romalı filozof seneca'nın kısacık bir eseridir. on sayfa kadar tutan metnin etkisi hacminin çok ötesindedir. edebiyatta "tıkız metin" denilen türden bir denemedir diyebilirim. seneca burada inzivayı ve onun bilge açısından önemini ele alıyor. stoacı öğretiye göre kişi sürekli eylem hâlinde olmalı ve yaşamının sonuna dek bundan vazgeçmemelidir. bu anlayışla bağlantılı olarak tabii ki kamu işleri ve devlet görevleri de eylem alanına dâhil önemli meseleler. seneca zenon'dan alıntı yapıyor:" bir şey kendisine engel olmadıkça bilge devlet işleriyle ilgilenecek." zirâ stoacı öğretiye göre ortak yaşam için eylem hâlinde olmak önemlidir. seneca'nın bu öğretiyle bir sorunu yok. onun sorunu "bir şey kendisine engel olduğunda" bilgenin ne yapması gerektiği. devlet görevinde bulunmak için şartlar uygun değilse bilge neye yönelmeli? devlet iyiden iyiye bozulmuşsa, rüşvet ve ahlaksızlık kol geziyorsa, bilge bu bozuk düzene faydasının olamayacağını görüyorsa ne yapmalı? seneca'nın cevabı inziva. bilge inzivaya çekilecek, kendi içine yönelecek ve kendi gelişimine ağırlık verecektir. bilge inzivadayken bile gelecek nesillere faydalı işler yapar. seneca iki devlet olduğu yönün deki stoacı öğretiyi ifade eder: büyük devlet yani tanrılar devleti. bir de küçük devlet yani içinde yaşadığımız devlet. seneca inziva yaşamının büyük devlet için daha faydalı olduğunu söyler. bilge inzivadayken temaşa yaşamına dalabilir, tanrıları ve evreni, doğayı ve canlıları tefekkür edebilir. zirâ kalabalıklar içinde bunlar zaten pek mümkün değildir. stoacı bir başka öğreti olan doğaya uygun yaşam da söz konusu edilir. seneca doğaya uygun yaşamak ve nesneleri temâşa etmek için varız der. bilgeler böyle yaşar. bilgenin hemen hemen bütün antik öğretilerde âdeta bir tanrı gibi olduğu unutulmamalıdır. bu seneca'da da her yere nüfuz etmiş durumdadır. ona göre zenon büyük savaşlar kazanan komutanlardan veya yasalar koyan devlet yöneticilerinden daha büyük işler yapmıştır. ben bu fikrin çok ama çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. seneca'ya göre üç yaşam biçimi vardır: hazza, temâşaya ve eyleme adanmış yaşam. seneca temâşanın bir liman değil demirleme yeri olduğunu söyler. bu inziva seçildiğinde mümkündür. bilge bunu yapmalıdır.
devamını gör...

kendi eğlenceni kendin yarat genco kimse burada dansöz değil.
devamını gör...

normal bir bireydir. abartılacak bir tarafı olduğunu sanmıyorum.
devamını gör...

pahalı evet pahalı, ama sağlığınız açısından yemeyin ,evinize sokmayın, çocuklar dan uzak tutun, yedirmeyin , çocuklar için evde yapabileceğiniz tarifleri öğrenin.
devamını gör...

geçen gün ( ya da bugün olabilir hafızam çok iyi değil zaten az sonraki sorun da bununla ilgili ) yazarlardan bir tanesinin hiçkimsenin ona iyi geceler demediğinden bahsettiği bir entry okumuştum ve o sabah kendi kendime “ akşam iyi geceler mesajı yazayım , belki mutlu olur. “ dedim ama unuttum. artık görür mü bilmem , keşke o zaman yazsaymışım. sana ve duymaya ihtiyacı olan tüm yazarlara iyi geceler.
devamını gör...

feyk yani. (bkz: feyk ulan feyk)
devamını gör...

içimi oldukça hoş, açık renkli, aromatik bir buğday birasıdır. klasik bira tadı istemiyorsanız denemeniz tavsiye olunur. ancak, 33lük şişesi diğer biralara oranla daha pahalı bir fiyatta satılmaktadır. (bkz: haksızlık)
devamını gör...

bu tür insanların üslubuna sükunet hakimdir. kendilerini talihsiz hissederler, kendilerinin de mutluluğu hak ettiğini düşünerek, kendi hayatlarını suçlarlar; kendileri mutlu değilse kimse olmasın diye düşünürler, ancak abes olacağından bunu kabul etmezler. mutlu insan görünce üzülür, evet, ama üzgün insan görünce de üzülürler. her şeye üzülürler. john fowles'in şu sözü aklıma geliyor: her şeyde hüzün bulursunuz, hüznü katan siz olursanız.
friedrich nietzsche'nin ecce homo (kitap)'da dediği gibi, susanların hepsinde hazımsızlık vardır.
devamını gör...

dünyanın her geçen gün bir cehenneme doğru sürüklendiğine inanan bir insanın, yaşama tutunması ne denli mümkün olabilir ki?

virginia woolf
devamını gör...

sukha (सुख) sanskritçe dış dünyadan bağımsız özgün mutluluk demek.
devamını gör...

pandemianilari.org

adresini ziyaret edip anılarınızı,fotoğraf yada videolarınızı paylaşabilir ve yazılacak bu kitapta sizde yazar olarak yerinizi alabilirsiniz.

nobel ilaç ve türk dahili ve cerrahi bilimler yoğun bakım derneği'nin sağlık calışanları için hazırladığı bir kitap olucak, hani hep beraber alkışlıyorduk ya şimdi ise onlara bir şekilde teşekkür edebilemek için güzel düşünülmüş bir fırsat gibi geldi bana ve sevgili yazarlar sizlerlede paylaşmak istedim.

"alıntı"

“sağlık için her şeye değer” inancını taşıyan nobel ailesi olarak, dünyanın hemen her köşesini sarmış bu virüsün sağlık profesyonellerinin hayatında ne denli izler bıraktığına ışık tutmak için, onların bu süreçte yaşadıkları ve yaşamaya devam ettikleri duygularını, korkularını, umutlarını, kaygılarını duymak ve duyurmak amacıyla türk dahili ve cerrahi bilimler yoğun bakım derneği ile birlikte hayata geçirdiğimiz pandemi anıları projesi hem bu zorlu süreçte yaşananlara birebir şahitlik etmemizi sağlayacak hem de geleceğe bırakılacak bir arşiv niteliği taşıyacak.

pandemi anıları; bugün hastanelerde ön cephede fedakârca savaşan emek veren tüm sağlık meslek mensuplarına bir teşekkür projesi olmakla birlikte gelecek kuşaklara neler yaşandığına yönelik tarihe iz bırakacak önemli bir kitap projesidir. projeye, sadece sağlık meslek mensupları anılarını bırakmayacak, sağlık meslek mensubu olmayan ve bu süreçten çok etkilenen siz değerli halkımızın da bu projeye dahil olmasını yürekten arzu ediyor, bu kitabın yazarı olmaya davet ediyoruz. sizlerin görsel, işitsel, metinsel anılarınızı paylaşacağınız bu platformda derlenen anıları pandeminin 1. yılında sizlere armağan edeceğiz.
devamını gör...

gıcık olduğum durum. zamanla insan alışıyor, hayatta böyle değil mi zaten...
devamını gör...

nazım hikmet tarafından yazılmış kitaptır.

ilk yayınlanma tarihi 1976 dır.
içinde seçme şiirler bulunan herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eserdir.
kitaba ismini veren o muhteşem şiiri bırakayım aşağıya.


henüz vakit varken, gülüm
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu mayıs gecelerinden biri
volter rıhtımında dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından
sonra dönüp yüzümüzü notrdam'a
çiçeğini seyretmeliyiz onun,
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
yıldızlar da çiselemeli,
incecikten bir yağmurla karışarak.
henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz
söğütlerin altından, gülüm,
ıslak salkım söğütlerin.
paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana,
en güzel, en yalansız,
sonra da ıslıkla bir şey çalarak
gebermeliyim bahtiyarlıktan
ve insanlara inanmalıyız.
yukarda taştan evler,
girintisiz, çıkıntısız,
birbirine bitişik
ve duvarları ayışığından
ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor
ve karşı yakada luvur
aydınlanmış ışıklarla
aydınlanmış bizim için
billur sarayımız...

henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu mayıs gecesi rıhtımda, depolarda
kırmızı varillere oturmalıyız.
karşıda karanlığa giren kanal.
bir şat geçiyor,
selamlıyalım gülüm,
geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım.
belçika'ya mı yolu, hollanda'ya mı?
kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın
tatlı tatlı gülümsüyor.

henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm...
parisliler, parisliler,
paris yanıp yıkılmasın...
devamını gör...

devamını gör...

pink floyd'dan daha çok sevdiğim pink floyd şarkısı.

hello! is anybody in there?
devamını gör...

merhabalar kafa sözlük ailesi. ani gelişen osasuna atakları neticesinde robnaja hanımefendi ile gerçekleştirdiğimiz hızlı tiki-takalar sonucu olarak bir anda kendimizi kalenin önünde bulduk ve bu akşam itibariyle sizlerle birlikte bunu gole çevirmeyi planlıyoruz. gelin yayınımızı hep beraber yapalım ki hakime isyan edip “bu da mı gol değil be” diyen sadri alışık gibi kalmayalım, birlikte atalım golümüzü pazartesi sendromuna, ne dersiniz?
devamını gör...

ikinci yayın için aşşşıırıııı heyecanlı olduğum program. o güzel ses tonuyla neler neler anlatacak bakalım. *
devamını gör...

memento mori ( ölümü hatırla )
devamını gör...

senelerdir telefonumdaki tek oyun, beni de yazınız lütfen.
devamını gör...

tanımı görüyor ve sonuna kadar destekliyorum. haftaiçi sorumlulukların verdiği yük ve yapmak zorunda olmamın bilinciyle tüm işlerimi yerine getirirken cuma günü tüm sistemim çöküyor. yapacağım ne varsa cumadan pazara kadar ittiriyorum, pazar gününü hiç ediyorum böylece.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim