kısaltması 1k olan, okuduğunuz, okumayı düşündüğünüz ya da yarım bıraktığınız kitapları işaretleyip kütüphanenize ekleyebileceğiniz bir site. uygulaması da mevcut.

okuduğunuz kitap hakkında inceleme yapıp alıntı ekleyebilir hatta yapılan incelemeleri, alıntıları da okuyabilirsiniz. kitapları puanlayabilirsiniz. herhangi bir kitabı ya da yazarı takip ettiğinizde ana sayfanıza o yazarın okuyucularının yaptığı paylaşımlar çıkacaktır.
twitter'ın kitap için kullanıldığı bir versiyonu olarak düşünülebilir yani. gayet faydalı ve keyifli bir site.

edit: zamanında faydalı ve keyifli bir site olduğunu söylesem de ne yazık ki son zamanlarda fazlasıyla bozmuş site. sitenin bir suçu yok gerçi, günümüz insanı her şeyi bozduğu gibi bu siteyi de amacından farklı kullanıyor. facebook'tan fırlamış gibi gönderiler paylaşanlar, takibe takip diyen saçma bir kitle doğdu sitede. insanlar etkileşim almak, takip edilmek için saçma sapan şeyler paylaşır olmuşlar. kitap okuyanların sayısı ne yazık ki bu kitleyle başa çıkmaya yetecek gibi görünmüyor.

bu sayede, günümüzde insanların ilgi açı oluşunu ve beğenilme, popüler olma isteklerinin gün geçtikçe arttığı çıkarımını kolaylıkla yapabiliriz. kitaplar için açılan bir sayfayı bile bu niyetle kullandıkları göz önünde bulundurulursa, ciddi psikolojik ve sosyolojik çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

konya'da yaşayan ve izlerken beni ağlatan hayvanseverdir.
"sığdıramadık mı bu köpekleri koca konya'ya" cümlesinden sonra boğazım düğümlendi.
insanoğlunun ne kadar kötü, vahşi olduğunu tekrar tekrar hatırladım.
yaşama isteğim yok oldu.

devamını gör...

binnur kaya'nın hayat verdiği avrupa yakası dizisinin zengin, şımarık, eril otoriteye muhtaç kurgusal karakteri.
devamını gör...

ilk basımı bilgi yayınları tarafından yapılan ve kadın-erkek gibi bölümleri olsa da eşcinselliğinde irdelendiği bir kitaptır. üstelik söz konusu (hangi adındaki) seri iş bankası gibi görece popüler bir yayıncı tarafından yayınlanmasına rağmen bu seri ve bu kitap göz ardı edilmiştir. son olarak 2004 yılında bilgi'nin bastığı kapağı basamayacak kadarda cesurdur bu iş bankası.. ^^
üstelik bu hangi serisini basma istikrarı bakımındanda iş bankasına bir kez daha cesaretsizliği takdir edilmelidir.


neyse ilhan'ı şairlikten ibaret zanneden popülistler yüzünden bu güzelim deneme (üstelik seks tabulaşmış toplumda) merdiven altı kalmıştır. gerçi bu adını atilla zannedenlerin olduğu ya da cumhuriyet gazetesinde çalıştığının bile bilmeyenlerin olduğu çağda "ama ne kadar güzeldir şiirleri demi?" modundan ileri gidememeye şaşırmamak gerekmektedir.

edit: görsel'de ekleyeyim.
bilgi yayınları:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iş bankası:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu da 2.basımları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iş bankasına notlar, herhangi bir rahatsızlığı olmadığı sürece tüm insanlarda meme vardır. hatta türümüzün mensubu olduğu türe "memeli" denir. kadın memesinden utanmanın kimseye faydası yok ve kadın memesi ne bir meta ne de bir pornografik öğedir. 2.000 yıl önce kadın-erkek heykellerinde gördüğümüz uzuvlarımıza sansür uygulanan bir döneme geldik ya ben şansıma tüküreyim. sanırsın muhafazakar yayınevi.
devamını gör...

ben azalarak çoğalmayı, incinerek incitmemeyi öğrendim.
devamını gör...

sait faik abasıyanık'ın siroz hastalığı ile uğraşırken, içinde ölüm korkusu olduğu için karamsar bir bakış açısı ve dille yazdığı, ölümünden önce yayınlanan son öykü kitabıdır. yani yazdığı son eserdir.

sait faik'in doğa, hayvan ve insan sevgisini ve bunlara olan kendine has bakış açısını bilmeyen yoktur. içinde sonsuz bir sevgi besler o. fakat içinde bu tatlı duyguları barındıran kişi ölümle burun buruna gelince duygularına engel olamasa gerek, birden karamsarlaşmış ve bunu eserinde de göstermiştir. o çok sevdiği şeyleri bir daha göremeyeceği düşüncesi küstürmüştür belki onu. hatta istanbul'a bile küsmüştür yazar. nitekim şu sözünde içindeki kırgınlığı ve umutsuzluğu görebiliriz. evet, her şey sevgiyle başlamıştır fakat burada (istanbul'da) bir insanı sevmekle bitmiştir:

''yalnızlık dünyayı doldurmuş. sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor.''

karamsar bir bakış açısı ile yazmış diye kitabın ve içerisindeki öykülerin sakın can sıktığını sanmayın. tam tersi, o kadar kendimizden birer parça gördüğümüz, bize bir şeyler katan öykülerle dolu ki... özellikle benim kitaptaki favori öyküm dülger balığının ölümü'nden bir alıntı paylaşarak tanımımı sonlandırmak istiyorum şimdi.


elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız... bir kere suyumuza alışmayagörsün. onu canavar haline getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacağız.
devamını gör...

-miyaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
devamını gör...

son zamanlarda izlediğim en kaliteli dizilerden biriydi.
oyunculuklar zaten muhteşem ama beni en çok etkileyen şey küçük detaylardı, çok iyi gözlemler yapılmış ve çok güzel yansıtılmış.
özellikle bi sahne o kadar doğal geldi ki durdurup fotosunu çektim, çok hoşuma gitti :)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

amarthiel ukdesi

sanırım heyecanlanma, titreme ve atak dahi geçirme olasılığı olabilir. yani ben öyle olurdum eminim.

babama ehliyet alacağım dedim arabayı sattı, ben ondan çekinmeye fırsat bulamadan o benzin parasını düşündü herhalde.*
devamını gör...

dopdolu bir sanat eseri.

filmi izlemeden önce david lynch'in sinema anlayışı hakkında bilgi edinmenizi öneriyorum. aksi takdirde bu filmi tam anlamıyla anlamak ve hissetmek zorlaşacaktır.

edit: imdb puanını öğrendim az önce.. inanılmaz derecede hak ettiğinin çok altında değer görmüş bir filmmiş. fikrimce 8-9 puan aralığındaki filmlerin yüzde doksanını cebinden çıkaracak türden..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

filmini önce izlemiştim epey güzeldi. kitabını da en kısa sürede edinip okumayı düşünüyorum. çok etkileyici bir hikaye olduğu kesin.
devamını gör...

yav he he.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iban verirken de aciz kaldığınızı kabul edecekseniz ben tamamım.
devamını gör...

public' cileri üzmüştür.
devamını gör...

bugün başıma gelen olaydır. kiminle görüştüysem önce özgeçmişimdeki fotoğrafıma sonra da bana baktı. yetmeyip maskemi indirmemi istediler. bu durum fotoğraf ve beni karşılaştırmak için değildi. her hallerinden belliydi. bildiğiniz güzel miyim değil miyim diye baktılar. benim özgeçmişimde yazan mesleğim, mezuniyet derecem ya da donanımım umurlarında değildi. şaka gibi şeyler yaşıyorum şu sıralar. işe başlayınca nelerle karşılaşacaksın derlerdi de inanmazdım. başlamadan soğudum.
devamını gör...

enypniastes adıyla da bilinen bir derin deniz canlısı. okyanusların tabanında dokungaçları sayesinde dakika da 2 cm ilerleyerek yaşayan bu canlılar diğer hayvanların artıkları ile besleniyorlar ve tamamen transparan bir yapıdalar. içi dışı bir diyebiliriz rahatlıkla.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşı devrimi başlığıyla koronavirüs aşısını bulan pfizer-biontech firmasının sahibi özlem türeci ve uğur şahin'in dünyaca ünlü time dergisi’nin uluslararası baskısının kapağında yer alması hadisesi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elinizi onlardan çekmeyin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mevzunun ermeni kültürü kısmına hakim değilim ancak bunun eski bir türk geleneği olduğunu söyleyebilirim. zaten günümüzde islamiyet ile bağdaştırılan çoğu ölüm sonrası ritüel orta asya kökenlidir. misal vefat eden kişinin yedisinin çıkması mevzusu, bu tamamen eski türk gelenekleri ile alakalı ve tengricilik kökenlidir. çünkü bu inanışa göre vefat eden kişi ölümünün yedinci gününde tekrar otağına döner ve otağı tepeden izler. iş bu sebeple de kendisi otağında yad edilir. ha keza vefat edenin kırkının çıkması mevzusu da aynı kökten gelir. eski türk toplumları ölen kişinin cesedinin 40 gün boyunca kök tengri tarafından korunduğuna ve cesedin 41. günden itibaren bozulmaya başladığına inanırlardı. bunların sağlamasını roux'dan ve boratav'ın bu inanışların anadolu'daki yansımalarını aktardığı anlatılarda yapabilirsiniz. işte helva meselesi de tüm bunların tamamlayıcısıdır. aslı yuğ aşıdır. anadolu'daki yansıma ismi ise yağlaştır. eskiler halen ölünün arkasından kavrulan helvayı bu isimle nitelerler. köçkünov'da kırgızlar'la ilgili yazdığı eserde bu mevzuya ucundan biraz değinir. eski türk toplumlarında bu helva çövenç adıyla anılmaktadır. bu arada vefat eden kişi için verilen yemek mevzusunun kökenleri de aş toyuna dayanır. abdullah inan, ''tarihte ve bugün şamanizm'' adlı çalışmasında buna ayrıntısı ile değinmiştir.

başta da söylediğim gibi mevzunun ermeni kültüründeki yansımalarına hakim değilim ancak bu kavramın türk kültürünün ve tengricilik inancının bir parçası olduğu, yapılan çalışmalar ve yazılan eserlerle sabittir. tabi isteyen kendi araştırmasını kendi yapar ve mevzuyu daha ayrıntılı bir şekilde aktarırsa üzerine konuşma fırsatı doğar. neticede anadolu'daki ölüm sonrası ritüellerin büyük bir bölümü tengricilik kökenlidir. tabi biz bunları islami bağlamda bazı temellere oturtmaya çalışıyoruz lakin aslını inkar eden haramzadedir der kaçarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim