fındık
çikolatanın en çok yakıştığı yiyecek. çikolata ve fındık için, birbirine yakışan iki ürün diyebiliriz.
devamını gör...
mesaj almak isteyen yazarlar veri tabanı
başlıktan bağımsız olarak mesaj alımı açık olan her yazar mesaj almak istiyordur.
aksini iddia eden sözlük hainidir...
aksini iddia eden sözlük hainidir...
devamını gör...
ulama
yıllar boyu özgü namal'ın adında ulama olduğunu sanarak özgün amal sanmamı sağlayan ses hadisesi. *
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
benim seninle oturacağım çantaya ne ilahi adalet sığar ne dialektik.
devamını gör...
en sevilen ressam ve eseri
devamını gör...
genç kıza lüks bir sitenin asansöründe tecavüz girişimi
asansörde genç kıza tecavüze yeltendi. yabancı uyruklu sapık yakalandı.
istanbul’da lüks bir sitede asansörde genç kıza tecavüz girişiminde bulunan yabancı uyruklu şahıs, daha sonra genç kıza tekme atarak kaçtı. polis ekiplerinin sıkı takibi sonucu zanlı yakalandı.
buradan
istanbul’da lüks bir sitede asansörde genç kıza tecavüz girişiminde bulunan yabancı uyruklu şahıs, daha sonra genç kıza tekme atarak kaçtı. polis ekiplerinin sıkı takibi sonucu zanlı yakalandı.
buradan
devamını gör...
günaydın sözlük
herkese (bkz: günaydın) olsun...*
siz dayanılmaz bir “günaydın”sınız
sabah sabah insanı ayağına getiren
hiç yoktan dünyayı kendini sevdiren
siz çocuk ağızlı bir “günaydın”sınız
çocuk ağzınızla biraz daha durun
gittiğinizde güz gelmiş olacak **
siz dayanılmaz bir “günaydın”sınız
sabah sabah insanı ayağına getiren
hiç yoktan dünyayı kendini sevdiren
siz çocuk ağızlı bir “günaydın”sınız
çocuk ağzınızla biraz daha durun
gittiğinizde güz gelmiş olacak **
devamını gör...
günün sözü
"sadece ölüler görür"
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sene 2015, sonbaharın en sıkıcı günlerinde, tüyap kitap fuarı başladı. ben de üniversiteme ilk başladığım dönemde olduğum için bu fuarı kaçırmamak adına izin alıp geldim ama cebimde 1 lira bile para yok, zaten aileme çok yük olduğum için isteyemiyorum. o zamanlar en yakın dostum ile bunu konuşuyoruz, "bende para var, kalk gidelim alalım" diyor, ertesi güne sözleşiyoruz.
ertesi gün oluyor, o güne kadar makyaj yaptığına denk gelmediğim dostum, öyle bir makyaj ile geliyor ki şaşırıp kalıyorum. "bir randevun mu var?" diye soruyorum, "yok, bugün şerefsizlik günüm." diye cevap veriyor. bi terslik var bu kızda diye düşünüyorum, ama hayırlısı diyerek geçiştiriyorum.
içeriye bi havayla giriyoruz, ben tir tir titrerken o yuvarlak çerçeveli güneş gözlüğünü rüyaymis stiliyle başının üstüne oturtuyor,
"en çok okumak istediğin seri?" diye soruyor, "ejderha dövmeli kız serisi ilk kiitabını okumuştum, gerisini çok merak ediyorum..." diye cevap veriyorum.
pegasus'un bulunduğu standa yaklaşıyor, bana bakıyor. böyle şeytan bi gülümseme yerleşiyor suratına, seti eline alıyor, bana doğru para ödemeden yaklaşıyor, sonra karşı standa gidip "özür dilerim, poşetim yırtıldı, bir poşet alabilir miyim sizden?" diye soruyor, karşıdan da bir poşet alıyor içine koymak için, bana uzatıyor.
şaşırıyorum, kalıyorum. "sıra sende..." diyor bana, hayır ben o zamana kadar hayatımın hiçbir döneminde hiçbir şey çalmamış temiz aile çocuğuyum ama bir anda başım dönüyor, en çok okumak istediğim kitaplar hemen önümde ve hepsini öylesine merak ediyorum ki...
"seyret abini..." diyorum, hayır o lafı diyen ben miydim daha önce diye düşünüyorum standa giderken, yanılmıyorsam ithaki'ye bakıyorum. kitap hırsızını görüyorum. "kitap hırsızını çalan kitap hırsızı olacağım eheuheue" diye düşünüyorum, bir anda çalıyorum ve sanki satın almış gibi bir de adamlara "şu kitap elinizde var mı, simon beckett serisi var mı abi" falan diye uzun uzun konuşmaya çalışıyorum. göz teması falan kuruyorum...
sonra çıkıyorum oradan, ben onu halledene kadar arkadaşım benim için grange'dan eco'ya kadar *ç*almış beni bekliyor ama korktuğum tek kısım ya dışarıya çıkarken öter ise??????
korkuyorum, çıkışa ilerler iken arkadaşıma bahsediyorum bundan, "boşuna mı makyaj yaptım ben, seyret ablanı.." diyor. polislerin yanına gidiyor, "arkadaşımla çok sıkıştık, acaba kitaplarımızı bir dakika tutar mısınız?" diye rica ediyor. yalandan tuvaletlere gidiyoruz, çıkıyoruz, polis tekrar elimize kitapları verirken, dostum "off üç kişi gelmemiz gerekir idi çok ağır oldu..." diyor, yüzünü buruşturuyor ve polis "otobüse kadar taşıyalım istersen ablacım..." diyor. "çok teşekkür ederim sizi yoracağız biraz ama..." diye cevap veriyor bizimkisi...
otobüse kadar polisin birisi taşıyor tüm çalıntı kitaplarımızı, sonrası mı? bir daha arkadaşımla alışverişe gitmiyorum.
ertesi gün oluyor, o güne kadar makyaj yaptığına denk gelmediğim dostum, öyle bir makyaj ile geliyor ki şaşırıp kalıyorum. "bir randevun mu var?" diye soruyorum, "yok, bugün şerefsizlik günüm." diye cevap veriyor. bi terslik var bu kızda diye düşünüyorum, ama hayırlısı diyerek geçiştiriyorum.
içeriye bi havayla giriyoruz, ben tir tir titrerken o yuvarlak çerçeveli güneş gözlüğünü rüyaymis stiliyle başının üstüne oturtuyor,
"en çok okumak istediğin seri?" diye soruyor, "ejderha dövmeli kız serisi ilk kiitabını okumuştum, gerisini çok merak ediyorum..." diye cevap veriyorum.
pegasus'un bulunduğu standa yaklaşıyor, bana bakıyor. böyle şeytan bi gülümseme yerleşiyor suratına, seti eline alıyor, bana doğru para ödemeden yaklaşıyor, sonra karşı standa gidip "özür dilerim, poşetim yırtıldı, bir poşet alabilir miyim sizden?" diye soruyor, karşıdan da bir poşet alıyor içine koymak için, bana uzatıyor.
şaşırıyorum, kalıyorum. "sıra sende..." diyor bana, hayır ben o zamana kadar hayatımın hiçbir döneminde hiçbir şey çalmamış temiz aile çocuğuyum ama bir anda başım dönüyor, en çok okumak istediğim kitaplar hemen önümde ve hepsini öylesine merak ediyorum ki...
"seyret abini..." diyorum, hayır o lafı diyen ben miydim daha önce diye düşünüyorum standa giderken, yanılmıyorsam ithaki'ye bakıyorum. kitap hırsızını görüyorum. "kitap hırsızını çalan kitap hırsızı olacağım eheuheue" diye düşünüyorum, bir anda çalıyorum ve sanki satın almış gibi bir de adamlara "şu kitap elinizde var mı, simon beckett serisi var mı abi" falan diye uzun uzun konuşmaya çalışıyorum. göz teması falan kuruyorum...
sonra çıkıyorum oradan, ben onu halledene kadar arkadaşım benim için grange'dan eco'ya kadar *ç*almış beni bekliyor ama korktuğum tek kısım ya dışarıya çıkarken öter ise??????
korkuyorum, çıkışa ilerler iken arkadaşıma bahsediyorum bundan, "boşuna mı makyaj yaptım ben, seyret ablanı.." diyor. polislerin yanına gidiyor, "arkadaşımla çok sıkıştık, acaba kitaplarımızı bir dakika tutar mısınız?" diye rica ediyor. yalandan tuvaletlere gidiyoruz, çıkıyoruz, polis tekrar elimize kitapları verirken, dostum "off üç kişi gelmemiz gerekir idi çok ağır oldu..." diyor, yüzünü buruşturuyor ve polis "otobüse kadar taşıyalım istersen ablacım..." diyor. "çok teşekkür ederim sizi yoracağız biraz ama..." diye cevap veriyor bizimkisi...
otobüse kadar polisin birisi taşıyor tüm çalıntı kitaplarımızı, sonrası mı? bir daha arkadaşımla alışverişe gitmiyorum.
devamını gör...
hamile kadını takip edip cinsel saldırıda bulunan tacizci
geçtiğimiz çarşamba günü başakşehir metrosu tümsan durağında, saat 17.30'da yaşandı. edinilen bilgiye göre, emir y.y. isimli şahıs, metrodan çıkan hamile bir kadını metrelerce takip etti.
zanlı, metro çıkışındaki yürüyen merdivenlerde hamile kadını elle taciz etti.
kadının durumu fark etmesi sonucunda panikleyen şahıs, olay yerinden hızlı adımlarla uzaklaştı. tacize uğrayan genç kadın ise şahsı takip ederek şikayetçi olmak istedi. ancak kadının takip ettiğini fark eden tacizci ilk otobüse binerek olay yerinden uzaklaştı.
yaklaşık 30 kamera ve 40 saatlik incelemenin ardından emir y.y. isimli şahıs gözaltına alındı.
ifadesinde taciz iddialarını kabul eden zanlı, “şeytana uydum” diyerek kendini savundu. şahıs, çıkarıldğı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. zanlının evli olduğu ve eşinin de 8 aylık hamile olduğu öğrenildi.
buradan
devamını gör...
başlıklara yazılmış bilgileri okumadan aynı bilgilerin tekrar tekrar verilmesi
120 tanımın 120 sini okumamıştır, gözünden kaçmıştır. normal bir durum.
devamını gör...
ahterbin (yazar)
diğer yorumlarda da belirtildiği gibi rütbesi ile entryleri tam olarak uyumlu olan yazar. yorumları ve espirili dili çok hoş. ancak yaptığı çizimler gerçekten olağanüstü. rütbesi hayırlı olsun.
devamını gör...
sözlük yazarlarının başına gelen garip olaylar
ilginçmiş.
benim başımdan geçen pek tuhaf olmadı diyebilirim bir olay hariç ki onu hala anlamlandıramıyorum.
antalya havalimanına uçakla yeni inmiştim, içhatlardan geçtim, ana kapıdan çıktım bir adım attım mahallemde buldum kendimi.
çok yüksek sesle hassktr çektim, öyle bağırmıştım ki mahallede geçen yürüyen insanlar bana şaşkın şaşkın bakmışlardı. valizim de yanımdaydı ama olmamam gereken yerde bir anda belirmiştim. sonra olayı unuttum bir daha da böyle bişey yaşamadım ama hala aklıma geldikçe tüylerim ürperir.
benim başımdan geçen pek tuhaf olmadı diyebilirim bir olay hariç ki onu hala anlamlandıramıyorum.
antalya havalimanına uçakla yeni inmiştim, içhatlardan geçtim, ana kapıdan çıktım bir adım attım mahallemde buldum kendimi.
çok yüksek sesle hassktr çektim, öyle bağırmıştım ki mahallede geçen yürüyen insanlar bana şaşkın şaşkın bakmışlardı. valizim de yanımdaydı ama olmamam gereken yerde bir anda belirmiştim. sonra olayı unuttum bir daha da böyle bişey yaşamadım ama hala aklıma geldikçe tüylerim ürperir.
devamını gör...
hermaphroditos
yunan mitolojisi'nde hermes ve afrodit'in oğludur.kendisi ile ebedi birleşme dua eden bir su perisi tarafından aşık olunmuş ve sonunda iki yönlü cinsiyet özelliklerini gösteren bir vücut halinde birleşmişlerdir.
devamını gör...
canım aliye ruhum filiz
aliye hanıma yazılmış olan ilk mektuplar oldukça romantik ve bir o kadar da özlem içeriyordu daha sonrasında evlilik telaşı, bir an önce kavuşma düşüncesi, maddi zorluklar, kızı filiz'in doğumu ve filiz'in yaşadığı hastalık durumu yazılan mektupların daha çok kaygı ve endişeye doğru yol aldığını gösteriyordu.
başkasına ait mektupları okumak gerçekten garip bir his oluşturuyor mektupları yazarken nasıl ortamlarda bulundukları akıllarından neler geçtiğini tahmin etmeye sürüklüyor
başkasına ait mektupları okumak gerçekten garip bir his oluşturuyor mektupları yazarken nasıl ortamlarda bulundukları akıllarından neler geçtiğini tahmin etmeye sürüklüyor
devamını gör...
olur olmaz akla gelen şeyler
serkan is my girl.
uçurumdan düşen ibo ve aşırı sakin arkadaşları.
yazar kasa ve bülent ecevit.
sevda demirel hande ataizi kavgası.
fesleğenin hırpalanma sevdası ukdesi.
uçurumdan düşen ibo ve aşırı sakin arkadaşları.
yazar kasa ve bülent ecevit.
sevda demirel hande ataizi kavgası.
fesleğenin hırpalanma sevdası ukdesi.
devamını gör...
dr'nin ışık hızında doğan cüceloğlu kitaplarını anasayfa yapması
canım kapitalizm, böyle de kansız birşeydir. anasayfa yaptığı için suçlayamazsın, fırsat kolladığı için suçlayamazsın, kitabı alanı zaten suçlayamazsın, ama bilirsin ki ortada yanlış olan bişeyler vardır.
devamını gör...
nikola tesla
*the prestige filminde david bowie tarafından tam bir karizma abidesi olarak canlandırılmıştır. tesla, westinghouse sayesinde new york sosyetesinde çok popülermiş, öyle ki zamanın zenginleri kızlarını kendisiyle evlendirmek için biribirleriyle yarışıyormuş. ancak hayatına girecek olan bir kadının kendisine ayakbağı olacağını düşünen tesla hepsini elinin tersiyle itip projelerine yoğunlaşmaya devam etmiş.
devamını gör...
bibliyomani
türk dil kurumuna göre dilimize fransızcadan geçen bibliyoman kelimesi kitap düşkünü anlamına gelirken bibliyomani kelimesi kitap düşkünlüğü anlamına gelir.
bibliyomani olan kişilerin kitaplara olan aşırı düşkünlükleri obsesif-kompulsif bozukluğu* belirtisi olarak gösterilebiliyor. bu da bize bibliyomani kelimesini kitapları sağlıklı bir psikoloji ile seven anlamına gelen bibliyofil kelimesi ile karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
bibliyomani olan kişilerin kitaplara olan aşırı düşkünlükleri obsesif-kompulsif bozukluğu* belirtisi olarak gösterilebiliyor. bu da bize bibliyomani kelimesini kitapları sağlıklı bir psikoloji ile seven anlamına gelen bibliyofil kelimesi ile karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
devamını gör...
dmo'nun açtığı enjektör ihalesindeki mantık hatası
devlet malzeme ofisi'nin açtığı 55 milyon enjektör alımı ihale ilanında ;
"ofis, malzemeyi dilediği istekliye vermekte tamamen serbesttir" maddesidir.
ihale yapmanın mantığı, en avantajlı teklife ihaleyi vererek kamu yararı oluşturmak olduğu için bu madde mantık hatası doğurmaktadır.
--- alıntı ---
covid-19 için çin'den gelen aşıların laboratuvar kontrolleri sürerken, bir taraftan da kitlesel aşılama için hazırlıklara devam ediliyor. bu kapsamda devlet malzeme ofisi (dmo), sağlık bakanlığı için 55 milyon adet aşı enjektörü alınacağını duyurdu. ihale ilanında "ofis, malzemeyi dilediği istekliye vermekte tamamen serbesttir" maddesi dikkat çekti. teklifler, 12 ocak günü en geç saat 12.00'ye kadar teslim edilecek.
--- alıntı ---
haber kaynağı
"ofis, malzemeyi dilediği istekliye vermekte tamamen serbesttir" maddesidir.
ihale yapmanın mantığı, en avantajlı teklife ihaleyi vererek kamu yararı oluşturmak olduğu için bu madde mantık hatası doğurmaktadır.
--- alıntı ---
covid-19 için çin'den gelen aşıların laboratuvar kontrolleri sürerken, bir taraftan da kitlesel aşılama için hazırlıklara devam ediliyor. bu kapsamda devlet malzeme ofisi (dmo), sağlık bakanlığı için 55 milyon adet aşı enjektörü alınacağını duyurdu. ihale ilanında "ofis, malzemeyi dilediği istekliye vermekte tamamen serbesttir" maddesi dikkat çekti. teklifler, 12 ocak günü en geç saat 12.00'ye kadar teslim edilecek.
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
