üst edit : kazanan 286 numarasıyla nurinaolmuştur. #48131

canım yazarlarım, her hafta düzenli olarak yapmayı planladığımız d&r 50 tl hediye kodu çekilişin ilki ile karşınızdayım.
her hafta sözlük yazarlarından 1 kişiye 50 tl online d&r hediye çeki vermeyi amaçlıyoruz.

çekilişe nasıl katılabilirim ?

buradaki linke tıkladığın anda sana numara tanımayacak bir sistem hazırladık. numaranı beğenmezsen sayfayı yenileyerek farklı bir numara alabilirsin.
çekiliş numaranı belirledikten sonra yukarıda belirtilen kutulara kafa sözlük'e kayıtlı olduğun e posta adresini ve mahlasını girmen yeterli.
her şey tamamsa, gönder butonuna basabilirsin.

her yazar 1 adet numara sahibi olabilir.

"çekilişe müthiş bir şekilde katıldın". yazısından sonra, çekilişe katılmış oluyorsun.

sana tavsiyem, numaranı unutmamak için bu başlık altına girebilirsin.


22 kasım pazar saat 22.00'da çekilişi, yine her zamanki gibi canlı yayın ile gerçekleştirip, 1 yazarımıza hediye kodunu tanımlayacağız.

soru: çekilişe katılmam için bir şey beğenmeme gerek var mı ?
cevap : yalnızca yazarımız olman yeterli, başka bir şeye gerek yok.
konudan bağımsız olarak bizi sosyal medyada takip etmen hoş olur tabi *

soru : herhangi bir şart var mı ?
cevap : sürekli fake hesap açılıp çekilişin manipüle edilmemesi için minimum 10 tanım girmiş yazarlar çekilişe katılabilir.

herkese bol şans *
devamını gör...

bu benim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup “iyiyim,” demenizi beklemeleridir.
sırça fanus, sylvia plath.
devamını gör...

kral viii. henry’nin sorumlu olduğu sınırlar dışına çıkarak evrensel bakarsak eğer, bana göre insanlığa en büyük ihaneti (bkz: thomas more) gibi bir hümanisti idama mahkum etmesidir.
kralın eksantrik yönlerinin vurgulandığı hayatını, tarihi drama türünde izlemek isteyenler (bkz: the tudors (dizi)) izleyebilir.
devamını gör...

anaokuldayken migros'tan 3'lü kinder yumurta çalıyodum. çok güzel oyuncakları oluyodu. alışverişten sonra eve geliyoduk, gerizekalı gibi, içinden çıkan oyuncakları yapsın diye anneme veriyodum. nerden buldun diyince okuldan necmettin'in babannesi verdi diye de bi yalan sallıyodum. sonra baktı ki annem ben her gün 3 tane oyuncak veriyorum yapması için, sordu bana sen bunları nerden alıyosun diye. ben de anlatmıştım migrostan aşırıyorum diye. götürdü beni migros'a, müdürün yanına. bi güzel itiraf ettik tabi. sonra adam getirdi bana bi sürü kinder sürpriz hediye etti. onlardan da çok güzel oyuncaklar çıkmıştı. bi tanesini anaokuldan bi çocuğa hediye etmek zorunda kalmıştım*. o kadar uyuz olmuştum ki gidip bi daha çalasım gelmişti. utandığımdan değil de maçam yemedi bi daha yapmaya açıkçası...
devamını gör...

bana yazılmadığı için sırf gıcık olmamdan mütevellit ben de karşıyım.
(bkz: bana da yazın vicdansızlar)
gerçi neyime yazacaklar bilgi içeriği mi girdigim var?*
devamını gör...

küçüklüğümden beri asla kaybolmayan tırnağın üzerindeki beyaz lekelerdir.
bazen çizgisel, bazen ise tüm tırnağın üstünü küçük noktalarla kaplayacak kadar çoğalabilir.
halk arasında vitamin eksikliğinden ötürü oluştuğu söylenir.(bkz: kalsiyum, çinko)
bununla birlikte ciddi hastalıkların (travma, metal zehirlenmeleri, böbrek yetmezliği, saçkıran, siroz, sedef hastalığı, kansızlık,) belirtileri olabilir.
devamını gör...

sözlükteki durumumdur. kendi halimde takılıyorum.
devamını gör...

"pırlanta'dan alınmayan vergi kitaplardan alınıyordu; çünkü pırlanta alandan değil, kitap okuyanlardan korkuyorlardı."

enfes sözün sahibidir kendisi ve bu sözü 1897 yılında fransız hükümetini eleştirmek için söylemiş.
devamını gör...

ahlak iyi ve kötü davranışlara ilişkin toplumun üzerinde yazılı olmayan bir mutabakat sağladığı kurallardır. toplumdan topluma değişiklik gösterir. aynı zamanda bir toplumda zaman içerisinde de değişir. mutlak iyi ve mutlak kötü yoktur. toplum için fayda vardır. iyi ve kötünün fonksiyonu insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyerek toplumun düzenini ve devamlılığını sağlamaktır. amaç bireyin mutluluğu değildir, amaç toplumun devamlılığıdır.

ilkel toplumlarda dinler doğanın güçlerini açıklama çabasıdır. bu toplumlarda da ahlak kuralları vardır. örneğin ensest genellikle kötü görülür. küçük ilkel topluluklar ensest ilişki yerine eş bulmak için senenin belli dönemlerinde toplanma yerlerinde buluşurlar. aborjinlerde de bu görülür, kongo havzasında da, berberilerde de (onlar müslüman ama bu gelenek muhtemelen binlerce yıl önceden geliyor). çünkü ensest sağlıklı nesiller elde etmeyi riske eder ve hem içgüdüsel olarak hem gözlemler nedeniyle zaman içerisinde ensest kötü kabul edilmiş ve birbirinden uzak toplumlarda benzer pratikler edinilmiştir.

ahlak kuralları değişken olduğu için bazı toplumlarda “7 göbekten akraba” ile evlenilmezken bazı toplumlarda kuzenle evlenmek normal karşılanabilir.

mısırda firavunlar tanrı horus’un yeryüzündeki cisimleşmiş hali olduğundan haremi olmasına rağmen sıradan bir insanla değil yine bir tanrıyla yani kendi kızkardeşleriyle evleniyorlardı (sakat ve hastalıklı çocuk çok doğuyordu, örneğin 17 yaşında ölmüş tutankamun’un iskelet sorunları vardı ve mezarından bir sürü baston çıkmıştı)

bildiğim bütün topluluklarda yaşlılara saygı gösterilir ve bakım görürler.

yani mutlak ahlak kuralları yok ancak genellemeler de yapılabilir. ensest genelde kötü kabul edilir. çünkü sağlıklı bireyler için böyle olması gerekiyordu.

ahlak toplumun devamını sağlayan bir fonksiyonudur. bu kurallar geleneksel olarak devam eder. ihtiyaçlara göre değişir. belki ileride tembellik çok büyük bir ahlaksızlık olarak kabul edilecektir, şimdilik sadece tasvip edilmeyen bir davranış. belki vücudumuzun bazı bölümlerinin görünmesi ayıp sayılmayacak.

ilave: tek tanrılı dinler ahlakın kaynağı değildir. onlar belli bir bütünlük içerisinde kendi ahlak kurallarını oluştururlar.
devamını gör...

bugünün karikatürü, sadece benim değil tüm sözlüğün superman'i olduğunu düşündüğüm sevgili gomercan'a gitsin. kendisinin bir kere bile sızlandığına, yorulduğuna, şikayet ettiğine denk gelmedim, nasıl olduğunu bilmiyorum ama inanılmaz bir enerjisi ve görev bilinci var. "gomercan koş yardımına ihtiyacım var" cümlesini bitirmeden işinizi halletmiş oluyor. sürekli "ne yaparım da sözlüğü daha iyi bir yer haline getiririm?" diye kafa patlatıyor.
kafa sözlük için inanılmaz büyük bir şans bu adam, işte tam da bu yüzden tişikkirlir sipirmin!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evin/ bulunduğum odanın aşırı düzenli olmasından çok rahatsız oluyorum. yani öyle çok dağınık da olmaz ama bir yeri mutlaka hafif dağıtır öyle otururum.

annem temizlik hastasıydı ben çocukken. ev hep çamaşır suyu falan kokardı eşyaları 1 cm oynatamazdık yerinden, yere bir damla su damlatmazdık kıyamet kopardı yoksa. o günlerin acısını şimdi çıkarıyorum gibi bişi. ters tepti bende nefret ederim çok düzenli olmaktan.
devamını gör...

terminaldeyim. toros dağlarını görüyorum. yolum çok uzun. ağustos ayı olmasına ragmen sabah ayazı işlemiş iliklerime. elimi çay bardağı ile ısıtmaya çalışıyorum, kulağımda ezginin günlüğü çalıyor. yorulmuşum, ayaklarım ağrıyor, bilinmezliğin hüznü çökmüş içime..
yan masamda bir çift oturuyor. konuşmalarından ve kıyafetlerinden anladığım doğu kökenli..kendi aralarında konuşup gülüşüyorlar. yan gözle onları izliyorum. bi an göz göze geldik kadınla.gülümsedim,oda gülümsedi çekimser bir tavırla. otobüste yakın oturduğumuzu farkettik ve sohbet etmeye başladık.. mardin e kadar konuştuk..bütün korkularımı yenmeme, ön yargılarımı kırmama ve sayesinde o coğrafyaya aşık olmama neden oldu..
şimdi düşünüyorum da eğer o terminalde gülümsemeseydim, ön yargılarımın esareti altında gidecektim ve o güzel insanları tanıyamayacaktım.. din dil ırk köken algımı yerlebir eden güzel insan kürt kızı iyi ki gülümsedin bana..
devamını gör...

işe alım sırasında din, ırk, cinsiyet, dış görünüş gibi ön yargıya sebep olabilecek faktörleri ortadan kaldırmak ve sadece başvuranın yeteneklerini öğrenmek için geliştirilen bir yapay zeka olan tengai 40 dil seçeneği ile tasarlanmış ve ilk kez upplands-bro belediyesinde işe alımda kullanılmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

hüzünlü bir mitolojik hikayeye konu olan meyvedir. hikaye de şöyledir.

rivayete göre çocukluklarından beri birbirlerine âşık iki genç varmış. kızımızın adı tispe, oğlumuzun adı da piremus imiş. nedendir bilinmez bu iki aşığın aşklarına aileler razı değilmiş. piremus ve tispenin tek buluşabildikleri yer yan yana olan evlerinin duvarındaki ufak delikmiş. buradan hasret giderirlermiş, aşk yaşarlarmış. bu durum sonunda piremus un canına tak etmiş. tispe ye ormandaki ulu ağaca gelmesini söylemiş. bu diyardan kaçacaklarmış. ertesi gün tispe çok heyecanlı olduğundan erkenden gitmiş ulu ağaca. fakat vardığında avını yeni yemiş ağzı yüzü kan içinde bir aslan görüvermiş. korkup ilk bulduğu mağaraya saklanmış. koşarken de boynundaki eşarbını düşürmüş. aslan eşarbı ağzına alıp parçalamaya başlamış. tam da o sırada piremus çıkagelmiş. gördüğü manzara karşısında deliye dönmüş, nasıl dönmesin? aslanın tispeyi yediğini düşünmüş. birden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış. oracığa yığılıvermiş, kanlar içinde. biraz zaman sonra tispe saklandığı mağaradan çıkmış. ağacın altına gelince sevdiceğinin cansız bedenini elinde kendi eşarbıyla görmüş.sevdiği adam onun öldüğünü sandığı için canına kıymış. kalp dayanır mı? eşarbını elinden alıp asmış kendini ağaca. ruhu ağacın yapraklarına karışmış. piremus un kanı da ağacın meyvelerine renk olmuş.
derler ya kırmızı dutun lekesini bir tek yaprağı çıkarır diye. piremusun kanını bir tek tispe bin ruhu temizler...
devamını gör...

önceleri çok ciddiye aldığımız sonrasında akışına bıraktığımız anlam.

bunu da ciddiye almayın. ciddiye alınan her adım ömürden bir kaç yıl alıyor.
devamını gör...

bertuğ cemil-kaygı
devamını gör...

lizozom ilişkili membran protein 2 defekti sonucu görülen hipertrofik kardiyomyopati ile karakterize kas glikojenoz grubu bir hastalıktır.
x'e bağlı kalıtılır.
devamını gör...

müslümanlığı “parti” zihniyetine indirgeyen ve öneri bekleyen bir zihniyete, ancak “akıl ve fikir” önerilebilecek başlık.
devamını gör...

hitler, kendi hayali ırkından başkasını sevmezdi. 2 dünya savaşı esnasında da bir çok korunması gereken denge, türkiye'nin mecburi akıllı politikasının yanısıra türklerle çıkar ilişkisi vardı. alman sanayisinin temeli çelik için kroma ihtiyacı vardı ve bunu türkiye'den alıyordu. o zamanlar dış politikada romantik ve duygusal ergen triplerine yer yoktu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim