hande sarıoğlu’nun isyanı
doğruluk serumu mu içti, sıcak mı bunalttı, dans ettiği için son işinden de mi kovuldu birden böyle ne oldu dedirten isyandır:
bu ülkede 11 yıldır şerefimle, namusumla, karakterimle, duruşumla sunuculuk spikerlik yapıyorum. bütün çalıştığım, toplantı yaptığım kanallar, kurumlar, yöneticiler, yapımcılar çok iyi bilir benim karakterimi. siz çok biliyorsunuz ya hani, bunu da düşünmüşsünüzdür, acaba bu kızın hayatında neden kimse yok? lüks arabalar, evler, tatiller? bunlara ulaşmak benim gibi g.t memeye sahip bir kadın için o kadar kolay ki şu ortamda! benim adımı bir kere bir ahlaksız haberle duydunuz mu? bir futbolcu, bir yönetici, evli ama zengin olması yeterli bir adamla gördünüz mü beni! yapamaz mıyım ulan! en alasını yapamaz mıyım bu götümle! siz her gün bu ülkede sabah kuşağı dediğimiz kadın programlarında; o köylü milletin efendisidir dediğimiz anadolu’da, ne olaylar ne ahlaksızlar yaşanıyor gayet iyi biliyorsunuz! sonra ben, evimde, işimde oryantal yapıyorum diye, götümü sallıyorum diye ahlaksız mı oluyorum! niyeee? benim götüm büyük çünkü, bir de sallayınca ööff en büyük edepsiz benim. ellerinde klavye, tek yaptıkları şey fake hesap açarak kadın vücudu üstünden salya akıtan millet mi bana edepsiz diyecek! yok yaa, gözünüzün içine baka baka götümü sallamaya devam ederek en büyük göt muhabbetini yine ben yaparım. kimseye zararım olmadan yaptığım eğlenceli sunumumun da, dansımın da, götümün de ayıbı mı var ulan! ayıbı siz kendi yediğiniz boklardan iyi bilirsiniz. herkes kendi götüne baksın. benim götüm sizin yaşantılarınız için fazla şerefli. başkaları gibi yalakalıkla iş yapacağıma, olduğu mevki için, birilerine yaranmak adına kendi hayatının kararlarını başkalarının iki dudağı arasına ve parasına bırakanlara karşı, ben götümle dans ediyorum ya, bin kere daha şerefliyim, on bin kere daha kıymetli benim hayatım. siz adamına göre oynamaya devam edin, göt benim, kendi istediğim gibi oynamaya devam ederim.
buradan
bu ülkede 11 yıldır şerefimle, namusumla, karakterimle, duruşumla sunuculuk spikerlik yapıyorum. bütün çalıştığım, toplantı yaptığım kanallar, kurumlar, yöneticiler, yapımcılar çok iyi bilir benim karakterimi. siz çok biliyorsunuz ya hani, bunu da düşünmüşsünüzdür, acaba bu kızın hayatında neden kimse yok? lüks arabalar, evler, tatiller? bunlara ulaşmak benim gibi g.t memeye sahip bir kadın için o kadar kolay ki şu ortamda! benim adımı bir kere bir ahlaksız haberle duydunuz mu? bir futbolcu, bir yönetici, evli ama zengin olması yeterli bir adamla gördünüz mü beni! yapamaz mıyım ulan! en alasını yapamaz mıyım bu götümle! siz her gün bu ülkede sabah kuşağı dediğimiz kadın programlarında; o köylü milletin efendisidir dediğimiz anadolu’da, ne olaylar ne ahlaksızlar yaşanıyor gayet iyi biliyorsunuz! sonra ben, evimde, işimde oryantal yapıyorum diye, götümü sallıyorum diye ahlaksız mı oluyorum! niyeee? benim götüm büyük çünkü, bir de sallayınca ööff en büyük edepsiz benim. ellerinde klavye, tek yaptıkları şey fake hesap açarak kadın vücudu üstünden salya akıtan millet mi bana edepsiz diyecek! yok yaa, gözünüzün içine baka baka götümü sallamaya devam ederek en büyük göt muhabbetini yine ben yaparım. kimseye zararım olmadan yaptığım eğlenceli sunumumun da, dansımın da, götümün de ayıbı mı var ulan! ayıbı siz kendi yediğiniz boklardan iyi bilirsiniz. herkes kendi götüne baksın. benim götüm sizin yaşantılarınız için fazla şerefli. başkaları gibi yalakalıkla iş yapacağıma, olduğu mevki için, birilerine yaranmak adına kendi hayatının kararlarını başkalarının iki dudağı arasına ve parasına bırakanlara karşı, ben götümle dans ediyorum ya, bin kere daha şerefliyim, on bin kere daha kıymetli benim hayatım. siz adamına göre oynamaya devam edin, göt benim, kendi istediğim gibi oynamaya devam ederim.
buradan
devamını gör...
#devletiminyanındayım
devlet ile hükümet arasındaki farkı çok iyi bildiği halde, milletin önüne devleti sanki bir tarafmış gibi koyan, iktidarın provokasyon ve propaganda sorumlusu maaşlı trollerinin açtığı twitter başlığıdır.
z kuşağı için bilgilendirme: “ devlet ile hükümet arasında en önemli fark devletin devamlı olmasıdır. hükümetler geçici olup, belli bir süre görev yaparlar. bu süre dolduğunda hükümetin görevi sona erer. ancak devlette bu söz konusu değildir. hükümet devlet otoritesini işleterek politikalar belirler ve belirlenen politikaları devlet yürütür. devlet hükümetin bir aygıtıdır ve hükümet devleti işleten bir mekanizmadır. devletin kurumlarının halkın oylarıyla iktidara gelen hükümetler tarafından halk adına kullanması söz konusudur.”
akp devlet değildir.
hükümet devlet değildir.
çok güzel bir trol turnusolu olmuş. işin acı tarafı, ülkede adaleti, liyakati, demokrasiyi, eğitimi, üretimi bitiren, ekonomiyi çökertip gençlerin yarısını işsiz bırakan akp'nin bu başlıktaki destekçilerinin büyük bir kısmı gençlerden oluşan troller.
dört bir yandan ülkenin hızla bitirilmesi için uğraşıyorlar.
tanıyın , görün dayanabilirseniz yazdıklarına göz atın derim.
z kuşağı için bilgilendirme: “ devlet ile hükümet arasında en önemli fark devletin devamlı olmasıdır. hükümetler geçici olup, belli bir süre görev yaparlar. bu süre dolduğunda hükümetin görevi sona erer. ancak devlette bu söz konusu değildir. hükümet devlet otoritesini işleterek politikalar belirler ve belirlenen politikaları devlet yürütür. devlet hükümetin bir aygıtıdır ve hükümet devleti işleten bir mekanizmadır. devletin kurumlarının halkın oylarıyla iktidara gelen hükümetler tarafından halk adına kullanması söz konusudur.”
akp devlet değildir.
hükümet devlet değildir.
çok güzel bir trol turnusolu olmuş. işin acı tarafı, ülkede adaleti, liyakati, demokrasiyi, eğitimi, üretimi bitiren, ekonomiyi çökertip gençlerin yarısını işsiz bırakan akp'nin bu başlıktaki destekçilerinin büyük bir kısmı gençlerden oluşan troller.
dört bir yandan ülkenin hızla bitirilmesi için uğraşıyorlar.
tanıyın , görün dayanabilirseniz yazdıklarına göz atın derim.
devamını gör...
nazik erkeklerin eş cinsel zannedilmesi
konuşurken tonlamalar yapmam ve türkçeyi güzel kullanmamdan ötürü sık sık karşılaştığım durum. ne var yani barzo mu olalım sözlük? diyerek sözlükteki ilk gönderimi aslında takmadığım ama demek ki içimde dert olmuş bu sorunu dile getirerek atıyorum.
devamını gör...
sokağa çıkma kısıtlamasına uyulmaması
sokak yasak ama poşet serbest. hal böyle olunca poşeti kapan kendini sokağa atıyor. al pacino'nun (bkz: şeytanın avukatı) filmindeki : bak ama dokunma, dokun ama tatma, tat ama sakın yutma sözleri gibi. birbiriyle ara sıra çelişen ve esneklikler gösteren kurallar bütünü.
devamını gör...
kazandığı parayı hak etmeyen meslek grupları
devlet adamları.
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
saçlarımdaki beyazları farkettiğim an.
devamını gör...
türklerin icat ettiği en iyi şey
ayran ve feribot.
devamını gör...
çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım
bir didem madak şiiri. üzerine bir şey söylenmez, doğrudan okumak yeterlidir sanıyorum.
zenciler prensesi olacağım.
hayat işte asıl o zaman başlayacak
pippi uzunçorap
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum
ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
cam kırıkları yiyorlar
rüyamda; bir kâse dolusu suyun içinde
rengârenk yap-boz parçacıkları
anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
hayır, sanırım sabahı bekleyemem
bilmiyorum.
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.
on dört yaşındaydı ruhum bayım
bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
kaçmaya çalıştım. olmadı.
bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
neyse işte
ben her filmi hatırlarım
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
"sofi'nin tercihini" seyrederken çok ağlamıştım.
öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım.
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.
büyük gemiler de yok artık bayım
büyük yelkenler de
büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
işte az önce bir karabatak daldı suya
bir süredir kayıp
dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül, bir güle derdi ki görse
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım
zenciler prensesi olacağım.
hayat işte asıl o zaman başlayacak
pippi uzunçorap
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum
ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
cam kırıkları yiyorlar
rüyamda; bir kâse dolusu suyun içinde
rengârenk yap-boz parçacıkları
anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
hayır, sanırım sabahı bekleyemem
bilmiyorum.
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.
on dört yaşındaydı ruhum bayım
bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
kaçmaya çalıştım. olmadı.
bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
neyse işte
ben her filmi hatırlarım
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
"sofi'nin tercihini" seyrederken çok ağlamıştım.
öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım.
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.
büyük gemiler de yok artık bayım
büyük yelkenler de
büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
işte az önce bir karabatak daldı suya
bir süredir kayıp
dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül, bir güle derdi ki görse
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım
devamını gör...
acun'un ekşi sözlük'ün gündeminin tepesine oturması
reklam ajansı sağlam çalışıyor demektir bu. acun akıllı adam, reklamı nerde yaptıracağını iyi biliyor.
devamını gör...
kız çocuğu
namussuzun gözünde namus meselesidir.
kapat bacaklarını ne kadar ayıp di mi
[[/alıntı]] oğluna gelince göster bakıyım amcana çükünü der. çok kızı üzer bu oğlan der. ama kızın senin namusun di mi babacım? kapatayım bacaklarımı örteyim kalçamı çünkü bakarsa başkasının oğlanı kalkar bir tarafları lekelenir namusum. türkiye'de olmanın çok zor olduğu bir şeydir kız çocuk olmak. kadın olmak. namusçusundan tacizcisine, kadınları yaşamaya yaşamaya dar ettiği yerdir günümüzdeki türkiye. yalnız türkiye değil tabii. bu problem çoğu ülkede.
kapat bacaklarını ne kadar ayıp di mi
[[/alıntı]] oğluna gelince göster bakıyım amcana çükünü der. çok kızı üzer bu oğlan der. ama kızın senin namusun di mi babacım? kapatayım bacaklarımı örteyim kalçamı çünkü bakarsa başkasının oğlanı kalkar bir tarafları lekelenir namusum. türkiye'de olmanın çok zor olduğu bir şeydir kız çocuk olmak. kadın olmak. namusçusundan tacizcisine, kadınları yaşamaya yaşamaya dar ettiği yerdir günümüzdeki türkiye. yalnız türkiye değil tabii. bu problem çoğu ülkede.
devamını gör...
simide zam gelmesi
fakir olmak çok pahalı bir lükse dönüştü sanki. insanların fakirliğini fakir kelimesi karşılamıyor artık.
devamını gör...
türkiye'nin en güzel kadını
devamını gör...
zaman yolculuğu mümkün olsaydı gitmek istenilen zaman dilimi
ne geçmişte ne de gelecekte hiçbi şeyi değiştirmek istemezdim ama eğer fırsatım olsaydı cumhuriyetin ilan edildiği günü, atatürk’ün nutuk’u okumasını ya da meclisin ilanı gibi olayları kapsayan zaman dilimine gitmek isterdim kesinlikle.
devamını gör...
geceye bir poyraz karayel repliği bırak
+sinan'in bir kardeşi olacak
- aaa begüm hamile miymiş
+ gerizekalı ben hamileyim
-aa valla mı tebrik ederim allah analı babalı...
- aaa begüm hamile miymiş
+ gerizekalı ben hamileyim
-aa valla mı tebrik ederim allah analı babalı...
devamını gör...
drakensang online
oynadım 2014 yılları olması lazım
büyücü olarak oynardım o kadarını hatırlıyorum
birgün yeniden oyanayacağım serverları kapatmayın
büyücü olarak oynardım o kadarını hatırlıyorum
birgün yeniden oyanayacağım serverları kapatmayın
devamını gör...
türkiye'de yaşamak
zoru başarmaktır.
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
hiçbir şeye yetişemeden toprak olmak.
devamını gör...
türk mü türkiyeli mi sorunsalı
'nasıl hissediyorsa öyledir' diye cevap verdiğim sorunsal.
'ah bu türk yanım benim
hititlerden başlayarak…
ah bu ermeni yanım
çok konuşkanım, çok susarak…
ah, bu azeri yanım benim
yalnızlığı türkülere katarak…
bu gürcü yanım benim
ekmek ve şarabı kutsayarak…
ah, bu rum yanım benim
ağıt söyler oynayarak…
ve ah bu laz yanım,
hoyrat, lacivert, matrak…
ah, bu arnavut yanım benim
sevdasını yüreğine bir bıçakla kazarak…
ah bu boşnak yanım benim
yarasına zeytin dalı sararak…
ah, bu tatar yanım benim,
atımın toynaklarında savrulur toprak…
ah bu yahudi yanım benim
çalışırım tapınarak,
tapınırım ağlayarak…
ah, bu arap yanım benim
mümin,cesur, korkak…
ve kürt yanım
yoksulluktan kaçarak,
dağlara sığınarak…
ah bu çerkes yanım benim ah
bin yıldır savaşarak
ah bu insan yanım benim
ah bu insan yanım
boynumda bir çıngırak…'
anadolu/ ( çetin öner)
'ah bu türk yanım benim
hititlerden başlayarak…
ah bu ermeni yanım
çok konuşkanım, çok susarak…
ah, bu azeri yanım benim
yalnızlığı türkülere katarak…
bu gürcü yanım benim
ekmek ve şarabı kutsayarak…
ah, bu rum yanım benim
ağıt söyler oynayarak…
ve ah bu laz yanım,
hoyrat, lacivert, matrak…
ah, bu arnavut yanım benim
sevdasını yüreğine bir bıçakla kazarak…
ah bu boşnak yanım benim
yarasına zeytin dalı sararak…
ah, bu tatar yanım benim,
atımın toynaklarında savrulur toprak…
ah bu yahudi yanım benim
çalışırım tapınarak,
tapınırım ağlayarak…
ah, bu arap yanım benim
mümin,cesur, korkak…
ve kürt yanım
yoksulluktan kaçarak,
dağlara sığınarak…
ah bu çerkes yanım benim ah
bin yıldır savaşarak
ah bu insan yanım benim
ah bu insan yanım
boynumda bir çıngırak…'
anadolu/ ( çetin öner)
devamını gör...
derdini kimseyle paylaşmayan insan
sorunlarını çözebilecek olan gücün kendi içinde saklı olduğunu bilen insandır.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
"biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. kastettiğimiz ilim, hakikatı bilmektir. yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatı gören gerçek alimler çıkabilir."
devamını gör...
