24 aralık 2020 ekrem imamoğlu'nun akit bir gazete değildir açıklaması
gazete kağıdına her basılan şey gazete, türksatta yayınlanan her yayın televizyon kanalı olmaz.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
milletin a...ına koyacağız diyen zata sürekli devlet ihalerinin peşkeş çekilmesinin yanında vergi borçlarının silinmesi,
fetö ile kol kola gezenlerin kendileri hariç herkesi fetöcü ilan etmeleri,
zam kelimesi yerine fiyat güncellemesi
istifa kelimesi yerine görev affı sözcüklerinin kullanılması,
trump sayesinde ülkemizin onuru yerle bir edilmesine rağmen deli gibi trump sevgimiz,
18 yıllık mevcut iktidarın 2020 izmir depreminde 80 yıl öncesi chp yi suçlaması,
maliye bakanın ınstagram'dan istifasını yayınlaması ve bu istifada geçen sayısızca imla hataları
almanya'nın bizi kıskanması
unutmak isteyip de unutamadığım olayda halen geleceğimize ipotek koyan bir siyasi partinin her anket sonuçlarında birinci parti çıkması.
fetö ile kol kola gezenlerin kendileri hariç herkesi fetöcü ilan etmeleri,
zam kelimesi yerine fiyat güncellemesi
istifa kelimesi yerine görev affı sözcüklerinin kullanılması,
trump sayesinde ülkemizin onuru yerle bir edilmesine rağmen deli gibi trump sevgimiz,
18 yıllık mevcut iktidarın 2020 izmir depreminde 80 yıl öncesi chp yi suçlaması,
maliye bakanın ınstagram'dan istifasını yayınlaması ve bu istifada geçen sayısızca imla hataları
almanya'nın bizi kıskanması
unutmak isteyip de unutamadığım olayda halen geleceğimize ipotek koyan bir siyasi partinin her anket sonuçlarında birinci parti çıkması.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
allahınız kitabınız varsa ve sözlüğün ismi vitamin sözlük olarak değişmeyecekse. şu vitamin bar sandalyesi rengi olan iğrenç turuncuyu değiştirirsiniz. gördükçe burnuma sana yağ kokusu geliyor. sahte sosis salam pişiyor burnumda. daha normal bir renk yapın.
alın ben yaşıyorum bunları sizde yaşayın.




alın ben yaşıyorum bunları sizde yaşayın.




devamını gör...
saniyelik salaklıklar
az önce yaptığım ve kendi kendime oğlum harbi salaksın dediğim birkaç saniyelik olaydır. evin içinde kapısı kısmen açık olan odaya geçeceğim. kapıyı itekliyorum sanki arkadan da biri kapıyı bana itekliyor. eee evde yalnızım. ensemden soğuk bir ter boşaldı. titrek bir ses tonu ile, -hoop kimsin!! ses yok. itekliyorum kapı bana doğru arkadan ittiriliyor. yumruğu sıktım kapıyı hızlıca geriye çarptıracağım ve üzerine abanacağım sonra yer misin yemez misin? fırsat vermek yok. çünkü fırsat verirsem o beni haklayacak. çünkü bize böyle öğrettiler askerde. ölmek yok. neyse derin bir nefes aldım gücümü topladım. sol elimle kapıyı itekledim, yine bir kuvvet arkadan bana doğru ittiriyor kapıyı. sağ elimi ve sağ omzumu o aralıktan arkaya çıkarttım ve var gücümle -ulaann!! diye abanmaya yeltenecekken bir baktım kimse yok. yere eğilmemle hass.tir demem bir oldu. koltuğun puf yastığı. sert sünger olunca kapıyı yumuşak bir biçimde bana ittiriyor. neyse ömrümden ömür gitti.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
dün ile aynı.
devamını gör...
bir şey anlattığınızda bana ne diyen insan
her aradığında ya da yazdığında ya da bir araya geldiğinizde sürekli kendi aptal sıkıntılarını anlatıp candan bi "sen nasılsın" bile demiyorsa size çöp kovası muamelesi yapıyordur. oradan güzel tınılı bir "bane ne, ne anlatıyorsun" çekerek size fırlattığı çöpleri iade edersiniz, ondan sonra herkes kendi çöplüğüne. ohh mis.
devamını gör...
son nefeste söylenecek söz
bu son olsun bu son.
devamını gör...
ali babacan'ın anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek isteriz açıklaması
arkadaşlar neden a haber izleyicisi misali, atılmış bir başlığa dayanarak yersiz yorumlarda bulunuyorsunuz? evet siyasal islamcılardan ben de nefret ediyorum fakat adam bu konunun gündemlerinde olmadığını ve ''değiştirmek isteriz'' asla demedi.
kendilerini günahım kadar sevmem ( hatta ali babacan hakkında tanım bulunuyor) fakat videonun tamamını izlemiş bir insan olarak açıkça söyleyebilirim ki; adamın ağzından kesinlikle değiştiririz lafı çıkmadı. hatta özellikle toplum mutabakatından bahsediyor.
nevşin hanımı çok sevmeme rağmen gereksiz bir ısrarlar soruyu tekrarlıyor ve hatta sonunda kendince yorum yapıp ''değiştiririz diyorsunuz'' diyor. ali bey'in dikkatinden kaçtı sanırım, düzeltmedi. buna gerçekten gerek var mıydı nevşin hanım?
nevşin mengü: genişletilmiş parlamenter sistem üzerine çalışıyoruz dediğiniz, yeni anayasa değişikliği üzerine çalışıyorsunuz, öyle değil mi?
ali b: yeni anayasa demiyoruz, anayasanın yürütme, yargı ve yasama ile ilgili bazı maddelerinin parlementer sistemi güçlenderimesi, parlamenter sistemin türkiyeye getirilmesi için değiştirilmesini çalışıyoruz. meclis iç tüzüğünün, siyasi partiler yasasının ve seçimle ilgili yasaların değiştirilmesi üzerine çalışıyoruz. aslında 6 alt başlığı olan bir konu bu, bu 6 alt başlığın 3'ü anayasa ile ilgili, üçü diğer yasal düzenlemeleri ilgilendiriyor.
nevşin m:ilk dört madde ile ilgili spekülasyon çok.
ali b.: bizim gündemimizde o yok
nevşin m: mesela hdp'den böyle bir talep gelse?
ali b: bunları tartışmak için uygun bir iklim yok.
nevşin m: uygun iklim olsa tartışır mısınız?
ali b: ülkede ciddi çatlaklar var, germe siyaseti, ötekileştirme siyaseti ülkemizde yaralar açtı bla blaaa.
nevşin m: daha iyi anlamak için soruyorum, zemin değişse ilk dört maddeyi de tartışırız mı diyorsunuz?
ali b: o gün geldiğinde tartışılması gerekirse, tartışılır. toplumsal mutabakat o dört maddeyi koruma olarak da şekillenebilir. farklı şekilde de şekillenebilir. bugünden çok ileriye doğru tahminler yapmak doğru değil dolayısiyle o konular bugün için gündemimizde yok. yani ne demek, o maddeleri değiştirmek gündemimizde yok, biz sadece sistem değişikliğiyle bugün meşgulüz. günün birinde zemin ve şartlar daha uygun olduğunda hepsi konuşulabilir. ama konuşmak demek değiştirmek anlamına gelmez, konuşulur tekrar ülkedeki mutabakat o maddelerin korunması şeklinde de olabilir.
nevşin m: olmazsa da değiştiririz diyorsunuz. ( dünyanın en mal el hareketi ve herbokolog edası ile bakıyor)
ali b: önemli olan şu anda asgari müşterekte buluşabilmek, ülkeyi bazı konularda germek değil. işe bazı çatlaklarla başlamak değil.
ya anlayamıyorum, her gün takip ettiğim, takdir ettiğim kadın neden yersiz bir yorumda bulunur. nevşin hanım umarım bu hatasını düzeltir. gereksiz gündem yaratılmasında rol oynaması bizi üzer.
kendilerini günahım kadar sevmem ( hatta ali babacan hakkında tanım bulunuyor) fakat videonun tamamını izlemiş bir insan olarak açıkça söyleyebilirim ki; adamın ağzından kesinlikle değiştiririz lafı çıkmadı. hatta özellikle toplum mutabakatından bahsediyor.
nevşin hanımı çok sevmeme rağmen gereksiz bir ısrarlar soruyu tekrarlıyor ve hatta sonunda kendince yorum yapıp ''değiştiririz diyorsunuz'' diyor. ali bey'in dikkatinden kaçtı sanırım, düzeltmedi. buna gerçekten gerek var mıydı nevşin hanım?
nevşin mengü: genişletilmiş parlamenter sistem üzerine çalışıyoruz dediğiniz, yeni anayasa değişikliği üzerine çalışıyorsunuz, öyle değil mi?
ali b: yeni anayasa demiyoruz, anayasanın yürütme, yargı ve yasama ile ilgili bazı maddelerinin parlementer sistemi güçlenderimesi, parlamenter sistemin türkiyeye getirilmesi için değiştirilmesini çalışıyoruz. meclis iç tüzüğünün, siyasi partiler yasasının ve seçimle ilgili yasaların değiştirilmesi üzerine çalışıyoruz. aslında 6 alt başlığı olan bir konu bu, bu 6 alt başlığın 3'ü anayasa ile ilgili, üçü diğer yasal düzenlemeleri ilgilendiriyor.
nevşin m:ilk dört madde ile ilgili spekülasyon çok.
ali b.: bizim gündemimizde o yok
nevşin m: mesela hdp'den böyle bir talep gelse?
ali b: bunları tartışmak için uygun bir iklim yok.
nevşin m: uygun iklim olsa tartışır mısınız?
ali b: ülkede ciddi çatlaklar var, germe siyaseti, ötekileştirme siyaseti ülkemizde yaralar açtı bla blaaa.
nevşin m: daha iyi anlamak için soruyorum, zemin değişse ilk dört maddeyi de tartışırız mı diyorsunuz?
ali b: o gün geldiğinde tartışılması gerekirse, tartışılır. toplumsal mutabakat o dört maddeyi koruma olarak da şekillenebilir. farklı şekilde de şekillenebilir. bugünden çok ileriye doğru tahminler yapmak doğru değil dolayısiyle o konular bugün için gündemimizde yok. yani ne demek, o maddeleri değiştirmek gündemimizde yok, biz sadece sistem değişikliğiyle bugün meşgulüz. günün birinde zemin ve şartlar daha uygun olduğunda hepsi konuşulabilir. ama konuşmak demek değiştirmek anlamına gelmez, konuşulur tekrar ülkedeki mutabakat o maddelerin korunması şeklinde de olabilir.
nevşin m: olmazsa da değiştiririz diyorsunuz. ( dünyanın en mal el hareketi ve herbokolog edası ile bakıyor)
ali b: önemli olan şu anda asgari müşterekte buluşabilmek, ülkeyi bazı konularda germek değil. işe bazı çatlaklarla başlamak değil.
ya anlayamıyorum, her gün takip ettiğim, takdir ettiğim kadın neden yersiz bir yorumda bulunur. nevşin hanım umarım bu hatasını düzeltir. gereksiz gündem yaratılmasında rol oynaması bizi üzer.
devamını gör...
burçlara inanmak
burçların uzun vadeli* tahminleri, kişilik özellikleri bana olabilir geliyor olduğu için, zararsız gördüğüm için, içinde olduğum durum.
hayat istatistikler ve genellemeler ile anlamlandırılıyor ekseriyetle.
yarınla ilgili, öncelerden yola çıkmanın astrolojik adı burç, matematiksel adı istatistik.
hayat istatistikler ve genellemeler ile anlamlandırılıyor ekseriyetle.
yarınla ilgili, öncelerden yola çıkmanın astrolojik adı burç, matematiksel adı istatistik.
devamını gör...
sözlükte atatürk'e hakarete izin verilmeye devam edilirse savcılığa bildirim yapılması
sözlüğü kendince tehdit eden bazı yazarımsıların yapmaya calıstıgı eylemdir.
bakın yapacak insan pzt gununu beklemez alır ss goruntuleri cimere bildirir.
burası insanların fikirlerini beyan ettiği yerdir 2 3 kişi atarlandı diye geri dönecek değilim varsa fikriniz adamın karşısına koyar fikri çürütürsünüz, her birinize ayrı ayrı sözlük tasarlayamam! oturun ya iletişim kurmaya calısın ya da elinizden geleni ardına koymayın ama yeter ki boş gürültü yapmayın kafam şişiyor.
bakın yapacak insan pzt gununu beklemez alır ss goruntuleri cimere bildirir.
burası insanların fikirlerini beyan ettiği yerdir 2 3 kişi atarlandı diye geri dönecek değilim varsa fikriniz adamın karşısına koyar fikri çürütürsünüz, her birinize ayrı ayrı sözlük tasarlayamam! oturun ya iletişim kurmaya calısın ya da elinizden geleni ardına koymayın ama yeter ki boş gürültü yapmayın kafam şişiyor.
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
dün annem abimin evinde, bugün ben kendi evimde çekmece dolap düzeltirken
sahibine göre çok büyük anlamlar ifade eden ama bize göre çöp olan
bir dünya eşya attık. en iyi olduğumuz konu derleyip toplayıp atmak sanırım. pişman mıyız? hayır !!
tanım: annenin en iyi olduğu konu istifçilerle savasmaktır.
sahibine göre çok büyük anlamlar ifade eden ama bize göre çöp olan
bir dünya eşya attık. en iyi olduğumuz konu derleyip toplayıp atmak sanırım. pişman mıyız? hayır !!
tanım: annenin en iyi olduğu konu istifçilerle savasmaktır.
devamını gör...
umre
suudi arabistanın önemli gelir kapılarından ikincisi. insanlarımız gitmeye ve pis araplara para kazandırmaya ne yazık ki devam edecekler. petrol bitince ne olacak diyenler görün buraları işte.
devamını gör...
doğru eşi bulma yöntemi
kullanma klavuzunu versen okumayacak bir milletiz , sen birde çetrefilli yöntemlerden flan bahsediyorsun. böyle bir yöntem var ama millet olarak tercih etmiyoruz dedirtendir.
devamını gör...
aşk ve gurur
özgün ismiyle pride & prejudice yani gurur ve ön yargı'dır.
yönetmenliğini joe wright'ın senaristliğini
deborah moggach'ın yapımcılığını tim bevan, eric fellner, paul webster'ın üstlendiği 2005 yapımı romantik, dram filmidir.
yazar jane austen'ın 1813'te yazılan gurur ve önyargı kitabından uyarlanmıştır.
oyuncular,
keira knightley
matthew macfadyen
brenda blethyn
donald sutherland
tom hollander
rosamund pike
jena malone
talulah riley
judi dench
bennet ailesi anne, baba ve 5 kızdan oluşan ingiltere kırsalında çiftlik yöneten orta sınıf bir aile. kızları; jane, elizabeth, mary, kitty ve lydia'nin evlilik ve ahlak kavramlarını, hayata bakışlarını konu alan renkli bir filmdir. anne bennet kızlarını biran önce evlendirmek ister kızları da bu doğrultuda anneyle aynı fikirdedir elizabeth (keira knightley) hariç. elizabeth aşık olmak ister. daha özgür ruhlu daha farklı bir genç kızdır. algıları, hayata bakışı, beklentileri farklıdır. ve bu anne bennet'in pek hoşuna gitmez.
filmin asıl konusu elizabeth ve darcy'nin (matthew macfadyen) itmeli, çekmeli gurur üzerine inşaa edilmiş aşklarıdır.
diğer kardeşlerin aşklarına, evliliklerine de değinen dönemin sorunlarını ve aile hayatını yansıtan güzel bir filmdir.
ben filmi 2008 yılında 10'u geçkin kere izlemiştim. görüldüğü üzere izleme sayısındanda anlaşılacağı üzere pek beğenmiştim. hah filmde kendimde bir şeyler bulduğumdan pek bir ilgimi çekmişti.
kitabını okumadım malesef nasıl büyük bir eksiklik, hata şuan daha iyi anlıyorum. ilk fırsatta okumayı planlıyorum.
umarım siz de beğenir keyifle izlersiniz. iyi seyirler...
yönetmenliğini joe wright'ın senaristliğini
deborah moggach'ın yapımcılığını tim bevan, eric fellner, paul webster'ın üstlendiği 2005 yapımı romantik, dram filmidir.
yazar jane austen'ın 1813'te yazılan gurur ve önyargı kitabından uyarlanmıştır.
oyuncular,
keira knightley
matthew macfadyen
brenda blethyn
donald sutherland
tom hollander
rosamund pike
jena malone
talulah riley
judi dench
bennet ailesi anne, baba ve 5 kızdan oluşan ingiltere kırsalında çiftlik yöneten orta sınıf bir aile. kızları; jane, elizabeth, mary, kitty ve lydia'nin evlilik ve ahlak kavramlarını, hayata bakışlarını konu alan renkli bir filmdir. anne bennet kızlarını biran önce evlendirmek ister kızları da bu doğrultuda anneyle aynı fikirdedir elizabeth (keira knightley) hariç. elizabeth aşık olmak ister. daha özgür ruhlu daha farklı bir genç kızdır. algıları, hayata bakışı, beklentileri farklıdır. ve bu anne bennet'in pek hoşuna gitmez.
filmin asıl konusu elizabeth ve darcy'nin (matthew macfadyen) itmeli, çekmeli gurur üzerine inşaa edilmiş aşklarıdır.
diğer kardeşlerin aşklarına, evliliklerine de değinen dönemin sorunlarını ve aile hayatını yansıtan güzel bir filmdir.
ben filmi 2008 yılında 10'u geçkin kere izlemiştim. görüldüğü üzere izleme sayısındanda anlaşılacağı üzere pek beğenmiştim. hah filmde kendimde bir şeyler bulduğumdan pek bir ilgimi çekmişti.
kitabını okumadım malesef nasıl büyük bir eksiklik, hata şuan daha iyi anlıyorum. ilk fırsatta okumayı planlıyorum.
umarım siz de beğenir keyifle izlersiniz. iyi seyirler...
devamını gör...
sürü psikolojisi
toplumsal hareketleri baz alarak söyleyecek olursak gustava le bon'un klasik toplumsal hareketlerde öne sürmüş olduğu kavramın adıdır. insanlarin irrasyonel canlılar olmasından kaynaklı olarak duygularıyla hareket ettiğini söylemiştir düşünür. bunun yanında insanların birbirlerini de etkilediklerini söyleyebiliriz. asil vurucu nokta da insanların birbirlerini etkilemeleridir. aslında gustave le bon burada toplumsal hareketleri olumlamamakla beraber aşırı bir eleştiride de bulunmuştur çünkü ona göre bir toplumun zekasını o toplumdaki en düşük zekalı insanın zekasına eşittir.
gustava le bon un bunlari 1800lu yillarda söylediğini düşünecek olursak o dönemlerde var olan devlet yapılarının söz söyleyen insanların genelde üst sınıflarda yer alan insanların olduğunu söyleyebiliriz. ve bu insanların tabi ki devlete karsi ortaya çıkan hak iddialarında devletin yanında olamalari çok olasıdır. bununla beraber fransız ihtilali'nin ardindan ortaya çıkan uygulamalarından bu söylemi doğrulayacak yani vardır. fransız ihtilali'nin ardindan fransız sokaklarında kanlar akacağı boyutta giyotinle idamlar olmuştur bu da ihtilali yapan topluluğun zekasının gerçekten o toplumdaki insanların en düşük zekalısına eşit olduğunu göstermektedir.
yeni toplumsal hareketleri düşündüğümüzde ise durum daha farklıdır. insanların artık ciddi bir kimlik dertleri vardır, devletlerin yapısı da hala sınıfsal yapı devam etmekle birlikte bu sınıfsal yapı çok katmanlı hal almıştır. bu da insanlarin artık devletin ihlal ettiği haklara karşı bir arada yer aldıkları hareketleri ortaya çıkarmıştır. bunu daha sonra başka bir başlık (yeni toplumsal hareketler) altında inceyebiliriz.
gustava le bon un bunlari 1800lu yillarda söylediğini düşünecek olursak o dönemlerde var olan devlet yapılarının söz söyleyen insanların genelde üst sınıflarda yer alan insanların olduğunu söyleyebiliriz. ve bu insanların tabi ki devlete karsi ortaya çıkan hak iddialarında devletin yanında olamalari çok olasıdır. bununla beraber fransız ihtilali'nin ardindan ortaya çıkan uygulamalarından bu söylemi doğrulayacak yani vardır. fransız ihtilali'nin ardindan fransız sokaklarında kanlar akacağı boyutta giyotinle idamlar olmuştur bu da ihtilali yapan topluluğun zekasının gerçekten o toplumdaki insanların en düşük zekalısına eşit olduğunu göstermektedir.
yeni toplumsal hareketleri düşündüğümüzde ise durum daha farklıdır. insanların artık ciddi bir kimlik dertleri vardır, devletlerin yapısı da hala sınıfsal yapı devam etmekle birlikte bu sınıfsal yapı çok katmanlı hal almıştır. bu da insanlarin artık devletin ihlal ettiği haklara karşı bir arada yer aldıkları hareketleri ortaya çıkarmıştır. bunu daha sonra başka bir başlık (yeni toplumsal hareketler) altında inceyebiliriz.
devamını gör...
o yazarın üstüne çok gitme bünyesi hassas
nazik kalbim, hassas bünyemden dışarıya atlamak suretiyle kendini intihar ediverir, yapmayın.
devamını gör...
gri rengin tadı olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
avokado tadinda olurdu. sade, duz bir tat.
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
dinlerken kendimi düğünde hissettiğim yayındır.
dışarıda geniş bir alandayım. hoparlörden şarkılar çalıyor. herkes plastik sandalyelere oturmuş. orta kısımda oynayanlar. ben kimseyi tanımıyorum ve bu sırada hafiften kız kesiyorum. insanlar birbirleriyle konuşuyorlar, gülüşmeler, kahkahalar, abartı makyajlar, taşlı elbiseler, takımlar, kunduralar, topuklu ayakkabılar, ortada koşuşturan çocuklar, arada sırada para saçmak için ortaya çıkan dayılar...
az önce plastik tabakta ikram geldi. yanında fanta var.
arka tarafta içiçi ekip oturuyor. anason kokusu geliyor.
en köşede ihtiyarlar heyeti oturmuşlar, birbirleriyle konuşup oynayanları izliyorlar. hafiften de ikramları tırtıklıyorlar.
bu kimin kızı, kimin oğlu...
sülalede kimsenin sevmediği p*ç akraba birilerini kolundan çekiştirerek ortaya götürüyor. oynatıyor.
ben sıkılmışım. ne zaman bitecek diye bekliyorum ama müzikler de güzel geliyor. ortamın atmosferi güzel.
üstümü başımı düzeltip kendimi tripten tribe sokup etrafı kesmeye devam ediyorum...
dışarıda geniş bir alandayım. hoparlörden şarkılar çalıyor. herkes plastik sandalyelere oturmuş. orta kısımda oynayanlar. ben kimseyi tanımıyorum ve bu sırada hafiften kız kesiyorum. insanlar birbirleriyle konuşuyorlar, gülüşmeler, kahkahalar, abartı makyajlar, taşlı elbiseler, takımlar, kunduralar, topuklu ayakkabılar, ortada koşuşturan çocuklar, arada sırada para saçmak için ortaya çıkan dayılar...
az önce plastik tabakta ikram geldi. yanında fanta var.
arka tarafta içiçi ekip oturuyor. anason kokusu geliyor.
en köşede ihtiyarlar heyeti oturmuşlar, birbirleriyle konuşup oynayanları izliyorlar. hafiften de ikramları tırtıklıyorlar.
bu kimin kızı, kimin oğlu...
sülalede kimsenin sevmediği p*ç akraba birilerini kolundan çekiştirerek ortaya götürüyor. oynatıyor.
ben sıkılmışım. ne zaman bitecek diye bekliyorum ama müzikler de güzel geliyor. ortamın atmosferi güzel.
üstümü başımı düzeltip kendimi tripten tribe sokup etrafı kesmeye devam ediyorum...
devamını gör...
donundan mendil yapan akp’li dayının siz de yapın yokluk çekmeyin demesi
özet niteliğindeki sosyolojik tespitlere yardımcı olacak bireydir.
devamını gör...
sözlük kalitesini düşüren yazarlar listesi
ismini gören yazarların motivasyonunu kaybedeceği başlıktır.
ama bir yazar bilerek troll takılıyorsa amacı rahatsızlık vermek ise ismini görünce mutlu olacak işe yaradığını hissedecektir.
o yüzden en iyisi yazar ismi belirtmemektir.
ama bir yazar bilerek troll takılıyorsa amacı rahatsızlık vermek ise ismini görünce mutlu olacak işe yaradığını hissedecektir.
o yüzden en iyisi yazar ismi belirtmemektir.
devamını gör...