gelsene dedi bana
kalsana dedi bana
gülsene dedi bana
ölsene dedi bana

geldim
kaldım
güldüm
öldüm
nazım hikmet, 1963
devamını gör...

2018 senesinde vefat etmiş, amerikan çizgi roman yazarı.
(bkz: thor), (bkz: iron man), (bkz: ant man),(bkz: hulk) ve (bkz: kara panter) gibi yapımlar kendi kaleminden çıkmıştır. marvel dünyası ona büyük saygı duymaktadır.
marvel evreninde bilinen en güçlü karakter olan (bkz: one above all) karakterinin stan lee olduğu düşünülmektedir. stan lee'nin filmlerde bulunup olayların akışını dengeleyen ama doğrudan karışmayan (bkz: one above all) olduğuna inanan bir çok marvel hayranı vardır.
devamını gör...

nomal bir durum olup neden farklı karşılanıyor anlamak güçtür. kendi fotoğrafını koyması da durumu özel yapmıyor, tercih meselesidir.
devamını gör...

tüm trollü yobazı yazarken bu çocuğu çaylak yapmışsın tebrik ederim seni sözlük.
devamını gör...

birilerinin %5 diye salladığı başlık. abicim piyasa kapalı forex bile haftanın 5 günü işlem yapıyor. nereden sallıyorsun sen o fiyatı ,bu gün cumartesi.
devamını gör...

pamuk prenses ve yedi cüceler

bu masalın temeli 16. yüzyılda yaşamış margarete von waldeck adlı bir asilzadenin trajik yaşamına dayanıyor. margarete, abisinin küçük çocukları bakır madeninde işçi olarak çalıştırdığı bad wildungen’de büyümüş. madende çalışmanın etkisiyle vücutları ciddi ölçüde deforme olan çocuklar cücelere benzerlermiş o vakitler. meşhur zehirli elma da yaşlı bir adam tarafından işçi çocuklara dağıtılan çürümeye yüz tutmuş meyvelerin bir metaforu imiş. margarete’in üvey annesi onu sürekli küçümser, hor görürmüş. sonunda da başından def etmek için margarete’i brüksel’e göndermeye karar vermiş. margarete güzelliğiyle göz kamaştıran bir genç kızmış ve ispanya kralı’nın oğlu prens ıı. philip, margarete’e kör kütük âşıkmış. bu aşkı onaylamayan ispanya kralı gizli ajanları vasıtasıyla margarete’i zehirletivermiş. görünen o ki margarete ve prens philip pek de öyle sonsuza kadar mutlu yaşayamamışlar.

rapunzel

rapunzel, temelde eski bir hıristiyan öyküsüne dayanıyor. 3. yüzyılda, akdeniz ülkelerinden birinde pagan bir tüccar yaşarmış. bu tüccar kızına garip bir tutku ile bağlıymış. öyle ki kızına evlenmeyi yasaklamış. kıskanç baba seyahate gitmesi gerektiği zaman da kızını kulesine kilitlermiş. saç konusunun nasıl bu kadar önemli hale geldiğine dair elimizde bir veri yok ne yazık ki, fakat babası tarafından kuleye kapatıldığı zamanlarda genç kızımızın yüksek sesle hıristiyan inançlarını dışa vuran dualar ettiği ve dualarının ta kentin öteki yanından duyulduğu biliniyor. kızının kendi pagan tanrılarını reddettiğini ve hıristiyan olduğunu öğrenen tüccar, kızını önce inancını terk edip baba inancına dönmeye zorlamış, istediğini alamayınca da kızının kellesini uçurmuş. bu cinayetten kısa bir süre sonraki bir genel grev sonrasında tüccar da kellesinden olmuş. sesini bütün kasabaya duyurarak tanrısına dualar eden rapunzel ise, azize barbara adıyla, ortodoks kilisesinin azizeleri arasına katılmış.

mavi sakal

perrault, öyküsünü, oğlu tarafından katledileceği kehaneti ile uyarılmış bir ortaçağ hükümdarı olan conomor’un yaşam öyküsü etrafına kurmuş. bu korkuya kapılan coromor ne vakit eşlerinden biri hamile kalsa onu öldürürmüş. perrault bu öyküyü başka bir öyküyle, 15. yüzyılda yaşamış, yüzyıl savaşları’nda başarılar kazanmasının yanı sıra çocukları öldüren bir seri katil olmasıyla da ünlenen ve mavi sakal olarak da anılan bir asilzade olan gilles de rais’in öyküsüyle birleştirmiş. gilles de rais’in mavi sakal olarak anılmasının sebebiyse gerçekten de mavi sakallara sahip olması değil, atının pürüzsüz kürkünün gün ışığında mavi bir yansımaya sahip olmasıymış. gilles de rais kan donduran duruşması sırasında çocukları nasıl avladığını ve onlara nasıl işkence ettiğini de ayrıntılı bir biçimde itiraf etmiş. bu iki korkunç öyküyü harmanlayan perrault ise kendi korkunç kahramanı olan mavi sakal’ı yaratmış.

hansel ve gretel

hansel ve gretel’in öyküsünün çocukları başıboş gezintilerden alıkoymak amacıyla tasarlandığı ortada. fakat 1315-1317 yılları arasında yaşanan ve özellikle avrupa ülkelerini vuran büyük kıtlığın ölümlerin yanı sıra küçük çocuklara yönelen bir yamyamlığı da beraberinde getirdiğini tahmin etmek mümkün değil doğrusu. ayrıca o dönemde ailelerin karnını doyuramadıkları çocuklarını ıssız yerlerde terk etmesi de yaygın bir durummuş. bu hikaye 1600’lerde yaşamış ve yaptığı harika zencefilli kurabiyelerle ünlenmiş katharina schaderin’in kıskanç bir erkek aşçı tarafından cadılıkla suçlanması hikayesiyle birleşince olmuş size hansel ve gretel. hikayenin asıl acıklı yanı ise, cadılık iddiası sebebiyle kasabadan kovulan katharina’nın kasabayı terk ederken bir grup kızgın komşu tarafından yakalanıp eviyle beraber ateşe verilmesi. demek, cadılar kimi zaman sandığımız kadar kötü olmayabilirler.

külkedisi

perrault’un hayat verdiği bu peri kızları kadar güzel ve bir o kadar da bahtsız genç kız aslında rhodopis adlı bir yunan kızının tezahürü. “elma yanak” olarak da anılan bu genç kız, trakya dolaylarında yaşarken esir alınmış ve köle olarak mısır’a satılmış. mısır halkına hiç benzemeyen beyaz tenli yaradılışı onu son derece kıymetli hale getirmiş ve efendisi onu mücevherlerle süsleyerek sergilemeye başlamış, ki bu mücevherlere bir çift altın ayakkabı da dahilmiş. gerek çarpıcı güzelliği, gerekse altın ayakkabıları sayesinde rhodopis, firavun amasis’in de dikkatini çekmiş ve amasis de rhodopis’i eş olarak almış. her ne kadar onun tek eşi olmasa da rhodopis firavunun eşlerinden biri olarak saygı görmüş ve resmi seremonilere gereğince katılmış. ayrıca firavun amais’in cinsel arzularını tatmin etmek için her daim hazır ve nazır da bulunmuş elbette. peki sonradan edindiği bu statü genç rhodopis’in sonsuza kadar mutlu yaşamasını sağlamış mıdır acaba? sanmıyorum.

peşin edit : bu yazıyı “sabit fikir” adlı blog sitesinden aldım.

peşin edit 2 : reddit'te birçok masal, dizi ve çizgi film hakkındaki teorileri de türkçe'ye çevirdikten sonra derleyip sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanın içini büken, çaresiz bırakan bir durum. ağzında maske, elinde eldiven annenin terini silmek içerir.

bir süredir sözlükten uzak olmamın da sebebidir kendisi. neyse dönüşüm güzel olacak, gece kartalınız hate.
devamını gör...

abi ben bildiğin münafığın tekiyim demenin laciverdidir. sayesinde çocuklarının boğazından ömür boyu haram lokma geçecektir. ayrıca dini kendi işine alet ettiği için cehennemin ta en dibini boylayacaktır.
devamını gör...

benim annem öncelerden oğluna düşkündü şimdi ibresi bize döndü.
benim için en küçük olan kızım diyorum.
devamını gör...

islamın ilk şartıdır.
kuran'da birçok ayet, namaz kılmayanın münafık ve şirk ehli olduğunu bildirir.

ayrıca, yine birçok ayet namaz kılanların da müşrik olduğunu bildirir.
enteresan bir durum? müslüman olduğunu iddia edenlerin, kuranı tekrar tekrar ve dikkatlice tekrar okuması gerekiyor (türkçe mealiyle)
devamını gör...

bir insanın hayatında yapabileceği en büyük aptallıklardan birisidir.
devamını gör...

ahmet hamdi tanpınar
24 ocak 1962 ölüm yıldönümü

"ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;
yekpâre, geniş bir ânın
parçalanmaz akışında.

bir garip rüyâ rengiyle
uyuşmuş gibi her şekil,
rüzgârda uçan tüy bile
benim kadar hafif değil."
devamını gör...

main nehri kıyısında kurulmuş olan bir şehirdir.

hessen eyaletinin en kalabalık şehridir.
devamını gör...

başıma gelmeden asla yorum yapamayacağım durumdur.
devamını gör...

lucifer ile evi pardon cehennemi temizliyoruz. sizi üzen görmezden gelen erkekler için benim gibi adamları harcadınız kızlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sözlükten arkadaş edinilmeyecek!!!" gibi bir ifade gördüğümü hatırlamıyorum. pek tabii normaldir, sözlük dışına da kimsenin karışacağı yok herhalde. bu neyin kuruntusu anlamadım. bunun kötü bir şey olduğunu kimse söylemedi.

nickaltı edebiyatına gelince, tabii ki kullanılacak ama hayatında ilk kez sözlük kullandığını tahmin ettiğim yazarımıza hatırlatayım ki bunun bir raconu var. bana yazarla ilgili hiçbir bilgi ve yorum sağlamayan, bomboş, teneke parlatır gibi girilmiş ponçik tanımların bir faydası yok. yasak değil elbette girilir. girilir fakat sonuç da ortada. sabahtan akşama kadar birbirini al gülüm ver gülüm öven, takipleşen, seri beğeniler atan, kümeleşen, tamamen karma puanı denen saçmalığa oynayan bir dolu yazar var. sonra ortadoğulu deyince kızıyorsunuz ama ortadoğulusunuz işte. zira ortadoğulu olmak bunu gerektirir, fikre değil cisme önem verir.

kollektif olarak istediğimiz bu mu sözlükte? biriyle ponçik aşk yaşamak istediğinde pek ala özel mesaj opsiyonu da var. sonuç olarak sözlüğün selameti açısından zararlıdır. naçizane tavsiyemiz ve eleştirimizdir. dikkate alıp almamak sözlük yönetimine ve yazarlarına kalmıştır. biz söyleyeceğimizi söyleyelim de ne olacaksa olsundur. yoksa yemişim nickaltı edebiyatını da yazarını da ponçiğini de sözlüğünü de.
devamını gör...

cowspiracy sürdürülebilirliğin sırrı belgeselini izlerseniz, inanılır olur. ben de, izleyene kadar çoğu bilgiden haberdar değildim. kimse hayvanlara karşı duyarlı olmak, vegan olmak zorunda değil fakat üzerinde yaşadığımız dünyayı yaşanabilir kılmak, sürdürülebilir olması bizim sorumluluğumuzda. lütfen izleyin, izlettirin.

bir de söylenmiş olmasına rağmen görülmemiş ya da görmezden gelinmiş. tekrar etmekte fayda var. hayvanlar zarar vermiyor, hayvancılık sektörü veriyor. eğer bir üst ırk gelip, bütün insanları belli yerlere kapatıp, onlar üzerinden ticaret yaparsa buna da insancılık sektörü denir. dünyadaki tarım arazilerinin yarısından fazlasını bu sektördeki insanları beslemek için kullanıyorlarsa, bu sektördeki insanlar, gazları ile ozona diğer herşeyden daha fazla zarar veriyorsa; sorumluluk, kapalı ortamda bir köle gibi yaşayan bu insanların mıdır yoksa bu üst ırkın mı?
uzun oldu, kusura bakmayın. empati kurulması için örneklemem gerekiyordu.
devamını gör...

etkin piyasa hipotezi; sermaye piyasalarında fiyatların rassal (birbirinden bağımsız) oluştuğunu dolayısıyla ilgili hisse senetlerinin bugünkü fiyatlarına bakılarak gelecekte olması beklenen fiyatının tahmin edilemeyeceğini ifade eden, eugene fama tarafından 1970 yılında literatüre kazandırılan bir hipotezdir. etkin piyasa hipotezi, hisse senedi fiyatları içerisinde mevcut tüm bilgilerin yer aldığını
varsaymaktadır. dolayısıyla piyasaya yeni bir bilgi girişi durumunda bunun tüm yatırımcılar tarafında elde edileceğini ifade etmektedir. bu bağlamda etkin bir piyasada birbirini takip eden fiyat ve getiri değişimleri birbirinden bağımsız ve tesadüfi olmaktadır. yani herhangi bir andaki hisse senedi fiyatları gerçek değerine eşit veya bu
değere çok yakın olmaktadır.
devamını gör...

an itibariyle sözlükteki son yenilik. yine bir gece yarısı operasyonu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim