servigiller* ailesinin sekoya cinsinden dünyanın en uzun* ağacıdır. amerika da redwood ulusal ve eyalet parkında bulunur.
devamını gör...

benim gözüme batan üç tip var;

1) feleğin sillesini yediğini düşünen, atarlı giderli şeyler yazanlar;
"cam gibi gençlerdik, kırdılar keskinleştik."
"sadece gülüşümü yakala, öfkem sana ağır gelir."
"sen vurursun dikiş atarlar, ben vururum toprak atarlar."
uuuvv korktum neyse devam edeyim:)

2) polyannacılık oynayanlar;
hayat şöyle güzel, kuşlar uçuyor, kendine yakışanı yap, küçük şeylerle mutlu olmalı insan gibi zırvalayanlar. e ablacığım ben seni tanıyorum. sen öyle küçük şeylerle mutlu olan biri değilsin ki senin motton bunlar olamaz. yapma komik oluyor.

3) bilmem kimin biricik eşi, berkecan'ın annesi, onu bırak bu gözler "kendi arabasının şoförü" yazanı gördü. ya ülke kendi arabasının şoförüyle dolu. şimdi burada amaç ne? kendilerine böyle mi hitap edilsin istiyorlar? mesela hastanede sıra kendilerine geldiğinde "kendi arabasının şoförü " diye mi çağırılmak istiyorlar anlamak güç.

ha bir de bir aralar, okuduğu anaokuluna kadar yazan can yaman beyefendisi vardı ona hiç girmeyeyim.
devamını gör...

insanların etek boyuna karışıldığı sürece yakında etek giyecek kimse kalmayacak, bilin istedim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'tutturmak, birleştirmek' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

(bkz: better call saul (dizi))
devamını gör...

en güzeli demek iddialı olur bence. güzel ama.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ve çok haklı. keşkeler burcuları üzmeselerdi.
devamını gör...

inançsızım,* benim de anlamadığım konu bu. inanmıyorsun madem hala ne diye konuşuyorsun? sen dinden çıkmamışsın ki, hala onunla meşgulsün.
hem sen aydın bir insan değil misin? önce kendinden yola çık. nasıl ki senin inanmama özgürlüğün varsa onun da inanma hakkı var.
ayrıca enerjini din yerine başka şeylere harca* bırak daha da ona ömründen bir dakika bile verme...
devamını gör...

vincent van gogh'un 1890 yılında tamamladığı ''çiçek açan badem ağacı'' adlı tablosu.
van gogh'un kardeşi theo, 1890 ocak ayındaki mektubuyla ''sana söylediğimiz gibi ona senin adını vereceğiz, onun senin gibi kararlı ve cesur olmasını diliyorum'' yazarak yeğeninin doğduğunu ve adını vincent willem koydukları haberini müjdeler. ressam haberi aldıktan sonra yeğenine hediye olarak bu tabloyu yapmaya başlar.
tabloda badem ağacını mavi gökyüzü önünde, çiçeklenmiş halde görürüz. tomurcuklanan bu badem ağacı baharı ve yeni bir hayatı, yeğeninin doğuşunu temsil ediyor.
ressam, aynı yılın mayıs ayında kardeşinin yanına gidip tabloyu teslim eder. bundan 2 ay sonra, temmuz 1890'da hayatını kaybeder.
bu tablo ve van gogh'un resimleri, çizimleri ve mektuplarından oluşan koleksiyon 1925'te yeğeni vincent willem'e kalır. bu koleksiyonun halka açılması için büyük çaba sarfeden yeğeni, 1973'te amsterdam'daki van gogh müzesi'ni açtı. bu tablo da günümüzde müzede sergilenmekte.
tabloya baktıkça mavinin o güzel renginden mi, ağacın mükemmel çizilmiş çiçeklerinden mi bilmem, insanın içine umut doluyor. sevginin, umudun, yeni bir yaşamın tuvale bu kadar nahif bir şekilde aktarılması ressam hakkında bize çok şey söylüyor.
bugün vincent van gogh'un doğum günü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

tabi ki johnny bravo.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erkek olmamaları.. gerçekten ağzım açık kalıyo bu olaya..
devamını gör...

denizcilikte rüzgarın gittiği değil, "geldiği" yöne verilen isimdir.

edit: işbu tanımlama, orsalesta anafor esas düzeltmeyi yaptığı için kendi kendini yok edecektir. yani umarım.*
devamını gör...

değerli kardeşim bengaripsengüzeldünyaumutlu'ya çok teşekkür ederim. güzel bir yayın oluyor. malum ben programa denk gelemediğim için bayağı şikayetçiydim. sağ olsun bu vesile ile 3 istek türkümüzü de hazır programı dinleyebilecekken, yayınladı. demiri toz ederler, tevhid ve düşürdün aşkın narına adlı eserlerin arka arkaya gelmesi eşimle beni ziyadesi ile mutlu etti. bu arada iletiyi yazarken marikaki'nin anonsuna denk geldim, efe/ege damarım kabardı var olsun kendisi.
devamını gör...

yasakla dayı 10 kişi sözlükte takılırsınız ama söyliyim.
devamını gör...

türk tarih profesördür. yaşayan en büyük türk tarihçimiz, tarihçilerin babası (bkz: halil inalcık)'ın öğrencisidir. tarih içerikli bir çok eser kazandırmıştır. tüm bilgi birikimini ve tecrübesini aktarmak için içlerinden en önem verdiği (bkz: gazi mustafa kemal atatürk) kitabını 70li yaşlarının sonuna saklamıştır. kendisi adeta bir ilim bilim şelalesidir.
devamını gör...

ürd-i behişt.: cennet gibi, cennete benzeyen. (nisan ayında doğa yeniden canlanıp güzelleştiği için, o ay için de kullanılırmış)
sevdim ben bu nick'i.
devamını gör...

öncelikle joker karakteri iyi ve kötünün ötesinde anlamsızlığa vurgu yapar. onun nihilist bakış açısına göre hiçbir şey doğru yada yanlış değildir. joker kötü karakterden ziyade iyiliğe karşı radikal bir kayıtsızlık içerisindedir." one bad day " tek bir kötü gün sayesinde bütün insanların aynı dönüşümü yaşayacağına inanır. sevgi ahlak dürüstlük gibi değerlerin bir yalandan ibaret olduğu " one bad day " sayesinde herkesin, toplumun bu ahlaki iki yüzlülüğünü fark ederek onun gibi iyi veya kötüye tamamen kayıtsız kalabileceğidir. joker diğer "kötü" adamlar gibi iyileri ve masumları gelişi güzel öldürmez. tam tersine onlara tek bir kötü gün vererek kendi yaşadığı dönüşümün benzerini yaşatmaya çalışır. geleneksel ahlak anlayışının ne kadar kırılgan olduğunun farkında olduğu için hep bu noktaya baskı yapar.
" why so serious"
schopenhauer kahkahanın nedenini bir bağlam ile gerçek objeler arasındaki tutarsızlığın aniden algılanması, kahkahanın kendisini ise bu tutarsızlığın dışa vurumu olarak tanımlar. kahkahaya sebep olan şeyler işte bu paradokslardır. joker nihilizminde bu " absurde" yi bulmuştur. camusun felsefesinde "absurde" anlam ve amaçtan yoksun olan dünyaya insanların anlam yükleme çabalarının saçmalığı olarak tanımlanabilir. ışte why so serious ve o meşhur kahkahaların ifade ettiği paradoks tam olarak budur. tüm saçmalığıyla gülünç olan bu kozmik dramanın bir nevi kahkahalar yoluyla dışavurumu. yani jokerin amacı, toplumun kendini tanımladığı gibi ahlaklı erdemli ve iyi niyetli yapısıyla, her bireyin özünde çıkarcı bencil vahşi yönünü ve bu ikisi arasındaki saçmayı ortaya çıkarmak. bunu yaparken de son derece keyif alır. çünkü jokere göre geleneksel ahlak çerçevesinde şekillenen toplum yapısı son derece kırılgan fikirlerle ayakta durur. bunu ortaya çıkarmak için ise " one bad day " yeterlidir. jokerin bütün hikayesi diğer insanların onun gibi olması için o gereken " one bad day" i verme üzerinedir.

filmi gayet başarılı buldum. özellikle arthurun jokere dönüşüm sürecindeki o tek kötü gün, absurd ile her yüzleştiğinde o kayıtsızlık ve kahkahalar, üstüne üstlük joaquin phoenixin muazzam performansı bize jokerin felsefesindeki alt metinleri sunmakla kalmıyor insanı iyi ve kötü kavramlarını sorgulamaya da itiyor. trende vurduğu üç eleman, thomas wayne yada kafasından vurduğu murray karakterlerinin ölmesine üzülen var mı bilmem. ışte film baştan sona toplumun bu iki yüzlülüğü ve ahlak paradokslarıyla bizi baş başa bırakırken bunların tam ortasında şekillenen joker karakteriyle yakınlaşmamızı hatta empati kurmamızı sağlıyor. hatta bütün gotham halkı bu gerçeklerle yüzleşerek kahkahalar eşliğinde toplumsal düzeni ve gothamı yerle bir ediyor. son sahnedeki kaosta herkesin yüzünde joker maskesi olması, anlamsız ahlak kodlarıyla köleleştirilmiş sefil hayatlar süren gotham halkının gereken baskıyla tek tek zincirlerinden kurtulmasını simgeliyor. jokerin arabanın üzerine çıkarak bu absurdun farkına varması, devamında gelen olana bitene kayıtsız dansı ve kahkahaları ile bu mesaj seyirciye de veriliyor. ben filmden beklediğimi aldım. beklentiniz uçmalı kaçmalı bir aksiyon filmi yada abd askeri üstlerinde yapılan deneylerde mutasyon geçiren super evil karakterin sağı solu amaçsızca yakıp yıkması değilse çoğu kişininde seveceğini düşünüyorum.
devamını gör...

bir barta kulesi üstünde babamın öldüğü yaştayım diye devam eden şarkı.
devamını gör...

mrna aşıları kısırlığa neden olur - değil
aşılar hala deneysel - değiller, 3,8 milyar dozdan fazla verildi.
pᴉʌoɔ aşısının nanobotları var - zaa lol
pᴉʌoɔ aşısının içinde bir mikroçip var - yok, mikroçip telefonunuzda ve kullandığınız facebook uygulamasında
maskeler solunum yolu hastalıklarından korunmaya yardımcı olmaz – zaa lol
genç ve sağlıklıyım, bu nedenle pᴉʌoɔ beni etkilemez - zaa lol
ivermektin, hidroksiklorokin vb. gibi başka etkili tedavilerimiz var – hayır, yok. hiçbiri pᴉʌoɔ'da herhangi bir fayda göstermedi. bir aşımız, oksijenimiz ve bir solunum tüpümüz var.

kime inanacağımı bilmiyorum– doktorlara, epidemiyologlara vb. inanın. facebook'taki kuzeninize inanmayın. tesisat sorunum olursa tesisatçı çağırırım.

allah beni korur– eğer kabul etmeyi seçersen allah seni korur ve sana bir nedenle bir aşı verdi.
not:(ateistspor)

ilaç şirketleri sadece para için bu işin içindeler – ölü insanlar viagra satın alamaz

aşıların uzun vadede kötü etkileri vardır - hayır, neredeyse 100 yıldır insanlar aşılanıyor. tüm yan etkiler ilk ~3 hafta içinde ortaya çıkar. pᴉʌoɔ'nun uzun vadeli kötü etkileri vardır.
devamını gör...

büyük ihtimalle kadın cinayetlerine herhangi bir önlem alınmaması, hayvan hakları yasasının bir türlü çıkarılmaması gibi olayların kendisine zemin olarak hazırlandığı eyleme konu olan cümle.

"mevcut anayasa ile bunları engellemek mümkün değil" yükleniyor...
devamını gör...



"dört işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor gelecek telaşım
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı duvarlara çarpa çarpa

uyandım saat üç, dört, beş bana hiç fark etmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki: "bir arkadaşa bakıp da çıkacaktık"
kalan umutlarımdan
birini seçip hepsini, hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı, ne kaldı kimseler duymadı, sadece duvarlar ağladı. "
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim