the matrix portakal revolutions
the lord of the portakals filmini izlerken malumunuz olduğu üzere ters dönmüştüm. harcadığımız üstün gayretlere rağmen ne yazık ki normal bir vaziyet alamadık.
bu film sağolsun normalleşme sürecime katkı sağladı. teşekkür ederim. emeğinize sağlık.
bu film sağolsun normalleşme sürecime katkı sağladı. teşekkür ederim. emeğinize sağlık.
devamını gör...
çıtırdayan odun sesleri eşliğinde uyumak
can yaman olmadığım için öyle uyuyamıyorum.
devamını gör...
kötü ev arkadaşı
genel ev temizliği teklifine "yok ya çok yorgunum" diye cevap verdikten 1 saat sonra kendi odasını pırıl pırıl yapan iğrenç ev arkadaşıdır.
devamını gör...
binali yıldırım'ın 4 yıl önce yaptığı konuşmayı erdoğan'ın yapması
şey oluyor o zaman, erdoğan ile binali aynı kişi mi? bunlar bizimi trollüyor?*
şaka maka o kadar danışman'a boşu boşuna para veriyolar demek ki.
resmen fiyasko lan bu. tamam liyakat falan aramıyoruz kardeşim ama biraz özgün olun be.
şaka maka o kadar danışman'a boşu boşuna para veriyolar demek ki.
resmen fiyasko lan bu. tamam liyakat falan aramıyoruz kardeşim ama biraz özgün olun be.
devamını gör...
hicazkâr sirto
devamını gör...
biz böyleyiz
2020 yılında yayımlanan caner özyurtlu imzalı komedi, dram filmi. hem yazmış hem yönetmiş caner bey. yapımcılığı da avşar filme ait.
başrollerinde,
berrak tüzünataç
engin öztürk
şebnem bozoklu
özge özpirinçci
meriç aral
boran kuzum
hümeyra
çocukluk arkadaşı olan bir takım gençlerin büyükannelerinin hastalığından dolayı bir araya gelip aynı evin içinde geçirdiği zamanları ve geçmişle yüzleşmelerini konu alır.
ben bu filmi neden izledim hiç bir fikrim yok. sanırım komedi yazdılar diye komedi sanmamla alakalı. neymiş efendim her komedi yazana inanmayacakmışız demek. hadi açtın niye sonuna kadar devam ettin. yav hep bir şey olacak diye bekledim. sanırım büyük bir boşluktaydım ve kafa seslerimi durdurmaya çalışıyordum. belkide hümeyra çekti ve tuttu beni filmde. kendilerini pek severim.
yani iki kişi arasında başlamamış başlamış ama bitmiş ya da tam başlayacakken bitmiş ya da başlamış bitmiş sanılmış ama ruhen hala devam eden bir aşkı anlatıyor. diğer karakterler niye var bilmiyorum. sanırım kalabalık olsun yalnız kalmasınlar diye. gençlik filmi diyeceğim o da değil. aman neyse işte benim gibi boşluktaysanız izleyin. belki beğenirsiniz. benim hala bir fikrim yok.
iyi seyirler. aman kafaya dikkat hafif bulandırabilir. *
başrollerinde,
berrak tüzünataç
engin öztürk
şebnem bozoklu
özge özpirinçci
meriç aral
boran kuzum
hümeyra
çocukluk arkadaşı olan bir takım gençlerin büyükannelerinin hastalığından dolayı bir araya gelip aynı evin içinde geçirdiği zamanları ve geçmişle yüzleşmelerini konu alır.
ben bu filmi neden izledim hiç bir fikrim yok. sanırım komedi yazdılar diye komedi sanmamla alakalı. neymiş efendim her komedi yazana inanmayacakmışız demek. hadi açtın niye sonuna kadar devam ettin. yav hep bir şey olacak diye bekledim. sanırım büyük bir boşluktaydım ve kafa seslerimi durdurmaya çalışıyordum. belkide hümeyra çekti ve tuttu beni filmde. kendilerini pek severim.
yani iki kişi arasında başlamamış başlamış ama bitmiş ya da tam başlayacakken bitmiş ya da başlamış bitmiş sanılmış ama ruhen hala devam eden bir aşkı anlatıyor. diğer karakterler niye var bilmiyorum. sanırım kalabalık olsun yalnız kalmasınlar diye. gençlik filmi diyeceğim o da değil. aman neyse işte benim gibi boşluktaysanız izleyin. belki beğenirsiniz. benim hala bir fikrim yok.
iyi seyirler. aman kafaya dikkat hafif bulandırabilir. *
devamını gör...
talassofobi
talassofobi, okyanus veya deniz gibi derin su kütlelerine karşı sürekli ve yoğun bir korku içeren özel bir fobi türüdür. peki bu fobiyi su fobisinden (akuafobiden) farklı kılan nedir?
su fobisi suyun kendisinden korkmakken, talassofobi, engin, karanlık, derin ve tehlikeli görünen su kütlelerine odaklanır. insanlar, yüzeyinin altında gizlenenlerden korktuklarından dolayı sudan aşırı derecede korkmazlar.
talassofobi kelimesi yunanca thalassa ("deniz") ve phobos ("korku") kelimelerinden türetilmiştir.
aynı zamanda benim de sahip olduğum bir fobidir. denizler beni yeterince korkuturken bir de karanlık, derin, korkunç su kütleleri görmek kalbimi yerinden çıkartacak etkiye sahip. *




kaynak
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi
bu sıralar kültüründen ve değerlerinden uzağa götürülmeye çalışılan türkiye'nin sayılı üniversitelerinden.
ben bu can sıkıcı olaylar üzerine yazmak yerine hâlihazırda içinde olduğum doktora başvurusu sürecinden bahsetmek istiyorum. belki birilerinin işine yarar. efenim ben psikoloji bölümü özelinde yazacağım. en baştan belirtmeliyim ki yurt dışında top tier üniversitelere yapacağınız başvuruların neredeyse hiçbiri boün'e başvururken harcadığınız eforun yarısı kadar efor gerektirmiyor. bu durum başta çok saçma gelse de bunun oldukça iyi tarafları olduğunu düşünüyorum. gelelim sürece:
birçok üniversitenin lisansüstü başvurusunda standart olarak istediği motivasyon mektubu, referans mektupları, transkriptler, diplomalar, yabancı dil ve ales/gre sınav sonucu gibi belgelerin yanı sıra bir de araştırma önerisi istiyorlar. bu araştırma önerisinin elbette özgün ve yapılabilir olması gerektiğini özellikle belirtiyorlar. buna ek olarak muazzam bir bilim sınavı yapıyorlar. benim girdiğim sınavda üç buçuk saat içerisinde bir makale okuyup 4'ü makalenin metodolojisi ile ilgili olan 5 soruya cevap vermemiz gerekmekteydi. rahatlıkla, hayatımda girdiğim en zor ve en kaliteli sınavdı diyebilirim. günün sonunda bu bilim sınavını geçmeyi başarırsanız sözlü sınava davet edilmeye hak kazanıyorsunuz. sözlü sınav aşamasına geçebilirsem buraya da bir edit sözüm olsun.
sözlü sınav editi: eveeet, sözlü sınava da girmiş bulunmaktayım. sınav zoom üzerindendi ve yalnızca 10 dakika sürdü. baştaki bir merhaba haricinde sınavın tümü ingilizceydi. bölümde başvurduğum alandan olan tüm hocaların karşısına çıkıp hızlı, kısa ve net biçimde bana sorulan 4-5 soruyu cevaplamaya çalıştım. ardından benim de hocalara bir soru yöneltme fırsatım oldu. hayatımın en stresli anlarıydı sanırım, bu biraz benim karakterimle de ilgili bir durum elbette. alana dair epey kazık olan bir soruda çok bocalayıp ingilizceyi bile unuttum ama sonrasında çok gergin olduğumu belirterek ilerleyen sorularda toparladım diye düşünüyorum. bu bahsettiğim soru haricindeki sorular ne çalışmak istiyorsun, başka üniversitelere başvuru yaptın mı, doktora sürecinde çalışman gerekecek mi gibi beklendik sorulardı. yakın zamanda sonucu da öğrenip mutlu bir haberle son bir edit yapmayı diliyorum.
bu aşamaların sonunda size dair o kadar çok bilgiye ve veriye sahip oluyorlar ki boün'e kabul edilen bir öğrencinin * kötü bir öğrenci olmasının neredeyse ihtimali kalmıyor. en azından, bir adım uzaktan baktığımda bana görünenler böyle. dilerim en yakın zamanda üzerindeki kara bulutlar dağılır da üniversitenin gerçek potansiyelini göstermesinin önü açılır. dayanışmayla!
son edit: evet sevgili kafacı dostlarım. bugün itibariyle boğaziçi üniversitesi'nde doktora programına kabul edilmiş bulunmaktayım! darısı isteyen dostların başına.
ben bu can sıkıcı olaylar üzerine yazmak yerine hâlihazırda içinde olduğum doktora başvurusu sürecinden bahsetmek istiyorum. belki birilerinin işine yarar. efenim ben psikoloji bölümü özelinde yazacağım. en baştan belirtmeliyim ki yurt dışında top tier üniversitelere yapacağınız başvuruların neredeyse hiçbiri boün'e başvururken harcadığınız eforun yarısı kadar efor gerektirmiyor. bu durum başta çok saçma gelse de bunun oldukça iyi tarafları olduğunu düşünüyorum. gelelim sürece:
birçok üniversitenin lisansüstü başvurusunda standart olarak istediği motivasyon mektubu, referans mektupları, transkriptler, diplomalar, yabancı dil ve ales/gre sınav sonucu gibi belgelerin yanı sıra bir de araştırma önerisi istiyorlar. bu araştırma önerisinin elbette özgün ve yapılabilir olması gerektiğini özellikle belirtiyorlar. buna ek olarak muazzam bir bilim sınavı yapıyorlar. benim girdiğim sınavda üç buçuk saat içerisinde bir makale okuyup 4'ü makalenin metodolojisi ile ilgili olan 5 soruya cevap vermemiz gerekmekteydi. rahatlıkla, hayatımda girdiğim en zor ve en kaliteli sınavdı diyebilirim. günün sonunda bu bilim sınavını geçmeyi başarırsanız sözlü sınava davet edilmeye hak kazanıyorsunuz. sözlü sınav aşamasına geçebilirsem buraya da bir edit sözüm olsun.
sözlü sınav editi: eveeet, sözlü sınava da girmiş bulunmaktayım. sınav zoom üzerindendi ve yalnızca 10 dakika sürdü. baştaki bir merhaba haricinde sınavın tümü ingilizceydi. bölümde başvurduğum alandan olan tüm hocaların karşısına çıkıp hızlı, kısa ve net biçimde bana sorulan 4-5 soruyu cevaplamaya çalıştım. ardından benim de hocalara bir soru yöneltme fırsatım oldu. hayatımın en stresli anlarıydı sanırım, bu biraz benim karakterimle de ilgili bir durum elbette. alana dair epey kazık olan bir soruda çok bocalayıp ingilizceyi bile unuttum ama sonrasında çok gergin olduğumu belirterek ilerleyen sorularda toparladım diye düşünüyorum. bu bahsettiğim soru haricindeki sorular ne çalışmak istiyorsun, başka üniversitelere başvuru yaptın mı, doktora sürecinde çalışman gerekecek mi gibi beklendik sorulardı. yakın zamanda sonucu da öğrenip mutlu bir haberle son bir edit yapmayı diliyorum.
bu aşamaların sonunda size dair o kadar çok bilgiye ve veriye sahip oluyorlar ki boün'e kabul edilen bir öğrencinin * kötü bir öğrenci olmasının neredeyse ihtimali kalmıyor. en azından, bir adım uzaktan baktığımda bana görünenler böyle. dilerim en yakın zamanda üzerindeki kara bulutlar dağılır da üniversitenin gerçek potansiyelini göstermesinin önü açılır. dayanışmayla!
son edit: evet sevgili kafacı dostlarım. bugün itibariyle boğaziçi üniversitesi'nde doktora programına kabul edilmiş bulunmaktayım! darısı isteyen dostların başına.
devamını gör...
la bu islam ne etti size
marvel çizgi romanlarından daha dayanaksız bir masala akli melekelerini kazanmış insanların inanmasının acı vericiliği bir yana, başka insanların da bu masalın dayatmalarına göre yaşamalar bekleniyor.
bütün gaipten gelen seslere veya masallara inanan insanlar bütün bunları kendi vicdanlarının içinde yaşayacaklarsa en azından benim için hiçbir sıkıntı yok. herkes istediğine inanmakta özgür. ama çevresindeki dünyayı hezeyanlara ve sanrılara göre şekillendirmek isterlerse bu her zaman tepki görecek.
bütün gaipten gelen seslere veya masallara inanan insanlar bütün bunları kendi vicdanlarının içinde yaşayacaklarsa en azından benim için hiçbir sıkıntı yok. herkes istediğine inanmakta özgür. ama çevresindeki dünyayı hezeyanlara ve sanrılara göre şekillendirmek isterlerse bu her zaman tepki görecek.
devamını gör...
yüzüklerin efendisi'nde geçen efsane sözler
içinizden en az yarısını arzuladığımın yarısı kadar bile tanımıyorum ve yarınızdan azını hak ettiğinizin ancak yarısı kadar sevebiliyorum.
-bilbo baggins
-bilbo baggins
devamını gör...
özdemir asaf
günbegün
benim mezarlarımda ölü yok;
hep yaşamış olanlar var..
anılarımda bir yer
dinmeksizin acıyor,
günbegün,
bundan.
güldüğümü görenler
bana bakıyor,
görüyorum..
ağlasam geçer,
biliyorum..
ağlanmıyor.
benim mezarlarımda ölü yok;
hep yaşamış olanlar var..
anılarımda bir yer
dinmeksizin acıyor,
günbegün,
bundan.
güldüğümü görenler
bana bakıyor,
görüyorum..
ağlasam geçer,
biliyorum..
ağlanmıyor.
devamını gör...
güzel erkek isimleri
ege.
devamını gör...
as i am
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
fkrm
* sesli harf alamadım.
* sesli harf alamadım.
devamını gör...
engelleme
az önce toy bir yazarımız muhtemelen çoluk çocuktu zaten umrumda da değil ama * bana mesaj yazıp engellemiş. canım insanlar insancıklar her şeyi aşmış bir yazar için lütfen daha kaliteli hareketler yapınız. komik olmayınız ...durup durup gülmeme neden oldu. oyy kıyomomm sonoo böönn...kızdın mııı senn???
devamını gör...
trilyon
1'in sağına 12 tane 0 yazılarak elde edilen, 10 üzeri 12 (10¹²) şeklinde ifade edilen sayı. genel olarak "1 trilyon" şeklinde okunan 1.000.000.000.000 yazımı da aynı kapıya çıkar.
devamını gör...
evli olup çocuk sahibi olmak istememek
evlenmek çocuk yapmak için yapılan bisey değildir. çok doğal olan bu durum anormal bisey gibi gözükmemeli
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
bütün umutların tükendiği vakit, tam çaresizliğe kapılmak üzereyken, yardım alman gerektiğini çünkü tek başına üstesinden gelemeyeceğini anlarsın. işte o an destek olabilecek insanların gelir aklına. eğer hiç kimse gelmiyor ise, o zaman anlaşılır yalnızlık.
devamını gör...


