insan ne kadar fedakarlık yapmalı sorusu
yapmamalı.
devamını gör...
mahya
an itibari ile mahallemde bana bakan hoşluk.
ramazan geceleri güzelliği.
hoş geldin ya şehri ramazan.
ramazan geceleri güzelliği.
hoş geldin ya şehri ramazan.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
yazarları desek daha doğru olur.
kendini sevmekle başlar her şey diyip şuraya bir hobaaa3434 ekliyorum.
bilgi içerikli tanımlar yazan ve bütün fenerbahçeli yazarlar diyip tribünlere oynadıktan sonra, daha da özele iniyorum:
(bkz: orsalesta anafor)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: hidano)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rimbaud)
(bkz: ice)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: sanagulbahcesivadetmedim) bu arkadaşı güzel qızlar eqlesin.*
(bkz: sir came a lot)
(bkz: ateist kaplumbağa)
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge)
(bkz: spawn)
(bkz: 4-3-3 oynatan aykut)
(bkz: wertheimer)
(bkz: hendrix)
(bkz: thedansözkiller)
(bkz: örnek vatandaş)
(bkz: oblomovreis)
kesin unuttuklarım oldu var ya çok fena.
editasyon: bazı önemli yazarlar eklendi.
kendini sevmekle başlar her şey diyip şuraya bir hobaaa3434 ekliyorum.
bilgi içerikli tanımlar yazan ve bütün fenerbahçeli yazarlar diyip tribünlere oynadıktan sonra, daha da özele iniyorum:
(bkz: orsalesta anafor)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: hidano)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rimbaud)
(bkz: ice)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: sanagulbahcesivadetmedim) bu arkadaşı güzel qızlar eqlesin.*
(bkz: sir came a lot)
(bkz: ateist kaplumbağa)
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge)
(bkz: spawn)
(bkz: 4-3-3 oynatan aykut)
(bkz: wertheimer)
(bkz: hendrix)
(bkz: thedansözkiller)
(bkz: örnek vatandaş)
(bkz: oblomovreis)
kesin unuttuklarım oldu var ya çok fena.
editasyon: bazı önemli yazarlar eklendi.
devamını gör...
malum sözlük
adı anılınca kanzuk'un bir anda kapınızda elinde dürümüyle belirdiği sözlük.
devamını gör...
excalibur
kral arthur'un efsanevi kılıcı.
yukarıda zaten kılıç hakkında bilgi verilmiş.
benim değinmek istediğim konu excalibur'un kını.
mitoloji okuyan herkes, kılıcın erkeklik sembolü olduğunu bilir. latince kılıç anlamına gelen gladius kelimesi penis kelimesinin eş anlamlısıdır. kılıç kını anlamına gelen vagina da kadın üreme organına isim vermiştir. (klitoris kelimesi ise kilit kelimesiyle aynıdır. klitoris vajinanın kilidi demektir. kilit ve anahtar sözleri yunancadan dilimize geçmiştir.) bu kadar etimoloji dersinden sonra excalibur'a dönelim.
merlin, kılıcını hayranlıkla izleyen kral arthur'a kılıcı mı yoksa kınını mı daha çok sevdiğini sorar. kral arthur hiç düşünmeden "kılıcı çok seviyorum" der. merlin ona bu cevabın akıllıca olmadığını, kının kılıçtan on kat daha değerli olduğunu söyler. çünkü kın sahibini her türlü yaralanmadan koruyacaktır.
yukarıdaki bilgileri bir araya getirdiğimizde kın bir anneyi, eşi, kız evladı kısaca bir adamı çok seven bir kadını temsil ediyor diyebiliriz. "bir kadın, evladını korurken üç tane güçlü adamdan daha kuvvetli olur" derler. eşlerimiz bizi bizden korurken de insan üstü efor sarfeder. bu korumaya herkes mazhar olamaz. kılıcı gölden alan kral arthur'un ruhu çok yüksektir ve kalbinde kötülük yoktur. kanı asildir. kral arthur'un temsil ettiği şövalye ruhuna ve asilliğe erişenler kının korumasına mazhar olabilirler.
son olarak kral arthur'un kız kardeşi morgana'nın kını arthur'dan çalması da o zamanlarda da görümcelerin ortalığı karıştırmaya meyilli olduklarını gösterir.
bu entry tamamen kendi görüşlerimden ve çıkarımlarımdan oluşmaktadır. yanlışım varsa affola.
yukarıda zaten kılıç hakkında bilgi verilmiş.
benim değinmek istediğim konu excalibur'un kını.
mitoloji okuyan herkes, kılıcın erkeklik sembolü olduğunu bilir. latince kılıç anlamına gelen gladius kelimesi penis kelimesinin eş anlamlısıdır. kılıç kını anlamına gelen vagina da kadın üreme organına isim vermiştir. (klitoris kelimesi ise kilit kelimesiyle aynıdır. klitoris vajinanın kilidi demektir. kilit ve anahtar sözleri yunancadan dilimize geçmiştir.) bu kadar etimoloji dersinden sonra excalibur'a dönelim.
merlin, kılıcını hayranlıkla izleyen kral arthur'a kılıcı mı yoksa kınını mı daha çok sevdiğini sorar. kral arthur hiç düşünmeden "kılıcı çok seviyorum" der. merlin ona bu cevabın akıllıca olmadığını, kının kılıçtan on kat daha değerli olduğunu söyler. çünkü kın sahibini her türlü yaralanmadan koruyacaktır.
yukarıdaki bilgileri bir araya getirdiğimizde kın bir anneyi, eşi, kız evladı kısaca bir adamı çok seven bir kadını temsil ediyor diyebiliriz. "bir kadın, evladını korurken üç tane güçlü adamdan daha kuvvetli olur" derler. eşlerimiz bizi bizden korurken de insan üstü efor sarfeder. bu korumaya herkes mazhar olamaz. kılıcı gölden alan kral arthur'un ruhu çok yüksektir ve kalbinde kötülük yoktur. kanı asildir. kral arthur'un temsil ettiği şövalye ruhuna ve asilliğe erişenler kının korumasına mazhar olabilirler.
son olarak kral arthur'un kız kardeşi morgana'nın kını arthur'dan çalması da o zamanlarda da görümcelerin ortalığı karıştırmaya meyilli olduklarını gösterir.
bu entry tamamen kendi görüşlerimden ve çıkarımlarımdan oluşmaktadır. yanlışım varsa affola.
devamını gör...
1. normal sözlük ayaklanması
tanrım bırakın da biraz kalite artsın sizi çirkin varoş sözlük erkekleri, kıskanmayın.
katılmayacağım ayaklanmadır, aksine sözlükte elit beylerin artması en büyük temennimdir. alerjiniz tutuyor değil mi biraz ciddi bir şeylerin de konu edildiğini görünce? tanrım, goygoy bağımlısı veletler sizi, gidin twitch yayınlarındaki muhabbetleri kovalayın bu kadar sıkıldıysanız. bırakın da evimizin kocası, çocuklarımızın babası yapabileceğimiz elit beyler sizlerin zulmünden çekinmeden özgürce yazsınlar. bu baskı nereye kadar ha?!!
sözlükten soğudum, hep sizden ötürü. belirli aralıklarla gelip bakıyor ve stalklayabileceğim umuduyla hala daha elit, entellektüel (evet iki l ile yazdım tdk kölesi, kudur) beyler arıyorum. siz ise ayaklanma çağrısı yapıyorsunuz. koca çirkin kıçlarınızı ekranın önündeki sandalyeden kaldırabiliyorsanız işemeye filan gidin. ayaklanmaymış, çişin gelmiştir senin.
katılmayacağım ayaklanmadır, aksine sözlükte elit beylerin artması en büyük temennimdir. alerjiniz tutuyor değil mi biraz ciddi bir şeylerin de konu edildiğini görünce? tanrım, goygoy bağımlısı veletler sizi, gidin twitch yayınlarındaki muhabbetleri kovalayın bu kadar sıkıldıysanız. bırakın da evimizin kocası, çocuklarımızın babası yapabileceğimiz elit beyler sizlerin zulmünden çekinmeden özgürce yazsınlar. bu baskı nereye kadar ha?!!
sözlükten soğudum, hep sizden ötürü. belirli aralıklarla gelip bakıyor ve stalklayabileceğim umuduyla hala daha elit, entellektüel (evet iki l ile yazdım tdk kölesi, kudur) beyler arıyorum. siz ise ayaklanma çağrısı yapıyorsunuz. koca çirkin kıçlarınızı ekranın önündeki sandalyeden kaldırabiliyorsanız işemeye filan gidin. ayaklanmaymış, çişin gelmiştir senin.
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
başlığı açanı engellemişim sanırım. burada islam gak deseniz de hakaret guk deseniz de bu arkadaşlara göre. benim islam'la alakalı girdiğim entrilerin tamamı uzuuun uzun yapılmış okumalara dayanan, kaynaklı şeyler. ben islam'ı tarihsel bir olgu olarak görüp tarihsel perspektifte analiz ediyorum ama bu arkadaşlara göre hakaret etmiş oluyorum. illa yüce allah, allahın resulü, güzel ahlak, alemlerin rabbi, göklerden gelen bir karar vardır falan dememi bekliyorlar herhalde. geçen de kuran'daki matematiksel hataları gösterdim tek bir cevap dahi veremeyip saldırdılar.
şüphesiz bu hataları görenler için büyük ibretler vardır.
şüphesiz bu hataları görenler için büyük ibretler vardır.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
yaşamaya çalışıyorum.
devamını gör...
bipolar insan
yukarıdaki arkadaş öyle bir yazmış ki, sanki yaratıklardan bahsediyor. yaşamın gerçek bir parçası olamaları ve sıkça karşımıza çıkabilmeleri "insan olmalarından" kaynaklanıyor olabilir, bir düşünsek.
bu bir ikincisi herkesin bu hastalığı yaşama şekli farklı. genel geçer özellikleri herkeste zuhur edecek diye bir şey yok. birisi bu hastalığı yaşarken sizin normal halinizden daha az çılgın davranabilir. çünkü karakterinin izin verdiği ölçüde yapar bazı şeyleri. onun maksimum dip noktası neyse onu yapar.
kendi kendine zararı vardır. sağa sola yansıtmadan kendi içinde duygusal gelgitler yaşayarak bu hastalığı atlatabilir. illa ona buna saracak, millette kavgaya tutuşacak, intihar etmeye kalkışacak diye bir durum yok.
hastalığı çok yakından tanıyan birisi olarak bunları yazıyorum.
depresyon vakalarında bazı sevgili türk doktorlarımız aşırı dozaj antidepresan yüklemesi yapıyorlar ve bilinçsizse birden depresyon yaşarken mıutluluk yüklemesi hapların etkisi ile bipolara kayma oluyor.
bilinçlenin lütfen. psikolojik hastalıklara herkesin yatkınlığı var. çünkü insani bir durum. stres, şok, düzensiz yaşam biçimi, bir ölüm sonrası yaşanan ağır acı, tramva yani hayat yolculuğunda karşımıza çıkabilecek tüm bu olağan olaylar bipoların veya diğer psikolojik rahatsızlıkların tetiklenmesine sebebiyet veriyor.
bu bir ikincisi herkesin bu hastalığı yaşama şekli farklı. genel geçer özellikleri herkeste zuhur edecek diye bir şey yok. birisi bu hastalığı yaşarken sizin normal halinizden daha az çılgın davranabilir. çünkü karakterinin izin verdiği ölçüde yapar bazı şeyleri. onun maksimum dip noktası neyse onu yapar.
kendi kendine zararı vardır. sağa sola yansıtmadan kendi içinde duygusal gelgitler yaşayarak bu hastalığı atlatabilir. illa ona buna saracak, millette kavgaya tutuşacak, intihar etmeye kalkışacak diye bir durum yok.
hastalığı çok yakından tanıyan birisi olarak bunları yazıyorum.
depresyon vakalarında bazı sevgili türk doktorlarımız aşırı dozaj antidepresan yüklemesi yapıyorlar ve bilinçsizse birden depresyon yaşarken mıutluluk yüklemesi hapların etkisi ile bipolara kayma oluyor.
bilinçlenin lütfen. psikolojik hastalıklara herkesin yatkınlığı var. çünkü insani bir durum. stres, şok, düzensiz yaşam biçimi, bir ölüm sonrası yaşanan ağır acı, tramva yani hayat yolculuğunda karşımıza çıkabilecek tüm bu olağan olaylar bipoların veya diğer psikolojik rahatsızlıkların tetiklenmesine sebebiyet veriyor.
devamını gör...
turuncu
duygusal bağ kurduğum renk. kıymetlim.
hayatımda turuncu seven tek bir adam tanıdım. ya hayır öyle kalıplaşmış, erkeksi şeyleri seven, klişe adamlar da girmedi hayatıma ama denk gelmedi sanırım bir şekilde turuncu seven biri. yoksa biri futbol oynamakla ilgilenir, maç hiç izlemez, benim maç izlediğim akşamlarda biramı, çerezimi falan getirirdi. bir diğerine rupaul aşkımı borçluyum. böyle şeyler. ama turuncu seven biriyle romantik ilişki kurmadım hiç. yani.
- en sevdiğin renk ne?
- turuncu.
- hmm.
- n'oldu be? sen sen sevmez misin?
- yoo güzel, pozitif bir renk tabi, ama ne bileyim, turuncu bir şeyim yok hiç galiba. nötrüm.
- anladım.
benim sık kullandığım birçok şahsi eşyam turuncudur. evimi ve evimdeki eşyaların büyük kısmını domine eden, bu konuda ciddi hassasiyetleri olan biriyle uzun süre aynı evi paylaşmamış olsaydım kullandığım buzdolabı, televizyon sehpası falan da turuncu olurdu muhtemelen. evleri ayırıp eşyaların bazılarını getirdiğim yalnız yaşadığım eve bakıyorum da o evden buraya tek bir turuncu obje gelmiş. o objeyi de onsuz çıktığım bir tatilden almış, kırılmasın diye valize koymamış, yaklaşık 4 saatlik uçak yolculuğunda elimde taşımıştım. yanımda o olsa muhtemelen başka rengini alırdık. canım turuncu bisiklet objem. iyi ki benimsin.
sonra... sonra hayatıma bir turuncu sever girdi. turuncu bir evren yarattık kendimize. ikimizden başka kimsenin girmediği bir evren. içinde yaşadıklarımızı anlatacak değilim. sadece şunu söyleyeceğim, turuncu hiç bu kadar güzel gelmemişti. bana bile. ona mı? bilmiyorum. bizim turuncu evrenimizdeki gökcisimlerini keşfetmek onu tatmin etti mi? bilmiyorum.
turuncu çizgilerimiz var ama. dışarıdan siyah gibi görünüyorlar. onu biliyorum. mükemmel değiller. biz de değildik.
saygıyla, aşkla, akılla!
hayatımda turuncu seven tek bir adam tanıdım. ya hayır öyle kalıplaşmış, erkeksi şeyleri seven, klişe adamlar da girmedi hayatıma ama denk gelmedi sanırım bir şekilde turuncu seven biri. yoksa biri futbol oynamakla ilgilenir, maç hiç izlemez, benim maç izlediğim akşamlarda biramı, çerezimi falan getirirdi. bir diğerine rupaul aşkımı borçluyum. böyle şeyler. ama turuncu seven biriyle romantik ilişki kurmadım hiç. yani.
- en sevdiğin renk ne?
- turuncu.
- hmm.
- n'oldu be? sen sen sevmez misin?
- yoo güzel, pozitif bir renk tabi, ama ne bileyim, turuncu bir şeyim yok hiç galiba. nötrüm.
- anladım.
benim sık kullandığım birçok şahsi eşyam turuncudur. evimi ve evimdeki eşyaların büyük kısmını domine eden, bu konuda ciddi hassasiyetleri olan biriyle uzun süre aynı evi paylaşmamış olsaydım kullandığım buzdolabı, televizyon sehpası falan da turuncu olurdu muhtemelen. evleri ayırıp eşyaların bazılarını getirdiğim yalnız yaşadığım eve bakıyorum da o evden buraya tek bir turuncu obje gelmiş. o objeyi de onsuz çıktığım bir tatilden almış, kırılmasın diye valize koymamış, yaklaşık 4 saatlik uçak yolculuğunda elimde taşımıştım. yanımda o olsa muhtemelen başka rengini alırdık. canım turuncu bisiklet objem. iyi ki benimsin.
sonra... sonra hayatıma bir turuncu sever girdi. turuncu bir evren yarattık kendimize. ikimizden başka kimsenin girmediği bir evren. içinde yaşadıklarımızı anlatacak değilim. sadece şunu söyleyeceğim, turuncu hiç bu kadar güzel gelmemişti. bana bile. ona mı? bilmiyorum. bizim turuncu evrenimizdeki gökcisimlerini keşfetmek onu tatmin etti mi? bilmiyorum.
turuncu çizgilerimiz var ama. dışarıdan siyah gibi görünüyorlar. onu biliyorum. mükemmel değiller. biz de değildik.
saygıyla, aşkla, akılla!
devamını gör...
eğlenmek için seks yapan kadın
seks zaten eğlenmek için yapılmıyor muydu yahu alla alla ben şimdiye kadar herkes eğleniyor zevk alıyor diye yapıyor sanıyordum oysa...
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
bir türlü kötü entry'sine denk gelemediğim bugün bu sefer ne yazdı diye merakıma ipotek koyan,bal porsuğundan çok sincabı hatırlatan, naif, dost canlısı yazar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
aslında bugün biraz durgundum. ne bir şey yapasım var ne izleyesim ne okuyasım vardı. böyle bomboş duvarlara bakıyorum. sonra bizim eski kamerayı gördüm baya eski büyük bir şey içine kaset konanlardan. kasetlerde oradaydı. biraz uğraştım açmayı başardım. izledim çoğunu kendi küçüklüğümü gördüm daha doğru düzgün yürüyemiyorum bile annem bana püre veriyor önümde de teyp var onunla oynuyorum. izledim öyle kendimi ne kadar masum bir çocuk dedim ne kadar dünyadan habersiz. sonra dedim kendime ne oldu sana ne oldu oradaki neşeli insana. genelde hep neşeliyim evet ama bu aralar şükrü erbaş'ın da dediği gibi "sebebini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan." böyle boşluk hissi gibi. mutlu desen mutlu değil. üzgün desen üzgün değil. durgun kelimesi tam olarak bu sanırım. çok dalgalanmış da şimdi durulmuş bir deniz gibiyim adeta.
devamını gör...
25 mart 2021 rte'nin koronavirüs tedbirlerine uymamasından ihbar edilmesi
olay tam olarak baslikta yazildigi gibi oldu evet. ak parti'nin 7. olagan kangresi bilindigi uzere dun ankara'da yapildi. hayat eve sigar adli uygulamanin ihbar hattina dun bir cok vatandas tarafindan rte'yi sosyal mesafeye vb. tedbirlere uymamasindan oturu sikayet ettigi belirtildi...
buradan
buradan
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
dini inanış ile zeka seviyesinin uzaktan yakından bir alakası yoktur. önyargılarınızı insanlara da dayatmaya çalışmayın.
devamını gör...


