türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...

arkadaş haklı bu arada
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilinç, akıl, sağduyu, vicdan ile ilintilidir. bir de bunun enfeksiyon kaptığını düşünürsek halimiz nice olur.
devamını gör...

kuru biberlerim ve maltım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''uzun zaman önce, xu ailesinin ataları sadece bir tavuk beslerdi. o tavuk büyüyünce kaz oldu, kaz kuzuya döndü ve o kuzu öküz oldu. ailemiz böyle zenginleşti." babamın sesi fısıltıya dönmüştü. bir kaç dakika sustu ve sonra tekrar devam etti: "sıra bana geldiğinde, xu ailesinin öküzü kuzuya döndü, sonra kuzu eridi kaza döndü. sıra sana geldiğinde, kaz tavuğa döndü ve şimdi bir tavuğumuz bile yok."
devamını gör...

ilk defa yazar olabildiğim sözlük. fikirlerime değer verildiğini hissediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadınlı erkekli bir grup arkadaşın eğlenmek ve bir arada vakit geçirmek için oluşturduğu kar amacı gütmeyen bir platformdur. kurucusu, putin’e yakınlığı ile bilinen @yoldaş benjamin franklin’ dir. kafa sözlük, türkiye’de avrasyacı gençlerin yetişmesine hizmet etmek amacı ile kurulmuş olup kgb’den düzenli olarak fon almaktadır.

tabi ki bunlar birer şaka, putin napsın elin cin ali logolu sözlüğünü allasen?

amacımız; trafiğe, korna seslerine, uzun uzadıya bitmeyen mesailere, toplantılara, kalp sıkışmalara, strese, kirli siyasette, anksiyete krizlerine biraz olsun ara verip soluklanabileceğimiz bir platform yaratmak.

sence de çok hızlı dönmüyor mu dünya ?

(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
devamını gör...

son aylarda toplumumuzun kanayan yarası haline gelen trajikomik bir durum. üstelik çok az erkek şikayetçi olduğu için ne yazık ki sözde mağdurlar gün geçtikçe artıyor.
kolay yoldan para kazanma fırsatı bulduğunu düşünen özellikle 18-25 yaş arasındaki genç erkeklerin nasıl kandırıldığı emniyet birimlerince açıklandı.
daha geçen temmuz ayında bir çetenin jigolo olmak isteyen erkekleri kandırarak 9.000.000 tl elde ettiği tespit edilmişti. sözde masum olduğunu iddia eden erkeklerin kandırılış yöntemi ise şöyle:
internet sitelerindeki reklamlarda “sadece bir günde birlikte olduğu kadınlara göre 2 bin ile 5 bin tl arasında para kazanabileceği” anlatılıyor. jigolo üyeliği yapılırken, üyeliğin derecesine göre “300- 4.000 tl arası” kayıt parası alınıyor. ne var ki kadın falan yok. erkekler kimlik bilgileri, banka hesap numarası, çıplak resimlerini ve birçok bilgiyi verdikleri için dolandırıcı çetelerine kolay av oluyorlar.
ceza hukukunda ahlaka aykırı sözleşme yapan kişi dolandırıldığından bahsedemez. olayın vahim boyutu ise binlerce erkeğin tuzağa düşmesi ve birçoğunun üniversite mezunu olması. polise gitmekten çekinen jigolo adayı erkeklerin birkaçının itirafları.
ayhan: internette gördüğüm bir arkadaşlık sitesinde jigolo olmak için form doldurdum. kayıt ücreti altında arayan kişilere 11.350 tl lira kaptırdım.
ferruh: jigolo üyelik sitesine üyelik bedeli 400 ve komisyon 1000 tl ödedim. ‘ilişki başına 5000 lira alacaksın’ diyorlar kesinlikle söyledikleri gibi değil.
onur: ben twitter’da bir rastgele ‘jigolo olmak ister misiniz’ diye bir reklama tıkladım. 300 tl para yatırmamı istediler. yatırdım. ‘geri onaylanmasını bekliyorum’ dedi. şu an hâlâ bekliyorum. ailemin öğrenmemesi için polise gidemiyorum.
kuray: sadece öylesine başvurduğum site sabah aradı, anlamadım ne dediklerini ve iptal etmek istediğimi söyledim. 400 tl iptal ücreti istediler. ‘ardından 780 tl daha yatırın size 400 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. ardından ‘1630 tl daha yatırın size toplam olarak 2000 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. 400+780 tl maalesef yatırdım.
ata: büyük bir yanlış yaptığımı iş işten geçtikten sonra anladım. toplamda 4.400 tl param gitti. hepsi twitter’a doluşmuşlar.
osman: üyeliğimin aktif hale getirilmesi için para yatırılması gerektiğini söyledi. banka yoluyla 4.000 tl gönderdim. telefon açıyorum, ulaşılamıyor.
ümit: 800 tl ile ‘jigolo kaydınız oluşturuldu’ deyip toplam 25.000 liramı aldılar. bunlara bir dur denmeli.
tanınmış bir jigolo ajansından yapılan açıklamada “türkiye’de jigolo talebinin olmadığı, türk kadının bir erkeğe para verip birliktelik kurmasının pek mantıklı da olmadığı, jigolo tutan müşterilerinin ise genelde türkiye’de yaşayan 60 yaş üstü yabancı ve dul kadınlar olduğu, onların da 1.90 boyunda atletik ve kaslı zencileri tercih ettiğini” söyleyerek, internetteki “jigolo aranıyor” reklamlarının dolandırıcıların tuzağı olduğunu ifade etti.
devamını gör...

simetrik yüzün güzel duracağını zannetmiyorum. portre çizerken bile simetrik yaptığımız çizimler güzel durmuyor. kusurlarımız bizi güzel yapar.
devamını gör...

1. reklam ve bilinirlik: bu önemi yadsınamayacak bir noktadır. çevredekilere, tanıdıklara özellikle de bir vasfı, eğitimi olan bildiklere bahsetmek de bunun içinde ele alınabilir.

2. konu (başlık) çeşitliliği: buradan kastım ise şu. bazen sırf merak ettiğim bir konu hakkında, -ki bu konu bin sene önce olmuş bir olay da olabilir, herhangi bir alandaki bir terim de olabilir- kaynak, entry, farklı yorumlar okumak için arama yaparım. ve şimdiye kadar öyle veya böyle bir şeyler karaladığım ilk sözlük deneyimim ekşi olduğu için haliyle orada yapıyordum. hakkını verelim bu açıdan o mecra oldukça zengin. tabi bu bahsettiğim, zamanla oluşacak bir birikim kabul ama gerekli.

3. dil: bir imla delisi olmasak da yazılan entrylerde noktalama, anlatım bozukluğu vb. konulara dikkat edilmeli.

4. yazar kalitesi: belirli bir aşamaya gelene kadar mevcut yazar alım politikası sürmeli ama bir aşamadan sonra yazarlık bazı kriterlere bağlanmalı. elekte en uygunlar kalsın. ama bunu yaparken öyle bir sistem getirilmeli ki, insanlar ekşi de olduğu gibi, "sgk emekliliği bekler gibi" sittin sene yazar olmak için beklememeli. o bekleyiş bir süre sonra sıkıyor. amaaan boşver dedirtiyor. bir yığın gereksiz başlık ve bunları açan boş beleş yazar varken hala yazarlık için bekletilmenin izahı olamaz!

5. gündemin takibi: örnegin hayatlarımızı ilgilendirsin ilgilendirmesin dünyada veya ülke içinde olan olaylar hakkında öncelikle ekşi 'ye bakardım. çünkü binlerce yazar içinde olaya lokasyon olarak yakın olanından, mesleği veya görevi gereği net bilgiler verebilecek bir çok insan bulunması yüksek olasılık idi. aynı şey burada da geçerli. gündem de yer alan konular hakkında başlık görebilmeli, muhakkak konusu açılmıştır düşüncemizde emin olarak buraya bakabilmeliyiz. ayrıca bu maddenin uygulanabilirliği yukarıda bahsettiğim yazar sayısının artması ile de yakından ilgili.

6. zaman: olmazsa olmazlardan.

7. mobil uygulama: var mı diye henüz bakmadım. ama güzel ve düzgün çalışan bir mobil uygulama zaten bu çağın gerekliliklerinden.

şimdilik aklıma gelenler bunlar yazar kardeşler.
devamını gör...

felsefe deseniz felsefe, yemek deseniz yemek, mizah deseniz mizah, kalite deseniz kalite hepsini bir bünyede barındıran bir yazar olur kendileri. arkadaşım olduğundan demiyorum gerçekten keyifle yazılarını okuduğum bir isim. felsefeye ilgim çoktur mesela ama böyle yazılar yazamam çünkü benim aklım yemekten fazlasını çok alamıyor. 5 yazımın 6 sı yemek. şaka bir yana detay yazılar yazarken ben fenalaşıyorum. ilgimi çeken her konu da da yazıyorum ama kuzguncuktaki vişne gibi güzel yazıları yazamadım sözlük.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine “benim gördüğümü sen de görüyor musun? ” diye sorar.
ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. kulaklarıma inanamıyordum. vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum.
kimseye soramıyordum da “benim gördüğümü sen de görüyor musun? ” diye.
seni unutma fikri bile, sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde.

senden kaçış varsa bile kurtuluş yok şebnem.

artık, su olsam sana doğru akarım,
uçak olsam sana doğru uçarım,
erik olsam sana doğru yuvarlanırım.
bizi ancak aynı banyoda yıkanmak paklar şebnem.

yüreğin derinliklerinden yükselen sesler, kulakta sapıkça bir şey gibi tınlıyor farkındayım.

öpüyorum gözkapaklarını, dizkapaklarını, kalp kapakçıklarını.”

korkma ben varım sf. 297-298 *
devamını gör...

en az "boş yapmak" kadar çiğ, avam, havada/temelsiz ve hem çevreye hem bünyeye zararlı bir çeşit plastik hissiyatı uyandıran söz öbeğimsigillerden acaip bir "şey", deyiş.
devamını gör...

antik dönemde konuşulmuş olan ve sami dilinin batı ve kuzey kolunu oluşturan lisanlardan biridir. bu yüzden de fenike ve ibrani dilleriyle yakın bağları, arapça ile de benzerlikleri vardır.çivi yazılarından daha basit ve hızlı olduğu belirlenen aramca yazısı, bu sebeple de ticaret, diplomasi, siyasi, kültürel ve resmi alanlarda, çivi yazısının yerini almış.

doğu bölgeleri, büyük iskender tarafından ele geçirilince, bu sefer de aramca, yerini yunanca diline bırakmış. o dönemde batı aramcası ve doğu aramcası şeklinde iki büyük lehçesel kollar ortaya çıkmış. filistin taraflarında konuşulanı, batı aramca diline girmiş. hatta hz. isa dönemi, aramca dili filistin'de konuşulan tek lisan olmuş.

isa'dan sonra 7. yüzyıldan başlayan dönem, yerini giderek arapça diline bırakmıştır. bugün, belli başlı bölgelerde, arapça - türkçe karışımı olarak varlığını sürdüren bir dildir. nabat dili, palmira dili, samaria dili, talmud dili, hıristiyan filistin dili batı aramca grubuna girer. iran ve ırak'taki yeni süryanice dili ile kafkasya'da konuşulan aysor dili de, doğu aramca grubundadır.
devamını gör...

ne ara bu kıvama geldik bilmiyorum ama tehlikeli bir vaziyet almaya başladığı kesin.
henüz pozitif bilim olarak kabul edilmemiş psikoloji bu işin içine girince insanlar "neden olmasın" diye bakıyor.
mesela giydiği ayakkabıdan karakter analizi yapanlar var işte yüksek ayakkabı giyiyorsa sorunları var gibi, lgbt'den nefret ediyorsa gizli eşcinsel gibi.

durumun özeti aslında tam olarak şu videoda işlendiği gibi.
devamını gör...

askerlerimizi hasta yatağında süngüleyen arapların ülkesi. tanım bu kadar.
devamını gör...

17 eylül 1176'da miryokefalon ovası'nda .anadolu selçuklu ile bizans arasında gerçekleşmiştir. türkçe adlandırması, "düzbel savaşı" dır. savaşın cereyan ettiği yer tam olarak bilinmemekle birlikte ısparta ili sınırları içerisinde bir yerde olduğu kabul edilir. anadolu selçuklu devleti’nin zaferi ile sona ermiştir. malazgirt meydan muharebesi'nin ardından askeri dengenin korunduğu ve anadolu'da türk hâkimiyetinin kesin olarak kabul edildiği savaştır.

epey uzun zaman geçti ama lisedeyken tarih hocamız bu savaş için "türk tarihinin en önemli üç savaşından biridir" derdi. zannediyorum tarihçilerin kullandığı ve bilimsel olarak kabul gören tabir bunlar:

yurt kuran savaş : 26 ağustos 1071 malazgirt savaşı, (türkler anadolu'yu fethe başladılar.)

yurt koruyan savaş : 17 eylül 1176 miryokefalon savaşı (1071 malazgirt savaşı ile kurulan yurdu ; yani anadoluyu koruyan savaş. bu savaştan sonra anadolu hızla türkleşmiştir.)

yurt kurtaran savaş: 22 ağustos - 13 eylül 1921 sakarya meydan muharebesi (tesadüf eseri gene bir 13 eylül tarihinde olan 1683 senesindeki viyana'da başlayan çekilme, 238 sene sonra sakarya'da durdurulmuştur.)
devamını gör...

soya moya neyse artik lezzeti iyi tutturan burdan koseyi donen kofteci. sagliksiz degilse ve hijyenik ise cok da sey etmemek lazim lezzet olarak yemekten keyif verdigi surece. su an yurtdisinda kofteci yusufun kofte olmadigi iddia edilen 1 porsiyon koftesi icin 10 dolar acimam verirdim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim