salata tabağının dibinde kalan suyu dikip içmek.
devamını gör...

rönesans resmindeki dört temel teknikten biridir. renk ve tonların buharlaşarak birbirine karışması ve böylece konturların görünmez olmasını sağlayan, buğulu bir gölgelemeyi ifade eder. çoğunlukla aydınlıktan karanlığa geçişlerde kullanılır.
devamını gör...



türkçe'de içe dönük olarak da tasvir ettiğimiz, enerjisini yalnız kalarak yeniden toplayan ve fazla sosyal etkileşimlerde bu enerjiyi kaybeden kişilerdir. dışa dönük ve içe dönük beyinler arasındaki fizyolojik farklılıklara işaret eden pek çok heyecan verici araştırma bulunmaktadır.


içe dönük -introvert- ve dışa dönük -extrovert- terimleri insanların kişiliklerini ve sosyal etkileşimin enerji düzeyleri üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. bazı insanlar bu etiketleri önemsiz olarak görürken, birçok kişi bunları dünyadaki yerlerini, kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını ve başkalarıyla en iyi nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamanın bir yolu olarak kullanıyor.
hiç kimse tamamen içe ya da dışa dönük değildir.
eminim burada da birçok kişi duruma ve hatta etrafındaki insanlara göre kendini daha dışadönük ya da içedönük hissediyordur.

içe dönük kişilerin özelliklerinden bahsetmek gerekirse, ilk önce yalnız kalmayı severler demeliyiz. ancak bu, insanları sevmedikleri anlamına gelmemektedir. gerçek şu ki, içe dönük biri, kendisinin ayırdığı zamana çok değer verir. içine kapanık bir kişi için yalnız başına zaman geçirmek, enerji deposunu yeniden doldurma şansı demektir.

yüzeyselden çok derinliği olan gerçek etkileşimleri tercih ederler. özgünlük, özellikle içe dönük kişiliğe sahip birçok kişi için her türlü ilişkinin temel unsurudur. sığ olduğunu düşündükleri insanlarla arkadaşlık kurmakta zorlanabilirler. içedönükler, enerji israfı gibi hissettiklerinden, genellikle mümkün olduğunca sığ etkileşimlerden kaçınırlar.

empatiye değer verirler, karşısındaki insanı anlamak isterler. tamamen sosyal çevreden kopuk olduklarını söylemek yanlış olur, sadece gerçekten zaman geçirmek istedikleri insanlarla sosyalleşmek isterler. zorunlu sosyalleşme gibi durumlar enerjilerini ever.

ve son olarak, aslında bir yerlere davet edilmek isterler. bazen insanlar, içedönük arkadaşlarına sosyal bir olaydan uzak durarak bir iyilik yaptıklarını düşünürler. bu, rahatlamadan daha çok incinmeye ve yanlış anlamaya yol açar. bir sosyal etkinliğe katılmak isteyip istemediklerine karar vermeyi kişiye bırakmakta fayda var. bir davete dahil olmak zorunluluk ("davet edildim, bu yüzden gitmem gerekiyor") değil, bir fırsat ("bu yapmak istediğim ve enerjiye sahip olduğum bir şey mi?") ve bir onaylamadır ("insanlar beni etrafta istiyorum! ”). kimse dışlanmış hissetmek istemez.


kaynak
devamını gör...

dişteki çürüğün alınması ve yerine dolgu maddesi doldurulması işlemidir. yüzeysel veya sinire yakın olmayan çürükler için uygulanabilir. eğer derin çürükler varsa (bkz: kanal tedavisi) gerekir.

*(bkz: amalgam diş dolgusu); metal dolgu olarak bilinen gri renkteki dayanıklı bir dolgu çeşididir. ağırlıklı olarak arka dişlere uygulanır.
*(bkz: kompozit diş dolgusu); diş ile aynı renklerde uygulanan, dolayısıyla daha estetik bir görüntü sağlayan bir dolgu çeşididir. ağırlıklı olarak ön dişlere uygulanır.
*(bkz: porselen diş dolgusu); diş ile aynı renklerde uygulanan, dayanıklılığı kompozit dolgudan daha iyi olan bir dolgu çeşididir. dayanıklılığı ve estetik kaygı sebebiyle ağırlıklı olarak arka dişlere uygulanır. diğerlerine göre daha maliyetlidir.

not: benim hem ön hem arka dişlerimde komposit dolgular var. yaklaşık 16 yıl önce yaptırdığımda doktorum bu dolgular için çok sağlam bir dolgu olmadığı ve genellikle 8-10 sene içinde dişten düşebileceğini söylemişti. hala benimleler ve sağlam durumdalar.
devamını gör...

tanım ayırt etmekte zorlanıyorlar. bu konuda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor, bu konuda biraz eksik kalıyorlar.
devamını gör...

bir soru acaba kimdir nedir nur cemali bunlar merak konusu kafa sözlük youtube kanlında bir röportaj olsa güzel olurdu .

ha birde (bkz:yoldaş benjamin franklin de bizi görecek mi ?).
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2020 senesinin başında yaptığım seyahat planını pandemi* yüzünden gerçekleştirememiş olmak içimde o kadar büyük bir yara açtı ki sözlük, konunun sene-i devriyesini sevgili dışınızdaki irlandalı ile birlikte radyoda yol hikayeleri konuşarak yaşayalım istedik!

bugün saat 21:00'de hepsi böyle hüzünlü olmamak sözüyle sizleri bizimle yol konuşmaya davet ediyoruz.
son yarım saaaaattttt..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalite istesem burada ne işim var.
ucuzluk istiyorum, çirkeflik, kaos, kavga istiyorum.
umarım kalite daha da düşer.
devamını gör...

aşırı huzurlu ve mutlu olduğum anlardan biri. seviyorum gezmeyi yahu.
devamını gör...

megadeth şarkısıdır. neredeydim, hatırlamıyorum. yaşamın bir oyun olduğunu farkettim. ne kadar ciddiye aldıysam o kadar zorlaştı kuralları. bedelimin ne olduğunu bilemedim yaşamım gözlerimin önünden geçerken gördüm ki çok az şey başarabilmişim, esirgenmiş benden tüm istediklerim. bunları okurken, bilin ki dostlarım sizinle kalmayı çok isterdim. lütfen gülümseyin aklınıza geldiğimde. giden sadece bedenim.*
devamını gör...

eğer yaşınız 22-23'ten küçükse çok takmayın, zamanla geçer. ben 22 yaşına kadar baya sosyal fobi sahibiydim markete giderken, caddede yürürken elim ayağım falan titrerdi, tanımadığım insanlarla konuşmaya çekinirdim. sanırım liseye geçmeden bi kaç sene önce başlamıştı çünkü ilkokulda baya neşeli hareketli ve sosyal bi çocuktum, hocalar da severdi beni ama 7-8. sınıfta derste konuşamıyordum, özellikle kızlardan çok çekiniyordum. sebebi neydi bilmiyorum ama liseye geçtiğimde çok daha ağırlaştı durum, bi şekilde atlattım bu yılları üniversiteye geçince açılacağım diye kendime misyon edinmiştim ama o da olmadı hatta üniversitede en kötü zamanlarımı yaşadım, artık anksiyete krizlerine girip evde duvarları yumrukladığımı bile hatırlıyorum. zaten kendimi eve kapatmıştım o dönem, okula gidip ot gibi kampüste dikilip eve geri dönüyordum. 2. yılında üniversiteyi bıraktım yeniden üniversiteye hazırlanmaya başladım, o sıra 20 yaşındaydım istanbul'a üniversite okumaya gittim. hemen olmadı ama 2 yılda tüm karakterim değişti, neden bilmiyorum çok da sorgulamıyorum sanırım esas olay sürekli bu zihinsel rahatsızlığa direnmemdi. hiç bir zaman "tamam ben böyle bir insanım, böyle yaşayacağım" demedim. çok çekinsem de yeni üniversitemde her taşın altına elime soktum. utana sıkıla her sosyal aktiviteye dahil oldum. böyle böyle kurtuldum.

şu an insanlar çok umrumda değil açıkcası, beni yeni tanıyan insanlar genelde bana "olum sen deli misin?" "ben bunu yapsam çok utanırdım nasıl yapıyorsun böyle şeyleri" "çok cins bi insansın" diyorlar. bu sorun tecrübeyle çözülüyor, oturduğunuz yerden sosyal fobiyi dindiren müzik dinleyim de iyileşeyim diye düşünüyorsanız öyle bişey olmayacak. biraz kendinizi zorlamanız gerekiyor, hatta çok zorlamanız gerekiyor. sosyal tecrübeler edinmekten çekinmemeniz lazım, utanmaktan-yüzünüzün kızarmasından, kekelemekten çekinmemeniz lazım ve en önemlisi sürekli insanların ne düşündüğü düşünmeyi bırakmanız lazım.

not: her sosyal tecrübe kendine hastır. bi insan sosyal kelebek olduğu halde sunum yapmaktan ölümüne korkuyor olabilir, ya da tam tersi her gün çekinmeden sunum yapıyor olmasına rağmen tanımadığı insanların yanında lal kesiliyor olabilir. tüm bu sosyal tecrübeleri tek tek edimlemek gerekir. bunu yapmanın tek yolu da yılmadan denemek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ardıç-çeşme.

6’lı 7’li çipetpetpetpet. şaka la şaka markete gidiyorum
devamını gör...

en dediği için tek bir yazar demek gerektiğini düşünüyorum. sevdiğim çok kişi var ama hidano benim sözlük yoldaşım oldu bu kısa süreçte.* geri dönmesini bekliyorum sözlüğe.
devamını gör...

günaydın sözlük.
sevdiğim çiçek zamanı gelmiş.
her yer rengârenk kasımpatı dolar şimdi.
ayın 10 yazarı için kitap yerine bana kasımpatı yollayabilir yönetim, gerçekten.
mis gibi bir gün olsun.
aynı görseldeki gibi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"bizim gençliğimiz kuru geçti nihal, mutlu olmayı bilemedik. belki bu yüzden mutlu etmeyi de bilemedik..."
(bkz: kış uykusu/ winter sleep)
devamını gör...

sen mustafa kemal atatürk ün kurdugu cumhuriyet halk partisinde oy sonuçları sayılırken sayım bitmeden itiraz etmeden çektin gittin sana nasıl guveneyim ben bir daha? kurma boşuna çoğu kişi benim gibi düşünüyordur .
devamını gör...

eski mısır'da, karma yasasının bir sonucu olarak, kişinin yaşamında yaptığı etkilerin, tepkilerinin ne olacağını hesaplamak için kalbinin maat yasasının sembolü olan tüy ile tartılması işlemidir.
bu işlemde neden tüy kullanılıyor? maat yasası nedir? bunlardan kısaca bahsedip, kalbin tartılma işleminin nasıl yapıldığını bir görsel üzerinde anlatmaya çalışacağım. maat yasası, mısır'da sosyal ve politik düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. bu yasada adalet ön plandadır. ve firavunlar maat yasasını uygulamakla yükümlü olduklarından, en görkemli firavunlar bile asla maat yasasını ezip geçemezdi, geçmezdi.
kısacası maat yasası antik mısır için adaletli ve iyi bir yaşam adına her şeydi. tüy, tanrıça maat'ın sembolüdür. onun başında bulunur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

resmin en solunda ölen kişiyi elinden tutup mahkeme önüne getiren çakal başlı anubis'tur. anubis, ölüm tanrısıdır. terazinin sol kefesinde ölmüş kişinin kalbi, sağ kefesinde tüy bulunmaktadır. terazinin hemen sağında bulunan thoth'tur. thoth, bilgelik ve ay tanrısı'dır. ibis kuşu başlı olarak tasvir edilir. kişinin tartılması sırasında elde edilen bilgileri yazmakla görevlidir. anubis tartma işini yaparken, thoth bol bol not alır. ölen kişinin sağında bulunan şahin başlı tanrı horus'tur. o, gök tanrısıdır.
bu tartı işlemi sonucunda ancak, kalp tüy ile eşit ya da ondan hafif çıkarsa, ölen kişi horus'un eşliğinde, osiris'in krallığına kabul edilebilirdi. resmin sağ kısmında bu krallık gösterilmektedir. terazinin hemen önünde bir tane canavar görünüyor. eğer kişinin kalbi tüyden daha ağır çıkarsa canavar, bu kişiyi daha adil bir hayat sürmesi için bu dünyada başka bir bedenle hayata dönmesini sağlar.
bu tasvir astral bir yolculuktan ibarettir. sevgiyle.
devamını gör...

iki kişilik öyküde tek başına savaştığını fark ettiğinde vazgeçiyorsun. dünyayı karşına alırsın ama seni yanlız bırakanla savaşamazsın çünkü.
devamını gör...

bu yıl katılamayacağım için üzüldüğüm bir başka haber. *

seneye bakarız demiş miydim?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim