samuel mors tarafından 1835 yılında oluşturulan telgraf haberleşme dilidir. kısa ve uzun iki karakter ile yazılan bu dilde her latin harfe karşılık bir kod var. telgraf ile haberleşmenin anahtarı olan bu dilde latin harfe karşılık gelen kodu, telgraf iğnesini plakaya dokundurarak gönderilen elektrik sinyanini belirli aralık ve düzenlerle doğru kodu basarak iletişim mümkün hale geliyor.
karantina döneminde heves edip öğrenmeye çalıştığım bu dili günümüzde aktif kullanmak pek mantıklı ve mümkün değil. hepimiz sanırım s.o.s. mesajını ister istemez filmlerden biliyoruzdur az çok aşinayız. 3 kısa 3 uzun 3 kısa şeklinde. bana sorsanız ''ne işine yaradı öğrenmek?'' diye sadece bir heves ve merak ama kapı çalarken kullanıyorum bazen bildiklerim boşa gitmesin diyerekten. bir de bilen bir arkadaşınız var ise ortamlarda konuşmadan güzel iletişim kurabilirsiniz. masalara vurmanızdan şikayet eden yan masaların tepkilerine kadar tabii ki. bu arada telgraf ile ilgili ilginç bir bilgi bırakayım. ilk iletilen telgraf mesajı incil'den bir cümleymiş.(what hath god wrought)

(-.- .- ..-. .- / ... --- --.. .-.. ..- -.- / .- .. .-.. . ... ..)(kafa sozluk ailesi)

uluslararası mors dili harfleri ve sayı gösterimlerinin kodları ise şu şekilde:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

norveçli enfes bir sese sahip kadın sanatçıdan ilham alarak nickini oluşturduğunu düşündüğüm; oldukça güzel bir yeteneği olan yazarımızdır. oylama alışkanlığı edindiğini görmekteyim. daim olsun, artılar için teşekkür ediyorum.

(bkz: aurora aksnes)
devamını gör...

kitre ile yoğunlaştırılan, sığır ödüyle koyulaştırılan suya, boyaların fırçayla serpiştirilerek şekil verilen geleneksel türk sanatıdır.
devamını gör...

eteğin altına çok yakışan ayakkabı.
devamını gör...

tam adı ebu'l kasım halef ibn abbas ez-zehravi olan ve cerrahinin babası olarak nitelendirilen müslüman bilim insanı. avrupalılar kendisini abulcasis ismiyle tanır ve endülüs'te yaşamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bundan neredeyse 1000 yıl önce yaptığı çalışmalarla tıp dünyasının en büyük isimlerinden biri olmuştur -ki sadece anadolu'da değil, avrupa'da da-. tıp dünyasındaki birçok ilkin asıl sahibidir. bistüri gibi çeşitli cerrahi aletleri bulmuştur.
bilinene göre günümüzde de ameliyatlarda kullanılan dikiş ipi hayvan bağırsağından yapılmaktadır ve bağırsağı ipe çevirme fikrinin sahibi de yine el zehravi'dir.
devamını gör...

lüksemburg

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(ilk okuduğum ve tolstoy'un oldukça şaşırdığım kitabı) yaptığım inceleme buydu 1k'da:
tanrı kavramından yavaşça uzaklaştığını anlatıyor ilk bölümlerde çocukluğunu anlatırken tolstoy. sonralarında evlenip mutlu bir aile hayatına, sağlıklı çocuklara, mülke ve üne sahip olduğunu o şekilde hayatını yaşarken içinde baş gösteren huzursuzlukla savaşmaya başladığını. bilimin insanın en önemli kimim, amacım ne, neredeyim sorularına cevap veremediğini belirtiyor. bu sorulara cevap veremediği için intihara sürüklendiğini odasından halatı kendini öldürmemek için dışarı dahi çıkardığını da ekliyor. tüm bu belirsizlikler içinde cevap ararken türlü inanışlara başvuruyor. farklı sınıf insanları inceliyor. ve "hayatın anlamı, yaşama imkanı sadece inançta bulunabilirdi" cümlelerine rastlıyoruz bu yolculuğun ortalarına doğru. zorlu işlerde çalıştıkları halde hayatlarından çok daha az şikayet eden insanların inançlarının hayatını mümkün kılabildiğini de ekliyor. inançlarına ters yaşayan insanların ağzından dinlendiğinde boş bulduğunu, hayatlarını inançlarına göre yaşayanlardan gördüğündeyse inancın mantıklı geldiğini.. daha sonraları ortodoks kilisesine bağlı bir şekilde yaşarken bazı çelişen uygulamalardan ötürü uzaklaşıyor. inanç öğretilerinin doğru olduğunu ama içinde gerçek olmayan şeyler barındığını söylüyor. sonrasında ise gördüğü bir rüyayla kitap sonlanıyor.
tolstoy'un inanç ve hayat serüveninden bahseden kitap sonlara doğru oldukça sürükleyiciydi.
devamını gör...

(bkz: ilk kez böyle hissediyorum)
devamını gör...

1947'de yaşanan bir olayda ölen elizabeth short adlı genç kadına, korkunç ölümünden sonra medyanın taktığı isim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

elizabeth, aktris olmak isteyen genç bir kızdı. bu uğurda epey hızlı bir hayat yaşadığı da söylenebilir. ancak bu hayat maalesef korkunç bir şekilde öldürülmesine neden oldu.

henüz 23 yaşındaydı öldürüldüğünde. sevgilisi olduğu söylenen bir adamla seyahate çıkıp geri döndükten birkaç gün sonra, evinin yakınındaki bir parkta cesedi bulunmuştu. fakat ne bulunuş! cesedi bulan kişi, ilk başta onu bir vitrin mankeni sandı çünkü genç kadının bedeni belinden aşağısı ve yukarısı olmak üzere ikiye bölünmüştü. vücudundaki tüm kan boşaltılmıştı. otopsi raporuna göre, korkunç işkencelere maruz kaldığı, vücudunun çeşitli yerlerinin kesildiği, hatta cinsel organının olduğu kısmın da kesilerek içine saman gibi birtakım çalı çırpının doldurulduğu, ağzına ise bıçakla kesmek suretiyle bir joker gülüşü yerleştirildiği ortaya çıkmıştı.

üzerinden bunca yıl geçtiği halde, genç kadının katili bulunamadı. 60'a yakın kişi cinayeti kendilerinin işlediğini itiraf etse de hiçbirinin gerçek katil olmadığı anlaşıldı.

genç kadının hazin hayat hikayesi ve korkunç sonu, cehennem çiçeği adlı bir filme de konu oldu. ancak onu bu sonla karşılaştıran şeyin ne olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

domates çorbasına bayılırım. bizim üniversitenin orda bir çorbacı vardı her gece yarısı giderdik domates çorbası var mı diye sorardım bir bakayım derdi sonra gelip maalesef kalmamış derdi. bende süzme mercimek isterdim. bir gün yine gittik domates çorbası var mı dedim var dedi. kaşar atıyor musunuz içine dedim evet dedi. iyi o zaman bana bir süzme mercimek çorbası dedim. muhtemelen sövdü. ama alıştım artık napim.
ha bu arada yuvalama harika bir şey.
devamını gör...

varoluşsal sancılar çekiyorum. **
devamını gör...

buz devri, sid
devamını gör...

başlığa baktım da geneli okumayla olunan şeyler. faso fiso yani.

1-iş adamı
2-belediye başkanı
3-köy ağası

istanbul kadıköy-maltepe, aydın kuşadası gibi yerlerde soyadım iş bitirir, adam kurşunlatır.
devamını gör...

her şey aynı iğrenç şeylerin çevresinde dönüp duruyor. hepsi de halinden memnun ve böyle olması gerektiğinden emin, ölene kadar böyle yaşayabilirler. ben yapamam.

lev nikolayeviç tolstoy
devamını gör...

kendisine bazlama surat diyen kişi bin lira ödemeye mahkum edildi. bunu diyen kişi mahkeme sonunda "sayemde (bkz: bişektomi)yaptırdın, şimdiki görüntünü bana borçlusun, bin lira da başımın gözümün sadakasi olsun"şeklinde bir tweet attı. yani adam hala lafının arkasında. haksız mı? hande erçel'in önceki ve sonraki fotolarına bakarsak değil gibi.
devamını gör...

insanları etnik kökenine veya yaşadığı ülkeye göre değerlendirmeye prensip olarak karşıyım. yabancı biri derken ille de başka bir milletten olması gerekmiyor.

gitmediğim görmediğim yaşamadığım yer bana yabancı. adetlerini bilemeden kültürü tanımadan orada yaşayan insanın ağzından çıkan cümleleri referans olarak almak bana yanlış geliyor çünkü kimse yoğurdum ekşi demiyor.

bir yerin adeti çok saçma da olsa orada doğup büyüyünce oranın kültürü ile yetişirseniz normaliniz o kalıp oluyor. bu kalıba laf edilirse de onu savunmak ihtiyacı hissediyorsunuz.

yani şimdi ben bir rus ile evlensem 100 üstünden sayıları uyduruyorum % 70 kültür çatışması olacaksa bu, ülke içinde %10 olmuyor demek istiyorum.

elbette insanlar evleniyor ama zaman içinde sosyal ortamlarda bir araya geliyorsunuz ve maruz kalıyoruz ister istemez.

hadi siz istemediniz gitmediniz ama çocuk olduğu zaman hem çocuk açısından hem de eşinizin ailesinin hakkı açısından sorunlar ortaya çıkıyor.
devamını gör...

iki dakikalık alışverişin tüm tadını tuzunu kaçıran moderatördür.

belki ben sadece bakmak için bakıyorum olamaz mı yani?

hem dükkanın sahibi kasada otururken nedir bu sıkboğaz etme isteği?

olmaz böyle...
devamını gör...

bilin bakalım sabah 8.30'da işe gidecek olmasına rağmen kim arkadaşıyla lak lak ediyor? evet bennn.
size iyi geceler dostlarım, beni bırakın siz devam edin...
devamını gör...

papatya,yıldız,kare hep aynı şeyler telefonda konuşurken özelikle çizdiklerim, bazen de ev , ağaç çizerim.
devamını gör...

konuştuğunuzda, ses enerjisi çevrenize yayılır ve hava yolu ile dış kulak vasıtasıyla kokleanıza ulaşır. fakat ses aynı zamanda ses tellerinizden ve diğer yapılardan geçerek direkt olarak da kokleanıza ulaşır. burada kafanızın mekanik özellikleri sesinizin daha derin olmasına ve düşük frekansta titreşimler oluşturmasına sebep olur. konuştuğunuzda duyduğunuz ses, bu iki yol ile ulaşan seslerin kombinasyonudur. ancak sesinizi kaydedip dinlediğinizde, kemik-yoluyla (sesinizin, ses telleriniz ve diğer dokular ile direkt olarak kokleanıza ulaşması durumu) iletilen ve "normal" sesiniz gibi duymanıza sebep olan yol devreden çıkmış olur ve ses kombinasyonunuzun yalnızca hava yoluyla iletilen parçası ile gelen sesinizi duyarsınız. bu da siz de farklı bir ses olduğu algısı oluşturur. tersi durumu kulaklarınızı tıkayarak deneyimleyebilirsiniz. bu anda da ses kombinasyonunuzun hava yolu ile iletilen parçasını ortadan kaldırmış olur yalnızca kemik-yoluyla iletilen sesinizin titreşimlerini duyarsınız.
yani aslında ses kaydından dinlediğiniz ses; sizin diğer insanlar tarafından duyulan sesiniz. konuşurken algıladığınızın kendi sesinizden farklı olmasının sebebi de; kendi sesinizin size ulaşırken izlediği bu iki farklı yoldur.

öte yandan, bazı insanların iç kulaklarında anormallikler olabilir, bu durum da sesin kemik yoluyla iletilen parçasında hassaslıklar oluşmasına sebep olabilir. bu insanlar nefes alış-verişlerini ve dahası gözlerinin göz yuvasındaki hareketlerini de duyabilirler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim