gece vs gündüz
güneş ışığıyla güne başlamayı seven, onunla beraber enerji dolan ve hava kararmaya başladığında üzülen biriyseniz eğer benim gibi kesinlikle gündüzü tercih edersiniz*.
yine de bu sözlerimi değiştirebilecek bir şey var. eğer kırsal bir alanda ya da gece yıldızları seyretme şansına sahip olduğunuz bir bölgedeyseniz, ne işiniz gücünüz varsa bir kenara bırakın; yıldızlar belirmeye başladığı anda cama, balkona, dışarıya koşun ve o anın tadını çıkarın*.
yine de bu sözlerimi değiştirebilecek bir şey var. eğer kırsal bir alanda ya da gece yıldızları seyretme şansına sahip olduğunuz bir bölgedeyseniz, ne işiniz gücünüz varsa bir kenara bırakın; yıldızlar belirmeye başladığı anda cama, balkona, dışarıya koşun ve o anın tadını çıkarın*.
devamını gör...
starbucks
story çekmek için 5 liralık kahveye 15 lira ödenilen mekan .
devamını gör...
suriyelileri istemeyen tipler
haklıdırlar.
bizim askerlerimiz onların ülkesinde savaşırken, onlar burda nargile içip karı kıza bakıyor. bakın kadınlar ve çocuklar için birşey demiyorum yine, ama askerlik yapabilecek yaşta olanlar ve genç olanların özel suriye ordusuna gönderilmesi lazım ( ki zaten bir ara türkiye'de askerlik çağında olan 800.000 genç var, ordumuza çağırıyoruz falan demişlerdi ) fakat gitmiyorlar. kendi vatanlarını satan hainleri biz niye besleyelim?.
bizim askerlerimiz onların ülkesinde savaşırken, onlar burda nargile içip karı kıza bakıyor. bakın kadınlar ve çocuklar için birşey demiyorum yine, ama askerlik yapabilecek yaşta olanlar ve genç olanların özel suriye ordusuna gönderilmesi lazım ( ki zaten bir ara türkiye'de askerlik çağında olan 800.000 genç var, ordumuza çağırıyoruz falan demişlerdi ) fakat gitmiyorlar. kendi vatanlarını satan hainleri biz niye besleyelim?.
devamını gör...
54 kilonun üstündeki kadın
o kadar kötü bir başlık ki, o kadar kötü bir başlık. 54 kilonun üstündeki kadın 54 kilonun üstündeki kadındır. inanır mısınız 100 kilo üzerindeki kadınlar da vardır..
devamını gör...
nave nave moe
paul gauguin adlı ressamın 1894’te yaptığı nave nave moe adlı tablosu, tahitili iki genç kızın gün ortasındaki halini anlatır.

ermitaj müzesi'nde sergilenen resme dikkatlice bakıldığında iki genç kızın resim kompozisyonundan uzak durduğu fark edilir. ressam bunu bilinçli olarak diğer tablolarında da yapmıştır.
tablonun açıklamasına gelince;
nave nave moe tahiti dilinde tatlı rüyalar anlamına gelmektedir.
tahiti kızlar hayatın farklı aşamalarını simgeler.
sol tarafta başının üstünde hale olan ve uyuklayan genç kız masumiyetin vücut bulmuş halidir. dünyanın kötülüklerinden habersizdir.
sağ tarafta elinde meyve olan ikinci kızın yasak elmayı ısırıp sevgili edinmek istercesine bakışı vardır.
kızların arkasındaki iki kişi ise dans edenlere bakmaktadır.
resmin arka planında tahitili yerliler gizemli antik bir tanrı figürünün etrafında dans etmektedir.
ressam seçtiği renk tonları ve çizimi ile ruh halini de sanatına yansıtmıştır.
paul gauguin mali açıdan kötü durumda iken oldukça primitif bir tarzda resim yapmıştır.
tahiti’de geçirdiği günlerini, tahitililerin yaşam şekli ve inançlarını anlattığı noa noa: the tahiti journal of paul gauguin adlı kitabı nave nave moe tablosunu daha iyi anlamamızı sağlar...
"....sanatçının yararlı bir insan olduğunu ancak çocuklarla yerliler kabul edebilir!
burada, uygar kişiliğimden, çok ötelerde kalmış ilkel kişiliğime dönüyorum. özlediğim bir şeydi bu.
para kazanmak zorunluluğuna ilişkin en küçük bir üzüntüye katlanmaksızın, gerekli olan her şeyi kolayca elde ederek, büyük bir mutluluk içinde, rahat bir yaşam sürdürüyorum.
doğa, yemişlerini bu kadar eli açıklıkla sundukça, paranın yeri ve gereği kalmıyor.
para aracılığıyla hayatta ihtiyaç duyduğum her şeye erişebileceğimi sanıyordum. yanlış!
hayatta kalabilmek için bereketli ve cömert doğaya başvurmalı.
o, ağaçlar, dağlar ve denizdeki kaynaklarında sakladığı hazineleri ondan isteyen hiç kimseyi geri çevirmez.
fakat yüksek ağaçlara tırmanmayı, dağa çıkmayı ve ağır yüklerle dönmeyi, balık tutmayı, dalmayı, denizin derinliklerinde kayalara sağlamca tutunmuş deniz kabuklarını söküp almayı bilmek gerekir."
tablonun değeri ise yaklaşık 40 milyon amerikan dolarıdır. hastalanıp, ilaç alacak parası olmadığı için ölen ressamın başka bir tablosu ise 2015 yılında 300 milyon dolara satılmıştır.
kafa sözlük'teki ressam arkadaşlarımızın kıymetini bilelim. *

ermitaj müzesi'nde sergilenen resme dikkatlice bakıldığında iki genç kızın resim kompozisyonundan uzak durduğu fark edilir. ressam bunu bilinçli olarak diğer tablolarında da yapmıştır.
tablonun açıklamasına gelince;
nave nave moe tahiti dilinde tatlı rüyalar anlamına gelmektedir.
tahiti kızlar hayatın farklı aşamalarını simgeler.
sol tarafta başının üstünde hale olan ve uyuklayan genç kız masumiyetin vücut bulmuş halidir. dünyanın kötülüklerinden habersizdir.
sağ tarafta elinde meyve olan ikinci kızın yasak elmayı ısırıp sevgili edinmek istercesine bakışı vardır.
kızların arkasındaki iki kişi ise dans edenlere bakmaktadır.
resmin arka planında tahitili yerliler gizemli antik bir tanrı figürünün etrafında dans etmektedir.
ressam seçtiği renk tonları ve çizimi ile ruh halini de sanatına yansıtmıştır.
paul gauguin mali açıdan kötü durumda iken oldukça primitif bir tarzda resim yapmıştır.
tahiti’de geçirdiği günlerini, tahitililerin yaşam şekli ve inançlarını anlattığı noa noa: the tahiti journal of paul gauguin adlı kitabı nave nave moe tablosunu daha iyi anlamamızı sağlar...
"....sanatçının yararlı bir insan olduğunu ancak çocuklarla yerliler kabul edebilir!
burada, uygar kişiliğimden, çok ötelerde kalmış ilkel kişiliğime dönüyorum. özlediğim bir şeydi bu.
para kazanmak zorunluluğuna ilişkin en küçük bir üzüntüye katlanmaksızın, gerekli olan her şeyi kolayca elde ederek, büyük bir mutluluk içinde, rahat bir yaşam sürdürüyorum.
doğa, yemişlerini bu kadar eli açıklıkla sundukça, paranın yeri ve gereği kalmıyor.
para aracılığıyla hayatta ihtiyaç duyduğum her şeye erişebileceğimi sanıyordum. yanlış!
hayatta kalabilmek için bereketli ve cömert doğaya başvurmalı.
o, ağaçlar, dağlar ve denizdeki kaynaklarında sakladığı hazineleri ondan isteyen hiç kimseyi geri çevirmez.
fakat yüksek ağaçlara tırmanmayı, dağa çıkmayı ve ağır yüklerle dönmeyi, balık tutmayı, dalmayı, denizin derinliklerinde kayalara sağlamca tutunmuş deniz kabuklarını söküp almayı bilmek gerekir."
tablonun değeri ise yaklaşık 40 milyon amerikan dolarıdır. hastalanıp, ilaç alacak parası olmadığı için ölen ressamın başka bir tablosu ise 2015 yılında 300 milyon dolara satılmıştır.
kafa sözlük'teki ressam arkadaşlarımızın kıymetini bilelim. *
devamını gör...
mahlasını beğendiğiniz yazarlar
kimsenin hıyar sevmediğini anladığım başlık.
canınız isteyince kokuta kokuta yemesini biliyorsunuz ama?
canınız isteyince kokuta kokuta yemesini biliyorsunuz ama?
devamını gör...
baklava sevmeyen tip
benimle muhatap olmaması gereken tiptir. * çünkü en sevdiğim şerbetli tatlı baklava.. beraber baklava yiyemiceksek ne anladım o arkadaşlıktan..
devamını gör...
kapuçin maymunu
en hareketli ve enerjik maymun türlerinin başında geliyor. zeka seviyeleri çok yüksek maymunlar, üzerinde testler yapılmış, öğrenme ve taklit yeteneklerinin fazla olduğu belirlenmiş afrika kökenli sarı ve siyah tüylü bir maymun türü.
devamını gör...
nasa'nın istanbul paylaşımı
bir kaç yerde orman gibi şeyler kalmış galiba. müteahitler bunu beğendi.
devamını gör...
domates reçeli
domatesin geleceği en üst mertebe salçası ve de suyudur. reçel, her yiyeceğe yakışan ve her yiyeceğin taşıyacağı bir gıda değildir. son günlerde, reçel işinin de cılkını çıkardılar.
devamını gör...
halimiz itten beter keyfimiz paşada yok
gaye su akyol'dan:
"bi’ kuruş yok cepte
ama yedi cihan benim
derdimin karnı tok
seneler ne hain
bahtım ağlar ardımdan
hep aza talim
halimiz itten beter keyfimiz paşada yok
koy masaya bir duble buzsuz olsun
bu garip devranda seni aradım durdum
varlıktan geçip yokluğa tutundum
ah’lar ağacında ham meyvayım
buldum sandım, kavruldum, kaçamıyorum
halimiz itten beter keyfimiz paşada yok
koy masaya bir duble buzsuz olsun"
buradan
"bi’ kuruş yok cepte
ama yedi cihan benim
derdimin karnı tok
seneler ne hain
bahtım ağlar ardımdan
hep aza talim
halimiz itten beter keyfimiz paşada yok
koy masaya bir duble buzsuz olsun
bu garip devranda seni aradım durdum
varlıktan geçip yokluğa tutundum
ah’lar ağacında ham meyvayım
buldum sandım, kavruldum, kaçamıyorum
halimiz itten beter keyfimiz paşada yok
koy masaya bir duble buzsuz olsun"
buradan
devamını gör...
sözlükte siyaset istemiyoruz
neden istemiyorsunuz ve siz kimsiniz sorularını sormak istediğim cümle.
her konunun konuşulması gerek.
her konunun konuşulması gerek.
devamını gör...
imamın kayığı
halk arasında dört kollunun diğer adıdır. ne kadar zengin olursanız olun ne kadar bu dünyada malı götürmüşseniz götürün, ne kadar sağlığınızda son model mercedese binmişseniz binin; eninde sonunda bineceğiniz bu, haaa isterseniz altından yaptırın nasılsa öbür tarafta bir şey farketmeyecek.
devamını gör...
otuz yaşında hala ailesiyle yaşayan tip
ailesine arkasını dönmemiş "tip"tir. ayrıca sensindir tip. arkadaşları ile goy goyda yapar. canın istediğini de yapar. ama bilir ki o yanında olmak istemediği anne baba zamanı gelince hiç olmayacaklar ve o tip onları çok özleyecek o yüzden hala vakit varken az çok beraber zaman geçiren" tip"tir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canım sözlük.
bugün de geç uyandım.
son çıkış alarmını zorla kapatıp tek göz bakındım etrafa.
son çıkış alarmım 09.30'da çalıyor ve ekranda 'kalk çabuk yoksa gebertirim seni' yazıyor.
ilk alarm 07.00 günaydın canım,
ikinci alarm 08.00 hadi kalksana yavrum,
üçüncü alarm 09.00 kalk dedik kızım...
iyi be kalktım deyip itekledim kendisini bu da bu ara ne agrefis ne atarlı...
sonra şunla gözgöze geldim...

ohoo ben günaydın yazısını yazana kadar telim çaldı, kahvaltıya misafir geldi. ben yazıyı tamamlamayı unutmuşum. şimdi girince baktım duruyor. anam normalde böyle yazıyorum ekrandan çıkıp 3 dakika sonra girince yazı siliniyor. bu ne kadar zaman geçti silinmemiş. allahın hikmeti işte. *
ay neyse tünaydın sözlük.
bugün de geç uyandım.
son çıkış alarmını zorla kapatıp tek göz bakındım etrafa.
son çıkış alarmım 09.30'da çalıyor ve ekranda 'kalk çabuk yoksa gebertirim seni' yazıyor.
ilk alarm 07.00 günaydın canım,
ikinci alarm 08.00 hadi kalksana yavrum,
üçüncü alarm 09.00 kalk dedik kızım...
iyi be kalktım deyip itekledim kendisini bu da bu ara ne agrefis ne atarlı...
sonra şunla gözgöze geldim...

ohoo ben günaydın yazısını yazana kadar telim çaldı, kahvaltıya misafir geldi. ben yazıyı tamamlamayı unutmuşum. şimdi girince baktım duruyor. anam normalde böyle yazıyorum ekrandan çıkıp 3 dakika sonra girince yazı siliniyor. bu ne kadar zaman geçti silinmemiş. allahın hikmeti işte. *
ay neyse tünaydın sözlük.
devamını gör...
sessiz insanların ruh hastası sanılması
konuşmadan da anlaşılacağı üzere mevcut olguları inkar etmek, ruh hastalığı belirtilerine delalet edebilir. benim raporum var da böyle cüretkar konuşabiliyorum yoksa nereden bileyim?
edit: ruh hastalarını gerçekten ötekileştirmeyin, üzülüyorum sonra.*
edit: ruh hastalarını gerçekten ötekileştirmeyin, üzülüyorum sonra.*
devamını gör...
camdan aşağı sigara atmak
hayvanlıktır.
devamını gör...
sortiee
pek sevilesi, konuşulası yazardır. konuşmasanız da okuyun efendim. yerde bir kağıt parçası bulmuşsunuz da üstünde karalanmış yazılar var gibi okuyun. denk gelmiş ama çok aramışsınız gibi okuyun. okuduktan sonra da etkileşirseniz tadından yenmez olur.
ayrıca bugün doğum günüdür. şımartmadan usulca kutlamış olayım :) ya da neyse... şımarsın varsın. iyi kiiiiiii doğmuş*.
ayrıca bugün doğum günüdür. şımartmadan usulca kutlamış olayım :) ya da neyse... şımarsın varsın. iyi kiiiiiii doğmuş*.
devamını gör...

