uganda'da akşam olunca bazı insanlar, dört tarafı ağlar dolu bir yerden, gökyüzüne doğru projektörler tutuyor ve çekirge'lerin ışığa gelmesini sağlıyorlar.
ışığı görüp gelen çekirgeler iyice çoğalınca, ağları kapatıyorlar ve hemen kenardaki sac tava'larda patates kızartması gibi yağda kızartıyor ve yiyorlar, satıyorlar.
işin garibi, bu ülkede gıda dağıtımı yapan birleşmiş milletler çalışanları, çekirgelerin yenilmesini teşvik ediyor, çok zengin protein olduğunu söylüyorlar.
devamını gör...

mazlumluğu tescillenmiş insanların ülkesi.
insani yaşam standardı olmayan kamplar.
dünyanın en garip gureba coğrafyası.
devamını gör...

hindistan doğumlu ingiliz şair rudyard kipling'in şiir koleksiyonu. rudyard kipling dünya görüşü olarak çok benimsemediğim fakat şairliği karşısında diz çöktüğüm pek çok şairden biri bundan ötürü bu koleksiyonun benim için yeri ayrıdır fakat esas mesele bu koleksiyonda yer alan mandalay şiiri ile ilgili. ilginç bir biçimde kipling brecht'e epey ilham vermiş vakti zamanında- hatta öyle ki james lyon'un bertolt brecht and rudyard kipling* isimli bir eseri de bulunmakta- bu koleksiyonun hatta şairin en bilinen şiiri mandalay bertolt brecht ve kurt weill'ın happy end isimli üç perdelik müzikalinde kendine yer bulmuştur. ki yine the thin red line filminin isim kaynağı olan tommy şiiri de bu koleksiyonda yer alır. koleksiyonun bütünü bana kalırsa kipling'in derininde bir yerde kendi toplumu tarafından ötelenmiş olduğunun bilincinde olan bir yanına da adanmış gibi. bunu bir ingiliz asker üzerinden vermek de epey başarılı bir yöntem gerçi bunu savaşta kaybetmiş olduğu oğluna da pekala bağlayabiliriz. orijinal koleksiyonda bulunmasa bile daha sonra aynı isimle anılan ve daha kapsamlı olan koleksiyonda kendine yer bulmuş olan if şiiri ise muhtemelen koleksiyonun en çarpıcı şiiri.


eğer

eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
yeryüzü ve üstündekiler senindir
ve dahası
sen bir insan olursun oğlum...


orijinal dilinde:


ıf you can keep your head when all about you
are losing theirs and blaming it on you,
ıf you can trust yourself when all men doubt you,
but make allowance for their doubting too;
ıf you can wait and not be tired by waiting,
or being lied about, don’t deal in lies,
or being hated, don’t give way to hating,
and yet don’t look too good, nor talk too wise:

ıf you can dream—and not make dreams your master;
ıf you can think—and not make thoughts your aim;
ıf you can meet with triumph and disaster
and treat those two impostors just the same;
ıf you can bear to hear the truth you’ve spoken
twisted by knaves to make a trap for fools,
or watch the things you gave your life to, broken,
and stoop and build ’em up with worn-out tools:

ıf you can make one heap of all your winnings
and risk it on one turn of pitch-and-toss,
and lose, and start again at your beginnings
and never breathe a word about your loss;
ıf you can force your heart and nerve and sinew
to serve your turn long after they are gone,
and so hold on when there is nothing in you
except the will which says to them: ‘hold on!’

ıf you can talk with crowds and keep your virtue,
or walk with kings—nor lose the common touch,
ıf neither foes nor loving friends can hurt you,
ıf all men count with you, but none too much;
ıf you can fill the unforgiving minute
with sixty seconds’ worth of distance run,
yours is the earth and everything that’s in it,
and—which is more—you’ll be a man, my son!


edit: imla
devamını gör...

herkesin var pişmanıkları... keşkeyle başlayan cümleleri sıralıyoruz ardı ardına bazen...
kimi gün gösterdiğimiz sabra pişman oluyoruz
sonra yeri geliyor o gün öyle davranmamalıydım diye dertleşiyoruz iç sesimizle...

peki sen sayın yazar? sen ne için pişmanlık duyuyorsun?
yaz bu başlığa saat 23'te ama kafamız nasıl güzel programında sözlük radyoda konuşalım...

yolun bundan sonrasına keşkelerle devam edeceğiz...
devamını gör...

yaptığımız birtakım yenilikleri kapsayan devrimdir.

1- mobil tasarım değişikliği

sabah saatlerinden itibaren sizlerin de bizzat görmüş olduğunuz gibi, mobil tasarımımızı baştan aşağı değiştirdik.
bu tasarım; işlevsel olarak birçok butona eskisine nazaran çok daha hızlı ulaşabilmenizi sağlamakla beraber, sol frame'i sağa ya da sola kaydırarak, kategoriler arasında çılgınca zaplayabilme imkanı da sunmakta.

ancak her devrimin olduğu gibi, bizim devrimimizin de birkaç eksiği var.

yeni mobil tasarımımızın, bazı telefon modellerinde optimum çalışmadığının farkındayız.
süreç ile ilgilenip çözüm geliştirmekteyiz.

mobil görünümde kategorilerimizi de güncelleştireceğiz.


2- radyo ve dergi tasarım değişikliği

öncelikle radyomuz tekrar yayında * radyo sitemizi baştan aşağı değiştirdik.

radyo.kafasozluk.com içerisinde, artık her radyo programının kendisine ait bir özel duyuru sayfası olacak.
aynı zamanda dilediğiniz radyo programını takibe alıp, program saati yaklaştığında ya da program ile alakalı bir duyuru olduğunda, gelişmeleri telefonunuza bildirim olarak alabileceksiniz.
radyo programlarını google takvim hesabınıza dahi ekleyebilmeniz mümkün.

son olarak, radyo playerımız da tamamen değişti. artık içerisinde çok daha fazla fonksiyon barındıran bir playera sahibiz.
daha detaylı bilgiyi pelerinsiz kahraman gomercan, girmiş olduğu tanımda bahsetmiş. #836607


3- dergi ile alakalı yenilikler

sözlük dergimiz ile alakalı da kapsamlı bir geliştirmeye gittik.
ancak, ne yazık ki 1 mayısa yetişmedi *
pek yakında sizlerle buluşturacağız.


4- 1 mayıs rozeti

8 mart dünya emekçi kadınlar gününde olduğu gibi, 1 mayısta da özel koleksiyon bir rozet çıkarttık.
rozetimizi 1 karma puan karşılığında bu gece 00.00'a kadar edinebilirsiniz.
00.01'de satın alınabilir pozisyonda olmayacak.
özel koleksiyon rozetlerimiz gelmeye devam edecek.


5- başucu eserleri güncelleştirmesi

kafa store'da satılan başucu eserleri özelliğinin işlevsel olarak birtakım eksiklikleri olduğunun farkındaydık. şu an aramızda olmayan bir yazarımızın zamanında yapmış olduğu önermeyi dikkate alıp, geliştirme yoluna gittik.
bugüne yetişmedi ancak, bir iki gün içerisinde yeni hali ile yayında olacağının müjdesini verebilirim.
ilgili önerme : #627636



kafa sözlük ile alakalı çok fazla güzel düşüncemiz var. zamanla hepsini hayata geçireceğiz.

doğunun ayısı durmayacak *

son olarak, bütün kafa sözlük ailesinin 1 mayıs dünya emek ve dayanışma gününü kutlarım.
devamını gör...

tam olarak bundan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arttırıp 90 yaş diyorum. böylelikle sözlük daha hızlı çöküşe geçebilir ve sonu gelir.
devamını gör...

erdal baksır production "onur"la sunar..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


gecenin konusu: şiir dinletisi

şair: ah muhsin ünlü
şiir : ah o gemide ben de olsaydım!
vocaroo.com/1akyf1qRJW52

bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim:
devletin bekasının da allah belasını versin
malboranın da!
devamını gör...

verdiğimiz kitabı daha anlamlı kılar. karşı dakını mutlu eder.
devamını gör...

insan olmak ve insan kalmaya çalışmak ile kafayı bozmuş bir insan olarak insanolunbiraz mahlası elbette ilgimi çekecekti. ama daha öncesinde hadsizce zoom yaptığım kitaplığı dikkatimi çekmişti yalan yok. bu kadar çok kitap okumuş birisi ile ortak okuduğumuz kitaplar aramıştım ve elbette buldum.

ben henüz sadece 6 madalyası olan bir yazarken an itibariyle 612 (altı yüz mü on iki?) * madalya sahibidir. ki bu da ben bu tanımı giriyorken bile değişebilir. borsa gibi diyeceğim de olmayacak çünkü borsa +- değişiyor, insanolunbiraz maşallah hep yükselerek devam ediyor yoluna.

zaman zaman kıskançlık *, zaman zaman da gıpta ile yazılarını okudum, okuyorum.
bazen "nasıl ya" diyor insan. ben okumaya bile yetişemiyorum...

ayrıca ben kendisinin insan olduğuna kesinlikle inanmıyorum. bilmediğimiz bir ülkenin bilmediğimiz güzel bir şehrinde işini hakkıyla yapan, kendisine başvuran kimseyi eli boş göndermeyen, muhteşem ve kocaman bir kütüphaneydi bence kendisi. işte işini çok mükemmel yaptığı için kütüphane tanrısı da onu huzuruna çağırıp insan olmayı hediye etti kanımca. düşününce hediye mi ceza mı tabii ki en iyisini kendisi bilir ama hikaye böyle olmalı. kanıtlayamam ama eminim.

ilave olarak benim bir uktem ile ilgili tanım yazmış olmasından dolayı da çok mutlu olduğumu söylemem gerek. (bkz: bu da mı gol değil hakim bey)

geldik asıl önemli konuya yani zurnanın zırt dediği yer şu an tam da burası!
şöyle ki; ben normalde nickaltı yazmam, şimdiye dek iki kişiye yazdım. ikisi de artık sözlükte yoklar...
nazarı değen birisi asla olmadım ama eğer maşallah dediği üç gün yaşamıyor* dedikleri cinsten uğursuz bir insansam ve siz de giderseniz ya sevgili yazar? bu sözlük yokluğunuzu kaldıramaz kesinlikle.
hem şu saatten sonra artık ne sebeple giderseniz gidin sayenizde ben de aforoz edileceğimden siz iyisi mi kendinize dikkat edin. neme lazım havalar da soğudu...*
devamını gör...

bence bilgi başlıkları tutsun diye yazılmaz zaten. bilgi başlıklarının fazlalığı ve derinliği, bir sözlüğün ne kadar işe yaradığının en büyük göstergelerinden bir tanesidir. bu yüzden bugün türkiyenin en popüler sözlüğü olan ekşi sözlük, ortamının leşliğine rağmen çok değerli. çünkü ne ararsanız bulabiliyorsunuz neredeyse.

bilgi başlığı yazılır, bir kişi ondan faydalanması gerekiyorsa faydalanır. yoksa durduk yere çok ama çok az insan girip bilgi başlığı okur. bilgi başlığını siz yazarsınız, biri lazım olunca okur. bir sözlükte de bir bilgiye ihtiyacınız olduğunda ulaşabiliyorsanız o zaman sözlük işe yaramış demektir.

edit: yazar arkadaşlar yalnızca bilgi başlıklarını sol frame'de gördüklerinde teşvik için beğen butonuna basarlarsa ya da göz gezdirip ekleyecek bir şeyleri varsa bunu eklerlerse, çok daha iyi olur. sonuçta biri terim başlığı ya da inceleme başlığı giriyorsa, bunu teşvik etmek adına bir beğeniyi esirgememek lazım.
devamını gör...

aslında aniden gelmemiştir. o zamana kadar birikenler; insanın zihnini dolduran kalbini yoran nedenler vardır. bir süre sonra bulunduğu yere sığamaz olur ve işte o an gelir o gitme isteği.
aklıma cemal süreya'nın sözlerini getirdi bu başlık;
“ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum. gidersem dönmem çünkü, biliyorum.”
devamını gör...

konuyla alakam yok ama ben de sevincem.
devamını gör...

anlatamıyorum.
devamını gör...

kanepede ayaklarımı uzatmış battaniyemle beraber
masumlar apartmanı seyrediyorum.
zalım safiye'yi izliyorum.
bir yandan da sözlüğe yokluyorum.
*
boğazımda düğümlenen hıçkırık olayım
unutma beni unutama beni.
*
güzel şarkı.
devamını gör...

"mutluluk arayışı içinde,
kahrolmak olacaktı insanlığın sonu..!"

akilah//pi
75/5
devamını gör...

sabahın köründe allah başka dert vermesin dileklerimi bırakıyor ve katılıyorum. gün gibi gerçek olandır.
(bkz: enflasyon)
devamını gör...

nasıl ve ne şekilde öğrenebiliyorsunuz bakire olup olmadığını anlamış değilim. yekten gidip soruyor musunuz "seni daha önce biri...... diye. bu öküzlüğü yapıyoruz ve öyle öğreniyoruz diyorsanız allah belanızı versin be. sevdiğin evlenecem dediğin kıza da bu sorulur mu be. siz ne hastalıklı ne kendini bilmez sevgiden bi haber insanlarsınız böyle. hayır bakire değilim dese evlilik hazırlığı yapacak kadar sevdiğin kızı bırakacak mısın yani? e sen seviyorsun ki o zaman. bi eşya gibi değer biçiyorsun ona.
devamını gör...

günün fotoğrafı olduğundan ve şuan paylaşabildiğimden anın fotoğrafı ilan ediyorum kendisini. uzun bir aranın ardından dönmüş olmamın şerefineee.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

whatsup mesajlarında, dahi anlamındaki de ve da'ları bitişik yazdığı halde müdahale edemiyorsam aşık olmuşumdur. o yazınca sanki daha bir sempatik oluyor o hatalar, imla kurallarına uygunmuş gibi algılıyorum. çünkü kör oluyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim