beğeniyi kimin verdiği belli olmasın kampanyası
sözlüğü sözlük olarak değil , anket yuvasına çeviren yazarların olması.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben bu kişiyi seviyorum bayağı. böyle nasıl desem üzülüyorum, ağlıyorum zaman zaman. arıyor, yüzümü güldürüyor. sesi, gülüşü, bakışı her şeyi çok tatlı geliyor bana. sevdikçe de daha da mı tatlı oluyor yoksa bana mı öyle geliyor bilmiyorum. kışın zalimdi bu. bensizlik ona yaramamış. o'nsuzluk da bana yaramıyor. kötü şeyler oldu yazar arkadaşlarım. aileme sığınamadım, beni hiç yalnız bırakmadı, ilk defa bu kadar "yanındayım." diyen birine inandım. hissettim çünkü yanımdaydı. benim için şöyle bir yerde: şöyle bir yer dediğim "kalbimin güzel köşelerinin birini o'na verdim, mutlu." sonra telefon çalıyor o arıyordur diye mutlu oluyorum, telefonum yanımda değilse aramış mı diye bakıyorum, sanki kalbimdeki o olmasa ben bir evin çatısı yok olur ya ben de öyle olurum gibi geliyor, dünyanın o'nsuz tadı tuzu yokmuş gibi. kariyer yaparım, paralarım, evim olur ama sevdiğim kişi yoksa anlamsız gibi olur bence. benim bazen yavrum oluyor, bazen güçlü bir kuşun kanadı altında güvende hissettiğim kişi...
benim hayatıma çok kişi girmedi ama ben hiç böyle güzel sevmedim,sevilmedim.
...
mutluluklar bizimle olsun canım yazar arkadaşlarım.
benim hayatıma çok kişi girmedi ama ben hiç böyle güzel sevmedim,sevilmedim.
...
mutluluklar bizimle olsun canım yazar arkadaşlarım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sokaklar, dar sokaklar neden sizden kurtulup caddelere çıkamıyorum. dön dolaş aynı darlık, aynı kaldırımlar, aynı elektrik telleri. tozlar, toz bulutları sarıyor etrafı. ayaklarıma kara sular indiriyor bu toz bulutları. azıcık yürüyerek nasıl da birbirinden farklı yerler görüyorum öyle. bir bakmışım kalabalıklar, bir bakmışım kocaman boşluklar insanlar arasında, bir bakmışım koca koca bloklar, bir bakmışım ahşap evler, bir bakmışım kagir evler. başım dönmeye başlıyor artık.
bir dakika, bir ara çok mutluydum, bu mutluluğumun sebebi neydi acaba? tabi ya o vardı. işte bu yüzden çok mutluydum. oh be tekrar keyiflendim. sonra o gülümsemeleri içimi nasıl da ısıtmıştı. caddelere çıkmam lazım. ancak oralarda bir otel bulabilirim. evet olacak bu sefer.
babam ne kadar da üzgündü yola çıktığımda. bu üzüntüsünün büyük bir kısmının para için olduğundan eminim, küçük bir kısmının bile benden ayrı yaşamaktan kaynaklandığını bir bilebilsem, işte o kadarcık önemseme bile bana sevinç katabilirdi. ama olsun buradan da bir miktar yardım edebilirim ona.
kendimi bildim bileli arada bir gelen, bu içimin sıkıntısından ne zaman tamamen kurtulacaktım acaba. elimde olmayan şeyler için bile duyduğum pişmanlıklar nedendi. kendimi böylesine üzmemim sebebi, beni sevmediğim için miydi? peki neden önemsiyordum kendimi. sevmesem bu kadar önemser miydim acaba?
valizler elimde külçeye döndü sanki. ah hayallerimi içine koyduğum valizler. söyleyin fazla mı geldi hayallerim size. başım dönüyor, tozlar içime içime giriyor, allah’tan havanın griliği tanıdık geliyor. ah, yeşil gözlerin nasıl da parıldıyor. nasıl da beni benden alıp, hülyalara daldırıyor. bu koku nereden geliyor, midem bulanıyor. yollar biraz genişlemeye başladı galiba. kollarım kopacak artık. ah yine mi bilincim kaymaya başlıyor. işte tam zamanında bir pansiyon buldum. bu nasıl oldu da, yine sığınağa rastladım. o eski ve rahatsız edici yatakta yatmak istemiyorum. ama başka şansım da yok, yorgunluktan bayılmak, kokudan kusmak üzereyim.
bir dakika, bir ara çok mutluydum, bu mutluluğumun sebebi neydi acaba? tabi ya o vardı. işte bu yüzden çok mutluydum. oh be tekrar keyiflendim. sonra o gülümsemeleri içimi nasıl da ısıtmıştı. caddelere çıkmam lazım. ancak oralarda bir otel bulabilirim. evet olacak bu sefer.
babam ne kadar da üzgündü yola çıktığımda. bu üzüntüsünün büyük bir kısmının para için olduğundan eminim, küçük bir kısmının bile benden ayrı yaşamaktan kaynaklandığını bir bilebilsem, işte o kadarcık önemseme bile bana sevinç katabilirdi. ama olsun buradan da bir miktar yardım edebilirim ona.
kendimi bildim bileli arada bir gelen, bu içimin sıkıntısından ne zaman tamamen kurtulacaktım acaba. elimde olmayan şeyler için bile duyduğum pişmanlıklar nedendi. kendimi böylesine üzmemim sebebi, beni sevmediğim için miydi? peki neden önemsiyordum kendimi. sevmesem bu kadar önemser miydim acaba?
valizler elimde külçeye döndü sanki. ah hayallerimi içine koyduğum valizler. söyleyin fazla mı geldi hayallerim size. başım dönüyor, tozlar içime içime giriyor, allah’tan havanın griliği tanıdık geliyor. ah, yeşil gözlerin nasıl da parıldıyor. nasıl da beni benden alıp, hülyalara daldırıyor. bu koku nereden geliyor, midem bulanıyor. yollar biraz genişlemeye başladı galiba. kollarım kopacak artık. ah yine mi bilincim kaymaya başlıyor. işte tam zamanında bir pansiyon buldum. bu nasıl oldu da, yine sığınağa rastladım. o eski ve rahatsız edici yatakta yatmak istemiyorum. ama başka şansım da yok, yorgunluktan bayılmak, kokudan kusmak üzereyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya
okula sürekli terlikle gittiğimi görüyordum.
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
kokulu silgi.
devamını gör...
erkeklerin kendine muhtaç kadınları istemesi
yalan yok aşırı zeki kadın demek disipline etmek demektir hayatı. sürekli bi memnuniyetsizlik-dırdır-açık arama mekanizması ıyy koşarak uzaklaşmalı.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.
enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
devamını gör...
alper kul
iyi bir oyuncu.
birkaç saat önce instagram hikayesinde bağdat caddesi'nde penguen kitabevi'ndeyim dedi. hızlıca içeri girdi. raflardan birinde kendi kitabını buldu. imzaladı ve kitabı rafa geri koyup kitapçıdan ayrıldı.
son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı ve güzel hareketlerden biri.
birkaç saat önce instagram hikayesinde bağdat caddesi'nde penguen kitabevi'ndeyim dedi. hızlıca içeri girdi. raflardan birinde kendi kitabını buldu. imzaladı ve kitabı rafa geri koyup kitapçıdan ayrıldı.
son zamanlarda gördüğüm en yaratıcı ve güzel hareketlerden biri.
devamını gör...
kroisos
karun ve krezüs olarak da bilinen lidya kralıdır. "karun kadar zengin" sözüne de konu olan kral, zenginliği ile nam salmıştır.
onun krallığında lidya, ticaret ve altın madenciliği çok zengin bir devlet haline gelmiştir. yunan şehir devletlerini istila ederek kızılırmak'a kadar ilerlemiştir.
onun krallığında lidya, ticaret ve altın madenciliği çok zengin bir devlet haline gelmiştir. yunan şehir devletlerini istila ederek kızılırmak'a kadar ilerlemiştir.
devamını gör...
sadece lazım olunca akla gelen şeyler
tornavida, şarjlı matkap.
devamını gör...
beyazlayan saçlar
bir kaç yıldır geliyoruz diyen, teker teker beni alıştıra alıştıra gelen, onlara kızamadığım yeni canlar.
buyrun gelin, ben burdayım.
buyrun gelin, ben burdayım.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
yüreğimi dağlayan şarkılardan birini açtım, uzandım yatağıma, "uzanacağım" yalanını belki de bininci kez söyledikten sonra sessiz sessiz ağlamaya başladım. bilmiyorum kaç saat ağlarım. umarım nefes alabilecek kadar rahatlatır.
devamını gör...
demet akalın sözlüğe üye olsa kullanacağı nick
hiranın anmesi.
devamını gör...
köyde hiç yaşamayanların bilemeyeceği şey
teknolojinin olmadığı bir dünyada sadece kendi bilgi ve sezgilerine dayanarak tek başına hayatta kalmak. çocukluğumun bir kısmı köyde geçti. sarımsak ekmeyi de bilirim, mantar toplamayı da, nasıl av tuzagu kurulacağını, kuşların ve tavşanların nasıl yakalanacağını, yakalanan kirpinin nasıl açılmasının sağlanacağını, bitkileri, ağaçları, hangi mevsimde ne bulabileceğimi bilirim.
çocuklar tek başlarına inek ve koyun sürüleriyle hayvan güderler, yönlerini bulmayı öğrenirler. bu sırada toplanan glimşi ( asparagusun karadenizde yerel adı ) ve mantarları nasıl pişireceğini bilir. ırmakta elleriyle balık avlamayı, su bulmayı, su çıkarmayı bilir.
tüfekle çocukluk-ergenlik döneminde gereklilik nedeniyle tanışır, ne zaman kullanması , ne zaman kullanmaması gerektiğini öğrenir. bu silah yanlıların silah kullanması gibi değildir. dağda kurt vardır, ayı vardır.
kendine güvenlidir çoğu köy çocuğu.
okumuş cahillerden daha akıllıdır çoğu zaman. siz onu şivesini aşağılarken o da sizin her şeyi inceltip, kırıtarak konuşmanıza güler. doktorun insan vücudu hakkında ne kadar bilgisi varsa köylünün de doğada tek başına üreterek ve toplayarak yaşamaya dair o kadar bilgisi vardır.
köylerde oda vardır. bu köye gelen konukların kalması içindir. misafirler köy tarafından ağırlanır. köyden kente göçle nüfus azalmıştır, şehre taşınıp şehirli olduk edasında gezen ve bu süreçte muhafazakarlaşanlar nedeniyle yapısı değişmeye başlamıştır. ancak hala yaşlılara, hastalara tüm köy bakar.
ailem covid nedeniyle geçen yık köye döndü. köydekiler her gün gelip o istemese bile işlerine yardım ediyorlar.
şehirli, sözde entellektüel kendi ukalalığında evde hastalansa cesedi ancak 10 gün sonra bulunur, köyde ise bir evden çığlık yükseldiğinde herkes koşar.
bir gün teknoloji çökerse sanırım ayakta kalmayı başarabilenlerin büyük bölümü köylüler olur.
çocuklar tek başlarına inek ve koyun sürüleriyle hayvan güderler, yönlerini bulmayı öğrenirler. bu sırada toplanan glimşi ( asparagusun karadenizde yerel adı ) ve mantarları nasıl pişireceğini bilir. ırmakta elleriyle balık avlamayı, su bulmayı, su çıkarmayı bilir.
tüfekle çocukluk-ergenlik döneminde gereklilik nedeniyle tanışır, ne zaman kullanması , ne zaman kullanmaması gerektiğini öğrenir. bu silah yanlıların silah kullanması gibi değildir. dağda kurt vardır, ayı vardır.
kendine güvenlidir çoğu köy çocuğu.
okumuş cahillerden daha akıllıdır çoğu zaman. siz onu şivesini aşağılarken o da sizin her şeyi inceltip, kırıtarak konuşmanıza güler. doktorun insan vücudu hakkında ne kadar bilgisi varsa köylünün de doğada tek başına üreterek ve toplayarak yaşamaya dair o kadar bilgisi vardır.
köylerde oda vardır. bu köye gelen konukların kalması içindir. misafirler köy tarafından ağırlanır. köyden kente göçle nüfus azalmıştır, şehre taşınıp şehirli olduk edasında gezen ve bu süreçte muhafazakarlaşanlar nedeniyle yapısı değişmeye başlamıştır. ancak hala yaşlılara, hastalara tüm köy bakar.
ailem covid nedeniyle geçen yık köye döndü. köydekiler her gün gelip o istemese bile işlerine yardım ediyorlar.
şehirli, sözde entellektüel kendi ukalalığında evde hastalansa cesedi ancak 10 gün sonra bulunur, köyde ise bir evden çığlık yükseldiğinde herkes koşar.
bir gün teknoloji çökerse sanırım ayakta kalmayı başarabilenlerin büyük bölümü köylüler olur.
devamını gör...
okuduğum kitaplarla epey insanı yere sererim
bu cümleyi kuran kişinin daha çok okuması gerektiğini düşündüm birden
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
yalnızlık, camdan aşağı baktığında bir arada olanları görünce,
telefonun çalması için gözünü ayıramayınca,
en çok da sarılacak, sığınacak, gönlü paylaşacak biri olmayınca dokunur.
telefonun çalması için gözünü ayıramayınca,
en çok da sarılacak, sığınacak, gönlü paylaşacak biri olmayınca dokunur.
devamını gör...
rte’nin 1 mayıs’ı biz ilan ettik beyanı
hangimiz cahil.. hangimiz yalancı acaba??
devamını gör...
bir günlüğüne karşı cins olunsa yapılacaklar
bu zamanda kadın olunur mu siz kafayı mı yediniz?
devamını gör...






