yaklaşık sekiz aydır sözlükte olup sadece iki yüz yetmiş beş tanımımla sanırım benim o. sözcükler içime içime doluyor da bir türlü taşıramıyorum onları dışarı. ahmet arif'in kalbim bir dinamit kuyusu dediği yerdeyim.
devamını gör...

sevdiklerini içine hiç yakıştıramadığımız bir yerdir aynı zamanda. içine girmek ise an meselesidir eğer nasibinizde var ise o da. nasibinizde yok ise ölseniz bile tabuta giremezsiniz.
devamını gör...

en çok otlara yakışan hava olayı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
an itibariyle otlar da şu şarkıyı söylesin hatta.
resul dindar
yağarsa yağmur yağar
devamını gör...

ayrıca (bkz: kafa sözlük sinema topluluğu) ya da
(bkz: kafa sözlük film topluluğu) da olabilir ilgililer için

diyerek desteklediğim topluluktur


aylar sonra gelen edit: tabi sözlüğün tekelinde olması şart değildi.
devamını gör...

benzer işler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yalan beyni uyusturur, gercek beyni uyarır. ortasını bulabilirsek ne mutlu.
devamını gör...


bazı şarkılar vardır
kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır
kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu
o şarkının adı
ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı
keşke ismim iris olsaydı
keşke ismimin bir anlamı olmasaydı

bir daha böyle şiirler yazan biri çıkar mı?sanmam...
devamını gör...


"birinin bana sabahları ne giyeceğimi söylemesini istiyorum. ne yiyeceğimi, neyi seveceğimi, neyden nefret edeceğimi, neye kızacağımı, neyi dinleyeceğimi, hangi müzik grubunu seveceğimi, ne biletleri alacağımı, neyin şakasını yapıp neyinkini yapamayacağımı...

birinin bana neye inanacağımı, kime oy vereceğimi, kime aşık olacağımı ve bunu onlara nasıl söyleyeceğimi söylemesini istiyorum.
sadece birinin bana hayatımı nasıl yaşayacağımı söylemesini istiyorum peder. çünkü bugüne kadar ben hayatı yanlış yaşadım. ve biliyorum ki insanlar kendi hayatlarının içinde sevilmek istiyorlar. çünkü sen onlara nasıl yapacaklarını söylüyorsun. onlara ne yapacağını söylüyorsun. ve sonunda neyle karşılaşacaklarını da. ve her ne kadar senin inandığın saçmalığa inanmasam da ve bilimsel olarak yaptıklarım hiçbir şey fark ettirmese de, hala korkuyorum, neden hala korkuyorum. bana ne yapacağımı söyle, lütfen bana ne yapacağımı söyle peder."

fleabag
devamını gör...

efendim malumunuzdur, kafa sözlük edebiyatı da kitapları da pek seviyor. edebiyat tarihinde de kafa kesilmesi bir us eleştirisi olarak çıkıyor karşımıza. logoda ne olmakta? kişi kafasından gönüllü olarak kurtuluyor. nasıl anladım bunu? kurtulmakla hızını alamayıp bir de şut çekiyor kafasıyla. nereye gider bu kafa, bu hiddetli vuruşla? nereye isterse, oraya gider.

kafa, kafa sözlük'e doğru gittiğinde görüyoruz ki vücut geride kalıyor. kafası olmadan insan nedir? başsız bir hayvan. başı yerinde olduğu halde beynini kullanmadan, kitle mancınığıyla hareket eden insanlara da bir eleştiride bulunulmuş. vücudun geride kalmasıyla ise ne, kim olduğun önemli değil ifade ettiklerin ve sözcüklerinle varsın deniyor.

profilimizdeki kapak görselinde ise anlıyoruz ki kafa çöp kutusuna gidiyormuş.

şimdi ben bunları neden yazdım, nasıl yazdım önemli değil. yazdım mı, yazdım.
devamını gör...

beni üzen melektir. beş saniye içinde 20 tanım oylaması -eğer hepsini birden okuyup sonradan oylamıyorsa- artı oy verdiği tanımı hiç okumadığı anlamına geliyor bence. o 20 tanımı okuması en azından 3-5 dakikasını alır çünkü.

o kullanıcı bir like makinesi olmadığı gibi ben de alkışlarla yaşamıyorum nihayetinde. okuyup bir beğeni sonucu oylamadıktan sonra o artı oy gözümde hiçbir anlam ifade etmiyor. benimki de böylesi bir dert işte.
devamını gör...

"hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir."

"rüşvetçi, politikacıları, düzenbazları, hırsızları ve hainleri seçen halk, kurban değil suç ortağıdır."

"belki de insan sevilmekten çok, anlaşılmayı istiyordu."

birçok sözünde gerçekleri ve doğruları söylemiş ingiliz romancı, gazeteci ve eleştirmendir. hayvan çiftliği ve 1984 en meşhur eserleridir. hayvan çiftliği siyasi bir taşlamadır aslında. 1984 ise ingiliz edeyatının ilk ve en ünlü anti-ütopik edebi eserlerindendir. kesinlikle okunması gereken bir yazardır. ben de buraya onun en sevdiğim sözlerinden birkaçını koymak istedim.
devamını gör...

paranormal olup olmadığını bilmediğim bir hikayemi anlatayım bende o zaman. çünkü delinin tekiyim gerçek olup olmadığı konusunda emin değilim. neyse.
bir gün gece 4 buçuk 5 gibi uyanmıştım. su içtim geri yattım. yarım saat sonra felan kulağımda karışık garip sesler çınlamaya başladı. çok kısık bir şekilde erkek sesi geliyor bir kadın sesi ise onu bilerek bastırıyormuş gibi çok hırçındı. defalarca kalk diye tekrarladı sanki bir an önce uyanmamı ister gibi. sol kulağımda bir acıyla açtım gözlerimi. ağlayarak uyanmıştım, elim ise direkt sol kulağıma gitmişti. hafif bir kırmızılık gördüğümde çok korkmuştum. tabi ben feryat figan bağırırken annem odama çoktan dalmıştı. kulağımın arkasının çizildiğini söylediğinde iyice tırsan ben hava iyice aydınlanana kadar gözümü kırpmamıştım. garipti.
devamını gör...

"celladına aşık olmuşsa bir millet,
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet."

bu dörtlük sanılanın aksine ömer hayyam'a ait değildir. söz yusuf şahin ceritli'ye aitmiş.
buradan
devamını gör...

hafif bi kırgınlık.
devamını gör...

elektrikler gitti.
devamını gör...

geçmişinde aldatan erkeğin ulaşacağı yegane sondur. iyi birinden sonra devran mutlaka tersine döner ve aldatan aldanır. sorun basit. sonuç da basit. hayat kimseyi aptal yerine koymaya tahammül etmediği gibi, kimseyi üst perdeden de izlemeyecek karmaların toplamıdır. yani mutlaka geçmişte aldatma yahut birinin kıymetini bilmeme gibi bir durum söz konusudur. ha yok da tam aksi, hep sadık bir insansa bu aldatılan; o halde gelecek iyi insan için, öncesinde bu kötülüğü yaşaması ve iyiye kapılarını açması içindir bu döngü.
devamını gör...

keşke her şey kelin kadar parlak olsa dedirtmiştir.
devamını gör...

tam olarak anlamadığım sembol tahminimce hangi entry , başlıkta veya yazar profilinde olduğunu gördüğümüz stalk bildirim butonu gibi bir şey diye tahmin ediyorum. son görüldüğün sayfa gibisinden.
(bkz: yok mu bi aydınlanmamız)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaburgalarımızı kalbimize parmaklık yapmaktan başka da bir şey yapmıyoruz...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim