hobaaa3434
güzel tanımlar yazar, doğaçlamada mastır yapmıştır(gülücük) belli ki şiirde sever, aynı ''kafa'' da olduğumuzu düşündüğüm yazarlardandır. başarılar hobaaa3434, parmakların yazmaktan yorulmasın(gülücük) kalemin tükenmesin gibi bişey işte..
devamını gör...
nietzsche’nin nihilist olduğunun zannedilmesi
(bkz: ozgur1ey) nickli yazar arkadaşımızın #1185564 no’lu tanımının bana verdiği ilhamla açtığım başlıktır. özellikle lise kitaplarında muhtemelen felsefesinin komplike oluşundan dolayı kendisi sürekli nihilist olarak tanımlanıyor. halbuki her ne kadar gençliğinde (bkz: arthur schopenhauer) etkisiyle nihilist olsa da hayatının ilerleyen dönemlerinde bu felsefik duruşu aşacaktır. nietzsche’yi hangi felsefik akıma koymalıyız diye sorsanız (bkz: ozgur1ey)’in cevabı çözümleyici olsada benim cevabım entellektüel evrimci olacaktır. buradaki evrimi darwin’in fiziksel evriminden ayırmak için başına entellektüel kavramını koydum. bu ifade esasında nietzsche’nin evrimden ne anladığını ortaya koyması bakımından da güzel bir ayrıntı. nietzsche’ye göre insan üç aşamalı bir evrim sürecinden geçer.
1. aşamada tüm varlığını dışsal nedenlere bağlayan, kendisine dayatılan iyi ve kötü kavramlarını, ahlak kurallarını tastamam kabul eden güruhtur. bunlar toplumun neredeyse çoğunluğunu oluşturan, dindar veya belli bir ideolojinin sağladığı konfor alanında yaşamını idame ettirir.
2. grup ise nihilistlerdir. nietzsche’ye göre tanrı olgusu modern dünyanın bilimi ve gerçekleri karşısında hayatını kaybetmiş, geçerliliğini yitirmiş yani artık tanrı ölmüştür (bkz: tanrı öldü). ancak burada çok önemli bir sorun var; eğer tanrı kavramı yok olursa hayata anlam katabilecek ve toplumların düzenini sağlayan ahlaki düzenin arka planındaki caydırıcı unsurun yok olmasıyla ortaya çıkacak boşluğa ne koyabiliriz? nihilist insan için cevap yoktur. o tüm dünyayı korkunç bir rastlantı kendisini ise bu rastlantının ortasında acıya mahkum edilmiş bir varlık olarak görür. nihilist için bu acıların sonunda ölüm nihai kurtuluştur.
3. aşamadaki insan ise üstinsandır. üstinsan varlığını harici şeylere bağlamadığı gibi büsbütün varoluş boşluğuna düşmüşte değildir. o benliğini, kendi öz iradesi ve nihilist iken çektiği acıların ateşiyle yaratır. hatta nietzsche’nin “öldürmeyen acı beni daha güçlü kılar” şeklindeki sözü bu duruma gönderme yapar. ona göre üstinsan olmanın yolu acı ile terbiye olmaktan geçer. hatta bu nedenden dolayı kendisi alkol almanın ve morfin kullanmanın yanlış olduğunu defalarca belirtmiştir. ayrıca kendisine göre dinlerde bir çeşit uyuşturucudur. ayrıca üstinsanın bir diğer özelliği yaratıcı olmasıdır. ona göre harici olarak dayatılan köle ahlakının kuralları insanların yaratıcı güdülerini köreltmekten başka bir işe yaramıyor. ona göre üstinsan kendini hayatın tüm anlamsızlığına ve acılarına rağmen efendi ahlakı ile var eden, entellektüel olarak insanüstü bir varlıktır.
1. aşamada tüm varlığını dışsal nedenlere bağlayan, kendisine dayatılan iyi ve kötü kavramlarını, ahlak kurallarını tastamam kabul eden güruhtur. bunlar toplumun neredeyse çoğunluğunu oluşturan, dindar veya belli bir ideolojinin sağladığı konfor alanında yaşamını idame ettirir.
2. grup ise nihilistlerdir. nietzsche’ye göre tanrı olgusu modern dünyanın bilimi ve gerçekleri karşısında hayatını kaybetmiş, geçerliliğini yitirmiş yani artık tanrı ölmüştür (bkz: tanrı öldü). ancak burada çok önemli bir sorun var; eğer tanrı kavramı yok olursa hayata anlam katabilecek ve toplumların düzenini sağlayan ahlaki düzenin arka planındaki caydırıcı unsurun yok olmasıyla ortaya çıkacak boşluğa ne koyabiliriz? nihilist insan için cevap yoktur. o tüm dünyayı korkunç bir rastlantı kendisini ise bu rastlantının ortasında acıya mahkum edilmiş bir varlık olarak görür. nihilist için bu acıların sonunda ölüm nihai kurtuluştur.
3. aşamadaki insan ise üstinsandır. üstinsan varlığını harici şeylere bağlamadığı gibi büsbütün varoluş boşluğuna düşmüşte değildir. o benliğini, kendi öz iradesi ve nihilist iken çektiği acıların ateşiyle yaratır. hatta nietzsche’nin “öldürmeyen acı beni daha güçlü kılar” şeklindeki sözü bu duruma gönderme yapar. ona göre üstinsan olmanın yolu acı ile terbiye olmaktan geçer. hatta bu nedenden dolayı kendisi alkol almanın ve morfin kullanmanın yanlış olduğunu defalarca belirtmiştir. ayrıca kendisine göre dinlerde bir çeşit uyuşturucudur. ayrıca üstinsanın bir diğer özelliği yaratıcı olmasıdır. ona göre harici olarak dayatılan köle ahlakının kuralları insanların yaratıcı güdülerini köreltmekten başka bir işe yaramıyor. ona göre üstinsan kendini hayatın tüm anlamsızlığına ve acılarına rağmen efendi ahlakı ile var eden, entellektüel olarak insanüstü bir varlıktır.
devamını gör...
daha önce duymuş olabileceğiniz operalar
not: bu başlık altında daha önce çizgi filmlerde, sinema filmlerinde, reklam filmlerinde, dijital oyunlarda vb. medyumlarda duymuş olabileceğiniz operaları, senfonileri, aryaları ve kantatların paylaşılması rica olunur. bu başlıkta opera severler için bir veri tabanı oluşturulması hedeflenmektedir.
age of empires triology - ikinci oyunun müzikleri
canto 5 - türkuaz bölümünde "hattı müdafaa yoktur sattı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır" gözlerimden yaş geldi. bütün dünya'nın bildiği bir strateji oyununda atatürk için anadolu ezgileriyle beste yapmışlar.
canto 7 - göktürkler
giuseppe verdi - la traviata - libiamo, ne' lieti calici
dünya'da en çok sahnelenen operalar verdi'nin eserleridir. italyan ekolünde yetişmiş olan verdi, 'la traviata' isimli eserinde alexandre dumas'nın 1848 yılında yazdığı 'kamelyalı kadın' romanını sahneye uyarlamıştır.
giuseppe verdi - rigoletto - la donna è mobile
habanera - carmen - featuring anna caterina antonacci
o mio babbino caro - from gianni schicchi - featuring maria callas
handel - lascia ch'io pianga from rinaldo (deborah york)
donizetti - ıl dolce suono from lucia di lammermoor (lenneke ruiten)
beşinci element (the fifth element) filmindeki opera sahnesinde sunulan eser
delibes - flower duet from lakmé (simone kermes, vivica genaux)
wolfgang amadeus mozart - die zauberflöte ( ( gbkz: the magic flute) )
sahne 6 : "der hölle rache kocht in meinem herzen" _ mozart'ın mason loncasından etkilenerek yazdığı bir operadır. bu bölümde karanlıklar kraliçesi elinde hançer olan kızı pamina'ya öfkeyle bakarak bu staccato aryayı söyler. bir opera sanatçısı için bile çok zor bir aryadır bu.
rimsky korsakov: - scheherazade op.35 - leif segerstam - sinfónica de galicia
dip not: operalar belirli bir hikayenin işlendiği sahne gösterileridir. kelimeler sanatçının ağzından kolayca seçilemediği için seyircilere "libretto" denen sahnelerin ve diyalogların yazıldığı kitapçıklar dağıtılır. bu sanat dalını anlamak, anlayarak dinlemek yaşam kalitenizi arttırır. dinlerken önünüze sözleri ve tercümelerini açmalısınız. arya ve kantatlar ise bir sanatçının enstrüman eşliğinde söylediği eserlerdir.
bilim araştırmalar klasik müziğin insanın ruh sağlığı üzerine yararlı etkileri olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarla desteklenmiştir.
-yorulduğum için yarım bırakıyorum. içeriği geliştirmeye devam edeceğim.
age of empires triology - ikinci oyunun müzikleri
canto 5 - türkuaz bölümünde "hattı müdafaa yoktur sattı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır" gözlerimden yaş geldi. bütün dünya'nın bildiği bir strateji oyununda atatürk için anadolu ezgileriyle beste yapmışlar.
canto 7 - göktürkler
giuseppe verdi - la traviata - libiamo, ne' lieti calici
dünya'da en çok sahnelenen operalar verdi'nin eserleridir. italyan ekolünde yetişmiş olan verdi, 'la traviata' isimli eserinde alexandre dumas'nın 1848 yılında yazdığı 'kamelyalı kadın' romanını sahneye uyarlamıştır.
giuseppe verdi - rigoletto - la donna è mobile
habanera - carmen - featuring anna caterina antonacci
o mio babbino caro - from gianni schicchi - featuring maria callas
handel - lascia ch'io pianga from rinaldo (deborah york)
donizetti - ıl dolce suono from lucia di lammermoor (lenneke ruiten)
beşinci element (the fifth element) filmindeki opera sahnesinde sunulan eser
delibes - flower duet from lakmé (simone kermes, vivica genaux)
wolfgang amadeus mozart - die zauberflöte ( ( gbkz: the magic flute) )
sahne 6 : "der hölle rache kocht in meinem herzen" _ mozart'ın mason loncasından etkilenerek yazdığı bir operadır. bu bölümde karanlıklar kraliçesi elinde hançer olan kızı pamina'ya öfkeyle bakarak bu staccato aryayı söyler. bir opera sanatçısı için bile çok zor bir aryadır bu.
rimsky korsakov: - scheherazade op.35 - leif segerstam - sinfónica de galicia
dip not: operalar belirli bir hikayenin işlendiği sahne gösterileridir. kelimeler sanatçının ağzından kolayca seçilemediği için seyircilere "libretto" denen sahnelerin ve diyalogların yazıldığı kitapçıklar dağıtılır. bu sanat dalını anlamak, anlayarak dinlemek yaşam kalitenizi arttırır. dinlerken önünüze sözleri ve tercümelerini açmalısınız. arya ve kantatlar ise bir sanatçının enstrüman eşliğinde söylediği eserlerdir.
bilim araştırmalar klasik müziğin insanın ruh sağlığı üzerine yararlı etkileri olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarla desteklenmiştir.
-yorulduğum için yarım bırakıyorum. içeriği geliştirmeye devam edeceğim.
devamını gör...
deli kızım uyan
bir şebnem ferah şarkısı. yanlış hatırlamıyorsam hasta ablasının başında beklerken yazmıştı, böyle de dramatik bir hikayesi vardı.
devamını gör...
20 temmuz 2021 normal sözlük bayramlaşması
sözlükteki yaş ortalamasının benden bı hayli üstte olduğunu gördükten sonra yazarlarimizi harçlıklaşmaya davet ediyorum.
iyi bayramlar.
iyi bayramlar.
devamını gör...
burak yılmaz
bugün di maria sevdama rağmen burak yılmaz'ın performansını uzun uzun izlemek istedim.
gerçi büyük bir kazanım elde ettim, zeki çelik gibi çok yakışıklı bir çocuk keşfettim amma yaşı itibariyle adeta bebek.*
ilk 28 dakika burak yılmaz, hiç düşmedi..*
adama bir şevk gelmiş, french kiss mi etkiledi bu adamı, ne oldu anlamış değilim.
forvet olmasına rağmen bütün sahayı dört köşe dolanıp duruyor, bir ara defansa kadar gelip topu taca çıkardı.
kazanılan penaltıyı gole çevirmesi ile spiker tarafından krallllll tanımlaması yapıldı.
ne diyordu sedat peker; bir umuttur yaşamak .... 35 yaşından sonra etik kuralları gözeten bir futbolcu olmuş, helal olsun.
gerçi büyük bir kazanım elde ettim, zeki çelik gibi çok yakışıklı bir çocuk keşfettim amma yaşı itibariyle adeta bebek.*
ilk 28 dakika burak yılmaz, hiç düşmedi..*
adama bir şevk gelmiş, french kiss mi etkiledi bu adamı, ne oldu anlamış değilim.
forvet olmasına rağmen bütün sahayı dört köşe dolanıp duruyor, bir ara defansa kadar gelip topu taca çıkardı.
kazanılan penaltıyı gole çevirmesi ile spiker tarafından krallllll tanımlaması yapıldı.
ne diyordu sedat peker; bir umuttur yaşamak .... 35 yaşından sonra etik kuralları gözeten bir futbolcu olmuş, helal olsun.
devamını gör...
gheorghe hagi
bu topraklara gelmiş en iyi futbolcu, türk futbol tarihini değiştiren adam.
devamını gör...
26 mayıs 2021 ay tutulması
ay veya güneş tutulmalarına fobim var.
1999'dan beridir tutulmalardan tırsıyorum.
aman bizden uzakta tutulsun.
1999'dan beridir tutulmalardan tırsıyorum.
aman bizden uzakta tutulsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
melek nasıl da süzülür
eşlik eder güzelliğine
yollar nasıl da uzar
tutsak mahzenlere
mühürlü bir kilidin
masumiyeti
tanrı'nın
günahsız meleği
göğe yükselir
yerçekimine inat
güneş eşlik eder
bulutlar çekilir
gökkuşağı süzülür
bu sefer eller
yerçekimine teslim olur
bahar toprağa karışır
eşlik eder güzelliğine
yollar nasıl da uzar
tutsak mahzenlere
mühürlü bir kilidin
masumiyeti
tanrı'nın
günahsız meleği
göğe yükselir
yerçekimine inat
güneş eşlik eder
bulutlar çekilir
gökkuşağı süzülür
bu sefer eller
yerçekimine teslim olur
bahar toprağa karışır
devamını gör...
anın fotoğrafı
akşam oldu hüzünlendim ben yine, manzarası.
devamını gör...
hayatta her şeyin değiştiği an
aniden gelen ve tam olarak beyninin ortasını delip geçen şimşek gibidir. neye uğradığını şaşırırsın. iyi midir kötü mü bir süre anlayamazsın. düşünemezsin. farkettiğinde neler olup bittiğini. her şey çoktan değişmiştir. hayatın değişmiştir. sen değişmişsindir. ve her şey iyi olmuştur. bunu gördüğünde yüzünde oluşan tebessümün tarifi yoktur.
devamını gör...
sigara ve edebiyat
her şey söylenebilir sigara için ama ne söylense yalandır. neden sigara içildiğini anlamayanlara, neden sigaranın bırakılamadığını kavrayamayanlara ithaf ediyorum bu yazımı. sigara içenlerle ilgili binbir kötü yorum yapılır. başta kötü bir koku yaydığımızdan bahsedilir, ama o bize ait bir ten kokusudur ve biz o kokuyla mutluyuz. öleceğimiz söylenir ki anlaşılması en güç olan da budur. zira sigara içmeyenlerin ölümsüzlüğe ermediği isviçreli bilim adamlarının bile araştırmaya tenezzül etmediği bir konudur. peki o zaman anlatayım ben yine de ne var bu sigarada. bir öykü yazmak için oturduğumda illa ki bir paket sigaram olacak yanımda ( yedek bir paket daha tabii ki). düşündükçe sigaradan bir fırt çekeceğim ve fikirler üşüşecek beynime. ben bu yüzden içiyorum sigarayı. çok sıkıldığım zamanlar, elimdeki kitaba haksızlık yapmadan bir dal yaktığımda kitap daha da akıcı olmaya başlıyor. bu yüzden içiyorum.
sigarayla edebiyatın mutlak bir bağı vardır. sigara içenlerden rahatsız olanlar için söylüyorum elbette ki duman solumamak en doğal hakkınız. ama edebiyat ve sigara bağını göz ardı etmeyiniz.
edebiyatımızın en büyük isimlerinin sigarayla olan bağlarını sizinle paylaşacağım dumansız bir toplum olmaya hızlı adımlarla ilerlediğimiz şu biçare senenin son günlerinden birinde. öldürürken elimizin bile titremediği sabahattin ali. sabahattin ali’nin tütünle olan yakınlığı biraz daha aristokrat bir görüntü sergileyen pipo aracılığıyla olmuştur. ama en nihayetinde pipoda sigaranın avrupa görmüş hali değil midir? yazılarında mutlaka sigaraya ilişkin bir küçük olay vardır sabahattin ali’nin. bazen leit- motif olarak kullandığı da olmuştur.
şimdi anlatacağım isim ise türk edebiyatı’nın ince memet’i yaşar kemal. yaşar kemal de sigarayla haşır neşir olan yazarlarımızdandır. ancak o sigara yerine daha doğru bir şekilde cigara demektedir. yaşar kemal bir röportajında sigara ile ilgili şöyle bir anı anlatır ki ben bu anıyı okuduktan sonra yaşar kemal’in sigara içmesine şaşırmıştım. hüyükteki nar ağacı isimli kitabının ilk beş sayfasını kaybettiği için bu kitabı yazmaktan vazgeçen yaşar kemal, bu sayfaların anası tarafından sigara içmek isteyen komşulara sigara kağıdı olarak kullanılmak üzere verildiğini öğrenir. yıllar sonra o kitabın komşularının ciğerlerine giden ilk beş sayfasını yeniden yazar ve yayımlatır.
türk edebiyatının temel taşı ahmet hamdi tanpınar da sigara tiryakileri tayfasından. onunla ilgili kısmı ben yazmayacağım. üstadın öğrencisi olma şeref ve mutluluğuna erişmiş ahmet miskioğlu’nun satırlarıyla paylaşıyorum:tanpınar, geldi, masanın başına oturdu. sigara paketini çıkardı. büyük bir beğeniyle, insanı imrendiren bir biçimde sigarasını yaktı; derin derin çekti içine. konuşmaya başlamadan sevdiği öğrencilerine şöyle bir baktı. gerçekten seviyordu bizi, biz de onu çok seviyorduk. üç beş arkadaştan tek not tutan bendim. kalemim kâğıdım hazır, yazmaya başlayacağım artık. dedi ki;
«bir komedi oynuyoruz… ancak, aktörler değişiyor!..»
yangınların şairi metin altıok artık lanetlemeye bile dilimin varmadığı o meşum yangında hayatını kaybeden ve bence türk dilinin en büyük şairlerinden biri olan kişidir. orda ölümü beklerken bir elinde kendini savunmak için tuttuğu süpürge sapı -o resmi ne zaman görsem ağlarım- diğer elindeyse fikrine dayanak sigarasıyla bekler. bazen şiirlerini o sigara kağıdına karalar şair ki o karalamlar aydınlıktır sigaranın ucu kadar.
sondan bir önce de bir kadın yazarımızdan bahsedelim. dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasında gösterilen aslı erdoğan. son dönemin en iyi yazarı. ancak reklam peşinde koşmayan yazarımız, türk okurları tarafından pek iltifata layık görülmez nedense. kabuk adam romanını okurken sigara üstüne sigara içmiştim. sürekli tepeleme dolu kül tablalarından bahsettiği belki onlarca yazısını okudum aslı erdoğan’ın ve hem okuduklarımdan hem de içtiklerimden dolayı kendisine minnettarım.
ve kapanışı isminin bir harfini iddia sonucu kaybedecek kadar cesur ve hayalgücü kuvvetli olan, büyük insan cemal süreya ile yapıyorum. trt’de katıldığı bir programda elindeki sigarayı görmek beni anlatamayacağım kadar mutlu etmişti. ama onunla ilgili bir şey anlatmayacağım yalnızca bir şiirini buraya bırakıyorum, alırsınız;
eskiden birinci işimdi sigara içmek
şimdiyse içmemek birinci işim.
sigara ve edebiyat birbiriyle gönül bağı olan şeylerdir. bazen bir kitabı açtığınızda burnunuza bir sigara kokusu çarpar. rahatsız olmayın. yazarın parmaklarından gelmektedir o koku. ama kokudan rahatsız oluyorum diye bar bar bağıranlardansanız sigara içenleri koklamayın…
sigarayla edebiyatın mutlak bir bağı vardır. sigara içenlerden rahatsız olanlar için söylüyorum elbette ki duman solumamak en doğal hakkınız. ama edebiyat ve sigara bağını göz ardı etmeyiniz.
edebiyatımızın en büyük isimlerinin sigarayla olan bağlarını sizinle paylaşacağım dumansız bir toplum olmaya hızlı adımlarla ilerlediğimiz şu biçare senenin son günlerinden birinde. öldürürken elimizin bile titremediği sabahattin ali. sabahattin ali’nin tütünle olan yakınlığı biraz daha aristokrat bir görüntü sergileyen pipo aracılığıyla olmuştur. ama en nihayetinde pipoda sigaranın avrupa görmüş hali değil midir? yazılarında mutlaka sigaraya ilişkin bir küçük olay vardır sabahattin ali’nin. bazen leit- motif olarak kullandığı da olmuştur.
şimdi anlatacağım isim ise türk edebiyatı’nın ince memet’i yaşar kemal. yaşar kemal de sigarayla haşır neşir olan yazarlarımızdandır. ancak o sigara yerine daha doğru bir şekilde cigara demektedir. yaşar kemal bir röportajında sigara ile ilgili şöyle bir anı anlatır ki ben bu anıyı okuduktan sonra yaşar kemal’in sigara içmesine şaşırmıştım. hüyükteki nar ağacı isimli kitabının ilk beş sayfasını kaybettiği için bu kitabı yazmaktan vazgeçen yaşar kemal, bu sayfaların anası tarafından sigara içmek isteyen komşulara sigara kağıdı olarak kullanılmak üzere verildiğini öğrenir. yıllar sonra o kitabın komşularının ciğerlerine giden ilk beş sayfasını yeniden yazar ve yayımlatır.
türk edebiyatının temel taşı ahmet hamdi tanpınar da sigara tiryakileri tayfasından. onunla ilgili kısmı ben yazmayacağım. üstadın öğrencisi olma şeref ve mutluluğuna erişmiş ahmet miskioğlu’nun satırlarıyla paylaşıyorum:tanpınar, geldi, masanın başına oturdu. sigara paketini çıkardı. büyük bir beğeniyle, insanı imrendiren bir biçimde sigarasını yaktı; derin derin çekti içine. konuşmaya başlamadan sevdiği öğrencilerine şöyle bir baktı. gerçekten seviyordu bizi, biz de onu çok seviyorduk. üç beş arkadaştan tek not tutan bendim. kalemim kâğıdım hazır, yazmaya başlayacağım artık. dedi ki;
«bir komedi oynuyoruz… ancak, aktörler değişiyor!..»
yangınların şairi metin altıok artık lanetlemeye bile dilimin varmadığı o meşum yangında hayatını kaybeden ve bence türk dilinin en büyük şairlerinden biri olan kişidir. orda ölümü beklerken bir elinde kendini savunmak için tuttuğu süpürge sapı -o resmi ne zaman görsem ağlarım- diğer elindeyse fikrine dayanak sigarasıyla bekler. bazen şiirlerini o sigara kağıdına karalar şair ki o karalamlar aydınlıktır sigaranın ucu kadar.
sondan bir önce de bir kadın yazarımızdan bahsedelim. dünya okurları tarafından geleceğe kalacak 50 yazar arasında gösterilen aslı erdoğan. son dönemin en iyi yazarı. ancak reklam peşinde koşmayan yazarımız, türk okurları tarafından pek iltifata layık görülmez nedense. kabuk adam romanını okurken sigara üstüne sigara içmiştim. sürekli tepeleme dolu kül tablalarından bahsettiği belki onlarca yazısını okudum aslı erdoğan’ın ve hem okuduklarımdan hem de içtiklerimden dolayı kendisine minnettarım.
ve kapanışı isminin bir harfini iddia sonucu kaybedecek kadar cesur ve hayalgücü kuvvetli olan, büyük insan cemal süreya ile yapıyorum. trt’de katıldığı bir programda elindeki sigarayı görmek beni anlatamayacağım kadar mutlu etmişti. ama onunla ilgili bir şey anlatmayacağım yalnızca bir şiirini buraya bırakıyorum, alırsınız;
eskiden birinci işimdi sigara içmek
şimdiyse içmemek birinci işim.
sigara ve edebiyat birbiriyle gönül bağı olan şeylerdir. bazen bir kitabı açtığınızda burnunuza bir sigara kokusu çarpar. rahatsız olmayın. yazarın parmaklarından gelmektedir o koku. ama kokudan rahatsız oluyorum diye bar bar bağıranlardansanız sigara içenleri koklamayın…
devamını gör...
yazarların doğduğu sene gerçekleşmiş önemli olaylar
birleşmiş milletler tarafından uluslararası (bkz: kadın yılı) ilan edilmesi.
kadınlar günü ilk kez 8 mart 1975'te kutlanmaya başlandı.
dünya kadını benim doğmamı beklemiş.
kadınlar günü ilk kez 8 mart 1975'te kutlanmaya başlandı.
dünya kadını benim doğmamı beklemiş.
devamını gör...
birun
osmanlı devlettinde sarayın dış bölümüne verilen isimdir.
devamını gör...
küçükken bahçelerden meyve aşıran yazarlar
çocuklukla yapılmıştır. ben yapar sonra da bahçe sahibinden özür dileyip aldığımı söylerdim.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ne güzel parça seçmiş yüzlerde tebessüm oluşmasın mı ? iyi yayınlar..
devamını gör...
yakari
80'lerin sonunda tek kanallı yıllarda yayınlanan, hayvanlarla konuşma yeteneği sayesinde, kabilesinde ve hayvan dostları arasında yaşanan sorunlara çözümler üretmeye çalışan kızılderili zeki bir çocuğun maceralarını anlatan belçika menşeli çizgi film karakteri.
giriş şarkısı kulaklarımda hâlâ,
hatırlamak isterseniz.
giriş şarkısı kulaklarımda hâlâ,
hatırlamak isterseniz.
devamını gör...
sevda
etkileyici bir yasmin levy şarkısı.
devamını gör...


