yeni tanıştığınız birine "sen" diye hitap etmemek. samimiyet güzel şey ama en azından o ilk diyalogda siz demekte fayda var.
devamını gör...

ekşi sözlükte gördüm .
başıma bir iş gelir , sosyal medyadan adalet arama gerkirse lazim olur diye de üye oldum.
devamını gör...

bir bong joon-ho filmidir.

bong joon-ho en iyi film, yabancı dilde en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi özgün senaryo dalında oscar kazanmış olan parasite filminin de yönetmeni ve o filmde çok etkileyici bir perfomans sergilemiş olan kang-ho song bu filmde de başrolde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosu yine yönetmen tarafından 1986 - 1991 yılları arasında işlenen ve güney kore’nin ilk seri katil vakası sayılan bir olaydan hareketle yazılmış.

küçük bir bölgede işlenen cinayetleri çözmek için bölgeye gönderilen iki dedektif oradaki polislerle işbirliği yaparak katili yakalamak için uğraşırlar. hem dedektifler hem de polisler biraz tuhaftır ve çok da umursar görünmezler durumu, en azından başlangıçta.

tecavüz edildikten sonra kendi iç çamaşırları ile boğulmuş halde bulunan kadınları sayısı arttıkça işaretler bir seri katil vakasını gösterir ve her şey ciddiye biner.

filmin sonunda kang-ho song’un canlandırdığı dedektifin kameraya bakışına çok dikkat edin. zira katil film yayınlandığı esnada hala yakalanamamıştı ve bu bakış katile bir mesaj vermek için çekilmiş bir sahnenin en can alıcı anıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk cumhurbaşkanı ve ülkenin kurucusu mustafa kemal atatürk'ün yetkilerini 80 yıldır sorgulayanların samimiyet içermeyen sözüdür.
devamını gör...

yatağa gitmekten korkmaktır. bu fobiye sahip kişiler, yatağa gitmekten korkarlar bunun en büyük sebebi de kabus göreceklerini düşünmeleridir.
devamını gör...

gerçek hayatta konuştuğum kelimelerle ilgili sosyal medya üzerinden reklamların anında karşıma çıkması, bazen aklımdan düşünürken daha konuşmadan oluyor.(google vs üzerinden arama yapmadan, hiç pc, telefona dokunmadan oluyor bu arada soran olur diye cevaplıyım baştan)
devamını gör...

sakin kalmak.
devamını gör...

troll amacli acilmasini umdugum baslik. oteki ihtimal hayli komik cunku. sozlugun orta yerinde ilkokul cocugundan hallice bir tavirla tahtaya, ha pardon basliga yaramazlar listesi gibi bir listenin olusturulmasi akli basinda bir yetiskine yakismayacak hal-tavir.

burada herkesin kendince elbette sevdigi, sevmedigi, eline gecse bir kasik suda bogacagi, asiri sevip pamuklara saracagi yazar taneleri vardir, bu olasidir. ama tutup da orta alanda bunu listelemesi, ozellikle " tuh, kaka bu" diye hedef gostermesi, egosunun tatmininden baska bir sey saglamaz, saglamayacaktir. pek kaale alinacagini da zannetmiyorum. ustelik bu sekilde listeleyeceginiz yazarlardan kime ne? otede kendi icinizden birilerini muhurleyiniz derim, e bir zahmet...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bende pek bir fark olmayan durum sizi bilemem tabi ki
devamını gör...

özgür irade konusu felsefenin temel taşlarından biridir ve 1900'lü yıllardaki gelişen bilimsel çalışmaları sebebiyle felsefeciler ve bilim adamları arasında süregelen bir tartışma konusudur.

özgür iradeyi tamamen materyalist bir bakış açısı ile yorumladığımızda her neden sonuç ilkesine bağlı olarak daha üst akıl tarafından tahmin edilebileceğini o sebeple de olmayacağı sonucuna varabiliriz..

tersinden bir bakış açısı ile de felsefi açıdan bakarsak bir insanın kendisini uçurumdan atıp atmaması yüzlerce parametreye bağlı olup o insanın kendisini o uçurumdan atıp atmamasının tamamen özgür iradesine bağlı olduğu sonucuna da varabiliriz..

özgür irade denkleminde kurulan bu eşitliği bozmak ise ruh varlığının görevidir ve de ruh varlığı olgusunu denklem dışı bırakarak bu konuya bir çözüm bulabilmek çok mümkün olmamaktadır..

bu bakımdan özgür irade ve kader konusu iki kardeşler gibi hareket ederler ve esasında benzer sonuçları vermektedirler..

bu bağlamda özgür irade ya da kader* hem vardır hem de yoktur...

olayı spiritüel boyuttan ele alırsak ruh varlığı madde dünyasına tekamül etmek * için gelmektedir ve tüm yaşadığı deneyimleri ile bazen hızlı bazen de yavaş bir şekilde gelişmektedir. bu bağlamda varlığın özgür iradesi tekamül etmesi ve kendi tekamül etme şartları ile sınırlıdır . daha basit bir anlatımla beşer varlığı uzay gemisine binerek şu aşamada ay ya da en fazla marsın ötesine geçemiyor. bu sebeple benim özgür iradem var ve ben satürn'e özgür iradem ile 5 sene sonra gideceğim diyemez, diyemeyiz bu mantığa aykırıdır.

ama ben insan varlığı olarak 10 sene içinde mars'a 50 sene içinde jüpiterin uydularına , 100 senede jüpitere , 200-250 sene içinde de satürn'e gideceğim derse ve bu doğrultuda çalışmaya başlarsa bunu özgür iradesi ile gerçekleştirmeye çalışabilir ve bu çalışmaya karar verip bu yolda devam etmeye başladığı anda da bu yol artık onun kadersel planına girmiş olmaktadır.

sonuç olarak evet tamamen özgür irade ile 3 boyutlu evren dahilinde hareket edebilecek yetimiz yok ama belli kararları da özgür irademiz ile vererek bir yön çizerek beşer varlıkları olarak gelişmeye ilerlemeye devam etmeye çalışıyoruz..
devamını gör...

akıllara şu videoyu getiren başlık.
devamını gör...

insanlar nasıl yapabiliyor hayret ettiğim eylem. bundan 4 sene evvel 1.5 yıl sigarayı bıraktım. bıraktım ama nasıl zordu benim için. sigarayı düşünmediğim tek gün olmamıştır rüyalarımda bile sigara içiyordum. şuanki iş ortamımda hele neredeyse olanaksız bırakmam özellikle benim gibi sigaranın kokusunu duyunca canı çeken biriyseniz. ofiste içmeyen yok bıraktım diyen ikinci gün başlıyor öyle bir ortam. zararlarının farkındayım lakin 4 sene öncesine göre daha da sigaraya bağımlı olduğumun farkındayım. bıraktığım dönem sigara içenlerle aynı ortamda bulunmamaya çalışıyordum mesela bırakalı 8 ay geçmiş biri yanımda içiyor insanın canı bu kadar mı çeker? su çekmez yemek çekmez canım bu zıkkımı çeker. bağzıları bıraktıktan 3 ay sonra canın istemezmiş diyorlardı. nerde istemezmiş? yani ben bu mereti bıraksam ömrü hayatımın kalan kısmında canım hep bunu mu çekecek ne biçim illettir bu. sigara içilmeyen yeni zelanda, kanada gibi ülkelere mi taşınmam lazım nedir bunun çözümü bilmiyorum. dileğim 30'larımda sigara içen biri olmamaktır. gençlere de diyorum ki sakın başlamayın deli misiniz? koşsan tıkanırsın koku duyun azdır bazen öksürtür asla değmez sözde verdiği zevke. başlarım ileride bırakırım falan demeyin ne kadar zor olduğunu yukarıda anlattım. kısaca içmiyorsanız asla başlamayın başladıysanız daha da bağımlı olmadan bırakın.
devamını gör...

behçet aysan'ın kaleminden çıkmış en güzel şiirlerden biri. yoksulluğun şiiridir sesler ve küller; haksızlığın, eşit olmayan şartların, işçi sınıfının, ankara'nın şiiridir. sivas katliamında bir kibrit alevi ile yanıp kül olmuş bir şairin, insanların görmek istemediği karanlığa ışık tutmasıdır bir nevi. şiir aynı zamanda aysan'ın; "yüz yıldır ülkemizde güzel bir gelecek için seslere ve küllere, zincirlere ve ölümlere bütün acılara..." cümleleri ile başlayan şiir derlemesine de ismini vermiştir. ne zaman okusam onlarca jilet çiğniyormuşum gibi keskin bir kan tadı geliyor ağzıma. yanmış insan etinin kokusunu, geçmekten ürktüğümüz mahallerin rutubetini soluyorum. belki bilmeden ya da utanmadan parçası olduğumuz bu adaletsizliğin ağırlığı biniyor üzerime. suni ve anlık hatta belki tamamen ikiyüzlüce ama aysan'ın dediği gibi, yok başka cehennem yaşıyoruz işte.


orada duruyorsun, fırtınalar tanığımdır
terkedilmiş
beyaz ve nazlı,

yorgun bir hallacın
attığı
yünler
gibi
dokunaklı.

git diyorlar gidiyorsun
kal diyorlar

ne bir ses
ne bir şarkı.


ey saçlarına ak kuşlar üşüştüren
yüzünü peçesine saklamış

ayın altında
çam dalına asılan

gümüş
gölgesi

göle düşmüş.

kendine bıçaklar bileyen
devrilmiş
kağnı
gibi
yolda kalmış
sevgilim.

altın benekli
fundalıklarda

pusuya düşürülen

geceleyin gözleri bağlı
götürülen
karaca.

inilmedik ne bir deniz
çıkılmadık ne bir dağ

uğranmadık han
bırakmayan

yaralı koşma

sevdalı
im

halkım, sevgilim.

saz yok
mızrap yok

hep konmuş
hem göçebe

hem balık hem kuş
hem ingin hem yokuş

yanık otlar gibi
kavrulmuş

esmer ve yoksul.

iner şafağın alacasında
karıncalar ordusu
şehre
kenar
mahallelerden
yürüyerek
ve trenlerle.

su satan çocuklarıyla
kapılarında vagonların

çamaşırcı
kadınlarıyla
iner
şehre
sincan'dan
iner mamak'tan


battal gazi
destanı ve
kan kalesi

ve kılıcıyla alinin

mızraklı ilmihalle.

yok başka bir cehennem
yaşıyorsun işte


ellerine
bulaşmış

kara incirin sütü
ve kardeşinin

kanı

habil ile kabilin.

yaşıyorsun
sarışın

onurlu ve aşık

karasevdalar
içinde
aydınlık.

yok senin kayan bir yıldızın

puslu
seken dizin

çolpanın
görünmüyor.

bu gökyüzü

sana
bana dar


telliturnam uçamaz
gelinkuşum konamaz.

tel örgüyle
çevrilmiş

onlara
mavi ve alabildiğine
geniş.

hasretin çırağı
gurbetin

kalfası

ve aydınlıkların
ustasısın

sönünce
mum
sönünce
çarağı

karanlıklara
çarpan

pervanem.
halkım
sevgilim

yanar
güneşte etin kehribar

bir üzüm
çıngılı
gibi.

çıkrık iner
çıkar

çıkrık

varılmaz

dibi görülmedik
korkuyum.

süngerdedir
vurgun yemiş

tütün
düzer
inci
gibi.

karabükte
duman olur

savrulur

gıslavette işçi.

yıllar yılı

bilirim

döne döne
yıllar yılı

aynı
kitabı okur

adı acılarbilgisi

adı acılarbilgisi

acılarbilgisi.
devamını gör...

uykusuz her gece şarkısını anımsatıyor bana...ve mırıldanıyorum şu an.
devamını gör...

süper tanıyıcı kavramı, psikoloji bilimi uzmanı richard russel ve ekibi tarafından 2009 yılında tanımlandı. yüz körlüğü kavramının tersi olan kavram, nüfusun %1’inden daha az kişide görülmektedir. deriz ya, ‘bir gördüğüm yüzü bir daha asla unutmam’. bu durumda süper tanıyıcı olma olasılığınız büyük.
bu yeteneğe sahip kişiler misal, yolda biriyle karşılaştığında onun,atıyorum,2012 yılında morning cafe’de kahve içip cheesecake yerken rastladığını hatırlayabilirler. peki neden bazılarımız yüzleri iyi hatırlıyorken, kimimiz dün tanıştığı kişinin yüzünü unutabiliyor? bu durum, yüzü parça halinde mi yoksa bütün olarak mı işlediğinizle alakalı. eğer birinin yüzünün tam olarak görüp işliyorsanız o yüzü tanıma olasılığınız yükselirken, o yüzün belli kısımlarına odaklanırsanız(burnu,kulağı,gözleri gibi) o yüzü tanıma olasılığınız düşüyor.
bu kişilerden en bilineni ise ingiltere’de west midlands polis teşkilatında çalışan andy pope adlı bir polis memuru. ayrıca ‘süper tanıyıcılar derneği’nin 20 üyesinden biri olan bu polis memuru, şu ana kadar 2000’e yakın şüpheliyi yakalamıştır. boş zamanlarında merkezdeki şüpheli fotoğraflarını inceliyerek ‘beyin yüz arşivi’ni genişletmektedir. bu memurun, bir yüzü tanıması için illa yüzün tamamını görmesi bile gerekmiyor. maske taksa dahi gözlerinden,minicik ayrıntılardan ve hatta mimiklerinden bile tanıyabiliyor. yüz tanıma yazılımında şüpheliyi tespit etmek için yüksek çözünürlü resimler gerekirken, süper tanıyıcılar resim net olmasa da şüpheliyi tespit edebiliyorlar(insan-1,makine-0).
ingiltere ve avustralya’da süper tanıyıcı birimi mevcut ama en büyük süper tanıyıcı birimi almanya’da. almanya’da bu birim berlin,münih, stuttgart ve kuzey vestfalya’da bulunmaktadır.
devamını gör...

budizmdeki karma yasası sırf bunun için uydurulmuş olabilir. maalesef o kast sistemini hala ayakta tutabiliyor.
devamını gör...

nickaltına yazmayı unuttuğum için kendime kızdığım yazarımızdır. mükemmel yazar, yazdıklarını resimlerle destekler. o yazılar bir okunmaya başlandığında bir bakmışsınız 2. sayfaya geçmişsiniz, sonra 3 4 devam eder. sohbeti de bir o kadar güzeldir. arada sayfasına girer sonra hayran olmuş bir şekilde çıkarım**. güzel tanımlar girdiği musmutlu bir ömrü olur umarım. var olsun.
devamını gör...

vasari - sanatçıların hayat hikayeleri. sanat tarihi meraklılarına.
devamını gör...

haydi gel benimle ol
oturup yıldızlardan bakalım dünyadaki neslimize
ordaki sevgililer özenip birer birer
gün olur erişirler ikimize.
*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim