bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
işte gerçekten anısı olan bir şarkı fnfkgkf. süperliii.
devamını gör...
domestic hıyar
yeter artık dediğim yazardır. yeter artık çünkü dinlediği şarkıları merak edip dinliyorum.. ve sonuç ne mi? ciğerlerim dağlanıyor. anlamadığım halde dağlanıyor yani.. yapmayınız efenim. mesaj kutunuza portakal atamadığım için buradan serzenişte bulunuyorum. bunu siz istediniz. buralara yazdım da inşallah kafama portakal atmaz. tırsmıyor da değilim yani büyüğüm sonuçta. saygılar diyip susayım ben*
devamını gör...
mustafa kemal'in ne işi var burada diyen şey
atatürk olmak da zor iş vesselam. sen tut yoktan bir ülke var edilmesine önderlik et, bir sürü yenilik getir, sata sata anca bitirilen fabrika kur, "muasır medeniyet" düsturuyla tüm hayatını bir ülkeye ve onun yurttaşlarına harca, sen öldükten 83 sene sonra dangalağın biri çıkıp sana laf etsin. atatürk olmak zor iş vesselam.
devamını gör...
müptelası olunan kokular
yeni yıkanmış çamaşır kokusudur efenim.
devamını gör...
0850 ile başlayan tacizci numaralar
-alo
*sessizlik*
+internetsiz ev kalmasın diye
*sessizlik*
+internetsiz ev kalmasın diye
devamını gör...
yılbaşında seks partisi yapmak
(bkz: yazarların yazdığı hikayeler)
devamını gör...
şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey
faniler gelirken hemen normal eve çevirmek.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bu ilk değil.
canımı taşıyan bardağı daha önce de çok kez devirdiler umay.
ama şimdi kaldırasım yok.
bir kedi edasıyla,
gözlerinin içine baka baka
yüksekçe bir masanın kenarından
itsem ya o bardağı.
canımı taşıyan bardağı daha önce de çok kez devirdiler umay.
ama şimdi kaldırasım yok.
bir kedi edasıyla,
gözlerinin içine baka baka
yüksekçe bir masanın kenarından
itsem ya o bardağı.
devamını gör...
yazar uçar entry kalır
devamını gör...
gulag
ssbc tarafından kurulmuş çalışma kamplarıdır. burada yatma sebepleri çok farklı nedenlere dayanabilmektedir.
söz konusu kamplarda sayılar net olmamakla birlikte binlerce insanın öldüğü düşünülmektedir. ssbc tarafından varlığı reddedilsede, dağıldıktan sonra evrakları ortaya çıkmıştır ancak sayıları tarafına göre aşağı-yukarı şekilde manipüle edilmiştir.
şartlarının ağır olduğu bilinmek kaydıyla kimi kaynaklarda "yemeksiz" kimi kaynaklarda ise "geçimlik yemek" ya da 10 saat-20 saat gibi çalışıldığına dair çok farklı ve uzak bilgiler bulunmaktadır.
sözün özü net olan şey, sebepleri farklı olsa da ve şiddet-zulüm dozajları farklı olsa da aşkale gibi ya da holokost gibi rezil-rüsva uygulamalar oluşmuştur.
son olarak bu sorunlar bitti mi?
-çin'in çalışma-eğitim kampları,
-abd'nin cia (guantanamo en ünlüsü) gizli hapishaneleri ve ırak-afganistan hapishanelerindeki zulüm olarak devam etmektedir. (ırak-afganistan görece yeni sonlandırıldı).
dahası 1970'li yıllarda fransız hapishaneleri'ndeki durum ve tutumlar literatür'e girmiş olsa da benzer karmaşa sömürge ülkelerinde batılılıların yaptığı tutuklamalar, işgaller ve dünya savaşları üzerinde de kayda geçmiştir. sözün özü şiddet ve zulüm zannetiğimizden daha güncel ve daha karanlık ancak yaygındır.
edit: alttaki arkadaşın iddialarına göre 1930-50 arasında savaş olduğunu öğrendiğimiz, parti içi/bürokrasi içi çatışmaların (troçkist ve/veya kapitalist) iddialarının/suçlamalarının ve/veya troçkist olmanın "burjuva" olmak olduğunu son olarak da başta ispanya iç savaşı'ndan sağ kurtulan devrimcilerinin bir kısmınında "burjuva" olduğunu öğrendiğimiz kurumlardır.
söz konusu kamplarda sayılar net olmamakla birlikte binlerce insanın öldüğü düşünülmektedir. ssbc tarafından varlığı reddedilsede, dağıldıktan sonra evrakları ortaya çıkmıştır ancak sayıları tarafına göre aşağı-yukarı şekilde manipüle edilmiştir.
şartlarının ağır olduğu bilinmek kaydıyla kimi kaynaklarda "yemeksiz" kimi kaynaklarda ise "geçimlik yemek" ya da 10 saat-20 saat gibi çalışıldığına dair çok farklı ve uzak bilgiler bulunmaktadır.
sözün özü net olan şey, sebepleri farklı olsa da ve şiddet-zulüm dozajları farklı olsa da aşkale gibi ya da holokost gibi rezil-rüsva uygulamalar oluşmuştur.
son olarak bu sorunlar bitti mi?
-çin'in çalışma-eğitim kampları,
-abd'nin cia (guantanamo en ünlüsü) gizli hapishaneleri ve ırak-afganistan hapishanelerindeki zulüm olarak devam etmektedir. (ırak-afganistan görece yeni sonlandırıldı).
dahası 1970'li yıllarda fransız hapishaneleri'ndeki durum ve tutumlar literatür'e girmiş olsa da benzer karmaşa sömürge ülkelerinde batılılıların yaptığı tutuklamalar, işgaller ve dünya savaşları üzerinde de kayda geçmiştir. sözün özü şiddet ve zulüm zannetiğimizden daha güncel ve daha karanlık ancak yaygındır.
edit: alttaki arkadaşın iddialarına göre 1930-50 arasında savaş olduğunu öğrendiğimiz, parti içi/bürokrasi içi çatışmaların (troçkist ve/veya kapitalist) iddialarının/suçlamalarının ve/veya troçkist olmanın "burjuva" olmak olduğunu son olarak da başta ispanya iç savaşı'ndan sağ kurtulan devrimcilerinin bir kısmınında "burjuva" olduğunu öğrendiğimiz kurumlardır.
devamını gör...
sıradan biri olmak
neden insanları ''sıradan'' olarak adlandırıp egomuzu beslemeye çalışıyoruz anlam veremiyorum.
bir başkasının sıradan'ı da biz değil miyiz? evet çok özel, farklı bir yerimiz olsun istiyoruz, fakat belki bu çaba bile sıradandır.
bir başkasının sıradan'ı da biz değil miyiz? evet çok özel, farklı bir yerimiz olsun istiyoruz, fakat belki bu çaba bile sıradandır.
devamını gör...
stick control
temelleri 1930'lu senelerde, george lawrence stone tarafından atılan, ve kendisinin yazdığı, stick control for the snare drummer isimli eğitim kitabıyla iyice yerleşen, "doğru davul çalma ve baget kullanma tekniği"
orjinal pdf için;
bateriaipercussiovalls.file...
bilek kontrolünü geliştirmek ve sahip olunan alışkanlığı kaybetmemek için davulcunun her gün antreman pedi üzerinde minimum 1-2 saat çalışması gereken alıştırmalardır.
ellerin eşzamanlı tuşe kombinasyonlarına dayanır. alıştırma tabında r-l harflerini sıklıkla görürsünüz. bunlar sağ el - sol el hadisesinin kısaltmalarıdır.
bazı insafsız stick control alıştırmalarına ayakların da katıldığını görmüşlüğüm vardır.
rr-ll-rrrr-llll-rl-rl-lr-lr diye sonsuza uzayan bir doğru gibi ilerler.
sıkıcı olduğu doğrudur. can yaktığı da doğrudur. ancak bileklerinizdeki ağrılar siz çalıştıkça azalacaktır. zaten fiziksel acı çekmek ve bunun bir süre sonra azalması, enstruman hakimiyetinizin geliştiğinin göstergesidir. limitlerinizi aşmaktasınızdır. artık daha zor alıştırmalar bileklerinizi ağrıtacaktır.
getirileri düşünülenden çok çok çok daha fazladır. 1-2 aylık düzenli stick control alıştırmasından sonra blle stilinizin netleştiğini hissedebilirsiniz.
ve tabii ki bunlara ek olarak en gerekli yardımcısı;
(bkz: metronom)
orjinal pdf için;
bateriaipercussiovalls.file...
bilek kontrolünü geliştirmek ve sahip olunan alışkanlığı kaybetmemek için davulcunun her gün antreman pedi üzerinde minimum 1-2 saat çalışması gereken alıştırmalardır.
ellerin eşzamanlı tuşe kombinasyonlarına dayanır. alıştırma tabında r-l harflerini sıklıkla görürsünüz. bunlar sağ el - sol el hadisesinin kısaltmalarıdır.
bazı insafsız stick control alıştırmalarına ayakların da katıldığını görmüşlüğüm vardır.
rr-ll-rrrr-llll-rl-rl-lr-lr diye sonsuza uzayan bir doğru gibi ilerler.
sıkıcı olduğu doğrudur. can yaktığı da doğrudur. ancak bileklerinizdeki ağrılar siz çalıştıkça azalacaktır. zaten fiziksel acı çekmek ve bunun bir süre sonra azalması, enstruman hakimiyetinizin geliştiğinin göstergesidir. limitlerinizi aşmaktasınızdır. artık daha zor alıştırmalar bileklerinizi ağrıtacaktır.
getirileri düşünülenden çok çok çok daha fazladır. 1-2 aylık düzenli stick control alıştırmasından sonra blle stilinizin netleştiğini hissedebilirsiniz.
ve tabii ki bunlara ek olarak en gerekli yardımcısı;
(bkz: metronom)
devamını gör...
otobüs beklerken sigara içmek
bir de son dumanını çekip, otobüsün basamağında üfleyenler vardır. sigara içmeme rağmen, çok rahatsız edicidir.
devamını gör...
yazarların duymuş olduğu en garip isim
kimsenin yazmamasına şaşırdığım isimdir.
(bkz: zebercet)
edit: ha bir de şey var: (bkz: abdülrezzak)*
(bkz: zebercet)
edit: ha bir de şey var: (bkz: abdülrezzak)*
devamını gör...
why'd you only call me when you're high
çok sevdiğim bir indie rock grubu olan arctic monkeys şarkısıdır.
devamını gör...
türkiye'deki 196 rektörden 68'inin uluslararası makalesinin olmaması
türkiye’deki yükseköğretim sisteminin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla kurulan üniversite araştırmaları laboratuvarı'nın (üniar) kurucularından prof. dr. engin karadağ, türkiye’deki görev yaşan 196 rektörün akademik profilini çıkaran bir çalışma yaptı. çalışma kapsamında rektörlerin bugüne kadar yaptığı tüm bilimsel çalışmalar inceledi.
atıf ve yayın verilerini derleyen “web of sience” sisteminden elde edilen verilere göre,
- uluslararası makalesi bulunmayan toplam rektör sayısı 68.
-toplam 55 rektörün uluslararası yayını bulunmuyor.
- hiç bir yerde atıf yapılmayan rektör sayısı 71. buradan
üniversitelerimizin en tepesinde oturtulan kişiler bunlar.
bu kafadaki yönetimden nasıl bir ilim , nasıl bir bilim çıkar tahmin etmek güç değil, ayrıca çıkmadığı da ortada.
atıf ve yayın verilerini derleyen “web of sience” sisteminden elde edilen verilere göre,
- uluslararası makalesi bulunmayan toplam rektör sayısı 68.
-toplam 55 rektörün uluslararası yayını bulunmuyor.
- hiç bir yerde atıf yapılmayan rektör sayısı 71. buradan
üniversitelerimizin en tepesinde oturtulan kişiler bunlar.
bu kafadaki yönetimden nasıl bir ilim , nasıl bir bilim çıkar tahmin etmek güç değil, ayrıca çıkmadığı da ortada.
devamını gör...
ben sana evde aynısını yaparım rehberi
yapılan bir araştırmaya göre 75 yaşındaki bir insan hayatının yaklaşık 7,5 yılını bir şeyler yiyerek geçiriyormuş. peki hayatımızda bu denli yer kaplayan yemek yeme eyleminin içeriğini nelerle ve nasıl dolduruyoruz hiç düşündünüz mü?
kimi zaman öğrenci evindeki yarısı kurumuş haşlanmış makarna, kimi zaman köşedeki dönerciden alınan 5 liralık döner, kimi zaman da paris'te bir tabağına küçük bi servet ödediğiniz chateaubriand.
buradan yola çıkarak yeme içme üzerine iki farklı rehber başlığı açma gereği duydum. ilk rehber bir anne atasözünden yola çıkarak oluşturduğum (bkz: ben evde sana aynısını yaparım rehberi). bu rehberde amaç, yazarların evlerinde yemek yaparken kullandıkları yeme içme sırlarını paylaşmasını sağlamak. efendime söyleyeyim sarmayı sararken kopardığın sapları da sarma ile birlikte pişireceksin ekşice olur güzel olur, ciğeri doğrarken kuşbaşından ince doğrayacaksın ki o samansı kıvam belli olmayacak gibi yemeği bir üst noktaya taşıyan detaylar veya az bilinen muhteşem tarifler, yapması kolay yemekler, misafir ağırlamalık yemekler, kız/erkek tavlamalık yemekler gibi farklı kategorilerden yazarların en sevdikleri tarifleri paylaştıkları bir başlık olması dileğiyle.
yeme içme üzerine ikinci rehber için (bkz: bugün dışarda mı yesek rehberi)
kimi zaman öğrenci evindeki yarısı kurumuş haşlanmış makarna, kimi zaman köşedeki dönerciden alınan 5 liralık döner, kimi zaman da paris'te bir tabağına küçük bi servet ödediğiniz chateaubriand.
buradan yola çıkarak yeme içme üzerine iki farklı rehber başlığı açma gereği duydum. ilk rehber bir anne atasözünden yola çıkarak oluşturduğum (bkz: ben evde sana aynısını yaparım rehberi). bu rehberde amaç, yazarların evlerinde yemek yaparken kullandıkları yeme içme sırlarını paylaşmasını sağlamak. efendime söyleyeyim sarmayı sararken kopardığın sapları da sarma ile birlikte pişireceksin ekşice olur güzel olur, ciğeri doğrarken kuşbaşından ince doğrayacaksın ki o samansı kıvam belli olmayacak gibi yemeği bir üst noktaya taşıyan detaylar veya az bilinen muhteşem tarifler, yapması kolay yemekler, misafir ağırlamalık yemekler, kız/erkek tavlamalık yemekler gibi farklı kategorilerden yazarların en sevdikleri tarifleri paylaştıkları bir başlık olması dileğiyle.
yeme içme üzerine ikinci rehber için (bkz: bugün dışarda mı yesek rehberi)
devamını gör...


