bu telefonun easter egg'ini vereyim de bi gün medeniyet çöker de dışarıda bir ericsson gf 768 bulursanız canınız sıkılmadan oynayabilin. köftehorlar sizi.

herhangi bir yere text yazarken yandaki ses açma kapama tuşlarından birine basıp hemen akabinde rakamlardan birine basarsanız normalde alfabesinde olmayan unicode karakterler çıkarabilirsiniz ekrana. her seferinde random çıkar.

tam listesini tabii ki hatırlamıyorum, manyağım da yani o kadar da değil.

ƀ ʀ ȩ falan gibi şeyler işte.

alın şimdi bu dünyanın en gereksiz bilgisiyle naparsanız yapın.

not: t10, t20 gibi aynı seriden diğer telefonlarda da işler.
devamını gör...

az ve öz tanım giren yazarlarımız için geliştirdiğimiz yeni özelliğimiz. kıyıda köşede sessiz sedasız takıldığın için seni unuttuk sandın değil mi? unutmadık sevgili yazar unutmadık...*

belirli kriterleri karşılayan tanımlara madalya takacağız.
bu madalyalar yazarın tanımının hemen üzerinde gözükecek.
puan tablosunda "madalyalı yazarlar" bölümü oluşturduk, buradan da kimin kaç madalyası var görünür kıldık.
yazarların profilinde mahlasın hemen altında madalya sayısını sergilemekteyiz, üzerine basıldığında madalyalı tanımlarını listelemekte.

madalya alan tanım 20 fazladan karma puan kazanmakta.
aynı zamanda ileride, belirli bir madalya sayısı biriktiren yazarlara ödüller vermeyi de düşünüyoruz.

madalyalı tanımlarımız, moderatör ve editörlerimiz tarafından tespit edilecek ve madalyası takılacak.

madalya kriteri için ise ;

150 kelime ve üzerinde olması,
kitap- film kategorisi (kitap, dizi-film, müzik) ve bilgi içerikli tanım olması,
tamamen özgün olması.

not : alıntı içerisindeki kelimeler 150 kelimeye dahil edilmeyecektir.

geçmişe yönelik bütün madalyalarınız teslim edilip, itina ile verilecektir. *

aynı zamanda karma puan sisteminde de güncellemeye gittik.

(bkz: karma puanı sistemi)

bu müthiş, muazzör fikrimizi, fikir olmaktan çıkartıp yayına alan iko belediyesine kocaman sevgiler.

pek yakında kafa sözlük kulüpleri ile sizlerleyiz. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yazmak, konuşmak değildir. yani konuşur gibi yazmak, yazmak cinsinden değildir. yazmak, konuşurken yapamadığın gibi konuşmaktır. yazmak bir içebakıştır, dışavurumdur. başkalarını her zaman okuyabilirsiniz ama kendinizi okumak için yazmanız gerek.

yazmak kişisel bir eylem olmalı, kendi iç dünyanın kalbine doğru, yolculuğa çıkmak gibi olmalı yazmak. kurgulamadan yazmak boş konuşmaya benzer. kurgu tasarlamaktır, özenle seçip bir araya getirmektir, kafa yormak, hayal etmek üzerine düşünmektir. yazmak kendini keşfetme sürecidir.

zihinden doğruca sözcüklere ve sözcüklerden okuyanın doğruca zihnine akan bir enerjidir yazı. ağızdan çıkan sözler kalbin fltresinden geçmez çoğu zaman. seslerde kulaktan kalbe inmekte zorlanır. yazı ise zihinde yer bulur kendine okuyucu aklıyla konuşturur yazıyı zihninde kendi içinden geçen sözcükler kalbe sızan kolay bir yol bulur kendine.
devamını gör...

bir şiir adına açılmış başlık.

ama başlık altında o şiirin tamamı yok? her şey var, şarkılar, diziler, şairin aile yapısı ama başlığı açılmasına sebep olan şiirin tam hali yok.*

buyrun, şiire ve şaire ayıp olmasın.
----+


açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sahili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız
devamını gör...

eskiden gıcık olurdum kibirli insanlara artık her türlüsü komik geliyor. farkındalarsa bazıları sevimli bile olabiliyor. nasıl mı?

bunlara gaz verin ve duvara tosladıklarında seyredin.

şüphesiz akıl sahipleri için çıkarılacak dersler vardır.
devamını gör...

bitmek bilmeyen bir belirsizlik halidir hayat.
devamını gör...

bugün biraz bükük bir yüreğim var. birçok kelime ile tanımlayabilirim ama siz şu diğerlerinden ayrı düşmüş sandalyeye bakın tam olarak ben de biraz böyle dışarıda, biraz da tek başımayım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“ istediğin zaman ateşe atma cesaretini gösteremeyeceksen,
ruha neden ihtiyacın var ? ”

n.andreyev
devamını gör...

dilimize insan hakları olarak çevrilmiş olan ve iki ciltten oluşan thomas paine eseri. ilk kısmı 1791 yılında yayımlanmıştır ve veraset sistemine bir taşlama niteliği taşır. eserin ikinci kısmı ise bir yıl sonra yayımlanmıştır ve ingiltere'de büyük bir galeyana sebep olur. pain, ikinci kısımda yasaların sorgulanabilir olması gerektiğini, toplumun alt tabakası olarak görülen yoksul sınıfın sorunlarını ve haklarını ele almış; mutlak ve sorgulanamaz bir yönetimi reddetmiştir. eser, özünde ihtilal karşıtı açıklamalar yapan edmund burke'a yönelik bir eleştiri ve fransız ihtilalinin haklı sebeplerini aktarmak üzerinedir. çoğu eserinde olduğu gibi paine onlarca satan bu kitaptan tek kuruş bile para almamayı tercih etmiştir.

--- alıntı ---

“there never did, there never will, and there never can, exist a parliament, or any description of men, or any generation of men, in any country, possessed of the right or the power of binding and controlling posterity to the "end of time," or of commanding for ever how the clauses, acts or declarations by which the makers of them attempt to do what they have neither the right nor the power to do, nor the power to execute, are in themselves null and void. every age and generation must be as free to act for itself in all cases as the age and generations which preceded it. the vanity and presumption of governing beyond the grave is the most ridiculous and insolent of all tyrannies. man has no property in man; neither has any generation a property in the generations which are to follow.”

--- alıntı ---
devamını gör...

doğramak stres için bire birdir.*
devamını gör...

1642-43 yıllarında hollandalı denizci abel tasman'ın kıyılarını gezdiği (bkz: avustralya)'ya verdiği isim.
devamını gör...

başlıklara yazmak isteyen yok nedeni bazı arkadaşların hayırlı forumlar demesi olabilir. insanları rahat bırakın yoksa çok fena olur.
devamını gör...

oya aydoğan*
boğazına patates kızartması kaçmıştı.
devamını gör...

allah affettsin kafayı sedat peker'le bozmuşuz dedim adam müzik sektörüne de mi girdi. klipte ilk 10 saniye her yerde sedat peker aradım. zor zor türkiye simülasyonu baya çetin geçiyor.
devamını gör...

kimine günaydın kimine iyi geceler, bu adam uyur. seviliyorsunuz. *
devamını gör...

en üstün iyiliğin "haz" olduğunu ileri süren bir felsefi akımdır. bu bağlamda ahlaki eylemlerin amacı hazdır. haz da kişiyi mutlu eder. hedonizme göre bir eylem haz getiriyorsa iyi ve doğru bir eylemdir. hedonistler insanın doğası gereği acıdan kaçtığını bu yüzden de davranışlarımızın hazza yönelik olmasını söyler.
devamını gör...

aklımın iplerini saldım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iki kedim var. ikisini de sokaktan kurtarılmış halde sahiplendim, başka isteyen kimse olmamıştı yavrularımı. iyi ki de istememişler, bu güzellikler tek başıma yaşadığım evimde bana arkadaş oldular.
kedilerimin biri dişi biri erkek. dişinin adı alaca, erkeğin adı behlül. alaca bir tortoiseshell türü kedi olduğu için sahiplendiğim kişi renginden dolayı bu ismi koymuş, alışmış da kızım ismine. ben alınca değiştirmedim o yüzden. behlül'ün isim annesi ise kardeşim. sarman bir yakışıklı olduğu için ismi cuk oldu, biraz kaçma huyu da var *. ismine alıştırmaya çalışıyorum şimdi, bakalım sonuç ne olacak.
devamını gör...

anavatanı fransa'nın bordeaux bölgesi olan ve beyaz şarap yapımında kullanılan yeşil kabuklu bir üzüm çeşididir. büyük olasılıkla adını kökenleri nedeniyle fransızca sauvage (vahşi) ve blanc (beyaz) sözcüklerinden alır. pazarlama terimi olan "fumé blanc" (dumanlı beyaz) olarak da adlandırılır. fransa haricinde dünyadaki şarap bölgelerinin çoğuna ekilir. iklime bağlı olarak gelişen lezzeti agresif çimenli ağaçlardan tatlı tropiklere kadar değişebilir. geç olgunlaşması üzümün asit-şeker dengesi için daha fazla zaman kazanmasını sağlar. bu denge şarabın içerdiği aroma yoğunluğunun gelişiminde önemlidir. soğuk iklimlerde yetiştirildiğinde daha asitli olmakla beraber çimen, yeşil biber, çiçek ve ısırgan otu notaları, sıcak iklimlerde ise daha çok tropikal meyve notaları geliştirir. ancak aşırı olgunlaşması sahip olduğu aromaları kaybetmesine neden olabilir. şarap uzmanları loire vadisi ve yeni zelanda'da yetiştirilen sauvignon blanc üzümü için "net, zarif ve taze" ifadesini kullanırlar. ideal servis sıcaklığında balık veya peynirle, özellikle de keçi eti ile iyi gider. aynı zamanda suşi ile iyi bir şekilde eşleşebilen birkaç şaraptan biri olarak bilinmektedir. sauvignon blanc üzümünden üretilen şarapların yaşlanma potansiyeli zayıftır ve genellikle genç yaşta tüketilirler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim