neden bu kadar cok başlık açılıyor
seks, sevişme olunca başlık olmuyor mu?
sözlük burası. daha fazla açılsa keşke.
sözlük burası. daha fazla açılsa keşke.
devamını gör...
clara (yazar)
edebiyatsever olduğu açıkça belli olan, çiçeği burnunda bir yazarımız.
hoş geldiniz, tanımlarınız daim olsun efenim.
hoş geldiniz, tanımlarınız daim olsun efenim.
devamını gör...
the lord of the rings: the war of the rohirrim

bu sabah aldığım harika bir haberi paylaşmak istiyorum. new line cinema , peter jackson üçlemesinin izinden devam edecek bir animasyon filmi hazırlıklarına başlamış. henüz çıkış tarihi belli olmamasıyla birlikte animasyon filmin üçlemenin 250 yıl öncesini 9.rohan kralı helm hammerhand ve destansı bir miğfer dibi savaşını konu alacağı söyleniyor. ayrıntılı bilgi aşağıda verdiğim linklerde mevcuttur. heyecanlanmamak elde değil orta dünya severler.
buradan
buradan
buradan
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
devamını gör...
dilenci değilim fazla 250 karma puanınız var mı sorusu
bozuk yokmuş, 40 bin var, olur mu?
devamını gör...
lost in translation
(bkz: sofia coppola) nın birazcık da kendi hayat hikayesini konu ettiğini düşündüğüm, bol ödüllü (en iyi özgün senaryo oscar'ı dahil) 2004 yılında gösterime girmiş olan mükemmel ötesi film. aslında bakarsanız benim ilk izleme sebebim, takıntılı bir şekilde sevdiğim, güzeller güzeli (bkz: scarlett johansson) ın oynuyor oluşuydu. sonrasında filmi o kadar beğendim ki bir çok kez tekrar izlemişliğim vardır.
bill murray'ın oynadığı bob karakteri evli bir adamdır ve aktördür. japonya'ya bir reklam filmi çekimi için gelmiştir. (bill murray en iyi erkek oyuncu oscar'ına aday gösterilmiş ancak kazanamamıştır.) scarlett johansson'ın canlandırdığı charlotte karakteri ise eşi fotoğrafçı olan ve eşinin işleri dolayısıyla japonya'ya gelmiş olan güzel bir kadındır. çift otelde tanışırlar dillerini ve kültürlerini hiç bilmedikleri bu ülkede sıkıntıdan patlamak üzereyken kendi dillerinde konuşacak birini bulmaları üzerine yakınlaşırlar ve film ortaya çıkar. yönetmen coppala da buna benzer bir dönem yaşamış ve eşinden ayrılıp japonya'ya gittiği dönemde bu senaryoyu yazmış. (sofia coppola da en iyi yönetmen oscar'ına aday gösterildi ama kazanamadı. eğer kazansaydı bu ödülü kazanan ilk amerikalı kadın olacaktı)
yabancı bir kültürde yabancı bir ülkede yani dilini bilmediğiniz kültürünü bilmediğiniz bir ülkede yaşamış vbakit geçirmişseniz eğer filmi izlerken mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. bu kalabalık içindeki yalnızlık, yabancılaşma, yokmuş gibi hissetme, varoluşsal sancılar mükemmel işlenmiş filmde. ben sırf scarlett için başlamış olsam da o kadar keyif aldım ki en iyi filmlerin arasına koydum.
bu arada türkçeye : "bir konuşabilse" diye çevirilmiş filmin adı. bence tam olarak karşılamıyor ama neyse...
bill murray'ın oynadığı bob karakteri evli bir adamdır ve aktördür. japonya'ya bir reklam filmi çekimi için gelmiştir. (bill murray en iyi erkek oyuncu oscar'ına aday gösterilmiş ancak kazanamamıştır.) scarlett johansson'ın canlandırdığı charlotte karakteri ise eşi fotoğrafçı olan ve eşinin işleri dolayısıyla japonya'ya gelmiş olan güzel bir kadındır. çift otelde tanışırlar dillerini ve kültürlerini hiç bilmedikleri bu ülkede sıkıntıdan patlamak üzereyken kendi dillerinde konuşacak birini bulmaları üzerine yakınlaşırlar ve film ortaya çıkar. yönetmen coppala da buna benzer bir dönem yaşamış ve eşinden ayrılıp japonya'ya gittiği dönemde bu senaryoyu yazmış. (sofia coppola da en iyi yönetmen oscar'ına aday gösterildi ama kazanamadı. eğer kazansaydı bu ödülü kazanan ilk amerikalı kadın olacaktı)
yabancı bir kültürde yabancı bir ülkede yani dilini bilmediğiniz kültürünü bilmediğiniz bir ülkede yaşamış vbakit geçirmişseniz eğer filmi izlerken mutlaka kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. bu kalabalık içindeki yalnızlık, yabancılaşma, yokmuş gibi hissetme, varoluşsal sancılar mükemmel işlenmiş filmde. ben sırf scarlett için başlamış olsam da o kadar keyif aldım ki en iyi filmlerin arasına koydum.
bu arada türkçeye : "bir konuşabilse" diye çevirilmiş filmin adı. bence tam olarak karşılamıyor ama neyse...
devamını gör...
tamer karadağlı'dan nihal yalçın'a skandal davranış
hadsiz insanların çoğalmaması için bazen hadlerini bildirmek iyidir. bu kadın konuşma yaparken rakiplerini ve ödülü küçümser şekilde konuştu. ayrıca uzattı da uzattı. önce ödülü al sonra konuş. bu tamer karadağlı’nın her yaptığını doğru olarak nitelendirmez tabi ki. mimikleri ile ünlü bir adam kendisi. bence burada haklı olan tamer karadağlı.
devamını gör...
güne bir söz bırak
eğer bir yerde kitapları yakıyorlarsa, orada eninde sonunda insanları da yakacaklardır.
heinrich heine
heinrich heine
devamını gör...
konsensüs
(bkz: ihtilaf)lı konularda anlaşmaya varmak, uzlaşmak ve görüş birliği sağlamak anlamındadır.
örnek; ajdar’ın megastar olması. *
türkiye’de faaliyet gösteren araştırma ve danışmanlık şirketinin de adıdır aynı zamanda. ama ‘ü’ harfinin yerine ‘u’ kullanarak, uluslararası pazarda isminin türkçe karakterli olmasından imtina etmiş olabileceği düşüncesindeyim. (bkz: konsensus)
örnek; ajdar’ın megastar olması. *
türkiye’de faaliyet gösteren araştırma ve danışmanlık şirketinin de adıdır aynı zamanda. ama ‘ü’ harfinin yerine ‘u’ kullanarak, uluslararası pazarda isminin türkçe karakterli olmasından imtina etmiş olabileceği düşüncesindeyim. (bkz: konsensus)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en eski eşyası
şahsa ait en eski eşya.
benim doğduğum gün "okuryazar" olmam temennisiyle bana hediye edilmiş ahşap işlemeli, üzerinde ismimin yazdığı kalemdir. hala saklıyorum, başına bir iş gelir diye kullanmaya çok korkuyorum.
benim doğduğum gün "okuryazar" olmam temennisiyle bana hediye edilmiş ahşap işlemeli, üzerinde ismimin yazdığı kalemdir. hala saklıyorum, başına bir iş gelir diye kullanmaya çok korkuyorum.
devamını gör...
coğrafya kader midir sorunsalı
toprak parçasının size yaptığı bir şey yoktur diyen açsın tüfek, mikrop ve çelik'i bir güzel okusun.
ekonomimiz kötü, eğitim, bilim, coğrafya vs diyen hem onu okusun hem de ulusların düşüşü'nü.
askeri yansımasını merak ediyorsa üstüne bir de military revolution yapsın.
iyice bir sindirsin, üstüne de bir tatlı ohhh. mis gibi.
ekonomimiz kötü, eğitim, bilim, coğrafya vs diyen hem onu okusun hem de ulusların düşüşü'nü.
askeri yansımasını merak ediyorsa üstüne bir de military revolution yapsın.
iyice bir sindirsin, üstüne de bir tatlı ohhh. mis gibi.
devamını gör...
kaplumbağa terbiyecisi
resmedilenin, bursa yeşil camii'nin üst katında olduğunu çoğu bursa'lının dahi bilmediği tablodur.
devamını gör...
kadının her yerinden tahrik olan erkek
son zamanlarda iyice farkına varıp hem sinirlendiğim hem şaşırdığım durum. hiç aklımıza gelmeyecek davranışlarımız farkında olmadan bir erkeği tahrik edebiliyor. ayaktan tahrik olan mı dersin, kulak memesine mi dersin, saçtan, bacaktan, kadının sesinden, koridorda topuklu ayakkabıyla yürürken çıkardığı sesten, yediği külahlı dondurmadan... aklıma geldikçe çıldırıyorum. evet herkes her şeyden tahrik olabilir buna engel olamayız. bir kadının bacağından da tahrik olabilirsin koltuk altından da ama bu demek değildir ki sözlerinizle veya bakışlarınzla tahrik edebilirsiniz. kadınlar açık giyinerek kul hakkına giriyorlar diyen çok erkek tanıdım hadi hak verip kendimizi kısıtlayalım da bu kısıtlamanın sonu var mı? sesten etkileniyorum ayaktan etkileniyorum kaştan kirpikten etkileniyorum diyen var ne yapalım komple yok mu olalım? kısıtlanmayacağız, normal olanı öğrenip buna alışacaksınız.*
devamını gör...
sevilmeyen yazarın yaptığı espri
ben gülersem, güzel yazmış falan dersem oylarım, ben de o yok. hiç sevmediğim bir yazara daha geçen bastım artı oyu çünkü tanım gibi tanımdı yani. hem hani oy yazara değil tanıma verilirdi melting? oldu mu bu şimdi sorarım sanaaa.
devamını gör...
singapur
illegal işlerin cenneti.
devamını gör...
anın fotoğrafı
çocukluğumda, konu komşuda bulduğum tohumları, hemen bahçemize sokardım. bir kaç aya patlardı.
her patlayanı başka bir renk olurdu. sonra da alır başını giderdi, göğe doğru.
ankara'ya geldiğimde, bir baktım tüm sahipsiz topraklar bununla dolu.
ankara'nın endemiği imiş meğer hatmi çiçeği. trabzonda bizim ilgimiz sayesinde yaşıyormuş.
yürüyüş yaparken karşıma çıktı.
bir kaç adet hatmi çiçeği bırakıyorum buraya.
her patlayanı başka bir renk olurdu. sonra da alır başını giderdi, göğe doğru.
ankara'ya geldiğimde, bir baktım tüm sahipsiz topraklar bununla dolu.
ankara'nın endemiği imiş meğer hatmi çiçeği. trabzonda bizim ilgimiz sayesinde yaşıyormuş.
yürüyüş yaparken karşıma çıktı.
bir kaç adet hatmi çiçeği bırakıyorum buraya.
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
gercekten hayvan sever olan insanlarin destekleyecegi olaydir. hayvanlarin yeri copluklerin yani degildir,arabalarin alti degildir, sokak aralari hic degildir... oyle iki mama koymakla, basini oksamakla sorunlari gercekten cozulmuyor. araba kazasina kurban giden, insanlar tarafindan itilip kakilan, gunlerce bogazinda yemek gecmeyen bir suru hayvan var. duygusal dusunupte "yaziktir gunahtir" demeyin. asil boyle yasamalarina aciyin... peki bu meseledeki cozum odakli gorusun nedir derseniz sudur; ya bir kac sene icerisinde hepsi kisirlastirilip uremeleri durdurulmali ya da gercekten temiz barinaklarda bakimlari karsilanmalidir. bunun disinda farkettiniz mi bilmiyorum gelismis ulkelerin hic birinde sokakta kedi kopek yasamaz. yasayan ulkelerde de boyle polemikler bitmez iste. bu mevzu turkiye'nin ciddi bir sorunudur,umarim kisa zamanda cozume ulasilir. ne insanlar magdur olur ne de hayvanlar...
devamını gör...
horus heresy
warhammer evreninde, galaksiyi kökünden sarsan hadise. chaos tarafından bozulan warmaster horus'un, adeptus astartes lejyonlarının yarısını da yanına çekmesi ve imperium'a karşı isyan başlatması olarak özetlenilebilir.
bu büyük hadise sonrasında imparatorluğa sağdık kalan space marine lejyonları;
(bkz: dark angels)
(bkz: white scars)
(bkz: space wolves)
(bkz: ımperial fists)
(bkz: blood angels)
(bkz: ıron hands)
(bkz: ultramarines)
(bkz: salamanders)
(bkz: raven guard)
horus'u izleyerek imparatora ihanet edip chaos tarafına geçen lejyonlar ise;
(bkz: alpha legion)
(bkz: sons of horus)(black legion)
(bkz: world eaters)
(bkz: thousand sons)
(bkz: death guard)
(bkz: emperor s children) (ismin ironisi heheh)
(bkz: word bearers)
(bkz: ıron warriors)
(bkz: night lords)
önemli chaos space marineler;
abaddon the despoiler
typhus, nurgle'ın seçilmişi ve destroyer hive'ın hostu.
lucius the eternal (emperor's children.)
fabius bile, (eski chief apothecary, emperor's children yarbayı)
khârn the betrayer (world eaters.)
ahriman, (thousand sons baş büyücüsü)
ayrıca bu isyan sırasında 2 tane space marine lejyonu kaybolmuştur, bunların akibetleri belli değildir.
bu büyük hadise sonrasında imparatorluğa sağdık kalan space marine lejyonları;
(bkz: dark angels)
(bkz: white scars)
(bkz: space wolves)
(bkz: ımperial fists)
(bkz: blood angels)
(bkz: ıron hands)
(bkz: ultramarines)
(bkz: salamanders)
(bkz: raven guard)
horus'u izleyerek imparatora ihanet edip chaos tarafına geçen lejyonlar ise;
(bkz: alpha legion)
(bkz: sons of horus)(black legion)
(bkz: world eaters)
(bkz: thousand sons)
(bkz: death guard)
(bkz: emperor s children) (ismin ironisi heheh)
(bkz: word bearers)
(bkz: ıron warriors)
(bkz: night lords)
önemli chaos space marineler;
abaddon the despoiler
typhus, nurgle'ın seçilmişi ve destroyer hive'ın hostu.
lucius the eternal (emperor's children.)
fabius bile, (eski chief apothecary, emperor's children yarbayı)
khârn the betrayer (world eaters.)
ahriman, (thousand sons baş büyücüsü)
ayrıca bu isyan sırasında 2 tane space marine lejyonu kaybolmuştur, bunların akibetleri belli değildir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
dağlarda bir çin lokantasıydık senle ben
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!
küçük iskender...
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!
küçük iskender...
devamını gör...
