babanın ölmesi
evinizin çatısının uçtuğunu düşünün.
devamını gör...
tanışır tanışmaz sataşmaya başlayan insanlar
tanışıklık durumu fazla ileriye gittiğinde daha da beter olacağından ötürü vakit kaybetmeden şutlanması gereken insandır.
devamını gör...
nedir eksik olan
anlaşılmak.
anlaşıldığını sevildiğini derinden hissettiğin bir can yoldaşı.
yüreğini tereddütsüz ellerine koyabileceğin, dünyanın neresine gidersen git yanında olduğunda evinde gibi hissedeceğin bir refik. baktığın güzel her şeyi göstermek istediğin, üzüldüğünde koynunda huzur bulacağın, gülümsemesine tüm ülkeye çay ısmarlamak, hayatın getireceği bütün dertleri, mutlulukları paylaşmak istediğin bir kalp bana ait.
haa bulunur mu? sanmam. ama umut güzel şey.
şu an ki ahval içinde ise atanmak, hakkım olanı istiyorum.
anlaşıldığını sevildiğini derinden hissettiğin bir can yoldaşı.
yüreğini tereddütsüz ellerine koyabileceğin, dünyanın neresine gidersen git yanında olduğunda evinde gibi hissedeceğin bir refik. baktığın güzel her şeyi göstermek istediğin, üzüldüğünde koynunda huzur bulacağın, gülümsemesine tüm ülkeye çay ısmarlamak, hayatın getireceği bütün dertleri, mutlulukları paylaşmak istediğin bir kalp bana ait.
haa bulunur mu? sanmam. ama umut güzel şey.
şu an ki ahval içinde ise atanmak, hakkım olanı istiyorum.
devamını gör...
hayatının aşkını normal sözlük'te bulmak
(bkz: nerede lütfen söyleyin)
devamını gör...
ğ kullanmayı bilmeyen kitle
özellikle instagramve facebook'ta rastlanan yazdıklarını ilk dönemler zor okuduğum kitle. bir süre bunun gençler arasında bir internet dili olduğunu düşünmüştüm bir öğretmen arkadaşım bunu sınav kağıdında görene kadar(lise).
yaptığını, ettiğini, gittiğini gibi kelimeler yerine yaptını, ettini, gittini gibi italyancayı andıran bir şekilde yazıyorlar.
ilk başlarda zorlansam da bir süre sonra gözlerim kanaya kanaya alıştım artık(maalesef).
yaptığını, ettiğini, gittiğini gibi kelimeler yerine yaptını, ettini, gittini gibi italyancayı andıran bir şekilde yazıyorlar.
ilk başlarda zorlansam da bir süre sonra gözlerim kanaya kanaya alıştım artık(maalesef).
devamını gör...
kitap okuyamayanlara öneriler
alın çayınızı, çıkın balkona, kafanızda bir konu belirleyin ve kendi kendinize içinizden konuşmaya başlayın.
bu konu sefalet olabilir, hayal kurmak, aşk, tutku, ölüm. yaşamın içinde var olan her gerçek olabilir. başlayın konuşmaya. bir de bakacaksınız ki sınırlı, belli başlı ezberlerden başka bir şey konuşayamıyorsunuz. kalıplara sıkışıp kaldığınızı hissedeceksiniz. konuşmalarınızın kendi yaşamınızdan, kendi deneyimlerinizden başka bir yerden temellenemediğini göreceksiniz. "hayat bu kadar mı gerçekten ?" diye soracaksınızdır kendinize. eğer gerçekten iki kelam adamakıllı konuşmak istiyorsanız, kafa yormak gerektiğini düşünüyorsanız çevremizde olup bitenlere, çıktığınız kapı orası olacak.
bunlar spesifik konular da olabilir tabii. söz gelimi en sevdiği konu 2. dünya savaşı olan bir insansanız, birahane darbesini bir anlatmaya çalışın kendinize. bir şeyler anımsıyorsanız ama gitmiyorsa okuyacaksınız demektir. eğer bu gerçeğin farkına varabilirseniz açıp okursunuz. eğer gerçekten sözlerinizin, davranışlarınızın birilerine dokunmasını istiyorsanız okursunuz. eğer kibarlığın insanlara yol vermek, bir kadının sandalyesini çekmek, insanlara tatlı dille konuşmak gibi simgesel şeylerle sınırlı kaldığını düşünüyorsanız okursunuz. kibarlık denilince, aklınıza bir dostunuzun rahatsız olacağını bildiğiniz bir konu açıldığında, o hissi sezip, kimseye hissettirmeden ustalıkla konuyu değiştirmek gibi gizli edimler gelmiyorsa okuyacaksınız.
"okuyamıyoruz" diye bir şey yoktur. "merak etmiyorum" vardır. "pencerelerimi kapattım, neyin ne olduğunu bilmek istemiyorum" vardır. "yaşamın ne gibi zalimliklerinin olduğunu, nerede nelerin yaşandığını bilmek istemiyorum" vardır. okumak gereklidir, mecburidir. okumaktan yoksun bir ömrün niteliği tartışılır. yaşamınıza anlam kazandırın.
bu konu sefalet olabilir, hayal kurmak, aşk, tutku, ölüm. yaşamın içinde var olan her gerçek olabilir. başlayın konuşmaya. bir de bakacaksınız ki sınırlı, belli başlı ezberlerden başka bir şey konuşayamıyorsunuz. kalıplara sıkışıp kaldığınızı hissedeceksiniz. konuşmalarınızın kendi yaşamınızdan, kendi deneyimlerinizden başka bir yerden temellenemediğini göreceksiniz. "hayat bu kadar mı gerçekten ?" diye soracaksınızdır kendinize. eğer gerçekten iki kelam adamakıllı konuşmak istiyorsanız, kafa yormak gerektiğini düşünüyorsanız çevremizde olup bitenlere, çıktığınız kapı orası olacak.
bunlar spesifik konular da olabilir tabii. söz gelimi en sevdiği konu 2. dünya savaşı olan bir insansanız, birahane darbesini bir anlatmaya çalışın kendinize. bir şeyler anımsıyorsanız ama gitmiyorsa okuyacaksınız demektir. eğer bu gerçeğin farkına varabilirseniz açıp okursunuz. eğer gerçekten sözlerinizin, davranışlarınızın birilerine dokunmasını istiyorsanız okursunuz. eğer kibarlığın insanlara yol vermek, bir kadının sandalyesini çekmek, insanlara tatlı dille konuşmak gibi simgesel şeylerle sınırlı kaldığını düşünüyorsanız okursunuz. kibarlık denilince, aklınıza bir dostunuzun rahatsız olacağını bildiğiniz bir konu açıldığında, o hissi sezip, kimseye hissettirmeden ustalıkla konuyu değiştirmek gibi gizli edimler gelmiyorsa okuyacaksınız.
"okuyamıyoruz" diye bir şey yoktur. "merak etmiyorum" vardır. "pencerelerimi kapattım, neyin ne olduğunu bilmek istemiyorum" vardır. "yaşamın ne gibi zalimliklerinin olduğunu, nerede nelerin yaşandığını bilmek istemiyorum" vardır. okumak gereklidir, mecburidir. okumaktan yoksun bir ömrün niteliği tartışılır. yaşamınıza anlam kazandırın.
devamını gör...
yatağa girmeden yapılan şeyler
uyumadan önce hayal etmek için senaryo üretmek.
devamını gör...
erkeklerin kadınları sinir eden özellikleri
kaba saba olmaları.
eşine/sevgilisine insan gibi davranmak yerine sahibi gibi davranması.
küfür etmeyi marifet saymaları.
saygısız olmaları.*
eşine/sevgilisine insan gibi davranmak yerine sahibi gibi davranması.
küfür etmeyi marifet saymaları.
saygısız olmaları.*
devamını gör...
tiktokçu kekolar vs eski kekolar
eski kekolar tiktokçu oldu işte, nesini anlamıyorsunuz?
(bkz: fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır)
(bkz: fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır)
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
şu yayın işleri nasıl yürüyor bi anlasam ben de yayın yapmayı istiyorum aslında ama. üstteki tanıma binaen. bu arada destekliyorum o tanımı... #1767999 *
devamını gör...
sözlüğün sapıtması
akışı görümce insan şöyle diyor, "yine azıştalar..."
ay sabahtan beri kadını arkadan süzmek, erkeği önden yoklamak, yok önemli olan nikin boyu değildir filan.
lütfen herkesi bilgi içerikli entry girmeye davet ediyorum. alo.
ay sabahtan beri kadını arkadan süzmek, erkeği önden yoklamak, yok önemli olan nikin boyu değildir filan.
lütfen herkesi bilgi içerikli entry girmeye davet ediyorum. alo.
devamını gör...
ikinci dünya savaşı
üzerine film çekilmekten bıkılmayan savaş. bezdim vallahi ya. konu mu yok arkadaş hangi kafayla çektiniz bu kadar filmi. tarantino bile çekti be kardeşim. gönül verdik sana gittin 2. dünya savaşına yapıştın.
devamını gör...
bir yazarda olması gereken özellikler
cep telefonu ya da pc.
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
her iki taraf içinde mutlu geçirilmiş çocukluk..
devamını gör...
kendini ifade etmeye üşenmek
hiç anlaşılmayacağını düşündüğün durum için harika bir çözüm.
devamını gör...
warlock
rpg, frp ve mmorpglerin havalı classı. temelde basit saldırı büyüleri(doğru eşyaları donanırlarsa pure mageleri de bire birde alabilirler) ve hikaye boyu seçimlerine odaklı yeteneklere göre çalışırlar. d&d evreninde ise çok daha detaylı bir lore doğrultusunda karakter yazılır. warlock karanlık bir güce bağlanarak büyü gücünü alan bir savaşçıdır. skyrim’de de d&d esintilerini görebiliyoruz ama her tip savaş büyücüsüne adamlar warlock demiş oyunda. battlemage ile benzer yönleri olsa da sadece yakın dövüşü yardımcı yetenek olarak kullanmak zorunda değiller. bağlandıkları karanlık güce göre yardımcı yetenekleri şekillenir. türkçe çeviride erkek cadı anlamına gelir ama ; oyunlarda warlocksuz yakın dövüş görmeyiz o yüzden “erkek cadı” çevirisini ben doğru bulmam. cadı dediğimiz direkt pure magedir. pure mage de sırf savaş büyüsü kullanmaz her tip büyüyü yapacak manası vardır, warlock ise mana anlamında biraz daha fakirdir.
he şu var, “erkek cadı” olmasa da büyü yönü bir miktar daha fazladır battlemage’e ya da mesela paladine göre, onu da söyleyeyim. battlemage için büyü bir yardımcıyken, warlock için yakın dövüş yeteneği (ya da saldırı büyülerinin yanında ne kullanıyorsa) bir yardımcıdır.
edit: skyrim’de battlemage olarak başlayan serüvende molag bal ile tanıştığımda onun gürzünü almıştım. emrettiği görevleri yerine getirdim tabii önce, o gürzü alana kadar yaptırmadığı serserilik kalmadı.
he şu var, “erkek cadı” olmasa da büyü yönü bir miktar daha fazladır battlemage’e ya da mesela paladine göre, onu da söyleyeyim. battlemage için büyü bir yardımcıyken, warlock için yakın dövüş yeteneği (ya da saldırı büyülerinin yanında ne kullanıyorsa) bir yardımcıdır.
edit: skyrim’de battlemage olarak başlayan serüvende molag bal ile tanıştığımda onun gürzünü almıştım. emrettiği görevleri yerine getirdim tabii önce, o gürzü alana kadar yaptırmadığı serserilik kalmadı.
devamını gör...



