ismi merak uyandıran kitaplar
varolmanın dayanılmaz hafifliği- milan kundera
otomatik portakal- anthony burgess
haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu - haruki murakami .
otomatik portakal- anthony burgess
haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu - haruki murakami .
devamını gör...
eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
üremeyi pil metaforuyla anlatmış, ama anlatırken kastettiği üremek olmayan, “karşılıklı bir sevgide buluşmak” olan, bunun da yalnız kadın-erkek arasında olabileceğini iddia eden bir yazar tarafından kaleme alınan önermedir…
ister ağlayarak günlüğünüze yazın, ister masaya çıkıp tepininiz efendim. lgbti+ bireyler vardır. varolmaları hakikattir. ve herkesin her şeyi öğrendiği/öğrenebildiği gibi saygı göstermenin seçim değil mecburiyet olduğunu öğreneceksiniz…
ister ağlayarak günlüğünüze yazın, ister masaya çıkıp tepininiz efendim. lgbti+ bireyler vardır. varolmaları hakikattir. ve herkesin her şeyi öğrendiği/öğrenebildiği gibi saygı göstermenin seçim değil mecburiyet olduğunu öğreneceksiniz…
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bunca yıldır tiksindiğim insan tabiatına karşı bazı zamanlar dizginlenmesi zor bir hayranlık besliyorum. ruhum bu ikilemin çarkları arasında ne zaman ezilse delirdiğimi düşünmekteyim. muhtemelen çoktan delirdim.
devamını gör...
creep
ingilizce'de sürüngen, ingilizce argodaysa sakat anlamına gelen sözcüktür.
--- alıntı ---
radiohead'in en sevilen şarkısıdır:
when you were here before, couldn't look you in the eye.
sen önceden buradayken, gözlerinin içine bakamazdım.
you're just like an angel, your skin makes me cry.
bir melek gibisin, tenin beni ağlatıyor
you float like a feather in a beautiful world
güzel bir dünyada, bir tüy gibi süzülüyorsun
ı wish ı was special, you're so fucking special.
keşke özel olsaydım, sen inanılmaz özelsin.
but ı'm a creep, ı'm a weirdo.
ama ben bir sürüngenim, ben bir ucubeyim
what the hell am ı doing here?
ben burada ne b.k yiyorum?
ı don't belong here.
ben buraya ait değilim.
ı don't care if it hurts
acıtmasını umursamıyorum
ı want to have control.
ben kontrole sahip olmak istiyorum.
ı want a perfect body
mükemmel bir beden istiyorum
ı want a perfect soul
mükemmel bir ruh istiyorum.
ı want you to notice when ı'm not around.
ben ortalarda yokken farketmeni istiyorum
you're so fucking special, ı wish ı was special.
sen inanılmaz özelsin, keşke özel olsaydım.
but ı'm a creep, ı'm a weirdo
ama ben bir sürüngenim, ben bir ucubeyim
what the hell am ı doing here?
ben burada ne b.k yiyorum?
ı don't belong here.
ben buraya ait değilim.
she's running out the door
o kapıdan dışarı koşuyor
she's running,she run, run, run, run, run.
koşuyor, koş, koş, koş, koş, koş.
whatever makes you happy,
seni her ne mutlu ederse
whatever you want.
her ne istiyorsan.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
radiohead'in en sevilen şarkısıdır:
when you were here before, couldn't look you in the eye.
sen önceden buradayken, gözlerinin içine bakamazdım.
you're just like an angel, your skin makes me cry.
bir melek gibisin, tenin beni ağlatıyor
you float like a feather in a beautiful world
güzel bir dünyada, bir tüy gibi süzülüyorsun
ı wish ı was special, you're so fucking special.
keşke özel olsaydım, sen inanılmaz özelsin.
but ı'm a creep, ı'm a weirdo.
ama ben bir sürüngenim, ben bir ucubeyim
what the hell am ı doing here?
ben burada ne b.k yiyorum?
ı don't belong here.
ben buraya ait değilim.
ı don't care if it hurts
acıtmasını umursamıyorum
ı want to have control.
ben kontrole sahip olmak istiyorum.
ı want a perfect body
mükemmel bir beden istiyorum
ı want a perfect soul
mükemmel bir ruh istiyorum.
ı want you to notice when ı'm not around.
ben ortalarda yokken farketmeni istiyorum
you're so fucking special, ı wish ı was special.
sen inanılmaz özelsin, keşke özel olsaydım.
but ı'm a creep, ı'm a weirdo
ama ben bir sürüngenim, ben bir ucubeyim
what the hell am ı doing here?
ben burada ne b.k yiyorum?
ı don't belong here.
ben buraya ait değilim.
she's running out the door
o kapıdan dışarı koşuyor
she's running,she run, run, run, run, run.
koşuyor, koş, koş, koş, koş, koş.
whatever makes you happy,
seni her ne mutlu ederse
whatever you want.
her ne istiyorsan.
--- alıntı ---
devamını gör...
alemdar mustafa paşa
1755 yılında hotin'de doğdu. babası rusçuk yeniçerilerinden hacı hasan ağa’dır. önce yeniçeri ocağı’na intisap etti. daha sonra rusçuk’ta hayvancılık ve ziraatla uğraşmaya başladı. bu sırada yörenin en güçlü âyanı olan tirsinikli ismâil ağa’nın hizmetine girdi. kabiliyeti sayesinde kısa zamanda yükseldi. kethüdâsı sıfatı ile onun bütün faaliyetlerinde başlıca yardımcısı oldu. lakabı, tirsinikli’nin bayraktarlığını yapmış olmasından gelmektedir.
uzun süre ruscuk ayanlığı hizmetinde bulundu. padişah 3.selim'e aşırı derecede bağlı biri olarak bilinirdi. kabakçı mustafa isyanı ile birlikte 3.selim tahttan indirilip yerine 4. mustafa tahta geçirildiğinde ruscuk'tan kendisine bağlı olan birliklerle istanbula geldi. amacı 3.selim'i tekrar tahta çıkarmak ve düzeni sağlamaktı. fakat mustafa paşa istanbula henüz vardığı sırada 4.mustafa alelacele bir kararla sultan selim ile şehzade mahmud'un ölüm emirlerini verdi. sultan selim'in ölümü osmanlı tarihinde büyük lekelerden biridir. niye diye soracak olursanız tarihte ilk defa osmanlı hanedanın'dan biri kılıç ile yüzü ortadan ikiye yarılmak suretiyle öldürülmüştür.
bostancılar sultan selim'i öldürdükten sonra şehzade mahmud'u aradılar fakat şehzade mahmud haremde kadınlar ve harem ağaları tarafından gizlendi. 4.mustafa'nı amacı kendisinden başka tahta namzet birini bırakmamaktı.
tüm bunlar olurken alemdar mustafa paşa saraya emrindeki birlikler ile birlikte varmıştı. fakat sultan selimi kurtarmak için geç kalmıştı. alemdar mustafa paşa şehrin tüm önemli noktalarına adamlarını yerleştirdi. sultan mustafa tahttan indirildi, yerine ölümden son anda kurtulan şehzade mahmud geçirildi. kabakçı mustafa yakalanıp idam edildi. bu sırada yeniçeriler istediklerini yaptıramayacaklarını bildikleri alemdar mustafa paşa ve sultan mahmud'u alt edip yeniden planla yapıyordu. alemdar paşa bu planlardan haberdar oldu ve 4.mustafa bir sabah vakti alelacele belinden kuşağı çekilerek boğduruldu. çatlak sesler kesilmişti.
2. mahmud tarafından sadrazamlığa atanan alemdar mustafa paşa ilk iş olarak 3. selim'in katlinde payı olanları cezalandırdı ve ele başlarını öldürttü. eylül 1808'de istanbul'a aralarında serezli ismail bey, kalyoncu mustafa, cebbarzade süleyman bey, karaosmanoğlu vb rumeli ve anadolu ayanları çağrıldı.
istanbul şehri, ayanların milis güçleri ile doldu. ayanlar çağlayan kasrı'nda bir "meşveret-i amme" denilen toplantıya katıldılar. sadrazam alemdar mustafa paşa bu toplantıda konuşma yaparak merkezi hükûmetin ayanların nüfuzlarını kendi bölgelerinde meşru olduğunu kabul edeceğini belirtti. buna karşılık ayanlar padişahın her emrine uyacaklarına ve istenildiği zaman ona askeri yardım sağlayacaklarına söz vermeleri gerekmekteydi. 29 eylül 1808'de bu koşullar bir belgeye konulup sened-i ittifak adı verilen bu belge ayanlar tarafından imzalandı. bu belge bir taraftan merkezi otoriteyi kuvvetlendirmekle beraber padişahın teorik mutlak iktidarına gölge düşürmekteydi. aynı zamanda merkezi otoritenin askeri konularda bile ayanlara bağlı olduğunu içermekteydi.
alemdar mustafa paşa'nın sadrazamlık döneminde istanbul'da barınan adamlarının yağmalara karışması, halka kabakçı mustafa isyancılarını aratır olması halk arasında huzursuzluk yaratmış, ona olan güveni sarsmıştı.
sened-i ittifak ise ıı. mahmud'a "padişahın otoritesinin kısıtlandığı" yönünde duyurulmuş, padişah paşaya karşı kışkırtılmıştı.
alemdar mustafa paşa'nın yeniçeriler'in "kendilerine alternatif olduğu düşüncesiyle" karşı çıktığı nizam-ı cedit'i (sekban-i cedit olarak farklı isimle de olsa yeniden kurması, yeniçeri ocaklarında yolsuzluk tespiti yapmaya kalkışması onların da düşmanlığını kazanmasına yetmişti.
alemdar vakası adı verilen yeniçeri isyanının ilk gününde isyancı yeniçeriler, alemdar'ın kalmakta olduğu bâbıâli'yi bastılar. sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler. saraydan yardım gelmeyince umudunu yitiren alemdar barut mahzenini ateşleyerek içeri girmeye çalışan 1000'e yakın yeniçeriden 600 kadarıyla birlikte öldü.
yeniçeriler yangından sonra onun ölüsünü bularak günlerce istanbul'da dolaştırdılar; sonra parçalayıp yedikule dışındaki bir kör kuyuya attılar. alemdar'ın kemikleri yeniçeri ocağı'nın ilgasından sonra oradan çıkartılarak yedikule surları civarına gömülmüştür. 2.meşrutiyet'in ilanından sonra da zeynep sultan camii haziresine nakledilmiştir.
yılmaz "öztuna'nın büyük türkiye tarihi" ansiklopedilerinden yardım alınarak yazılmıştır.
uzun süre ruscuk ayanlığı hizmetinde bulundu. padişah 3.selim'e aşırı derecede bağlı biri olarak bilinirdi. kabakçı mustafa isyanı ile birlikte 3.selim tahttan indirilip yerine 4. mustafa tahta geçirildiğinde ruscuk'tan kendisine bağlı olan birliklerle istanbula geldi. amacı 3.selim'i tekrar tahta çıkarmak ve düzeni sağlamaktı. fakat mustafa paşa istanbula henüz vardığı sırada 4.mustafa alelacele bir kararla sultan selim ile şehzade mahmud'un ölüm emirlerini verdi. sultan selim'in ölümü osmanlı tarihinde büyük lekelerden biridir. niye diye soracak olursanız tarihte ilk defa osmanlı hanedanın'dan biri kılıç ile yüzü ortadan ikiye yarılmak suretiyle öldürülmüştür.
bostancılar sultan selim'i öldürdükten sonra şehzade mahmud'u aradılar fakat şehzade mahmud haremde kadınlar ve harem ağaları tarafından gizlendi. 4.mustafa'nı amacı kendisinden başka tahta namzet birini bırakmamaktı.
tüm bunlar olurken alemdar mustafa paşa saraya emrindeki birlikler ile birlikte varmıştı. fakat sultan selimi kurtarmak için geç kalmıştı. alemdar mustafa paşa şehrin tüm önemli noktalarına adamlarını yerleştirdi. sultan mustafa tahttan indirildi, yerine ölümden son anda kurtulan şehzade mahmud geçirildi. kabakçı mustafa yakalanıp idam edildi. bu sırada yeniçeriler istediklerini yaptıramayacaklarını bildikleri alemdar mustafa paşa ve sultan mahmud'u alt edip yeniden planla yapıyordu. alemdar paşa bu planlardan haberdar oldu ve 4.mustafa bir sabah vakti alelacele belinden kuşağı çekilerek boğduruldu. çatlak sesler kesilmişti.
2. mahmud tarafından sadrazamlığa atanan alemdar mustafa paşa ilk iş olarak 3. selim'in katlinde payı olanları cezalandırdı ve ele başlarını öldürttü. eylül 1808'de istanbul'a aralarında serezli ismail bey, kalyoncu mustafa, cebbarzade süleyman bey, karaosmanoğlu vb rumeli ve anadolu ayanları çağrıldı.
istanbul şehri, ayanların milis güçleri ile doldu. ayanlar çağlayan kasrı'nda bir "meşveret-i amme" denilen toplantıya katıldılar. sadrazam alemdar mustafa paşa bu toplantıda konuşma yaparak merkezi hükûmetin ayanların nüfuzlarını kendi bölgelerinde meşru olduğunu kabul edeceğini belirtti. buna karşılık ayanlar padişahın her emrine uyacaklarına ve istenildiği zaman ona askeri yardım sağlayacaklarına söz vermeleri gerekmekteydi. 29 eylül 1808'de bu koşullar bir belgeye konulup sened-i ittifak adı verilen bu belge ayanlar tarafından imzalandı. bu belge bir taraftan merkezi otoriteyi kuvvetlendirmekle beraber padişahın teorik mutlak iktidarına gölge düşürmekteydi. aynı zamanda merkezi otoritenin askeri konularda bile ayanlara bağlı olduğunu içermekteydi.
alemdar mustafa paşa'nın sadrazamlık döneminde istanbul'da barınan adamlarının yağmalara karışması, halka kabakçı mustafa isyancılarını aratır olması halk arasında huzursuzluk yaratmış, ona olan güveni sarsmıştı.
sened-i ittifak ise ıı. mahmud'a "padişahın otoritesinin kısıtlandığı" yönünde duyurulmuş, padişah paşaya karşı kışkırtılmıştı.
alemdar mustafa paşa'nın yeniçeriler'in "kendilerine alternatif olduğu düşüncesiyle" karşı çıktığı nizam-ı cedit'i (sekban-i cedit olarak farklı isimle de olsa yeniden kurması, yeniçeri ocaklarında yolsuzluk tespiti yapmaya kalkışması onların da düşmanlığını kazanmasına yetmişti.
alemdar vakası adı verilen yeniçeri isyanının ilk gününde isyancı yeniçeriler, alemdar'ın kalmakta olduğu bâbıâli'yi bastılar. sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler. saraydan yardım gelmeyince umudunu yitiren alemdar barut mahzenini ateşleyerek içeri girmeye çalışan 1000'e yakın yeniçeriden 600 kadarıyla birlikte öldü.
yeniçeriler yangından sonra onun ölüsünü bularak günlerce istanbul'da dolaştırdılar; sonra parçalayıp yedikule dışındaki bir kör kuyuya attılar. alemdar'ın kemikleri yeniçeri ocağı'nın ilgasından sonra oradan çıkartılarak yedikule surları civarına gömülmüştür. 2.meşrutiyet'in ilanından sonra da zeynep sultan camii haziresine nakledilmiştir.
yılmaz "öztuna'nın büyük türkiye tarihi" ansiklopedilerinden yardım alınarak yazılmıştır.
devamını gör...
eleanor rigby
bence the beatles'ın en güzel şarkısıdır, evrende yapılmış en güzel şarkılardandır hatta. tabi öznel cümleler bunlar. bazı günler eleanor rigby gibi hissediyorum.
grubun 1966 yılında yellow submarine ile birlikte çıkardığı şarkıdır.
paul mccartney'in ilk seçtiği isim "daisy hawkins" imiş aslında. sonra "father mccartney" adı gelmiş aklına. onu da "darning his socks in the night when there's nobody there" sözünden dolayı insanların babasının çoraplarını ördüğünü düşüneceğini düşündüğü için telefon rehberinden seçtiği "mckenzie" soyadını kullanmış. ama diğerleri "peder tommy mckenzie'den" geldiğini söylüyor. eleanor ismini almalarının da sebebi kulağa doğal gelmesi imiş mccartney'e göre. eleanor bron'dan geliyormuş. rigby ise bristol'da bir mağazadan.
şimdi gelelim gerçek eleanor'a, her ne kadar mccartney onun kurgu ve uydurma bir karakter olduğunu söylese de. 1980'li yıllarda liverpool'da st peter parish kilisesinin mezarlığında ona ait bir mezar bulundu. yine aynı mezarlıkta "mckenzie" soyadlı bir başka mezar da vardı. ve john lennon ile paul mccartney ilk tanıştıkları dönemde bu civarlarda çokça vakit geçirmişler.
2008 yılında eleanor'un doğum belgesi bir müzayedede satılınca mccartney şu cümleleri söylemişi: "eleanor rigby uydurduğum tamamen hayali bir karakter. birisi hayali bir karakteri kanıtlamak için bir belge satın almak için para harcamak istiyorsa, bu benim için sorun değil."
gerçek eleanor 29 ağustos 1895 tarihinde doğan, liverpool'da yaşayan bir kadın. thomas woods adlı bir adamla evleniyor ve 44 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybediyor.
şarkıya gelirsek yalnız insanlar içindir bence. en azından ben böyle yorumluyorum.
ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
picks up the rice in the church where a wedding has been
lives in a dream
waits at the window
wearing the face that she keeps in a jar by the door
who is it for?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
father mckenzie
writing the words of a sermon that no one will hear
no one comes near
look at him working
darning his socks in the night when there's nobody there
what does he care?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
died in the church and was buried along with her name
nobody came
father mckenzie
wiping the dirt from his hands as he walks from the grave
no one was saved
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all come from?
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all belong?
*
grubun 1966 yılında yellow submarine ile birlikte çıkardığı şarkıdır.
paul mccartney'in ilk seçtiği isim "daisy hawkins" imiş aslında. sonra "father mccartney" adı gelmiş aklına. onu da "darning his socks in the night when there's nobody there" sözünden dolayı insanların babasının çoraplarını ördüğünü düşüneceğini düşündüğü için telefon rehberinden seçtiği "mckenzie" soyadını kullanmış. ama diğerleri "peder tommy mckenzie'den" geldiğini söylüyor. eleanor ismini almalarının da sebebi kulağa doğal gelmesi imiş mccartney'e göre. eleanor bron'dan geliyormuş. rigby ise bristol'da bir mağazadan.
şimdi gelelim gerçek eleanor'a, her ne kadar mccartney onun kurgu ve uydurma bir karakter olduğunu söylese de. 1980'li yıllarda liverpool'da st peter parish kilisesinin mezarlığında ona ait bir mezar bulundu. yine aynı mezarlıkta "mckenzie" soyadlı bir başka mezar da vardı. ve john lennon ile paul mccartney ilk tanıştıkları dönemde bu civarlarda çokça vakit geçirmişler.
2008 yılında eleanor'un doğum belgesi bir müzayedede satılınca mccartney şu cümleleri söylemişi: "eleanor rigby uydurduğum tamamen hayali bir karakter. birisi hayali bir karakteri kanıtlamak için bir belge satın almak için para harcamak istiyorsa, bu benim için sorun değil."
gerçek eleanor 29 ağustos 1895 tarihinde doğan, liverpool'da yaşayan bir kadın. thomas woods adlı bir adamla evleniyor ve 44 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybediyor.
şarkıya gelirsek yalnız insanlar içindir bence. en azından ben böyle yorumluyorum.
ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
picks up the rice in the church where a wedding has been
lives in a dream
waits at the window
wearing the face that she keeps in a jar by the door
who is it for?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
father mckenzie
writing the words of a sermon that no one will hear
no one comes near
look at him working
darning his socks in the night when there's nobody there
what does he care?
all the lonely people
where do they all come from?
all the lonely people
where do they all belong?
ah, look at all the lonely people
ah, look at all the lonely people
eleanor rigby
died in the church and was buried along with her name
nobody came
father mckenzie
wiping the dirt from his hands as he walks from the grave
no one was saved
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all come from?
all the lonely people (ah, look at all the lonely people)
where do they all belong?
*
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girdikten sonra hissedilen yorgunluk
bilgi içerikli tanım girdikten sonra gelen " okuyana bir şeyler katabiliyorum galiba " düşüncesiyle kaybolan yorgunluktur.
devamını gör...
beyaz futbol
futbol ile alakası olmayan bir televizyon programı.
nadiren gülmek için açar izlerim sadece.
nadiren gülmek için açar izlerim sadece.
devamını gör...
sıcak banyo
yaz günlerinde asla tercih etmediğim, soğuk günlerin vazgeçilmezi olan banyodur. inanılmaz rahatlatır, huzur verir. beraberinde uykuyu da getirir. çıktıktan sonra kalın kalın giyinip şööyle yatağınıza uzanırsanız ohhh misss.
devamını gör...
atma ziya
neşeli günler'de palavracı, eğlenceli amca karakteri.
benim da var böyle bir amcam,
ben küçükken hollanda hikayeleri anlatır, justin timberlake dinlerdi.
efendim bir gün bu amcam çatı işçiliği yapıyor, keser, çivi sesleri... o sırada telefon geliyor, arayan sevgilisi.
kadın bu sesler ne diye sorarkan, şöyle diyor amcam, "villamda tadilat var da.."
yine bir dönem amcam otelde çalışıyor, o sırada bir kadınla tanışıyor, kadına, villası tadilatta olduğu için otelde kaldığını söylüyor. şu an çocuğu var o kadından, ancak villa.. villa yok, kirada oturuyor.
biraz da psikolojisi bozuktur, ben küçükken babannemin evinde eline bir ip alıp banyoya kendini asmaya gitmişti, kapıyı da kilitlemiş, kapı önünde yalvarıyordum yapma amca diye, oysa dik dursa kafası tavana vuruyor.
lakabı da doktor, hatırlarım, babannemin evinde, ocaklığın üzerinde, yılın doktoru nobeli oscarı ödülü var sembolik olarak.
benim da var böyle bir amcam,
ben küçükken hollanda hikayeleri anlatır, justin timberlake dinlerdi.
efendim bir gün bu amcam çatı işçiliği yapıyor, keser, çivi sesleri... o sırada telefon geliyor, arayan sevgilisi.
kadın bu sesler ne diye sorarkan, şöyle diyor amcam, "villamda tadilat var da.."
yine bir dönem amcam otelde çalışıyor, o sırada bir kadınla tanışıyor, kadına, villası tadilatta olduğu için otelde kaldığını söylüyor. şu an çocuğu var o kadından, ancak villa.. villa yok, kirada oturuyor.
biraz da psikolojisi bozuktur, ben küçükken babannemin evinde eline bir ip alıp banyoya kendini asmaya gitmişti, kapıyı da kilitlemiş, kapı önünde yalvarıyordum yapma amca diye, oysa dik dursa kafası tavana vuruyor.
lakabı da doktor, hatırlarım, babannemin evinde, ocaklığın üzerinde, yılın doktoru nobeli oscarı ödülü var sembolik olarak.
devamını gör...
yine yangınlar yine ben
adeta bir yarışmacımız yaşar yürüyor, adeta bir lanet olsun sebebi neydi ki, adeta bir la ibo gibi senelerce dilimden düşmeyecek yeni replik.
-andımızı okur musun, andı ne lan?
+o ne? şey mi dostum yine yangınlar yine ben, bu mu?
apple music’e gelmesini bekliyorum.
-andımızı okur musun, andı ne lan?
+o ne? şey mi dostum yine yangınlar yine ben, bu mu?
apple music’e gelmesini bekliyorum.
devamını gör...
çağımızın hastalığı
cehalet ve gösteriş.
devamını gör...
the lord of the portakals
çok çok fazla güldüm ve harika olmuş kesinlikle . tebrik ederim gerçekten ellerine sağlık . umarım devamı da bi an önce gelir .
ayrıca daha yeni izleyebildim ama gerçekten daha önce denk gelmediğime de pişmanım , çok özür diliyorum kendisinden . *
ayrıca daha yeni izleyebildim ama gerçekten daha önce denk gelmediğime de pişmanım , çok özür diliyorum kendisinden . *
devamını gör...
4 eylül 2021 kağıt toplayıcılarının müthiş eylemi
bu vahhabi köpekleri yaygın olarak bulundukları meslek grupları ve çalışma alanlarında babunlar gibi örgütlenerek mafyalaşma yoluna gidiyor ve sonunda da bu sürecin doğal bir sonucu olarak söz konusu alan tamamen onların kontrolüne geçiyor. bu alanda çalışan tc vatandaşlarının işsiz kalması bir yana resmen hayati tehlike içerisindeler.
yine bu durumun bir benzerini suriyeliler yapıyor. suriye mafyası diye iğrenç bir gerçek var sayelerinde artık.*
tanım: son derece haklı ve yerinde bir isyandır.
yine bu durumun bir benzerini suriyeliler yapıyor. suriye mafyası diye iğrenç bir gerçek var sayelerinde artık.*
tanım: son derece haklı ve yerinde bir isyandır.
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
düğün ve türevleri. z kuşağıyla yavaş yavaş ölmeye yüz tuttuğunu düşünüyorum.
devamını gör...
johann wolfgang von goethe
'ah, birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi'
bir aforizma bırakalım hatrı kalmasın.
soru şu: en iyi devlet nedir?
goethe'nin cevabı: bize kendimizi yönetmemizi öğretendir.
baskı ve öfke yalnızlıktan doğar...
bazı yazarlar öyle şeyler bırakmış ki acaba yaşamın sırrını çözmüş olabilir mi diye düşündürür. kendinden sonra gelmiş yazarlara ilham kaynağı olmuş biri. hemen her yerde önünüze çıkacak haber, goethe türk müdür, müslüman mıdır? soyu selçuklu beylerine uzarmış derler. bilemem. ben daha çok aforizmalarına denk gelip ah be derim. bilmem nerenin dergisinde dâhi kişilik seçilmiştir. doğru seçim tasdiklerim. sadece almanya ya değil tüm dünya ya armağandır kendisi. vee yeri gelmişken o efsane sözü bırakalım sonu böyle olsun..
dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir
öyledir.
bir aforizma bırakalım hatrı kalmasın.
soru şu: en iyi devlet nedir?
goethe'nin cevabı: bize kendimizi yönetmemizi öğretendir.
baskı ve öfke yalnızlıktan doğar...
bazı yazarlar öyle şeyler bırakmış ki acaba yaşamın sırrını çözmüş olabilir mi diye düşündürür. kendinden sonra gelmiş yazarlara ilham kaynağı olmuş biri. hemen her yerde önünüze çıkacak haber, goethe türk müdür, müslüman mıdır? soyu selçuklu beylerine uzarmış derler. bilemem. ben daha çok aforizmalarına denk gelip ah be derim. bilmem nerenin dergisinde dâhi kişilik seçilmiştir. doğru seçim tasdiklerim. sadece almanya ya değil tüm dünya ya armağandır kendisi. vee yeri gelmişken o efsane sözü bırakalım sonu böyle olsun..
dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir
öyledir.
devamını gör...
kazım büfe
basligi gorur gormez gozlerimi dolduran, kendi olcu birimleri olan ve baska subesi bulunmayan biricik bufe.
memleket guzellemesi yapacak son insanim ama burada ictigim 1/2nin yerini tutacak hicbir yer bulamadim.
zibil gibi yagmur yagarken burnumun diregini sizlattiniz ya, sizin de alacaginiz olsun.
1/2 nedir:
memleket guzellemesi yapacak son insanim ama burada ictigim 1/2nin yerini tutacak hicbir yer bulamadim.
zibil gibi yagmur yagarken burnumun diregini sizlattiniz ya, sizin de alacaginiz olsun.
1/2 nedir:
devamını gör...
tanımını beğenen yazarın başlığı açan yazar olması
bu durumu fark etmenin bende yol açtığı hayal kırıklığını size tam olarak aktarabilmem pek mümkün değil. genelde açtığı başlığa tanım giren tüm yazarları artı yağmuruna tutarlar, ve siz bunu görürsünüz. yazdıklarınızın, düşündüklerinizin bir önemi yoktur onlar için yalnızca açarak sahiplendiği başlığı akışta üst sıraya taşıdığınız için ağzınıza bir parmak bal çalmak gayesindedirler, hepsi bu.
bunların bir de zaman fark etmeksizin açtığı başlığı takip edip, 10 yıl sonra yazsanız bile artı oy verenleri vardır ki allah onları kahru perişan eylesin.
bunların bir de zaman fark etmeksizin açtığı başlığı takip edip, 10 yıl sonra yazsanız bile artı oy verenleri vardır ki allah onları kahru perişan eylesin.
devamını gör...
yazarların radyodan istek şarkısı
grup abdal - gafil gezme şaşkın.
tanım: radyodan istek şarkı olarak istediğimiz şarkıları paylaştığımız başlıktır.
tanım: radyodan istek şarkı olarak istediğimiz şarkıları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
