gözlem yaparken atmosferin neden olduğu olumsuz etkiler yüzünden, atmosfer dışına gönderilerek oradan veri sağlayan teleskop türü. bunlar aynı zamanda yapay uydulardır.

atmosferimiz, her türden elektromanyetik dalganın yeryüzüne gelmesine izin vermez. örneğin x ışınları... oysa uzayda x ışını yayan birçok kaynak bulunur ve bunlar hakkında gözlem yapılabilmesi için atmosferin etkisinden kurtulmak gerekir.

ayrıca sintilasyon dediğimiz titreşme hareketleri de atmosfer kaynaklıdır. mesela yıldızlara baktığınızda ışıklarının kırpıştığını görürsünüz. bunun nedeni atmosferdir. büyük rasathanelerin genellikle yüksek bölgelere kurulmasının başlıca nedenlerinden biridir bu.

uzay teleskopları yukarıdaki durumlar nedeniyle devreye girer. hubble uzay teleskobu gibi önemli araçlar, bugüne dek bize dünya üzerinden yapacağımız gözlemlerle ulaşamayacağımız kadar değerli veriler gönderdiler.
devamını gör...

tavla şans, satranç ise bilgi ve pratik gerektirdiği için karşılaştırılmalarını doğru bulmadığım versus.
devamını gör...

hamile olmaktan korkma durumu.
bu fobiye sahip kişiler, bırakın cinsel ilişkiyi ortak tuvalet kullanmaktan dahi imtina edebiliyorlar.
devamını gör...

bütün gün seni düşündüm
devamını gör...

arkadaşlar sözlük küfürsüz dendi, muhafazakar değil. ınsanlar özgürce her başlığı açıp, konuşamadıktan sonra özgürlük kelimesi askıda kalmış olur. ortada küfür, hakaret yoksa tamam. sözlüğü imam hatip lisesine çevirmenin anlamı yok.
devamını gör...

boşver, kavuşmak şart mı ?
bazı şeyler yokken güzel.
devamını gör...

kızgınlık geçiçidir. içinizde yanan ateş bir müddet sonra soğur. yerini nefrete bırakabilir. belki de hakverirsiniz, hatanın kendinizde olduğunu düşünmeye başlarsınız. yıne de kızgın olma hali tehlikelidir. kızgınlık miktarı arttıkça karşıdaki kişiye zarar verme isteği de o derecede artar. genel hali asabi olan insanların kızgınlık duygusunu yaşaması daha sık olur. bu insanlar aynı ölçüde çabuk sakinleşebilir. ancak çabuk sinirlenmeyen, daha yavaş tepki hızına sahip insanların kızgınlıkları daha yoğun olup sakinleşme süresi daha uzundur. kızgınlık ekseriyetle engellenmiş hissi ile birlikte oluşan durumdur.

kırgınlık ise çok daha naif gibi görünen bir duygudur. çoğu zaman yanlış anlaşılmış olma hali ile zuhur eder. sevdiklerimize kızgınlık yerine kırgınlık hissederiz. kırgınlığı ifade etmek daha zordur. kırgınlık yaşanılan durumda ifade etmek karşı tarafı da kırma ihtimalini ya da karşı tarafın kabul etmeme ihtimalini de beraberinde getirir. affetmesi de bir o kadar uzun sürebilir. kırgınlık gerçekten affedilir mi? emin değilim. affetim demek, iletişime kaldığı yerden devam etmekle gerçekten affetmek olmamış gibi görebilmek arasında bayaa fark var cünkü. affetmiş gibi yaptığımızda karşı taraftan her an aynı ya da benzer bir davranış beklenir içten içe. gerçekten affedebilen ve tekrar aynı davranışı beklemeyen insanlar karşı tarafı çok iyi tanımış, zaten yanlışlıkla yapılmış olduğunu hatta belki de hatanın bir kısmını o o davranışa sürükleyen kendisi olduğunu düşünerek affeder.

kendi adıma bir kaç kez kızdığım insana bir süre sonra kızmayı bırakırım. çünkü artık değişmeyeceğine, farklı düşünce ve duygular içinde olduğumuza ikna olurum ve tekrar kızmayacağım bir uzaklığa doğru kendimi çekmeye çalışırım. ilk gençlik yıllarımda çok kızgın bir insandım. özellikle aileme karşı bir anda öfke patlamaları yaşardım. bu durumun ortadan kalkması için gerçekten çok çaba sarfettim.
yine de abime göre ben halen eserikli birisiyim. her kızdığımda sakinleşince sorardı. "lodos geçti mi?" eşim de evliliğimizin ilk yıllarında olaylara çabuk tepki gösterdiğimi, çok çabuk kızdığımı söyler, beni bu konuda çok eleştirirdi. zamanla bu huyumu düzeltmeye başladım.
galiba bugün çevrem tarafından daha sakin bir insan olarak anılmamın sebebi bunu başardığımın göstergesi.
nasıl yapabildiğime gelince; insanları tanırken onların hayatını her yönü ile incelemeye, düşünce ve yetiştirilme tarzlarına dikkat etmeye, onlardan gelecek zararları önceden kestirmeye başladım. bu noktada olaylardan çok ruhsal çözümlemelere yer veren roman ve öykü okumaları ben fark etmeden beni büyük oranda ehlilleştirdi. yine de adımız çıkmış dokuza inmez sekize hesabı eşimin gözünde ben her an patlamaya hazır bir bombayım. oysa ben şimdilerde ona pek az kızıyorum. kızgınlığı bıraktığım dönemlerde sürekli kırılıyor, kırgınlık yaşamak için bahane arıyordum. şimdi kırgınlık da yaşamıyorum. artık onu ve beni çok iyi tanıdım. en azından 14 yıllık bir evliliğe göre amaçlarım ve önceliklerim değişti.
peki eşimin beni halen çabuk kızan bir insan olarak görmesi umrumda mı ?
hayır !
neden ?
çünkü bendeki değişimi fark etmiyor olmak onun sorunu. hem ne demiş mevlana; "sen ne söylersen söyle, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır."

kırgınlık ise öyle değil. insanın celladına aşık olması gibi kırılır kırılır yeniden ona dönerim. hani hayırsız olarak nitelendirilen bir evlattan annesinin hiç umudunu kesemiyor olması gibi.
çok sevdiğim iki gözümün çiçeği iki arkadaşım var. ikisi de düşünce dünyası anlamında, hayatı algılama şekli anlamında benden biraz uzak insanlar. ilk zamanlar onlara çok kırılır hiç bir şey belli etmezdim. sonra sonra anladım ki onlar beni kırmak için yapmıyorlar. ben onlardan yapamayacakları şeyler bekliyorum. zaman zaman kırgınlıklarım yerini "farklılıklarımızla birbirimizi geliştiriyoruz" a bıraktı. şimdi onları çok iyi tanıyorum ve verdikleri tepkiler beni rahatsız etmiyor. aynı süreci onlar da benimle yaşamıs. dostluk dediğimiz duruma da bu kırılmaları tamir ede ede geldik. ne mutlu bize.

tüm bu yazdıklarımın sonucunda kızgınlık ve kırgınlığı en az seviyede yaşamanın benim açımdan en önemli formulü şu; kendini sevmek ve kendine güvenmek.
tanım: kızgınlık ve kırgınlık duygularının özelliklerinin anlatıldığı başlık.
devamını gör...

ismini veremeyeceğim birtakım kimyasal maddeler üretiyorum. yalnızca üretim değil satıştan da sorumluyum.
devamını gör...

her şeyi biliyormuş gibi bilmişlik taslamaları, kıskanç olmaları ve bunlar yetmiyormuş gibi bir de boş egoya sahip olmalarıdır.
devamını gör...

kesin işi düşmüş kişidir.
devamını gör...

geceye notum 100, aferin lan gece, ne güzel karardın.
devamını gör...

akademisyen bir arkadaşımın bulamadığı bir kitap varmış, bende vardı, istediği okuma parçasının fotoğrafını çekip gönderdim, ondan öykünerek makale hazırlayacak, dolaylı da olsa ben de insanlık için bir şey yapmış olur muyum acaba? *
devamını gör...

bir dönem ınstagram hesaplarından grup üyelerinin kavga dovuslerini izlemek zorrunda kalsam da güzel türküleri ile kulağın pasını silenlerdendir. söylediği türküleri dinlerken havada bir top but olup ordan oraya gezdiğimi hayal ederim. mavilim türküsünü çok güzel seslendirirler. annemin sevdiği bir türküyü de şu güzel cumartesi sabahına ilistirelim. buradan
devamını gör...

domates çorbası,
tost,
makarna,
omlet.
devamını gör...

hayatımızda olması gereken kişiler biz büyük bir çaba sarf etmeden de olacak kişilerdir. onlar iyi ki dediğimiz gruptadır.
diğer eksilen, hayatımızda yeri olmayan kişiler ise onlar için ne yapsak nafile. isterseniz çok sevin, isterseniz gitmemesi için elinizden geleni yapın, bir kılıf bulur gider. böyle kişiler kısa hayatımızda zaman kaybıdır, salın gitsinler, geri dönmeye çalışanlar olacaktır illa ama o eski siz değilsinizdir ve en doğru karar ile iyi ki yoksun iyi ki gittin, dersiniz.
devamını gör...

davet:

dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
devamını gör...

dizilerin, filmlerin canlı çekildiğini sanıyordum. öyle olmadığını öğrendiğim an da şöyle:
ekmek teknesi başlayana kadar başka bir kanalı seyrediyorduk ve kadir çöpdemir'in bir tv programı vardı. bir an durdum ve dedim ki "aaaa dizi başlamak üzere nasıl yetişecek kirli"
devamını gör...

değişik başlıktır.
bu aralar sözlüğe pek giremiyorum (kendi standartlarıma göre)
maç falan izliyorum kitap okuyorum sınavlar başlayacak.
ayrıca zenginiz diye gizli gezinme özelliğini alacak değiliz.
takipçi görmeyi de almadım.
ayrıca (bkz: ıvan mılınski kim ulan) açmayın şöyle saçma sapan başlıklar.
faydalı başlıklar açalım burası ciddi bir sözlük.
yan tarafta bilim tartışıyorlar oraya geçelim.
devamını gör...

babamın işsiz olduğu bir dönemde yaşamıştım bunu yeni gelen ögretmen ne iş yaptığını değil nerede çalıştığını sormuştu, sehirdeki büyük fabrikalarin adini duyunca gözleri parliyordu resmen babam şu an işsiz diye sınıfın ortasında söylemeye utanınca -ki şimdiki aklım olsa asla utanmazdim- tenefüste ağlayarak itiraf etmiştim yalan söylediğimi eğitim hayatımda tanıştığım onca öğretmen arasında hala bir tek ondan nefret ederim.
devamını gör...

hikayede durmadan inandırıcılık arayarak bencil meraklarını tatmin etmeye çalışacağına bari beratın yardım ihtiyacına cevap vermeye çabalayan ve malesef senin gibi kendi egosunun gölgesinde yaşadığı halde etrafını bencillikle suçlayıp durmayan insanların yolunu tıkamasan ayrıca üstelik bi de sencil havalarda ortalıkta dolaşmasan daha iyi olmaz mı rüya?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim