bakmak ve görmek arasındaki fark
mesela telefon önünüzde ama telefonum nerdeeeğ diye evin içinde çığlık atmanız gibi. ben yapmadım, sadece bi örnek olarak.
devamını gör...
3 ocak 2021 anonymous'un hükümet yetkililerin tc nosunu sızdırması
son zamanlardaki paylaşımlarıyla iktidara sürekli gözdağı vermeye çalışan grubun son paylaşımı.
ne yapmak, nereye varmak istemektedirler heyecanla bekliyorum.
ne yapmak, nereye varmak istemektedirler heyecanla bekliyorum.
devamını gör...
charlie chaplin
yaptığı sanata lafım yok, fakat kısaca gerçek hayatından* bahsedeceğim.
- annesi ve babası doğumundan kısa süre ayrıldılar. babası bir alkolikti ve ölene dek içti. annesi ise akıl hastanesinde hayata gözlerini yumdu. charlie bir süre yetimhanelerde yaşadı ve nihayet bazı müzikhollerde sahne alarak kendini bu trajediden uzaklaştırdı. daha sonra mack sennett tarafından keşfedilip hollywood'a ayak bastı, o günden sonra gerçek yeteneği ve yaratıcılığı sayesinde durdurulamaz yükselişi başlamış oldu.
- chaplin ilk karısı mildred harris ile, mildred on beş yaşındayken onunla beraber olup, o on altı yaşındayken evlendi. engelli doğan çocukları maalesef sadece üç gün yaşadı. bir yıl sonra mildred'den ayrılan charlie, yine on beş yaşında olan lita grey ile ikinci şansını denedi. hamile kalan lita'dan çocuğunu aldırmasını istedi, ancak kızın ailesi araya girince yine on altı yaşını bekleyip lita ile evlenmek zorunda kaldı. 3 yıl sonra ayrıldılar. gerekçe ise charlie'nin lita'yı oral sekse zorlaması ve aldatması* olacaktı. charlie 625.000 dolar gibi dönemine göre çok yüksek bir meblağ ödedi ve ayrıldılar.
- chaplin, minta durfee'nin anlattığına göre, çok kötü kokuyordu. iki hafta boyunca hiç değiştirmeden aynı takım elbiseyi giyebiliyordu. sürekli çevresinden şikayet alan charlie bunu tasarruf için yaptığını savunuyordu.*
- set ortamında zalim, egoist ve zorba tavırları ile diğer oyuncuları zorluyordu. marlon brando ile a countess from hong kong filmi setinde neredeyse birbirlerine gireceklerdi. brando, chaplin için, 'korkunç derece zalim', 'egoist bir zorba ve pinti', 'muhtemelen hayatımda gördüğüm en sadist insan' gibi cümleler kurdu. gerekçesi ile insanları film setinde azarlaması ve çok aşağılayıcı ifadeler ile rencide etmesiydi. marlon brando'ya bile oyunculuk mesleğinin yüz karası olduğunu söyleyebilecek kadar yükselebilen sinirli biriydi. daha sonraları chaplin de brando'nun çalışması imkansız birisi olduğunu söyleyecekti tabii.
- luis bunuel meşhur inzivasına çekilmeden önce bütün hollywood'u ifşa etmişti. e hali ile chaplin de buradan nasibini aldı. bunuel'in iddiasına göre, chaplin evinde sürekli grup seks partileri düzenliyor ve arkadaşlarını davet ediyordu. hatta bir detay olarak charlie asla zenginlerin çağırdığı profesyonelleri çağırmaz, onun yerine amatör ve sokak işi seks işçilerini ayarlardı.
ayrıca;
- lastik ve lastikten yapılmış her şeyden tiksiniyordu. bu sebeple prezervatif de kullanmıyordu.
- sütten de nefret ediyordu, süt şişelerine dokunmak bile istemiyordu.**
ilk karısı, mildred harris.

charlie chaplin ve mildred harris.

ikinci karısı, lita grey.

charlie chaplin ve lita grey.

bu da charlie'nin normal hali.


kaynak; stephen weissman - chaplin: a life
luis bunuel - my last sigh.
- annesi ve babası doğumundan kısa süre ayrıldılar. babası bir alkolikti ve ölene dek içti. annesi ise akıl hastanesinde hayata gözlerini yumdu. charlie bir süre yetimhanelerde yaşadı ve nihayet bazı müzikhollerde sahne alarak kendini bu trajediden uzaklaştırdı. daha sonra mack sennett tarafından keşfedilip hollywood'a ayak bastı, o günden sonra gerçek yeteneği ve yaratıcılığı sayesinde durdurulamaz yükselişi başlamış oldu.
- chaplin ilk karısı mildred harris ile, mildred on beş yaşındayken onunla beraber olup, o on altı yaşındayken evlendi. engelli doğan çocukları maalesef sadece üç gün yaşadı. bir yıl sonra mildred'den ayrılan charlie, yine on beş yaşında olan lita grey ile ikinci şansını denedi. hamile kalan lita'dan çocuğunu aldırmasını istedi, ancak kızın ailesi araya girince yine on altı yaşını bekleyip lita ile evlenmek zorunda kaldı. 3 yıl sonra ayrıldılar. gerekçe ise charlie'nin lita'yı oral sekse zorlaması ve aldatması* olacaktı. charlie 625.000 dolar gibi dönemine göre çok yüksek bir meblağ ödedi ve ayrıldılar.
- chaplin, minta durfee'nin anlattığına göre, çok kötü kokuyordu. iki hafta boyunca hiç değiştirmeden aynı takım elbiseyi giyebiliyordu. sürekli çevresinden şikayet alan charlie bunu tasarruf için yaptığını savunuyordu.*
- set ortamında zalim, egoist ve zorba tavırları ile diğer oyuncuları zorluyordu. marlon brando ile a countess from hong kong filmi setinde neredeyse birbirlerine gireceklerdi. brando, chaplin için, 'korkunç derece zalim', 'egoist bir zorba ve pinti', 'muhtemelen hayatımda gördüğüm en sadist insan' gibi cümleler kurdu. gerekçesi ile insanları film setinde azarlaması ve çok aşağılayıcı ifadeler ile rencide etmesiydi. marlon brando'ya bile oyunculuk mesleğinin yüz karası olduğunu söyleyebilecek kadar yükselebilen sinirli biriydi. daha sonraları chaplin de brando'nun çalışması imkansız birisi olduğunu söyleyecekti tabii.
- luis bunuel meşhur inzivasına çekilmeden önce bütün hollywood'u ifşa etmişti. e hali ile chaplin de buradan nasibini aldı. bunuel'in iddiasına göre, chaplin evinde sürekli grup seks partileri düzenliyor ve arkadaşlarını davet ediyordu. hatta bir detay olarak charlie asla zenginlerin çağırdığı profesyonelleri çağırmaz, onun yerine amatör ve sokak işi seks işçilerini ayarlardı.
ayrıca;
- lastik ve lastikten yapılmış her şeyden tiksiniyordu. bu sebeple prezervatif de kullanmıyordu.
- sütten de nefret ediyordu, süt şişelerine dokunmak bile istemiyordu.**
ilk karısı, mildred harris.

charlie chaplin ve mildred harris.

ikinci karısı, lita grey.

charlie chaplin ve lita grey.

bu da charlie'nin normal hali.


kaynak; stephen weissman - chaplin: a life
luis bunuel - my last sigh.
devamını gör...
hüseyin şevki topuz
hababam sınıf sınıfta kaldı,hababam sınıfı tatilde ve hababam sınıfı uyanıyor filmlerinde karşımıza çıkan kurgusal karakterdir.

büyük oyuncu engin orbey tarafından canlandırılan karakter çok kısa sahnelerde görünmesine rağmen efsane olup unutulmazlar arasına girmeyi başarmıştır.
bir bakanlık müfettişi olan hüseyin şevki topuz kibar, anlayışlı ve beyefendi bir kişiliktir. öğretmenlere ve idarecilere karşı saygılı olmasının yanı sıra öğrencilere de tam bir eğitimci gibi yaklaşır. şanssızlığı ise her seferinden hababam sınıfının dersine girmek zorunda kalmasıdır teftiş için.
ilk teftişte inek şaban ile balkan devletleri üzerine derin bir nicelik tartışmasına giren müfettiş kendini bir anda savaşın ortasında bulur. çocuklar atlıların önündedir, yaralılar inim inim inlemektedir. ama savaşa devam etmek gerekir. ikinci kez karşımıza çıktığında bu sefer hazreti şaban ile ciddi ciddi başı belaya girer ve şabanın annesini 1453 kere kanunen anmak üzereyken sınıfı terk eder. son görüşmemiz ise bir izci kampında olur ve müfettiş yahni yapımı konusunda bize önemli bilgiler verirken “ nerde bu yahninin soğanı” diye sormadan da edemez.
müfettiş güzel insandır. sevdiğimiz bir büyümüğüzdür. saygı da duyarız. 100 - 150 balkan devletinin hepsini de gezmiş ve görmüştür.

büyük oyuncu engin orbey tarafından canlandırılan karakter çok kısa sahnelerde görünmesine rağmen efsane olup unutulmazlar arasına girmeyi başarmıştır.
bir bakanlık müfettişi olan hüseyin şevki topuz kibar, anlayışlı ve beyefendi bir kişiliktir. öğretmenlere ve idarecilere karşı saygılı olmasının yanı sıra öğrencilere de tam bir eğitimci gibi yaklaşır. şanssızlığı ise her seferinden hababam sınıfının dersine girmek zorunda kalmasıdır teftiş için.
ilk teftişte inek şaban ile balkan devletleri üzerine derin bir nicelik tartışmasına giren müfettiş kendini bir anda savaşın ortasında bulur. çocuklar atlıların önündedir, yaralılar inim inim inlemektedir. ama savaşa devam etmek gerekir. ikinci kez karşımıza çıktığında bu sefer hazreti şaban ile ciddi ciddi başı belaya girer ve şabanın annesini 1453 kere kanunen anmak üzereyken sınıfı terk eder. son görüşmemiz ise bir izci kampında olur ve müfettiş yahni yapımı konusunda bize önemli bilgiler verirken “ nerde bu yahninin soğanı” diye sormadan da edemez.
müfettiş güzel insandır. sevdiğimiz bir büyümüğüzdür. saygı da duyarız. 100 - 150 balkan devletinin hepsini de gezmiş ve görmüştür.
devamını gör...
ilgisiz sevgili
özlemeye ihtiyacı olan insandır. bu sebeple sizin onun yanından bir süre uzaklaşıp başka şeylerle ilgilenmeniz gerekmektedir. sevgilinizin olması, hayatınızın bütünüyle ondan ibaret olduğu anlamına gelmiyor. başka ilgi alanlarınız ve hobileriniz olmalı. genellikle ilişkilerde taraflardan birinin ilgisi diğerine göre daha ağır basar. eğer ilgisi ağır basan taraf sizseniz 2 birim ilgi gösterdiyseniz 1 birim ilgi almadan ilgi göstermeye devam etmeyin. eğer birbirini seven iki insansanız, sevgiliniz bir süre sonra yokluğunuzu hissedip adım atacaktır. her seferinde bunun hesabını mı yapacağım diye düşünebilirsiniz belki ama seviyorsanız yapmalısınız. mutlu bir ilişki, bisiklet sürmeye benzer. pedalı çevirmezseniz bir süre sonra devrilirsiniz.
devamını gör...
sunny side up
neydi bunun türkçesiğğğ?
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
akışta dolaşıyorum.
yani sözlükteyim evet.
canım sıkılmaya başladı.
malum kaç gündür koşuyordum araya bu hastalık girdi ve bırakın koşmayı yataktan zor kalkmaya başladım.
kendimi çok halsiz ve yorgun hissediyorum.
gerçi bugün biraz iyiyim ama olsun yine evdeyim ve canım sıkılıyor.
merhaba adım bla bla başlıkları bana malum sözlüğü hatırlattı. orada yapılıyordu bu etkinlik değil mi? tek farklı soru sorulanlar ünlü oluyordu.
neyse efendim akışla normalde pek ilgilenmiyordum ama bu ara yine düştüm akışa. hahah kötü yola düştüm gibi oldu. gerçi bazen başlıkları gördüğümde yav ne oluyor burada diyorum ama çok sorun değil. herkesin kendi tarzı diyelim. bu konu beni pek ilgilendirmiyor. akışı hızlıca tarayıp daha sonra beğendiğim başlığı başlıyorum okumaya.
burayı seviyorum. yani kendi içimi döküyor olmam bir yana bazen bir anda hiç beklemediğim bir başlıkla karşılaşıp hiç merak etmeyeceğim ya da özel tercihlerim nedeniyle hiç öğrenemeyeceğim konular hakkında bilgi ediniyorum. hatta bazen bir başlık hakkında araştırıp kendimde tanım giriyorum. tanım girmesem bile uzantıda başka fikirleri alabilmek için yine araştırıyorum. bazen tanım giren kişiye yazıyor detaylı bilgi alıyor ya da kendi fikrimi bildiriyorum.
ben pek haber, tv vs izlemem bazen güncel haberleri bile takip ediyorum buradan.
ya arkadaşlar bile ediniyorum. buraya bazen hiç olmayacak sırlarımı bırakmıyor muyum? ya da içimden geçenleri yazmıyor muyum? ee onu okuyanlarla bir bağ kurmam pek normal gibi görünüyor. yani arkadaşlık kurmaktan (burada kanka deniyor hah) bazı arkadaşlar korkuyor. tanımlardan öyle anlıyorum. buradan arkadaşlık mı kurulur, burada yakınlaşma mı olur vs vs bahsettiğimiz durum iletişim kurmak ve belli ölçüde onunla bir bağ kurmak buna arkadaş demiyelimde ne diyelim? kayınço mu? her bağ reelde kurulmuyor. ya da burada kurulan bağlar da reeldeki kadar yakın olmak zorunda değil. belli bir ölçüde, seviyede kurulan bağları ben arkadaşlık olarak değerlendiriyorum.
neyse efem konu buraya nasıl geldi hah? sözlükte takılmaca style modu. herkeslere çok selamlar öpüyorum canlar.
yani sözlükteyim evet.
canım sıkılmaya başladı.
malum kaç gündür koşuyordum araya bu hastalık girdi ve bırakın koşmayı yataktan zor kalkmaya başladım.
kendimi çok halsiz ve yorgun hissediyorum.
gerçi bugün biraz iyiyim ama olsun yine evdeyim ve canım sıkılıyor.
merhaba adım bla bla başlıkları bana malum sözlüğü hatırlattı. orada yapılıyordu bu etkinlik değil mi? tek farklı soru sorulanlar ünlü oluyordu.
neyse efendim akışla normalde pek ilgilenmiyordum ama bu ara yine düştüm akışa. hahah kötü yola düştüm gibi oldu. gerçi bazen başlıkları gördüğümde yav ne oluyor burada diyorum ama çok sorun değil. herkesin kendi tarzı diyelim. bu konu beni pek ilgilendirmiyor. akışı hızlıca tarayıp daha sonra beğendiğim başlığı başlıyorum okumaya.
burayı seviyorum. yani kendi içimi döküyor olmam bir yana bazen bir anda hiç beklemediğim bir başlıkla karşılaşıp hiç merak etmeyeceğim ya da özel tercihlerim nedeniyle hiç öğrenemeyeceğim konular hakkında bilgi ediniyorum. hatta bazen bir başlık hakkında araştırıp kendimde tanım giriyorum. tanım girmesem bile uzantıda başka fikirleri alabilmek için yine araştırıyorum. bazen tanım giren kişiye yazıyor detaylı bilgi alıyor ya da kendi fikrimi bildiriyorum.
ben pek haber, tv vs izlemem bazen güncel haberleri bile takip ediyorum buradan.
ya arkadaşlar bile ediniyorum. buraya bazen hiç olmayacak sırlarımı bırakmıyor muyum? ya da içimden geçenleri yazmıyor muyum? ee onu okuyanlarla bir bağ kurmam pek normal gibi görünüyor. yani arkadaşlık kurmaktan (burada kanka deniyor hah) bazı arkadaşlar korkuyor. tanımlardan öyle anlıyorum. buradan arkadaşlık mı kurulur, burada yakınlaşma mı olur vs vs bahsettiğimiz durum iletişim kurmak ve belli ölçüde onunla bir bağ kurmak buna arkadaş demiyelimde ne diyelim? kayınço mu? her bağ reelde kurulmuyor. ya da burada kurulan bağlar da reeldeki kadar yakın olmak zorunda değil. belli bir ölçüde, seviyede kurulan bağları ben arkadaşlık olarak değerlendiriyorum.
neyse efem konu buraya nasıl geldi hah? sözlükte takılmaca style modu. herkeslere çok selamlar öpüyorum canlar.
devamını gör...
exxen'de üyeliğin iptal edilememesi
exen'e üye olmuş yazarları gördüğüm başlık. derin hayal kırıklığına uğradım, şu an moralim çok düştü, birazdan şekerim de dibi görür. kafa sözlük dediler, herkes entel, içerisi şampuanlar ligi, geometri bilmeyeni zopayla kovalıyorlar dediler bu muymuş? bi tık üzüldüm.
devamını gör...
şu an yemeğe çıkarmaya en yakın yazar adayınız
4 kişi garanti ama hepsi mi uzak olur arkadaş!?*
devamını gör...
mir
normal sözlük'te bir yazar. aynı zamanda sovyetler birliği uzay istasyonu. rusçada barış anlamına gelir. dünya ya da köy anlamlarında kullanıldığı da olur. genelde adı sadece mir olarak geçtiği, mir uzay istasyonu şeklinde geçmediği için tanımı buraya yazıyorum.
uluslararası uzay istasyonu (uui) henüz ortada yokken uzay araştırmalarının yapıldığı yer mir'di. uzaya 1986'da gönderildi. rusya henüz rusya olmadan önce... yörüngede 15 sene kaldı. aslında 5 yıl kalması planlanıyordu ama uzay görevleri böyledir; eğer gönderilen araç öngörülen süresi geçtiği halde hâlâ işler haldeyse, kullanımına devam edilir.
mir de tıpkı uui gibi zamanla geliştirildi. sonradan eklenen ve eklendiği yerde yeniden düzenlenen birçok modülden oluşuyordu. böylece zaman içerisinde büyük ve şekilsiz bir yapıya dönüşmüştü. geceleri o da tıpkı uui gibi gökyüzünde çıplak gözle görülebiliyordu.
birçok rekor mir uzay istasyonunda kırılmıştır. örneğin uzayda kesintisiz en uzun süre kalan kişi 437 gün, 17 saat, 38 dakika ile valeri vladimirovich polyakov olurken, uzayda toplam kalma süresi de yine mir'de sergei vasilyevich avdeyev'e aittir*. uzaydaki ilk buğday bu istasyonda yetişmiştir.
2001 yılı başında mir'in okyanusa düşürülmesi kararı alındı. istasyon yaşamının sonuna gelmişti artık. ayrıca uui, yeni bir projeydi ve rusya'nın uzay için ayırdığı kaynaklar da artık bu projeye yönlendirilmişti. 2001 yılının mart ayında mir, pasifik okyanusu'nun üzerinde parçalara ayrıldı. parçalar farklı yerlere can kaybına neden olmadan düştü.
uluslararası uzay istasyonu (uui) henüz ortada yokken uzay araştırmalarının yapıldığı yer mir'di. uzaya 1986'da gönderildi. rusya henüz rusya olmadan önce... yörüngede 15 sene kaldı. aslında 5 yıl kalması planlanıyordu ama uzay görevleri böyledir; eğer gönderilen araç öngörülen süresi geçtiği halde hâlâ işler haldeyse, kullanımına devam edilir.
mir de tıpkı uui gibi zamanla geliştirildi. sonradan eklenen ve eklendiği yerde yeniden düzenlenen birçok modülden oluşuyordu. böylece zaman içerisinde büyük ve şekilsiz bir yapıya dönüşmüştü. geceleri o da tıpkı uui gibi gökyüzünde çıplak gözle görülebiliyordu.
birçok rekor mir uzay istasyonunda kırılmıştır. örneğin uzayda kesintisiz en uzun süre kalan kişi 437 gün, 17 saat, 38 dakika ile valeri vladimirovich polyakov olurken, uzayda toplam kalma süresi de yine mir'de sergei vasilyevich avdeyev'e aittir*. uzaydaki ilk buğday bu istasyonda yetişmiştir.
2001 yılı başında mir'in okyanusa düşürülmesi kararı alındı. istasyon yaşamının sonuna gelmişti artık. ayrıca uui, yeni bir projeydi ve rusya'nın uzay için ayırdığı kaynaklar da artık bu projeye yönlendirilmişti. 2001 yılının mart ayında mir, pasifik okyanusu'nun üzerinde parçalara ayrıldı. parçalar farklı yerlere can kaybına neden olmadan düştü.
devamını gör...
köpek korkusu olan yazarlara tavsiyeler
taşı yerden alıp kendi kafana vur, kendisine bunu yapan adam bana ne yapmaz diyerek kaçacak delik araycaktır.
devamını gör...
hakikat şeyh bedreddin
merakla beklediğim filmdir. yönetmeni hakan alak, şeyh bedreddin rolünü müzisyen suavi, börklüce mustafa rolünde oyuncu emrah parlak, torlak kemal rolünü saygın soysalın üstlendiği filmin vizyon tarihi 8 ekim 2021. fragmanı bırakalım.
filmden bir kare bırakalım;

vizyon tarihini bir kenara yazalım.
filmden bir kare bırakalım;

vizyon tarihini bir kenara yazalım.
devamını gör...
baş ucu eserleri
düşünce çok güzel* ama varsayılan olarak görüntülenmesi çok kötü. bu hâliyle profili açar açmaz görüntülenen "son tanımları" bölümünü tamamen kapatmış ve listeye ulaşmak da yukarıdaki bütün tanımları listeleyen "tanım: x" butonundan yapılabiliyor anca. böyle çok kullanışsız bana kalırsa.
bunun yerine aşağıdaki gibi bir geçiş butonuyla sağlansa daha hoş olurdu:

muhtemelen anlatamadım ama deneyin, garipseyeceksiniz siz de.
bunun yerine aşağıdaki gibi bir geçiş butonuyla sağlansa daha hoş olurdu:

muhtemelen anlatamadım ama deneyin, garipseyeceksiniz siz de.
devamını gör...
işimiz öğretmenlerin yüzünü güldürmek
öğretmenlerin yüzünü güldürmek mi? öğrenciye derse devam mecburiyeti vermeden öğretmenlerin ek ders ücretini kesmek, günde 12 saat ders koymak gibi muhteşem bir eğitim düzeniyle mi? yapmayın sayın bakan, artık sadece komik oluyorsunuz.
devamını gör...
sözlükte namaz kılan kadının olmaması
şimdi de buradan mi kız düşürmeye çalışıyoruz.*
devamını gör...
laikliğin halka sorulmadan getirilmesi
doğru bir karardır.
devamını gör...
galileo galilei
doğruların elbet bir gün ortaya çıkacağını hikayesiyle bizlere tekrar hatırlatan çok önemli bir bilim insanıdır.
devamını gör...
leon the professional
türkçemize "sevginin gücü" olarak çevrilmiş, başrollerini jean reno ve o dönemler henüz 13 yaşında natalie portman'ın paylaştığı, shape of my heart* soundtrack'iyle akıllara kazınan sevimli filmdir.
filmin esası kesinlikle aşkın yaşı yoktur olarak anlaşılmamalıdır. bunu savunan pedofili insanlara itibar edilmemeli, onları sert bir cisimle dövmeliyiz.
burada aslında anlatılmak istenen, baba şefkatinden uzak, aile kavramını tatmamış bir kız çocuğuyla otoriter, suratı asık, taş kalpli olarak tanıdığımız yetişkin adamın kurduğu masum arkadaşlıktır. bu duyguyu aşk ile meşk ile karıştıranın yatacak yeri yok dediğim filmdir.
filmin esası kesinlikle aşkın yaşı yoktur olarak anlaşılmamalıdır. bunu savunan pedofili insanlara itibar edilmemeli, onları sert bir cisimle dövmeliyiz.
burada aslında anlatılmak istenen, baba şefkatinden uzak, aile kavramını tatmamış bir kız çocuğuyla otoriter, suratı asık, taş kalpli olarak tanıdığımız yetişkin adamın kurduğu masum arkadaşlıktır. bu duyguyu aşk ile meşk ile karıştıranın yatacak yeri yok dediğim filmdir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın proletarya. gençlik bayramımız kutlu mutlu olsun. öğleden sonra açılıyo mu bilgisayarlar? çünkü bize resmi tatil yarım gün, o kadar yeter.
devamını gör...
