kitap alıntıları
karanlık gece içindeyim ben. biri var ki, giderken gökyüzünü de birlikte götürdü.
sefiller
victor hugo
sefiller
victor hugo
devamını gör...
kadınların erken olgunlaşması
kadınların daha erken ergenliğe girmesiyle alakalı olabilir ya da tamamen türkiyedeki yetiştirme şartları, kadınlar üzerindeki baskı, örf adet yüzünden omuzlarına binen yük sebebiyle de olabilir.
devamını gör...
türkiye’de edinilebilecek en ucuz hobi
evde şarkı söylemek, duştan başlamak ilk kural. sonra da dans videolarını açıp dans etmek.
devamını gör...
yazılımcı atasözleri
hızlı yazılan kodun bug'ı çok olur,
bug yazılımcının kamçısıdır,
el elin bug'ını türkü çığırarak çözer,
elin koduyla fat'a girilmez,
kod kodun külüne muhtaçtır,
acele koda bug karışır,
bana kodunu göster, sana kim olduğunu söyleyeyim.
bug yazılımcının kamçısıdır,
el elin bug'ını türkü çığırarak çözer,
elin koduyla fat'a girilmez,
kod kodun külüne muhtaçtır,
acele koda bug karışır,
bana kodunu göster, sana kim olduğunu söyleyeyim.
devamını gör...
hevesle başlayıp devamı gelmeyen şeyler
resim yapmak. hala içimden yapmak geliyor ama üşeniyorum sanırım*.
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
(bkz: çirkin kalplilere tavsiyeler)
ilk görünüş önemli olabilir fakat kalp çirkinliğini bir ömür boyu çekemezsiniz insancıklar.
ilk görünüş önemli olabilir fakat kalp çirkinliğini bir ömür boyu çekemezsiniz insancıklar.
devamını gör...
hülagu han
zalim, gaddar ve vahşi ilhanlı hükümdarı. ilhanlıların kurucusudur. gittiği yere zulüm ve eziyet götürmüştür. kütüphaneleri, hastaneleri, şehirleri yakıp yıkmış; kadın-çocuk demeden öldürmüş ve çeşitli işkenceler etmiştir.
türkleri köleleştirmeye çalışan abbasileri yıktığından dolayı hülagû han'a sevgi duyan bazı insanlar var. böylesine zalim bir adama nasıl sevgi duyuyorlar, anlamış değilim.
türkleri köleleştirmeye çalışan abbasileri yıktığından dolayı hülagû han'a sevgi duyan bazı insanlar var. böylesine zalim bir adama nasıl sevgi duyuyorlar, anlamış değilim.
devamını gör...
8 ocak 2021 erdoğan'ın boğaziçi açıklaması
halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu
madde 216 (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
madde 216 (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
devamını gör...
evlerinde dişlerini sıkarak bekleyen yüzde 52
bir zamanlar osmanlı ocakları kurucu genel başkanı kadir canpolat tarafından yapılmış olan açıklamadır.
üzerinden 2 sene geçmesine rağmen benim nezdimde, malum kişinin açıklamalarından sonra yapılmış olan en kutuplaştırıcı açıklamadır.
gerçi 2 senede çok şey değişti, mesela %52 şehirlere göre de değişkenlik gösterebilir.
istanbul'da dişlerini sıkarak bekleyen %45
ankara'da dişlerini sıkarak bekleyen %47
izmir'de dişlerini sıkarak bekleyen %41
antalya'da dişlerini sıkarak bekleyen %46
mersin'de dişlerini sıkarak bekleyen %40
adana'da dişlerini sıkarak bekleyen %42
kırşehir'de dişlerini sıkarak bekleyen %38
falan kalmış diyolla.
üzerinden 2 sene geçmesine rağmen benim nezdimde, malum kişinin açıklamalarından sonra yapılmış olan en kutuplaştırıcı açıklamadır.
gerçi 2 senede çok şey değişti, mesela %52 şehirlere göre de değişkenlik gösterebilir.
istanbul'da dişlerini sıkarak bekleyen %45
ankara'da dişlerini sıkarak bekleyen %47
izmir'de dişlerini sıkarak bekleyen %41
antalya'da dişlerini sıkarak bekleyen %46
mersin'de dişlerini sıkarak bekleyen %40
adana'da dişlerini sıkarak bekleyen %42
kırşehir'de dişlerini sıkarak bekleyen %38
falan kalmış diyolla.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bugün son görüsmemizin üzerinden 4 yıl geçti dostum. 4 koca yıl.
beni bilirsin ağlamayı pek sevmem yine de bu gece, gözyaşlarımla doldurduğum kadehi senin için kaldırıyorum. sana ve sensiz geçen 4.yılıma...
iyi ki doğdun birtanem. sevgim, hasretim ve acımla...
merdumgiriz.
beni bilirsin ağlamayı pek sevmem yine de bu gece, gözyaşlarımla doldurduğum kadehi senin için kaldırıyorum. sana ve sensiz geçen 4.yılıma...
iyi ki doğdun birtanem. sevgim, hasretim ve acımla...
merdumgiriz.
devamını gör...
eponym
türkçesi eponim.
kısaca bir şeyin isim babası veya isim annesi diyebiliriz. eponimler hem gerçek hem de kurgusal kişilere veya yerlere dayanabilir. tıpta pek çok hastalığa, onları keşfeden kişilerin adı verilmiştir. eponim'in başka bir formu ise başlangıçta marka isimleri olan ancak şimdi o kategorideki tüm ürünler için kullanılan kelimelerdir.
bazı eponim örnekleri:
amerika= ünlü kaşif amerigo vespucci,
obamacare= eski abd başkanı obama zamanında çıkartılan sağlık reformu yasası,
alzheimer= onu tanımlayan alman doktor alois alzheimer'dan adı gelmektedir,
sandwich= kumar masasından kalkmadan nasıl karnımı doyururum diyen ingiliz asilzadesi john montagu (kendisinin soyluluk ünvanı 4th earl of sandwich'tir ),
sana yağı = benzeri tüm yağlar için kullanılır,
fahrenheit = fizikçi gabriel daniel fahrenheit,
diesel (motor)= mucidi rudolph diesel.
kısaca bir şeyin isim babası veya isim annesi diyebiliriz. eponimler hem gerçek hem de kurgusal kişilere veya yerlere dayanabilir. tıpta pek çok hastalığa, onları keşfeden kişilerin adı verilmiştir. eponim'in başka bir formu ise başlangıçta marka isimleri olan ancak şimdi o kategorideki tüm ürünler için kullanılan kelimelerdir.
bazı eponim örnekleri:
amerika= ünlü kaşif amerigo vespucci,
obamacare= eski abd başkanı obama zamanında çıkartılan sağlık reformu yasası,
alzheimer= onu tanımlayan alman doktor alois alzheimer'dan adı gelmektedir,
sandwich= kumar masasından kalkmadan nasıl karnımı doyururum diyen ingiliz asilzadesi john montagu (kendisinin soyluluk ünvanı 4th earl of sandwich'tir ),
sana yağı = benzeri tüm yağlar için kullanılır,
fahrenheit = fizikçi gabriel daniel fahrenheit,
diesel (motor)= mucidi rudolph diesel.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
aynı anda birden fazla şey düşünebilmek. bunu ispatlayamam ama yapabilirim. merak edenlere yorucu olduğunu söyleyebilirim
devamını gör...
yeni başlayacaklara fantastik kurgu kitap önerileri
fantastik kurgu ve kaçış edebiyatının doğru anlaşılmadığı başlık.
kaçış edebiyatına örnek yüzüklerin efendisi, game of thornes gibi iken,
kaçış edebiyatı mevcut gerçeklikten kaçış anlamındadır. japonların isekai serileri gibi. yani başka dünyalarda geçen o maceralar hep kaçış edebiyatı, fantastik kurgu değil.
fantastik kurguya örnek simyacı verilebilir.
fantastik kurgu adı üzerinde gerçek üzeri olayların vuku bulduğu hikayelerdir. olaylar farklı dünyalara kaydığı zaman tür kaçış edebiyatına geçiyor.
tabi gri noktalar mevut.
bir de büyülü gerçeklik var ki bu ikisinde de farklı. buna da örnek yüzyıllık yalnızlık verilebilir.
burada ise yine fantastik kurguda ki gibi gerçek üstü olaylar var fakat bu olaylar tamamen normal olarak görülüyor. örnek olarak bir insan aşık olduğunda başında kelebeklerin uçuşmaya başlaması ve kimsenin bunu garipsememesi gibi.
farklılık nedenlerini de az araştırın işte. öyle daha kalıcı olur. belli ki seviyorsunuz okumayı.
kaçış edebiyatına örnek yüzüklerin efendisi, game of thornes gibi iken,
kaçış edebiyatı mevcut gerçeklikten kaçış anlamındadır. japonların isekai serileri gibi. yani başka dünyalarda geçen o maceralar hep kaçış edebiyatı, fantastik kurgu değil.
fantastik kurguya örnek simyacı verilebilir.
fantastik kurgu adı üzerinde gerçek üzeri olayların vuku bulduğu hikayelerdir. olaylar farklı dünyalara kaydığı zaman tür kaçış edebiyatına geçiyor.
tabi gri noktalar mevut.
bir de büyülü gerçeklik var ki bu ikisinde de farklı. buna da örnek yüzyıllık yalnızlık verilebilir.
burada ise yine fantastik kurguda ki gibi gerçek üstü olaylar var fakat bu olaylar tamamen normal olarak görülüyor. örnek olarak bir insan aşık olduğunda başında kelebeklerin uçuşmaya başlaması ve kimsenin bunu garipsememesi gibi.
farklılık nedenlerini de az araştırın işte. öyle daha kalıcı olur. belli ki seviyorsunuz okumayı.
devamını gör...
800 tanım giren 100 yazar
aldıkları kitaplarla ilgili okuduktan sonra güzel bir tanım girerlerse 100 tane nitelikli kitap tanımı olur sözlükte.
devamını gör...
gnostisizm
antik ezoterik öğreti. kökeni başlangıcı konusundaki tartışmaları bir kenara bırakıp ne anlattığına odaklanmak gerekli. öncelikle sert ve tokat gibi çarpan bir gerçekliği ima eder. dünyadaki tüm bilinçler bedenin içinde hapistir. dünya yaldabaoth adındaki cahil bir yarı tanrının yarattığı hasarlı,bozulan , entropik bir yerdir. incilde dünyadan lake of cold fire olarak söz edilmesinin sebebi budur. soğuk alev her şeyi çürüten entropidir. insanların elde etmek istediği tüm üstün iktidar hırsları ve materyal başarılar aslında yaldabaoth'un onların gerçeği görmesini engellemek için önlerine sunduğu oyalanma oyunlarıdır. zafer ancak dünyaya bir daha doğmamak üzere kaynağa, pleroma'nın ışıktan bahçelerine geri dönüşle mümkün olabilecektir.
orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.
gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?
tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.
öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.
bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.
gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?
tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.
öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.
bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
devamını gör...
acı çekmemek adına uyumak
insanın içgüdüsel savunma mekanizması olduğunu düşündüğüm durumdur.
nasıl ki kafamızı bir yere sert çarptığımızda tam o anı hatırlamayız çünkü beyin kendini saniyelik kapatır açar tıpkı yere düşen bir telefon gibi. bu durum da böyle sanırım. tabii mazoşist eğilimleri olanları kastetmiyorum.
nasıl ki kafamızı bir yere sert çarptığımızda tam o anı hatırlamayız çünkü beyin kendini saniyelik kapatır açar tıpkı yere düşen bir telefon gibi. bu durum da böyle sanırım. tabii mazoşist eğilimleri olanları kastetmiyorum.
devamını gör...
eskiden fakirlik şimdi ise nimet sayılan şeyler
emaye ve bakır mutfak eşyaları. nenesinden kalanları çöpe atanlar şimdilerde tatlı telaşlarla korkunç paralara çeyizine alıyor.
devamını gör...
18 yaşında olup çok fazla ilişkisi olmamış olan insan
bu nasıl başlık ya. ben baya baya yaşlanıyor muyum acaba. 18 yaşında ne ilişkisi, çok fazla olmayan denmiş birde.
devamını gör...

