?" diye soran hocaların yaptığından çok da farklı değil. herkes her an özel duyguları ve bunların bağlı olduğu acılarıyla yüzleşmek zorunda değil.
neyse... bunlar kendi düşüncelerim olduğu için katılmayanlar olacaktır illa ki. onlara da saygı duyarım.
devamını gör...
viyana
avusturya'nın başkenti ve dünyanın en yaşanılır şehri. aynı zamanda en güzel kışa sahiplik yapan tarihi şehir.
marketlerde benim gibi içme suyu aramayın, rezil olursunuz. sonra da sodanın asidini kaçırarak içmek zorunda kalırsınız bir süre.
viyana'da musluklardan akan su oldukça temizdir ve içilebilir. alpler'den gelen bu su, içtiğim en güzel su olabilir.
şehir içi ulaşım, haftalık 15€ olan sınırsız biletlerle metro ve tramvay aracılığıyla sağlanabilir. hatta bilet almasanız bile metro ve tramvaya binebilirsiniz ama tavsiye etmem, çünkü görevliler fark ederse yüksek cezalar yemeniz mümkün. onun dışında şehrin bisiklet ağı oldukça gelişmiş, birçok kişi ulaşımını bisikletle sağlıyor. neredeyse her yerde bisiklet yolları var ve bu yollar size tuna nehri'nin manzarası eşliğinde seyahat etme fırsatı sunuyor. cüzi bir miktara bisiklet kiralayıp rahatça istediğiniz yerlere gidebilirsiniz.
oldukça fazla türk var, onun için kendinizi yabancı hissetmiyorsunuz pek.
gidip schnitzel yiyin gibi klişe bir yeme içme tavsiyesi vermeyeceğim. herhangi bir restorana oturun ve menüyü isteyin, çoğu yöreseldir zaten. en kötü ihtimalle garsondan destek alırsınız.
insanları beklenilenin aksine sıcakkanlıdır, herhangi bir basketbol sahasına girip çevre kasabilir ve kafa dağıtabilirsiniz benim gibi.
bir kere giderseniz bağımlılık yapar, gece gündüz rüyalarınıza girer.
son olarak; prater'in oradaki köprünün altında keman çalan bir amca var, ona da allah rızası için 3-5€ atın.
ha bir de öpüşen bir çift görürseniz öküzün trene baktığı gibi bakmayın size zahmet.
marketlerde benim gibi içme suyu aramayın, rezil olursunuz. sonra da sodanın asidini kaçırarak içmek zorunda kalırsınız bir süre.
viyana'da musluklardan akan su oldukça temizdir ve içilebilir. alpler'den gelen bu su, içtiğim en güzel su olabilir.
şehir içi ulaşım, haftalık 15€ olan sınırsız biletlerle metro ve tramvay aracılığıyla sağlanabilir. hatta bilet almasanız bile metro ve tramvaya binebilirsiniz ama tavsiye etmem, çünkü görevliler fark ederse yüksek cezalar yemeniz mümkün. onun dışında şehrin bisiklet ağı oldukça gelişmiş, birçok kişi ulaşımını bisikletle sağlıyor. neredeyse her yerde bisiklet yolları var ve bu yollar size tuna nehri'nin manzarası eşliğinde seyahat etme fırsatı sunuyor. cüzi bir miktara bisiklet kiralayıp rahatça istediğiniz yerlere gidebilirsiniz.
oldukça fazla türk var, onun için kendinizi yabancı hissetmiyorsunuz pek.
gidip schnitzel yiyin gibi klişe bir yeme içme tavsiyesi vermeyeceğim. herhangi bir restorana oturun ve menüyü isteyin, çoğu yöreseldir zaten. en kötü ihtimalle garsondan destek alırsınız.
insanları beklenilenin aksine sıcakkanlıdır, herhangi bir basketbol sahasına girip çevre kasabilir ve kafa dağıtabilirsiniz benim gibi.
bir kere giderseniz bağımlılık yapar, gece gündüz rüyalarınıza girer.
son olarak; prater'in oradaki köprünün altında keman çalan bir amca var, ona da allah rızası için 3-5€ atın.
ha bir de öpüşen bir çift görürseniz öküzün trene baktığı gibi bakmayın size zahmet.
devamını gör...
tarih bölümünde okumak
sözel bir bölüm okumaktır.
sözel bir bölüm okumak için, sözel yanınızın kuvvetli olması gerekir.
sözel yanınızın kuvvetli olması demek, kıyısından kenarından edebiyat bilgisinin de olmasını gerektirir.
zira tarihi anlayabilmek için, edebiyatı da anlayabilmek gerekir.
ancak tarih bölümü okuyup, bitirip hala dahi anlamındaki de'leri ayıramıyorsanız, açıkta kalmanız olasıdır.
toparlarsak: açıkta kalıp suçu çevreye atmak yerine, kendinizi geliştirebilirseniz; belki bir gün şirinleri görebileceğiniz bir tarihçi olmanız için gerekli olan eylemdir.
sözel bir bölüm okumak için, sözel yanınızın kuvvetli olması gerekir.
sözel yanınızın kuvvetli olması demek, kıyısından kenarından edebiyat bilgisinin de olmasını gerektirir.
zira tarihi anlayabilmek için, edebiyatı da anlayabilmek gerekir.
ancak tarih bölümü okuyup, bitirip hala dahi anlamındaki de'leri ayıramıyorsanız, açıkta kalmanız olasıdır.
toparlarsak: açıkta kalıp suçu çevreye atmak yerine, kendinizi geliştirebilirseniz; belki bir gün şirinleri görebileceğiniz bir tarihçi olmanız için gerekli olan eylemdir.
devamını gör...
hesabım var
''ama matta incili 'nde ne denirdi: 'yarının derdi yarının olsun. her günün derdi kendine yeter...' ''
onur ünlü' nün kalemi ve yönetmenliğinden çıkan 'itirazım var' isimli filmin devamı niteliğinde 2020 temmuzda yayımlanan bu kitapta; kahramanımız selman bulut 'la, imamlıktan istifa ettikten hemen sonra bir pavyonda bağlama çalarak hayatını idame ettirirken karşılaşıyoruz.
onur ünlü 'yü seviyorum. yani daha doğrusu yaptığı işleri, yazdıklarını okumayı falan seviyorum. yoksa konuştuğu zaman söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum zira konuşurken kullandığı cümleleri seçmeye uğraştığı kadar, cümlelerin ağzından çıktıktan sonra anlaşılmaması üzerine de o kadar uğraşıyor bence...
itirazım var 'a çok gülmüştüm. hesabım var 'ı okurken çok daha fazla güldüğümü belirtmeliyim. bir kere selman bulut çok acayip bir adam. yani üstünde uzun uzun düşünülmüş, kafa yorulmuş, benim için neredeyse harikaya yakın bir kurgusal karakter. eski bir imam, gençliğinde boksla uğraşmış, antropoloji okumuş, felsefe ve edebiyata oldukça hakim, aynı zamanda bağlama çalan bir satranç tutkunu... yani böyle garip değişkenlerin, bileşenlerin bir bünyede vücut bulmaları/bulabilmiş olmanın ihtimalleri bile nedense bana çok garip bir keyif veriyor.
24 saat riv riv riv kemençe, tulum çalınan; erkan ocaklı, ismail türüt, recebim, gökhan birben, volkan konak ve daha ismini sayamadığım bir sürü karadenizli sanatçının severek dinlenildiği bir evde yetişmiş bir çocuk olarak tuttum bağlamaya heves ettim, ders kurs almadan kendi kendime yetecek kadar kurcalayarak öğrendim. ben de alevi deyişlerine en az selman bulut kadar düşkünümdür mesela...belki de bundandır selman bulut'u kendime çok yakın görmem, bilemedim...
bu gereksiz detaydan sonra kitaba tekrar dönecek olursak spoiler vermeden bir kaç şey paylaşmak istiyorum. mesela kurgu ve olay örgüsünü beğendim. okurken, okuduklarınızı takip ederken, birleştirirken yorulmadım hiç. yağ gibi akıp gitti kitap. ayrıca kitaptan uyarlanan bir film gibi değil de filmden sonra kitabı okumak karakterleri gözünüzde canlandırabilmenize de çok yardımcı oluyor. mesela kitaptaki tüm selman bulut konuşmalarını serkan keskin 'in sesiyle okudum zihnimde. efrahim 'i umut kurt 'un sesiyle okudum. cihan başkomiser 'in sesini osman sonant 'la okudum ve bu acayip hoşuma gitti...
umarım yakın bir zamanda çekilir de sinemada izleyebilirim.. itirazım var 'ı izleyen herkese tavsiyemdir.
kitaptan bir alıntıyla başlamıştım girdiye, spoiler sayılmayacaksa kitaptan küçük bir diyalog paylaşarak da sonlandırmak istiyorum:
'' tarih öğretmeni falan değilmiş mesela abi..'' dedi simlâ üzgün üzgün...
''tahmin etmiştim'' diye homurdandı selman bulut. ''imam-ı azam 'ı bile duymamıştı hayatında...''
''imam-ı azam mı konuştunuz abi randevuya çıktığınız kadınla?''
''konuşamadık işte'' diye hayıflandı selman bulut...
onur ünlü' nün kalemi ve yönetmenliğinden çıkan 'itirazım var' isimli filmin devamı niteliğinde 2020 temmuzda yayımlanan bu kitapta; kahramanımız selman bulut 'la, imamlıktan istifa ettikten hemen sonra bir pavyonda bağlama çalarak hayatını idame ettirirken karşılaşıyoruz.
onur ünlü 'yü seviyorum. yani daha doğrusu yaptığı işleri, yazdıklarını okumayı falan seviyorum. yoksa konuştuğu zaman söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum zira konuşurken kullandığı cümleleri seçmeye uğraştığı kadar, cümlelerin ağzından çıktıktan sonra anlaşılmaması üzerine de o kadar uğraşıyor bence...
itirazım var 'a çok gülmüştüm. hesabım var 'ı okurken çok daha fazla güldüğümü belirtmeliyim. bir kere selman bulut çok acayip bir adam. yani üstünde uzun uzun düşünülmüş, kafa yorulmuş, benim için neredeyse harikaya yakın bir kurgusal karakter. eski bir imam, gençliğinde boksla uğraşmış, antropoloji okumuş, felsefe ve edebiyata oldukça hakim, aynı zamanda bağlama çalan bir satranç tutkunu... yani böyle garip değişkenlerin, bileşenlerin bir bünyede vücut bulmaları/bulabilmiş olmanın ihtimalleri bile nedense bana çok garip bir keyif veriyor.
24 saat riv riv riv kemençe, tulum çalınan; erkan ocaklı, ismail türüt, recebim, gökhan birben, volkan konak ve daha ismini sayamadığım bir sürü karadenizli sanatçının severek dinlenildiği bir evde yetişmiş bir çocuk olarak tuttum bağlamaya heves ettim, ders kurs almadan kendi kendime yetecek kadar kurcalayarak öğrendim. ben de alevi deyişlerine en az selman bulut kadar düşkünümdür mesela...belki de bundandır selman bulut'u kendime çok yakın görmem, bilemedim...
bu gereksiz detaydan sonra kitaba tekrar dönecek olursak spoiler vermeden bir kaç şey paylaşmak istiyorum. mesela kurgu ve olay örgüsünü beğendim. okurken, okuduklarınızı takip ederken, birleştirirken yorulmadım hiç. yağ gibi akıp gitti kitap. ayrıca kitaptan uyarlanan bir film gibi değil de filmden sonra kitabı okumak karakterleri gözünüzde canlandırabilmenize de çok yardımcı oluyor. mesela kitaptaki tüm selman bulut konuşmalarını serkan keskin 'in sesiyle okudum zihnimde. efrahim 'i umut kurt 'un sesiyle okudum. cihan başkomiser 'in sesini osman sonant 'la okudum ve bu acayip hoşuma gitti...
umarım yakın bir zamanda çekilir de sinemada izleyebilirim.. itirazım var 'ı izleyen herkese tavsiyemdir.
kitaptan bir alıntıyla başlamıştım girdiye, spoiler sayılmayacaksa kitaptan küçük bir diyalog paylaşarak da sonlandırmak istiyorum:
'' tarih öğretmeni falan değilmiş mesela abi..'' dedi simlâ üzgün üzgün...
''tahmin etmiştim'' diye homurdandı selman bulut. ''imam-ı azam 'ı bile duymamıştı hayatında...''
''imam-ı azam mı konuştunuz abi randevuya çıktığınız kadınla?''
''konuşamadık işte'' diye hayıflandı selman bulut...
devamını gör...
saian
''saian veya doğum adıyla necati güney erkurt, türk rap sanatçısı ve söz yazarıdır. 2001 yılında üniversite nedeniyle istanbula gelmiş ve istanbul teknik üniversitesi gemi inşaat ve deniz mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. ayrıca, patron'un ağabeyidir. 1994 yıllarında rap müziğe ilgi duymaya başlamıştır.''
güzel parçaları var efendim. ilk dinlediğim parçası aziz nesin'in ''70 yaşım merhaba'' adlı kitabında yer alan öyküyü rap parça haline getirmiş olduğu kan yüzüğü.
son zamanlarda ece ayhan'dan da parçaları mevcuttur. severek dinliyoruz!
güzel parçaları var efendim. ilk dinlediğim parçası aziz nesin'in ''70 yaşım merhaba'' adlı kitabında yer alan öyküyü rap parça haline getirmiş olduğu kan yüzüğü.
son zamanlarda ece ayhan'dan da parçaları mevcuttur. severek dinliyoruz!
devamını gör...
epidemiyoloji
epidemiyoloji, toplumdaki hastalık ve sağlıkla ilgili durumların dağılımlarını, görülme sıklıklarını ve bunların nedenlerini inceleyen bir bilim dalıdır. sağlığı geliştirmek ve hastalıkları azaltmak için sağlık bilgilerini toplamayı, yorumlamayı ve kullanmayı amaçlar. epidemiyoloji kelimesi kökenini yunanca'dan almıştır.
devamını gör...

