elleriyle sokak köpeklerine su içeren güzel ülkemin güzel insanlarıdır.

devamını gör...

(bkz: hümanizm)
devamını gör...

fatih erkoç-yana yana.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu islam toplumları kadınla uğraştığı kadar bilimle uğraşsa mars'a ayak basardı dedirten zorlama.
devamını gör...

atatürkle allah'ı kıyaslayıp şirke düştükleri ağlama duvarına dönmüş olan başlıktır.
mabed tapınak vb yazanların türbelerden dilek dilemesi ise ayrı bi muammadır. kısaca ata'nın mezarı ankara'nın çiçeğidir..
kaldı ki atatürk de ilahlaştırılmak istememiştir.
ülkesi için gazi olup cumhuriyeti ilan etmiş ve kurtarmış emeği yadsınamaz başkomutanın ankarayı güzelleştirmesine denir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anlık düşünülmüş bir nick benimkisi. öyle hikayesi falan yok yani. sözlüğün adıyla da uyumlu olduğu için çok hoşuma gitmişti gerçi sözlüğün adı değişti ama olsun. nickimi gördükçe kafa sözlüğü yad edersiniz artık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben yine kendimi date'e çıkardım... kendime güzel oldum ama olsundu.. soğuk kahveyi çok seviyormuş kendim.. neyse kendimize yeteriz.. denizi izleyerek kahvemi içiyorum, fonda yüzyüzeyken konuşuruz çalıyor.. oooohh.. *
devamını gör...

deniz oldum, kendimden olmayanı savurdum, içimdekileri karaya bir gün mutlaka vurdum .

toprak ana oldum, sevdim. karşılık beklemeden, en saf şeklimle sevdim. ruhumla besledim gönlüme ekilen tohumları. bazılarının toprağı ben değildim, sustum.

ağaç oldum, kök saldım. gölgemle huzur, meyvemle hayat oldum.

bulut oldum ağladım, göz yaşımla can verdim toprağa. bin dereye, bin göle su oldum, aktım yolumu buldum.

güneş oldum, ay'a ışık, gezegenlere can oldum. kimi zaman kavurdum, kimi zaman kavruldum.

rüzgar oldum, savruldum. yeri geldi duruldum. ağaçlarla konuştum. yaprakları okşayıp ıslıklarla duyuldum.

gün oldum, gece oldum. bir çiçeğe arı oldum. en güzel balları yapıp önlerine sundum. bazen göldeki bir balık bazen de gökteki kuş oldum. uçtum durdum, kanadımdan vuruldum.

kısacası doğa ile var oldum. bazen içinden bir parça bazen de ta kendisi oldum. kirlettiğim kadar kirlendim, sevdiğim kadar sevildim ama ben yaşamayı ondan öğrendim.
devamını gör...

günaydın sözlük.
nasıl gidiyor bakim?
sabahlar uyanmak içindir, asmayın suratınızı.
geçin telefonun karşısına, güzel bir poz verin kendinize, gerekiyorsa elleyin azıcık resme, daha güzel yapın onu.
atın onu sosyal medyaya, dosta keyif verin, düşmanı çatlatın.
sonrada çaylı ya da kahveli keyif yapın.
ama mesai de kemde kümde demeyin
şımartın kendinizi.
hadi bekliyorum.
kendime çaylı tatlılı, size dilediğiniz ikramlıklarla dolu bir gün diliyorum.
birde hoş müzik bırakayım.
hadi bakiyim, çok eğleneceğuk çok.

devamını gör...

hemen her şeye sinirlenen, etrafındaki her şeyden rahatsız olup agresifleşebilen bir insan olmaktır. yanındakiler daha neye kızdığını anlamadan esip gürlemeye başlar.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
her zaman güzel mi bu kadar,
bu eşya, bu pencere?
değil,
vallahi değil;
bir iş var bu işin içinde.
* *
devamını gör...

-iki yıllık mı dört yıllık mı?
+ çok yıllık diye son noktayı koymuşumdur.
devamını gör...

benim için sohbet etme fırsatı bulduğum, güzel bir enerji yakaladığımı düşündüğüm tüm yazarlardır. genel olarak da tüm sözlük ahalisini severim. hepiniz benim bebeklerimsiniz..

sürekli iştahımı açan pastirmalicorekim, nükleer kraliçem umurumda bile olmaz nükleer denemelerim, sesiyle büyüleyen quinnim, avrupalı soydaşım kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası cancağızım, kedi anası elma kurdum, hepimizin üye olduğunu var saydığım yaprak sarma fan kılapcığım, naif sürpriziyle kalbimi ısıtan rujum olmadan asla arkadaşım, benim gibi ekşi olan kuzguncuktaki vişnem, merdumgiriz_ dostum bunlardan bir kaçı..
unuttuğum vardır elbet şimdiden affola.. ilk etapta akla gelenleri sıralamak istedim. bazen insan duymak, okumak ister..
devamını gör...

cogito ergo sum. descartes böyle demiş. lakin burada sadece insanların düşündükleri için farklı olduğu ve varoluşlarını gerçekleştirdiklerini anlattığını sanmıyorum. çünkü , descartes "mükemmel" kavramı üstünden tanrıyı kanıtladığını düşünmüştür. bu fikre göre ; mükemmellik kavramını göremese ve deneyimleyemese bile , bunu düşünebildiği için mükemmelin gerçek olduğunu ve bunun sadece tanrı da olabileceğini dolayısıyla tanrının olduğunu ve mükemmel olduğunu söylemiştir. yüzeysel düşününce mantıklı. demek ki descartes düşünülebilen şeylerin gerçekten var olduğunu anlatıyor. tanrı , zaman vb. olgular düşünülebiliyorsa vardır. ancak bu olgular sadece düşünülebilen ama görülemeyen ve dünya hayatında hiç bir zaman deneyimlenemeyen şeyler olmalıdır bence. peki o zaman ya dinler ? dinleri görüyoruz , içlerine girip deneyimleyebiliriz. bu düşünceye göre demek ki dinler sadece bu dünya için geçerli olmalıdır. tanrı katında hükmü bulunmamalıdır.
devamını gör...

güneşin batmaya yeltendiği bir akşamüstü zamanı, denizden çıkıp hafif kuruma emareleri gösterirken esen ılık bir rüzgar eşliğinde yapılmasının yasaklanması gerektiğini düşündüren sakıncalı eylem, cık cık cık.
devamını gör...

yönetmenliğini tevfik başer'in yaptığı 1986 yapımı film.

film, evlendiği adam ile birlikte almanya'ya giden turna'nın hikayesini anlatır. baba evindeki esaretinden kurtulduğunu düşünen turna, almanya'da eşi tarafından 40 metrekarelik bir evde kilitli kapılar ardında yaşamaya zorlanır. bir süre sonra akıl ve ruh sağlığını yitiren turna eşine kendisini köye göndermesi için yalvarır.

göç temasını merkeze alan film bununla birlikte yaşanan uyum problemine parmak basıyor. kültürel farklılıklar, yabancı olunan bir dil ve bunların ortaya çıkardığı korku çok başarılı bir şekilde aktarılmış. aynı zamanda filmin kırsal toplum kültürünün daha büyük kültür ve topluluklara karşı olan düşünce ve tutumu (dışarı çıkıp onlar gibi o.r..u mu olmak istiyorsun?), dolayısıyla ataerkil kültürün kadın üzerinde yarattığı baskıyı etkileyici biçimde resmettiği söylenebilir.

özay fecht'in oyunculuğunu her ne kadar yetersiz bulsam da film konusu ve atmosferi itibariyle kendini izletiyor. filmin 80 dakika olduğunu da düşünürsek bence epey izlenebilir bir film. bununla birlikte yaman okay tiyatro oyunculuğuna benzer bir performans ortaya koymuş, oldukça sevdim. filmin içindeki diyaloglar modern estetiklerden uzak gibi gözükse de gerçekte kurduğumuz iletişimle çok paralel ve bu yüzden de fazlasıyla gerçekçi olduğunu düşünüyorum. sinema severler mutlaka bir bakmalı.
devamını gör...

düğün istemiyorum, o parayı yiyebiliriz.
devamını gör...

millete ne bildirimler gidiyor dediğim başlık!

bizde beğeni bildirimi bile gelmesindi!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim