adam değildir. eminim, son kararım.
devamını gör...

kayan.
devamını gör...

işte buuu.. bu şarkıyı seçecekken son anda karar değisikliği yaptim. ama garip olan güzel yayıncımız sesimi duymuş gibi çaldı mı çaldı...
yolda güneş yükseliyordu... bu şarkıyı duydum içim rahat.
devamını gör...

müşteri: ekmek var mı?
satıcı: maalesef kalmadı.
müşteri: "hiç mi yok?"
devamını gör...

kendimi gözlemlemeyi epey geç öğrenmiş bir birey olarak(26 yaşında) sonuna kadar katıldığım bir tanım olmuş. kendini gözlemlemeyi bilen insan, öfkesine hakim olabilen insandır. öfkesine hakim olabilen insan düzgün düşünüp doğru kararlar verir ve az hata yapar.

ben daha çok geceleri kafamı yastığa koyduğum zaman bütün bir günün ve kendimin analizini yapmayı seviyorum. sakin ve diniz bir kafayla düşününce gün içinde yaptığım hataları ve bunların sebep olabileceği sorunları daha iyi anlayabiliyor ve ertesi gün için daha hazır uyanıyorum. ve biliyorum ki bunu daha kusursuz yaptığım zaman hayallerime bir adım daha yaklaşacağım, ayrıca daha efektif bir insan olacağım..
devamını gör...

sevgili sözlük bugün size 2015'te yayınlanmış olan tom hardy'nin başrolünde olduğu bu filmden bahsetmek istiyorum. 6.9'luk imdb'sini oldukça düşük bulduğumu belirterek başlayayım. ronald ve reginald kray kardeşlerin hayatının bir kesitini anlatmakta bu film. bu ikiz kardeşlerin her ikisini de tom hardy canlandırıyor. kendisinin ne kadar müthiş bir aktör olduğu malum. bu iki kardeşin 1960larda londrada estirdiği teröre tanıklık ediyoruz. sonra kardeşlerden reggie şahsen çok güzel bulduğum emily browning'in karakteri frances'a aşık oluyor. hikayede bir gangsterin aşkına ve bu aşkın ikiz kardeşiyle ilişkisine etkisini izliyoruz. değerlendirmeye geçecek olursam:
ilgili entry: #603776

beni öyle çok etkiledi ki bu film, bitirken hüngür hüngür ağlarken buldum kendimi. frances'in reggie'ye olan aşkı yüzünden katlanmak zorunda kaldığı şeyler ve sonunda dayanamaması beni aşka verilen değeri düşünmeye itti. bir bad boy vibe'ı mevcut evet ancak bu etkilenmek değil bu aşk. bambaşka bir şey. bir kadın sevmek ve sevilmek uğruna ne kadar fedakarlık göstermeli? nerede dur demeli? dur demeyi değerlendirmesi gereken yerin farkında oluyor mu ya da? paylaşılan bir entryde kadının ve erkeğin aşkı hormonel olarak kıyaslanmıştı. aşkı tanımlayan tek şey hormonlar değil ama. kadının aşkı arzunun çok ötesinde. girift bir his. bu his kapladığında kadını kaybetmemek için katlandığının farkında bile olmadığı şeylere katlanıyor belki de. ee peki durması gereken yeri nasıl anlayacak bu hülyalardaki kadın? frances neden onu ağlatmaktan geri durmayan, ona bile bile zarar veren ve kendini kontrol edemeyen bu adamdan ayrılmak yerine öldürüyor kendini? bildiği için mi bir daha aynı şeyleri hissetmeyeceğini? ve bir kere tüm benliğini sarmalayan bu his olmadan yaşamanın bir anlamı olmadığını düşündüğü için mi? bazı şeylerin bir süreç olduğunu ve kısıtlı bir an için yaşanacağını bilmek gerekiyor, hatırlatmak gerekiyor sanırım kendine. ömür boyu da o ağır aşkla yaşanmaz sanki zaten. yaşamdan tat almaksa amaç hafif olmalı hisler. gerektiğinde arkanı dönüp gitmeyi bilmelisin. yaşanan güzel anları koymalısın cebine, kötülerin de yaşanmasına izin vermemelisin.
devamını gör...

eşitlik.
devamını gör...

çin'in bile hindistan'a destek olacağını açıklaması durumun vehametini gözler önüne seren bir durum.

koronavirüs salgınında, ikinci dalganın derin kriz yarattığı hindistan'da can kaybı 204 bini geçti.
euronews'in haberine göre, covıd-19 salgını nedeniyle sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ülkeye uluslararası yardım kampanyaları başlatıldı. hindistan ile dostane ilişkileri bulunmayan çin ve pakistan, anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp komşu ülkeye yardım etmeye hazır olduklarını duyurdu.
hindistan'a 10 milyon dolar bağış yapacağını bildiren kanada yönetimi, başta kişisel koruyucu ekipmanlarla solunum cihazı gibi öncelikli ihtiyaçların da temin edilebileceğini aktardı.

buradan
devamını gör...

bir gün hatırlayıp da beni ararsan
susuz bıraktığın çöllerdeyim ben
aklına gelir de eve uğrarsan
bil ki artık yokum, ellerdeyim ben…
pencere önünde gözyaşı yuttum
gönlümü hep gelir diye avuttum
acıyla öfkeyle sımsıkı tuttum
koparıp yırttığım tüllerdeyim ben…

gündüz güneşimdin geceler ayım
şimdi kapkaranlık bir kuyudayım
yokmuş zere kadar kalbinde payım
bilmezsin ne hazin hallerdeyim ben…

kapanmaz bilirim aşk yaraları
bıraktım sana tüm hatıraları
paket paket içtim sigaraları
etrafa savrulmuş küllerdeyim ben…

çok geç anladım ki her şey bir yalan
mutlu bir kaç gündü geride kalan
sana getirmiştim bak da oyalan
vazodaki solmuş güllerdeyim ben…

+iyi mi geceler sözlük?
devamını gör...

leyla ile mecnun dizinin bir bölümde söylenen şarkıda geçen bir sözdür.

ben dertlenince, bunalıma girince, melankolik hissedince, acı çekerken, canım yanarken arabesk dinleyip derdine dert katan bir insan değilim. hiçbir zaman da olmadım. bana hep komik geldi bu durum. ben kendimi kötü hissettiğim zaman bu hissi geçirecek bir şeyler yapma taraftarıyım.

ben sözlükte sıkça adı geçen fularlı entellerden biriyim. duke ellington dinleyip şarap içerek derinlere dalarım kötü his kaybolup gidene kadar. bazen pipomu tüttürüp fularımı düzeltirim azizim.

ama bazen kendimi o kadar güçsüz hissederim ki elim ayağım tutmaz olur. vapurda yalnız başına seyahat edip saçları bambaşka yerlere savrulan bir kadın sureti dolar içime. işte o zaman tutunacak tek dal ferdi tayfur’un dalgalı sesi olur.

mesela bu ara gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki ferdi’den başka gücüm yok. sabahçı kahvesinin bayat çay ve her yere sinmiş izmarit kokusunu duyuyorum her yerde.

hiçbir şey olmuyor belki, fularım gevşedi ama hala aynı kırmızı. içim soğumuyor ama ferdi var. hatırası yeter.
devamını gör...

bazı durumların önemini kaybederken bazılarının daha da yaygınlaşması, toplumun sağlık sorunlarının değişmesine ve yeni sorunlar ortaya çıkmasına yol açar. soyulan her kabuğun altından bir yenisi ortaya çıktığı için, bu olgu soğana benzetilmiş ve “soğan kabuğu prensibi” olarak adlandırılmıştır. tıp literatüründe sıkça kullanılır.
devamını gör...

yalnız yaşamak. bi kere çok masraflı ,tane ile sebze meyve alıyorsun bozulmasın aman diye filan.
devamını gör...

hindistan'da mumbai kentinde fakir ve zenginlerin yaşadığı yerleri birbirinden ayıran bir sınır bulunur.

bu fotoğraf pranshu dubey tarafından çekilmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

saygı duymayı öğrenin. sizin yaptığınız, yapacağınız her şeyi bizimde yapabildiğimizi unutmayın.. kadın araba kullanmaz demeyin diyenin ağzına kürekle vurasım geliyor.
son bir tavsiye vereyim ayrıca,sizin o cool görünme çabalarınız, bi ilgilenmem ben böyleyim kızım tavırlarınız, badboy halleriniz inanılmaz komik görünüyor. çok gülüyoruz arkanızdan yapmayın
devamını gör...

kelimelikte oyun oynarken tanıştığım son derece entel bir arkadaşımın gazıyla yağlı boya yapmaya başladım ama nasıl bir gazsa bu ışığı görmüş olacaklar ki arkadaşlarım daha tuvale astar nasıl atılır bilmeyen bana "bizim de portrelerimizi çiz"falan demeye başladılar.
en büyük gaz da annemden geldi "zaten senin ilkokulda resim derslerin hep pekiyi gelirdi"*
ney üflemeye başladığımda da "sen çok güzel flüt çalardın"diyerek gazlamıştı.
her neyse gereken tüm malzemeleri alabileceğim en kaliteli markalardan tedarik ettim(daler rowneyler falan)
ilk eserim "toprak ana ve leş kavgası" ardından ikinci eserim sevgili @similigonzales'in portresi falan derken yeteneğimin olmadığına ikna oldum*
demem o ki denemek gerekir diyen yazarlara katılmakla birlikte heves denen o masum duygu için bile bir şeyler yapmaya başlayın.
üstün yetenekler sergileyemesek bile hevesimizin canı sağolsun*
devamını gör...

aristotales, batlamyus, ve cicero gibi antik çağ filozofları, kuzeyi dengelemek için güney yarım kürede devasa bir kara kütlesi olması
gerektiğine inanıyordu. batlamyus, bu varsayımsal kıtaya "terra australis ıncognita" veya 'bilinmeyen güney ülkesi' adını verdi . keşifler çağında hollandalılar yeni kıtanın ismini new holland olarak adlandırdılar. daha sonraları ingilizlerin kıtanın güneyini ele geçirmesiyle birlikte, ingiliz denizci matthew flinders, 1800'lerin başında new holland yerine, avustralya ismini kullanmaya başladı ve bu isim kulağa daha iyi geldiği için daha çok kullanılır oldu. ingilizler 1824'te isim değişikliğini resmen kabul ederek adanın ismini avustralya olarak değiştirdi.
devamını gör...

(bkz: sülün osman)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibariyle karmaya kıyıp aldım*. iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım böyle bir şey.
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.

"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?

"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.

şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
devamını gör...

doğru olduğunu düşündüğüm önermedir.

o iniş çıkışlar da hayatın tuzu, biberidir zaten. en azından ben böyle düşünürüm.

o iniş çıkışlarla mücadele etmek için de geminizi (geçmişinizi) sağlam hazırlamanız gerekir diye düşünüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim