nickelodeon kanalı için hazırlanmış. türkiye’de bir dönem cnbc-e kanalında yayınlanmış su altında bikini kasabasında yaşan ve çizgi filmede adını veren karakter.
devamını gör...

bazen verilecek en güzel cevap susmaktır diyor yazar işte asaleti anlatan sözde budur.
devamını gör...


kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin “bir yere gitmek” veya “bir yerde kalmak” özgürlüğünden mahrum edilmesidir. yani, fail tarafından mağdurun serbestçe hareket etmesinin engellenmesidir.

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, diğer adıyla hürriyeti tahdit suçu, kişi özgürlüğü ve güvenliğini koruyan bir suç olarak tck md.109’da “hürriyete karşı suçlar” bölümü altında düzenlenmiştir.

kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu, bireylerin kendi istekleri ve serbest iradeleriyle hareket etme özgürlüğünü güvence altına alan bir suç tipidir.

bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
buradan
devamını gör...

yapılmamasının gerekliliğini akıllara kazımak için üstüne şarkı bile yapılmış şeydir.
devamını gör...

çıldırıcam, herkesi favoriliyorum. herkes haklı gibi. noluyor allasen? fantastike.

birbirinden tamamen zıt iki yazarı birden favladım. bunu neden yaptım nedenn.

mesai bitiminde çayır çimene karşı rakı açtım. gün batımı olayları hoş hocam. bulunduğum noktadan metropol insanının dertlerine nanik yapıyorum. neşet baba çimenin tam üstünde. tıngır mıngır çalıyor sazı. o anlatıyor ben dinliyorum.

hayat biraz da bu’ymuş diyorum. discordda mejanın sesi, sözlükte entelin entrysi. melisshocuğumun jokeri. yoldaşın moderatörleri.

buymuş. farklılıklarımıza rağmen bizi bir arada tutan bir yer imiş.

uzatmayalım, ne anlattım şimdi ben sısısıs

buldum. rakı çok hoş bir şey hocalarım, birgün birlikte içmek üzere.
devamını gör...

eğer yaptıysanız verdiğiniz parayı geri alamama ihtimalinizi de hesaba katmanız gereken eylemdir.

benim borç verecek kadar param olmadığı için hiç yapmadım ama çok güvenmediğim bir insana da borç vermem.
devamını gör...

offf be, başlangıca bakar mısınız...*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aslında sorun iyi geceler dileği değildir. istediğiniz kişiden gelen iyi geceler dileğini istersiniz. o iyi geceler demezse gece iyi olmaz . yoksa size bin kişi iyi geceler desin gecenizin iyi olmasını samimiyetle istemiyorsa bir anlamı yoktur .
devamını gör...

kimseyle konuşasım yok. bi mucize olsun ve biri düşüncelerimi okusun. bana da uyarsa beni sevebilsin isterdim.
devamını gör...

"benim kişiliğimin yöresi mutlaka anadolu'da bir kasaba. hiç kibar değil. bilinçsizce alçakgönüllü. ne baharımsı ne yazımsı. sessiz, durgun, ama geniş değil, yalnızca can sıkıcı."

-kalanlar (kitap)'dan...
devamını gör...

her bir taşında emeğin ve alın terinin olduğu, taş duvarlarının ardına sıcacık bir yuvanın gizlendiği evdir.
devamını gör...

lev nikolayeviç tolstoy'un bir çırpıda bitirebilecek, varoluşsal sancılar içerisinde kıvrananların okuması gereken kitabı.

••
kitap işinde başarılı bir hakim olan ivan ilyiç'in, adım adım ölüme giden, etrafındaki insanların ise bunu hiç umursamadığını düşünmesine sebebiyet vermiş yaşamını konu edinir. ivan, yakınım dediği insanların sağlıklı, dinç ve acısız ruh halini kıskanır. eşine, kızına, iş arkadaşlarına... herkese alev püskürmektedir. kimsenin teşhis koyamadığı hastalığı ilerledikçe daha fazla küsmeye başlar hayata. zamanla hastalığı değil, ruhsal olarak çektiği acı onu ölüme götürmeye başlar.
••

konusu genel itibariyle böyle. hızlıca bitiyor ve cümlelerden anlamı tek başınıza çıkarmak zorunda kalıyorsunuz. yazar mana çıkarmanız için sadece cümleleri sunuyor önünüze. eğer "anlamadan bitti" diyorsanız tekrar okumanızı tavsiye edeceğim. bana bakmayın, çevirisi iğrenç bir yayınevinden okudum kitabı. yabancı yazarın kitap çevirisinde "allah rahatlık versin" yazıyordu, düşünün artık. *

buna rağmen beğendim, birçok cümlenin altını çizdim. azıcık daha param olsun güzel bir yayınevinden alıp okuyacağım. *
altını çizdiğim birkaç cümleyi de bırakayım;

••
tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak,
tam böyleydi durum. insanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altında çekilip gidiyordu. madem öyle, ölmeye hazır ol.


yıllar ilerledikçe ağırlık omuzlarına daha çok biniyordu. meğer başarılı bir yolda yürüdüğünü sandığı hâlde başarısızlığa doğru dört nala koşuyormuş da haberi yokmuş.

gözlerine bir bak, içinde hayat kalmamış!
••
devamını gör...

2013 yılında ölen, deccal olduğunu iddia eden adam. ayrıca kolunda 666 dövmesi yer alır. creciendo en gracia kültünün lideridir ki, sembolleri 666'dır. kendisine daha önce el jesucristo hombre yani anlamıyla kabaca isa mesih adamı denmiştir ama öldükten kısa bir süre sonra, takipçileri ona melchizedek unvanını vermiştir.

peki kimdir melchizedek? melchizedek, işte, sanırsam incil'de geçen bir adam. ki simyacı kitabını okuduysanız, orda da melchizedek yer alır.

gençlik yıllarında küçük hırsızlıklardan dolayı hapse girdiği iddia edilir. yaşamı kötü geçti ve 14 yaşında eroin bağımlısı oldu. o şöyle der:

beni uyuşturucu bağımlılığımdan kurtaran şey tanrının gücüydü.

kısa süre sonra da bir kiliseye katılmıştı. kilisede birkaç yıl hizmet etti sonra da bakan oldu. bakan demek, bildiğiniz bakan değil. hristiyanlıkta kilisede yüksek rütbeli kişidir.

ve 1973 senesinde, yani kendisi 1946 doğumlu, bu durumda 26-27 yaşlarındayken bir çift melek tarafından ziyaret edildiğini iddia etti. ve bir vizyonu olduğunu iddia etti. vizyon da bildiğiniz vizyon değil, yani rüya gibi bir şey oluyor ama daha net ve bu yolla işte vahiy alıyorsun gibi bir şey işte. ve o şöyle der:

nasıralı isa'da olan ruhun aynısı bende. o bana geldi. 1973'te şahsımla bütünleşti.

kısa bir süre sonra kendi öğretilerini duyurmaya başladı.

ve en sonunda, 1988 yılında ministerio creciendo en gracia kuruldu. bu zaman kendi takipçilerini bir araya getirmeye başladı ki, takipçileri de çoğalmıştı.

ilk önce isa mesih hakkında dört incil hakkında falan vaaz veriyordu ama 1998 senesinde yani 51-52 yaşlarına geldiğinde pavlus'un reenkarnasyonu olduğunu iddia etti ve artık genelde pavlus'un müjdesi hakkında falan vaaz verdi.

kurduğu kültü farklı birkaç yerlere de kısa süre sonra yayıldı. 2002 senesinde, 1999 senesinde tanışmış olduğu bir kadınla evlendi.

2005 senesinde de, isa mesih'in dünyadaki bir sonraki aşaması, görevi olduğunu duyurup kendisini isa mesih adam yani el jesucristo hombre falan ilan etti.

