"heh geliyor tipini sevdiğimin sorusu " diyerekten sorulacak kişiye bir strese sokma, germe ifadesi.
devamını gör...

çok güzeldi arkadaşlar. her anını kaydettim. saniye saniye aynı duyguları hissedersiniz izlerken. vidyo için dm.
devamını gör...

bir andrew miller kitabıdır.

hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz oksijen bambaşka anlamlara sahip olabilir bambaşka kişiler için.

mesela ölümcül bir hastalığın son evresinde iseniz, ölümünüz o kadar da beklenmedik değilse artık, hatta son anın gelmesini beklemekte yorulup bunaldıysanız ve sizi hayatta tutan şey bir tüpün içine hapsedilmiş zavallı tutsak oksijense bünyenizde ve zihninizde bambaşka bir anlam barındırabilir.

bir çevirmen olarak üzerinde çalıştığınız bir metnin adı da olabilir oksijen ve siz uğraşmaya devam ettikçe metin zihninize giden gerçek oksijeni kurgusal yanılsaması ile günden güne azaltabilir.

ya da oksijen sadece oksijendir. hayatta kalmak için onu solur ve ne olduğunu, sizin için ne anlamada geldiğini, ne kadar önemli olduğunu düşünmezsiniz bile. ta ki bir gün ciğerleriniz eski randımanını kaybedip oksijen için gerekli gücü kendinde bulamayana kadar.

son yıllarda okuduğum en büyük ingiliz yazarlardan biri andrew miller. daha önce saf isimli kitabına da tanım yazmıştım. okumaktan asla sıkılmayacağınız büyük bir yazar. bence mutlaka en az bir kitabını okumalısınız. ve ben sizin yerinizde olsam okumaya bu kitabı ile başlardım.
devamını gör...

kumaşından dolayı asıl adı jean pantolon olan kot pantolon olayı; olay diyorum, çünkü o zamanlar başlı başına bir olaydı kot.

bir kere herkes kot pantolonluydu, net.. giymek zorundaymışcasına ama, ben hatırlıyorum, herkes görevini yapmanın rahatlığıyla elinide cebine sokarak dikilirdi, manasızca ama.. cebiyle bir işi yok, poz mahiyetinde :

buz mavisi, renklisi, ay düşük beli, yüksek beli, kemeriydi, kotun üstüne ne giyilirdi.. gidermiydi, öyle şeyler kotla olurmuydu,
bu sadece bir giyecek değildi nihayetinde, bu bir felsefe gibiydi.. 301 modeli 501 modeli, borupaçasıdarpaçasıamanallahım :

doksanlar diyince kottur yani..
iki üç kişi bir araya gelince, önce üzerlerindeki kotlar hakkında bir konuşulurdu, bugün hangisini giydin, onu yarın giyicem.. sonra konuşma sırası yeni çıkan modeller, ucuza lewis bulunabilecek yerler, orjinallik meselesi, kalıbı çok güzel olan (ah o kalıbı) ama moda olmayan, hem ucuzu hem pahalısı da olabilen o yeni markaları alıp giyenlerin "deneyimleri" (rodi, wrangler vb) tavsiye edilen markalar final..

bir pantolonun bu kadar konuşulacak nesi olabilir allah aşkınıza, kaç çeşit paça olabilir.. kalıp ne.. ne pazarlamışlar bize ama, şimdi anlıyoruz, işte bunlar hep kapitalizmmiş, büyüyünce öğrendik..

nasıl giyiyormuşuz hayret ediyorum hala, kemerle filan hiç rahat birşeyde değil,
çok şükür modasıyla birlikte, tasası da unutuldu da, rahatladık, şimdide var ama, nerde o eski forsu.. birtek bizim mahalleden geçmemiştir heralde bu kot fırtınası..

"yırtık kotu nasıl unutmuşum
birde doksanlar yazıyorum
teşekkürler #sokak lambası
devamını gör...

anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yaşam süren, hayatlarını davul zurna çalarak sürdüren göçebe topluluk. kırşehir'de bulunan "abdallar köyü" de bu topluluktan oluşmuştur.
devamını gör...

birden bire dizlerimde oluşan ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini belli eden hastalığım.

bir kısır döngü hastalığıdır aynı zamanda. doktorum söylemişti, ağrım var dedikçe oturursan ağrın geçer ama hastalık şiddeti artar.
gerçekten de hastalığın en iyi ilacı yavaş ve sakin şekilde miktarın yavaş yavas artırıldığı yürüyüşler.

mevsim değişikliği ve buna bağlı ayakkabı değiştirmek, ani bir hareket, ağır taşımak, benzer adım sayısında hep aynı yolu yürüyüp de bir iki gün daha fazla ve yorucu bir mesafeyi yürümek, kilo artışı ve ya azalması, ağır taşımak.... bunların her hangi birisi ya da bir kaçı ağrılara neden oluyor. dizimin birisi şişiyor. 10 adımlık mesafeyi yürümek ızdırap haline gelebiliyor.

işte o zaman anlıyorum ki içeride yine bir şeyler yer değiştirdi, kırıldı parçalandı ezildi, yaralandı vs. o acının kuvvetli ve yaranın taze olduğu zamanlar bir günü bitirmek gerçekten çok zor. birden bire ağlama hissine kapılıyorum.
işte hastalığın kendimce atak anları ismini koyduğum dönemlerde günde 2-3 kez buz kompresi uygulamak, lodine gibi iltihap giderici ilaçlar içmek ve stressiz günler geçirmeye çalışmak gerçekten çok işe yarıyor. bir de gün içerisinde fırsat buldukça esneme, gerinme hareketleri yapmak ve akşamları bir müddet yerde sırtüstü yastiksiz yatarak vücudun kendi formunu almasına yardımcı olmak.

son olarak da 2 aydır sabahları aç karnına (geceden suda beklettigim ) bamya tohumu tüketiyorum. bu tarz ot sap işlerine pek kafam basmasa da çevremde o kadar çok kişi tavsiye etti ki, bakalım hadi inşallah...
devamını gör...

benimdir. çünkü kendimi seviyorum. saçımdaki beyazları, yüzümdeki lekeleri, burnumu her şeyi seviyorum. insanların kendisini sevmeyi öğrenmesi çok zaman alıyor. bunu başarabilince kapı girişine bile kocaman portrenizi koymak istiyorsunuz .
ekleme: hani şu aranıyordur, ateşli bir gece istiyordur cart curt tarzı tanım girenler var ya ; sizin ben kafanızı duvarlara sürte sürte kıvılcım çıkarayım, olmayan beyninize kadar yansın. canına yandığımın özgüvenine bak sen. görsün beğensin diye fotoğraf bırakıyoruz sanmış. yerim ya hayal dünyanı.
devamını gör...

midede bulunan g hücrelerinden salgılanan, cck b reseptörleri üzerinden etki gösteren bir hormondur.
mide asiditesini arttırması ile bilinir bu etkisini histamin salınımını arttırmasıyla gerçekleştirir.

aşırı fazla salgılanması durumunda zollinger-ellison sendromu'na yol açabilmektedir.

salgısını arttıran durumlar arasında:
peptitler ve aminoasitler
midenin aşırı gerilmesi
kalsiyum
epinefrin
yer alır.
devamını gör...

mevzuya bodoslama dalmaktır.

sonucu ne olur bilinmez, yatırım tavsiyesi değildir.
devamını gör...

felsefi tanımı “tasarlanmış ideal devlet düzeni” sözlük tanımı “gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı veya düşünce” olan kelimedir. aynı zamanda thomas moore’nin kitabıdır.

peki neden ütopyalar gerçekleştirilemeyecek bir hayal ürünüdür?
çünkü insan her ne kadar kendisine homo sapiens yani düşünebilen insan dese de aslında pek rasyonel değildir. dolayısıyla komün bir sistem özellikle dış rekabet etkisiyle birlikte uzun süre ayakta kalamaz.

çünkü insan yapı itibariyle bencildir. insanlık milyonlarca yıllık bir evrimsel süreç sonucunda üstün özellikler kazanabilmiştir ve bu süreç sonucunda kendi çıkarlarını duygusal bir neden olmadığı sürece her şeyin üzerinde tutmuştur. dolayısıyla mutlak mutluluğu sağlamak amacıyla bir kişiye veya kuruma verilen yetki en nihayetinde kötüye kullanılacaktır. bu yüzden denetleme mekanizması zayıf sosyalizm, faşizm gibi ideolojiler ideal olmaktan çok uzaktır.

çünkü mutlak mutluluk sağlanamaz. elbet çıkarların çatışacağı bir durum olacak ve mutlak mutluluk bozulacaktır. örneğin üremenin kontol edilmediği, eğitim seviyesi düşük devletlerde devlete artı değer katmayan ve suç potansiyeline sahip çocuk fabrikası haline gelir aileler. kontrol edildiği devletlerin kötü yanlarını pek saymama gerek yok sanırım. kısaca tamamen özgürlük sonucu da sistem bozulur sıkı denetim altında da.

velhasıl kelam insan yapısı gereği ideal düzen yoktur, her ütopya adayı potansiyel bir distopyadır.
devamını gör...

aynı başlığın binlerce türevinin olması hem yazarlara hem modlara eziyet, aynı zamanda bilgiye ulaşmayı da zorlaştırıyor.

biz ceza almadan akıllanmadığımızdan, bunu üç kez yapan kişiler cezalandırılabilir.

tabi uygun bir ceza ile, kırbaçla falan değil.

tanım: kampanya gibi kampanya.
devamını gör...

cherokee kabilesinin yaşlılarından biri torunlarına eğitim veriyordu.
onlara dedi ki: içimde bir savaş var. korkunç bir savaş. iki kurt arasında...
bu kurtlardan birisi; korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı, üzüntüyü, pişmanlığı, açgözlülüğü, kibri, kendine acımayı, suçluluğu, küskünlüğü, aşağılık duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı ve egoyu temsil ediyor.
diğeri ise; zevki, huzuru, sevgiyi, umudu paylaşmayı, cömertliği, dinginliği, alçakgönüllülüğü, nezaketi, yardımseverliliği, dostluğu, anlayışı, merhameti ve inancı temsil ediyor. aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer tüm insanların içinde.
çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler ve içlerinden biri büyükbabasına, 'hangi kurt kazanacak' diye sordu.
yaşlı cherokee kısaca cevapladı; beslediğiniz...
devamını gör...

yaptığı hiciv aynı zamanda ölümüne sebep olmuştur. dördüncü murat tarafından hapse atıldığında nef'i'yi seven bir zenci nef'i adına padişaha mektup yazmaya karar verir. mektubu yazarken kağıda bir damla mürekkep damlar. nef'i bunu görünce dayanamaz ve onu ölüme götürecek son sözlerini söyler.

"efendim, mübarek teriniz kağıda damladı."

bunun üzerine kızan zenci, mektubu göndermez. nef'i akşamına kementle boğularak öldürülür.
devamını gör...

12 nisan 1961 - 60 yıl önce bugün sovyetler birliği kozmonotu yuri gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu. dünya yörüngesindeki yolculuğu 108 dakika sürdü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“kasapların tartışmasında koyunların taraf tutması, koyunların kaderini değiştirmez.”
sümer atasözü
devamını gör...

elektrik faturasından, kullandığımız elektrik dışında kalan kalemler çıkarılsa demek ki ödeyeceğimiz fatura olmayacak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
"la columna rota" (1944) (bkz: frida kahlo)
"the broken column" (kırık sutun)
kahlo'nun en sevdiğim tablosudur. geçirdiği kazanın vücudunda ve zihninde oluşturduğu tahribatların en başarılı örneğidir.
devamını gör...

öğrenciye şu cevabı verebilen bir eğitimci. liyakatsizliğin, adam kayırmacılığın sınırı yok bu ülkede.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir lol ukdesidir.
islamcı ve milliyetçi yazar abdürrahim karakoç'un mihriban şiirinin dizelerinden ve solcu halk ozanı musa eroğlu'nun bağlamasından dökülen, aşkın halk edebiyatındaki en güçlü tariflerinden biri olan mısradır. kanımca aşkın ve sevginin bu halkın çocuklarının gözünde siyasi kavgaların çok daha üstünde anlam taşıdığına dair ince bir sitemdir.
devamını gör...

özerklik ilan edecektir .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim