bir bakın duygulara,
birer maske gibi.
hüzün mesela
mutluluğun ardında gizli.

gülüşlerin ardında bir ağlayış.
sessizliğin içinde bir haykırış.
kalabalığın içinde yalnızlık.
duygular ve hisler karmakarışık.

bu süre gelen bir hayat oyunu.
çünkü hayat zıtlıklar ile dolu.
götürüyor yanlışlar doğruyu.
bir buhranın sonucu bu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bak koçum! belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer, bizim olanlar ya da olmayanlar. hepsi iz bırakır. bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor. hepsi kalır ama inan yeni izler de olacak. yaşlıları düşün, sanki her şeyi bilirlermiş gibidirler ama öyle değil. ne kadar acı çekersen çek şunu hiç unutma; çizilecek bir yer hep vardır ve çizecek bir yer… ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına…

(bkz: dar alanda kısa paslaşmalar)
devamını gör...

normal bir durumdur, insanlar beğendikleri şeyleri oylarlar. başlık açtığı için oylamak okumadan oylamakla aynı şey benim gözümde.
devamını gör...

ingiliz yazar holly seddon tarafından yazılan ilk baskısı 2016 yılında yapılan psikolojik gerilim , kurgu türündeki kitap .

not: kitapla aynı ismi taşıyan bir film hatta film serisi var fakat kitapla filmin alakası yoktur .

önce kitabı keşfedişimden bahsetmek istiyorum . şöyle ki :


gillian flynn, laura lippman ve paula hawkins sevenler için holly seddon’dan, okuru daha ilk sayfasından esir edecek, şaşırtıcı dönemeçlerle, başarılı bir şekilde yaratılmış karakterlerle ve sürükleyici psikolojik gerilim öğeleriyle dolu bir çıkış romanı geliyor. bazı sırlar asla ölmez. sadece kilit altında tutulurlar.


burda asıl ilgimi çeken paula hawkins ismi çünkü kendisinin "trendeki kız" isimli kitabını bayıla bayıla okumuştum .
üstelik"cerrah" ve " çırak" kitaplarını çok severek okuduğum tess gerritsen hanım kitap için " keskin bir final ve iç içe geçmiş karakterler… trendeki kız'dan beri hiçbir gerilim romanı beni bu kadar etkilememişti." demiş bunları görünce tabi gaza geldim zaten trendeki kız'dan sonra okuduğum kitaplar beni pek etkilemiyordu açıkçası . ( bunu siyah kan isimli romanla aşabildim . )
okumaya başladım ama maalesef pek sevemedim . bir kere evet hikaye güzel başlıyor merak uyandırıyor bu çok güzel üstelik sonunda şaşırttı bu da çok güzel ama kitap 377 sayfa arasındaki kısımlar ne yazık ki biraz sıkıyor insanı .


uzun zamandır karanlıkta bekleyen ve arapsaçına dönmüş gerçekler üzerine yazılmış hızlı tempolu bir çıkış romanı.
-new york times çoksatan yazarı kimberly mccreight-

çok sürükleyici… seddon'un anlatım tekniği çok güçlü… inşa ettiği dünya kesinlikle büyüleyici ve etkileyici bir biçimde karanlık.
-kirkus reviews-

"fazlasıyla etkileyici."
-marian keyes-

"nefesinizi tutun, işlerinizi bırakın, aslına bakarsanız bu çıkış romanını bitirene kadar tüm planlarınızı unutun çünkü bu roman sizi ilk sayfadan esir alacak… fevkalade, etkileyici ve mutlaka okunması gerekiyor."
-glamour-

"sizi etkisi altına alacak bir roman mı arıyorsunuz? bu psikolojik gerilim romanı tam aradığınız kitap."
-new magazine-
(tanıtım bülteninden


yorumlar çok iştah açıcı değil mi?
böyle olunca beğenmedim diye kendimi suçlu bile hissetiğim oluyor. belki de kitabı yanlış zamanda okudum . bilemiyorum . ayrıca kitapta biraz da "müge anlı " havası da var okuyanlar bilir . yani bana öyle geldi .

konusunu merak edenlere :


amy stevenson, sıradan bir yaşamı ve sıradan sorunları olan bir genç kızdı. ama amy'nin bir sırrı vardı, onu kendi vücudunda bir mahkûma dönüştürecek kadar tehlikeli bir sır. bilinci ve kâbusları arasında sıkışıp kalmış olan amy, on beş yıldır birilerinin onu kurtarmasını ve yaşadığı korkunç saldırının sorumlusunu bulmasını bekliyordu.
çalıştığı gazeteye hazırladığı bir yazı için hastaneyi ziyaret eden alex gündüzleri susuzlukla, geceleri boğulmakla savaşıyordu. ta ki amy stevenson ile karşlaşana kadar… amy'yi gören alex gençlik yıllarından hatırladığı hikâyenin araştırılmaya değer olduğunu düşünmüştü. genç kızın hayatına ve yaşadıklarına dahil oldukça görünenden daha fazlası olduğunu keşfetmiş ve aradığı tek kurtuluşun amy'ninki olmadığını fark etmişti. fakat tek tanığı, yaşadıklarını anlatamayacak durumda olan bir olay nasıl çözülebilirdi?


böyle dostlarım takdir sizin okuyacaklara bol keyifli ve gerilmeli anlar diliyorum.
devamını gör...

agah* aydın

(böyle bir çağda-ülkede fikirleriyle aydınlatan filozof için gayet ahenkli bence.)

ihsan eliaçık da benzer şekilde, bilhassa soyadıyla.
devamını gör...

--- alıntı ---

çok yükseğe çıkamam, bende yükseklik korkusu var. kimseyi yarı yolda bırakamam, bende alçaklık korkusu var.

--- alıntı ---

(bkz: oğuz atay)
devamını gör...

fiziksel olarak gerçek olan olay.

ışık her ne kadar bilinen evrendeki en hızlı seyahat edebilen olgu olsa da, hızı sonsuz değil. bu nedenle 2 mesafe arasında gidip gelmesi için mesafeye bağlı olarak belirli süreler gerekiyor.

1,5 metre mesafe ile bir ayna önünde durursanız, ışığın görüntünüzü aynada oluşturup o görüntünün gözünüze gelmesini sağlaması için sizinle ayna arasında seyahat etme süresi 10 nanosaniye kadar. yani 5 nanosaniyede sizden yansıyan fotonlar aynaya ulaşır ve 5 nanosaniyede de aynadan gözünüze ulaşır. sonuç olarak aynaya baktığınızda, hissedilemeyecek kadar çok küçük bir farkla da olsa kendi geçmişinize bakıyor olursunuz.
devamını gör...

evet içi işleri bakanımız da kahve ağzıyla laf dalaşında takılsın kadın iç çamaşırı ile laf sokmaya çalışsın. ben bu kadar utanmaz, yüzü keçeden beter insanlar görmedim cidden.
devamını gör...

buraya içimden geldiği gibi yazıyorum, gerçekte de içimden geldiği gibi konuşup davranıyorum.
devamını gör...

özgüveni yükseltmek için kullanılan yöntemlerin hepsidir.
aynanın karşısına geçmeden kendi içinizden oldukça yüksek sesle eksikliğini hissettiğiniz şeyi bağıra bağıra kendinize söyleyin ve inanmaya çalışın yoksa artmaz bu.
atıyorum kendinizi çirkin mi buluyorsunuz?
yapmanız gereken içinizden ben güzelim ben güzelim diye bağırmak sonrada bu yalana inanabildiğiniz kadar inanmak. ne kadar çok inanırsanız özgüveniniz o kadar çok artacaktır.
devamını gör...

maaş yatınca, hemen bir kutu pringles alarak kendini ödüllendirir.
devamını gör...

aklıma istemsizce, anadolu'yu gezip her gittikleri yerin 1 aylık erzağını tüketen yemek programları geldi.
devamını gör...

meşhur bir tweet vardı konuyla ilgili:
"seni seviyorum dese ben de dersin ama sevgilim var derse hayırlı olsun dersin".

işte öyle saçma bir bağdır.
devamını gör...

ismini hatırlamadığım bir mecmuada bu konu ile ilgili bir şeyler okumuştum. gerçi islam'a göre bu aktaracağım ifadeler yok hükmündedir.
yaradan ilk hz.adem'i balçıktan yaratır. yaradan, bilinenin aksine hz.adem'e eş olarak ilk lilith'i yaratır.yaratıcı lilith'ten hz.ademe secde, biat etmesini istediğinde, lilith karşı çıkar. kaynak bunun nedenini ikisinin de ham maddesinin toprak olduğu için lilith'in hz.adem'in üstünlüğü kabul etmediğini karşı çıktığını anlatır. araya es verelim. bundan mütevellit hz.havva'yı hz.adem'in kaburga kemiğinden yarattığı anlatılır.
tabi bu anlatılan miti islam'la bağdaştıramayız.
erkek düşmanlığından ziyade eşitlik için verilen başkaldırı diyelim.
devamını gör...

%0.1'lik kitap okuma oranı.
devamını gör...

ilerde bir gün kitabımın görseli ile editlemek hayali ile bu tanımı buraya iliştiriyorum.
devamını gör...

ruh çiçek gibidir karanlık basınca yapraklarını kapatır
devamını gör...

sözde arkadaş olanlar. ara ki bulasın zor zamanda
devamını gör...

polis ve asker hakkında eleştiri yapamayacağımızı gösterir.
veya subliminal, kimin tanım girdiği belli.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim