buz dansı
buz dansı, artistik buz pateni (figure skating) disiplinidir. bir kadın ve bir erkek sporcu ile yapılan buz dansı genelde ayak oyunlarına, dans tutuşlarına ve müzikle uyuma yoğunlaşır.
kural farklılıkları nedeniyle diğer artistik buz pateni disiplinlerinden ayrılan buz dansı, spordan ziyade bir sanat gösterisi gibidir.
yarışmaların en zevkli kategorilerinden biri olan buz dansı 1952 yılında dünya artistik patinaj şampiyonaları kapsamına alınmıştır.
paganini’nin caprice 24 eşliğinde 2009 yılında gelen avrupa şampiyonluğu.
kural farklılıkları nedeniyle diğer artistik buz pateni disiplinlerinden ayrılan buz dansı, spordan ziyade bir sanat gösterisi gibidir.
yarışmaların en zevkli kategorilerinden biri olan buz dansı 1952 yılında dünya artistik patinaj şampiyonaları kapsamına alınmıştır.
paganini’nin caprice 24 eşliğinde 2009 yılında gelen avrupa şampiyonluğu.
devamını gör...
boyu 155 cm olan kız
böyle başlıklar açarak insanların başkalaştırılması, sınıflandırılması çok gereksiz. boyu 1.55 tir , yani?
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
.
devamını gör...
kitap alıntıları
birkaç kitap getir bana, ama yeni olmasın. yüreğimde yeni bir şey okuyacak güç kalmadı.
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
devamını gör...
sabırla beklenen şeyler
hayatımın yoluna girmesini bekliyorum ben. bunca zaman olmadı olunca tam olacak diyorum. beklediğime değsin istiyorum.
not: beklediğim olursa bu başlık güncellenecektir.
not: beklediğim olursa bu başlık güncellenecektir.
devamını gör...
aşık olmak
yemek yemeği unutmaktır.
devamını gör...
cem karaca şarkılarındaki ölümcül cümleler
bu hasretlik bize zulüm
hazin hazin ağlar gönül..
hazin hazin ağlar gönül..
devamını gör...
mamihlapinatapai
güney amerika'da yaghan dilinden bir kelimedir. “iki insanın da yapmak istemediği, ancak ikisinin de söylemeye çekindiği için yapmamalarını umarak karşılıklı bakışmaları” anlamına geliyor bu kelime.
guiness rekorlar kitabı’na dünyanın en az ve öz kelimesi olarak girmiştir.
guiness rekorlar kitabı’na dünyanın en az ve öz kelimesi olarak girmiştir.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
azıcık hırs yapsan hayat daha güzel olacak. biraz istikrarrr... bak yolun sonu pişmanlık ben sana diyeyim.
devamını gör...
quo fata ferunt
kendisinin duygu, düşünceleri ve bizimle paylaştığı tanımları da mahlası gibi “gorgeous” türkçesiyle “muhteşem” olan bir yazarımız. yazdıklarını her fırsatta okumaya çalışıyorum. bazı tanımları o kadar güzel ki insanı alıp götürüyor açıkcası. hatta bir tanımında da dediği gibi o “ölümsüzleştiriyor” bizler okuyoruz ve bize keyif veriyor. hani bir söz vardır ya “dünyada adını hatırlayan son kişi öldüğünde hiç yaşamamış sayılacaksın”. bu dünyada hatılanmak istiyorsan iz bırakacaksın, eser bırakacaksın, ölümsüzleştireceksin. siz ölümsüzleştirmeye devam edin bizler de keyifle okuyalım kıymetli yazarımız.
devamını gör...
11. peron
gökhan duman tarafından yazılan, avrupa'daki gurbetçilerin anılarının yazıldığı bir kitap. okurken duygulanmamak elde değil, beni en etkileyeni ise şudur:
"12 işçi köln’de bir pansiyonda kalıyorduk. bizim pansiyonun en yaşlısı muharrem abinin okuma yazması yoktu.
bir gün elinde mektupla geldi, ‘yengen yollamıştır belki şunu bana okur musun bayram?’ dedi. bir kıyıya geçtik, mektubunu tane tane okudum. yenge yollamıştı... hem dinledi, hem ağladı.
birkaç gün sonra ‘bir de cevap yazalım bayram’ dedi. oturduk iki sayfa yazdık. gel zaman git zaman bu iş benim üstüme kaldı. iki haftada bir mektup okuyup cevap yazıyorduk. artık aileden biri sayılırdım, her şeylerini biliyordum.
son mektupta muharrem abinin hanımı ‘sağ olsun bizim komşunun kızı gülizar ne zaman istesem sana mektup yazıyor’ diye not düşmüş. meğer yengenin de okuma yazması yokmuş, o da tanıdık birine yazdırıyormuş. muharrem abi cevabi mektubunda şöyle yazdırdı: ‘allah razı olsun bizim bayram da beni kırmıyor, hem okuyor hem yazıyor.’
işte her şey o günden sonra başladı. ben muharrem abiden habersiz mektubun sonuna ‘gülizar hanım yazınız pek güzelmiş, okunması çok kolay’ minvalinde bir not düşünce o da bana bir şeyler yazdı. o notlar zamanla çeyrek sayfa, hatta yarım sayfayı bulmaya başladı.
tabii ne muharrem abi ne de yenge hanım bu durumdan haberdar. öyle öyle biz işi büyüttük. gülizar ailesinden çekindiği için kendi ismine mektup yazamıyordum. muharrem abinin mektubunun bir kısmını kendime ayırıp öyle haberleşebiliyordum. o da aynısını bana yapıyordu. yani onların gurbet mektupları bizim de aşk mektuplarımız olmuştu aynı zamanda.
çok vakit geçmeden konuyu muharrem abiye açtım. ‘ulan bayram ben bir söylüyorum sen üç yazıyordun meğer ondanmış’ dedi, gülüştük. gülizar’ı istemeye gittik, dört ay içinde evlendik çok şükür.
ama o mektupları bize vermediler. aşk mektuplarımız onlarda kaldı."
"12 işçi köln’de bir pansiyonda kalıyorduk. bizim pansiyonun en yaşlısı muharrem abinin okuma yazması yoktu.
bir gün elinde mektupla geldi, ‘yengen yollamıştır belki şunu bana okur musun bayram?’ dedi. bir kıyıya geçtik, mektubunu tane tane okudum. yenge yollamıştı... hem dinledi, hem ağladı.
birkaç gün sonra ‘bir de cevap yazalım bayram’ dedi. oturduk iki sayfa yazdık. gel zaman git zaman bu iş benim üstüme kaldı. iki haftada bir mektup okuyup cevap yazıyorduk. artık aileden biri sayılırdım, her şeylerini biliyordum.
son mektupta muharrem abinin hanımı ‘sağ olsun bizim komşunun kızı gülizar ne zaman istesem sana mektup yazıyor’ diye not düşmüş. meğer yengenin de okuma yazması yokmuş, o da tanıdık birine yazdırıyormuş. muharrem abi cevabi mektubunda şöyle yazdırdı: ‘allah razı olsun bizim bayram da beni kırmıyor, hem okuyor hem yazıyor.’
işte her şey o günden sonra başladı. ben muharrem abiden habersiz mektubun sonuna ‘gülizar hanım yazınız pek güzelmiş, okunması çok kolay’ minvalinde bir not düşünce o da bana bir şeyler yazdı. o notlar zamanla çeyrek sayfa, hatta yarım sayfayı bulmaya başladı.
tabii ne muharrem abi ne de yenge hanım bu durumdan haberdar. öyle öyle biz işi büyüttük. gülizar ailesinden çekindiği için kendi ismine mektup yazamıyordum. muharrem abinin mektubunun bir kısmını kendime ayırıp öyle haberleşebiliyordum. o da aynısını bana yapıyordu. yani onların gurbet mektupları bizim de aşk mektuplarımız olmuştu aynı zamanda.
çok vakit geçmeden konuyu muharrem abiye açtım. ‘ulan bayram ben bir söylüyorum sen üç yazıyordun meğer ondanmış’ dedi, gülüştük. gülizar’ı istemeye gittik, dört ay içinde evlendik çok şükür.
ama o mektupları bize vermediler. aşk mektuplarımız onlarda kaldı."
devamını gör...
mutluluk
neden iki mutluluk aynı anda olamıyor ?
neden bir tarafım baharken diğer tarafım kış oluyor?
mutluluk benim için; karanlık bir havada aniden bir güneşin doğmasıydı, yani hiç beklenmediğim, olmayacağını düşündüğüm şeylerin bir anda kapımı çalmasıydı, ama o kapıyı çalan olmadı, olamadı...
neden bir tarafım baharken diğer tarafım kış oluyor?
mutluluk benim için; karanlık bir havada aniden bir güneşin doğmasıydı, yani hiç beklenmediğim, olmayacağını düşündüğüm şeylerin bir anda kapımı çalmasıydı, ama o kapıyı çalan olmadı, olamadı...
devamını gör...
doğunun paris'i
1970'e kadar beyrut idi.
bence hala beyrut'tur. sinema-sanat-tarihi yapılar-moda-eğlence her türlü kalite mevcut.
haaa diyeceksiniz ki bütün örgütler cirit atıyor.
adama demezler mi, paris gettolarında dinci işid militanları da cirit atmıyor mu ? paris sokaklarında az mı bomba patladı.
beyrut limanı patladı, notre dame katedrali'nde yangın çıktı hocamlar.
bence aynı kaderi paylaşıyorlar.
sonuçta beyrut limanı patlaması, orada neden ve nasıl bekletildiği belli olmayan patlatıcılar zaman aşımına uğrayıp patladıysa*,
notre dame katedrali yangınını da bir işçi, sigarasının izmaritini yanlışlıkla atmasıyla başlattı.*.
hem nadine labaki'nin filminin cannes film festivalinden jüri ödülü almasıda mı gol değil?
bence hala beyrut'tur. sinema-sanat-tarihi yapılar-moda-eğlence her türlü kalite mevcut.
haaa diyeceksiniz ki bütün örgütler cirit atıyor.
adama demezler mi, paris gettolarında dinci işid militanları da cirit atmıyor mu ? paris sokaklarında az mı bomba patladı.
beyrut limanı patladı, notre dame katedrali'nde yangın çıktı hocamlar.
bence aynı kaderi paylaşıyorlar.
sonuçta beyrut limanı patlaması, orada neden ve nasıl bekletildiği belli olmayan patlatıcılar zaman aşımına uğrayıp patladıysa*,
notre dame katedrali yangınını da bir işçi, sigarasının izmaritini yanlışlıkla atmasıyla başlattı.*.
hem nadine labaki'nin filminin cannes film festivalinden jüri ödülü almasıda mı gol değil?
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
oyun parkinizda istemediginiz insani uzaklastirdiniz zaten. simdi takilin poncik poncik. sizin zorbaliginiz, ortami lunaparka cevirmeniz yuzunden giden kacinci kaliteli yazar oldu ben saymayi biraktim. bir de yuzsuzce uste cikmaya calisiyorsunuz hala. ben de bunu anlayamiyorum.
6 7 ay once sozluge ilk geldigimde de yazmistim. sizin sadece disiniz poncik. ıcinizde inanilmaz bir nefret besliyorsunuz sizden olmayanlara karsi.
6 7 ay once sozluge ilk geldigimde de yazmistim. sizin sadece disiniz poncik. ıcinizde inanilmaz bir nefret besliyorsunuz sizden olmayanlara karsi.
devamını gör...
koltuk senin uygulaması
24 yaş altı gençler için istanbul büyükşehir belediye başkanı ekrem imamoğlu'nun hayata geçirdiği harika bir uygulama..
devamını gör...
küfretmeyi yasaklayarak elverişli bir sözlük olmak
küfür olmaması bu sözlüğün temel mottosu ve bu kurallar en başında belli. kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yok . bu platform farklı ve özel bu hali en doğrusu yani insan kendini küfür etmeden de ifade edebilmeli onun için katılmadığım tespit.
devamını gör...
çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
salona gecip kısık sesle cizgi film izlemek.
devamını gör...
astigmat
bir şeyler görüyorum ama ne? dedirtir.
devamını gör...

