beklenmekte olan dergi.

daha önce kafa sözlük'ün dergi projesi başlığında trevor philips'in yazdığı bir tanımı buraya taşımak istedim.
buradan

sonuna kadar katıldığım bir görüş bu. birçok dergi içerik bakımından, sürekli olarak insanların iç dünyasına, edebiyata falan yöneliyor ama bu sözlüğün dergisi bunlardan farklı olmalı bence. hemen hemen herkesin uzmanlık alanı farklı. başkalarını bu alanlar hakkında bilgilendirmek ve dergide bu türden yazılar yayımlamak çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum. üstelik bu işin herkese hitap etmesi de olasıdır bu şekilde yapılması durumunda. sonuçta ben uzayla ilgili bir şeyler yazıyorum ama bu herkesin ilgi alanı değil. bir başkası mesela yeşil bir çevre için neler yapılması gerektiği konusunda deneyimlidir, başka biri bambaşka bir konuda uzmandır vesaire... uzay kişinin ilgisini çekmese de diğer konulardan biri mutlaka çekecektir.

ne kadar farklı ilgi alanı, o kadar çok okuyucu ve orijinallik demek bana göre. geniş bir yelpazeye dağılmalı konular. herkes şiir yazarsa, herkes edebî yazılara yönelirse -yazılar ne kadar güzel olursa olsun- sonucun vasat olması kaçınılmaz olur.

hiç mi olmasın edebiyat, şiir? tabii ki olsun! ama bütün dergiyi de ele geçirmesin derim naçizane.
devamını gör...

sarmaşık grubundan bir bitki. hoş kokusu ve sarılı beyazlı renkleri ile biliniyor. 180 farklı çeşidinin 100 kadarının çin'de var olması beni bir miktar üzdü. uyuz çin ne olacak?!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yarım saat önce 5 dk bile dayanamadan çıkarım diye girdiğim radyo. (çıkamadı)
devamını gör...

çok iyi bir harekettir. daha doğrusu olması gerekendir.

reklam almamak iyi bir hareketti. iyi niyetliydi ama yemez. günümüz dünyasında olmuyor. haaa reklam almak kötü mü değil. ben tadında hareket edeceklerine inanıyorum.
devamını gör...

ara ara açıp, yeni gelinin altınlarına baktığı gibi bakıyorum onlara. her biri altın gibi çok değerli.
devamını gör...

ingiliz müzik grubu coldplay'e ait kelimelerle tarif edilemeyecek bir şarkıdır.kelimeler burada yetersiz kalır zira hissiyat ve içtenlik birleşip kontrolü tamamen ele almıştır.bundan sonra da sözlere ne gerek vardır ki.
chris martin tam olarak gözlerinin içine bakar ve bu şarkıyı senin için yazdığını söyler.bu esnada yıldızlar senin için nasıl da parlıyordur.
bir insan bu denli sempatik olamazdır,muhtemelen müzik şirketinin planıdır, satış için.ama varsın, olsundur.kandırılmanın asıl böylesi güzeldir.
devamını gör...

kan uyuşmazlığı özellikle annenin rh(-), babanın ise rh(+) olduğu durumlarda meydana gelir. kan uyuşmazlığının önceden tespit edilebilmesi için doğumdan önce anne adayının kan grubunun bilinmesi gerekir.

doğacak çocukta oluşturabileceği riskler:
-düşük veya ölü doğum
-anemi
-kalp kusurları
-beyin hasarı.
devamını gör...

alıp başını gitmiş olan durum.

bir yerimizi yırttık kaç başlıkta, hiç olmazsa başlıkları tanımlı açın, öteki yorumları geçtik artık dedik ama yok. hâlâ saçma sapan başlıklar açılıyor.

vallahi dayaklıksınız!
devamını gör...

başım dağ, saçlarım kardır
deli rüzgarlarım vardır
ovalar bana çok dardır
benim meskenim dağlardır.

bir sabahattin ali şiiridir. bestesi ali kocatepe’ye ait. zeynep bakşi karatağ ile ahmet aslan birlikte yorumu bir başkadır.



yarimi ellere verin
sevdamı yellere verin
yelleri bana gönderin
benim meskenim dağlardır.
devamını gör...

doğruysa helal olsun. sonuçta makam sahibi olanların araba alacak güçleri var. devlete yük olmak niye.
devamını gör...

cabbar bir soru sormamış ama cabbara ithafen,
gel bir de bunu boz :) demek isterim..

ben bu oyunu devam ettirmeli miyim.?
devamını gör...

offf yazara bak tepkisini vereceğiniz yazardır. çok güzel tanımlar giriyor. bilgileniyorsunuz. bir geceni ayırıp profilinde sabahlayacaksın. yapılacaklar listesine alındı.
devamını gör...

kapıyı anahtarla açıp eve girdiğimde eve sığamıyorum. ya dışarı atıyorum kendimi ya da zıbarıp yatıyorum aç aç. hayat anlamını yitiriyor tam anlamıyla.

öyle ya bir bekleyeni olmalı insanın. yaşama sebebi, amacı ve hedefi olmalı. onlardan biri açmalı kapıyı ki zor geçen günün yorgunluğu uçuversin o kapıyı açanın gülümsemesiyle.

boşuna mı yazıldı bu dizeler? boşuna mı etkisine aldı, alıp götürdü bizi başka diyarlara...

--- `spoiler` ---

hadi gülümse bulutlar gitsin
işçiler iyi çalışsın, gülümse
yoksa ben nasıl yenilenirim
belki şehre bir film gelir
bir güzel orman olur yazılarda
iklim değişir, akdeniz olur, gülümse.

--- `spoiler` ---
devamını gör...

balkona çıktım az önce, hava pek yağmurlu. üstüme gecelerimin yoldaşı olan battaniyemi aldım üşemeyim diye. sonra yurt günlerim geldi aklıma. soğukta sigara içerken alırdım ya üstüme battaniyeyi sonra seninle konuşurduk. saçma sapan aklı başında ne varsa anlatırdık ya birbirimize. en çok bu yüzden özlüyorum seni. biz konuşabilirdik, anlayabilirdik, anlatabilirdik. birinin telefondaki sesinden yüzünde oluşan mimiği bilecek kadar tanıyıp bu kadar uzak olması akıl alır şey değil.
devamını gör...

bilgi yarışmasında sorulan soruya cevap verdiğim o an. herkesin gözü üzerimde olurdu ve ben atomu parçalamış gibi hissederdim.
devamını gör...

kahve içer müzik dinlerim. gecenin sakinliğini hiç sevmem ama yaz geldi artık geceleri de güzel.
devamını gör...

doksanlarda çocuk olanların hatırlayacağı rüyaları süsleyen şey... mis gibi fındık kokan, nutella'dan bile daha lezzetli bir ekmeküstü çikolataydı. istenen gramaja göre tartılarak satılırdı. bu çikolatanın konulduğu kaplar da o dönem için her yerde bulunmazdı.
devamını gör...

(bkz: gelin olmuş gidiyorsun)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lament configuration olarak da bilinen 1784 yılında fransız aristokrat duc de l'ısle tarafından oyuncakçı philip lemarchand’a yaptırılan, boyutlar arası kapıları (daha doğru bir ifadeyle cehennemin kapılarını) açtığına inanılan kutu şeklindeki bir çeşit yapboz. ilk olarak clive barker’ın the hellbound heart (cehennemlik yürek) isimli öyküsünde geçer. daha sonra kitaptan uyarlanan hellraiser film serisinde görülür. ilk görünüşü tabii ki ezan sesi eşliğinde olur. the exorcist’e bir gönderme yapılmıştır. yapboz bir şekilde elinde tutan kişiyi büyüleyerek kendisini çözmeye zorlar. kişi bir çeşit hipnoz halinde, keyif alarak, farkına bile varmadan yapbozu çözebilir. aslında bu, cehennemin kendisini çağıran, cehennemi çağıran kişiliklerle ilgili olabilir. yapboz çözülünce bir kilise çanı duyulur. “cenobite”ların bir din temsilcisi, rahip, rahibe olmasına göndermedir bu. lemarchand’s box’ın hikayesi, 1996 yapımı hellraiser: bloodline’da derinlemesine işlenir. ilk filmde yapbozun çift yönlü çalıştığı da gösterilmiş, kapatıldığında cehennem kapılarının da kapandığı vurgulanmıştır.

hellraiser: hellworld (2005) filminde, gerçek dünyada geçer ve hellraiser bir film ve bu filmden esinlenilen bilgisayar oyunudur; hellworld. filmde lemarchand’s box gerçek değildir. belki de gerçektir!

the scarlet gospels kitabında harry d’amour, istemsizce, kutunun büyüleyici etkisiyle yapbozu çözer ve pinhead’le karşılaşır. yine kitabın sonunda harry’nin bir arkadaşı gizli saklı, yapbozu çözmeye başlar. kitabı okurken çan seslerini kafanızda duyarsınız ve “eyvah” dersiniz. yine mi geliyor cehennem rahibi?

(bkz: hellraiser: hellworld)
(bkz: hellraiser)
(bkz: hellraiser: bloodline)
(bkz: pinhead)
(bkz: cehennemlik yürek)
(bkz: philip lemarchand)
(bkz: the exorcist)
(bkz: harry d’amour)
(bkz: the scarlet gospels)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim