evlenen kadının soyadının değişmesi
4721 sayılı türk medeni kanunu’nun 187. maddesine göre evlenen kadının kocasının soyadını kullanması zorunludur. düzenleme, kadının soyadını ancak eşinin soyadının önüne gelmek suretiyle kullanmasına izin vermiş ve bunun için de evlendirme memuruna veya evlilik sonrasında nüfus idaresine başvuruda bulunmasını gerekli kılmıştır. görüldüğü üzere türk medeni kanunu’nun 187. maddesi, evlenen kadının yalnızca kendi soyadını kullanması imkanını tamamen ortadan kaldırmaktadır.
kadının evlenme ile salt kendi soyadını kullanma imkanının bulunmaması gerek hukuktaki eşitlik ilkesi, gerekse ayrımcılık yasağı kapsamında tartışılmaktadır. zira evlilik ile diğer eşin soyadını kullanma zorunluluğu sadece kadın için söz konusu olup, erkek eş için bu şekilde bir zorunluluk kanunda yer almamaktadır.
eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağının yanı sıra konu özel yaşama saygı hakkı kapsamında da defalarca yargı mercilerinin önüne gelmiştir. kişinin hayatını sürdürürken kullandığı isim, özel yaşamının en önemli unsurlarından biri olarak görüldüğünden hakkın kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve evlilik ile değişmesi zaruretinin hakkın ihlali olduğu gerekçeleriyle pek çok başvuru yapılmıştır.
yeni türk medeni kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 743 sayılı kanun yürürlükten kalkmışsa da kadının soyadına ilişkin düzenleme değişmemiş, bu sebeple yeni kanun vasıtasıyla da giderilemeyen hak ihlali tekrardan anayasa mahkemesi nezdinde iptal davasına konu edilmiştir [1]. anayasa mahkemesi iptal başvurusunu, “‘kadın evlenmekle kocasının soyadını alır' kuralının aile birliğinin korunması ve aile bağlarının güçlendirilmesi başta olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzenli tutulması” gibi önceki kararıyla paralel gerekçelere dayanarak tekrardan reddetmiştir. iptal davaları bakımından, aynı konuya ilişkin mahkeme’ye on yıl başvuru yapılamaması yasağı getiren anayasa’nın 152. maddesi sebebiyle, 187. maddenin on yıllık süre boyunca tekrardan mahkeme’nin önüne getirilmesi imkanı bulunmamaktadır. ancak her ne kadar düzenleme iptal davasına konu edilememekteyse de, bireysel başvuruya konu edilmesi mümkündür. anayasa mahkemesi’ne temel hak ve özgürlüklere ilişkin bireysel başvuru yapılmasının önü açıldığından bu yana mahkeme bu konudaki pek çok başvuruyu incelemiş ve iptal davalarındaki görüşünün tam tersi yöndeki tespitlerini ortaya koymuştur.
anayasa mahkemesi’nin kadının soyadına ilişkin görüşünün değişmesinde konu hakkındaki avrupa insan hakları mahkemesi kararları da etkili olmuştur. düzenleme gereği kendi soyadlarını kullanma imkanı bulunmayan evli kadınlar hukuk mahkemeleri nezdinde taleplerini sunmuşlar, ancak türk medeni kanunu md. 187 gereği talepleri reddedilince konuyu avrupa insan hakları mahkemesi önüne taşımışlardır. mahkeme’ye göre, devletlerin kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusundaki ayrımı önlemek adına gerekli bütün önlemleri almak ve kadın-erkek eşitliğine dayanarak kadınların aile adı gibi konularda erkekler ile eşit kişisel haklara sahip olmasını sağlamak şeklinde yükümlülükleri vardır [2]. aihm söz konusu yükümlülükler bakımından türkiye’nin de taraf olduğu kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ne atıfta bulunmuş ve sözleşmeye taraf olan devletlerin, sözleşme kapsamındaki gereklilikleri sağlamak adına pozitif yükümlülükleri olduğunu eklemiştir. buna göre türk medeni kanunu md. 187 ile getirilen zorunluluk devletin sözleşmedeki yükümlülükleri sağlamak bakımından başarısız olduğu anlamına gelmektedir. aihm kadının soyadına ilişkin mahkeme’ye yapılan başvurularda, türk medeni kanunu md. 187 bakımından sözleşmenin 8. maddesiyle bağlantılı olarak sözleşme’nin 14. maddesinde yer alan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir [3].
anayasa mahkemesi de bireysel başvuru usulünün başlamasının ardından yukarıda yer alan aihm kararlarına gönderme yapmış, bununla birlikte anayasa’nın 90. maddesinde yer alan ve uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan düzenlemeyi ihlal kararlarında gerekçe göstermiştir. anayasa’nın 90. maddesine göre, temel hak ve özgürlüklere ilişkin iç hukuk düzenlemeleri ile bu konularda devletin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin çatıştığı hallerde uluslararası sözleşme hükümlerine üstünlük tanınacaktır. düzenleme uyarınca kadının soyadı meselesinde de türk medeni kanunu’nun 187. maddesi değil, kadının kendi soyadını kullanmasına imkan tanıyan avrupa insan hakları sözleşmesi ve kadına karışı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ndeki ilgili maddelerin somut uyuşmazlıklarda uygulanması gerekmektedir [4]. bu sebeple anayasa mahkemesi önüne gelen başvurularda, somut uyuşmazlıkta uluslararası sözleşmeler yerine türk medeni kanunu’ndaki düzenlemenin uygulanmasının hukuka uygun olmadığını belirtmiş ve yargı mercilerinin kadının kendi soyadını kullanması taleplerinin reddini hukuki bulmamıştır. mahkeme söz konusu hukuka aykırılığın anayasa’nın 17. maddesinde yer alan kişinin manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlalini oluşturduğu şeklinde karar vermiştir [5].
anayasa mahkemesi’nin konuya ilişkin kararlarının akabinde yargıtay hukuk genel kurulu da aynı yönde kararlar almıştır. yhgk’nın 30.09.2015 t., 2014/2-899 e., 2015/2011 k. sayılı kararında türk medeni kanunu’ndaki 187. madde uygulamasının, kadının soyadı bakımından cinsiyet yönünden ayrımcılık oluşturduğu ve konu hakkında uluslararası sözleşmelere öncelik tanınması gerektiği ifade edilmiştir.
nüfus müdürlükleri evli kadınların konu hakkındaki başvurularını türk medeni kanunu’nu gerekçe göstererek reddetmekte olsa dahi, talebin aile mahkemelerine yapılmasıyla kadının kendi soyadını kullanması imkanı mevcuttur. evli kadın, evlenme ile isminin değişmesinin akabinde yetkili aile mahkemesine dava açarak yalnızca kendi soyadını kullanma talebini sunabilmekte ve davanın sonucunda ilgili nüfus müdürlüğü nezdinde kimlik bilgilerinin değişmesi sağlanmaktadır. böylece türk medeni kanunu’nun 187. maddesi hakkında anayasa mahkemesi nezdinde tekrar iptal davası açılabilecek süreye değin hakkın hukuka aykırı şekilde sınırlandırılmasının önüne geçilmektedir.
dipnotlar:
[1] aym, 10.03.2011 t.2009/85 e., 2011/49 k.
[2] aihm, ünal tekeli/türkiye, başvuru no: 29865/96.
[3] aynı yönde, aihm, levendoğlu abdulkadiroğlu/türkiye, başvuru no: 7971/07.
[4] anayasa mahkemesi konuya ilişkin bireysel başvurularda gerek kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi (cedaw), gerek avrupa insan hakları sözleşmesi, gerekse birleşmiş milletler medeni ve siyasi haklar sözleşmesi (bm mshs)’nin ilgili maddelerine atıfta bulunmuştur:
aihs md. 8/1: “herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.”
cedaw md. 16: “1. taraf devletler evlilik ve aile ilişkileri ile ilgili bütün konularda kadınlara karşı ayrımcılığı tasfiye etmek için gerekli her türlü tedbiri alır ve özelikle erkeklerle kadınların eşitliğini öngören aşağıdaki hakları tanır:
…
g) soyadı, meslek ve iş seçme hakları da dahil, karı ve koca olarak aynı kişisel haklara sahip olma..”
bm mshs md.23/4: “bu sözleşmeye taraf devletler, eşlerin evlilik konusunda, evliliğin devam ettiği sürece ve boşanmada eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmaları için gerekli önlemleri alır.”
[5] aym sevim akat eşki başvurusu, başvuru no: 2013/2187, neşe aslanbay akbıyık başvurusu, başvuru no: 2014/5836, gülsim genç başvurusu, başvuru no: 2013/4439.
kadının evlenme ile salt kendi soyadını kullanma imkanının bulunmaması gerek hukuktaki eşitlik ilkesi, gerekse ayrımcılık yasağı kapsamında tartışılmaktadır. zira evlilik ile diğer eşin soyadını kullanma zorunluluğu sadece kadın için söz konusu olup, erkek eş için bu şekilde bir zorunluluk kanunda yer almamaktadır.
eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağının yanı sıra konu özel yaşama saygı hakkı kapsamında da defalarca yargı mercilerinin önüne gelmiştir. kişinin hayatını sürdürürken kullandığı isim, özel yaşamının en önemli unsurlarından biri olarak görüldüğünden hakkın kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve evlilik ile değişmesi zaruretinin hakkın ihlali olduğu gerekçeleriyle pek çok başvuru yapılmıştır.
yeni türk medeni kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle 743 sayılı kanun yürürlükten kalkmışsa da kadının soyadına ilişkin düzenleme değişmemiş, bu sebeple yeni kanun vasıtasıyla da giderilemeyen hak ihlali tekrardan anayasa mahkemesi nezdinde iptal davasına konu edilmiştir [1]. anayasa mahkemesi iptal başvurusunu, “‘kadın evlenmekle kocasının soyadını alır' kuralının aile birliğinin korunması ve aile bağlarının güçlendirilmesi başta olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzenli tutulması” gibi önceki kararıyla paralel gerekçelere dayanarak tekrardan reddetmiştir. iptal davaları bakımından, aynı konuya ilişkin mahkeme’ye on yıl başvuru yapılamaması yasağı getiren anayasa’nın 152. maddesi sebebiyle, 187. maddenin on yıllık süre boyunca tekrardan mahkeme’nin önüne getirilmesi imkanı bulunmamaktadır. ancak her ne kadar düzenleme iptal davasına konu edilememekteyse de, bireysel başvuruya konu edilmesi mümkündür. anayasa mahkemesi’ne temel hak ve özgürlüklere ilişkin bireysel başvuru yapılmasının önü açıldığından bu yana mahkeme bu konudaki pek çok başvuruyu incelemiş ve iptal davalarındaki görüşünün tam tersi yöndeki tespitlerini ortaya koymuştur.
anayasa mahkemesi’nin kadının soyadına ilişkin görüşünün değişmesinde konu hakkındaki avrupa insan hakları mahkemesi kararları da etkili olmuştur. düzenleme gereği kendi soyadlarını kullanma imkanı bulunmayan evli kadınlar hukuk mahkemeleri nezdinde taleplerini sunmuşlar, ancak türk medeni kanunu md. 187 gereği talepleri reddedilince konuyu avrupa insan hakları mahkemesi önüne taşımışlardır. mahkeme’ye göre, devletlerin kadınlara karşı evlilik ve aile ilişkileri konusundaki ayrımı önlemek adına gerekli bütün önlemleri almak ve kadın-erkek eşitliğine dayanarak kadınların aile adı gibi konularda erkekler ile eşit kişisel haklara sahip olmasını sağlamak şeklinde yükümlülükleri vardır [2]. aihm söz konusu yükümlülükler bakımından türkiye’nin de taraf olduğu kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ne atıfta bulunmuş ve sözleşmeye taraf olan devletlerin, sözleşme kapsamındaki gereklilikleri sağlamak adına pozitif yükümlülükleri olduğunu eklemiştir. buna göre türk medeni kanunu md. 187 ile getirilen zorunluluk devletin sözleşmedeki yükümlülükleri sağlamak bakımından başarısız olduğu anlamına gelmektedir. aihm kadının soyadına ilişkin mahkeme’ye yapılan başvurularda, türk medeni kanunu md. 187 bakımından sözleşmenin 8. maddesiyle bağlantılı olarak sözleşme’nin 14. maddesinde yer alan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir [3].
anayasa mahkemesi de bireysel başvuru usulünün başlamasının ardından yukarıda yer alan aihm kararlarına gönderme yapmış, bununla birlikte anayasa’nın 90. maddesinde yer alan ve uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan düzenlemeyi ihlal kararlarında gerekçe göstermiştir. anayasa’nın 90. maddesine göre, temel hak ve özgürlüklere ilişkin iç hukuk düzenlemeleri ile bu konularda devletin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin çatıştığı hallerde uluslararası sözleşme hükümlerine üstünlük tanınacaktır. düzenleme uyarınca kadının soyadı meselesinde de türk medeni kanunu’nun 187. maddesi değil, kadının kendi soyadını kullanmasına imkan tanıyan avrupa insan hakları sözleşmesi ve kadına karışı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi’ndeki ilgili maddelerin somut uyuşmazlıklarda uygulanması gerekmektedir [4]. bu sebeple anayasa mahkemesi önüne gelen başvurularda, somut uyuşmazlıkta uluslararası sözleşmeler yerine türk medeni kanunu’ndaki düzenlemenin uygulanmasının hukuka uygun olmadığını belirtmiş ve yargı mercilerinin kadının kendi soyadını kullanması taleplerinin reddini hukuki bulmamıştır. mahkeme söz konusu hukuka aykırılığın anayasa’nın 17. maddesinde yer alan kişinin manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlalini oluşturduğu şeklinde karar vermiştir [5].
anayasa mahkemesi’nin konuya ilişkin kararlarının akabinde yargıtay hukuk genel kurulu da aynı yönde kararlar almıştır. yhgk’nın 30.09.2015 t., 2014/2-899 e., 2015/2011 k. sayılı kararında türk medeni kanunu’ndaki 187. madde uygulamasının, kadının soyadı bakımından cinsiyet yönünden ayrımcılık oluşturduğu ve konu hakkında uluslararası sözleşmelere öncelik tanınması gerektiği ifade edilmiştir.
nüfus müdürlükleri evli kadınların konu hakkındaki başvurularını türk medeni kanunu’nu gerekçe göstererek reddetmekte olsa dahi, talebin aile mahkemelerine yapılmasıyla kadının kendi soyadını kullanması imkanı mevcuttur. evli kadın, evlenme ile isminin değişmesinin akabinde yetkili aile mahkemesine dava açarak yalnızca kendi soyadını kullanma talebini sunabilmekte ve davanın sonucunda ilgili nüfus müdürlüğü nezdinde kimlik bilgilerinin değişmesi sağlanmaktadır. böylece türk medeni kanunu’nun 187. maddesi hakkında anayasa mahkemesi nezdinde tekrar iptal davası açılabilecek süreye değin hakkın hukuka aykırı şekilde sınırlandırılmasının önüne geçilmektedir.
dipnotlar:
[1] aym, 10.03.2011 t.2009/85 e., 2011/49 k.
[2] aihm, ünal tekeli/türkiye, başvuru no: 29865/96.
[3] aynı yönde, aihm, levendoğlu abdulkadiroğlu/türkiye, başvuru no: 7971/07.
[4] anayasa mahkemesi konuya ilişkin bireysel başvurularda gerek kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesi (cedaw), gerek avrupa insan hakları sözleşmesi, gerekse birleşmiş milletler medeni ve siyasi haklar sözleşmesi (bm mshs)’nin ilgili maddelerine atıfta bulunmuştur:
aihs md. 8/1: “herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.”
cedaw md. 16: “1. taraf devletler evlilik ve aile ilişkileri ile ilgili bütün konularda kadınlara karşı ayrımcılığı tasfiye etmek için gerekli her türlü tedbiri alır ve özelikle erkeklerle kadınların eşitliğini öngören aşağıdaki hakları tanır:
…
g) soyadı, meslek ve iş seçme hakları da dahil, karı ve koca olarak aynı kişisel haklara sahip olma..”
bm mshs md.23/4: “bu sözleşmeye taraf devletler, eşlerin evlilik konusunda, evliliğin devam ettiği sürece ve boşanmada eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmaları için gerekli önlemleri alır.”
[5] aym sevim akat eşki başvurusu, başvuru no: 2013/2187, neşe aslanbay akbıyık başvurusu, başvuru no: 2014/5836, gülsim genç başvurusu, başvuru no: 2013/4439.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın, kafadar kardeşler, günaydın yalnız ülkenin , çilekeş halkı, günaydın ulan marabalar ...
devamını gör...
master of puppets
hem albümü hem de şarkısı efsanedir. şarkıdan bahsedeceğim. yukarıda rock tribe isimli yazarında belirttiği gibi metal müziğin istiklal marşıdır.
aslında şarkının adının birebir çevirisi kuklaların "efendisi" dir. burada master = efendi = uyuşturucu, puppets = kuklalar = uyuşturucu kullananlar demek.
şarkı uyuşturuculara bir gönderme yapar. şarkı sözleri boyunca "efendi" sizi ve hayatınızı kontrol eder.
the master of puppets is pulling your strings, twisting your mind and smashing your dreams derken "kuklaların efendisi iplerinizi çekiyor, zihninizi büküyor ve hayallerinizi paramparça ediyor" demek istiyor. kamu spotu : siz siz olun uyuşturucudan uzak durun.
bu şarkı , metallica'nın konserlerinde mutlaka çalınır. en zevkli yeri ise seyircinin master, master diye bağırdığı bölüm ve 03:50 den sonra oooooo yapılan bölümlerdir. şarkının orjinalinde sonunda olan kahkaha da imza niteliğindedir.
acaba bunların konserine bir daha gitmek nasip olacak mı bize?
aslında şarkının adının birebir çevirisi kuklaların "efendisi" dir. burada master = efendi = uyuşturucu, puppets = kuklalar = uyuşturucu kullananlar demek.
şarkı uyuşturuculara bir gönderme yapar. şarkı sözleri boyunca "efendi" sizi ve hayatınızı kontrol eder.
the master of puppets is pulling your strings, twisting your mind and smashing your dreams derken "kuklaların efendisi iplerinizi çekiyor, zihninizi büküyor ve hayallerinizi paramparça ediyor" demek istiyor. kamu spotu : siz siz olun uyuşturucudan uzak durun.
bu şarkı , metallica'nın konserlerinde mutlaka çalınır. en zevkli yeri ise seyircinin master, master diye bağırdığı bölüm ve 03:50 den sonra oooooo yapılan bölümlerdir. şarkının orjinalinde sonunda olan kahkaha da imza niteliğindedir.
acaba bunların konserine bir daha gitmek nasip olacak mı bize?
devamını gör...
türbanlıların doğuştan maskeli olması
“türbanlı” dediğin ile acıkta kalan tek yeri gözleridir diye tabir ettiğin “peçeli” kişiler arasında fark vardır.
türban, sadece basın kapalı olmasını sağlar.
baslıgı acan yazar arkadasın tabiri ile sadece gözleri acıkta kalanlar ise ayrı olarak “peçeli” denebilir.
her kişinin kendi tercihidir. fakat konu baslıgında belirtilen gibi türbanlılar için bir avantaj söz konusu değildir.
ayrıca umarım bir ayrıstırma niyetiyle acılmamıstır bu baslık, hepimiz sadece “insanız”
türban, sadece basın kapalı olmasını sağlar.
baslıgı acan yazar arkadasın tabiri ile sadece gözleri acıkta kalanlar ise ayrı olarak “peçeli” denebilir.
her kişinin kendi tercihidir. fakat konu baslıgında belirtilen gibi türbanlılar için bir avantaj söz konusu değildir.
ayrıca umarım bir ayrıstırma niyetiyle acılmamıstır bu baslık, hepimiz sadece “insanız”
devamını gör...
sevgilisine kahvaltı hazırlayan erkek
jest ya da lütuf gibi görülmemesi gereken, gayet doğal bir durumdur.
esasen böyle konuların tartışmaya açılması bile ülkemizdeki durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
esasen böyle konuların tartışmaya açılması bile ülkemizdeki durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
devamını gör...
fransiyum
periyodik cetvelde 1 a grubunda bulunur. alkali metaldir. grup arkadaşları; hidrojen, lityum, sodyum, potasyum, rubidyum ve sezyumdur. bu grupta aşağı doğru inildikçe elektron verip soy gaz halini alma isteği artar. en sonda bulunan fransiyum elektronegatifliği (elektron verme isteği) en fazla olan metaldir.
atom numarası 87, sembolü fr dir.
erime sıcaklığı ise 27 derece santigrattır.
doğada çok çok az bulunur. sentezlenmeden doğada keşfedilen son elementtir. fransa’da keşfedildiği için (1939) bu ismi almıştır.
çok radyoaktiftir. en kararlı izotopu bile 22 dakika içinde ışımalar sonucu (alfa , beta) yarı ağırlığına ulaşır. bu yüzden yer kabuğunda bulmak neredeyse imkansızdır. hatta en nadir bulunan ikinci elementtir. astatinden sonra.
eşdeğer ağırlığı en yüksek metaldir. ilk 101 element arasında en karasız elementtir.
nadir bulunuşu ve izotoplarının kararsızlığı sebebiyle endüstride ticari anlamda kullanılmamaktadır. ticari açıdan önemli bir bileşiği de bulunmamaktadır. bilinen bir faydası da yok. fransiyum, sadece biyolojik ve atomik araştırmalarda kullanılmaktadır. kanser araştırmalarında kullanılabileceği öngörülmüş. ancak pratik görülmediği için uygulamaları geliştirilememiş.
atom numarası 87, sembolü fr dir.
erime sıcaklığı ise 27 derece santigrattır.
doğada çok çok az bulunur. sentezlenmeden doğada keşfedilen son elementtir. fransa’da keşfedildiği için (1939) bu ismi almıştır.
çok radyoaktiftir. en kararlı izotopu bile 22 dakika içinde ışımalar sonucu (alfa , beta) yarı ağırlığına ulaşır. bu yüzden yer kabuğunda bulmak neredeyse imkansızdır. hatta en nadir bulunan ikinci elementtir. astatinden sonra.
eşdeğer ağırlığı en yüksek metaldir. ilk 101 element arasında en karasız elementtir.
nadir bulunuşu ve izotoplarının kararsızlığı sebebiyle endüstride ticari anlamda kullanılmamaktadır. ticari açıdan önemli bir bileşiği de bulunmamaktadır. bilinen bir faydası da yok. fransiyum, sadece biyolojik ve atomik araştırmalarda kullanılmaktadır. kanser araştırmalarında kullanılabileceği öngörülmüş. ancak pratik görülmediği için uygulamaları geliştirilememiş.
devamını gör...
türk kızlarına bir öğüt bırak
çalışın, çalışın, çalışın hiç kimseye muhtaç olmadan çalışın, üretin, boş kalmayın, fırsat buldukça kitap okuyun..
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
enerjim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının benzetildiği ünlüler
elvis.
tabi gençlik yıllarımda.
saçlarımı aynı öyle yatırırdım sözlük.
tabi gençlik yıllarımda.
saçlarımı aynı öyle yatırırdım sözlük.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
geri gelmeyiş.
devamını gör...
astral seyahat
gerçek mi acaba diye düşündürendir.
devamını gör...
kadın yazarların takipçi sayısının çok olması
takipçiniz olunca ne olacak?
oğlum instagram mı lan burası? yazın, okuyun, eğlenin geçin.
ayrıca gayet normal durumdur.
erkekler için:
(bkz: türkiye cinsel açlığın afrikasıdır)
oğlum instagram mı lan burası? yazın, okuyun, eğlenin geçin.
ayrıca gayet normal durumdur.
erkekler için:
(bkz: türkiye cinsel açlığın afrikasıdır)
devamını gör...
dave van ronk
gambler's blues gibi bir şahesere imza atmış olan gitarist. bunun dışındaki eserleri de çok güzel elbette, adam gitarı araba kullanır gibi çeviklikle kullanıyor fakat bu parçanın yeri ayrıdır bende.
dinleyiniz lütfen efendim, saygılar.
dinleyiniz lütfen efendim, saygılar.
devamını gör...
sizin hiç babanız öldü mü
"+babasız nasıl yaşanır bilmiyorum. bilen var mı aranızda?
-kimse bilmez ki beyza. bir an gelir öğreniverir insan. " konuşmasının geçtiği; sadık gürbüz'ün seslendirdiği dallarım yaprak döküyor şarkısının kullanıldığı şu sahneyi hatırlatan soru cümlesi.
-kimse bilmez ki beyza. bir an gelir öğreniverir insan. " konuşmasının geçtiği; sadık gürbüz'ün seslendirdiği dallarım yaprak döküyor şarkısının kullanıldığı şu sahneyi hatırlatan soru cümlesi.
devamını gör...
günün şiiri
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
beğeni gelince içimden teşekkür ediyorum*, cansız şeylere çarpınca özür diliyorum, herkesten gizlice evdeki dondurma rezervini tüketiyorum.
devamını gör...
yaranmak
beğenilmek, sevilmek ve kabul görmek için, gereğinden fazlasını yapmak.
“kendini en çok kimler için paralıyorsan!
bilki;
en çokta onlara yaranamıyorsun.”
“kendini en çok kimler için paralıyorsan!
bilki;
en çokta onlara yaranamıyorsun.”
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
starbucks
devamını gör...
normal sözlük kazaları
(bkz: cep telefonunda kafasözlük okurken birisine yakalanmak) ne yazıyorsun sen öyle,sakın söyleme..nick'ini bulur sıkıntı çıkar.
kafa sözlük'ün telefonumu bozması sözlük yaptı ya hepsi sözlük yüzünden diyenleri mevcuttur.
(bkz: telefonunu açmadığın halde ısrarla aramaya devam eden kişi) bu esnada sözlüktesin açmıyorsun aslında takmıyorsun, fırçayı yersin.
kafa sözlük'ün telefonumu bozması sözlük yaptı ya hepsi sözlük yüzünden diyenleri mevcuttur.
(bkz: telefonunu açmadığın halde ısrarla aramaya devam eden kişi) bu esnada sözlüktesin açmıyorsun aslında takmıyorsun, fırçayı yersin.
devamını gör...


