feriştah'ı aklıma getiren başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şehidimiz varmış. başımız sağ olsun. allah rahmet eylesin, şehadetini kabul etsin.
devamını gör...

çekirdek ailem.
çocuklar, hanım derken hayatı beraber sırtlamış gidiyoruz.
tek başına yapamazdım.
sağolsunlar.
devamını gör...

bir insan içinden geleni yazıyorsa; içinden giden biri var demiştir.
devamını gör...

tanıdığım bi yazar kendisine nickaltı yazılmasını çok istiyor. böyle acayip ama acayip. sanki bizim yazmamız ona yetmiyor. ayıptır günahtır daa.

üzüyorsun.böyle silik yemişim gibi hissettiriyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonra bi yazar daha vardı. kendisine nickaltı girdiğim için bana karşılık veremem çünkü nickaltı yazmama prensibim var demişti. ben de karşılık beklemiyorum ki. bu ne saçma şey yaa demiştim. meğer karşılık bekleyenler varmış.
sonra sonra yazmaya başladı. tabi bana sıra gelene kadar, sözlüğü terk etti. hemen kıkırdamayın spawnla kaynamış süt değil.

o da üzdü. demek ki gereken yerde gereken yazara nick altı da yazmak gerekiyor. talihin neyi göstereceği belli olmaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kıyısından köşesinden şiire bulaşmış bir insan olarak hakkında yalnız benim için bağlayıcı olacak birkaç cümleyle...

2018 dünya kupasında arjantin fransa’ya 4-3 mağlup olduğunda fransız benjamin pavard sonradan 2018 dünya kupasının en iyi golü seçilecek golü attığında twitterda fransız bir gazeteci golü içeren videoyu alıntılayarak tek bir kelime yazdı: poeme*. bu paylaşım o gün bu gole dair yazılanların içinde beni en çok etkileyen ve dahası insanlar tarafından da en çok beğenilen birkaç twitten biri olmuştu. bu tek cümleyi okuduğumda ben artık şiirin ne olduğuna dair sahici ve mantıklı bir fikre de sahiptim. şiir, bizim anlatmakta güçlük çektiklerimizin karşılığıydı. ne kadar çırpınırsak çırpınalım izahında eksik kaldığımız meseleleri tanımlamakta kullandığımız kaçış yolumuzdu. söz gelimi bizi sahiden etkisi altına alarak içimizde benzersiz hisler uyandıran bir tablonun karşısında dakikalarca durduktan sonra gördüğümüz/hissettiğimiz şeyi açıklamakta zorlanmış, sonra yutkunmuş ve şöyle demiştik: şiir gibi.

örnekleri uzatmanın söze katacağı çok bir şey olmadığı için ben başka bir misal vermeyeceğim. ama hayatımda ne zaman mükemmel, eksiksiz, kusursuz, övgüye değer bir şey gördümse gördüğümü izah etmekte zorlanıp kendimi “şiir gibi” derken buldum. üstelik daima büyüleyici bir güzellik için kullandım bu benzetmeyi. şiirin hakkını vermek için belki de lüzumluydu bu.

ve bana kalırsa şiirin binlerce yıldır durdurak bilmeyen varlığının sebebi de bu. insanoğlu varoldukça hissettiklerini anlatmakta aciz kalacak, aciz kaldıkça şiire başvurmaktan vazgeçmeyecek. şiir en çok aşkı odağına almasıyla aslında bu konuda bir ipucu da veriyor bana kalırsa. anlatmakta en çok güçlük çektiğimiz duygumuz hiç şüphesiz aşk. en çok boyun eğdiğimiz, en çok savunmasız kaldığımız, en çok hataya sürüklendiğimiz hissimiz. şiire en çok konu olan şeyin bizi kıskıvrak yakalayan bu his olması bence tesadüfle açıklanamaz. anlatamadığımız o yüce hissi anlatma çabasıyla daima şiire sığındık. en çok şiire. böylece şiir bütün anlatamadıklarımız içindeki en büyük hissimizin de mihmandarı oldu.

velhasılı o golden* sonra şiir benim için anlatamadıklarımın karşılığı olarak göründü. şiiri bir anlatma çabası olarak kullanmamız ise çok muhtemel insan olmanın içinde barındırdığı binlerce tezatın en cilvelilerinden biri olsa gerek. iyi ki şiir var. hasbelkader anlatabildiklerimiz ve asla anlatamayacaklarımız için.
devamını gör...

el birliği ile insanları delirttiler. helal olsun.
devamını gör...

bunaldım.
devamını gör...

ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
devamını gör...

kadın sesi'ne fetiş derecesinde düşkün olan ben için sitedeki en güzel sesli kadın.

buradan bir teklifim olacak kendisine, lütfen kahkahalarını içeren bi single filan çıkarsın, cenk'in arka bahçesi ile yaptıkları yayın kesmiyor çünkü beni.

bir de ben ölüp dirilip geri gelmeden önceki halimde sanırım burada konuştuğum ilk insan.

sözlüğe güzel başlangıç yapmışım yani sayesinde, sağolsun.*
devamını gör...

korku, kaygı, kuşku, tasa demektir.
devamını gör...

uçurulması olası ve ayrıca dikkat çekmek isteyen yazar başlığı. he anam he canım sensin en büyüksün devam aynen.
devamını gör...

ilk hoş geldin beğenilerimi aldığım yazarlardan. tanımlar gayet okunmalık. günde bir iki üç uğrayıp okuyup favladığım bir yazar. keyifle okuyor ve takip ediyorum. tekrar moderatör olsun. saygılar.
devamını gör...

thomas gray tarafından yazılan ve zaman içinde anonimleşen “ cehalet mutluluktur” anlamına gelen sözdür.

bu söz yazar tarafından 18. yüzyılda yazılmış olmasına rağmen sanki dünya üzerinde geçirilen bütün dönemler için geçerlidir. çünkü gerçekten cehalet insana anlamsız bir mutluluk verir.

evet bilmediğimiz şeylerden korkmak gibi bir alışkanlığımız var genetik kodlarımıza işlenmiş ama zamanla fark ediyoruz ki dünya hakkında ne kadar çok şey bilirsek, dünyayı ne kadar iyi anlarsak o kadar acı çekiyoruz.

öğrendikçe acı çekmek için daha çok neden buluyoruz. halbuki sadece kendimize dönüp hiçbir şeyden haberdar olmadan yaşasak belki de gerçek mutluluğu bulabileceğiz. eğer tercih edeceğimiz şey bu sanal mutluluksa tabii.

milattan önce beşinci yüzyılın sonunda yaşamış büyük tragedya yazarı sophokles thomas gray’den çok önce bu durumu “ to be wise is to suffer” şeklinde ifade etmişti kral oedipus’ta.

bağlamına bakılmaksızın bilmek acı çekmektir, o halde cehalet elbette ki mutluluktur. yine de yüzeysel bir mutluluğu derin bir acıya tercih eden insanlar sayesinde bu dünyanın katlanabilir bir yer haline getirilmesini beklemekten fazlası gelmez elimizden.

siz ne olursa olsun kant’a da kulak verin. sapere aude, bilmeye cüret et.
devamını gör...

bir öğretmen, bir okulda bir sınıfa girip diyor ki:

- arkadaşlar 4 kere 4 16 değil, 7 eder..

bu öğretmene inanmayıp saygı duyar mısınız?
ben duymam...

söyleyeceklerim bu kadar...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tarihin sıfır noktası olarak adlandırılan göbekli tepe, 1995'te harald hauptmann önderliğinde başlatılan çalışmalar ile, insanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği dönemde yani mö. 10 binli yıllarda inşa edildiği bulgularla kanıtlandı. çünkü buğdayın ilk izleri burada bulundu ve tarihin ilk ibadethanesi /tapınak olarak kabul ediliyor. tabi insanlığın ilk yerleşik hayata geçtiği yer burası olduğu için adem ve hava'nın buraya gönderildiğini düşünen bir kesimde mevcut.


göbeklitepe mısır piramitlerinden 7 bin 500 yıl daha önce yapılmıştır. neolitik dönemde inşa edilen göbeklitepe alnında bulunan dev şekilli (t) kayalar alana taşıyarak getirildiği tahmin ediliyor, bu nedenle tapınak olarak görülüyor ve bu bulgular insaların neolitik dönemde yerleşik hayata geçtiğini kanıtlıyor, göbeklitepe keşfedilmeden önce o dönemde hala avcılık ve toplayıcılık yaptığı ve göçebe olduğu düşünülüyordu.


bazı tarihçiler göre göbeklitepe'nin, ibadet yerinden daha çok bir sığınaktı. uzaklara göç eden insanların , bu bölgede dinlendiğini veya mola verdiğini düşünülüyordu . bu görüş de göbeklitepe’nin gizemini koruyan bir “barınak” olma özelliğini de taşıyor ama taşların üzerindeki çeşitli figürler bu fikirleri çürütüyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


not : göbekli tepenin ismi 12 tepe olarak değişiyormuş.
devamını gör...

benim düşüncem bu konuda özgüven konusunda eksiklik olması. çoğunlukla bize misafir gelen ailelerin çocuklarına bakıyorum, anneleri babaları hep baskı altında tutuyor. onu yapma bunu söyleme, sert kızgın bakışlar. bu şekilde büyümüş olan birisi yani hep acaba yanlış birşey mi söyleyeceğim korkusu ile büyümüş birisi ne kadar kitap falan da okusa o kamerayı görünce bi şaşırır. konuşmasıda pek akıcı ve etkili olmaz doğal olarak.
devamını gör...

kelberber

başlığı unutup yazılarında kayboluyorum. o kadar güzel yazıyor ki ne anlattığının hiçbir önemi yok.* koşun bakın.*
devamını gör...

buzlu kahve içerek yazmak. radyo dinlemek. okumak. düşünmek. dergi karıştırmak.. tost yemek...
devamını gör...

teen wolf
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim