normal sözlük’te kankacılık
ben takip edilen yazarların bildirimini kapatanlardanım. akışta görüp spontane beğenip oyluyorum. zaten takip edip yazılarını beğendiğime de bir şekilde denk gelip yine ara ara profilini ziyaret ediyorum. beğeni, nick altı olayı artık çok abartılmasa. anlıyorum bazen çok küçük farkedilmeler bile insanı mutlu ediyor ama sadece kendi istediğimiz gibi yazsak, çizsek, oylasak daha hoş olmaz mı? kanka diyebileceğiniz kişilerin bile yeri geliyor fikirlerini beğenmiyorsunuz ki bu böyle olmalı zaten. bir sene önce yazdığı yazı ile bile denkleşmiyor insan. bazen bir tanımıma denk gelip ben bu yazdığımı beğenmedim, şimdi fikrimi değiştirdim diyorum. kendimle bile kanka değilim sanırım. sözlükte veyahut yaşantımızda kanka diyebileceğim birinin de düşüncelerini kendi akıl ve beğeni süzgeçimden geçirmem gerekli. yoksa ben 'ben' olmaktan çıkarım. bana ait bir şeyler olmalı her yerde.
kankacılık nedir, o da ayrı bir başlık konusu olsun. o da değişik bir konu çünkü.
kankacılık nedir, o da ayrı bir başlık konusu olsun. o da değişik bir konu çünkü.
devamını gör...
normal sözlük yazarları
normdan gelen normale yani kurallara uyması beklenen yazarlardır.
devamını gör...
nilgün marmara
"yabancıların en yakınıydın sen."
devamını gör...
ıhlamur
çok güzel kokan bir bitkidir. ıhlamur ağacında yetişir. çayı da yapılır ve çok faydalıdır.
fakat ağacında çok fazla böcek bulunur bu sebeple nereden alırsanız alın temiz olmasına dikkat etmeniz tavsiyemdir.
fakat ağacında çok fazla böcek bulunur bu sebeple nereden alırsanız alın temiz olmasına dikkat etmeniz tavsiyemdir.
devamını gör...
kaş
yapayım derken göz çıkarılmaması gereken vücut bölümüdür. (bkz: kaş yapayım derken göz çıkarmak).
devamını gör...
kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri
yukarda yazan arkadaşa iyi güldüm... dine inanmıyormuş ama kuran allah yazımıymış. torbacısını merak ettim bak şimdi. mahsun'mu yoksa?
devamını gör...
cenin pozisyonu
her şey üst üste geldiğinde gecenin bir vakti yatağınızda cenin pozisyonundayken ağlamak bir çeşit rahatlama seansıdır ayrıca.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
-sevdiğin biri var mı?
-evet
-seni seviyor mu?
-evet
-söyledi mi peki?
-hayır
-nereden biliyor
-her seferinde kitaplarımı geri verirken içine çiçek koyuyor.
-o da insanlığı kurtarmak istiyor mu?
-evet
-nereden biliyorsun
-altını çizdiği cümlelerden!
-evet
-seni seviyor mu?
-evet
-söyledi mi peki?
-hayır
-nereden biliyor
-her seferinde kitaplarımı geri verirken içine çiçek koyuyor.
-o da insanlığı kurtarmak istiyor mu?
-evet
-nereden biliyorsun
-altını çizdiği cümlelerden!
devamını gör...
ihsan oktay anar'ın kurgu dünyası
bir osman gündüz eseridir. kitabın tam adı "ihsan oktay anar'ın kurgu dünyası anar'ın kurgu evreninde bir gezinti" kitap tam olarak adını anlatıyor.
ihsan oktay anar'ın eserlerini inceliyor. kurgu dünyasını örnekleriyle araştırıyor. sürekli örnekler vererek konuyu anlatıyor ve kendince anlamaya çalışıyor.
şahsen hiç duymadığım ve bilmediğim bir kitaptı. tatil yaparken bir sahafta keşfettim bu kitabı. ihsan oktay anar gibi bir yazarın doğal olarak hayranı olduğum için hemen aldım. osman gündüz güzel bir inceleme yapmış. okurken hem bildiğim şeyleri görmek memnun etti hem yazar ile aynı şeyleri düşünmek memnun etti.
benim için ihsan oktay anar yaşayan en iyi türk yazardır. bu fikrim ihsan oktay anar kitaplarını okuduğumdan beri böyle. yarattığı dünyayı ve dilini çok seviyorum. kitap tam olarak bunu anlatıyor. faydalı ve aydınlatıcı bir kitap. mesela hiç ihsan oktay anar okumayan bir arkadaşıma onun kitaplarını hediye etsem yanında bu kitabı da hediye ederim. al eserleri bitirdikten sonra bu kitabı oku çok seveceksin derim.
kitapta ihsan oktay anar hakkında okuduğum en ilgi çekici konular amat ve suskunlar kitabındaki dini göndermelerdi. kendim okurken bu kadar anlamamıştım. din ve dinler hakkında bilgi birikimim yazar kadar olmadığı için fark etmemiştim. dini göndermeleri ve imgeleri okuyunca daha bir keyifli hale geldi. amat ve suskunlar kitabını bu kitabı okuduktan sonra tekrar okumayı düşündüm.
ihsan oktay anar'ın kitaplarında neler anlatmak istediği ve amacı çok güzel yorumlanmış.
gerçekten her sayfasından memnun kaldığım bir eser oldu.
kitapta incelenen eserler puslu kıtalar atlası, amat, efrasiyab'ın hikayeleri, kitab-ül hiyel ve suskunlar. yazar bu kitapları incelerken hem gözlemlerini söylüyor hem de kitaptan konuyla alakalı örnekler veriyor. hem eserleri tekrar hatırlamış oluyorsunuz hem de derin bir hımmm demek öyleymiş tepkisi veriyorsunuz. kitabı okurken çok fazla böyle tepki verdim. kitapları iyice anladığımı ve analiz ettiğimi düşünüyordum ama bazı kaçırdığım noktaları bu eser sayesinde öğrendim.
tabii kitap sadece eserleri incelemiyor. ayrıca ihsan oktay anar'ın kurgu tekniğini anlatıyor. zaten aşağıya kitapta anlatılan bölümleri ekleyeceğim. okumak isteyenlerin merakını gidermiş olurum ve kitap hakkında fikirleri olur.
zaten ihsan oktay anar okuyanların okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. çok güzel bir çalışma çok güzel bir inceleme.
osman gündüz harika bir iş çıkarmış. sayesinde ihsan oktay anar gibi bir yazarı daha iyi anlayıp daha iyi yorumlayabildim. tavsiye ederim.
kitapta bulunan başlıkları aşağıya ekleyeceğim.
anar'ın roman yazmaya başladığı yıllarda türk romanının genel görünümü
bir yöntem olarak postmodern kurgu
klasik dönem romanından postmodern romana
postmodern kurgunun ana ilkeleri
tarihsellik ve tarihin kullanılışı
yeni tarihselcilik kuramına göre anar'ın romanları
ihsan oktay anar'ın kurgu dünyası
biçimsel özellikler
geleneksel anlatma formu
meddah anlatıcılar
nakilciler
semboller, objeler, gizemli sayılar
dil ve dilin kullanılışı üslup
ironi ve parodi oluşturma
mizah
fantastik unsurlar
gizemli makineler ve hiyel ustalarının amacı
metinlerarasılık
kurgunun serüveni ve üstkurgu
yabancılaşma ve yabancılaştırma
mekanın kullanılışı
zamanın kullanılışı
olaylar dizgesi
simgeleştirilmiş kişiler ve figürler
bakış açısı ve anlatıcı
anar'ın romanlarında derin yapı
insanlığın ezeli çatışma alanı: iyilik ve kötülük
iktidar ve ölümsüzlük uğruna
uygarlık çatışması ve kurumların yozlaşması
romanların arkasındaki düşünsel yapı
sevgi tüm sorunları çözümler
bilgi güçtür
gerçeği öğrenmek insanı özgür ve güçlü kılar
not: kitabın içindeki başlıklar kitaptan el ile üşenilmeden alınmıştır.
ihsan oktay anar'ın eserlerini inceliyor. kurgu dünyasını örnekleriyle araştırıyor. sürekli örnekler vererek konuyu anlatıyor ve kendince anlamaya çalışıyor.
şahsen hiç duymadığım ve bilmediğim bir kitaptı. tatil yaparken bir sahafta keşfettim bu kitabı. ihsan oktay anar gibi bir yazarın doğal olarak hayranı olduğum için hemen aldım. osman gündüz güzel bir inceleme yapmış. okurken hem bildiğim şeyleri görmek memnun etti hem yazar ile aynı şeyleri düşünmek memnun etti.
benim için ihsan oktay anar yaşayan en iyi türk yazardır. bu fikrim ihsan oktay anar kitaplarını okuduğumdan beri böyle. yarattığı dünyayı ve dilini çok seviyorum. kitap tam olarak bunu anlatıyor. faydalı ve aydınlatıcı bir kitap. mesela hiç ihsan oktay anar okumayan bir arkadaşıma onun kitaplarını hediye etsem yanında bu kitabı da hediye ederim. al eserleri bitirdikten sonra bu kitabı oku çok seveceksin derim.
kitapta ihsan oktay anar hakkında okuduğum en ilgi çekici konular amat ve suskunlar kitabındaki dini göndermelerdi. kendim okurken bu kadar anlamamıştım. din ve dinler hakkında bilgi birikimim yazar kadar olmadığı için fark etmemiştim. dini göndermeleri ve imgeleri okuyunca daha bir keyifli hale geldi. amat ve suskunlar kitabını bu kitabı okuduktan sonra tekrar okumayı düşündüm.
ihsan oktay anar'ın kitaplarında neler anlatmak istediği ve amacı çok güzel yorumlanmış.
gerçekten her sayfasından memnun kaldığım bir eser oldu.
kitapta incelenen eserler puslu kıtalar atlası, amat, efrasiyab'ın hikayeleri, kitab-ül hiyel ve suskunlar. yazar bu kitapları incelerken hem gözlemlerini söylüyor hem de kitaptan konuyla alakalı örnekler veriyor. hem eserleri tekrar hatırlamış oluyorsunuz hem de derin bir hımmm demek öyleymiş tepkisi veriyorsunuz. kitabı okurken çok fazla böyle tepki verdim. kitapları iyice anladığımı ve analiz ettiğimi düşünüyordum ama bazı kaçırdığım noktaları bu eser sayesinde öğrendim.
tabii kitap sadece eserleri incelemiyor. ayrıca ihsan oktay anar'ın kurgu tekniğini anlatıyor. zaten aşağıya kitapta anlatılan bölümleri ekleyeceğim. okumak isteyenlerin merakını gidermiş olurum ve kitap hakkında fikirleri olur.
zaten ihsan oktay anar okuyanların okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. çok güzel bir çalışma çok güzel bir inceleme.
osman gündüz harika bir iş çıkarmış. sayesinde ihsan oktay anar gibi bir yazarı daha iyi anlayıp daha iyi yorumlayabildim. tavsiye ederim.
kitapta bulunan başlıkları aşağıya ekleyeceğim.
anar'ın roman yazmaya başladığı yıllarda türk romanının genel görünümü
bir yöntem olarak postmodern kurgu
klasik dönem romanından postmodern romana
postmodern kurgunun ana ilkeleri
tarihsellik ve tarihin kullanılışı
yeni tarihselcilik kuramına göre anar'ın romanları
ihsan oktay anar'ın kurgu dünyası
biçimsel özellikler
geleneksel anlatma formu
meddah anlatıcılar
nakilciler
semboller, objeler, gizemli sayılar
dil ve dilin kullanılışı üslup
ironi ve parodi oluşturma
mizah
fantastik unsurlar
gizemli makineler ve hiyel ustalarının amacı
metinlerarasılık
kurgunun serüveni ve üstkurgu
yabancılaşma ve yabancılaştırma
mekanın kullanılışı
zamanın kullanılışı
olaylar dizgesi
simgeleştirilmiş kişiler ve figürler
bakış açısı ve anlatıcı
anar'ın romanlarında derin yapı
insanlığın ezeli çatışma alanı: iyilik ve kötülük
iktidar ve ölümsüzlük uğruna
uygarlık çatışması ve kurumların yozlaşması
romanların arkasındaki düşünsel yapı
sevgi tüm sorunları çözümler
bilgi güçtür
gerçeği öğrenmek insanı özgür ve güçlü kılar
not: kitabın içindeki başlıklar kitaptan el ile üşenilmeden alınmıştır.
devamını gör...
başarıyı engelleyen faktörler
(bkz: gerizekalı olmak)
devamını gör...
özgür demirtaş
başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmekten başka bir şey yapmayan akademisyen.
türkiye gibi hukukun bağımsızlığı kaybettiği, devletin tek adam rejimiyle yönetildiği, istenilen kuruma, şirkete, üniversiteye kayyum atandığı, kamu bankalarının ve merkez bankasının bağımsızlıklarını kaybettiği bir ülkede hiçbir siyasi analiz yapmaksızın, türkiye’nin sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısına, diğer ülkelerle olan iktisadi ve siyasi ilişkilerine değinmeksizin ekonomi ve finans yorumları yapmaktadır.
"bilime, akla, mantığa, eğitime, teknolojiye, yazılıma önem vermeliyiz." ve "endüstri 4.0'a, yapay zekaya yatırım yapmalıyız." tarzı herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri sürekli tekrar etmekte fakat türkiye'nin mevcut sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısında bunların nasıl yapılabileceğinden söz etmemektedir. "hukuk devleti olmalıyız, şeffaf ülke olmalıyız, bilimin kutsal olduğu ülke olmalıyız." gibi yine herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri tekrar etmektedir, bu söylediklerinin nasıl gerçekleştirilebileceğinden bahsetmemektedir.
sürekli olarak robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, yenilenebilir enerji, elektrikli arabalar, yapay zeka, yazılım, blockchain, kripto paralar gibi popüler konularda herkes tarafından kabul edilen doğruları tekrarlayıp politik doğrucu cümleler kurmaktadır. sürekli olarak başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmektedir, denk geldiğim söylemleri arasında herhangi bir konuda yenilikçi ve dişe dokunur bir yorumu yoktur. denk geldiğim tüm söylemleri malumun ilamıdır.
not: son zamanlarda ego patlaması yaşamakta ve sürekli kendini övmektedir.
türkiye gibi hukukun bağımsızlığı kaybettiği, devletin tek adam rejimiyle yönetildiği, istenilen kuruma, şirkete, üniversiteye kayyum atandığı, kamu bankalarının ve merkez bankasının bağımsızlıklarını kaybettiği bir ülkede hiçbir siyasi analiz yapmaksızın, türkiye’nin sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısına, diğer ülkelerle olan iktisadi ve siyasi ilişkilerine değinmeksizin ekonomi ve finans yorumları yapmaktadır.
"bilime, akla, mantığa, eğitime, teknolojiye, yazılıma önem vermeliyiz." ve "endüstri 4.0'a, yapay zekaya yatırım yapmalıyız." tarzı herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri sürekli tekrar etmekte fakat türkiye'nin mevcut sosyolojik, ekonomik ve siyasi yapısında bunların nasıl yapılabileceğinden söz etmemektedir. "hukuk devleti olmalıyız, şeffaf ülke olmalıyız, bilimin kutsal olduğu ülke olmalıyız." gibi yine herkes tarafından bilinen ve kabul gören gerçekleri tekrar etmektedir, bu söylediklerinin nasıl gerçekleştirilebileceğinden bahsetmemektedir.
sürekli olarak robotlar, 3 boyutlu yazıcılar, yenilenebilir enerji, elektrikli arabalar, yapay zeka, yazılım, blockchain, kripto paralar gibi popüler konularda herkes tarafından kabul edilen doğruları tekrarlayıp politik doğrucu cümleler kurmaktadır. sürekli olarak başkalarının ezberlerini ve söylemlerini tekrar etmektedir, denk geldiğim söylemleri arasında herhangi bir konuda yenilikçi ve dişe dokunur bir yorumu yoktur. denk geldiğim tüm söylemleri malumun ilamıdır.
not: son zamanlarda ego patlaması yaşamakta ve sürekli kendini övmektedir.
devamını gör...
1. sezon 1. bölümü en iyi olan dizi
the walking dead diye düşünüyorum. "çok övdüler. bir bakayım neymiş?" diyerek açıp 1 günde ilk sezonu bitirmiştim.
devamını gör...
kırıcı olmaktan korkmak
benim hissettiğim korkuyken, bazılarının umrunda bile olmayan bir durumdur.
devamını gör...
bundan kötüsü gelemez başımıza derken gerçekleşen felaketler
bozulan ojeyi düzeltmeye çalışırken diğer ojelerin de bozulması.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
yüksek gerilim direğinin altından geçmek.
birkaç kere altından geçmiştim de direklerden gelen o ses ismi gibi gerilim efekti oluşturuyor. korkutmuyor da değil hani. mazaallah tam geçerken " teli kopup üzerime düşerse, 10 bin voltluk akıma kapılıp küllerim etrafa saçılırsa" diye tedirgin olurum.
birkaç kere altından geçmiştim de direklerden gelen o ses ismi gibi gerilim efekti oluşturuyor. korkutmuyor da değil hani. mazaallah tam geçerken " teli kopup üzerime düşerse, 10 bin voltluk akıma kapılıp küllerim etrafa saçılırsa" diye tedirgin olurum.
devamını gör...
22 kasım 2021 ayşegül aydın'ın hayatını kaybetmesi
ayşegül’ün acımasızca katledilmesinde afgan ve suriyeli mülteci politikasını bu halkın başına bela eden iktidar kadar, belli yerlerden fonlanıp gazeteci kimliğiyle mülteci seviciliği yapan baransel ağca gibi profiller de suçludur. sözde halkların kardeşliğinin yılmaz savunucusu hdp’nin sosyal medya trolü baransel ‘in tweeti tarihe not düşülecek ibretlik bir vesikadır.
devamını gör...
mustafa sağyaşar
yaşamakta olan en büyük değerlerimizden biri. hala çok güzel bir sesi var ve çok güzel şarkı söyler . kendisinin 1998 yılında kültür bakanlığınca verilen devlet sanatçısı ünvanı vardır bu yaşına rağmen kafa sesine kendisi gibi çıkabilen bir kişi daha yoktur tahminimce. müziğe profesyonel olarak 1951 yılında ankara radyosu'nda başladı. bugüne kadar 128 45'lik plak, 12 taş plak, 9 uzun çalar yaptı. 400'ü aşkın parça yorumlamış olup trt repertuvarında iki de bestesi bulunmaktadır. (viki de yazan rakamlara bakmayınız efendim) kendisi gibi sanatçı olan cemil ve ayşe isminde iki evladı bulunmaktadır. hala bizi kendisinden mahrum bırakmayıp müjdat gezen sanat merkezi’nin türk sanat müziği bölüm başkanlığını, kız kulesi tsm korosu ve istanbul tapu kadastrolular tsm korosu şefliğini devam ettirmektedir ve her cuma trt nağme radyosunda saat 20:00'de "mustafa sağyaşar sizlerle" programını sürdürmektedir. zeytin gölüm sana meylim nedendir, beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın ve karam türkülerini bir başka okumakta olup insanın içine bir ok gibi saplamaktadır.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
devamını gör...
pingu
ilk kez 1986 yılında yayımlanmış olunan isveç yapımı stop-motion çizgi film.
çizgi filmde kullanılan dile grammerlot deniyor. referans olarak "penguence"nin referans alındı söylendi. buna rağmen internette yaptığım kısa araştırmada insanlar günümüz dillerinden kelimeler de duyduklarını söylemişler. pingunun sürekli söylediği "noot! noot!" sesi ile ünlenmiştir.
ingilizce- brother, mother
türkçe- dikkat et, al*
fransızca- bonjour, monsieur
almanca- photographen
çizgi filmin orjinal serisi 4 sezon sürdü. 2003 yılında bbc'ye satılmasıyla bölüm yayımlanmaya devam etti. en son 2017 yılında japonlara
satıldı ve "pingu şehirde" adlı yapımla seri devam etti. toplamda 156 bölüm çekildi. orijinal seri avrupada birçok ödüle layık görüldü.
çizgi filmde ise günümüz çizgi filmlerinden farklı olarak çocukları topluma hazırlamak, insanlara saygılı olmak gibi konular işlenir. çizgi film 1990'lı yıllarda yapılmıştır. bu da bize o dönemde avrupadaki toplum yapısının nasıl olduğuyla ilgili fikirler veriyor. pingu'nun annesi ev hanımı babası ise postacıdır. çizgi filmin neredeyse %80'ninde pingu'nun annesi ev işleriyle, temizlik, yemek yapma gibi işlerle uğraşır. babası ise işten eve geldiğinde anneye yardım eder. çocuklar yaramazlık yapar. çocukların sürekli yaramazlık yapmasına rağmen anne ve baba çocuklara hiçbir şekilde kızmaz veya şiddet uygulamaz. bunun yerine onları da ev işlerine dahil etmeye çalışırlar.
pingu'nun bir adet de kız kardeşi vardır. üstte bahsettiğim şeylerin neredeyse hepsini beraber yaparlar. pingu bazen kız kardeşini kıskansa da genelde yaptıkları herşeyi beraber yaparlar ve birbirlerine sahip çıkarlar.
ayırca pingu'nun birçok arkadaşı ve bir adet kız arkadaşı vardır. ayırca çizgi filmdeki tek penguen olmayan karakter de pingunun en yakın arkadaşıdır. birçok bölümde beraber gezmeye giderler. kız arkadaşı çok fazla görünmese de pingunun ona ara ara hediye götürdüğünü görürüz. ayrıca pingu'nun bir adet dedesi ve teyzesi de vardır. dedesini ilk kez akordiyon çalmayı öğrendiği bölümde görürüz. teyzesini ise teyzesini ziyaret etmeye gittiği bölümde gördük.
bu atarlı ergen 35 yaşına bastı. kendisine sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum.
çizgi filmde kullanılan dile grammerlot deniyor. referans olarak "penguence"nin referans alındı söylendi. buna rağmen internette yaptığım kısa araştırmada insanlar günümüz dillerinden kelimeler de duyduklarını söylemişler. pingunun sürekli söylediği "noot! noot!" sesi ile ünlenmiştir.
ingilizce- brother, mother
türkçe- dikkat et, al*
fransızca- bonjour, monsieur
almanca- photographen
çizgi filmin orjinal serisi 4 sezon sürdü. 2003 yılında bbc'ye satılmasıyla bölüm yayımlanmaya devam etti. en son 2017 yılında japonlara
satıldı ve "pingu şehirde" adlı yapımla seri devam etti. toplamda 156 bölüm çekildi. orijinal seri avrupada birçok ödüle layık görüldü.
çizgi filmde ise günümüz çizgi filmlerinden farklı olarak çocukları topluma hazırlamak, insanlara saygılı olmak gibi konular işlenir. çizgi film 1990'lı yıllarda yapılmıştır. bu da bize o dönemde avrupadaki toplum yapısının nasıl olduğuyla ilgili fikirler veriyor. pingu'nun annesi ev hanımı babası ise postacıdır. çizgi filmin neredeyse %80'ninde pingu'nun annesi ev işleriyle, temizlik, yemek yapma gibi işlerle uğraşır. babası ise işten eve geldiğinde anneye yardım eder. çocuklar yaramazlık yapar. çocukların sürekli yaramazlık yapmasına rağmen anne ve baba çocuklara hiçbir şekilde kızmaz veya şiddet uygulamaz. bunun yerine onları da ev işlerine dahil etmeye çalışırlar.
pingu'nun bir adet de kız kardeşi vardır. üstte bahsettiğim şeylerin neredeyse hepsini beraber yaparlar. pingu bazen kız kardeşini kıskansa da genelde yaptıkları herşeyi beraber yaparlar ve birbirlerine sahip çıkarlar.
ayırca pingu'nun birçok arkadaşı ve bir adet kız arkadaşı vardır. ayırca çizgi filmdeki tek penguen olmayan karakter de pingunun en yakın arkadaşıdır. birçok bölümde beraber gezmeye giderler. kız arkadaşı çok fazla görünmese de pingunun ona ara ara hediye götürdüğünü görürüz. ayrıca pingu'nun bir adet dedesi ve teyzesi de vardır. dedesini ilk kez akordiyon çalmayı öğrendiği bölümde görürüz. teyzesini ise teyzesini ziyaret etmeye gittiği bölümde gördük.
bu atarlı ergen 35 yaşına bastı. kendisine sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum.
devamını gör...



