domestik olarak buradan izlenebilecek videodur.
devamını gör...

fal bakan kişiye sesleniyorum;
"seni tanımak istiyorum yiğidim beni ara"
devamını gör...

"keşke lokasyon bilgisi paylaşılmasaydı" diyeceğim güzel haber.. hayvanlarımıza zarar verdi diyerek öldürmezler umarım...
devamını gör...

dağdaki ayı'nın saldırısıyla son bulur. doğa kanunları vahşidir cezanın en âlâsını verir.
devamını gör...

mikrodalga fırında 6-8 dakika erkeğinizi yeniden ısıtacaktır.
devamını gör...

samimiyet, nezaket, anlayış, merhamet.
devamını gör...

yoldaş'ın dertlerini anlatacağı, bazı konularda yazarlarını bilgilendireceği başlıktır. 

efendim; bazılarımız anlamıyor ya da pek acımasız davranmak mı istiyor bilmiyorum ama kafa sözlük kurumsal bir oluşum değil.
maslak’ta bir plaza katımız yok. tanıtım için şirket hesabımızda yüzbinlerce liramız yok. 
esasen bir şirket hesabımız da yok *
buraya inanan yazarların, yöneticisinin, okuyucusunun mütevazı destekleri ile güncel tuttuğumuz bir fonumuz var. 

bize sağda solda bal porsuğu diyorlarmış, ağızlarını yerim onların, ne de güzel betimlemişler.  
zira böylesine community bir projeyi, kurtlar sofrasında bilhassa 2021 yılında ayakta tutmak, işletmek ve büyütmek için safi iyi niyetten fazlasına ihtiyacınız var.
çelik gibi sinirler, dipçik gibi zinde bir beden, kısıtlı bütçe ile doğru hamleler, “işte cesaret, işte feraset, işte fazilet, işte fedakarlık, işte mertlik, işte adam gibi adamlık“ gerekiyor.*

hepinizin malumu olan; kafa sözlük büyüyüp medyada ufak ufak kendine yer bulmaya başlayınca, belirli çevrelerde dikkat çekmeye başladı. 
bizlerle dirsek temasında bulunmak isteyen, bizleri dolaylı yollarla yoklayan; büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi saim beyler de belirmedi değil. bir yatırım alıp burayı ticari bir kuruma dönüştürmek ve paranın altında kukla görevi görme niyetimiz yok.
en baştaki motivasyonumuz ( beeen yaşar usta) neyse bunu korumak konusunda kararlıyız.

reklam ve devasa yatırım bütçeleri olmadan ayaklarının üzerinde durabilen, tamamen bağımsız kalabilmeyi başarmış bir start up ile; 5 metrekare odasında büyük hayaller kurup, endişeli düşüncelere gark olmuş küçük girişimci ali, osman, hüseyin, merve ve diğer bir çok genç dostlarımıza/yoldaşlarımıza rol model olmak istiyoruz. 

bunu başaracağız... 


gel gelelim dillere pelesenk olmuş, son trendimiz olan kalite konusuna. 
canlar; bunu sağlayacak olan sizlersiniz, kaliteden şikayet edip hiçbir şey yapmamak olmaz.
kaldı ki, kalite ile alakalı yapılan eleştirilerin birçoğuna katılamıyorum.
bir kıyas içine girmek daha doğru mu olur? emin değilim lakin faal olan diğer sözlükleri inceleyebilirseniz, (bizim sözlüğümüz diye söylemiyorum) kafa sözlük bu konuda bariz farklar taşıyor.
sokakta 10 tane insan çevirsek; bunların elbet birkaçı troll, birkaçı gayri ciddi olacaktır. 

burası da herkese açık bir platform, genel kültür seviyesi düşük olan kimselere, "sen burada yazma" diyemeyiz nihayetinde.
ek olarak; sözlük konseptinin özünde liste&anket başlıkları var, buna engel olamayız. 
akış; her türlü başlığın ayırt edilmeden yayımlandığı kategoridir.
rahatsızlık duyan kimseler için belirli kategoriler getirdik,  #bilgi ya da  #kültür-sanat gibi alanları kullanabilirsiniz.
ya da yalnızca #takip ettiğiniz başlıkları veya yazarların tanımlarını okuyabilirsiniz. 

kaliteyi korumak ve artırmak için çok ciddi bir çaba içerisinde olduğumuzu da bilmenizi isterim.
misal olarak, 10 gün kadar önce bu sözlükte 24 saat içerisinde 9.000'in biraz üzerinde tanım girildi. 
bu sayıyı daha net anlayabilmeniz için şöyle anlatayım: malum sözlükte çaylakların tanımını çıkarttığımız zaman, günlük 17.000 - 22.000 arası tanım girilmekte. 
biz bunun yarısını 2.5 ayda yakalamışken, müdahil olmasak bu sayı katlanarak büyüyecekken ve sözlük çok daha ciddi yerlere gelecekken; ertesi gün 10'larca troll hesabı sözlükten uzaklaştırıp, bütün fake hesap sahiplerinin de hesaplarını kapattık. çaylaklık sistemini devreye sokup, yazarlık şartı için 100 karma puan koşulu getirdik. 
yaptığımız bu müdahalelerle an itibarı ile 3.500-5.500 bandına geriledik ancak böylesi içimize daha çok sindi.*

kısacası derdimiz nitelik yerine nicelik olsaydı, bunu seçme şansı önümüze gelmişti.
nefsimiz sınandı ve sınavı da geçtik.*
hem bir anda büyüyüp ne yapacağız? böylesi daha doğal, daha hormonsuz.

an itibarı ile;
aktif yazar sayımız : 1923
aktif çaylak sayımız  : 4149

yani öyle canım yazarlarım. şimdi gel gelelim bu uzuuun ve “bana ne ulan” dedirten yazının en can alıcı yerine...

burası bal porsuklarının sözlüğü. büyümek ve kocaman olmak için trendyol reklamlarına ihtiyacımız yok. 
şimdi, bu hikayeyi beraber yazmak için her birinizi bal porsuğu olmaya davet ediyorum ! 

moderasyonu teker teker aranızdan seçtim, seçmeye de devam edeceğim.
halihazırda aranızda dolaşan arkadaşlarınızın; bazıları sözlüğün grafiklerini hallediyor, bazıları tanıtımlarımıza ön ayak oluyor, bazıları youtube için montaj ve ses konusunda, bazıları avukat bu alanda, bazıları güvenlik için, bazıları seo için, bazıları da bağlantıları ile yardımcı olmaya çalışıyor. 

"şunu şöyle yap yoldaş, şöyle bir bağlantım var yoldaş, şunu yaparak sözlüğe bir şeyler kazandırabiliriz yoldaş",  hatta  "seni merak ediyorum yoldaş gelip bi sesini duyayım" gibi istekleriniz için discord hesabım halihazırda birçoğunuzda var.
olmayanlar için, özelden hesabınızı yazabilirseniz sizi ekleyebilirim. (-kullanıcı #5262- gibi)

imece bir model ile bir şeyler başarmaya çalışmamız bizi iddiasız yapmaz. halihazırda interaktif sözlükler sıralamasında anlık aktif yazar sayısı ve üretilen içerik gibi konuları baz aldığımızda en büyük ikinci sözlük pozisyonundayız. 
çok ama çok iddialıyız ve bunu başaracağız. bunu hep beraber başaracağız... (motivasyon konusunda bir fatih terim değilim, idare edin)

bunu başarırken de yardım organizasyonlarını hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz.
mottomuz: her ay 1 tane sosyal sorumluluk projesinde bulunmak.
geçtiğimiz aylarda 2 adet çok güzel ve faydalı projeyi yoğun katılım ve başarılı bir organizasyon ile gerçekleştirdik.
ilerleyen günlerde sokak hayvanları için de bir projenin içerisinde yer alacağız. arka planda hazırlık içerisindeyiz. 

her birimizin yazmaktan, üyesi olmaktan gurur duyacağı, göğsümüzü kabartacak bir kafa sözlük platformunu el ele inşa edeceğiz. 

sizleri pek seviyorum.
devamını gör...

tadı damağımızda kalan ve şimdilerde yedikçe hatırladığımız lezzet çocukluğumuzdur belki. biz çocuk olduğumuzda bir başkaydı dünya ve insanları. aaah ah, nerede o günler klişesine dahil olacağım günler gelmiş demek.
devamını gör...

sözlükteki beni bilen ilk insanlardan robnaja hanımefendi ile arka bahçesinde güzel işler çıkaran cenk beyin mikrofon arkasına geçeceği yayın.

ne güzel işler, ne güzel radyo, ne güzel insanlar?

uzun ömürlü ve hep keyifli yayınlar diliyorum, kolay gelsin..
devamını gör...

yönetmenliğini galder gaztelu-urrutia'nın yaptığı ispanyol gerilim-korku karışımı 2019 yapımı bir filmdir. olaylar; her katında iki kişinin bulunduğu ve çok katlı bir hapishanede yaşanmaktadır. mahkumlar çoğunlukla kendi istekleri doğrultusunda burada kalmak isteyenlerden oluşmaktadır. gelen mahkumlara sevdikleri yemekler sorularak menüye eklenir, yanlarında en sevdikleri bir eşyayı getirmelerine de izin verilir. bu hapishanede bir ay içinde rastgale bir şekilde hem mahkumlar hem de katlar değişmektedir. katların ortasında boşluk olup bu boşluktan günde bir kez yemekler gelir, ama yemekler en üst kattan başlayarak aşağıya doğru iner. tahmin edeceğimiz gibi üst kattakiler istedikleri kadar yemeklerden yiyebiliyorken, aşağıya doğru "arta kalan" yemekler inmektedir. herkes kendine kadar yese bir sorun olmayacaktır fakat insanoğlu bunu düşünebilmekte midir??
....
başrol oyuncumuz goreng (iván massagué), sigarayı bırakmak ve buradan çıkınca sahip olacağı "diploma"nın hevesiyle başvurur ve sistemin nasıl çalıştığı hakkında en ufak fikri yoktur. "aldırma gönül aldırma" moduyla girdiği bu hapishaneden yata yata çıkamayacağını da acı bir şekilde anlayacaktır. oyuncumuz yanına; cervates’in donkişot romanını almıştır. şu garipsediğimiz, ıssız bir adaya düştüğümüzde yanımıza alacağımız şeylere, artık daha ciddi bakmam gerektiğini düşünmekteyim bu filmi izledikten sonra. başrolümüz, ilk uyandığı gün, oda arkadaşından ve sonraki günler kendi de yaşayarak sistemin nasıl çalıştığını öğrenmeye başlar. platformda zaman geçirdikçe ufaktan yusuf yusuflarla bezenmiş “ben olmuşum donkişot” modunda hissettim kendisini.

beyin yakan filmlerden birisidir zannımca. haksızlıklar ya da sınıf ayrımı konusu işlendiği iletilse de herkesin farklı yorumlaar çıkaracağı bir film. filmle ilgili yorumları hem filmi izlemeden önce, hem de izledikten sonra tekrar okudum. öneririm. henüz ikinci kez izleme cesaretinde bulunamadığım filmdir.
devamını gör...

menderes'i astınız.
özal'ı zehirlediniz.
kirmizipisi'yi yedirtmeyiz! swh
devamını gör...

kimin annesi kimin babası.kimin halası kimin sevgilisi anlamadığım dizi. almanların tabiriyle insanı dunkof eden dizi.
devamını gör...

öye iştahlı yiyor ki kerata, kafayı gömüp hapur hupur yiyesi geliyor insanın...
nefis canım bu, canı istiyor insanın! açız aç..:)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'insan mutsuz, çünkü mutlu olduğunun farkında değil'

(dostoyevski)
devamını gör...

yatağının yanı başına konumlanmış mutluluk.

yatağımın kenarında tam 4 tane priz var. odamda 7, mutfakta 13, küçük odada 4 ama koca salonda sadece 1.

ne amaçlamışlar bilemedim. işin kötü tarafı evden çıkan kiracı evdeki tüm prizleri sökmüştü. duylarıda da sökmüştü. davlumbaz ve kombiyi de götürmüştü.
eve priz almak mı? yoksa yeni bir ev almak mı? arasında kalmıştım. kredi çekip priz aldım.
devamını gör...

gidip maaşımı atm'den çekiyorum, var mı daha yaşlı özellik ?
devamını gör...

1980 doğumlu türk seri katil. bebek yüzlü katil olarak bilinir. 10 cinayetten sorumlu. daha 18 yaşına girmeden önceleri kapkaç, saldırı, hırsızlık gibi suçlar işledi ve 17 yaşında hapis alemlerine daldı. 19 yaşındayken hapisten çıktı. ve 19 yaşındayken cinayetlere başladı. burdan zaten psikopat olduğu anlaşılıyor. hapis, aklını başına getirmemiş. kendi amcasını, 19 yaşındayken bıçaklayarak öldürmüş bir psikopattır. ve bunun için 5 yıl ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırıldı. fakat arkadaşlar, 21 yaşındayken şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı. daha sonra annesine cinsel tacizde bulunduğuna inandığı bir adamı öldürdü. ve yine hapse girince bu sefer kendisine akıl hastalığı teşhisi kondu. daha sonra, işte, klostrofobi denen şeyden varmış bu adamda, yani kapalı/küçük alanda kalma korkusu, bu doğrulanınca serbest bırakıldı. ve bir psikiyatri hastanesine sevk edildi. daha sonra bir müzik salonu sahibini, bir vekili ve bir de adamı bıçakladı. psikiyatrik raporu var diye duruşması sırasında gözaltına alınmadı. daha sonra alanya cezaevinin iki gardiyanını sokakta bıçaklayarak öldürdü. ve kişilik bozukluğu tanısıyla manisa'da bir psikiyatri hastanesine yerleştirildi.

2000 yılında, bir gece, oda arkadaşı tecavüzcü ve çocuk katili olan ayhan kartal'ı öldürdü. ki ayhan kartal, "izmir canavarı" olarak bilinir. ki ayhan kartal'ı öldürmede, kendisine akıl hastası, cinayet hükümlüsü tayfun şahin de yardım etti. ali kaya, ayhan kartal'ı boğazından ve midesinden bıçakladı. bu olaydan sonra kendisine "bebek yüzlü katil" lakabı takıldı. 2001 yılında tutuklandı ve şanlıurfa cezaevine yerleştirildi.

ama serbest kaldıktan sonra bir adamı daha öldürdü. 2013 senesinde ali kaya, şiddetli bir çatışmadan sonra jandarma tarafından tekrar yakalandı.

ayrıca kendisi 2003 yılında şanlıurfa cezaevinden kaçmıştır. 2004 yılında alanya, mahmutlar köyünde şüpheli bir aracın durdurulması sonucu yakalanmıştır. sahte bir kimlik kartına sahipti. üzerinde de, birtakım kişilerin isimlerini içeren uzun bir "ölüm listesi" bulundu. bu kişilerin kendisine çocukluğunda tacizde bulunduğunu iddia etti.

ali kaya sorgulamasında şöyle der,

dört sene sonra geldim. yine en kısa zamanda geri döneceğim. günahkarlarla ve düşmanlarımla hesaplaşacağım. görevimi başarıyla yapamadım fakat mutlaka yapacağım. toplumu kötü insanlardan temizleyeceğim.

ali kaya'nın, "durdurulana kadar adam öldürme" gibi bir özelliğe sahip olduğu belirtilir.

5 ocak 2014 senesinde ali kaya ikinci kez kaçmayı başarmıştır. 3 mart 2014 zamanı, bir arkadaşının evinden kaçarken güvenlik güçleri tarafından yakalandı. yakalandığında elinde bir tabanca ve on kişinin ölüm listesi bulundu. tekrar cezaevine iade edildi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ukde kalmak, yapılamayan bir işten dolayı bunun akılda kalması anlamına gelmektedir.

hepimizin içimde ukde kaldı dediğimiz şeyler vardır. benim de var. çok sevdiğim ingilizce bir kitap vardı, henüz türkçe'ye tercüme edilmemişti. onu türkçe'ye çevirmeyi çok istemiştim ama olmadı maalesef. sonra o kitabın türkçesini de okudum, neyse ki güzel bir şekilde çevrilmiş. meslektaşımı tebrik eder, ukdesi kalan yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim. *
devamını gör...

tüm ülkelerde yayılmasını umut ederim. eşitlikse, özgürlükse önce "normallerimizi" değiştirmek için böyle küçük ama sağlam adımlar atılmalı diye düşünüyorum.
devamını gör...

"bir yerde okumuştum" cümlesini konuşmanın gidişatını belirlemek için kullanırım. "nerede okumuştun?" diye sorulursa belirtir, daha çok detay veririm. sorulmazsa, pek de ilgisini çekmediğini anlar konuşmamı daha kısa tutarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim