normal sözlük kraliyet arması
7 şubat 2021 - 14 şubat 2021 kazananı 3555.95 puan ile ucemak olmuştur.
d&r hediye çeki kendisine takdim edilecektir.
insan merak etmiyor değil tabii ki... klavyenin tuşları silindi mi?* emeğinize sağlık efenim.
d&r hediye çeki kendisine takdim edilecektir.
insan merak etmiyor değil tabii ki... klavyenin tuşları silindi mi?* emeğinize sağlık efenim.
devamını gör...
kar yağdığı zaman sokağa çıkan tipler
camdan bakmakla yetinmeyip,kar görünce mutlu olup dayanamayan insanlardır.
devamını gör...
çocuklar duymasın
birol güven'in en çok tutan dizisi. ayrıca halen iyi izlenmekte ki, 2010'dan itibaren çekilen yeni bölümleri (hele ki son sezonu) ciddi saçmalamasına rağmen çekiliyor, çok çok bir iki sezon nadasa bırakılıyor.
ayrıca ilk bölümlerden son bölümlere şöyle bir fark göze çarpar ki, sebebini bilmiyorum belki de seyirci öyle istiyordu:
orijinal seride haluk mutlaka haksız çıkar ve taş fırınlığın çoğu zaman zarar getirdiği görülürdü. örneğin apartman yöneticisiyle kavga ederler, sonra yönetici ortadan kaybolunca haluk'un adamı öldürdüğü sanılır. avm'ye gitse güvenlik görevlisine saldırır, romantizmi zaten anca meltem küstüğü vakit becerir...
halbuki yeni bölümlerde kabalıkla haluk üste çıkmasını biliyor ve kaynanalar'daki gibi kurnazlığı çok işe yarıyordu. keza çoğunlukla babadan kalma usuller de artık dizide yeni kuşağın alışkanlıklarına galebe çalar. orijinal dizide meltem'in babası, etrafındakilerin "servise götür" uyarılarını dinlemeden çamaşır makinesini tamir etmeye kalkıyor ama aleti iyice bozuyordu. yeni bölümlerdeyse haluk'un "ben bakarım, olmadı mahalle tamircisine veririz" itirazlarına rağmen aranan servise meltem ulaşamıyor bile...
yine de ilk bölümlerini izlemeyi severim o ayrı*. belki de çocukluğumuzu hatırlattığı için.
ayrıca ilk bölümlerden son bölümlere şöyle bir fark göze çarpar ki, sebebini bilmiyorum belki de seyirci öyle istiyordu:
orijinal seride haluk mutlaka haksız çıkar ve taş fırınlığın çoğu zaman zarar getirdiği görülürdü. örneğin apartman yöneticisiyle kavga ederler, sonra yönetici ortadan kaybolunca haluk'un adamı öldürdüğü sanılır. avm'ye gitse güvenlik görevlisine saldırır, romantizmi zaten anca meltem küstüğü vakit becerir...
halbuki yeni bölümlerde kabalıkla haluk üste çıkmasını biliyor ve kaynanalar'daki gibi kurnazlığı çok işe yarıyordu. keza çoğunlukla babadan kalma usuller de artık dizide yeni kuşağın alışkanlıklarına galebe çalar. orijinal dizide meltem'in babası, etrafındakilerin "servise götür" uyarılarını dinlemeden çamaşır makinesini tamir etmeye kalkıyor ama aleti iyice bozuyordu. yeni bölümlerdeyse haluk'un "ben bakarım, olmadı mahalle tamircisine veririz" itirazlarına rağmen aranan servise meltem ulaşamıyor bile...
yine de ilk bölümlerini izlemeyi severim o ayrı*. belki de çocukluğumuzu hatırlattığı için.
devamını gör...
panzehir
bir zehrin etkisini yok eden maddedir.
devamını gör...
deniyoruz
kafa sözlük tematik denemesi.
devamını gör...
insana umut veren şarkılar
pinhani, dön bak dünyaya.
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
hatır-pesend
sevilen, beğenilen ve takdir gören kişi anlamında olan osmanlıca bir kelime.
devamını gör...
normal sözlük
bir adet sözlük. ekşi'ye göre epey farklı özellikleri var ve, gariptir, bunlar sözlüğün en şikayet edilen yanları. tahminim, sözlük kurulurken yönetim bu özellikleri ekleyerek epey bi kullanıcı çekeceğini düşündü ve seviyeyi gözardı etti.
bunlardan birisi instagramvari foto paylaşımı. eğer okumaya yönelik bir site yapılıyorsa, fotoların direkt görülebilir olması bu hedefi geriye atıyor. sözlükte çok kaliteli yazarlar var ama benim gibi dalgasında bi tip, bir foto ile onların önüne geçebiliyor. bu da metrelerce yazı yazan yazarların, yazma isteğini baltalıyor. doğal olarak da adamlar gidip başka sözlüklerde ya da kendi mecrasında paylaşım yapıyor. ekşi'de böyle değil mesela, yazı içindeki görsellere çoğu zaman tıklamak istemiyorum bile.
ikincisi layk mevzusu. site yeni açıldığında bakmıştım, o zaman da seri artı/beğeniye beğeni mevzusu vardı, sanırım hala var ki şikayet ediliyor. ekşi'de kim layk vermiş falan görülmediği için suistimal edilemiyor. evet orada da fav suistimal ediliyor fakat, fav mevzusunun karmaya bir etkisi yok. bunun için tek çare layk mevzusu ile ilgili bildirim gönderilmemesi.
üçüncüsü karma. sen hem karma puanları ile microtransaction mantığına benzer alışveriş yapma fırsatı veriyorsun, hem de yukarıda belirttiğim layk mevzusunu uyguluyorsun, hem de eksi oyu kaldırıyorsun. ayrı ayrı fikirler güzel olabilir ama birleşince muazzam kötü bir tablo. böylece benim gibi en ufak emek vermeyenler, hatta benden daha beteri, millete salça olanlar bile eksi oy olmadığı için yüksek karma ile geziyor. renkli mahlas* isteyenler karşılıklı seri artı veriyor falan, değişik.
dördüncüsü, basiretsiz modlar. discord kullanmayı bilmeyeni de geçtim, daha sözlük formatından bihaber kullanıcılar mod olmuş durumda. format dahilinde olan yazıyı silen (hatta başlığı kilitleyen ahshs) mod da gördüm, yazdığı format dışı girisini savunan mod da. 10 seneyi aşkındır sözlüklerde cirit atan birisiyim, format kırmızı çizgimizdir xd ayrıca bir de öne çıkarılan madalyalı vesaire tanım mevzusu var. içinde tonlarca yanlış olan bir sürü öne çıkarılmış tanım gördüm burada. doğal olarak bu madalyaları veren dostlarımızın seviyesi belirliyor sözlüğün seviyesini ve bu öne çıkardıkları girileri ya hiç okumuyorlar ya da fast check nedir haberleri yok. sonuç olarak bu da modlara yazar.
hadi tamam acımasızlık yapmayalım, burada yazdıklarımla ilgili iki ihtimal var. bunlar ya tamamen sözlük yönetiminin öngörüsüzlüğü sonucu olan şeyler, ya da başta dediğim gibi öngörü vardı ama, vaatleri farklı olsa da, istedikleri seviye buydu. sonra da insanlar seviyeli sözlük, bilgi paylaşımı, troll yok vesaire diye gelip, böyle farklı bi şeyle karşılaşınca da küsüp gidiyor. küsüp gidenler de komik bence ama neyse onlar konumuzla alakasız. netice itibariyle, buraya yeni bir şey yazmadım, eminim eski yazarlar bunları defalarca yazmıştır. boşta kalınca bu çukura ben de bi taş atayım dedim. ben memnunum, benim için sorun yok, burayı evim gibi görmüyorum. ama siteyi içselleştirip, cidden burayı evi belleyip üzülenler görüyorum, yapmayın beni de üzüyorsunuz.
