deniz kenarına oturup bir süre denizi seyretmenin stresi azalttığı gerçeğidir belki de. kıyısına oturup saatlerce sohbet edebilirsiniz, size vakit ayırır, sizi dinler karşılıksız. tüm stresinizi atar öyle kalkarsınız kıyısından. bu da insanı mutlu eder dolaylı olarak.
devamını gör...

yakışıklı olmadığınız içindir. olsaydınız çok duyardınız.
devamını gör...

hiçbir önemi olmadan yazıyorum. anlaşılmak için değil -ki insan kendini bile anlayamazken neden başkasının onu anlamasını beklesin ki- beğenilmek için de değil -çünkü bunun bana bir faydası yok- içimdeki taşmanın bir sonucu olarak yazıyorum. farkına varmadan çıkan kendi kendine konuşur gibi durduramadığın bir şey. keyif veriyor.. beni bana anlatır gibi anlatıyorum çoğu zaman. tekrar ediyorum, sürekli hemde. aynı cümleleri aynı kelimeleri defalarca kullanmışlığım var. işte onlara takılıyorum içimde kalıcağına dışarı çıksın diye yazıyorum.
devamını gör...

da vinci'nin birtanesi.

google arama motoruna ''mona lisa funny'' yazıp arattığınızda bugün başına neler geldiğini görebilirsiniz. ayyaş, terbiyesiz, keş, gotik, hipster, simpson, hintli, tikky, elf... bu elbette kendisinin bir şaheser olduğu gerçeğini değiştirmeyip aksine destekliyor.

madonna'nın ''if you were the mona lisa...'' diyerek başladığı tatlı parça da bulunmaktadır.
devamını gör...

''bana suradan görüldü attı buradan engeli kaldırmış şu hikayeme bu emojiyi atmış ama şuradan retweetlememis'' tarzında, sosyal medya üzerinden ilişkilerini anlamlandiran tiplerin muhabbetleri.
devamını gör...

umut sarıkaya'nın en güzel karikatür serilerinden birisidir. türk gözüyle avrupa insanını anlatan karikatürlerdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendilerine ho-chunk diyen ama komşuları potawatomi'ler tarafından, kirli suyun halkı anlamında winnebago denilen, siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
beyazlar geldiğinde wisconsin, minnesota, iowa, illinois civarlarında, bölgedeki algonkin dili konuşan kabileler gibi yaşıyorlardı. onlarla birlikte fransız'larla ticaret yapmış, salgın hastalıklar kapmış ve önce ingiliz sonra a.b.d'ye karşı savaşlar verdiler. salgın hastalıklar ve savaşlar yüzünden topraklarını yavaş yavaş kaybettiler ve her antlaşmayla daha batıya gittiler.
bugün wisconsin ve nebraska'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...

mezuniyet gününde herkesin kendi okul gömleğini hatıra defteri olarak kullanması.
her sene sonu mezun olan sınıflar mutlaka yapardı bunu. sınıftaki herkesin hatta hocaların dahi gömleklere pilot kalem ya da tahta kalemiyle naçizane bir şeyler yazması sonucu herkes şampiyon bir takımın muzaffer futbolcusu gibi bir formaya sahip olurdu. hey gidi... *
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın mal, günaydın the neigbourhood.

gece bu grubun* daddy issues dışında bir şarkısını dinledim, çok güzeldi. bir de kitaba dalıp geç uyudum, uykusuzum, agresifim, puh!

ha bir de covid geçiriyorum, bugün onuncu gün herhalde. olmayan tat duyumla iki sigara içtim. velhasıl gün bana güzel başlamadı, size çok güzel olsun. şimdiden pozitif enerji depolayın. bugün yorucu olacak!
devamını gör...

yamulmuyorsam 70 veya 80 lerdeki jilet reklamı. reklamda bir koltuk, bir masa ve yanında da içi doldurulmuş horoz vardır.

kadınlar teker teker gelerek erkek babadır, erkek arkadaştır, erkek sevgilidir, mükemmel traşlı erkek kadınların gözdesidir vb. şeyler denilir. reklamın sonunda da perma sharp adı yeter deyip alıcıları harekete geçirilir.

o reklamı bulamadım ama zamanında fatih terim’in oynadığı bir perma sharp reklamı buldum.
buyursunlar.

devamını gör...

kitap aşıkları için çoğu ihtiyaçtan önce gelir kitap okumak ve 'kitaplara o kadar para verilir mi? deli misin!?' söylemlerine maruz kalmış kişilerdir. evet arkadaşım, senin bir ruja verdiğin 70₺'yi bizim gidip kitaplara vermemiz deliliktir, aynen..
devamını gör...

her insanın yaptığı hatadır. elinde olmadan yaptığı hatadır. yarın da ertesi gün için yaşanacak ve bu böyle devam edecek. bunun için öğrenciler üzerinden güzel bir söz söylenmişti hatırladığım kadarıyla. "gençler en kötü yıllarını güzel geçirmek için en güzel yıllarını berbat geçiriyorlar." bu kesinlikle doğru bir tespit olmuş. bir öğrencinin yıllarca bir sınav için çalışıp test kitaplarına gömülmesi yarın için bu gününü mahvetmesi çok acı.
devamını gör...

mısır mitolojisinde doğu ve batıdaki ufukları koruyan yeryüzü tanrısıdır. akeru olarak isimlendirilen, kendisine yardımcı olan tanrılar topluluğu da bulunur. bitişik, zıt yönlere bakan iki sfenks şeklindedir. ibadet edilen ilk tanrılardan olan aker'in (akar da denir) firavunu ele geçirdiğine dair çeşitli yazılar piramitlerin üzerinde bulunur. güneş, aslan burcunda tepededir ve günler arasındaki sınırı, eğimi, güneşin ayarını temsil eden aker'in kafası aslan şeklinde betimlenir. bazen leopar gibi desenli, benekli derili vücutları bulunur. ''ruti'' kelimesi mısır dilinde 'iki aslan' manasını taşır. hiyerogliflerde bu iki aslanın arasında doğan güneşi temsilen bir ufuk çizgisi yer alır.

gece olunca yer altı dünyasının kapılarını koruyan tanrının izni olmadan içeriye bir ölü giremez güneşin doğması ile açılan kapılardan ölülerin geçişini, çıkmasını engeller. büyük bir tapınağı olmayan akerin heykellerine mezarların, evlerin kapılarında rastlanabilir çünkü mısırlılar tarafından kapıları koruduğuna inanılır. insanlar kapılarına koydukları çift aslan figürü ile kendilerinin kötü ruhlardan korunduklarına inanırlar. bu inançlar romalılarda da korunmuş hatta bazı kimselerce günümüze kadar getirilmiştir fakat aker'in diğer büyük mısır tanrıları gibi adına yapılmış bir tapınağı bulunmamaktadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

martı
hayvan çiftliği
devamını gör...

istanbul üsküdar:
buradan.
devamını gör...

iyi bir ustanın elinde sanat eserine dönüşen, doğada diğer metallere kıyasla daha ender bulunduğu ve güzel görüntüsü sebebiyle yüzyıllarca insanoğlunun elinde oyuncak olmuş bir madendir.
doğada saf halde bulunur ancak insanoğlunun değer yargıları ve hırsı yüzünden insan eliyle ''ayar'' dediğimiz yüzdesel oranlara bölünüp, daha çok insana daha ulaşılabilir bir şekle sokulup,sunulmuştur.
altın ayarı, ticarette 24'e bölünmüştür. 24 ayar altının en saf halidir, içinde herhangi bir katkı maddesi bulunmaz.
1'den 24'e kadar giden skalada 1 ayar içerisinde en az altın bulunan karışımı, 24 ayar ise saf altını temsil eder.
binlik yüzde ile hesaplandığı zaman ise şöyle bir tablo çıkar karşımıza:
1000/24=41,66 demektir. yani 1 ayarlık altın dendiğinde aklınıza binde 41,66 yani yüzde 4'lük bir oran gelmelidir.
kuyumcularda duyduğunuz 8 ayar,14 ayar, 18 ayar ve 22 ayar(genellikle burma bilezikler) aslında size o mamülün içindeki has altın oranı hakkında bilgi verir.
10 gramlık 22 ayar bir burma bileziğin içinde 9,16 gram has altın bulunmaktadır.geriye kalan 0,84'gramlık kısım ise katkı maddeleridir(bakır,alloy ve rodyum genellikle)
şöyle hesaplayabilirsiniz; 10 gr (toplam bileziğin gramı) x 0,916( 22 ayarlık bir bileziğin içerisindeki altın oranının katsayısı- 41,66x22: 916)
aynı hesabı diğer ayarlar için de bulabilirsiniz.
bu nerede işime yarar derseniz:
güncel gram altın fiyatının 500 tl olduğunu düşünürsek;
10 gramlık 18 ayar bir ürünün içerisindeki sadece altının fiyatını hesaplayabilirsiniz:
o da şöyle olmakta;
10x(41,66x18)=10x0,750=7,5 gram has altın demektir.
7,5grx500(güncel altın fiyatı)= 3750 tl 10 gramlık 18 ayarlık bir bileziğin içindeki altın fiyatıdır.
tabii ki size kuyumcu bunu bu fiyata veremez. çünkü altın satmıyor, size aslında sattığı şey işçiliktir.
yani bir kuyumcuya gidip bak abi bunun fiyatı bu sen neden bana başka fiyat veriyorsun dediğiniz zaman sizi dükkandan kovarsa hakkıdır.
çünkü o ürünü yaptırmak için sadece altını tezgaha koyup oluşmasını beklemiyorlar.
1 bilezik yapımı için makina ve katkı maddeleri, kiralar, çalışan masrafları, vergiler vs. hepsini hesaplaması gerekiyor.
kuyumculuk sektöründe özellikle makinelerin döviz ile satılması, altının içine konulan katkı maddelerinin döviz kuruna endeksli olması gibi çok fazla dışa bağımlı etmen vardır.
ve özellikle kalifiye eleman gereklidir çünkü elinizde bulunan altın madeni biraz kaprislidir, öyle herkes kolay kolay ondan bir şeyler çıkaramaz.
ek olarak, kuyumculuk sürekli ve düzenli para kazanabileceğiniz bir alan değildir.çok risklidir ve biraz da şansa ihtiyacınız vardır, sürekli satış durumunuz olmadığı için yüksek kar marjıyla çalışmak zorundasınızdır. yani bu hesaplamayı alıp da lütfen kuyumcu abilerimiz ablalarımıza atar yapmayınız.
türkiye'de bu işin uzmanı ermenilerdir. gerçekten madenle aralarında özel bir ilişki vardır, bunu konuşmalarından, bakış açılarından farkedebillirsiniz.
esnaflıkları harikadır. hiç bir şekilde size türlü çakallıklar yapıp sizi uyutmaya çalışmazlar. ürünleri el emeğidir, harika tasarımları vardır ve siz işe yeni başlamış bir genç olarak yanlarına gittiğiniz zaman size abilik yapıp her şeyi gösterirler. tanıdığım onca ermeni usta hakkında bir kere bile kötü bir şey duymadım.
altın muhteşem bir madendir. ruhu ve kişiliği vardır, istediğiniz kadar kimya okuyup teorik olarak düşünseniz dahi bazen tepkimeye girmesi gereken yerde tepkimeye girmez,böyle durumlarda ustanıza bakarsınız, madenin canı sıkkın rahat bırak der, gümüş yenge ile mi atışmış usta dersiniz, güler geçersiniz.
devamını gör...

yazar kişinin mahlasına uygun başlıktır.
devamını gör...

bu beyefendiyle kavuştuk sonunda.
edit: güzel dilekleriniz için çoook teşekkür ederiim. bu minnoş yeni doğmadı abileri ablaları, ben yeni kavuşabildim..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hamdolsun süryani ana, yahudi babadan olma bir müslümanım.
müslümanlık baya kucaklayıcı….
ben doğduğumda vaftiz edilmem gerektiğini düşünen anneme karşı babam benim sünnet edilmemi istemiş. ardından büyük aile meclisinde karar bana bırakılmış. 7 yaşımda din seçmem konusunda pedogaga gittik.
futbol oynadığım arkadaşlarımın kur’an kursu maceralarından etkilenip müslüman olmak istediğimi söyledim. anlayışlı olan ailem sindirmese de kabul etti.
canım istediğinde pazar ayinine katılıyorum. katılmadığım günlerde şabat sofrası kuruyorum. her cuma saray camiii şerifte hazır bulunuyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim