can sıkıntısına iyi gelen şeyler
şu an ki yer. kafa sözlük. kafa dağıtıcı bir etkisi olduğu yadsınamaz.
devamını gör...
isveç'te müslüman öğrenciye zorla penis dedirtmeye çalışan öğretmen
her yerin delisi ayrı demek ki.
devamını gör...
ispanyolca
ispanyolcada b-v ayrımı yoktur. v sesi yok demek daha doğru olur belki de. alfabede harf olarak var fakat ses olarak mevcut değil. o yüzden vale yerine bale, vamos yerine bamos, voz yerine boz duyarsınız hatta böyle yazanları bile görebilirsiniz. ama siz v ile okuyabilirsiniz, bu iki ses akrabadır zaten.
yanlış yazıma bir örnek
yanlış yazıma bir örnek
devamını gör...
31 aralık 2020 bakanlıktan cuma namazı açıklaması
30 aralık 2020 içişleri bakanlığı'ndan cadde bulvar meydan tedbirleri konulu genelgesine gelen güncellemeyle sokağa çıkma kısıtlamasına rağmen yakındaki camilere cuma namazı kılmak isteyenler motorlu araç kullanmadan camiye gidebilecekleri açıklandı.
kaynak
kaynak
devamını gör...
pandeminin ilk ayında ev ekmeği yapan güruha ne oldu sorunsalı
o akımdakiler 'ekmek bize çok kilo yaptı ya ekmeği kestik' şekline evrildi.
not: ekmeği her zaman fırından alırım.
konu ile alakası var mı bilmiyorum ama söylemeden geçmeyeceğim:
şairler ekmek yiyor, fırıncılar şiir okumuyor.
not: ekmeği her zaman fırından alırım.
konu ile alakası var mı bilmiyorum ama söylemeden geçmeyeceğim:
şairler ekmek yiyor, fırıncılar şiir okumuyor.
devamını gör...
baba tarafı vs anne tarafı
baba tarafı; tanrının laneti
anne tarafı: yüce rabbimin bir lutfu.
anne tarafı: yüce rabbimin bir lutfu.
devamını gör...
yazarların en köylü özelliği
yer sofrasını çok seviyorum, daha samimi ve doğal geliyor.
yemek masasının sıkış sıkışlığı ve kasılmışlığı yok.
bir de arada soğanın ortasına yumruk atıp öyle yiyorum.
soğan hassas noktamızdır, lütfen.
yemek masasının sıkış sıkışlığı ve kasılmışlığı yok.
bir de arada soğanın ortasına yumruk atıp öyle yiyorum.
soğan hassas noktamızdır, lütfen.
devamını gör...
bazı yazarların hiç uyumaması
devamını gör...
cadence
bir kaç hafta önce koyu kahve olan sehpalarımı boyamaya niyetlendim. ama ne tür boya kullanacağımı bilmiyordum. sehpaların modelini bulamadım ve fotoğraflarını çekmedim ama şuna benzer:

youtube'a sehpa boyama yazınca herkesin aynı akrilik boyayla boyadığını gördüm bu boyanın adı cadence hibrit multisurface'di.* su bazlı bir boya ve kokmuyor.boyanın özelliği her yüzeye zımparasız tutunabilmesiymiş. ben de bu boyanın 500 ml antik beyaz olanından ve 250 ml su bazlı yarı mat vernik aldım. bir de şu şekilde bir boya seti: *

yazı kötü oldu*
sünger rulo ve iz bırakmayan ipek zemin fırçası set içeriğinde var.
önce bir plastik kaba boya döküyoruz. boyaya su karıştırmadan astar olarak ilk katı atıyoruz. su karıştırırsanız sünger rulo fırça baloncuk yapar ve zor kapanır. ilk kez boyuyorsanız görünmeyen kısımlardan başlayın. astarda önemli olan her tarafa boyayı atabilmek. küçük fırçalarla rulo girmeyen yerleri boyayın. büyük fırçayla büyük yüzeyleri. boyarken ruloyu bastırmıyoruz ve çıkan hava kabarcıklarına üflüyoruz ve gidiyor.* ilk katta boya çok kapatmaz ve dalgalı olur panik yapmıyoruz* diğer katlarda düzelir. fırçaya kesinlikle fazla boya almıyoruz alırsak fazlasını boya tabağımıza sürüyoruz. ilk katta hep aynı yöne boyamanıza gerek yok. boyama işlemi bitince 24 saat kurumaya bırakıyoruz.
2. kata geçiyoruz. astar yaparken nasıl boyandığını biraz öğrendik. bu katta boyaya su katmıyoruz ve hep aynı yöne boyuyoruz. eğer boyadığımız alan açık renkse bu katta kapanır kapanmazsa 24 saat bekler ve aynı 2. katta ki gibi 3. katı atarız. her kat arası 24 saat bekleyin.
tüm işlemler bittikten sonra verniği atacağız. verniğin amacı boyayı korumak ve parlatmak. vernik atmadan boya tırnakla çıkarken vernikten sonra bıçak sürtünce çıkmaz. kalın sır vernik ve oldukça sağlam olan taş vernik gibi çeşitler var ama ben ince olan su bazlı yarı mat vernik kullandım. verniği ilk kez yapıyorsanız parlak almayın çünkü eşit yapamayınca bazı yerler mat bazı yerler parlak gözüküyor ve çok saçma oluyor. mat veya yarı mat alın.
kalın sır vernik veya taş vernik kullanıyorsanız bir kat yeter ama su bazlıysa 2 veya 3 kat kâfidir. verniği kadife ruloyla ve yukarıdaki sette ki gibi ipek zemin fırçalarıyla tek yön ve her tarafa eşit olarak atıyoruz. katlar arası 24 saat bekliyoruz. verniği tek yöne doğru atmamızın nedeni toz ve pislik yapışmasını azaltmak.
tüm işlemler bittikten sonra 24 saat bekliyoruz ve malzeme kullanıma hazır ama yaklaşık 20 gün dikkatli kullanalım boya iyice otursun.
youtube'de bir çok kanaldan izleyin benim önerim açelya damdelen diğerleri reklam için yaparken o tarafsız biri diye düşünüyorum fırça kullanımı mobilya nasıl boyanır?. aldığınız yere soru sorun büyük ihtimal cevaplarlar.
çöpe atma değerlendir!*
sehpaların son hali:

youtube'a sehpa boyama yazınca herkesin aynı akrilik boyayla boyadığını gördüm bu boyanın adı cadence hibrit multisurface'di.* su bazlı bir boya ve kokmuyor.boyanın özelliği her yüzeye zımparasız tutunabilmesiymiş. ben de bu boyanın 500 ml antik beyaz olanından ve 250 ml su bazlı yarı mat vernik aldım. bir de şu şekilde bir boya seti: *

yazı kötü oldu*
sünger rulo ve iz bırakmayan ipek zemin fırçası set içeriğinde var.
önce bir plastik kaba boya döküyoruz. boyaya su karıştırmadan astar olarak ilk katı atıyoruz. su karıştırırsanız sünger rulo fırça baloncuk yapar ve zor kapanır. ilk kez boyuyorsanız görünmeyen kısımlardan başlayın. astarda önemli olan her tarafa boyayı atabilmek. küçük fırçalarla rulo girmeyen yerleri boyayın. büyük fırçayla büyük yüzeyleri. boyarken ruloyu bastırmıyoruz ve çıkan hava kabarcıklarına üflüyoruz ve gidiyor.* ilk katta boya çok kapatmaz ve dalgalı olur panik yapmıyoruz* diğer katlarda düzelir. fırçaya kesinlikle fazla boya almıyoruz alırsak fazlasını boya tabağımıza sürüyoruz. ilk katta hep aynı yöne boyamanıza gerek yok. boyama işlemi bitince 24 saat kurumaya bırakıyoruz.
2. kata geçiyoruz. astar yaparken nasıl boyandığını biraz öğrendik. bu katta boyaya su katmıyoruz ve hep aynı yöne boyuyoruz. eğer boyadığımız alan açık renkse bu katta kapanır kapanmazsa 24 saat bekler ve aynı 2. katta ki gibi 3. katı atarız. her kat arası 24 saat bekleyin.
tüm işlemler bittikten sonra verniği atacağız. verniğin amacı boyayı korumak ve parlatmak. vernik atmadan boya tırnakla çıkarken vernikten sonra bıçak sürtünce çıkmaz. kalın sır vernik ve oldukça sağlam olan taş vernik gibi çeşitler var ama ben ince olan su bazlı yarı mat vernik kullandım. verniği ilk kez yapıyorsanız parlak almayın çünkü eşit yapamayınca bazı yerler mat bazı yerler parlak gözüküyor ve çok saçma oluyor. mat veya yarı mat alın.
kalın sır vernik veya taş vernik kullanıyorsanız bir kat yeter ama su bazlıysa 2 veya 3 kat kâfidir. verniği kadife ruloyla ve yukarıdaki sette ki gibi ipek zemin fırçalarıyla tek yön ve her tarafa eşit olarak atıyoruz. katlar arası 24 saat bekliyoruz. verniği tek yöne doğru atmamızın nedeni toz ve pislik yapışmasını azaltmak.
tüm işlemler bittikten sonra 24 saat bekliyoruz ve malzeme kullanıma hazır ama yaklaşık 20 gün dikkatli kullanalım boya iyice otursun.
youtube'de bir çok kanaldan izleyin benim önerim açelya damdelen diğerleri reklam için yaparken o tarafsız biri diye düşünüyorum fırça kullanımı mobilya nasıl boyanır?. aldığınız yere soru sorun büyük ihtimal cevaplarlar.
çöpe atma değerlendir!*
sehpaların son hali:
devamını gör...
bana hic ‘gercek arkadasım’ olmadıgını gosteren uygulama.yaklaşık 6 ay once hesabımı sildim.sessiz sakin terk ettim bu mecrayı.hiç benlik değilmiş.sildikten sonra bir rahatladım ama.günün büyük bir bölümünü burda oyalanarak geciriyormusum meğer.o oraya gitmiş,şu şundan ayrılmış,o şöyle demiş..yazık gerçekten.uğraştığımız şeylere bak.
devamını gör...
avcılığın spor sayılması
ailesinin karnını doyurmak için ördek, kaz, tavşan vs. avlamış olan bir kesim vefâkar anaolulu babalar vardır. onlar için spordan ziyade ev geçindirmek için yapılan veya yapılmış eylem.
devamını gör...
güzel bir kadının çapkın bakışlarına maruz kalmak
eyleme geçmeden önce gerçekten güzel bir kadın olduğundan emin olunması gereken kadındır.
yakın zamanda sözlükte olan olaylara bakılırsa altından çok başka şeyler çıkabilir.
yakın zamanda sözlükte olan olaylara bakılırsa altından çok başka şeyler çıkabilir.
devamını gör...
aysel
"
- aysel gitti.
+ onun için mi üzgünsün ?
- yoo.
+ döner herhalde, üzülme ne olursun?
- dönse de fark etmez.
+ neden?
- artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. bir kere gitti mi gitti. yüzüne baktığında hep bunu hatırlarsın.
(bkz: şaşıfelek çıkmazı)
cuk & r.i.p.
- aysel gitti.
+ onun için mi üzgünsün ?
- yoo.
+ döner herhalde, üzülme ne olursun?
- dönse de fark etmez.
+ neden?
- artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. bir kere gitti mi gitti. yüzüne baktığında hep bunu hatırlarsın.
(bkz: şaşıfelek çıkmazı)
cuk & r.i.p.
devamını gör...
empat olmak
(bkz: fringe)
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
buraya ne yazarsak yazalım daima daha kötüsünü düşünecek beyinler , kötü insanlar olacaktır.
yapmayın etmeyin , çağırmayın kötülüğü.
yapmayın etmeyin , çağırmayın kötülüğü.
devamını gör...
köyde hiç yaşamayanların bilemeyeceği şey
çocukluğunda köyün çocuklara sunduğu tüm coşkuyu kaçırmış kişilerdir. köyde yaşamadım, fakat çocukken tatillerde biriktirdiğim anılarım var, hayatımın en güzel anları olarak saklıyorum onları hafızamda.
kuzularla koşturduğum, buzağıların, sıpaların en minik en güzel halleriyle kalbimi coşturan zamanlardı. kendime en yakın bulduğum kuzuyu diğer yaz göremeyince çok ağlamıştım. o artık bir koyun olmuştu ve bu benim için kuzumu kaybettiğim anlamına geliyordu. ilk hayalkırıklığımdı sanırım. * kazlarla ve arılarla aram hiç bir zaman iyi olmadı.
pınarın başında oynardık en güzel oyunlarımızı köyün çocuklarıyla.
elma, erik ağaçları yuvamdı. evin bahçesindeki duvara tırmanır korukların tadını çıkarırdım. hiç ağaçtan düşmedim fakat damdan düştüm bir kere. "bana damdan düşeni getirin" *
sıkılırsam ya da birine kızmışsam alıp başımı tepelere koşardım, rüzgarlarla yarışırdım. en özgür hissettiğim anlardı. bir daha hiç öyle hissedemedim. bu yüzden çok değerli bu anılar benim için.
köyde yaşamadım dedim ama en güzelini yaşamışım aslında. *
kuzularla koşturduğum, buzağıların, sıpaların en minik en güzel halleriyle kalbimi coşturan zamanlardı. kendime en yakın bulduğum kuzuyu diğer yaz göremeyince çok ağlamıştım. o artık bir koyun olmuştu ve bu benim için kuzumu kaybettiğim anlamına geliyordu. ilk hayalkırıklığımdı sanırım. * kazlarla ve arılarla aram hiç bir zaman iyi olmadı.
pınarın başında oynardık en güzel oyunlarımızı köyün çocuklarıyla.
elma, erik ağaçları yuvamdı. evin bahçesindeki duvara tırmanır korukların tadını çıkarırdım. hiç ağaçtan düşmedim fakat damdan düştüm bir kere. "bana damdan düşeni getirin" *
sıkılırsam ya da birine kızmışsam alıp başımı tepelere koşardım, rüzgarlarla yarışırdım. en özgür hissettiğim anlardı. bir daha hiç öyle hissedemedim. bu yüzden çok değerli bu anılar benim için.
köyde yaşamadım dedim ama en güzelini yaşamışım aslında. *
devamını gör...
tarikat
bir kişi başka bir kişiden daha bilgili olabilir. bilgisini aktarır, gereğince saygı görür o kadar. bir kişi başka bir kişiden zengin olabilir. çalışması karşılığı ücret verir o kadar. ancak kimse kimseden fikri olarak teslimiyet isteyemez. aynı fizik kurallarına tabi maddeden yaratılmış olarak uhrevi üstünlük kuramaz. peygamber bile görevinin sadece kendisine indirileni tebliğ etmek olduğunu belirtmiştir. kaldı ki mesajlarını ileten her peygamber anlattıkları için ücret istemediğini bizzat belirtmiştir. yani dini bilgi için para ya da hakimiyet istenemez.
bütün bunlar ışığında bir kişi şeyh, derviş gibi bir sıfat elde edip başka birini doğru yola ulaştıracağını iddia ederek teslimiyet isteyecek konumda olduğunu hiç iddia edemez. bu yüzden müslümanlar yaratıcılarına " yanlız senden yardım diler ve yanlız sana ibadet ederiz" şeklinde yakarırlar.
bunun ötesinde tarikatleşmenin, gruplaşmanın, ayrışmanın dini hiçbir delili de yoktur. bir takım hikaye ve kaynağı net olmayan rivayetler ile insan topluluklarını tahakküm altına alıp iktidar elde etmenin dayanağı hiç yoktur. aksine parçalanmak ve gruplaşmak da bizzat yaratıcı tarafından kitabında eleştirilmiştir.
fikri ve vicdanı hür birey olarak, emir telakki etmeden bizzat aklı ile istediğine yönelebilmek insan için en büyük erdemdir.
bütün bunlar ışığında bir kişi şeyh, derviş gibi bir sıfat elde edip başka birini doğru yola ulaştıracağını iddia ederek teslimiyet isteyecek konumda olduğunu hiç iddia edemez. bu yüzden müslümanlar yaratıcılarına " yanlız senden yardım diler ve yanlız sana ibadet ederiz" şeklinde yakarırlar.
bunun ötesinde tarikatleşmenin, gruplaşmanın, ayrışmanın dini hiçbir delili de yoktur. bir takım hikaye ve kaynağı net olmayan rivayetler ile insan topluluklarını tahakküm altına alıp iktidar elde etmenin dayanağı hiç yoktur. aksine parçalanmak ve gruplaşmak da bizzat yaratıcı tarafından kitabında eleştirilmiştir.
fikri ve vicdanı hür birey olarak, emir telakki etmeden bizzat aklı ile istediğine yönelebilmek insan için en büyük erdemdir.
devamını gör...