bunlardan birisi instagramvari foto paylaşımı. eğer okumaya yönelik bir site yapılıyorsa, fotoların direkt görülebilir olması bu hedefi geriye atıyor. sözlükte çok kaliteli yazarlar var ama benim gibi dalgasında bi tip, bir foto ile onların önüne geçebiliyor. bu da metrelerce yazı yazan yazarların, yazma isteğini baltalıyor. doğal olarak da adamlar gidip başka sözlüklerde ya da kendi mecrasında paylaşım yapıyor. ekşi'de böyle değil mesela, yazı içindeki görsellere çoğu zaman tıklamak istemiyorum bile.
ikincisi layk mevzusu. site yeni açıldığında bakmıştım, o zaman da seri artı/beğeniye beğeni mevzusu vardı, sanırım hala var ki şikayet ediliyor. ekşi'de kim layk vermiş falan görülmediği için suistimal edilemiyor. evet orada da fav suistimal ediliyor fakat, fav mevzusunun karmaya bir etkisi yok. bunun için tek çare layk mevzusu ile ilgili bildirim gönderilmemesi.
üçüncüsü karma. sen hem karma puanları ile microtransaction mantığına benzer alışveriş yapma fırsatı veriyorsun, hem de yukarıda belirttiğim layk mevzusunu uyguluyorsun, hem de eksi oyu kaldırıyorsun. ayrı ayrı fikirler güzel olabilir ama birleşince muazzam kötü bir tablo. böylece benim gibi en ufak emek vermeyenler, hatta benden daha beteri, millete salça olanlar bile eksi oy olmadığı için yüksek karma ile geziyor. renkli mahlas* isteyenler karşılıklı seri artı veriyor falan, değişik.
dördüncüsü, basiretsiz modlar. discord kullanmayı bilmeyeni de geçtim, daha sözlük formatından bihaber kullanıcılar mod olmuş durumda. format dahilinde olan yazıyı silen (hatta başlığı kilitleyen ahshs) mod da gördüm, yazdığı format dışı girisini savunan mod da. 10 seneyi aşkındır sözlüklerde cirit atan birisiyim, format kırmızı çizgimizdir xd ayrıca bir de öne çıkarılan madalyalı vesaire tanım mevzusu var. içinde tonlarca yanlış olan bir sürü öne çıkarılmış tanım gördüm burada. doğal olarak bu madalyaları veren dostlarımızın seviyesi belirliyor sözlüğün seviyesini ve bu öne çıkardıkları girileri ya hiç okumuyorlar ya da fast check nedir haberleri yok. sonuç olarak bu da modlara yazar.
hadi tamam acımasızlık yapmayalım, burada yazdıklarımla ilgili iki ihtimal var. bunlar ya tamamen sözlük yönetiminin öngörüsüzlüğü sonucu olan şeyler, ya da başta dediğim gibi öngörü vardı ama, vaatleri farklı olsa da, istedikleri seviye buydu. sonra da insanlar seviyeli sözlük, bilgi paylaşımı, troll yok vesaire diye gelip, böyle farklı bi şeyle karşılaşınca da küsüp gidiyor. küsüp gidenler de komik bence ama neyse onlar konumuzla alakasız. netice itibariyle, buraya yeni bir şey yazmadım, eminim eski yazarlar bunları defalarca yazmıştır. boşta kalınca bu çukura ben de bi taş atayım dedim. ben memnunum, benim için sorun yok, burayı evim gibi görmüyorum. ama siteyi içselleştirip, cidden burayı evi belleyip üzülenler görüyorum, yapmayın beni de üzüyorsunuz.
devamını gör...
çocuk sahibi olmamak için sebepler
herkesle dalga geçtiğim için çocuğumun onlara benzeyecek olması korkusu… ekonomi falan halledilir ama bunu kaldıramam.
devamını gör...
bohr atom modeli
1913 yılında niels bohr tarafından ortaya koyulan model. bohr bu modeli tanımlarken, kendisinden önce ortaya atılan ve gözlemlerle uyuşmayan rutherford atom modelinden de faydalanmıştır. model, kendisinden önceki atom modellerinin aksine, elektronların atom etrafındaki yörüngelerinde dolanırken geçiş yaptığı enerji seviyelerinin sürekli değil kesikli olduğunu öne sürmesiyle göze çarpar.
rutherford modeline göre, yüklü bir parçacık olan elektron, atom etrafında dolanırken enerji kaybına uğramalı ve ışıma yaparak çekirdeğe yapışmalıydı. ancak bohr, oldukça isabetli bir biçimde, elektronun hareketinin enerji seviyeleri arasında atlamalar şeklinde gerçekleştiğini ifade etmişti. buna göre bohr'un modele getirdiği yenilik/düzeltmeler şu şekilde özetlenebilir:
- enerji düzeyleri ya da enerji kabukları olarak da anılan elektron yörüngeleri, çekirdeğe belirli uzaklıklarda bulunabilir ve her bir yörünge, belirli bir enerji seviyesine karşılık gelir.
- kararlı durumda olan bir elektron, herhangi bir şekilde ışıma yapmaz. fakat uyarılan ve enerji seviyeleri arasında geçişler yapan elektronlar, daha düşük enerji seviyelerine geçerken ışıma yapar.
- enerji seviyeleri n = 1, 2, 3... gibi tam sayılarla ya da büyük k, l, m, n gibi harflerle gösterilir.
- elektronların açısal momentumları belirli değerleri alabilir.
her ne kadar kendisine kadar olan modellere kıyasla oldukça gelişmiş olsa da, bu model hidrojen dışındaki çok elektronlu atomların davranışlarını doğru bir biçimde açıklayamaz. ayrıca nötron gibi bir parçacık -o tarihte henüz keşfedilmediğinden- bu modelde eksiktir ve yörünge kavramı da modern atom teorilerindeki kadar gerçekçi değildir.
rutherford modeline göre, yüklü bir parçacık olan elektron, atom etrafında dolanırken enerji kaybına uğramalı ve ışıma yaparak çekirdeğe yapışmalıydı. ancak bohr, oldukça isabetli bir biçimde, elektronun hareketinin enerji seviyeleri arasında atlamalar şeklinde gerçekleştiğini ifade etmişti. buna göre bohr'un modele getirdiği yenilik/düzeltmeler şu şekilde özetlenebilir:
- enerji düzeyleri ya da enerji kabukları olarak da anılan elektron yörüngeleri, çekirdeğe belirli uzaklıklarda bulunabilir ve her bir yörünge, belirli bir enerji seviyesine karşılık gelir.
- kararlı durumda olan bir elektron, herhangi bir şekilde ışıma yapmaz. fakat uyarılan ve enerji seviyeleri arasında geçişler yapan elektronlar, daha düşük enerji seviyelerine geçerken ışıma yapar.
- enerji seviyeleri n = 1, 2, 3... gibi tam sayılarla ya da büyük k, l, m, n gibi harflerle gösterilir.
- elektronların açısal momentumları belirli değerleri alabilir.
her ne kadar kendisine kadar olan modellere kıyasla oldukça gelişmiş olsa da, bu model hidrojen dışındaki çok elektronlu atomların davranışlarını doğru bir biçimde açıklayamaz. ayrıca nötron gibi bir parçacık -o tarihte henüz keşfedilmediğinden- bu modelde eksiktir ve yörünge kavramı da modern atom teorilerindeki kadar gerçekçi değildir.
devamını gör...
tek kelime ile kendini anlat
wonderful.
devamını gör...
daha sonra tekrar deneyiniz (yazar)
elimde bir adet kendi rızasıynan attığı kıs kıs gülmelik fotosu bulunan yazar.
kank kank kank o fotoyu çıkartıp başucuma atacağım. s... meditasyonumu yaparken göz ucuynan bakıp rahatlayacağım.
günümü güzelleştirenim, cancağızım...
aman şimdi kankacılık yapiylar demesinler zira kendisileri 15 yıllık kankım, canım, kardeşim, dostum...
sabah beni gıdıklamalık attığı fotosuyla hala yüzümü güldürenim. kank yine gelsene la. hadi çık gel, istiklal'de takılalım, boğazda 3 5 tur atalım olmadı bir de sabahlara kadar uyumayalım... konsantre bir görüş günü ayarla yine gel kank hep gel...
seni pek seviyore sayın yazar. *
kank kank kank o fotoyu çıkartıp başucuma atacağım. s... meditasyonumu yaparken göz ucuynan bakıp rahatlayacağım.
günümü güzelleştirenim, cancağızım...
aman şimdi kankacılık yapiylar demesinler zira kendisileri 15 yıllık kankım, canım, kardeşim, dostum...
sabah beni gıdıklamalık attığı fotosuyla hala yüzümü güldürenim. kank yine gelsene la. hadi çık gel, istiklal'de takılalım, boğazda 3 5 tur atalım olmadı bir de sabahlara kadar uyumayalım... konsantre bir görüş günü ayarla yine gel kank hep gel...
seni pek seviyore sayın yazar. *
devamını gör...
yansıma
fizikte; bir ışık kaynağından çıkan ışınların bir yüzeye çarparak doğrultu değiştirmesi olayıdır. etrafımızdaki cisimlerin çoğu ışık kaynaklarından gelen ışınları yansıtırlar. bu cisimlerden düzgün ya da dağınık yansıyarak gözümüze ulaşan ışık ışınları sayesinde görebiliyoruz.
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
sartre bulantı’da: "yalnızlık; düşündüklerinizin kafanızın duvarlarına çarpıp tekrar içerde kalmasıdır.” diyor. yalnızlık, etrafında kimsenin olmaması değil, seni anlayan birilerinin olmamasıdır. insan insanın sadece anlayışına muhtaç. çünkü insan, yaşarken anlaşılmalıdır.
kalabalıklar içinde avazınız çıktığı kadar bağırmayı düşündünüz mü hiç?
derdinizi anlatmayı vazgeçtiğiniz oldu mu?
ben kime ne anlatıyorumu yaşamak defalarca.. ortak yanımız şu hepimiz hayatımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz belki de delirmemek için. diyelim ki bu anlam kargaşından çıktınız bir sonraki evre bunu anlatmasıdır. bu durum çoğu kez hayal kırıklığına uğratacaktır bizi. yorulup yorulup tekrar anlatmalı o zaman. seni sen yapan içindeki sesleri susturamazsın.*
anlaşılmaktan çok anlatmayı sevmelisin..
kalabalıklar içinde avazınız çıktığı kadar bağırmayı düşündünüz mü hiç?
derdinizi anlatmayı vazgeçtiğiniz oldu mu?
ben kime ne anlatıyorumu yaşamak defalarca.. ortak yanımız şu hepimiz hayatımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz belki de delirmemek için. diyelim ki bu anlam kargaşından çıktınız bir sonraki evre bunu anlatmasıdır. bu durum çoğu kez hayal kırıklığına uğratacaktır bizi. yorulup yorulup tekrar anlatmalı o zaman. seni sen yapan içindeki sesleri susturamazsın.*
anlaşılmaktan çok anlatmayı sevmelisin..
devamını gör...
şeker kullanmıyorum terör örgütü
el alem terör örgütünün masum bir koludur. sen şeker atarken kenafir gözlerle sana bakar ve seni küçümserler.
devamını gör...
küçükken doğru bildiğimiz yanlışlar
20'li yaşlardaki insanların çok büyük olduklarını, çok da büyük işler başardıklarını sanıyordum. 20'li yaşların sonuna geldik hiç de büyük değilmişsiniz. ya da benim yazılımda bir hata oldu, bilemiyorum altan.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak

aynı temadaki farklı resimlere ya da sanatçının diğer çalışmalarına bakmak isterseniz:
béhance - murat yıldırım
devamını gör...
kadın yazarların profil fotoğrafları
(bkz: lucifer'ın artık bayması)
devamını gör...
