her akşam olsa bıkmadan yerim denilen yemek
benim için mangaldır.her akşam sıkılmadan yerim.
devamını gör...
anunnakiler
antik sümer, akad, asur ve babillerin mitolojik geleneklerinde ortaya çıkan bir tanrı grubudur. kaç anunnaki olduğu ve hangi rolü üstlendiklerine dair açıklamalar hem değişkenlik gösterir hem de çoğu zaman tutarsızdır. boş gezenin boş kalfalarıdır.. bir çok teoriye isim hakkı satmak ile beraber. bir çok kitabında konusu olmuştur. şimdilik tapınmayın ileride bakarsınız..
devamını gör...
raskolnikov'un sıradan ve olağanüstü insan kavramları
her şey insanın içinde bulunduğu ortama,koşullara bağlıdır sözünden yola çıkılırsa-ki bu beraberinde başka bir soru getirir- insan hiç midir?
insan sorgulamazsa,köle olursa,iradesizse yeri gelir baş kaldıramazsa hiçtir.
raskolnikov'u suç işlemeye iten sebep inançsızlık,bireyselliktik ve yabancılık duygusudur. en son vicdanını sızlatmaya kadar giden süreç ise insan ruhunun çelişkilerle dolu bir varlık olmasıdır.
romanda raskolnikov’un cinayet hakkında kullandığı en çarpıcı cümlesi: “ben insan öldürmedim, bir prensibi yere serdim.” kısmıydı. eğer öyleyse çektiği acılar ne idi.kötü olmayı kabul edememekti.sıradan bir insanın olağanüstü olma çabası'nın beyhude olmasıydı.belki de bu hiçlik savaşıydı.ben hiç değilim diyen insan'ın yakarışıydı.
insan sorgulamazsa,köle olursa,iradesizse yeri gelir baş kaldıramazsa hiçtir.
raskolnikov'u suç işlemeye iten sebep inançsızlık,bireyselliktik ve yabancılık duygusudur. en son vicdanını sızlatmaya kadar giden süreç ise insan ruhunun çelişkilerle dolu bir varlık olmasıdır.
romanda raskolnikov’un cinayet hakkında kullandığı en çarpıcı cümlesi: “ben insan öldürmedim, bir prensibi yere serdim.” kısmıydı. eğer öyleyse çektiği acılar ne idi.kötü olmayı kabul edememekti.sıradan bir insanın olağanüstü olma çabası'nın beyhude olmasıydı.belki de bu hiçlik savaşıydı.ben hiç değilim diyen insan'ın yakarışıydı.
devamını gör...
beşiktaşlı sözlük yazarları
sevdalı yüreklerde beyaz sürgünler,
halayla türkülerle sevdi bu kalpler,
yıldızlar tutuştu siyah beyazla,
marşlarımız ağlasın kartal aşkıyla,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
gücüne güç katmaya geldik,
formanda ter olmaya geldik,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
barbaros meydanı'nda dün gibi sevdan,
derin bir nefes çektik abbasağa'dan,
bir umudum sensin anlıyor musun?
hayat yaşanmıyor ki senle olmadan,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
gücüne güç katmaya geldik,
formanda ter olmaya geldik,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
hayatımdaki en güzel değersin !
halayla türkülerle sevdi bu kalpler,
yıldızlar tutuştu siyah beyazla,
marşlarımız ağlasın kartal aşkıyla,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
gücüne güç katmaya geldik,
formanda ter olmaya geldik,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
barbaros meydanı'nda dün gibi sevdan,
derin bir nefes çektik abbasağa'dan,
bir umudum sensin anlıyor musun?
hayat yaşanmıyor ki senle olmadan,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
gücüne güç katmaya geldik,
formanda ter olmaya geldik,
beşiktaş seninle ölmeye geldik !
beşiktaş !
hayatımdaki en güzel değersin !
devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
simülasyonu başarıyla geçtiniz
devamını gör...
yalnızlık
cemil meriç'e göre yalnızlık yalnız kalamamaktır. yani asıl yalnızlık bir başına kalabilmek değildir, kalabalıklar arasında biçare kalmak, kimseler arasında kimsesiz kalmaktır. hani herkesten kaçsa bile kendinden kaçamamaktır.
devamını gör...
tematik mod
(bkz: nerede lütfen söyleyin)
geçen gece rüyada görülmüştür.
gecenin 4 ü. sözlüğe yasadışı yollardan tematik girmeye çalışıyorum. birden mod panelinden ışıklar yanmaya sirenler çalmaya başlıyordu. kapım çalındı kapıda iko ve benjamin beliriyordu kollarımdan tutup karakola götürüyorlardı
çok korkunçtu çok...
geçen gece rüyada görülmüştür.
gecenin 4 ü. sözlüğe yasadışı yollardan tematik girmeye çalışıyorum. birden mod panelinden ışıklar yanmaya sirenler çalmaya başlıyordu. kapım çalındı kapıda iko ve benjamin beliriyordu kollarımdan tutup karakola götürüyorlardı
çok korkunçtu çok...
devamını gör...
tren paradoksu
bir düşünce paradoksudur. düzeneğimiz şöyle; bir trenin iki ucunda birer tane flaş var ve trenin tam ortasında iki tarafı hassas bir ışık algılayıcısı var. ışıklar, ışık algılayıcısının iki tarafına da aynı anda varırsa hiçbir şey olmaz ancak bir taraftaki ışık daha geç veya daha erken varırsa algılayıcıya bağlı bombalar patlar ve tren havaya uçar.
sorumuz ise şu;sabit hızla giden bir trende flaşlar aynı anda açılırsa tren patlar mı patlamaz mı?
aklımıza ilk gelen cevap patlamayacağı yönünde çünkü ışık hızı aynı ortamda sabittir, ışık trenin hızından yani bağıl hızdan etkilenmez dolayısıyla iki tarafa da aynı anda ulaşır ve herkes sağ salim yolculuğuna devam eder. ancak işler göründüğü kadar basit değil. 2 farklı durum var.
1. durum: gözlemci trenin içerisindeyse; gözlemciye göre tren sabittir ve ışıklar aynı anda alıcıya ulaşır, tren patlamaz.

2. durum: gözlemci trenin dışarısında bir yerden trene bakıyorsa; gözlemciye göre tren sabittir ve öndeki ışık trenin hareket yönüne ters yönde ilerlediği için alıcıya daha erken ulaşır, tren havaya uçar.

ve bu 2 durum da aynı oranda doğru. peki iki tip gözlemciyi aynı durumda olursa ne olur? yani bir gözlemci trenin içerisinden bir gözlemci de trenin dışarısından bakarsa tren patlar mı patlamaz mı? sanırım bunu öğrenmenin tek yolu denemek. benimle birlikte denemek isteyen portakal atabilir. tabi ben dışarıdan bakacağım.
sorumuz ise şu;sabit hızla giden bir trende flaşlar aynı anda açılırsa tren patlar mı patlamaz mı?
aklımıza ilk gelen cevap patlamayacağı yönünde çünkü ışık hızı aynı ortamda sabittir, ışık trenin hızından yani bağıl hızdan etkilenmez dolayısıyla iki tarafa da aynı anda ulaşır ve herkes sağ salim yolculuğuna devam eder. ancak işler göründüğü kadar basit değil. 2 farklı durum var.
1. durum: gözlemci trenin içerisindeyse; gözlemciye göre tren sabittir ve ışıklar aynı anda alıcıya ulaşır, tren patlamaz.

2. durum: gözlemci trenin dışarısında bir yerden trene bakıyorsa; gözlemciye göre tren sabittir ve öndeki ışık trenin hareket yönüne ters yönde ilerlediği için alıcıya daha erken ulaşır, tren havaya uçar.

ve bu 2 durum da aynı oranda doğru. peki iki tip gözlemciyi aynı durumda olursa ne olur? yani bir gözlemci trenin içerisinden bir gözlemci de trenin dışarısından bakarsa tren patlar mı patlamaz mı? sanırım bunu öğrenmenin tek yolu denemek. benimle birlikte denemek isteyen portakal atabilir. tabi ben dışarıdan bakacağım.
devamını gör...
normal sözlük'te doğru düzgün tespit yapan yazar olmaması
bunun temel sorumlusu yönetimdir; çünkü:
(1) kendince bir format belirlemiş olsa da aykırı davranan yazarlara bütün ikazlarımıza rağmen ısrarla göz yummaktadır. sözlük, "format, burayı forumlardan ayıran en belirgin kuraldır." demiştir. (ancak sol frame, forumsal başlık ve tanımlarla kaynamaktadır ve her geçen gün bunların sayısı artmaktadır.)
(2) sözlük bu durumu, "kimsenin neyi, nasıl söyleyeceğine karışamayız" diyerek kendince meşrulaştırmaktadır. (ancak kendini kandırmaktadır.)
(3) kafa sözlük, az zamanda çok yol almak istemektedir. (bu mümkün değildir.)
(4) "doğru düzgün tespitler", doğru düzgün sözlüklerde olur. kafa sözlük ise sanki yerini sözlük camiası içinde "eğlence" tandanslı bir sözlük olarak belirlemiş gibi gelmektedir. nitekim geçmişte moderasyondan "sipariş üzerine" bir konu hakkında tanım yazmam istenmiş, gönderdiğim içerik, yeterince "eğlenceli" bulunmamıştır. (bu düşüncemizin karinesi budur.)
(5) kafa sözlük'te (siyasi içerikli) tespit yapan başlık ve içeriklerimiz, görünmez bir el tarafından akıştan silinmektedir. nitekim bu husus, başka yazarların da ilgisini çekmiş ve şikayet konusu olmuştur. moderasyon, bununla ilgili savunma veya karşıt bir argüman sunamamıştır. (sükut ikrardan gelir.)
(6) kafa sözlük'te kısa süre içinde yazar olabilmiş kişilerin kapasitesi "doğru düzgün tespit" yapmak için kifayetsizdir. (önüne gelen yazar olursa olacağı da budur.)
(1) kendince bir format belirlemiş olsa da aykırı davranan yazarlara bütün ikazlarımıza rağmen ısrarla göz yummaktadır. sözlük, "format, burayı forumlardan ayıran en belirgin kuraldır." demiştir. (ancak sol frame, forumsal başlık ve tanımlarla kaynamaktadır ve her geçen gün bunların sayısı artmaktadır.)
(2) sözlük bu durumu, "kimsenin neyi, nasıl söyleyeceğine karışamayız" diyerek kendince meşrulaştırmaktadır. (ancak kendini kandırmaktadır.)
(3) kafa sözlük, az zamanda çok yol almak istemektedir. (bu mümkün değildir.)
(4) "doğru düzgün tespitler", doğru düzgün sözlüklerde olur. kafa sözlük ise sanki yerini sözlük camiası içinde "eğlence" tandanslı bir sözlük olarak belirlemiş gibi gelmektedir. nitekim geçmişte moderasyondan "sipariş üzerine" bir konu hakkında tanım yazmam istenmiş, gönderdiğim içerik, yeterince "eğlenceli" bulunmamıştır. (bu düşüncemizin karinesi budur.)
(5) kafa sözlük'te (siyasi içerikli) tespit yapan başlık ve içeriklerimiz, görünmez bir el tarafından akıştan silinmektedir. nitekim bu husus, başka yazarların da ilgisini çekmiş ve şikayet konusu olmuştur. moderasyon, bununla ilgili savunma veya karşıt bir argüman sunamamıştır. (sükut ikrardan gelir.)
(6) kafa sözlük'te kısa süre içinde yazar olabilmiş kişilerin kapasitesi "doğru düzgün tespit" yapmak için kifayetsizdir. (önüne gelen yazar olursa olacağı da budur.)
devamını gör...
şiva
hinduizm'in yok edici tanrıçası olarak tanımlanan ve tanrılar/tanrıçalar içerisindeki en güçlüsü.
devamını gör...
cin diye bir şeyin olmadığı gerçeği
incir ağacının altına baktın mı?
devamını gör...
nuri bilge ceylan vs zeki demirkubuz
farklı kulvarların yönetmenleridir.
nuri bilge ceylan, sinemasında kendine has üslubunu yakalamıştır. evrenselliğiyle göz kırpar. sinematografi olarak ulaşılması çok güç bir yerdedir. mizansen ve diyalogdan yararlanmadan derdini bir kareyle anlatabilecek kadar yeteneklidir. obsesif bir yönetmendir, fazla detaycı ve mükemmelliyetçi.
nbc ortalama bir senaryoyla üst düzey bir film yaratabilir. ama aynısı zeki demirkubuz için geçerli değildir.
zeki demirkubuz sinemasında; senaryo, bir roman kadar akışkan bir örgüyle bürünmelidir ki yönetmen meziyetlerini ortaya çıkarsın.
masumiyet, yazgı, kader, yeraltı gibi kaliteli filmlere imza atan zeki demirkubuz, diğer filmlerinde bu seviyeye yaklaşamamıştır.
sinematografiden ziyade, daha çok hikayeden beslenir. oyuncu yönetiminde çok başarılıdır. nabzı yüksek gerilimli sahnelerin ve tiratların üstesinden rahatlıkla gelir. nuri bilge'ye kıyasla dağınıktır.
nuri bilge ceylan başka bir seviyede olduğu için hakkaniyetli bir versus olduğunu düşünmüyorum.
nuri bilge ceylan; ayran içtiği bardağı yıkamadan su içmez.
zeki demirkubuz; ayran içtiği bardağı yıkamadan su içer.
nuri bilge ceylan, sinemasında kendine has üslubunu yakalamıştır. evrenselliğiyle göz kırpar. sinematografi olarak ulaşılması çok güç bir yerdedir. mizansen ve diyalogdan yararlanmadan derdini bir kareyle anlatabilecek kadar yeteneklidir. obsesif bir yönetmendir, fazla detaycı ve mükemmelliyetçi.
nbc ortalama bir senaryoyla üst düzey bir film yaratabilir. ama aynısı zeki demirkubuz için geçerli değildir.
zeki demirkubuz sinemasında; senaryo, bir roman kadar akışkan bir örgüyle bürünmelidir ki yönetmen meziyetlerini ortaya çıkarsın.
masumiyet, yazgı, kader, yeraltı gibi kaliteli filmlere imza atan zeki demirkubuz, diğer filmlerinde bu seviyeye yaklaşamamıştır.
sinematografiden ziyade, daha çok hikayeden beslenir. oyuncu yönetiminde çok başarılıdır. nabzı yüksek gerilimli sahnelerin ve tiratların üstesinden rahatlıkla gelir. nuri bilge'ye kıyasla dağınıktır.
nuri bilge ceylan başka bir seviyede olduğu için hakkaniyetli bir versus olduğunu düşünmüyorum.
nuri bilge ceylan; ayran içtiği bardağı yıkamadan su içmez.
zeki demirkubuz; ayran içtiği bardağı yıkamadan su içer.
devamını gör...
gerdek gecesi öncesi namaz kılmak
iki rekattır. farz değildir. müslüman adam için bu işin şakası olmaz. kılmayıp direk karıya atlayan yoktur herhalde. müslümansan kılacaksın arkadaş! güvenlik amaçlı olsun, hayırlısı için olsun, kılacaksın.
he bu namazı da bildiğim kadarıyla kız bakmadan yapmalı. yani arkası dönük olmalı. namazdan sonra gidip karının duvağını açarsın ve alnından öpersin.
sonrası malum.
he bu namazı da bildiğim kadarıyla kız bakmadan yapmalı. yani arkası dönük olmalı. namazdan sonra gidip karının duvağını açarsın ve alnından öpersin.
sonrası malum.
devamını gör...
spor yapmayan erkek
kasların da bir kullanım ömrü olduğunu düşünen, onları erkenden bitirip yaşlanınca pert olmanın sürdürülebilir olmadığına kanaat eden, spor yapmayan kadın gibi düşünendir.
devamını gör...
havanın niye bu kadar sıcak olması
yeşilinde otururken hava süper
efes içerken paso selfieler çeker
allahın sopası yok yoldaş efendi
nöbetçi modların ahı sana yeter
biri destan yazdı ardından okumadın
öbürü bana sardı sinirden, duymadın
bu mazlumların teri var her tanımda
yan, daha da beter yan, daha olmadın.
efes içerken paso selfieler çeker
allahın sopası yok yoldaş efendi
nöbetçi modların ahı sana yeter
biri destan yazdı ardından okumadın
öbürü bana sardı sinirden, duymadın
bu mazlumların teri var her tanımda
yan, daha da beter yan, daha olmadın.
devamını gör...
normal sözlük trolleri
on numara trollerdir hepsi sağ olsun.
trollük zor meseledir küfürsüz trollük daha zordur helal olsun deyip tebrik ediyorum.
trollük zor meseledir küfürsüz trollük daha zordur helal olsun deyip tebrik ediyorum.
devamını gör...
gherman titov
tarih hep birincileri hatırlar, ikinciler çoğu zaman hatırlanmaz. rus kozmonot gherman titov da öyle, kendisi uzaya çıkan ilk insan olan yuri gagarin'in yedeğiydi. vostok-1 uçuşu için iki seneye yakın bir süre birlikte eğitim alımışlardır. gagarin bir nedenden dolayı tarihi seferine çıkamasa herkes titov'u uzaya giden ilk insan olarak tanıyacaktı.
vostok-1 ile uzaya gidememiş ama vostok-2 uçuşu ile uzaya çıkmıştır. dünya yörüngesine çıkan ikinci insan, toplamda da yuri gagarin, amerikalı astronotlar alan shepard ve gus grissom sonra uzaya çıkan dördüncü insan olma ünvanına sahiptir.
uzayda yaklaşık 7,5 saat süre ile uyumuş ve uçuşu sırasında yerçekimsiz ortamdan dolayı uzay hastalığna yakalanan ilk kişi olmuştur.
vostok-1 ile uzaya gidememiş ama vostok-2 uçuşu ile uzaya çıkmıştır. dünya yörüngesine çıkan ikinci insan, toplamda da yuri gagarin, amerikalı astronotlar alan shepard ve gus grissom sonra uzaya çıkan dördüncü insan olma ünvanına sahiptir.
uzayda yaklaşık 7,5 saat süre ile uyumuş ve uçuşu sırasında yerçekimsiz ortamdan dolayı uzay hastalığna yakalanan ilk kişi olmuştur.
devamını gör...

