küçükken nasıl da kıskanırdım bu fotoğrafları görünce. ama şimdi anlıyorum ki elinden tuttuğu o çocuk hepimiziz.

"beni görmek demek,mutlaka yüzümü görmek değildir.benim fikirlerimi,benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir." dediğinde yanılmıyordu.

kaç yaşına gelirsek gelelim çocuklar gibi kutlayacağımız bayramımız kutlu olsun!

açtığın yolda, gösterdiğin hedefe!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-şimdi değilse, ne zaman?
-ben değilsem, kim?
-korkmasaydım, ne yapardım?
kararsız kaldığımda beni kurtaran sorular.
devamını gör...

esmiyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben senin yanındayım..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha çok köpeklere karşı bir hazımsızlık duyarlar. zira, köpeğin dolaştığı yerde namaz kılınmayacağı hakkındaki inanış başı çeker.
devamını gör...

artılayarak motive eden bir yazar arkadaşımız. nicki ve artıları uyum içinde "sen yaz ben okurum!" demekte. *

daim olsun efendim, var olsun.
devamını gör...

twitter yönetiyor bizi.
merak ediyorum bu twiti twitleyen ama öfkesini gemleyemeyen çirkinleşen bazı erkek kısmısı o an ne hissediyor. ne biçim adamlar var diyor mu? kadınlara el kalkar mı diyor mu?
eve gidince de
senin gibi kadınlar insanı çıldırtır diyor mu?
twitter ruh hali çelişki dolu adamlarla dolu.
devamını gör...

bu yürek bu bedende attığı sürece gönüllere dokunabilmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözleri ve müziği bora ebeoğlu’na ait olan tasvir-i şikayet isimli muhteşem şarkının içinde geçen ve insanın içinde kalan şarkı sözüdür.

türkçe sözlü hafif batı müziğinin uydur kaydır sözlerini, kafiye olsun diye katledilen türkçeye, ritme uydurmak için paramparça edilen sözcüklerin anlamsızlığına ve kendini yüzyılın şairi ilan eden işporta şarkı sözü yazarı serdar ortaç’a inat yazılmış en iyi şarkı sözlerinden biridir.

başında darağacı ile dolananlar bu sözü en iyi anlayanlar olacaktır. ben onlardan biriyim. uykuya yer bırakmayan lovecraftvari kapkaranlık bir zihnim var benim. en azından uzun süre öyleydi. uykusuz sabahlarda neden kapalı olduğunu bilmediğim gözlerimi açınca kalabalık zihnimin tenhalarında bir darağacı gıcırtısı duyardım her sabah.

nerden estiği belli olmayan bir rüzgarla salınan ilmek aklımı kurcalar dururdu ve ben o darağacına çıkmamak için nedenler uydurmaya çalışırdım.

sonra anladım bu şarkıdaki bir iki tatlı sözün ne olduğunu. başımdaki darağacı çelindi. henüz yerinde bir şey yok ama kentsel bir dönüşüme uğrayan intihar korkusu yepyeni bir heyecana neden oldu içimde.

bu, hayata dair şikayetimin tasviridir.
devamını gör...

gecenin köründe, yine bir gece seyahatinde, arka planda yallah şöför çalarken mesela, insanı bambaşka kişiliklere büründüren oyun.

sanki şimdi sıcacık evinizde bekleyen eşinizi, çoluğunuzu çocuğunuzu, ananızı babanızı özlemişsiniz de kavuşmak için mesafe sayıyormuşsunuz gibi basarsınız gaza. iliklerinize kadar geçim sıkıntısıyla yoğrulur, memleket hasretiyle yanar tutuşursunuz. bir yandan teslimatı yetiştirememe korkusu yer bitirir, diğer yandan da çocuklarınızın kokusu düşer hatrınıza. ama en nihayetinde yepyeni bir gün doğacak, arabaların farları artık birer birer kapanacaktır. nemli gözlerinizin tek dermanı ise herhangi bir doğu avrupa ülkesinin sınır kapısı ve bunun üzerine düşlediğiniz slav kızları olacaktır.

ne kadar modernist olursan ol, kim olursan ol, tırcı olursan anadolu'nun bağrından kopup geliyorsun arkadaş.*
devamını gör...

haberlerde birçoğumuzun görüp şaşırdığı duruma açıklık getirmek açısından bu başlığı açıyorum.
genellikle doğuştan olan, o kişinin suçu olmayan durumu önceki entryde açıklamaya çalıştım (bkz: testiküler feminizasyon)
merak ettiğiniz bir soru olursa sorabilirsiniz.
devamını gör...

pavlov'u seksi bir yönetici kadın sanıyordum. affet hocam.

nickaltına yazmayacağım bir daha. yada yazarım alırım bi gıdık, belki son defa... bazı şeyleri bilemezsin hocam, ben de bilemedim. ama kırıldım. insan sadece kendi yaşanmışlıklarını, kırgınlıklarını hatırlıyor anımsayınca. eylulıngın kahkahaları üstüne tuz biber oldu. zaten hiç tatlı gelmez burukluklar.

kadın olmalıydın sen. çok yakıştırmıştım sana bu kimliği. çok yakındın kafamdaki sitenin en seksi hanımı idealime.. sürekli sitenin istatistliklerine göz attığından dolayı, inişli çıkışlı performans grafiğinin yansıtıldığı bir projeksiyon kutusunun mavi ışığı altında elinde sunum çubuğu tuttuğunu, 'lucifer dikkatimizi verelim lütfen' dediğini hayal ediyordum. evet dedim evet.. bu kadın çekip alır beni koparırım kafayı. meğerse sen de sitedeki her erkek gibiymişsin, gözümden bir damla istatistlik düştü zemine. kayboldu. güneşin yakıcılığında uçtu. günün anlamsızlığına karıştı. 3 kat aşağıda anlamsızca koşturan çocuklar vardı. defolun dedim gözümün önünden defolunn...

gerçeklik uyuşturuyormuş hocam. sabah kahve içerken farkettim. uyanmıştım artık radyo gecesinin ertesinde. hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmayacak der gibiydi o sabah. tül perdenin genişleyip şişerek dolduğu salonda, ürpertiyle bir şeylere hazırlıksız yakalanmıştım, ilk sigaram da tatsız geldi. ben yoldaş gibi sarmam hocam üşengeç adamım paketten çıkarır yakarım. bir çırpıda çıkarıp yaktım. o havayı yakaladım anında. bozulan gizemin buruk soluğuydu alıp verdiğim karışan tütün dumanına. bir insan ancak bu kadar hiçbir şey yapmadan bir yazarı yok edebilirdi. belki de yok olmaya hazırdım. sen sennnn istatistlik kurabiyesi.. bunu sen yaptın.

anca istatistlikmiş, anca veriymiş. aşk böyle rakamsal databaselerden mi oluşuyor sanıyorsun bayım? en çok tanım girilen başlık mıydı? kim çok yazmıştı? ben söyleyeyim hiçbirisi..

hayalleriyle oynanan bir lucifer bıraktın bu sitede. en baştan dm'yi çakıp 'abisi erkeğim ben' deme nezaketini gösterebilirdin. yapmadın bunu.

boşluk oluştu içimde. bana bir yönetici kadın borçlusun, bunu unutma... unutmaaağğ oh noo.
devamını gör...

ice ukdesidir.

yeni türkü'nün 1992 yılında çıkartmış olduğu 'aşk yeniden' isimli albümüyle aynı adı taşıyan şarkısıdır.
devamını gör...

bir yanış bir yakarış...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

köyden ziyade 3-4 bin nüfuslu ufak bir belde olabilir.tabi o kadar yaşarsam ve sağlığım olursa.daha şimdiden hastalıklarla boğuşuyorum. maddi imkanım olsa bir gün bile beklemem.
devamını gör...

corona başladığından beri yaşanılan durum.
devamını gör...

herkesin hayatına üstüne vazife olmamasına rağmen burnunu sokmak. sürekli bir eleştirme, akıl verme, doğru yolu gösterme çabası.
devamını gör...

bu kadar geç tanıdığıma* üzüldüğüm yazar*. hoş geldiniz efendim, atamanız için teşekkür ederim. sizin hakkınızda da birkaç kehanetim var, hepsi mükemmel gelişmeler. içiniz rahat olsun, geleceğiniz küremden bile parlak.

sihirli günler*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim