tom lehrer
yazdığı-söylediği mizahi şarkıları ile 1950-60'lı yıllarda oldukça meşhur olan amerikalı şarkıcı, söz yazarı, piyanist ve matematikçi komedyendir. sheldon cooper da dahil amerikalı çocukların periyodik tabloyu ezberlediği şarkısı olan the element song ile de bilinir. bunun dışında poisining pigeons in the park, the vatican rag, we will all go together when we go gibi daha birçok neşeli şarkısı da bulunmaktadır.
the element song'u şöyle bırakayım (lehrer burada aristo'yu da tiye alıyor,sonuna dikkat):
the element song'u şöyle bırakayım (lehrer burada aristo'yu da tiye alıyor,sonuna dikkat):
devamını gör...
televole
ilk çıktığında futbolcuların komiklik yaptığı magazin programıyken, bu gidişatın futbolcuların kariyerine zarar vereceği düşünülünce ibre şöhretli ünlülere çevrildi. futbol ile magazini birleştiren program, ekrana geldiği dönemde her hafta reyting rekorları kırdı, gençlere etkisi çok tartışıldı. lüks otomobillerin, yatların, katların, tatillerin görüntüsü, ibiza'dan miami' ye uzanan ışıltılı hayatlar ekran karşısındakilerde öfke birikimine sebep olacaktı ki dönemin mit müsteşarı televoleler, adamı komünist yapar diye açıklama yaptı. kanal d'deki televole' ye show tv'deki televole de eklenince iki televole'ye birden maruz kaldık.
doksanlardan başlayıp ikibinlere kadar maraba televole repliği ile başlayıp devam etti. spor magazin programı olarak başlayıp daha sonra yalnızca magazine dönüşen, eğlendiren bir popüler kültür ürünü oldu. izlenme oranları artınca en ilginç ve en çarpıcı haber üretme programı vazifesi üstlendi. uçuk kaçık, açık saçık, en garip, resmiyetten uzak olaylar önemli habermiş gibi sunuluyor, seyrettiriliyor ve geçip gidiyordu. yani, hayata çok da olumlu katkı yaptığı söylenemezdi. kaynağı, nereden gelirse gelsin, fazla paralı olunduğunda güzel kadınlara ulaşmanın kolay olduğu algısı oluşturuldu.
doksanlardan başlayıp ikibinlere kadar maraba televole repliği ile başlayıp devam etti. spor magazin programı olarak başlayıp daha sonra yalnızca magazine dönüşen, eğlendiren bir popüler kültür ürünü oldu. izlenme oranları artınca en ilginç ve en çarpıcı haber üretme programı vazifesi üstlendi. uçuk kaçık, açık saçık, en garip, resmiyetten uzak olaylar önemli habermiş gibi sunuluyor, seyrettiriliyor ve geçip gidiyordu. yani, hayata çok da olumlu katkı yaptığı söylenemezdi. kaynağı, nereden gelirse gelsin, fazla paralı olunduğunda güzel kadınlara ulaşmanın kolay olduğu algısı oluşturuldu.
devamını gör...
aristokrasi
ayrıcalık anlamına gelir. iktidarın imtiyazlı ve genellikle soya bağlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu yönetim şeklidir.
devamını gör...
z kuşağı bir kanser türüdür
bu ülkenin kanseri z kuşağı değil 1948 den bu yana ülkenin izzet-i itibarını yaptığı seçimle silken boomer kuşağıdır.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
bu şarkı bana mutluluk aşılıyor. nedense uykuya dalmadan önce mutlu hissetmek ve hissettirmek istiyorum. *
devamını gör...
sinirden ağlamak
en sevmediğim özelliklerimden biridir. özellikle birini kırmak istemediğimde ya da susmak, kendimi dizginlemek zorunda kaldığımda sıkça yaşarım. o içimi yakan öfke çıkacak yer bulamayıp gözlerimden akıyor gibi hissettiriyor.
devamını gör...
sosyoloji
gözlemleme ve ölçümleme yapmakta karmaşık bir yapısı olduğu için eleştirilen bilim dalı. sosyolojide tam manasıyla bir araştırma yapabilmek için farklı farklı bilim dallarından faydalanmak, bu bilim dalları hakkında da bilgi sahibi olmak gerekebilir.
sosyolojinin faydalandığı bazı bilim dalları ve alanlar:
-nümizmatik
-filoloji
-antropoloji
-epigrafi
-paleografya
-coğrafya
-tarih
-demografi
sosyolojinin faydalandığı bazı bilim dalları ve alanlar:
-nümizmatik
-filoloji
-antropoloji
-epigrafi
-paleografya
-coğrafya
-tarih
-demografi
devamını gör...
armoni
üst başlık: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile müzik teorisi 101)
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
devamını gör...
görünmez olunca yapılacak ilk şey
müdürün keline şaplağı yapıştırı yapıştırıverip onu deli ederdim.
devamını gör...
kafa sözlük
an itibariyle akışında bir tane bile bilgi içerikli tanım olmayan sözlük. sağlık olsun. zaten wikipedia mı burası. neyse ben geldim buralardayım. herkese selam. *
devamını gör...
sözlükte yazma şevkinizi kıran nedenler
bilime ilgisi olan insan sayısının azlığı. kendimi uzaydan gelmiş gibi hissetmeme neden oluyor. hiç güzel bir duygu değil.
devamını gör...
vine
bir devrin çılgınlığıydı. çok insanı meşhur etti. aykut elmas, kafalar falan hep buradan çıktı.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
*sormaz ki bilsin,
sorsa bilirdi..
bilmez ki sorsun,
bilse sorardı.
sorsa bilirdi..
bilmez ki sorsun,
bilse sorardı.
devamını gör...
duygusal bağ kurulmuş nesneler
(bkz: gözlük)
devamını gör...
weimar insan hakları ödülü selahattin demirtaş'a verilmesi
körler sağırlar birbirini ağırlar. bozacının şahidi şıracı.
tanım : bu ülkenin partisi olmak yerine takıldığı terör örgütünün sözcülüğünü yapan şahsa emir verenleri tarafından verilen ödüldür.
tanım : bu ülkenin partisi olmak yerine takıldığı terör örgütünün sözcülüğünü yapan şahsa emir verenleri tarafından verilen ödüldür.
devamını gör...
aynı hataları tekrarlamak
"akıllanacağım yok, gel bi tekme de buradan vur."
devamını gör...
köpek balığı yüzgeci çorbası
çin mutfağında statü ve zenginlik sembolü olan, köpekbalığı yüzgecinin jöle kıvamına getirdiği fakat tadını diğer malzemelerden alan, tavuk ve domuz eti suyu ile yapılan çorbadır. geleneksel çin tıbbında kan dolaşımını hızlandırdığı, yaşam enerjisi verdiği düşünülür.
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
devamını gör...
kadınların efendi erkek sevmemesi
kızlar tarafında reddedilmiş, kendisini efendi sanan bir yazar tarafından açılan başlık.
devamını gör...
stockholm sendromu
bunu günlük yaşamda sık sık görüyoruz aslında.güçlü,baskıcı,kibirli,egoist,tehditkar insanlara bir bakıyorsun yanlarında onlara değer veren insanlar var.seviliyorlar baş tacı ediliyorlar aklın almıyor.dünya gerçekten ters bir yer.
devamını gör...
