yeşil kiraz
bir dönem öğrencileri esir alan, hatta dizilere ilham olan (bkz: gülten dayıoğlu) kitabı. bu tür zengin/fakir hikâyelerinde çok rahatsız olduğum bir şey var. fakir olan kız hep çok güzel ve çok akıllı. dersleri pekiyi, gözleri oya gibi bilmem ne. ya şunu okuyan zengin muhitte yasayan bir kapıcı kızı olduğunu düşünün o zamanlarda... kız aileye bakacak fakir, ayrımcılığın en dibini yaşıyor ama bu kitaptaki karakterle de özdeşleşemiyor. o kadar güzel değil, dersleri pekiyi değil... içi daha çok kararmaz mi? bütün zengin çocukları ortalama bir tip ama fakirler hep çok akıllı ve çok güzel. e ya değilse? küçüklüğümde ya da ergenliğimde çok içerlenirdim bu duruma. orta halli ailenin orta halli kızıydım. hiçbir numarası olmayan bir kızdım işte. kitaplardaki orta zekalı zengin kıza ya da çok zeki ve güzel fakir kıza da uymuyordum. ipek ongun'da aynı bokun laciverti mesela. onun kitaplarını ergenliğimde okudum mesela, ben annemle iletişim bile kuramazken serra bol bol ailesini ne kadar sevdiğini ne kadar anlayışlı kültürlü ve kibar olduklarını anlatıyordu. neyyyse diyeceğimi dedim bebelerinizin okuduğu kitaplara bir göz gezdirin bence.
devamını gör...
muhabbet katili
bir diyaloğu verdiği cevapla çıkmaza sokan kişidir. bu insana artık ne derseniz deyin, nafiledir. bu noktadan sonra ettiğiniz kelam bir altın külçesi olsa dahi kıymeti yoktur.
yetişkin bir muhabbet katili, manidar cevabıyla o güzelim muhabbetinizi bertaraf etme kudretine sahip kişidir.
kaç! arkana bile bakmadan kaç!
yetişkin bir muhabbet katili, manidar cevabıyla o güzelim muhabbetinizi bertaraf etme kudretine sahip kişidir.
kaç! arkana bile bakmadan kaç!
devamını gör...
doğru bir evlilik için gereken şeyler
öncelikle, tarafların:
- yaşın geçmesi
- aile ve çevre baskısı
- çocuk istemek
- sevgi olmadığı halde mantığa uyması gibi sebeplerden evlenmemesi gerekiyor.
yüreğinizi avuçlarına tereddüt dahi etmeden bırakabileceğiniz kişiyle evlenmek gerekiyor.
onun harici, birlikte aynı filmleri izleyebilmek, izlediğiniz filmleri ve okuduğunuz kitapları konuşabilmeniz gerekiyor.
aynı veya benzer mizah anlayışına sahip olmak çok önemli.
yani recep ivedik izlerken gülmekten yarılan bir eşim olsun istemem açıkçası.
her şeyden önce arkadaş olmayı başarmak gerekiyor.
çoğu boşanmanın sebebi budur arkadaş olamamak.
yine tarafların kendilerine ait bir alan bırakmaları gerekiyor.
yani sırf evlendiniz diye kimse kimsenin sahibi olmuyor.
karı koca olmaktan önce kişi bir bireydir ve insanın bazen sadece kendisiyle kalmaya ihtiyacı vardır. bazı insanların buna daha çok ihtiyacı vardır.
kendi özelimde konuşacak olursam, her sabah pencereme gelen bir kedim var.
ben uyurken beni öyle bir izliyor ki kesin bana âşık ya.
he işte ben uyurken bana böyle bakması gerekiyor.
belki horlarım, belki ağzım iki metre açık kalıyordur uyurken.
sonuçta insanız her zaman hanfendi kalamayabilirim.
hem iyi günde, kötü günde demiş olacağız.
lafla peynir gemisi yürümüyor kolaysa ben horlarken sevsin beni.
- yaşın geçmesi
- aile ve çevre baskısı
- çocuk istemek
- sevgi olmadığı halde mantığa uyması gibi sebeplerden evlenmemesi gerekiyor.
yüreğinizi avuçlarına tereddüt dahi etmeden bırakabileceğiniz kişiyle evlenmek gerekiyor.
onun harici, birlikte aynı filmleri izleyebilmek, izlediğiniz filmleri ve okuduğunuz kitapları konuşabilmeniz gerekiyor.
aynı veya benzer mizah anlayışına sahip olmak çok önemli.
yani recep ivedik izlerken gülmekten yarılan bir eşim olsun istemem açıkçası.
her şeyden önce arkadaş olmayı başarmak gerekiyor.
çoğu boşanmanın sebebi budur arkadaş olamamak.
yine tarafların kendilerine ait bir alan bırakmaları gerekiyor.
yani sırf evlendiniz diye kimse kimsenin sahibi olmuyor.
karı koca olmaktan önce kişi bir bireydir ve insanın bazen sadece kendisiyle kalmaya ihtiyacı vardır. bazı insanların buna daha çok ihtiyacı vardır.
kendi özelimde konuşacak olursam, her sabah pencereme gelen bir kedim var.
ben uyurken beni öyle bir izliyor ki kesin bana âşık ya.
he işte ben uyurken bana böyle bakması gerekiyor.
belki horlarım, belki ağzım iki metre açık kalıyordur uyurken.
sonuçta insanız her zaman hanfendi kalamayabilirim.
hem iyi günde, kötü günde demiş olacağız.
lafla peynir gemisi yürümüyor kolaysa ben horlarken sevsin beni.
devamını gör...
aileden birinin ölmesiyle gelen boşluk hissi
işin korkunç olan yanı şu ki, o kişinin ruhu sizin içinizde ölüyor. ama bedeni mutfakta su içiyor.
devamını gör...
efsun
hayatımdaki yakın çevrem bana efsun der bazen ayrıca sihir anlamına gelir.bundan bi iki sene bana öyle seslenilmeye başlanmasına rağmen ikinci adım gibi oldu ve çok sevdiğim bi kelime gerçekten.
devamını gör...
miyofasyal ağrı sendromu
toplumda kulunç olarak bilinen durumdur.
bir kas grubu veya tek bir kasta olan ağrı ve hassasiyet mevcuttur.
tetik noktaların varlığı ile karakterizedir.
etyolojide fiziksel yorgunluk,stres ve kötü postür yer alır.
tedavide hasta eğitimi, tetik nokta enjeksiyonu(lokal anestezik),kuru iğne uygulaması yapılabilir.
bir kas grubu veya tek bir kasta olan ağrı ve hassasiyet mevcuttur.
tetik noktaların varlığı ile karakterizedir.
etyolojide fiziksel yorgunluk,stres ve kötü postür yer alır.
tedavide hasta eğitimi, tetik nokta enjeksiyonu(lokal anestezik),kuru iğne uygulaması yapılabilir.
devamını gör...
giambattista vico
ilk modern tarih felsefecisi olarak bilinir. hatta tarih epistemologu denilebilir.
magnum opus*'u ''nova scienza''dır.* kartezyen anlyışın temeli olan 'gerçek bilimin nedenler bilimi' olduğu anlayışını benimsemiştir. vico'nun yaşadığı zamanda etkin olan bilim anlayışı bacon'cı ve descartes'ci anlayıştı. hem deco hem baco verum'un factum'a ilişkin olduğunu söyler. yani bilgi, nesne içredür. bacon empirik metot ile, deco rasyonel metot ile olguların nedensel bağlantısını olduğu haliyle kavrayabilecekleri inancındadırlar. vico burada devreye girer ve der ki : ''hop hemşerim nereye''. bu italyancası tabi. türkçesi şudur : acaba gerçekten de fiziksel dünyanın nedenselliği hakkında kesin bi bilgiye sahip olabilir miyiz? verdiği yanıt ise baco ve deco'cu anlayışı zıplatacak cinstendir : biz ancak kendi neden olduğumuz şeylerin nedenlerini doğru olarak bilebiliriz. doğa bizim yarattığımız olgular toplamı değildir. dolayısıyla doğayı tanıma yolu da açık değildir. dekart'ın formüle ettiği şekliyle matematikten yararlanıp bilimsel olarak doğayı incelemekle gerçek doğal nedenleri değil, doğanın sadece soyut düşünce ve algıya açık olan kısmının* nedenlerini anlayabiliriz.
son olarak vico yola aynı deco gibi cogitare* ile çıkar. ancak tam tersi sonuca varır. descartes şüphesini en sonunda matematik ile bastırırken, vico'yu şüphe denizinden kurtaran liman ''mondo civile''dir*. kısaca biz ancak kendi yaptığımız şeylerden şüphe edemeyiz der ve arrivederci diye bitirir.
magnum opus*'u ''nova scienza''dır.* kartezyen anlyışın temeli olan 'gerçek bilimin nedenler bilimi' olduğu anlayışını benimsemiştir. vico'nun yaşadığı zamanda etkin olan bilim anlayışı bacon'cı ve descartes'ci anlayıştı. hem deco hem baco verum'un factum'a ilişkin olduğunu söyler. yani bilgi, nesne içredür. bacon empirik metot ile, deco rasyonel metot ile olguların nedensel bağlantısını olduğu haliyle kavrayabilecekleri inancındadırlar. vico burada devreye girer ve der ki : ''hop hemşerim nereye''. bu italyancası tabi. türkçesi şudur : acaba gerçekten de fiziksel dünyanın nedenselliği hakkında kesin bi bilgiye sahip olabilir miyiz? verdiği yanıt ise baco ve deco'cu anlayışı zıplatacak cinstendir : biz ancak kendi neden olduğumuz şeylerin nedenlerini doğru olarak bilebiliriz. doğa bizim yarattığımız olgular toplamı değildir. dolayısıyla doğayı tanıma yolu da açık değildir. dekart'ın formüle ettiği şekliyle matematikten yararlanıp bilimsel olarak doğayı incelemekle gerçek doğal nedenleri değil, doğanın sadece soyut düşünce ve algıya açık olan kısmının* nedenlerini anlayabiliriz.
son olarak vico yola aynı deco gibi cogitare* ile çıkar. ancak tam tersi sonuca varır. descartes şüphesini en sonunda matematik ile bastırırken, vico'yu şüphe denizinden kurtaran liman ''mondo civile''dir*. kısaca biz ancak kendi yaptığımız şeylerden şüphe edemeyiz der ve arrivederci diye bitirir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
bir şarkı var ki, söylemeyen kalmadı. ancak benim için o kişi ve o şarkısı hiç değişmedi.
“and now, the end is here”
frank sinatra - my way
“and now, the end is here”
frank sinatra - my way
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
türkiye'de tartışma kültürünün adımları;
1) karşıdaki insanın konuşmasına izin vermeden durmaksızın kendi argümanlarını anlatmak.
2) karşıdaki insan argümanlarını anlatırken durmadan lafını kesmek.
3) haklı çıkılamayan konuyu alıp bir anda başka bir yere götürmek. (sen onu diyorsun ama bir de şu var gibi)
4) argümanlarla haklı çıkılamadığında sesini yükselterek karşı tarafı bastırmaya çalışmak.
5) karşı tarafa küfür etmek ve/veya çevreden destek gelmesini sağlayacak iftiralar atmak.
6) argümanların ve beynin yetmediğini anlayıp kavga çıkarmak.
ve kapanış.
1) karşıdaki insanın konuşmasına izin vermeden durmaksızın kendi argümanlarını anlatmak.
2) karşıdaki insan argümanlarını anlatırken durmadan lafını kesmek.
3) haklı çıkılamayan konuyu alıp bir anda başka bir yere götürmek. (sen onu diyorsun ama bir de şu var gibi)
4) argümanlarla haklı çıkılamadığında sesini yükselterek karşı tarafı bastırmaya çalışmak.
5) karşı tarafa küfür etmek ve/veya çevreden destek gelmesini sağlayacak iftiralar atmak.
6) argümanların ve beynin yetmediğini anlayıp kavga çıkarmak.
ve kapanış.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
sözlüğün örnek yazarlarındandır, kalemine nazar değmesin.
devamını gör...
patates ve soğanın bedava dağıtılması
almanya: pandemi nedeniyle bütün öğretmenlere bilgisayar hediye edeceğiz.
isviçre: asgari ücretimiz dünyanın en yüksek asgari ücreti.
türkiye: halkımıza patates ve soğan dağıtıyoruz!!!!
isviçre: asgari ücretimiz dünyanın en yüksek asgari ücreti.
türkiye: halkımıza patates ve soğan dağıtıyoruz!!!!
devamını gör...
kuvaterner
diğer bir ismi dördüncü jeolojik zamandır. bu zamanda;
-ege denizi oluşmuştur.
-çanakkale ve istanbul boğazları oluşmuştur.
-buzul çağlarından sonra iklim, günümüzdeki koşullara ulaşmıştır.
-yeryüzünde insan yaşamı başlamıştır.
-ege denizi oluşmuştur.
-çanakkale ve istanbul boğazları oluşmuştur.
-buzul çağlarından sonra iklim, günümüzdeki koşullara ulaşmıştır.
-yeryüzünde insan yaşamı başlamıştır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hatırlar mısınız bilmem ama bir ara düğünlerde davulculara 1 dolar saçma modası vardı. deste deste 1 dolar saçarlardı. acaba o dolarları saçanlar akşam rahat uyuyorlar mı? pişmanlıklarına 10 üzerinden kaç verirler? davulcular zengin oldu mu? davulculara hala para saçılıyor mu? kafamda çok deli sorular var. doların her artışında bunu düşünüyorum.
devamını gör...
çift maske takmak
diğerlerinin dikkat etmediğini görünce önlem katsayısını artıran eylemdir.
devamını gör...
balkon evin bir parçası mıdır sorunsalı
tüm evin projesini mimar çizdi de balkonu grafikere mi çizdirdiler diye düşündüren başlık. analıktan mı kardeşim balkon?tabi ki evin bir parçası.
devamını gör...
ölçek
harita üzerinde iki nokta arasındaki mesafenin, arazi üzerindeki aynı mesafeye oranıdır.
devamını gör...
kafa sözlük trollerinin aşırı yakışıklı olması
kendisine yakışıklı diyen troll hezeyanı.
devamını gör...
faust
johann wolfgang von goethe tarafından yazılan tiyatro oyunu. goethe’nin bütün eserlerinin birleşimi olarak kabul edilir. eserin yazımı neredeyse bir ömür sürmüştür. bir başyapıttır.
eserin konusu şok eski bir hikayeye dayanır. goethe'den önce birçok yazar tarafından defalarca işlenmiş bir konu olan faust, daha önce de bir ingiliz yazarı olan christopher marlowe tarafından 1564-1593 yılları arasında doktor faustus adıyla işlenmiştir.
oyunun baş kahramanı faust, felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini, teolojiyi araştırmış, gençlik ve olgunluk çağını yeryüzünün sırlarını çözmek için tüketmiştir. tanrı'dan faust'u doğru yoldan çıkarmak için izin isteyen mefistofeles,onun bunalımlar içinde olduğu bir gece karşısına çıkar ve faust'a dünya hazlarını vadeder.bir iddiaya girerler. mefistofeles, onun bilgi hastalığından kalbini kurtaracak, yaşatacağı en güzel hazlar karşısında faust "dur ey zaman, ne güzelsin!" diyecek olursa iddiayı mefistofeles kazanmış olacaktır. mefistofeles, faust'u gençleştirir ve ona aşk duygusunu tattırır. faust, bu duyguyu sadece gretchen adlı genç bir kızdan çok ötede helene idealine kadar hissedecek, ama her şeye karşın mefistofeles'e beklediği cevabı vermemekte direnecek ve mefistofeles iddaayı kaybedecektir.
gustaf gründgens’in mefistoyu canlandırdığı 1960 yapımı film almancanın diyalektiğine muhteşem bir örnektir.
“her zaman kötülüğü isteyen ve her zaman iyiliği yaratan büyük gücün bir parçası”
eserin konusu şok eski bir hikayeye dayanır. goethe'den önce birçok yazar tarafından defalarca işlenmiş bir konu olan faust, daha önce de bir ingiliz yazarı olan christopher marlowe tarafından 1564-1593 yılları arasında doktor faustus adıyla işlenmiştir.
oyunun baş kahramanı faust, felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini, teolojiyi araştırmış, gençlik ve olgunluk çağını yeryüzünün sırlarını çözmek için tüketmiştir. tanrı'dan faust'u doğru yoldan çıkarmak için izin isteyen mefistofeles,onun bunalımlar içinde olduğu bir gece karşısına çıkar ve faust'a dünya hazlarını vadeder.bir iddiaya girerler. mefistofeles, onun bilgi hastalığından kalbini kurtaracak, yaşatacağı en güzel hazlar karşısında faust "dur ey zaman, ne güzelsin!" diyecek olursa iddiayı mefistofeles kazanmış olacaktır. mefistofeles, faust'u gençleştirir ve ona aşk duygusunu tattırır. faust, bu duyguyu sadece gretchen adlı genç bir kızdan çok ötede helene idealine kadar hissedecek, ama her şeye karşın mefistofeles'e beklediği cevabı vermemekte direnecek ve mefistofeles iddaayı kaybedecektir.
gustaf gründgens’in mefistoyu canlandırdığı 1960 yapımı film almancanın diyalektiğine muhteşem bir örnektir.
“her zaman kötülüğü isteyen ve her zaman iyiliği yaratan büyük gücün bir parçası”
devamını gör...
ikinci şansı herkes hak eder mi sorunsalı
bazıları ilk şansı da hakketmemekle birlikte, kimse ikinci şansı hakketmez.
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
yazın doğdum ve yazlardan nefret ederim. söyleyeceklerim bu kadardı, teşekkürler.
devamını gör...