sözlük dergi yazılarını bekliyor
şu an baktım dergiye. cidden güzel olmuş. emeği geçen herkese teşekkürler.
*rapunzel ile yapılan röportajdan başladık bakalım. kim ne yazmışsa tek tek okuyacağım merak etmeyin.*
dergiyi okudum. beğendim. özellikle tanıdığım yazarların yazılarını görünce çocuğu tıp kazanmış anneler gibi gurur duydum.*
*rapunzel ile yapılan röportajdan başladık bakalım. kim ne yazmışsa tek tek okuyacağım merak etmeyin.*
dergiyi okudum. beğendim. özellikle tanıdığım yazarların yazılarını görünce çocuğu tıp kazanmış anneler gibi gurur duydum.*
devamını gör...
20 şubat 2021 alanyaspor galatasaray maçı
tam emin değilim ama alanyaspor kazanacak gibi geliyor bana dediğim maçtır.
devamını gör...
90'lı yıllara dair akılda kalanlar
la linea *
püskürerek gülmesi, el kol hareketleri ve seslendirme hala istemsizce güldürür insanı efendim.
her şeye söylenen bu müthiş sevimli çılgını taklit ederdim eskiden, sonra sonra ona benzedim ben de...*
abaragandi
püskürerek gülmesi, el kol hareketleri ve seslendirme hala istemsizce güldürür insanı efendim.
her şeye söylenen bu müthiş sevimli çılgını taklit ederdim eskiden, sonra sonra ona benzedim ben de...*
abaragandi
devamını gör...
altın gün
hâlâ türkiye'de nasıl keşfedilemediğini anlamadığım hollanda'nın amsterdam şehrinde kurulan grubu kuranın yanlış hatırlamıyorsam grubun bas gitaristi jasper verhulst olduğu üyeleriden erdinç ecevit yıldız ve merve daşdemir'in türk olduğu ki sözlükten bu isimler hakkında hiç entry girilmemiş şaşkınım, insana değişik kafalar yaşatan müzik grubu.altın gün ile bu yılın mart ayında tanıştım ve bağımlısı oldum. yamulmuyorsam gece ve on olmak üzere iki albümleri var ve her birinde mükemmel parçalar var.çevremdeki herkese başta köroğlu dağları,leyla ve anlatamam derdimi coverlarını dinlemeleri için sık boğaz ediyorum bu arada yeni çıkardıkları ordunun dereleri baya iyi olmuş farklı bir şeyler denemişler.buraya en sevdiğim konser kayıtlarının linkini bırakıyorum ben izlediğimde 23k izlenme vardı şuan 100k bulmuş hem sevindim hem üzüldüm hahha neysee buradan
devamını gör...
kadınların atlet giymemesi
yarım kollu beyaz atlet ve içlik adımı da hasan mi yapsam*
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
ne güzel gün sayıyorum istanbul'a dönmek için, yurttan mesaj geldi "akademik takvime göre en erken 1 gün önce gelebilirsiniz." diye. illa hevesim kursağımda kalacak yani. o 6 günü halamlarda geçirmek zorundayım. son dakika golü resmen.. bileti de iptal edemem.. ne güzel yurda gidip işlerimi yapacaktım. niye daha erken haber verilmez ki? tamam yine gideceğim istanbul'a ama istediğim gibi geçmeyecek o 1 hafta. of of.. bir şeye yine heveslendim ya illa ki bir şey çıkacak.....
devamını gör...
killing me softly
oldukça ilginç sevişme sahneleri bulunduran erotik gerilim filmi. elbette ki bir basic instinct (film) ayarında değil. çünkü arkaplanında yaşanan hikaye aşırı yavan. sadece hikayeyle ilgili bir kısmın tahmin edilemeyeceğini düşünüyorum.
filmin sonuna kadar bekliyorsunuz , bir şeyler olucak ama ne? filmin sonu geliyor ve... ensest bir hikaye çıkıyor ortaya. meğer adam suçsuzmuş! bütün her şeyi yapan ona aşık olan kız kardeşiymiş. durum böyle olunca tahmin edebilme kabiliyeti düşüyor açıkçası. ensest batı dünyasında çok hoş karşılanan bir şey değil. eğer bu film bir japon filmi olsaydı ya da kore işte o zaman sonunu tahmin edebilirdim çünkü asya kıtasında ensestlik baya normal görünüyor (toplumsal olarak değil medya kısmından bahsediyorum) asyalılar ensestliği baya özgürce ekranlara yansıtabiliyorlar.
velhasıl kelam eğer sevişme sahnelerini seven biriyseniz izlemenizi tavsiye ederim 2-3 fantezi hoşuma gitmişti benim ama yok ben olayın gizemini seviyorum , gerilimini seviyorum derseniz uzaklaşın. dediğim gibi romantik/erotik/gerilim türlerinden hoşlanıyorsanız bakabilirsiniz zira günümüzde erotikle harmanlanmış gerilim/gizem filmleri çok sık çıkmıyor karşımıza. bu tür 90'ların modasıydı.
not: heather graham'ı seviyorsanız yine izlenir.diğer filmlerini çok izlemedim ama kendisinin ilk defa bu kadar soyunduğunu gördüm.
filmin sonuna kadar bekliyorsunuz , bir şeyler olucak ama ne? filmin sonu geliyor ve... ensest bir hikaye çıkıyor ortaya. meğer adam suçsuzmuş! bütün her şeyi yapan ona aşık olan kız kardeşiymiş. durum böyle olunca tahmin edebilme kabiliyeti düşüyor açıkçası. ensest batı dünyasında çok hoş karşılanan bir şey değil. eğer bu film bir japon filmi olsaydı ya da kore işte o zaman sonunu tahmin edebilirdim çünkü asya kıtasında ensestlik baya normal görünüyor (toplumsal olarak değil medya kısmından bahsediyorum) asyalılar ensestliği baya özgürce ekranlara yansıtabiliyorlar.
velhasıl kelam eğer sevişme sahnelerini seven biriyseniz izlemenizi tavsiye ederim 2-3 fantezi hoşuma gitmişti benim ama yok ben olayın gizemini seviyorum , gerilimini seviyorum derseniz uzaklaşın. dediğim gibi romantik/erotik/gerilim türlerinden hoşlanıyorsanız bakabilirsiniz zira günümüzde erotikle harmanlanmış gerilim/gizem filmleri çok sık çıkmıyor karşımıza. bu tür 90'ların modasıydı.
not: heather graham'ı seviyorsanız yine izlenir.diğer filmlerini çok izlemedim ama kendisinin ilk defa bu kadar soyunduğunu gördüm.
devamını gör...
güzel hemcinsleri seyretmek
hoşuma giden iş.
yalnız öyle cinsel anlamda çekici bularak seyretmiyorum. güzel olan her şeye bakmayı seviyorum. o yüzden "aman nazar değmesin!" nidaları eşliğinde çaktırmadan keserim, affetmem.
yalnız öyle cinsel anlamda çekici bularak seyretmiyorum. güzel olan her şeye bakmayı seviyorum. o yüzden "aman nazar değmesin!" nidaları eşliğinde çaktırmadan keserim, affetmem.
devamını gör...
libido düşüren şeyler
babet çorap, leopar desen, düşük iq, kötü imla. bunlar kadar libido killer bir şey görmedim.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
iki haftadır dinlememe rağmen hangisi miko hangisi irlandalı anlayamadığım ancak gayet neşeli çokça samimi radyo yayını. içerdeyiz.
devamını gör...
birine kitap hediye etmek
''bak bu güzel seversin bunu.'' cümlesi de söyleniyor ise kendinizi çok minnoş hissedeceğiniz hediye çeşididir.
seni az çok tanımış, neyi seveceğini biliyor, okurken aldığı keyfi senin de almanı istiyor.
sevin böyle insanları*
seni az çok tanımış, neyi seveceğini biliyor, okurken aldığı keyfi senin de almanı istiyor.
sevin böyle insanları*
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazarın asıl amacı
amacı olmaksızın, kendi paşa gönlü istediği için yapmış olamaz mı? insanların bazı şeyleri sadece kendileri için yaptıkları gerçeğine alışmaya bakalım derim.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
içimde bir parça çok şiddet yanlısı. bazen çok sinirlendiğimde içimde efsane istek oluşuyor. ama yine de insanları dövmek yerine ağlamayı tercih ediyorum. olması gerektiği gibi.
devamını gör...
şans getirsin diye uçak motoruna bozuk para atan insan
weifang şehrindeki havalimanında yaşanan olayda, yalnızca soyadı bilinen wang adlı bir yolcu haikou şehrine gidecek uçağa binmeden önce aracın motoruna şans getirmesi için madeni para koydu.
havalimanı uçuş görevlileri, kalkış öncesi yapılan rutin kontroller sırasında motorun altında pist zemininde bozuk para görünce yetkililere haber verdi.
guangşi beibu gulf havayolları'na ait uçaktaki görevliler, paraların yolculardan wang'a ait olduğunu tespit etti.
yerel medyada yer alan haberlere göre wang, kırmızı kağıtlara sardığı 6 adet madeni parayı uçağın motoruna koyduğunu itiraf etti.
tüm madeni paraların bulunmasına karşın güvenlik önlemleri nedeniyle 147 yolcunun yer aldığı uçuş ertesi güne ertelendi.
öte yandan yaptıklarını itiraf eden wang ise polis tarafından gözaltına alındı.
2019'da benzer bir olay yaşanmış, 28 yaşındaki lua çao yolculukta şans getirmesi için uçağın motoruna bozuk para atmıştı. yetkililerin uçuş öncesi kontrollerinde madeni paralar tespit edilmiş ve sefer iptal edilmişti.
yaşanan aksaklık nedeniyle 17 bin 600 dolar zarar ettiğini açıklayan lucky air adlı havayolu şirketinin açtığı tazminat davası sonucu çao 17 bin 200 dolar para cezasına çarptırılmıştı.
2017'deyse şanghay'da 80 yaşındaki bir kadın uçağın motorlarından birine 9 adet bozuk para atmış, güvenlik nedeniyle 150 yolcu tahliye edilmişti.
china southern airlines, yaşı nedeniyle yolcuya dava açmamıştı.
buradan
devamını gör...
hişt hişt
ezginin günlüğü şarkısına ait bir nakarattır. günü neşelendirebilecek güzellikteki şarkıya ait bir kuple;
"su uyandı, sen uyanmadın aşk olsun
salınıp çık, içine bahar dolsun
ne bu dünya böyle kalacak, ne geçmiş ziyan olacak
açacak akşamlardan mor leylaklar"
hişt hişt
"su uyandı, sen uyanmadın aşk olsun
salınıp çık, içine bahar dolsun
ne bu dünya böyle kalacak, ne geçmiş ziyan olacak
açacak akşamlardan mor leylaklar"
hişt hişt
devamını gör...
deniz görmeden yaşayamam insanı
ben ben ben... hayatı boyunca sahil şehirlerinde yaşayıp sonra da alışmayan var mı deniz manzarasına ? yanındayken denizin kıymetini bilmez sonra da çok özlersin. deniz kokusu olmazsa olmazdır. denizi gördüğünde içini kontrolsüz bir umut kaplar.
devamını gör...
efsane kopya anıları
bir tane daha anlatayım. ortaokul 7. sınıftayız.
öğretmen masasının hemen önünde "gogo" lakaplı kara-kuru diye tabir ettiğimiz tipten bir arkadaşımız oturuyor. fen bilgisi dersinde öğretmenimiz, gogo derste konuştuğu için (evde abisinin 2. dünya savaşından kalma mekanik saç kesme makinesiyle traş ettiği tren yolu kafasına) kafasına sağlam bir şaplak indirdi ve sıraların arasında yoluna devam etti. gogo, öğretmenin görüş alanından çıkmasıyla birlikte ayağa kalktı ve rezil olmuş hissinin verdiği sinirle öğretmenin arkasından senin a... der gibi parmak işareti yaptı ve bir hışımla öğretmen masasındaki dosyasının içinden bir kağıdı çekti aldı (sırf ona zarar ziyan olsun diye). kağıda şöyle bir baktı ve sınıfa dönerek sessiz ama kocaman bir sevinç ünlemi yaptı, şampiyonlar ligi finalinde gol atmış futbolcu edasıyla.
teneffüs vaktinin gelmesiyle birlikte gogo'nun başına üşüştük ve kağıdın, bir hafta sonraki yazılı sınavı kağıdı olduğunu gördük. hemen içimizden bir kişi gönüllü oldu ve kırtasiyeye giderek sınıf mevcudu kadar fotokopi çektirdi. bir hafta sonra sınavda, kağıdı dayadık döşedik. tabii bütün sınıf 5 aldı.
artık sınıfça kolaya alışmıştık. ikinci sınav vakti geldiğinde sınav kağıdını elimize geçirme planları yapıyorduk. sınava bir hafta kala ders esnasında, planlanan 10 kişi öğretmen ayağa kalktığı anda soru sorma bahanesiyle etrafını sardık. o anda gogo fırlayıp masadaki dosyayı açtı ve sınav kağıdını buldu. gözcü arkadaşa okeyi çaktı. gözcü arkadaş öğretmenin etrafını saran bizlere okeyi çaktı ve hepimiz yerimize geçtik.
teneffüs vakti gogo'nun yakasına yapışıp kağıdı aldık ve sınav testti. yine fotokopi ve yine 1 hafta sonra sınavda bütün sınıf 5 aldı. bir sonraki hafta, öğretmen sınıfta notları açıklarken dedi ki:
- sizi bir daha test yapmayacağım, birbirinize bakıyorsunuz :d :d
yıllar yılları kovaladı ve öğretmen oldum. hem de ortaokulda değil, lisede. kendime dedim ki: ortaokullular bunu yapıyorsa liseliler ne yapmaz. ve her sınavı sadece sınavdan önceki teneffüste kağıda döküyorum. fotokopiden aldığım çıktıları da, sadece öğrencilere dağıtırken elimden bırakıyorum.
öğretmen masasının hemen önünde "gogo" lakaplı kara-kuru diye tabir ettiğimiz tipten bir arkadaşımız oturuyor. fen bilgisi dersinde öğretmenimiz, gogo derste konuştuğu için (evde abisinin 2. dünya savaşından kalma mekanik saç kesme makinesiyle traş ettiği tren yolu kafasına) kafasına sağlam bir şaplak indirdi ve sıraların arasında yoluna devam etti. gogo, öğretmenin görüş alanından çıkmasıyla birlikte ayağa kalktı ve rezil olmuş hissinin verdiği sinirle öğretmenin arkasından senin a... der gibi parmak işareti yaptı ve bir hışımla öğretmen masasındaki dosyasının içinden bir kağıdı çekti aldı (sırf ona zarar ziyan olsun diye). kağıda şöyle bir baktı ve sınıfa dönerek sessiz ama kocaman bir sevinç ünlemi yaptı, şampiyonlar ligi finalinde gol atmış futbolcu edasıyla.
teneffüs vaktinin gelmesiyle birlikte gogo'nun başına üşüştük ve kağıdın, bir hafta sonraki yazılı sınavı kağıdı olduğunu gördük. hemen içimizden bir kişi gönüllü oldu ve kırtasiyeye giderek sınıf mevcudu kadar fotokopi çektirdi. bir hafta sonra sınavda, kağıdı dayadık döşedik. tabii bütün sınıf 5 aldı.
artık sınıfça kolaya alışmıştık. ikinci sınav vakti geldiğinde sınav kağıdını elimize geçirme planları yapıyorduk. sınava bir hafta kala ders esnasında, planlanan 10 kişi öğretmen ayağa kalktığı anda soru sorma bahanesiyle etrafını sardık. o anda gogo fırlayıp masadaki dosyayı açtı ve sınav kağıdını buldu. gözcü arkadaşa okeyi çaktı. gözcü arkadaş öğretmenin etrafını saran bizlere okeyi çaktı ve hepimiz yerimize geçtik.
teneffüs vakti gogo'nun yakasına yapışıp kağıdı aldık ve sınav testti. yine fotokopi ve yine 1 hafta sonra sınavda bütün sınıf 5 aldı. bir sonraki hafta, öğretmen sınıfta notları açıklarken dedi ki:
- sizi bir daha test yapmayacağım, birbirinize bakıyorsunuz :d :d
yıllar yılları kovaladı ve öğretmen oldum. hem de ortaokulda değil, lisede. kendime dedim ki: ortaokullular bunu yapıyorsa liseliler ne yapmaz. ve her sınavı sadece sınavdan önceki teneffüste kağıda döküyorum. fotokopiden aldığım çıktıları da, sadece öğrencilere dağıtırken elimden bırakıyorum.
devamını gör...
günde 4 saat uyuyan insan
yeteri kadar dinlenemeyecektir. kıyamam. gelsin dizim müsait.
devamını gör...
bildirim ve mesaj butonları çalışmayanlar için alternatif
ben de diyorum bugün 30-40 tane mesaj almam gerekiyordu.
meersem çalışmıyormuş.
meersem çalışmıyormuş.
devamını gör...

