abartılan ünlüler
çok fazla ünlünün dahil olduğu listedir. başta ise sosyal medya fenomenleri gelir.
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
devamını gör...
evernevergreen
dört tarafı bilgi ile kaplı yazarımız.
kendisini okutuyor.
takipteyiz*
kendisini okutuyor.
takipteyiz*
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
benim için sadece, olağandışı derecede kötü olarak tanımlanabilecek durumlarda ortaya çıkan sebeplerdir.
diğer türlü hayatımda em fazla 5 kişi falan kalır swh. ne yazık ki içinde yaşadığımız dünyanın ve özellikle de seçtiğim mesleğin koşulları nedeniyle her türlü insan ve insan benzeri yaşam formu ile muhatap olmak zorundayım.
diğer türlü hayatımda em fazla 5 kişi falan kalır swh. ne yazık ki içinde yaşadığımız dünyanın ve özellikle de seçtiğim mesleğin koşulları nedeniyle her türlü insan ve insan benzeri yaşam formu ile muhatap olmak zorundayım.
devamını gör...
#20liyaşlarchallenge
şu sıralarda sosyal medyada dönen, 20'li yaşlardaki fotoların paylaşıldığı "heştek".
yapay zeka hepinizin kodlarını çözüyor benden uyarması..
aa pardon, buradakilerin %90'ı 20'li yaşlardaydı di mi ?
"sorry"
yapay zeka hepinizin kodlarını çözüyor benden uyarması..
aa pardon, buradakilerin %90'ı 20'li yaşlardaydı di mi ?
"sorry"
devamını gör...
sitoloji
hücrelerin yapısını inceleyen ve hücre bilimi olarak da tanımlanan bilim dalının ismi.
devamını gör...
umur
arapça dilinde 'iş' anlamına gelen 'amr' kelimesinin çoğuludur.
sıkça kullandığımız bir deyim olan 'umrunda olmamak' , öz türkçe'de 'işim olmaz' deyimi ile aynı anlama sahiptir.
sıkça kullandığımız bir deyim olan 'umrunda olmamak' , öz türkçe'de 'işim olmaz' deyimi ile aynı anlama sahiptir.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
bugün okula gittim. in cin bile top oynamıyordu. o kadar boş bir alan. bir müdür, bir temizlikçi, bir öğretmen, bir öğrenci toplam nüfus. biz dersimizi işliyoruz çocuğumla, bire bir missss gibi özel ders modunda.* ders bitti. vedalaştık. ben de öğretmenler odasındayım, kitaplarımı yerleştiriyorum. öğrencim geldi.
"hocam ben gidemiyorum. biri tüm kapıları kilitlemiş. " dedi.
arayıp müdürü hocam biz okulda mahsur kalmışız, dedim.
"ayy ben sizi unutup yemeğe çıktım, kapıları da kilitledim, kusura bakmayın beş dakikaya gelirim." dedi.
önemli değil, insanlık hali dedim. çünkü nazik bir insanım. ama içimden değilim. içimde biraz daha çirkin biri var. o başka şeyler söyledi. *
"hocam ben gidemiyorum. biri tüm kapıları kilitlemiş. " dedi.
arayıp müdürü hocam biz okulda mahsur kalmışız, dedim.
"ayy ben sizi unutup yemeğe çıktım, kapıları da kilitledim, kusura bakmayın beş dakikaya gelirim." dedi.
önemli değil, insanlık hali dedim. çünkü nazik bir insanım. ama içimden değilim. içimde biraz daha çirkin biri var. o başka şeyler söyledi. *
devamını gör...
çok mutsuz olmasına rağmen gülebilen insan
etrafındakileri dertleriyle rahatsız etmek istemeyen insandır.
devamını gör...
çaylak entry'lerini gizlemek
vicdansız insanların yaptığı eylem. biz insan değil miyiz? neden görmezden geliyorsunuz ey insanoğlu.
devamını gör...
çıkma teklif edip iyi bir insan olduğunu öğrenmek
ben de bunu anlamıyorum. hoşlandığın birine güç bela aciliyorsun, ne bileyim dışarı çıkalım mı falan diyorsun cevap ya sen çok iyi bir insansın ama ben seni o gözle görmüyorum. yahu sana onu soran oldu mu . ne alaka. iyi oldugumu öğrenmem o an benim ne işime yarayacak. hayır de geç. adamı hasta etme.
devamını gör...
öz güveni yüksek çocuk yetiştirmenin incelikleri
çocuk önce o ailede, o evde, bir "yer" inin olduğu, ihtiyaçlarının karşılanacağı, ve bunları onun "hak" kı olduğu için aldığını, bilecek, hissedecek.. şüphe duymayacak..
(anne babanın "verdiği" şeyleri telafuz etmesi çok sağlıksız, bence ahlaksız birşeydir, zaten çocuğun hakkıdır, o verilenler, çocuklar borçlu hissettirilmemelidir.. )
çocuğun "herşeyi" düşünmeye, fikrini söylemeye,,"sormaya" hakkı olduğunu, ona cevap vererek, bilgi vererek, anlamasını sağlayarak, gösterilmeli, hissettirilmeli.. yaşatılmalı.. aynı şekilde kendine ait alanın da onun hakkı olduğu, ve oraya onun izni dışında girilmeyeceğindende emin olmalı
çocuk varlığının görülür, ev halkı içinde +1 olarak eklenmiş, sayılan, değeri olan birşey olduğunu, hiçbirşey vermeden, ileride vermesi gerektiği ima edilmeden, zaten var olmakla hak ettiği, ve "hakettiğin" için, "bunlar senin hakkın" diyerek verilmiş imkanlarla büyüyor olmalı
bu imkanlar için çekilen sıkıntıları, istemeyerek yapılan mesaiyi "verilen" emeği anlatan anne baba da, çocuk yüzünden mutsuz olduğu mesajını, isteyerek/istemeyerek "verdiğini" bu durumdan memnun olmadıklarını, çocuğunun ihtiyacları için çalışmak zorunda kaldığını, yapılanların anne baba oldukları için değilde, isteyerek değilde, bir karşılığı olduğunu bilerek yaptıklarını, ve tabi bir beklentilerinin olduğunu da yerleştiriyorlar çocuğun kafasına bence..
komşumuzun 3. çocuğu olacak, tabiki önce diğer çocuklarla konuşulmadan.. varolan iki erkek çocuktan büyüğü demişki, 10 yaşında kendisi, üzülmüş filan, hatta ağlamış galiba, "ben şimdi babama birşey olursa bir kişiye daha nasıl bakacağım, ona birşey olursa hepinize benim bakmam lazım" demiş..
bu bakmak işi var ya..
yani çocuk ona bakıldığını düşünüyor, ona bakılmasının bir karşılığı olduğu öğretilmiş maşşallah, onu anlamış o güne kadar duyduklarından, karşılığını düşünmüş filan, borçlu hissediyor, onu nasıl yapacağının derdine düşmüş, yani annesini babasını kendine güvenen, kendine yetebilen, hayatını sürdürebilen birileri olarak tanımamış, ona ihtiyaç duyulacağı kesin ve o yükü bugünden taşımaya başlamış..
bilmiyorum bana normal gelmedi, 10 yaşındaki çocuğun bu yükle yaşıyor olduğunu böyle öğrenmek.. ama annesi çok duygulanmış... te allahım ya...
yıl olmuş 2020 dikkatinizi çekerim, evlerinde çocuklar için 1 oda var, her türlü teknolojik imkan var ama faydalı birşeye kullanacak zihniyet yok, vizyon zaten o apayrı bir konu...
varlığına "hakkı olduğu çin" saygı duyularak büyüyen çocuk, neye hakkı olduğunu, "görmüşse" öğrenmişse, haklarını rahatca almış ve kullanmışsa, başkalarının haklarınıda tanıyor, çalışınca o maaşı hakettiğininde farkında oluyor, yada zaten hakkettiği herhangi bir şey verildiğinde, hiçbirşey hakettiğini düşünmeyen insanlar gibi, aşırı teşekkür edip, sanki yaptığının bir değeri yokmuş gibi, ezik davranmıyor, işte bu özgüven buradan geliyor bence..
çocukken hiçbir hakkı karşılıksız verilmemiş biri, büyüyünce de hiçbirşey haketmediğini zannediyor, istemeyi bilmiyor, çünkü hiçbir hakkını görmemiş verilmemiş, zaten hakkı olduğu için verilmemiş hiçbirşey.. "
bunu sana ben veriyorum" ben "verdim" şu, şu kadar ediyor, bunun değeri bu kadar, bu kadarlık yere gönderdim diyerek veriliyor..
bir hesap bir muhasebe var, hesaplar çocuğa yansıtılmış.. işte bu yüzdendir, 50 yaşına gelmiş orda burada birşeyi başarsa bile buna inanamayan onu bile annesine veren güya hediye eden insanları görüyoruz, "niye sen almıyorsun kardeşim, niye kendine almıyorsun, karşılığında verdiğin senin emeğin, ödülüde senin hakkın" çünkü ödenmekle bitmeyen bir borcu var sanıyor" çünkü borçlu hissettirilmiş..
tabi kendi imkanlarını, şahsi ihtiyaçlarından vazgeçerek önceliği çocuğu olmuş ve çocuğuna kullanmış ve bunu yüzüne vurmamış anne babaları ayırıyorum..
(bihter ziyagilin meşhur "tabi siz... diye başlayam, uzun cümlesi gibi oldu :) bunlar özü iyi olan insanlar, hem çocuklarına hem çevrelerine karşı, heryerde iyiliği tercih eden insanlar..
ama imkanı olupta çocuğuna kullanmayan, kullandıklarınında, maddi karşılığını sürekli telafuz eden, ima eden, anne baba, çıkarcıdır, oportünisttir, bencildir, onlar heryerde öyledir, ve öyle herşeyde travmalar yüzünden olmuyor, bildiğin kötü olduğu için oluyor, anne baba olunca ne yaparsa yapsın o artık iyidir diye birşeyde yok bence, çocukları üzerinde psikolojik olarak egosunu tatmin etmek de sömürmektir, ben anneyim ben babayım diyerek, her istediklerinde susturmak kısıtlamak da haksız güç kullanmaktır, ve herşey cahillik de değildir, bazı şeyler "kötülük"tür...
birde, çocuğuna tapan her istediğini yapanlar var, onlarda çocuğa hak etmesede istediği herşeyi almayı/ alabileceğini öğretiyor, halbuki kendiside yapmak zorunda değil ama sevgisini gösterdiğini sanıyor, çook yakınımda bir örnek var çocukluk arkadaşım ve oğlu, resmen maymun ediyor annesini, çocukta zorba (yaşı 6), kalk diyor annesine vitrinde ne istediğimi bul, kadın tek tek veriyor, çocuk o arada boğulurcasına ağlıyor, çığlık atıyor, bir yandanda söylemiycem sen bulucaksın diyor.. anne tek tek o vitrindekileri eline alıp soruyor, bu bitince anne devam ediyor şimdi ne istiyorsun (şimdi haketmediğin ne istiyorsun? hakkın olmayan neyi alacaksın? neyi emredeksin? yaptıracaksın?) ben gittiğimde banada ordan kalk ben oturucam filan diyor, annesi babası diyorki istediğini yap nolur.. gerisini anlatmayım..
benim çocuğum yok bu arada.
bilinçli olarak çocuksuz olmak kararımdan sebep, yok. iyikide bugüne kadar olmamış, bunlar bugün bu yaşta (42) üzerine çok düşündüğüm için, kendi yaşadığım sorunları araştırırken farkettiğim şeyler, herşey bencil insanlardan duyduğum rahatsızlıkla başladı aslında, nasıl oluyorda diyordum herşeyi kendine hak görüyor, hakkı olmadığını bile bile istiyor birde, ve çekinmiyorda, haksızlık olduğunu biliyordur diyordum, sorun haksızlıktan, adaletsizlikten rahatsız olmayan insanlar, herşeyi kendine hak gören insanlar.. (bakınız rte)
özgüven değil bu, özgüvenin altı dolu olur, adil olur, hani karizmatik dediğimiz insanlar var ya, hani çok yakışıklıda değil, ultra güzelde değil ama çok karizmatik deriz, empatiymiş bu insanların ortak özelliklerinden biri, empatid ve adaletle ilgilidir, bence bu insanlardaki özgüven de farkındalıklarından geliyor..
inşallah sonuna kadar okumuş ve beni anlamışsınızdır .
(anne babanın "verdiği" şeyleri telafuz etmesi çok sağlıksız, bence ahlaksız birşeydir, zaten çocuğun hakkıdır, o verilenler, çocuklar borçlu hissettirilmemelidir.. )
çocuğun "herşeyi" düşünmeye, fikrini söylemeye,,"sormaya" hakkı olduğunu, ona cevap vererek, bilgi vererek, anlamasını sağlayarak, gösterilmeli, hissettirilmeli.. yaşatılmalı.. aynı şekilde kendine ait alanın da onun hakkı olduğu, ve oraya onun izni dışında girilmeyeceğindende emin olmalı
çocuk varlığının görülür, ev halkı içinde +1 olarak eklenmiş, sayılan, değeri olan birşey olduğunu, hiçbirşey vermeden, ileride vermesi gerektiği ima edilmeden, zaten var olmakla hak ettiği, ve "hakettiğin" için, "bunlar senin hakkın" diyerek verilmiş imkanlarla büyüyor olmalı
bu imkanlar için çekilen sıkıntıları, istemeyerek yapılan mesaiyi "verilen" emeği anlatan anne baba da, çocuk yüzünden mutsuz olduğu mesajını, isteyerek/istemeyerek "verdiğini" bu durumdan memnun olmadıklarını, çocuğunun ihtiyacları için çalışmak zorunda kaldığını, yapılanların anne baba oldukları için değilde, isteyerek değilde, bir karşılığı olduğunu bilerek yaptıklarını, ve tabi bir beklentilerinin olduğunu da yerleştiriyorlar çocuğun kafasına bence..
komşumuzun 3. çocuğu olacak, tabiki önce diğer çocuklarla konuşulmadan.. varolan iki erkek çocuktan büyüğü demişki, 10 yaşında kendisi, üzülmüş filan, hatta ağlamış galiba, "ben şimdi babama birşey olursa bir kişiye daha nasıl bakacağım, ona birşey olursa hepinize benim bakmam lazım" demiş..
bu bakmak işi var ya..
yani çocuk ona bakıldığını düşünüyor, ona bakılmasının bir karşılığı olduğu öğretilmiş maşşallah, onu anlamış o güne kadar duyduklarından, karşılığını düşünmüş filan, borçlu hissediyor, onu nasıl yapacağının derdine düşmüş, yani annesini babasını kendine güvenen, kendine yetebilen, hayatını sürdürebilen birileri olarak tanımamış, ona ihtiyaç duyulacağı kesin ve o yükü bugünden taşımaya başlamış..
bilmiyorum bana normal gelmedi, 10 yaşındaki çocuğun bu yükle yaşıyor olduğunu böyle öğrenmek.. ama annesi çok duygulanmış... te allahım ya...
yıl olmuş 2020 dikkatinizi çekerim, evlerinde çocuklar için 1 oda var, her türlü teknolojik imkan var ama faydalı birşeye kullanacak zihniyet yok, vizyon zaten o apayrı bir konu...
varlığına "hakkı olduğu çin" saygı duyularak büyüyen çocuk, neye hakkı olduğunu, "görmüşse" öğrenmişse, haklarını rahatca almış ve kullanmışsa, başkalarının haklarınıda tanıyor, çalışınca o maaşı hakettiğininde farkında oluyor, yada zaten hakkettiği herhangi bir şey verildiğinde, hiçbirşey hakettiğini düşünmeyen insanlar gibi, aşırı teşekkür edip, sanki yaptığının bir değeri yokmuş gibi, ezik davranmıyor, işte bu özgüven buradan geliyor bence..
çocukken hiçbir hakkı karşılıksız verilmemiş biri, büyüyünce de hiçbirşey haketmediğini zannediyor, istemeyi bilmiyor, çünkü hiçbir hakkını görmemiş verilmemiş, zaten hakkı olduğu için verilmemiş hiçbirşey.. "
bunu sana ben veriyorum" ben "verdim" şu, şu kadar ediyor, bunun değeri bu kadar, bu kadarlık yere gönderdim diyerek veriliyor..
bir hesap bir muhasebe var, hesaplar çocuğa yansıtılmış.. işte bu yüzdendir, 50 yaşına gelmiş orda burada birşeyi başarsa bile buna inanamayan onu bile annesine veren güya hediye eden insanları görüyoruz, "niye sen almıyorsun kardeşim, niye kendine almıyorsun, karşılığında verdiğin senin emeğin, ödülüde senin hakkın" çünkü ödenmekle bitmeyen bir borcu var sanıyor" çünkü borçlu hissettirilmiş..
tabi kendi imkanlarını, şahsi ihtiyaçlarından vazgeçerek önceliği çocuğu olmuş ve çocuğuna kullanmış ve bunu yüzüne vurmamış anne babaları ayırıyorum..
(bihter ziyagilin meşhur "tabi siz... diye başlayam, uzun cümlesi gibi oldu :) bunlar özü iyi olan insanlar, hem çocuklarına hem çevrelerine karşı, heryerde iyiliği tercih eden insanlar..
ama imkanı olupta çocuğuna kullanmayan, kullandıklarınında, maddi karşılığını sürekli telafuz eden, ima eden, anne baba, çıkarcıdır, oportünisttir, bencildir, onlar heryerde öyledir, ve öyle herşeyde travmalar yüzünden olmuyor, bildiğin kötü olduğu için oluyor, anne baba olunca ne yaparsa yapsın o artık iyidir diye birşeyde yok bence, çocukları üzerinde psikolojik olarak egosunu tatmin etmek de sömürmektir, ben anneyim ben babayım diyerek, her istediklerinde susturmak kısıtlamak da haksız güç kullanmaktır, ve herşey cahillik de değildir, bazı şeyler "kötülük"tür...
birde, çocuğuna tapan her istediğini yapanlar var, onlarda çocuğa hak etmesede istediği herşeyi almayı/ alabileceğini öğretiyor, halbuki kendiside yapmak zorunda değil ama sevgisini gösterdiğini sanıyor, çook yakınımda bir örnek var çocukluk arkadaşım ve oğlu, resmen maymun ediyor annesini, çocukta zorba (yaşı 6), kalk diyor annesine vitrinde ne istediğimi bul, kadın tek tek veriyor, çocuk o arada boğulurcasına ağlıyor, çığlık atıyor, bir yandanda söylemiycem sen bulucaksın diyor.. anne tek tek o vitrindekileri eline alıp soruyor, bu bitince anne devam ediyor şimdi ne istiyorsun (şimdi haketmediğin ne istiyorsun? hakkın olmayan neyi alacaksın? neyi emredeksin? yaptıracaksın?) ben gittiğimde banada ordan kalk ben oturucam filan diyor, annesi babası diyorki istediğini yap nolur.. gerisini anlatmayım..
benim çocuğum yok bu arada.
bilinçli olarak çocuksuz olmak kararımdan sebep, yok. iyikide bugüne kadar olmamış, bunlar bugün bu yaşta (42) üzerine çok düşündüğüm için, kendi yaşadığım sorunları araştırırken farkettiğim şeyler, herşey bencil insanlardan duyduğum rahatsızlıkla başladı aslında, nasıl oluyorda diyordum herşeyi kendine hak görüyor, hakkı olmadığını bile bile istiyor birde, ve çekinmiyorda, haksızlık olduğunu biliyordur diyordum, sorun haksızlıktan, adaletsizlikten rahatsız olmayan insanlar, herşeyi kendine hak gören insanlar.. (bakınız rte)
özgüven değil bu, özgüvenin altı dolu olur, adil olur, hani karizmatik dediğimiz insanlar var ya, hani çok yakışıklıda değil, ultra güzelde değil ama çok karizmatik deriz, empatiymiş bu insanların ortak özelliklerinden biri, empatid ve adaletle ilgilidir, bence bu insanlardaki özgüven de farkındalıklarından geliyor..
inşallah sonuna kadar okumuş ve beni anlamışsınızdır .
devamını gör...
iyi insanların ortak özellikleri
sadece ihtiyaç duyanların görebileceği bir ışığa sahip olmaları.
çünkü mucize gibidirler ve ihtiyacı olanındırlar.
çünkü mucize gibidirler ve ihtiyacı olanındırlar.
devamını gör...
küfreden kadın
küfür erkeğe de yakışmıyor kadına da.
devamını gör...
baba
koşulsuz şartsız seven, destekleyen kişidir. daha demin geldi "bu ara az uyuyorsun, bir sorun olduğunu görüyorum, konuşmak ister misin?" dedi. bi duygulandım. o da olmasa napardım.
devamını gör...
yazarların çay tercihi
lipton earl grey: siyah paketli, bergamot aromalı, üzerinde özel seri yazan ürün.
devamını gör...
aynı gün doğanlar
aynı gün ölenler kadar benzemez birbirine.
devamını gör...
kedinin fareyle alıp veremediğinin ne olması
'bu dava bir namus davasıdır. bu dava tee tom ve jerry'den kalan bir davadır. o hain köpeğin ve uyuz farenin hesap verilmesi sağlanacaktır.' bizim don kişot'a sordum böyle dedi.
tanım: kedilerin farelerle ne alıp veremediğini tartıştığımız başlık.
tanım: kedilerin farelerle ne alıp veremediğini tartıştığımız başlık.
devamını gör...
yazarların yaşama motivasyonu
ailemdir. merak etmemdir. okuyacak bir sürü kitap olmasıdır. gezecek bir sürü ülke şehir olmasıdır. yeni insanlarla tanışma öğrenme analiz etme arayışlarıdır.
devamını gör...
3054 tanımla rütbe alacak karma puanına ulaşamamak
gerektiği kadar wikipediadan araklama yapmıyorsundur.
yada sözlükteki arkadaş çevren pek yoktur.
uzun uzun değil kısa kısa yazıyorsundur.
edit: yeter beğeni atmayın. sonra provokasyondan ceza yiyorum.
yada sözlükteki arkadaş çevren pek yoktur.
uzun uzun değil kısa kısa yazıyorsundur.
edit: yeter beğeni atmayın. sonra provokasyondan ceza yiyorum.
devamını gör...