ülkelerin vatandaşlarına verdiği kişisel durumlarını gösteren resmi belgelerdir. üzerinde kişinin adı, soy adı, medeni hali, nereli olduğu v.b kişisel bilgileri bulunur. ülkemizde ve bazı ülkelerde dinini belirten bir bölümde vardır.
kimlik, kafa kağıdı, kafa koçanı, nüfus kağıdı, nüfus tezkeresi, hüviyet cüzdanı gibi isimlerle de anılır.
devamını gör...

sabahki malum olay ve zihniyete karşı sarf ettiğim sözler silinince ve revizeme rağmen yayınlanmayınca gelip yarım kalan haykırışı tamamlayalım dediğim başlık.

2 temmuz 1993 tarihinde sivas'ta 33 insanın mezhebinden dolayı yakılarak öldürüldüğü katliamdır.

ne siyasilerden isim bilirim, ne derin devletten ne ıvırından ne de zıvırından. elbette suçun temeli buradadır ama aslında bilirim ki fırsat tanındığı her an kendinden olmayanı yok edebilecek, yakacak bir potansiyele sahip bu millet. yeni nesiller böyle bir yas gününde saygı gösterip, bu eylemi gerçekleştirenler adına utanacağına ya katliam yarıştırır oluyor ya da ''yaktık ama sorun bir niye yaktık'' gibi haysiyetsizlik içeren argümanlar üretiyor oluyorlar. bilirim ki bu millet vaktinde ekmeğini yediği, aynı sofrayı paylaştığı insanı sırf kendisiyle aynı tarafa bakmıyor diye yok edebilmeyi kendine hak görüyor. sizlere siyaset, tarih, din vs anlatılamaz artık sizlere direkt en temelden başlanmalı; insan nedir, insan kim değil bu öğretilmeli! o, bu, şu, öteki beriki demeden insanı olduğu haliyle sadece var olduğu için dahi kabul etmeyi öğretemedik ya sizlere, bizlere de yazıklar olsun. insani birçok duyguya ve vicdana sahip olmadığınız için de anlayamıyorsunuz işte; acının her türlüsünü sırtlanabildiğimizi, insan canı mevzubahis olduğunda canımızın herkese ''yanabileceğini. '' özgürlüğü kimin kısıtlandıysa yanında olduğumuz gibi, bu özgürlüğü ilk elde edişinde yine dönüp ilk bizleri yok etmeye çalışıyor bu coğrafya insanı.

çok uzun zaman oldu bu coğrafya insanına karşı umutlarım tükeneli. artık herhangi bir şekilde ikna etme çabası barındırmıyorum, yalnızca sustukça ağır gelen şeyleri kendi hakkım için dahi değil, şahit olduğum haksızlıklara karşı var gücümle sarf ediyorum. istediğiniz kadar kötülüğünüze, vahşiliğinize kılıf uydurmaya çalışabilirsiniz ama allahu ekber nidalarıyla insan yaktığınız gerçeğini değiştiremezsiniz. bir çocuk istismara uğradığında ''o da istiyordu''yu, bir kadın tecavüze uğradığında ''o da etek giymeseymiş''i diyen varlıklar olarak, 33 insanı yaktığınızda da ''benzin bidonu da orada olmasaymış'' demeniz kalıyor bir. ne yapıp ne edip her zaman vahşetten yana tavır almanız inanılmaz.

bir insana, bir canlıya yapılan zulümde canınız yanmıyorsa eğer, kim olduğu önemsiz şans eseri sırf yaşamı haritada sizden daha doğu bir yana düştü diye değersiz görüyorsanız insanı ve mezhebiyle, inancıyla ayırabilecek kadar aşağılıksanız insanlığınızı dönüp sorgulayın derim. sizden inançlı olmanızı beklemiyorum, herhangi bir yaratıcıdan korkun vs. dahi demiyorum; yalnızca her şeyden bağımsız insan olun diyorum.

suçu örtbas etmek adına başka yönlere evirmeye çalışmayın çünkü siz ne yaparsanız yapın her 2 temmuzda yasımız ağıt olup dilimize düşecektir.

her şey değişiyor; siyasiler, yönetimler, sistemler, düşünceler... tek bir değişmeyen oluyor; insanımızın kendinden olmayanı yok etme çabası ve ben her değişim sonunda karşılaştığım bu çirkin yüzünüzle nasıl yaşanabileceğini inanın artık bilmiyorum. yalnızca affedilmemenizi diliyorum...
devamını gör...

ella fitzgerald ile birlikte summertime, cheek to cheek, dream a little dream of me gibi güzel şarkıları seslendiren sanatçıdır.
ayrıca bakınız la vie en rose.
devamını gör...

12 ya da 13 yaşına kadar tırtıl gibi masum oluyor, o yaştan sonra arkadaş ve çevrenin etkisiyle kozasından çıkıp kelebek oluyor. artık iyi yere ya da kötü yere kanadını çırpıyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçekten komünist olup da başarılı ve mutlu olan bir halkın olmamasıdır.

1. girişimin özgür olmadığı yerde rekabet de olmaz.
2. rekabet olmayan yerde kalitenin olma olasılığı yok denecek kadar düşüktür.
3. kalite yoksa ne iyi beslenebilir ne de iyi yaşayabilir insan.

örnek:

ülkede bütün ihtiyaçları zaten karşılanan daha üstüne çıkamayan insanın salgına aşı bulması muhtemel değil. çin ekonomide liberal, halkına komünisttir. özel şirketler kazanıp belli bir kesim zenginken. geri kalanı düşük kalite yaşam sürer.

küba her ne kadar kansere tedavi buldum dese de halkı fakirdir. dünya teknolojide son sürat giderken küba halkı hijyen ve beslenme konusunda bile sıkıntı çekmektedir.

yani komünizmin başarısız olması kaçınılmazdır. kalitesiz ve düşük yaşam şartları demektir.

not:
barınma, eğitim, sağlık vs en temel haklar... nedense komünist olan ülkeler bile bunu ancak ve kalitesiz sağlıyorken, diğer sistemlerde insan refahı daha yüksek... her şey ortada. apaçık göz önünde. en temel hakları koruyan sistem komünizm değil, hukuktur. almanya, kanada, norveç, vs ülkeler bu nedenle mutlu, huzurlu ve sağlıklılar. her örneğin yaşayan ve yaşamış kanıtı var. saldırmadan önce düşünce modunu açmanızı rica ediyorum.
devamını gör...

balkona çıktım, sokak bomboş hava biraz soğuktu. üst sokaktan kamil abinin bahçeden horozun ötmesinden başka bir ses yoktu. o susunca tekrar sessizliğe gömülüyordu koca mahalle. derken bir adam park etti aracını. kim bilir nereden geldi? kapısını kapattı, şöyle bir gerindi ve belki de evinin yolunu tutturmuştu ki bir şeyler mırıldanarak yoluna devam etti. sokak tekrar sessizdi, biraz daha dinledim. artık tütünümün yanarken çıkardığı sesten başka bir şey yoktu. sonra birden 3 aylara girdiğimizi hatırladım, çocuk gibi sevinç kapladı bedenimi. acaba bu sene de ramazanı görebilecek miydim? geçen senelerde sahurdan sonra alelacele bir bardak çay, bir sigarayı elime tutuşturup balkonda ezanı beklediğim vakitler geldi aklıma. ne güzeldi. ezanı beklemek dahi sabırsızlandırıyordu insanı... 1. gün 2. gün... 10, 15, 20 derken bayrama şu kadar var derdik. sonra birden bu bayramların da eski bayramlar gibi olmayacağını anımsadım... ne ara bu kadar ruhsuzlaşmıştım? biliyordum, yine de cevaptan kaçtım. o yoktu çünkü, bayramlarım yarımdı. valide hanım bayram sabahları erkenden evden toz olmama öğleye doğru eve gelmeme, şişmiş gözlerime ve yarı hüzünlü-yarı mutlu halime bozuluyor ama ses etmiyordu. o da biliyordu. önce büyüklerin eli öpülür. bu duygular içinde saatin epey geç olduğunu fark etim. evet vakit bir hayli geçti...
devamını gör...

brad pitt'in ilk karısıdır aynı zamanda. patrondan kurtulma sanatı isimli filmdeki oyunculuğu mükemmeldir.
devamını gör...

diyet sadece kilo vermek için yapılan bir eylem değildir. toplum içinde diyetin tek amacı buymuş gibi algılanıyor. diyet aynı zamanda beslenmeyi düzene koymak ve belirli bir program eşliğinde sağlığı korumak için uygulanan bir yöntemdir. bu yüzden sadece kızların değil erkeklerin de sürekli diyette olması çok normal.
devamını gör...

yazın kısa bir süreliğine çalıştığım yerin dış cephesinde olan bir resim. 1 ay çalıştım orada ve ben 29 gün boyunca fark etmedim. yoğunluktan, yorgunluktan. işten ayrıldığım son gün fark ettim bunu. neden bilmiyorum içim bir hoş olmuştu. uzun uzun bakmıştım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az önce ilerde başıma gelirse önceden tedbirli olayım diye düşünürken gelen fikir.

buluşmaya giderken cebimize bir avuç jumbo karışık kuruyemiş atıyoruz. baharatlı kuruyemişler oluyor mümkünse ondan olmasın sonra cebiniz kötü kokabilir.

oturduk sohbet muhabbet hoop konuşacak konu kalmadı. hemen kuruyemişleri çok önemli birşey yapıyormuş gibi cebimizden çıkarıp "yer misin?" diye soruyoruz.

küçük bir parantez eliniz sürekli cebinizde olmasın çünkü elleriniz terler ve kız o ıslak kuruyemişleri yemek istemeyebilir.

kız hemen ne alaka ya filan derse "ya bir yerde okumuştum sohbet tıkanırsa kıza kuruyemiş ikram edin diyordu ondan uzattım diyin" kız büyük ihtimalle ya şaşıracak ya da gülecektir.

hemen orda kuruyemişin artan fiyatları ve kuruyemişin gerçekten taze ve lezzetli olduğundan bahsedin. sonra tuzlu çekirdek mi yoksa tuzsuz çekirdek mi veya kaju mu yoksa soslu fıstığı mı daha çok seviyorsun diye sorular sorun.

bu ne saçma fikir kız beni salak zannedecek demeyin kuruyemiş hakkında konuşmak zevklidir ve herkesin o konu hakkında bir fikri vardır.

üstelik kız bu saçma fikre hem şaşıracak hemde aptallık gibi görünen ama aslında altında sempatik bir zeka barındıran haliniz karşısında etkilenecektir.
devamını gör...

boş yapma.
devamını gör...

fil hafızasından hallicedir. bilmem kaç yıl önceki olayı en ufak detayına kadar belleğine işleyip haklı çıkması gereken bir yerde çat çat yüzüne vurur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cogito ergo sum. descartes böyle demiş. lakin burada sadece insanların düşündükleri için farklı olduğu ve varoluşlarını gerçekleştirdiklerini anlattığını sanmıyorum. çünkü , descartes "mükemmel" kavramı üstünden tanrıyı kanıtladığını düşünmüştür. bu fikre göre ; mükemmellik kavramını göremese ve deneyimleyemese bile , bunu düşünebildiği için mükemmelin gerçek olduğunu ve bunun sadece tanrı da olabileceğini dolayısıyla tanrının olduğunu ve mükemmel olduğunu söylemiştir. yüzeysel düşününce mantıklı. demek ki descartes düşünülebilen şeylerin gerçekten var olduğunu anlatıyor. tanrı , zaman vb. olgular düşünülebiliyorsa vardır. ancak bu olgular sadece düşünülebilen ama görülemeyen ve dünya hayatında hiç bir zaman deneyimlenemeyen şeyler olmalıdır bence. peki o zaman ya dinler ? dinleri görüyoruz , içlerine girip deneyimleyebiliriz. bu düşünceye göre demek ki dinler sadece bu dünya için geçerli olmalıdır. tanrı katında hükmü bulunmamalıdır.
devamını gör...

iyi geceler sözlük. bugün kendime bir şey katmadığım için kendimden özür diliyorum. umarım yarın daha iyi bir gün olur.
devamını gör...

okul dönemlerimizin ikinci çantasıydı. mutlaka okulda, evde, serviste ya da başka bir yerde unutulan çantaydı. tarihe karışalı uzun süre oldu.
devamını gör...

david cronenberg'in cannes film festivalinde tartışmalara sebep olan 1996 yapım filmi.

bilimkurgu yazarı j. g. ballard aynı isimdeki romanından uyarlanmıştır. bu cüretkar filmi anlatabilmek epey zor. konusu, bir trafik kazası ile hayatları tutku açısından bambaşka bir yere evirilen bir çift. ya da cinsel hayatları. bu çift yeni tanıştıkları insanlarla beraber metal, ölümcül tehlike, kazalar aracılığı ile cinsel tatmine ulaşmanın, o yıkıcı arzunun peşine düşüyor.

patolojik bir film de denebilir sanki. seks ve araba bu filmde gerçek bir simge halinde. özellikle dikkat çeken şey, başkalarıyla "normal" ilişkilere girdiklerinde birbirlerine özellikle şu soruyu soruyorlar: "boşaldın mı?" daha ifadesiz bir şekilde yaşadıklarını söyleyebilirim o anları.* ama ölümcül, tehlikeli, çarpıcı olan bu kazalar ve arabalar ile cinsel arzuyu yaşadıklarında çok da cüretkar ve yoğun yaşadıklarını fark edebiliyoruz. filmde, bu çarpışmaların normal hayattaki "kadının baştan çıkarmasına" denk gelebildiğini de söylemek yanlış olmaz. (kadını sürekli bu konuma yerleştirmek benim de hiç hoşuma gitmiyor ama tüm imgeselliğimiz böyle çalışıyor maalesef..) aynı kadının o müthiş baştan çıkarıcılığı, tahrik edileceği gibi, bu çarpışmalar* da normal düzenin, trafik kurallarının yanında insanı uçuran bir etkiye sahip oluyor. büyük hazza sebep olan bu şey aynı zamanda yok edici de. baştan çıkaranın yıkıcılığı başka bir deyişle. değişik. romanda teknolojiye yapılmış bir eleştiri de olabilir belki, okumadığım için bilemiyorum.

filmin büyük bir derinliği olduğunu düşünmesem de konusu ve cüretkar sahneleri ile kolayca hafızada yer edecek bir film bence.
devamını gör...

halkının genel olarak ahlak zabıtası olması.

ahlak zabıtalığı yapmakla kalmayıp kendilerine birde saygı duyulmasını beklemeleri.

cahil insanların aşırılığı, ve bunların o kentin ileri gelenlerini oluşturması.
devamını gör...

valla bana da olan durum, komik bir davranış ama böyle şeyleri fazla umursamıyorum tabiki. ben takibe bu kadar anlam yüklemiyorum yani takip ettiğimden asla beğenmeyeceğim bir tanım/başlık girmeyecek diye imza almıyorum. iki ayrı kişinin fikirlerinin bütün başlıklarda ve tanımlarda uyuşması zaten imkansız. ben dikkatimi çeken bir yazarı sadece birkaç şahane tanımına rastlasam bile hemen takip ediyor bunun arkasını da asla aramıyorum. böyle böyle büyüyeceğiz bir yerde değil mi sözlük?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim