charles darwin
kopernik nasıl ki , dünya gezegen konumunun her şeyin merkezinde olmadığını göstermiş, skolastik inancı yerle bir etmişse, charles darwin’ de canlılar dünyasında özel bir yere sahip olmadığımızı göstermesiyle, sırf bu yüzden bile benim için ayrı yerdedir. öyle ya da böyle, kabul edilsin ya da edilmesin, güçlü sorgulamaların önünü açtı ve insan egoizmine esaslı bir tokat indirdi.
ayrıca otobiyografisine “dünyaya yeniden gelseydim, haftada en az bir kez şiir okuyup müzik dinlemeyi kural haline getirirdim.” diye yazmıştır.
ayrıca otobiyografisine “dünyaya yeniden gelseydim, haftada en az bir kez şiir okuyup müzik dinlemeyi kural haline getirirdim.” diye yazmıştır.
devamını gör...
zir zop
geç osmanlı döneminde kullanılan bir tür fesin ismiydi. sultan ikinci mahmut dönemine kadar başa sarık takılırken, bu yenilikçi padişahın başa geçmesiyle fes de hayatın içine girer. hatta fes ile ilgili bakanlık da kurulmuştur. kırsalda halk sarıklı iken, şehirde fes rağbet görmeye başlar.
devamını gör...
z
yunanistan doğumlu fransız yönetmen costa gavras' ın 1969 yapımı filmidir. komünist bir politikacının katıldığı bir miting sırasında saldırıya uğramasını ve ardından gelen komplo teorilerini anlatır. diğer gavras filmleri gibi politikanın karanlık yüzü ve yozlaşma ön plandadır. zaten politik film dediğinizde bana sorarsanız gavras bu işin piridir.
filmin adı olan z ise “o yaşıyor!” anlamına gelen yunancadaki “zei” den geliyor. (google çeviriye yunanca "zei" yazarsanız ingilizce karşılığı olarak "he lives" olarak gelecektir.)
film her ne kadar politikayla fazla içli dışlı olsa da bu hiçbir şekilde seyirciyi yormuyor. temponun ilk dakikadan son dakikaya kadar asla düşmediği filmde politikanın o kendine has kaos ortamı çok güzel yansıtılmış. filmde çok fazla karakter var, ilk başta takip etmek biraz zor olsa da yavaş yavaş herkes kafanızda oturmaya başlıyor. filmin sonunda ise acı gerçekler suratımıza vurunca etkilenmemek elde değil.
film eleştiri yaparken hiçbir şeyden çekinmez. ne kadar gerçek varsa tüm netliğiyle ortaya koyan etkileyici bir filmdir. politik tarzda film sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken bir film diyebilirim. oldukça tartışma yaratmış ve bize oldukça yakın bir coğrafyada yaşanmış gerçek olaylar anlatılıyor. zaten filmin başında açıkça " any similarity to real persons and events are not coincidental. it is intentional. " yazmış yönetmen. hangi ülke olduğu filmde belirtilmese de yunanistan’da 1963 yılında suikastle öldürülen solcu partinin milletvekili gregoris lambrakis’in öldürülmesini konu ediliyor. filmle ilgili ilginç notlar:
- oscar ödülleri tarihinde en iyi film ve en iyi yabancı dildeki film akademi ödülüne aynı anda aday olan ilk filmdir.
- aynı zamanda ingilizce olmayan bir dilde çekilip, en iyi film akademi ödülüne aday olan 1937 yapımı la grande illusion filminden sonraki ilk filmdir. (1937 de yabancı dildeki film ödülü henüz yoktu.)
- fritz lang' ın 1931 yapımlı m filmi ile birlikte en kısa ada sahip filmdir iki filmin adı da tek harften oluşur.
- müziği ünlü yunan müzisyen mikis theodorakis' e aittir. şuradan dinlenebilir.
filmin adı olan z ise “o yaşıyor!” anlamına gelen yunancadaki “zei” den geliyor. (google çeviriye yunanca "zei" yazarsanız ingilizce karşılığı olarak "he lives" olarak gelecektir.)
film her ne kadar politikayla fazla içli dışlı olsa da bu hiçbir şekilde seyirciyi yormuyor. temponun ilk dakikadan son dakikaya kadar asla düşmediği filmde politikanın o kendine has kaos ortamı çok güzel yansıtılmış. filmde çok fazla karakter var, ilk başta takip etmek biraz zor olsa da yavaş yavaş herkes kafanızda oturmaya başlıyor. filmin sonunda ise acı gerçekler suratımıza vurunca etkilenmemek elde değil.
film eleştiri yaparken hiçbir şeyden çekinmez. ne kadar gerçek varsa tüm netliğiyle ortaya koyan etkileyici bir filmdir. politik tarzda film sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken bir film diyebilirim. oldukça tartışma yaratmış ve bize oldukça yakın bir coğrafyada yaşanmış gerçek olaylar anlatılıyor. zaten filmin başında açıkça " any similarity to real persons and events are not coincidental. it is intentional. " yazmış yönetmen. hangi ülke olduğu filmde belirtilmese de yunanistan’da 1963 yılında suikastle öldürülen solcu partinin milletvekili gregoris lambrakis’in öldürülmesini konu ediliyor. filmle ilgili ilginç notlar:
- oscar ödülleri tarihinde en iyi film ve en iyi yabancı dildeki film akademi ödülüne aynı anda aday olan ilk filmdir.
- aynı zamanda ingilizce olmayan bir dilde çekilip, en iyi film akademi ödülüne aday olan 1937 yapımı la grande illusion filminden sonraki ilk filmdir. (1937 de yabancı dildeki film ödülü henüz yoktu.)
- fritz lang' ın 1931 yapımlı m filmi ile birlikte en kısa ada sahip filmdir iki filmin adı da tek harften oluşur.
- müziği ünlü yunan müzisyen mikis theodorakis' e aittir. şuradan dinlenebilir.
devamını gör...
az bilinen güzel isimler
berfu:
kar tanesi anlamına gelmektedir.
belis:
aşkın ilk meyvesi anlamına gelir.
kar tanesi anlamına gelmektedir.
belis:
aşkın ilk meyvesi anlamına gelir.
devamını gör...
takipçileri görebilmek bedava olsun kampanyası
kampanya hayata geçerse, 1500 karma puanımın yönetim tarafından iadesini talep edeceğimin bilinmesini isterim.*
devamını gör...
evlenince kocanın kütüğüne geçmek
hayatını birleştiriyorsun, kütüğe mi takıldın, herif kütük olmasında, diğerlerine alışırsın.
devamını gör...
dünyanın fani olduğunu farkına vardığın an
unutulmaması gereken andır.
zamanımız tıpkı kum saati gibi.
sadece daha yavaş akıyor.
insan, hayatının başlangıcı ve bitişi arasında geçen sürede fani olduğu gerçeğini aklından çıkarmayacak şekilde yaşar ise daha mutlu hayat süreceğine inanırım.
bir gün hayatını kaybedeceğini bilerek yaşamak zamanın kıymetini bilmeyi, aynı zamanda yaşamın da kıymetini bilmeyi sağlar. bir gün kaybedeceğinizi bildiğiniz yakınlarınıza daha da sıkı sarılmanızı sağlar.
zamanımız tıpkı kum saati gibi.
sadece daha yavaş akıyor.
insan, hayatının başlangıcı ve bitişi arasında geçen sürede fani olduğu gerçeğini aklından çıkarmayacak şekilde yaşar ise daha mutlu hayat süreceğine inanırım.
bir gün hayatını kaybedeceğini bilerek yaşamak zamanın kıymetini bilmeyi, aynı zamanda yaşamın da kıymetini bilmeyi sağlar. bir gün kaybedeceğinizi bildiğiniz yakınlarınıza daha da sıkı sarılmanızı sağlar.
devamını gör...
the shining
stephen king'in romanından uyarlanmış bir stanley kubrick başyapıtı. danny'nin kafasından geçenleri daha iyi anlamak için kitabı da okumanızı tavsiye ederim. jack nicholson'ın muhteşem oyunculuğu ile film daha bir üst seviyeye çıkmış, söylenene göre wendy karakterini oynayan shelley duvall sette jack nicholson'dan gerçekten korkmaya başlamış.
filmde çok ince göndermeler var (bkz: kızıl derili katliamı), filmle alakalı çok farklı komplo teorileri de mevcut (bkz: abd nin aydaki görüntülerinin stanley kubrick tarafından çekilen bir kandırmaca olduğu)
bunlarla alakalı şu videoyu mutlaka izleyin filmin adı ne kanka-the shining
filmde çok ince göndermeler var (bkz: kızıl derili katliamı), filmle alakalı çok farklı komplo teorileri de mevcut (bkz: abd nin aydaki görüntülerinin stanley kubrick tarafından çekilen bir kandırmaca olduğu)
bunlarla alakalı şu videoyu mutlaka izleyin filmin adı ne kanka-the shining
devamını gör...
bbc’nin paylaştığı türkiye’de dışarı çıkabilenler fotoğrafı
bardağın taştığının göstergesidir. ama ülkem suskunluğa mahkum olmaya devam etmektedir.
devamını gör...
sevgilisi olmayan ezik erkek
niye ezik oluyorum acaba diye sorarım.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
devamını gör...
denizi geride bırakınca hissedilenler
baba evinden çıkan gelin kız gibi olmaktır.
bir daha ne oralı olunur, ne oradan olunur.
her seferinde ilk ayrılma anı gibi olunur.
alaka da bitmez, özlemde bitmez buruklukta bitmez.
yaraya basılan tuz gibi can yakar gözlerden uzaklaşan ufuktaki dalgalar.
an itibariyle vakıf olduğum bir kısmını yazabildiğim bir kısmını yazamayıp iç çektiğim hislerdir.
bir daha ne oralı olunur, ne oradan olunur.
her seferinde ilk ayrılma anı gibi olunur.
alaka da bitmez, özlemde bitmez buruklukta bitmez.
yaraya basılan tuz gibi can yakar gözlerden uzaklaşan ufuktaki dalgalar.
an itibariyle vakıf olduğum bir kısmını yazabildiğim bir kısmını yazamayıp iç çektiğim hislerdir.
devamını gör...
saydam
sondaj isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
içinden ışık geçebilmesine izin veren ve arkasındaki cisimlerin görülmesine izin veren cisimlere denir.
içinden ışık geçebilmesine izin veren ve arkasındaki cisimlerin görülmesine izin veren cisimlere denir.
devamını gör...
leyla lydia tuğutlu
fazla abartıldığını düşündüğüm hanım bacı. uğruna bırak kurşun atmayı sapan bile atmam.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
her seferinde daha fazla saçmalayanların yaptığı harekettir.
anlayamıyorum anlamlandıramıyorum bu ülkede yaşanan olayları kavrayamıyorum.
nasıl bu kadar hadsiz ve utanmaz bir şekilde davranabiliyorlar bilmiyorum.
ben şahsım adına hiç bir fikrin veya oluşumun fanatiği değilim bunu söyleyebiliyorum.
burada bu olaya hak veren katılan beğenen insanlar mutlaka vardır rica ediyorum bana açıklayın amaç ne? neden böyle bir hareket yapılır ? lütfen saygılı şekilde açıklayın bileyim.
izahı yok gerçekten yazık.
bu işin partisi düşüncesi siyaseti olmamalı hep beraber kadın erkek çoluk çocuk bir şeyler yapıp dur demeliyiz.
anlayamıyorum anlamlandıramıyorum bu ülkede yaşanan olayları kavrayamıyorum.
nasıl bu kadar hadsiz ve utanmaz bir şekilde davranabiliyorlar bilmiyorum.
ben şahsım adına hiç bir fikrin veya oluşumun fanatiği değilim bunu söyleyebiliyorum.
burada bu olaya hak veren katılan beğenen insanlar mutlaka vardır rica ediyorum bana açıklayın amaç ne? neden böyle bir hareket yapılır ? lütfen saygılı şekilde açıklayın bileyim.
izahı yok gerçekten yazık.
bu işin partisi düşüncesi siyaseti olmamalı hep beraber kadın erkek çoluk çocuk bir şeyler yapıp dur demeliyiz.
devamını gör...
giovanni scognamillo
1929 doğumlu yazar, sinema tarihçisi, araştırmacı, eleştirmen, çevirmen, eğitmen ve ressam. 2016'da aramızdan ayrıldı.
sinema üzerine önemli kitapları var. aynı zamanda spekülatif kurgu türünde pek çok kıymetli eser vermiş bir isim. anısına her yıl gio ödülleri düzenleniyor.
sinema üzerine önemli kitapları var. aynı zamanda spekülatif kurgu türünde pek çok kıymetli eser vermiş bir isim. anısına her yıl gio ödülleri düzenleniyor.
devamını gör...
çaylak yazarların bilmesi gerekenler
hemen hemen tüm çaylaklar tarafından okunması gereken kurallar bütünü.
şöyle ki;
başka bir sözlükte yazarlık yapmamış olan, sözlük yazarlığını ilk kez burada yapacak olan arkadaşlara ön bilgi vermek gerek.
arkadaşlar, forum ile sözlük farklı şeyler. forumlarda herhangi bir başlığa uçan tekmeyle girer gibi dalıp herhangi bir şey yazabilir ya da soru sorabilirsiniz. sözlüklerde ise bu durum formata aykırıdır.
format nedir? mesela tanım girmek. tanım nedir? başlıktaki konu hakkında tanıtıcı, o konuyu bilmeyen kişilere konu hakkında fikir ya da bilgi verici cümledir. tıpkı normal bir türkçe sözlükte olduğu gibi... sanırım bu yanlış anlaşılıyor genellikle. tanım girmek, aklımıza esen herhangi bir şeyi yazmak anlamına gelmiyor. "ama yapanlar var..." diyeceksiniz. evet var ama bunu yapanları şikayet edebiliyorsunuz ve tanımlarının silinmesini sağlayabiliyorsunuz.
örnek verelim ki daha iyi anlaşılsın. diyelim ki başlık atom. burada yazmanız gereken ilk cümle, atomun ne olduğunun tarifi. mesela "ilk başlarda maddenin en küçük parçası olduğu sanılan ama gelişen teknoloji ile aslında öyle olmadığı görülen fiziksel yapı." cümlesi bir tanımdır.
"çeşitli meyve sularının karışımıyla yapılan, enerji deposu içecek." de yine atom için bir tanım olabilir. fakat daha ilk cümleniz "çok severim, hep içiyorum." gibi öznel bir yorum olursa bu bir tanım değil, sizin şahsi fikrinizdir ve formata aykırıdır. nasılsa benden önce birileri tanımını yapmıştır diye düşünmeyi. onlar yazdıklarını silerse, orada kalan tek tanım sizinki olabilir. sayenizde insanlar yeni bir şey öğrenebilir. bu fikri yabana atmayın.
başlık açarken de benzer kural geçerlidir. sadece size özel olan "dün banyo yaptım" şeklinde bir başlık formata aykırıdır. geneli ilgilendiren "banyo yapmak" başlığı ise normal olandır. başlıkların sonuna noktalama işaretleri yazılmaz. tanımlarda ise nokta yazılır cümle sonlarına.
bu tür kurallar size "olmasa da olur" gibi gelebilir ama yazdıklarınız ya da başlıklarınız bu nedenlerden ötürü silinebilir. bunu moderasyonun taraf tutması falan zannedenler oluyor sonra. oysa baştan belirlenmiş kurallara uyulmadığı zaman herkesin yazdıkları silinebilir.
bu sözlükte küfür yok. onu da sanırım artık öğrenmişsinizdir. zaten kadın yazar sayısının burada oldukça yüksek olmasının bir nedeni belki de budur. her cümlenin sonuna, leblebi yer gibi a, m ve k harflerini iliştiren arkadaşların aklında bulunsun lütfen.
çok sıkıştığınız yerde kafa sözlük formatı ve kuralları gibi başlıkları okuyabilir, yönetici (online listesinde isimleri, yeşil renk dışındaki renklerde yazılı olan arkadaşlar) veya yazarlara sorabilirsiniz merak ettiklerinizi.
yukarıda bahsettiğim türden tanımlar yazarsanız yazar olmanız daha kolay olur ve yazdıklarınızı okumaya değer bulup sizi takip etmeye başlayacak insan sayısı da bununla orantılı olarak artar.
şimdiden yazarlığınız hayırlı olsun diyorum.
edit: anket başlıkları ya da sözlüğe ilişkin istekler gibi bazı başlıklarda tanım yazılmadığı durumlar oluyor. yukarıda söylediklerim bilgi vermesi beklenen başlıklar ve tanımlar için geçerli özellikle.
şöyle ki;
başka bir sözlükte yazarlık yapmamış olan, sözlük yazarlığını ilk kez burada yapacak olan arkadaşlara ön bilgi vermek gerek.
arkadaşlar, forum ile sözlük farklı şeyler. forumlarda herhangi bir başlığa uçan tekmeyle girer gibi dalıp herhangi bir şey yazabilir ya da soru sorabilirsiniz. sözlüklerde ise bu durum formata aykırıdır.
format nedir? mesela tanım girmek. tanım nedir? başlıktaki konu hakkında tanıtıcı, o konuyu bilmeyen kişilere konu hakkında fikir ya da bilgi verici cümledir. tıpkı normal bir türkçe sözlükte olduğu gibi... sanırım bu yanlış anlaşılıyor genellikle. tanım girmek, aklımıza esen herhangi bir şeyi yazmak anlamına gelmiyor. "ama yapanlar var..." diyeceksiniz. evet var ama bunu yapanları şikayet edebiliyorsunuz ve tanımlarının silinmesini sağlayabiliyorsunuz.
örnek verelim ki daha iyi anlaşılsın. diyelim ki başlık atom. burada yazmanız gereken ilk cümle, atomun ne olduğunun tarifi. mesela "ilk başlarda maddenin en küçük parçası olduğu sanılan ama gelişen teknoloji ile aslında öyle olmadığı görülen fiziksel yapı." cümlesi bir tanımdır.
"çeşitli meyve sularının karışımıyla yapılan, enerji deposu içecek." de yine atom için bir tanım olabilir. fakat daha ilk cümleniz "çok severim, hep içiyorum." gibi öznel bir yorum olursa bu bir tanım değil, sizin şahsi fikrinizdir ve formata aykırıdır. nasılsa benden önce birileri tanımını yapmıştır diye düşünmeyi. onlar yazdıklarını silerse, orada kalan tek tanım sizinki olabilir. sayenizde insanlar yeni bir şey öğrenebilir. bu fikri yabana atmayın.
başlık açarken de benzer kural geçerlidir. sadece size özel olan "dün banyo yaptım" şeklinde bir başlık formata aykırıdır. geneli ilgilendiren "banyo yapmak" başlığı ise normal olandır. başlıkların sonuna noktalama işaretleri yazılmaz. tanımlarda ise nokta yazılır cümle sonlarına.
bu tür kurallar size "olmasa da olur" gibi gelebilir ama yazdıklarınız ya da başlıklarınız bu nedenlerden ötürü silinebilir. bunu moderasyonun taraf tutması falan zannedenler oluyor sonra. oysa baştan belirlenmiş kurallara uyulmadığı zaman herkesin yazdıkları silinebilir.
bu sözlükte küfür yok. onu da sanırım artık öğrenmişsinizdir. zaten kadın yazar sayısının burada oldukça yüksek olmasının bir nedeni belki de budur. her cümlenin sonuna, leblebi yer gibi a, m ve k harflerini iliştiren arkadaşların aklında bulunsun lütfen.
çok sıkıştığınız yerde kafa sözlük formatı ve kuralları gibi başlıkları okuyabilir, yönetici (online listesinde isimleri, yeşil renk dışındaki renklerde yazılı olan arkadaşlar) veya yazarlara sorabilirsiniz merak ettiklerinizi.
yukarıda bahsettiğim türden tanımlar yazarsanız yazar olmanız daha kolay olur ve yazdıklarınızı okumaya değer bulup sizi takip etmeye başlayacak insan sayısı da bununla orantılı olarak artar.
şimdiden yazarlığınız hayırlı olsun diyorum.
edit: anket başlıkları ya da sözlüğe ilişkin istekler gibi bazı başlıklarda tanım yazılmadığı durumlar oluyor. yukarıda söylediklerim bilgi vermesi beklenen başlıklar ve tanımlar için geçerli özellikle.
devamını gör...
narsist anne
benim annem bizi kendi ailesi olarak da görmezdi, kendi ailesi için harcama yapardı, onları severdi. bencil olması bir yana babama ve onun ailesine karşı hissettiği aşağılık kompleksi ile hep bir kıskançlık hissederdim onda. iki yüzlüydü, bir tarafta köy çocuklarına acırken bir tarafta hiç durmadan insanlara tepeden bakar, fiziksel görünüşlerine çekinmeden saygısızlık eder beni de sadece başarısız olduğumda fark ederdi. başarılı olup kürsüde olduğumda hiç yanımda olmamış biri başarısız anlarımda bir anda ensemde belirirdi. doğrusu şimdi bu başlıktan sonra biraz daha iyi fark ettim.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
yüzyüzeyken konuşuruz - 2013
filler unuttu analar unutmadı
ama nasıl unutabilir
dövülerek ölmek nasıl bir ceza ki
buna kim dayanabilir
filler unuttu analar unutmadı
ama nasıl unutabilir
dövülerek ölmek nasıl bir ceza ki
buna kim dayanabilir
devamını gör...
online sınav
kolaylıkla kopya çekilebilen sınavdır .
devamını gör...