2007 senesinde, jose luis de jesus'un çoğunlukla latin amerika'da olmak üzere yaklaşık 35 ülkedeki takipçilerine vaaz verdiği ve 287 radyo programı ve 24 saat ispanyolca ve ingilizce yayın yapan bir tv ağına sahip olduğu bildirildi. gerçekten inanılmaz. yani adam mesih olduğunu kafaya takmış ve takipçi toplamak için her şeyi yapıyor.

ayrıca kendisi, 2008 senesine kadar, 30 ülkede 2 milyon takipçisi olduğunu iddia etmiştir.

bu arada karısından daha sonra sanırsam boşanmıştır. ölümüne gelirsek, 67 yaşındayken 2013 senesinde öldü. bu boşandığı karısı yani eski karısı, muhtemelen karaciğer sirozu nedeniyle öldüğünü iddia etti.

fakat 11 eylül'de jose luis de jesus sağlığının iyi olduğunu söyledi ve yeniden ortaya çıktı. fakat sonra gerçekten öldü ve ölümü onaylandı ki ailesi de onayladı.

fakat ölümü, takipçileri arasında tartışılmaya devam etti. kilisesi, açıkça, onun ölmediğini ve ölümsüz olduğu konusunda ısrar etmeye devam etti. ve 22 kasım 2013 zamanı, sadece ailesi ve bazı takipçilerinin yardım ettiği bir törenle toprağa verildi.

deccal olduğunu iddia etmesine gelirsek, 2006 yılının sonlarında deccal olduğunu iddia etmiştir. takipçileri de vücutlarına 666 dövmesi yaptırarak desteklerini göstermişledir. hatta birisi(bir kadın) üç yaşındaki oğluna bile 666 dövmesini yaptırmıştır. bu kadının youtube videosu 2013 senesinde geniş çapta yayıldı.

jose luis de jesus, 666 sayısının şeytanın bir işareti olmadığını, şeytanın yok edildiğini vaaz eder ve bunun yerine bunun deccalin numarası olduğunu söyler.

takipçileri noel'i 22 nisan'da kutlar, çünkü jose luis de jesus bu günde doğmuştur ve bu nedenle bunun gerçek noel olduğunu iddia ederler.

jose, karısından 2007 senesinde ayrıldı. çünkü sanırsam karısının dediğine göre, jose tanrı olduğunu iddia etmeye başlamış, oğullarına ölüm melekleri göndermekle onu tehdit etmiş ve kadın da rahat değilmiş. ayrıca sanırsam jose başka kadınlarla da görüşüyormuş.

belgeler incelendiğinde, jose'nin evliliği sırasında parayı israf ettiği ve yaşamını sürdürmek için kilise fonlarını kullandığı gösterildi. ayrıca 46.000 doların üzerinde kumar borcu vardı. bir gazeteye göre, karısına tazminat olarak 2.2 milyon dolar vermesi gerekiyormuş. jose, hakime karşı, adalet aramak için adil intikam melekleri gönderdiğini söyledi.

boşanma davasından sorumlu olan yargıç, 2010 senesinde felç sonucu ölmüştür. ki jose'nin takipçileri buna sevinmiştir.

jose öldükten sonra, takipçileri tarikatlarının öyle durmasını istediler fakat bazıları birleşmek istedi. liderler arasında iç mücadeleler ve rakip hırsları başladı. bu sebepten 4 gruba ayrıldılar. sonuç olarak, creciendo en gracia mezhebi, jose öldükten sonra gerçekten sona erdi ve yalnızca zayıf bir etkiye sahip olan 4 grup kaldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayat bazen böyledir. neyi isterseniz o sizden uzaktır. sizi isteyenlerden de siz uzaksınızdır.. herkesin kendini seveni sevmesi mümkün olsaydı herkes bir kaç kişiyi sevmek zorunda kalırdı. ve ben ortada kalırdım bomboş..
devamını gör...

bu neden kapalı? çünkü küfür değil. (bkz:tdk)

dalyarak: budalalığı yüzünden her zaman densizlik, küstahlık eden (kimse).

tdk'dan iyi biliyor olamazsınız sanırım.

edit: dalyaraklıktır dediğim tanım silinmiş az önce. çok saçma.
devamını gör...

eskiden primer biliyer siroz olarak isimlendirilen hastalıktır.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
devamını gör...

genellikle anlamsız bir geleneği savunanların dilinde olan sözdür.*
devamını gör...

yazdığı tanımların bilgi dolu olması, konuşmasıyla aşırı sevimli ve yardımsever oluşuyla beni bayağı güzel hisler içerisine fırlatmış yazardır. kendisi ile kahve içip, badem ve kahve aromalı kremler yapıp sohbetin dibini sıyırmak adına sözleştik. ey tutankamonun! kahvenin laneti ile tanış. iyi ki varsın!
devamını gör...

yine laf dönmüş dolaşmış kadının giyim tarzına gelmiş. yok efendim dekoltesi fazlaymış, çıplak gibi duruyormuş bilmem ne. yahu size ne! siz kimsiniz de kadının ne ölçüde dekolte elbiseler giyeceğine karışıyor ve eleştiriyorsunuz. tam cinnetlik bir kafa. bu lanet olası kafadan kurtulamadığımız sürece bu ülke bir arpa boyu ilerlemez. kadınları rahat bırakın ya. hiçbir insan hiçbir şartta çirkin olmaz. sadece sizin kafanızda kurguladığınız güzellik tanımına uymuyordur, o kadar. sizin kafanızdaki güzellik tanımı kimin umrunda. ya ben bu ülkede kadın olsaydım, her saniye boğulurdum. düşünsene, giyimime karışıyorlar, kahkaha atmama karışıyorlar, konuşmama karışıyorlar, sigara içmeme, sakız çiğnememe karışıyorlar, sokağa çıkmama karışıyorlar, balkona çıkmama karışıyorlar, ona buna her şeye karışıyorlar. resmen kadın olmaması gereken bir varlıkmış gibi davranıyorlar. ya şu ahlâk, namus zırvalarınızdan gına geldi. ahlâk anlayışınıza tüküreyim ya. koskoca ülkeyi kadınlar için cehenneme çevirdiniz, yazıklar olsun be. kadın şöyle olmalı, böyle giyinmeli, şurada gezmemeli, o saatte orda işi olmamalı, bu ne ya! erkek olduğum halde bu ülkede yaşamak yıpratıyor beni, kadınları düşünemiyorum bile. düşün kadınların yakasından, o lanet fikirlerinizi dizginleyin artık. size yüz vermeyen kadınlara yakıştırmadığınız sıfat kalmıyor. onların yerinde olsam selam bile vermem, adres bile sormam sizin gibilere. hâlâ kadınlarla konuşabiliyorsanız sizin için büyük bir lütufdur bu. bırakın kadınlar istedikleri gibi yaşasınlar, baskı hissetmesinler, strese girmesinler, bunu yaparsam başıma ne gelir, millet ne der diye düşünmek zorunda kalmasınlar. lütfen, çok rica ediyorum kadınlara küçücük bir baskı oluşturacak başlıklar açmayın. kadın, kendini erkekten koruma mecburiyeti hissettikçe, kendisi de erkekleşiyor, ondan sonra da erkek gibi kadınlardan nefret ediyoruz diyorsunuz. siz hiç kadınlara kadın olduklarını hissettirecek bir şekilde yaklaştınız mı hiç?! hangi devirdeyiz, tartıştığımız konulara bak. kadınların olmadığı bir dünya yaşamaya değmez.

kadınlar toz toprak içinde de olsalar, kilolu da olsalar, sıradan da giyinseler, makyaj da yapmasalar, saçlarını da taramasalar yine de çirkin olamazlar. zaten hiçbir insan çirkin değildir. çirkin olan düşüncelerdir.

bir insanı çirkin gösteren bir detay yoktur.
devamını gör...

üniversite okurken ramazan ayında oruç tutmadığım için kendilerine sofu/softa takımı diye geçinen haddini, kendini ve bilhassa mensup olduğu dinini bilmeyen bir kaç sevişgen tarafından darp edilmek istendiğim durumdur. bileğimizle ve can dostumuzun verdiği destekle, itleri al aşağı etmiş olmanın mutluluğuyla ifade vermişliğimizde vardır evelallah..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim