yürümek
zarifoğlu'nun dediği gibi;
'arkadaşlarımı bilmiyorum ama yürüyüşler çok verimli benim için. hem dışarda görünüyorsun hem içeriye kaybolabiliyorsun. ayak seslerinin biraz arkasında az bir gayretle bir benzemeden dolayı başka bir ses duyulmaya başlıyor. '
'arkadaşlarımı bilmiyorum ama yürüyüşler çok verimli benim için. hem dışarda görünüyorsun hem içeriye kaybolabiliyorsun. ayak seslerinin biraz arkasında az bir gayretle bir benzemeden dolayı başka bir ses duyulmaya başlıyor. '
devamını gör...
epinefrin
damarları büzdüğü gibi, ciğerleri genişletmesiyle meşhurdur. bu nedenle vücutta üretilse dahi anaflaktik şok ve astım krizlerinde kişiye ilaveten verilmesi hayat kurtarır. adrenalin olarak da bilinir.
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
tutunamayanlar
devamını gör...
evde çalışmak vs kütüphanede çalışmak
tebdili mekanda ferahlık vardır demiş atalarımız. o yüzden birinden birini seçmek yerine belirli aralıklarla ikisinden de faydalanmak gerekir. hep evde çalışıyorsanız haftada bir-iki gün kütüphaneye gidin mesela. uzun süre çalışanları (bkz: sınav ögrencileri) hep aynı mekan bunaltacaktır bir yerden sonra.
devamını gör...
kolombiya'daki halk ayaklanması
son vergi yasası ile patlayan olaylardır. fahiş vergiler ve sağlık sektörünün özelleştirilmesi neticesinde halk protestolara başlamıştı ve faşist hükümet bu protestolara silahla müdahale etti. tipik totaliter devlet düzeni.
abd, kolombiya hükümeti yanlısı olduğu için olaylar dünya basınına pek yansımadı.
ayrıca bana tekrardan göstermiştir ki halkın hiçbir dostu yoktur. halk haklarına sahip çıkmalıdır.
abd, kolombiya hükümeti yanlısı olduğu için olaylar dünya basınına pek yansımadı.
ayrıca bana tekrardan göstermiştir ki halkın hiçbir dostu yoktur. halk haklarına sahip çıkmalıdır.
devamını gör...
sözlük dergisi
sabırsızlıkla beklenendir.
ancak şahsım biraz heyecanla bekliyor, malumunuz. *
umarım nice sayıları ve nice güzel yürekli kadrosu olur. emeği geçen her bir yazara ayrı ayrı sevgiler. çıkışının ardından kalemine güvenen yazarları da görmemiz mümkün olur umarım ve yine umarım benim de kalemim boş durmaz. *
ancak şahsım biraz heyecanla bekliyor, malumunuz. *
umarım nice sayıları ve nice güzel yürekli kadrosu olur. emeği geçen her bir yazara ayrı ayrı sevgiler. çıkışının ardından kalemine güvenen yazarları da görmemiz mümkün olur umarım ve yine umarım benim de kalemim boş durmaz. *
devamını gör...
üst komşuya söylemek istenen şeyler
isa, musa, muhammed, buda, uçan spagetti canavarı, ateş, şeytan veya neye tapıyorsanız artık onun aşkına sessiz olun!
devamını gör...
behiç erkin
milli mücadele kahramanlarından birisi olan behiç erkin aynı zamanda mustafa kemal'in yakın arkadaşlarından bir tanesidir.
ama onu öne çıkaran en önemli özelliklerinden birisi 2. dünya savaşı sırasında nazi zulmünden kurtardığı hayatlardır.
fransa, nazi işgali altındayken, behiç erkin türkiye cumhuriyeti'nin fransa büyükelçiliği görevini icra etmekteydi. nazilerin fransa'daki yahudileri, toplama kamplarına gönderme kararı almasından sonra büyük bir cesaret örneği göstererek, takriben 20 bine yakın yahudi'nin kuvvetle muhtemel gaz odalarında son bulacak, acı macerasının önüne geçmiştir.
kurtarılan yahudilerin bir kısmı türkiye vatandaşıdır, fransa'ya yerleşmiş ve orada yaşamaya başlamışlardır. bu ilk grubu kurtarması diğerlerine göre daha kolay olmuştur zira ''türkiye cumhuriyeti devleti''nin savaşta tarafsız olduğunu belirtmiş ve türk yahudilerine kimsenin dokunamayacağını, alman işgal güçlerine açıkça deklare etmiştir. serüven de böyle başlamıştır. bu olayı duyan daha önce türkiye'de yaşamış ama vatandaşlıkları düşmüş olan yahudi kökenli eski vatandaşlarımızda behiç erkin'e sığınmış ve ondan bir hal çare bulmasını istemiştir. bu ikinci gruba ise peyderpey türk vatandaşlık belgesi dağıtarak, fransa'dan güvenli bir şekilde çıkmalarını sağlamıştır.
üçüncü grubu ise türkiye ile hiç bir bağı olmayan yahudiler oluşturur. bunlara şüpheleri üzerlerine çekmemeleri için kendilerini ifade edebilecek kadar türkçe öğretilmiş ve sonrasında türk vatandaşlık belgesi verilerek, hayatları garanti altına alınmıştır.
anlatılanlara göre; behiç erkin'in vatandaşlık belgesi verdiği bir yahudi, alman askerlerince autcwitz toplama kampına götürülür. durumdan bir şekilde haberdar olan behiç erkin olayın peşini bırakmaz ve söz konusu şahsın kamptan çıkarılmasını sağlar. bu tarz sıkıntıların yaşanabildiğini/yaşanabileceğini gördüğü içinde daha kapsamlı bir araştırma başlatır. bu durumda olan yüzden fazla vatandaşımız vardır. gerekli diplomatik girişimlerde bulunarak vatandaşlarımızı, kamplardan çıkarır ve türkiye'den gönderilen bir tren ile ülkeye geri dönmelerini sağlar.
tabi burada şu nokta önem arz ediyor; pierre lazereff'in yazdığı, fransa'da basın rezaletleri adlı kitapta -türkçe çevirisini şevket rado yapmıştır- dönem fransasında yaşanan jurnalciliği çok güzel anlatılır; yahudilerin; gazeteler, vatandaşlar ve devlet organlarınca nasıl nazilere ihbar edildiği örnekleri ile işlenir.
fransa basını, toplumu ve devlet aygıtları kendi vatandaşlarının kellesini nazilere altın tepside sunarken, behiç erkin ve dolayısı ile türk devleti onlara böyle bir ortamda kucak açmış ve onları nazi mezaliminden kurtarmıştır.
böyle bir durumda ise insanı üzen şey ne yazık ki şu oluyor; oscar shindler saygı duyulacak bir insan, elbette yaptıkları yadsınamaz lakin onun yaptıkları üzerinden çekilen film sayesinde tüm dünya bu şahsı tanıyor. tanınırlığı türkiye'de bile behiç erkin'den daha fazladır. kendi değerlerimizi unutmakta ve unutturmakta üzerimize yok. bu pek çok alanda başarı ile icra ettiğimiz bir gaflet hali. şöyle bir hikaye eloğlunda olacak, bundan neler neler çıkarırlardı. yazık ki çok yazık...
bu konu ile ilgili emir kıvırcık'ın yazdığı ''büyükelçi'' adlı bir kitap var. behiç erkin'in hayatının özellikle o dönemine ilişkin ayrıntıları ele alıyor. kendisinin adını daha önce duymamış olan arkadaşların şayet merak ediyorlarsa, meraklarını gidermeleri açısından bu kitabı okumaları iyi olur diye düşünürüm. şimdiden iyi okumalar.
ama onu öne çıkaran en önemli özelliklerinden birisi 2. dünya savaşı sırasında nazi zulmünden kurtardığı hayatlardır.
fransa, nazi işgali altındayken, behiç erkin türkiye cumhuriyeti'nin fransa büyükelçiliği görevini icra etmekteydi. nazilerin fransa'daki yahudileri, toplama kamplarına gönderme kararı almasından sonra büyük bir cesaret örneği göstererek, takriben 20 bine yakın yahudi'nin kuvvetle muhtemel gaz odalarında son bulacak, acı macerasının önüne geçmiştir.
kurtarılan yahudilerin bir kısmı türkiye vatandaşıdır, fransa'ya yerleşmiş ve orada yaşamaya başlamışlardır. bu ilk grubu kurtarması diğerlerine göre daha kolay olmuştur zira ''türkiye cumhuriyeti devleti''nin savaşta tarafsız olduğunu belirtmiş ve türk yahudilerine kimsenin dokunamayacağını, alman işgal güçlerine açıkça deklare etmiştir. serüven de böyle başlamıştır. bu olayı duyan daha önce türkiye'de yaşamış ama vatandaşlıkları düşmüş olan yahudi kökenli eski vatandaşlarımızda behiç erkin'e sığınmış ve ondan bir hal çare bulmasını istemiştir. bu ikinci gruba ise peyderpey türk vatandaşlık belgesi dağıtarak, fransa'dan güvenli bir şekilde çıkmalarını sağlamıştır.
üçüncü grubu ise türkiye ile hiç bir bağı olmayan yahudiler oluşturur. bunlara şüpheleri üzerlerine çekmemeleri için kendilerini ifade edebilecek kadar türkçe öğretilmiş ve sonrasında türk vatandaşlık belgesi verilerek, hayatları garanti altına alınmıştır.
anlatılanlara göre; behiç erkin'in vatandaşlık belgesi verdiği bir yahudi, alman askerlerince autcwitz toplama kampına götürülür. durumdan bir şekilde haberdar olan behiç erkin olayın peşini bırakmaz ve söz konusu şahsın kamptan çıkarılmasını sağlar. bu tarz sıkıntıların yaşanabildiğini/yaşanabileceğini gördüğü içinde daha kapsamlı bir araştırma başlatır. bu durumda olan yüzden fazla vatandaşımız vardır. gerekli diplomatik girişimlerde bulunarak vatandaşlarımızı, kamplardan çıkarır ve türkiye'den gönderilen bir tren ile ülkeye geri dönmelerini sağlar.
tabi burada şu nokta önem arz ediyor; pierre lazereff'in yazdığı, fransa'da basın rezaletleri adlı kitapta -türkçe çevirisini şevket rado yapmıştır- dönem fransasında yaşanan jurnalciliği çok güzel anlatılır; yahudilerin; gazeteler, vatandaşlar ve devlet organlarınca nasıl nazilere ihbar edildiği örnekleri ile işlenir.
fransa basını, toplumu ve devlet aygıtları kendi vatandaşlarının kellesini nazilere altın tepside sunarken, behiç erkin ve dolayısı ile türk devleti onlara böyle bir ortamda kucak açmış ve onları nazi mezaliminden kurtarmıştır.
böyle bir durumda ise insanı üzen şey ne yazık ki şu oluyor; oscar shindler saygı duyulacak bir insan, elbette yaptıkları yadsınamaz lakin onun yaptıkları üzerinden çekilen film sayesinde tüm dünya bu şahsı tanıyor. tanınırlığı türkiye'de bile behiç erkin'den daha fazladır. kendi değerlerimizi unutmakta ve unutturmakta üzerimize yok. bu pek çok alanda başarı ile icra ettiğimiz bir gaflet hali. şöyle bir hikaye eloğlunda olacak, bundan neler neler çıkarırlardı. yazık ki çok yazık...
bu konu ile ilgili emir kıvırcık'ın yazdığı ''büyükelçi'' adlı bir kitap var. behiç erkin'in hayatının özellikle o dönemine ilişkin ayrıntıları ele alıyor. kendisinin adını daha önce duymamış olan arkadaşların şayet merak ediyorlarsa, meraklarını gidermeleri açısından bu kitabı okumaları iyi olur diye düşünürüm. şimdiden iyi okumalar.
devamını gör...
cilalı taş devri
buzul çağın sona ermesiyle insanlar nehir kenarlarında yerleşmiş ve tarıma başlamışlardır. böylece insanlar ilk defa tüketici konumdan üretici konuma geçmişlerdir. bazı hayvanlar evcilleştirilmiş ve ilk defa özel mülkiyet kavramı ortaya çıkmıştır. değiş-tokuş yine bu devirde görüldü. insanlar artık doğaya hükmetmeye başlamışlardır.
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
çocuğun ateşinin düşmesi.
devamını gör...
sözlük radyosu
açıldığı andan beri ah geldi iki gözümün çiçeği şeklinde dinlediğim sözlük radyosu'nda şu an resmen şampiyonlar ligi düzenlenmektedir.
gomercan var.
hoop kort tarikatı şeyhi eyluling var.
heeeey en büyük 2 kurucumuzdan biri benjamin amcamız da var.
e diğer kurucumuz, sırrı abimiz iko abimiz olmadan olmaz.
yetmedi mi? sakinliğiyle nam salan yöneticimiz pavlov'un göbeği de var. e daha kim olsun ama?
bizi epey bi süre sözlük radyosuz bıraktınız ama bu yayın*** ile tüüüm kırgınlıklarımızı aldınız. teşşeeekkürleeer.
gomercan var.
hoop kort tarikatı şeyhi eyluling var.
heeeey en büyük 2 kurucumuzdan biri benjamin amcamız da var.
e diğer kurucumuz, sırrı abimiz iko abimiz olmadan olmaz.
yetmedi mi? sakinliğiyle nam salan yöneticimiz pavlov'un göbeği de var. e daha kim olsun ama?
bizi epey bi süre sözlük radyosuz bıraktınız ama bu yayın*** ile tüüüm kırgınlıklarımızı aldınız. teşşeeekkürleeer.
devamını gör...
friedrich nietzsche
daha az acı istiyorsanız; gidin 'sürü'nün bir parçası olun." demiş ve bitirmiş; aşmış yazar, filozof, düşünce adamı.
devamını gör...
eşi tarafından aldatılan penguenin dramı
(bkz: kutuplarda sıradan bir gün)
devamını gör...
türk milleti zekidir
ulu önderi kesinlikle tenzih ederim. (o yıllarda gerçekten türk milletinin öyle olduğuna ben de inanıyorum). gelelim bugüne,türk milleti zeki değil,şark kurnazı ve çakaldır.sana 5 liraya sattıgi malı,turiste 50 liraya satmaya kalkar.taksiye binersin,yolu bilmediğini anlarsa,en uzun yoldan götürür.kiralık ev bulursun,o pek te hazzetmediği suriyeli 200 lira fazla ödesin,evi vatandaşına değil,o yabancıya kiralar. -yanlış anlaşılmasın,bu ırkçılik değil.menfaat meselesini vurgulamak icin- işletmesinde sigorta pirimi ödememek için,yerli değil,kaçak işçi calıştirır.anne yada babası ölür.gidip bildirimde bulunmaz ,emekli maaşını bir süre daha çekmek için.kaçak elektrik,daha fazla kar etmek için gıdalara katilan materyallerden bahsetmeye gerek bile yok sanırım. ve daha böyle yüzlerce örnek...
devamını gör...
mutluluğu azaltan şeyler
veli toplantıları.
anne olmanın tek sevmediğim yanı.
anne olmanın tek sevmediğim yanı.
devamını gör...
tardigrad
su ayısı adıyla da bilinen, ekstrem koşullara dayanmasıyla ünlü, tatlı sularda yaşayan tek hücreli canlı.
elektrikli süpürgenin toz torbası gibi görünüyor bence:

tardigradlar hemen hemen her koşulda hayatta kalabilir: uzayda (yani yaklaşık -272 derecede), volkanik bölgelerde (yani yaklaşık +150 derece sıcaklıkta), radyasyona maruz kalan yerlerde, okyanus dibi gibi yüksek basınçlı yerlerde... aklınıza gelebilecek her yerde, üstelik yıllar boyunca yiyip içmeden yaşayabiliyorlar. mesela susuz bıraktığınızda ve yıllar sonra kendisini suya geri bıraktığınızda, kaldığı yerden devam edebiliyor hayatına.
elektrikli süpürgenin toz torbası gibi görünüyor bence:

tardigradlar hemen hemen her koşulda hayatta kalabilir: uzayda (yani yaklaşık -272 derecede), volkanik bölgelerde (yani yaklaşık +150 derece sıcaklıkta), radyasyona maruz kalan yerlerde, okyanus dibi gibi yüksek basınçlı yerlerde... aklınıza gelebilecek her yerde, üstelik yıllar boyunca yiyip içmeden yaşayabiliyorlar. mesela susuz bıraktığınızda ve yıllar sonra kendisini suya geri bıraktığınızda, kaldığı yerden devam edebiliyor hayatına.
devamını gör...
bir insanın kaybetmemesi gereken şey
öğrenme arzusu
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
nedir bu kullanıcı adlarının sizden çektiği.
devamını gör...
değeri bilinmeyen anlar
sevdiğin insana en son sarıldığın andır.
bilemezsin son olduğunu bir kez daha sarılmayacağını bilemezsin.
bilemezsin son olduğunu bir kez daha sarılmayacağını bilemezsin.
devamını gör...
depresyon belirtileri
herhangi bir şeye hevesinin olmaması.
devamını gör...