huzursuz ve stresli zaman dilimlerinde insana en iyi gelen, guzel bir ten kokusudur bence. evlat kokusu denilen bir sey var ki en kotu anlarda bile insanin icini cicek bahcesine cevirir. gunes acar, agaclar yesillenir, kelebekler ucar falan... yeni dogan bebek kokusu denilen bir sey var birde cicekler, parfumler halt yemis, oyle bambaska bir koku.
devamını gör...

teknik olarak bu sözleşmeden bu şekilde çekilmek mümkün değil fakat zaten kimse türkiye'nin demokratik kongo cumhuriyeti'nden daha demokratik olduğunu iddia etmiyor.
ek olarak sözleşme zaten uygulanmıyordu, dolayısıyla çilemizde, pardon hayatımızda ciddi bir değişme olmayacak. ölmeye devam edeceğiz.

e madem bu kadar girdik konu dışı ama can yakan iki ekleme de benden gelsin, dün iki yüz baz puan faiz artırımı ile büyük bir ekonomik açmaza girdik ya ona misilleme olarak yine, yeni, yeniden merkez bankası şeysini değiştirmiş malum şey. haziranda erken seçim ve ötesi var. sıkı tutunun hatta vaziyet alın buralar karışacak.

barbaros şansal da ne ah etmiş arkadaş bütün ülke boğuluyor ama ölen yok. öyle de bir ızdırap, öyle de bir döngü.
devamını gör...

türkçeye "gerizekalılar" olarak çevrilebilen lars von trier filmi. dogma 95 akımına sadık kalınarak çekildiğinden filmin pek izlenesi olduğunu düşünmüyorum. ama filmin belli başlı kazanımları da mevcut. nitekim lars von trier izlemekteyiz. olmaz olur mu?

devlet kuramıyla alakalı upuzun yazabilirim de fakat temel olarak söylemek istediğim şu: her toplum dayatmış olduğu normlara göre şekillenir, aksi şekilde davranmanın toplumda yeri yoktur.

hikayemizde ise bu normlara bir yandan karşı çıkan ama bir yandan da o normlar içerisinde yaşamakta olan kimseleri görüyoruz. bir grup insan; geri zekalı gibi davranıyorlar. onları taklit ederek eğleniyorlar. açıkçası bir felsefeye sahip olsalar da grup üyeleri pek de bilinçli hareket etmiyor. amaçları eğlenmek. her türlü yasağı çiğneme isteğiyle yanıp tutuşuyor gibi hepsi.

filmdeki orgy sahnesine getirilen eleştirileri haksız buluyorum. filme uygun olmuştu ve illaki gösterilmeliydi bunlar.

ve birçok sahne bize eğlenmekten başka dertleri olmayan insanları gösteriyor. içlerindeki saf aptalı ortaya çıkarmaya oynuyorlar. deli gibi davranıyorlar ve bunun da savunuculuğunu yapıyorlar.

filmin müziği de camille saint-saens'dan: *


puanım: 2,5/5
devamını gör...

(bkz: james norrington)
(bkz: hector barbossa)

(bkz: karayip korsanları)
devamını gör...

buna dayanarak, bundan ötürü anlamına gelen kelime.
devamını gör...

güler yüzlü olan. karşımdaki güldüğü an bende gülerim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ağaca çıksan çıkar, suya girsen oda yüzer. kaçsan senden hızlı koşar. yapacağın en iyi şey arkanı dönüp buyur kardeş demektir.
devamını gör...

nasil soyleyeyim nasil ifade ediyim şöyle: "bu başlığı okuduğunuzda içiniz sızlıyorsa, tanım bu içinizdeki sızıdır."
devamını gör...

sevgisizligine benim de bir kalp vermisligim var.
devamını gör...

ölümüne ağlamadım sanırım. zira hepimiz içten içe o hastalığı atlatamayacağını biliyorduk. kendisi de dahil. 3 yıl boyunca bir insan ölüm düşüncesi ile yaşayınca ister istemez bir süre sonra kabulleniyor. ama hepimiz o kadar iyi oyuncuyduk ki, asla birbirimize dürüst olamıyor ve rollerimizi bırakıp gerçeklerden konuşamıyorduk. sanki gerçeklerden konuşsak bütün her şey gün yüzüne çıkacak ve perde kapanacaktı. bizim ise unuttuğumuz bir şey vardı ki bu oyunun kısa bir süre sonra zaten biteceğiydi. lakin biz bir dakika için bile bütün varımızı dahi yoğumuzu pek tabii vermeye razıydık. olmadı, varımız ve yokumuz yetmedi... perde kapandı. ölümüne ağlayamadım ama en çok ona ağladım. eğer başka bir dünya varsa bile onu bir daha göremeyecektim, o yüzdendir ki göz yaşlarım hala dinebilmiş değil.
devamını gör...

(bkz: himym)

bazen baştan sona bazen de her sezondan sevdiğim birkaç bölümü izleye izleye tekrar bitiriyorum diziyi.
devamını gör...

"kaç yaşında olursan ol uyuyunca geçecekmiş gibi gelecek. kaç yaşında olursan ol uyuyunca geçmeyecek."
devamını gör...

dünyaya 18 eylülünde geldiğim yıl.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: geç oldu yat istersen refik)


organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım.


su kül değildir.
devamını gör...

kolay kolay tercih etmediğim ürün.
laktozsuz süt varken, tercih edilmesini de doğru bulmuyorum.
hem kahvenin tadını bozuyor, hem de oldukça sağlıksız.
devamını gör...

boynu bükük gariban gibi kendimi yazmayacağım.
devamını gör...

oysa kahve içmişliğimiz de vardı:
'bu ne hatır gönül bilmezlik'
diyemedim.
o.veli kanık
devamını gör...

life on mars?, david bowie'nin kariyerinin en iyi albümlerinden olan 1970 tarihli hunky dory'de 4.sırada yer alan ve 1973'te tek başına yayımlanan şarkısı olup mars'ta yaşam anlamına gelmektedir. sözleri hayli tuhaf ama ortaya çıkış süreci müzik piyasası için o kadar da alışılmadık değil.

bowie, bu şarkıyı 24, space oddity'yi ise 22 yaşında yazmıştır. bağlı olduğu plak şirketi önce bowie'den aslı fransızca olan claude françois' ya ait comme d'habitude yani "her zamanki gibi" adlı ve o zamanlar gerçekten çok meşhur olan şarkının ingilizce versiyonunu oluşturmasını istemiş. fakat tam o zamanlarda kanadalı müzisyen paul anka önce davranıp çoktan şarkının copyright'ını satın almış, ingilizce versiyonunu hazırlayıp frank sinatra'nın en ünlü şarkılarından olan my way'in doğuşuna vesile olmuş. bowie ise aynı beste için bu sefer daha güç anlaşılan sözler* yazarak şarkısını yayınlamış.


sözleri;
ıt's a god-awful small affair
to the girl with the mousy hair
but her mummy is yelling, "no"
and her daddy has told her to go
but her friend is nowhere to be seen
now she walks through her sunken dream
to the seat with the clearest view
and she's hooked to the silver screen
but the film is a saddening bore
for she's lived it ten times or more
she could spit in the eyes of fools
as they ask her to focus on
sailors fighting in the dance hall
oh man, look at those cavemen go
ıt's the freakiest show
take a look at the lawman
beating up the wrong guy
oh man, wonder if he'll ever know
he's in the best selling show
ıs there life on mars?
ıt's on america's tortured brow
that mickey mouse has grown up a cow
now the workers have struck for fame
'cause lennon's on sale again
see the mice in their million hordes
from ıbiza to the norfolk broads
rule britannia is out of bounds
to my mother, my dog, and clowns
but the film is a saddening bore
'cause ı wrote it ten times or more
ıt's about to be writ again
as ı ask you to focus on
sailors fighting in the dance hall
oh man, look at those cavemen go
ıt's the freakiest show
take a look at the lawman
beating up the wrong guy
oh man, wonder if he'll ever know
he's in the best selling show
ıs there life on mars?


bowie'den dinlemeye bayılsam da fransız genç yetenek ecco'dan dinlemek de ayrı bir huzur veriyor;


life on mars ayrıca 2008 tarihli bir polisiye bbc dizisi ve bu dizinin çeşitli ülkelerdeki uyarlamalarının da ismidir.

david bowie gibi çağının ötesinde yaşamış bir müzisyenin uzay temaları işlenmiş halihazırdaki böylesine müthiş eserleri elon musk ve spacex'in de gözünden kaçmamış elbette. 2008'de falcon heavy roketinin uzaya gönderdiği starman isimli cansız bir sürücüsü bulunan spor araç roadster'da çalan şarkıdır aynı zamanda life on mars. bu roadster uzaydaki macerasına başladıktan yaklaşık 2.5 yıl sonra mars'a yakın uçuş gerçekleştirmeyi de başardı.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim