bilinen en şaşırtıcı tarihi bilgi
osmanlı hamamları ve tuvaletleriyle temizliğin başkentiyken avrupa'da yıkanmanın yasak olması. kastilya kraliçesi isabella'nın ömründe iki defa yıkandığı için avrupanın en temiz insanı ünvanı verilmesi. fötr şapka ve parfümün fransa'da camlardan sokağa dökülen dışkılar yüzünden icat edilmiş olması.
devamını gör...
normal sözlük’te ergen işgali
düşünebilen, sorgulayan algılayan kardeşlerime bir sözüm yok yanlış anlamasınlar.
benim sözüm x/y köylü,x/y erkek, kadın, şunu yapan erkek bunu yapan kadın edası ile başlıklar açan turnusol insanlara. belki bu başlığı açan kişilikler 30 yaşında ama gözümde 15.
sevgili yazar arkadaşlar lütfen bu konuları beslmeyin...
birçok kişi eleştiri amaçla yazıyor evet ama siz yazdıkça o başlık besleniyor.
benim sözüm x/y köylü,x/y erkek, kadın, şunu yapan erkek bunu yapan kadın edası ile başlıklar açan turnusol insanlara. belki bu başlığı açan kişilikler 30 yaşında ama gözümde 15.
sevgili yazar arkadaşlar lütfen bu konuları beslmeyin...
birçok kişi eleştiri amaçla yazıyor evet ama siz yazdıkça o başlık besleniyor.
devamını gör...
victor hugo
yalan zeka işidir.dürüstlük cesaret. eğer zekan yetmiyorsa yalan söyleme. cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene. sözünün sahibidir.
devamını gör...
sözlükte siyaset istemiyoruz
sözlükte her telden çalınmasından yanayım. kimileri siyasi, kimileri bilgi, kimileri kültür-sanat, kimileri troll (kaliteli isteriz), kimileri şundan bundan yazıyor; farklılık, renklilik iyidir. neden sürekli bir rahatsızlık peyda oluyor anlamış değilim. farklılıkları kabullenmek bu kadar zor olmamalıydı halbuki.
devamını gör...
kalp kırmadan ter kokuyorsun deme yolları
doğum gününde deodorant hediye etmişliğim vardır. ama aldığım kazağın içine sıkıştırmıştım. herkes gidince aç diye de tembih ettim. artık o ter kokmuyor, bende ter koklamıyorum. (bkz: temiz iş.)
devamını gör...
lensini 10 gündür gözünden çıkartmayan insan
enfeksiyon riski vardır, ve uzun vadeli komplikasyonlar yaşayabilirsin. sevgili yazar bence kesinlikle çırarılma vakti gelmiş ve geçmiş bile. geçmiş olsun.
devamını gör...
otomatik vites
manuel vites gereksizliğini bir günde unutturan müthiş konfor.
devamını gör...
urartular
çeçenlerle genetik, dilsel, kültürel, folklorik vb. bakımlardan benzerlikler olduğu söylenen eski uygarlık.
devamını gör...
see no evil hear no evil
bir arthur hiller filmidir.

öncelikle filmin adı türkçeye “ bana göz kulak ol” diye çevrildi. bence müthiş bir çeviri zira “ eternal sunshine of the spotless mind”ın “sil baştan”, “ stepmom”ın ise “omuz omuza” çevirildiği bir ortamda pırıl pırıl parlayan bir çeviridir.
filmin başrollerinde geçmiş zaman katili tim burton’ın tekrar çekip gerçek sinemaseverleri mutsuz ettiği “ willy wonka and the chocolate factory” filminde willy wonka’yı bu filmdeki rolü haddinden fazla abartılan johnny depp’ten kat kat iyi bir şekilde canlandıran gene wilder ve büyük ve tartışmalı komedyen richard pryor oynamakta.

filmin konusu ise gerçekten yazarlarını ayakta alkışlama isteği uyandıracak kadar muhteşem. bir market işleten dave ve işe yeni aldığı çalışanı wally bir cinayete “şahit” olurlar ama polis bu tanıklığı pek ciddiye almaz çünkü dave işitme engelli, wally ise görme engellidir.
polis onları ciddiye almasa da sonuçta dave olayı görmüş, wally ise işitmiştir. dolayısıyla cinayeti işleyenler için büyük bir tehlike ara etmektedirler. bundan sonra hayatta kalmak için biri birinin gözleri, öteki ise diğerinin kulakları olmak zorundadır. yani birbirlerine göz kulak olmadan hayatta kalmaları mümkün olmayacaktır.

izlenmeye değer ve kahkaha garantili bir filmdir.

öncelikle filmin adı türkçeye “ bana göz kulak ol” diye çevrildi. bence müthiş bir çeviri zira “ eternal sunshine of the spotless mind”ın “sil baştan”, “ stepmom”ın ise “omuz omuza” çevirildiği bir ortamda pırıl pırıl parlayan bir çeviridir.
filmin başrollerinde geçmiş zaman katili tim burton’ın tekrar çekip gerçek sinemaseverleri mutsuz ettiği “ willy wonka and the chocolate factory” filminde willy wonka’yı bu filmdeki rolü haddinden fazla abartılan johnny depp’ten kat kat iyi bir şekilde canlandıran gene wilder ve büyük ve tartışmalı komedyen richard pryor oynamakta.

filmin konusu ise gerçekten yazarlarını ayakta alkışlama isteği uyandıracak kadar muhteşem. bir market işleten dave ve işe yeni aldığı çalışanı wally bir cinayete “şahit” olurlar ama polis bu tanıklığı pek ciddiye almaz çünkü dave işitme engelli, wally ise görme engellidir.
polis onları ciddiye almasa da sonuçta dave olayı görmüş, wally ise işitmiştir. dolayısıyla cinayeti işleyenler için büyük bir tehlike ara etmektedirler. bundan sonra hayatta kalmak için biri birinin gözleri, öteki ise diğerinin kulakları olmak zorundadır. yani birbirlerine göz kulak olmadan hayatta kalmaları mümkün olmayacaktır.

izlenmeye değer ve kahkaha garantili bir filmdir.
devamını gör...
seksten sonra söylenen sözler
eğer beğendiysen, abone olmayı ve beni arkadaşlarına önermeyi unutma. ayrıca farklı şeyler denemek istersen şuraya da bağlantı koyuyorum.
devamını gör...
hazır ayaktayken diye söze giren tip
"ağzımın ortasına çakıver" derse seve seve yapacağım tiptir.
devamını gör...
az bilinen güzel kitaplar
(bkz: çirkin rus) - (bkz: victor lasky)
bulabilirseniz, eski ve şahane bir kitaptır; aldığım en güzel hediyelerden biriydi.
(bkz: insan evriminde din) - (bkz: robert n. bellah)
her sayfasında ufkunuzun kat kat artacağı, olağanüstü bir kitaptır. roman gibi okunmaz, içinde birçok sosyolojik ve psikolojik analiz, felsefi çözümlemeler vardır. dinler tarihine ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitaptır.
(bkz: sovyet mutfak sanatı) - (bkz: anya von bremzen)
çok güzel bir kitaptır. sovyetler dönemi gündelik yaşamına dair şahane atıflarda bulunulan, dönemi yemekler üzerinden anlatan naif bir kitaptır.
(bkz: iskitler)
(bkz: sarmatlar)
(bkz: türk tarihinin öncüleri) - (bkz: prof. dr. ilhami durmuş)
türk tarihini, bilhassa atalarımızı, kökenimizi akademik bir dille anlatan çok özel kitaplar. ilhami hoca, hulki cevizoğlu'nun kendisinden "bazı kahramanlar vardır, gölgede kalmayı tercih ederler" şeklinde bahsettiği gibi müthiş bir hocadır. türk tarihini araştırmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim; ısrarla tekrar ettiği cümleleriyle eski türklerin alametifarikalarını size belletir. yalnız akademik bir çalışmadır, roman gibi okunmaz.
bulabilirseniz, eski ve şahane bir kitaptır; aldığım en güzel hediyelerden biriydi.
(bkz: insan evriminde din) - (bkz: robert n. bellah)
her sayfasında ufkunuzun kat kat artacağı, olağanüstü bir kitaptır. roman gibi okunmaz, içinde birçok sosyolojik ve psikolojik analiz, felsefi çözümlemeler vardır. dinler tarihine ilgisi olan herkesin okuması gereken bir kitaptır.
(bkz: sovyet mutfak sanatı) - (bkz: anya von bremzen)
çok güzel bir kitaptır. sovyetler dönemi gündelik yaşamına dair şahane atıflarda bulunulan, dönemi yemekler üzerinden anlatan naif bir kitaptır.
(bkz: iskitler)
(bkz: sarmatlar)
(bkz: türk tarihinin öncüleri) - (bkz: prof. dr. ilhami durmuş)
türk tarihini, bilhassa atalarımızı, kökenimizi akademik bir dille anlatan çok özel kitaplar. ilhami hoca, hulki cevizoğlu'nun kendisinden "bazı kahramanlar vardır, gölgede kalmayı tercih ederler" şeklinde bahsettiği gibi müthiş bir hocadır. türk tarihini araştırmak isteyenlerin okumasını tavsiye ederim; ısrarla tekrar ettiği cümleleriyle eski türklerin alametifarikalarını size belletir. yalnız akademik bir çalışmadır, roman gibi okunmaz.
devamını gör...
kafa açan kesitler kadınlar günü özel
öncelikle tüm kadınların kadınlar gününü “kutlarım”. umarım kadın cinayetlerinin konuşulmadığı bir kadınlar günü kutlarız. son günlerde ve yıllarca yaşanan vahşetlerden, cinayetlerden ötürü büyük üzüntü duymakla beraber bugüne özel bir kafa kesit hazırladım.
bugün klavyelerinizi bırakın ,eğlenmenize bakın diyemeyeceğim.
izlemek için;
buradan
edit: bu arada filmin adı suffragette. izlemenizi tavsiye ederim.
not: filmin fragmanını böldüğüm için ara geçişteki ses kayması yüzünden özür dilerim.
bugün klavyelerinizi bırakın ,eğlenmenize bakın diyemeyeceğim.
izlemek için;
buradan
edit: bu arada filmin adı suffragette. izlemenizi tavsiye ederim.
not: filmin fragmanını böldüğüm için ara geçişteki ses kayması yüzünden özür dilerim.
devamını gör...
en uzun entry
sonuna kadar okuyan ve anlayan bordo berelidir.
devamını gör...
yıkın heykellerimi
süleyman apaydın'ın şiiridir.
ey milletim,
ben, mustafa kemal'im...
çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
kurusun damağım, dilim.
özür dilerim...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özgürlük hâlâ,
en yüce değer
değilse eğer...
prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
baş tacı edebiliyorsanız
sanatın içine tüküren adamı...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
anlamı kalmadıysa
yurtta sulh, dünyada barışın.
eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özlediyseniz fesi, peçeyi.
aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
hâlâ medet umuyorsanız
şıhtan, şeyhten, dervişten.
şifa buluyorsanız,
muskadan, üfürükçüden...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
kara çarşafa girsin diyorsanız,
yobazın gazabından ürkerek...
diyorsanız ki, okumasın
kadınımız, kızımız;
budur bizim alın yazımız...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet...
özlemini çekiyorsanız,
saltanatın, sultanın...
hâlâ önemini anlayamadıysanız,
millet olmanın...
kul olun, ümmet kalın,
fetvasını bekleyin, şeyhülislamın...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
rahat bırakın beni...
ey milletim,
ben, mustafa kemal'im...
çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
kurusun damağım, dilim.
özür dilerim...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özgürlük hâlâ,
en yüce değer
değilse eğer...
prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
baş tacı edebiliyorsanız
sanatın içine tüküren adamı...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
anlamı kalmadıysa
yurtta sulh, dünyada barışın.
eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özlediyseniz fesi, peçeyi.
aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
hâlâ medet umuyorsanız
şıhtan, şeyhten, dervişten.
şifa buluyorsanız,
muskadan, üfürükçüden...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
kara çarşafa girsin diyorsanız,
yobazın gazabından ürkerek...
diyorsanız ki, okumasın
kadınımız, kızımız;
budur bizim alın yazımız...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet...
özlemini çekiyorsanız,
saltanatın, sultanın...
hâlâ önemini anlayamadıysanız,
millet olmanın...
kul olun, ümmet kalın,
fetvasını bekleyin, şeyhülislamın...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
rahat bırakın beni...
devamını gör...
babamı kim öldürdü
bir edouard louis kitabıdır.
her erkek bir gün kaçınılmaz olarak o güne uyanacaktır. uzak bir gelecekte ya da hemen yarın ama bir gün mutlaka. o güne yani babası ile yüzleşmesi gereken o gereksizlik mahkemesinde buluşacaktır babası ile. ve belki de bu mahkeme günü babası için artık her şey bitmek üzereyken olacak. yani sonun başlangıcında.
babası için her şey biterse eğer, erkek çocuk artık bir şekilde sıranın ona gelmekte olduğunu bilir çünkü. bilmese de hisseder. hissetmese de, bilmese de bu gerçek değişmez. eğer babanız ölürse ve siz bir erkek çocuğu iseniz artık sıra size gelmiştir.
bu hacimsiz roman aslında oldukça ağır. babasına ait bir biyografi yazmış yazar. ve içinde yaşadığımız zaman da bu biyografinin karakterlerinden biri. zaman, baba, ölüm ve sırasını bekleyenler.
babası hep çocuk kalan erkekler asla büyümezler. ve nesilden nesil akar gider bu. babası çocuk kalan erkekler neverland’in gediklisi olmaya adaydırlar.
bu romanı mutlaka okuyun, sıra size gelmeden sizi bekleyen gerçekliğe ucundan kıyısındaki dokunmuş olursunuz belki. belki de yazara babasının katilini bulmasında yardımcı olursunuz.
her erkek bir gün kaçınılmaz olarak o güne uyanacaktır. uzak bir gelecekte ya da hemen yarın ama bir gün mutlaka. o güne yani babası ile yüzleşmesi gereken o gereksizlik mahkemesinde buluşacaktır babası ile. ve belki de bu mahkeme günü babası için artık her şey bitmek üzereyken olacak. yani sonun başlangıcında.
babası için her şey biterse eğer, erkek çocuk artık bir şekilde sıranın ona gelmekte olduğunu bilir çünkü. bilmese de hisseder. hissetmese de, bilmese de bu gerçek değişmez. eğer babanız ölürse ve siz bir erkek çocuğu iseniz artık sıra size gelmiştir.
bu hacimsiz roman aslında oldukça ağır. babasına ait bir biyografi yazmış yazar. ve içinde yaşadığımız zaman da bu biyografinin karakterlerinden biri. zaman, baba, ölüm ve sırasını bekleyenler.
babası hep çocuk kalan erkekler asla büyümezler. ve nesilden nesil akar gider bu. babası çocuk kalan erkekler neverland’in gediklisi olmaya adaydırlar.
bu romanı mutlaka okuyun, sıra size gelmeden sizi bekleyen gerçekliğe ucundan kıyısındaki dokunmuş olursunuz belki. belki de yazara babasının katilini bulmasında yardımcı olursunuz.
devamını gör...
bir masum mor menekse
devamını gör...

