tv de pc de telefonda ve araba radyosu gibi şeyler de ses sayılarını 5-10-15-20-25-30 gibi ayarlamak.
devamını gör...

"insan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat."

oblomov
devamını gör...

yaşınızın; isteklerinize engel olmayacağını anlamanız gerektiğini ifade eder.
bir yerde okumuştum; 80 yaşındaki bir kadın, çocukluğundan beri keman çalmak istermiş. buna ancak 50 yaşında zaman ve para ayırabilmiş. yaşının çok geç olduğunu düşünerek vaz geçmiş. şimdilerde ise;

keşke o zamanlar çalmayı öğrenseydim şimdi 30 yıldır keman çalıyor olacaktım
, diye çok pişman.
devamını gör...

benim hâlâ var, yoksa bunun başka bir açıklaması olamaz. sabah sabah yedi bitirdi beni hanımefendi.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merak yüzünden burnumuzun boktan çıkmıyor oluşudur.
devamını gör...

van gogh "the stary nihgt" adlı resminde gökyüzünde iki mavi renk kullanmıştı; ultramarine ve cobalt blue. bakalım, mavi rengi nasıl çeşitlemiş?

*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
1- *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2-
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
3-
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
4-
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
5-
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
6-
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
devamını gör...

parmak maymun olarak da bilinen "cüce ipek maymunu" doğada var olan 13 maymun türünün en küçüğüdür. boyları yaklaşık olarak 13 cm'dir.
parmak maymun güney amerika'daki yağmur ormanlarında yaşayan küçük bir maymun türüdür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayrıca çokta tatlılar
devamını gör...

ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme; yalnızca gölge vermesi ağaçların.
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.
ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.

şükrü erbaş- insanın acısını insan alır
devamını gör...

bir çoğumuz isteyerek ya da istemeyerek günde bir kaç defa kalp kırar, farkına bile varmayız. bazen bir sözle, bazen davranışla yaparız bunu. fakat arkamıza dönüp bakmayız bile, kırdığım var mı? kırılan kalplerden dökülen gözyaşı var mı diye.

oysa hatayla, yanlışlıkla bile olsa, incinen kalbe ilaç olmak, sarıp sarmalamak o kırılan kalpten akan yaşları şefkat mendiliyle silmek insan olmanın gereğidir.
aslında zor bir şey değildir.
tatlı sözle, güler yüzlü gönül almak, kırılan o kalbi onarmak ve yeniden kazanmak.
dahası bunun için çabalamak, gayret etmek ve bunu en içten bir şekilde yapmak.
sonrasında incinen kalbin acısını, yangınını söndürmek. onu ferahlatmak, rahatlatmak; topraktan çıkan filiz gibi yenisini yeşertmek gönüllerden...

belki bu konular size bildik tanıdık gibi gelebilir. ama bilmek bazen yeterli gelmiyor işte.
ne yapmamız gerektiğini bilmemize rağmen zor geliyor bunları hayata geçirmek.

en güzeli geride suçluluk duygusu, pişmanlık ve keşkelerle dolu bir hayat bırakmamak için kalp kırmaktan sakınalım.
sokakta gördüğümüz bir köpeğin veya kedinin bile duygularını incitmemeye özen gösterelim.
nezaket ve kibarlık ile tüm kalplere dokunalım...
devamını gör...

john william waterhouse'un 1881 yılında tamamladığı, oldham galerisinde sergilenen tuval üzerine yağlıboya eseri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kirke, homeros'un odysseia'sında güneş tanrısı helios'un kızı olarak belirtilir. kirke, uzak bir adada yaşar ve sarayı vahşi hayvanlarla dolu bir ormanla çevrelenmiştir.
ustalıkla yağtığı bitkisel iksirleri, ormanı işgal eden yaratıkları uysallaştırmak ve kayıp denizcileri uyutmak için kullanır. bu sahnede odysseus'a iksirlerinden birini ikram etmektedir, fakat odysseus onun hilekarlığı konusunda daha önceden uyarılmıştır...
devamını gör...

bütün çaylaklar eşittir, ama bazı çaylaklar daha eşittir.
yoldaş benjamin franklin

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ailelerine sabır dilerim. fakat ateş düştüğü yeri yok yakıyor maalesef ne zaman kurtulacağız bu terör belasından.
devamını gör...

kitle psikolojisi en iyi şekilde propaganda aracılığıyla kontrol altına alınır. bu propagandayı bazen din adamları, bazen devlet adamları, bazen büyük şirketler, çoğunlukla da hepsi birlikte yapar.

hemen bir örnekle açıklayayım. sene 2004'te ingiltere; abd-ırak savaşına asker gönderme kararı alıyor. ingiliz halkı bu karara, yapılan anketlerde %70'in üzerinde olumsuz görüş belirtiyor, asker gönderilmesini istemiyor. daha sonra ırak'ta bulunan resmi bir belgede ırak'ın yani saddam hüseyin'in ingiltere'ye nükleer başlıklı füzeyle saldırı planladığı ortaya çıkıyor. bu belge bir anda ingiltere'deki bütün televizyon ve radyo kanallarında hızla yayılıyor. ingiliz halkı çok kısa bir süre içerisinde asker gönderme kararına %70'in üzerinde olumlu bakıyor bu sefer. ingiltere hükümeti asker gönderiyor, savaşta etkin rol alıyor ve sonra bu belgenin sahte olduğu ortaya çıkıyor.

tarih boyunca kitleyi etkilemek, teker teker bireyleri etkilemekten her zaman daha kolay olmuştur. bunun için örnekte gördüğümüz gibi küçücük bir kağıt parçası yeterli olmuştur. sahte de olsa.
devamını gör...

kendimi yakın hissettiğim bir insan. ahmet kaya'sıyla, mor rengiyle... benzer yönlerimiz var ve hayli doğal. sigara meretiyle uğraşmamız bile benziyor birbirine. eğer canım uykusuzkahve'me ruh ikizim demeseydim muhtemelen kendisine derdim.

bir garip hüzün sardı beni. uykusuzkahve dedim ya, belki ondandır. neyse tüttürsün bakalım ahmet abi;
devamını gör...

bugün ilk defa denk geldim.. bu sözlük beni çok güldürüyor. (bkz: bir oturuşta bitirilen kitaplar) da kendimi kaybetmişim sözlük diyor soluklann yiğit miğit.. (bkz: yiğidim aslanım) yakında fonda çalan müzik bekliyorum hadi canlarım.

nice koç yiğitler yere serilir.
ölen ölür kalan sağlar, sağlar bizimdir...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cnbc-e’de izlediğim 5 sezonluk , ilk gösterimi 1997 yılı olan dizi. robert downey’i de ilk bu dizide görmüştüm; tahminimce de bu diziyle ünlenmiştir.

başrolde olan calista flockhart , aynı zamanda indiana jones filminden tanıdığımız harrison ford’un eşi. dizide ise genç ve başarılı bir avukatı canlandırıyor. duygusal olarak çalkantılı, aşk hayatında başarısız olmuş, bununla birlikte eski sevgilisiyle aynı yerde çalışmak zorunda kalmış bir karakter.

ofisteki diğer çalışanların da normal bir profil çizdiğini söyleyemeyiz. zaten şirketin sahibi olan richard fish’in sürekli değişen aşk hayatı her bölümde yer alıyor. lucy liu’nun da dizinin kadrosunda olduğunu belirteyim.

en çok sevilen ve bilinen sahnesi dancing baby olarak bilinir. biyolojik saatinin tik takları ve geç kalmışlık hissiyle gördüğü halüsinasyon:



dizi bir kaç defa emmy ödülü aldı. 5.sezondan sonra izleyici kitlesi azalınca iptal edildi.
devamını gör...

tadı her zamanki kahvelerden daha tatlı gelen kahvedir.
o temizlik kokusunu burundan alır yerine mis gibi bir koku bırakır. yorgunluğu da götürmesi cabası. ufak bir terapi yöntemidir.
devamını gör...

atatürk, “gidip, toros dağları'na bakınız, eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez.”bu canları unutup kaderine terk edersek önce insanlığımızı sonra da vatan sevgimizi sorgulamalıyız…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: bilemezsin)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim