entry beğenmeyen yazar tipi
bugün de gıcık olduğumu öğrendiğim bir başka sınıflandırma başlığı.
tişikkirler sözlük yazarı.
tişikkirler sözlük yazarı.
devamını gör...
bebeto
bu sefer farklı ıp değiştirme metotları ile sözlüğe üyelik alabilmiş olsa da kafa sözlük polisleri tarafından yakalanmış ve uzaklaştırılmıştır.
devamını gör...
tatar türkleri
babaannem yörük, annem ve tüm sülalesi manav, dedemin dedesi tatar annesi ya türk ya da rum. fakat bende en çok tatarlık baskın heralde. küçük ve çekik gözlerden anlaşılıyor zaten. et+rakı sevdası da diğer bir özelliğimiz. babam kasap dedemin de meyhanesi var.
devamını gör...
2023'te ay'a gidiyoruz
bir gece ansızın 82 ay, 83 jüpiter, 84 mars...
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
jestler her zaman güzeldir.
devamını gör...
kızlar babalarına benzeyen erkeklere aşık olur safsatası
ben direkt babama aşıktım.* işten eve gelmesini karşımda fotoğrafıyla bekliyordum fjdjfj.*
teorikte işleyebilir ama uygulamada tutacağını sanmıyorum. karakter olarak babam gibi efendi bir insan isterim. yerine göre davranmasını bileni kim istemez. fiziksel olarak nope. uymuyor hiçbir şekilde.
teorikte işleyebilir ama uygulamada tutacağını sanmıyorum. karakter olarak babam gibi efendi bir insan isterim. yerine göre davranmasını bileni kim istemez. fiziksel olarak nope. uymuyor hiçbir şekilde.
devamını gör...
ruud van nistelrooy
cm 01-02'nin gol makinelerinden.vieri ile yan yanaysa,hemen arkalarında shevchenko varsa iş bitmiştir.
her maçta yarım düzine gol garantidir.
her maçta yarım düzine gol garantidir.
devamını gör...
aşkım biz şimdi neyiz
bacanağız aşkım denilmesi gereken soru.
devamını gör...
simya
geçmiş zaman insanlarının sınama ve yanılmayla değersiz madenleri altına dönüştürme, hastalıkları iyileştirme ve sonsuz yaşama ulaşma uğraşlarına simya veya alşimi denir.
(kaynak: kimya kitabım.)
(kaynak: kimya kitabım.)
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
osmanlı devleti'nde resmini ilk defa yaptıran kişi fatih sultan mehmet'tir. ondan önce gördüğümüz padişahların portreleri ise birebir aynı değildir. tarihi kaynaklardan yola çıkılarak başka bir padişah döneminde çizilmiştir. yani o portlerde görüğümüz osman gazi, sultan orhan ve fatih sultan mehmet'e kadar olan diğer padişahların birebir aynılarına bakmıyoruz.
devamını gör...
17 oy ve 3 fav alan mutfaktaki sarı bez entrysi
devamını gör...
bitkilerde bilinç
son zamanlarda hakkında, var olup olmadığı konusunda çeşitli araştırmalar yapılan kavram.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
devamını gör...
yazarların psikolojik durumunun 3 kelime ile özeti
mutlu olamayacağımı anladım.
devamını gör...
moderasyonun çay sevmemesi
devamını gör...
polo delikli nane
şekilli naneee delikli naneee polo polo...
ben bu şekere bayılırdım.
ben bu şekere bayılırdım.
devamını gör...
mekone
ya da ''mekone hilesi'' ismi ile anılan olay. şair hesiod tarafından milattan önce 700 yılında yazılmış theogony şiirinde anlatılır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
devamını gör...
gazetecilerin ukrayna rusya savaşı hakkındaki ırkçı sözleri
ortadoğudan kan eksik olmaz çünkü. kanla sulanmıştır o topraklar, anaların göz yaşlarıyla. petrol, oranın zenginini daha da zengin ederken fakir halkına ise lanet getirmiştir.
suriye'de de savaşın en başlarında insanlar bu hale geleceğini düşünmüyordu. ırak'ta saddam heykelini tekmeleyen de. aynı ukrayna'daki gibi "yok ya o kadar da olmaz" dendi hep ama insanoğlu nelere alışmadı ki? ortadoğuyu bu hale getiren ab ülkeleri şimdi şaşkın. canım benim duygulanmış!
burada bazılarının tanımlarına tanım bile demiyorum. insanlıktan yoksun saçmalıyor. bir kültürü sevmemek ayrı, kendi seçmediği bir ırk üzerinden insanlara ölümü yakıştırmak ayrı. kendi başına böyle bir şey gelse sizin yalayacağınız toto belli de onlar da seni insan yerine koymaz!
suriye'de de savaşın en başlarında insanlar bu hale geleceğini düşünmüyordu. ırak'ta saddam heykelini tekmeleyen de. aynı ukrayna'daki gibi "yok ya o kadar da olmaz" dendi hep ama insanoğlu nelere alışmadı ki? ortadoğuyu bu hale getiren ab ülkeleri şimdi şaşkın. canım benim duygulanmış!
burada bazılarının tanımlarına tanım bile demiyorum. insanlıktan yoksun saçmalıyor. bir kültürü sevmemek ayrı, kendi seçmediği bir ırk üzerinden insanlara ölümü yakıştırmak ayrı. kendi başına böyle bir şey gelse sizin yalayacağınız toto belli de onlar da seni insan yerine koymaz!
devamını gör...


