edit: bi susmadınız nickli yazara ithafen. alıntı yazısını ve oraya eklediğim kaynağı görmemen okumadan tanım girdiğini gösteriyor. zahmet edip kaynak linkine tıklarsan ekşi'den kopyalamadığımı göreceksin.


göze çarpan en net hatalardan biridir. bu konu ile ilgili aşağıya güzel bir alıntı bırakıyorum.

--- alıntı ---

kuranda miras paylaşımında bariz hata yapılmıştır. mirası paylaştırırken birçok olasılık var. bazı durumlarda problem yokken, bazı durumlar da var ki, ayetlerdeki oranları dağıtmaya çalıştığımızda, mal yetmiyor, pay paydadan büyük çıkıyor. ayetlerin hazırlanmasında belli ki bu durumlar düşünülememiş ve böylece çok bariz bir hata yapılmış. meselâ birisi bize "şu pastanın yarısını fatma'ya, yarısını ayşe'ye, üçte birini de hatice'ye ver" dese, muhtemelen bu kişinin ya şaka
yaptığını sanarız, ya da zekâsından şüpheleniriz.

aşağıda miras paylaşımını örneklemeden önce ilgili ayetleri görelim, buyrun:

nisa/11: allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. bunlar, allah tarafından farz kılınmıştır. şüphesiz allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

nisa/12: eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (bütün bunlar) allah’ın emridir. allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

nisa/176: senden fetva istiyorlar. de ki: “allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. sapmayasınız diye allah size (hükmünü) açıklıyor. allah, her şeyi hakkıyla bilendir.




şimdi kritik noktaya geldik. yukarıdaki ayetlerdeki miras paylaşımında hata oluşan iki örnek sunuyoruz:

örnek 1: kardeşleri olmayan bir adam (borç ve vasiyet bırakmadan) ölür. geriye üç kız çocuğu, annesi, babası ve karısı kalır.

bu durum için geçerli olan cümleleri okuyalım:

nisa/11'den: "(çocuklar) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır."
nisa/11'den: "ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır."
nisa/12'den: (karı için) "eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır."

üç kız çocuğuna (toplam): 2/3 = 16/24
anneye: 1/6 = 4/24
babaya: 1/6 = 4/24
karısına: 1/8 = 3/24
toplam: 27/24 !!!

örnek 2: çocuğu ve babası olmayan bir kadın ölür ve geriye annesini, kocasını ve bir öz kız kardeşini bırakır.

nisa/11 den: "eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer."
nisa/12 den: (koca için) "eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir."
nisa/176 dan: "çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur."

anneye: 1/3 = 2/6
kocaya: 1/2 = 3/6
öz kız kardeşe: 1/2 = 3/6
toplam: 8/6 !!!

iki örnekte de görüldüğü gibi böyle bir paylaşımı yapmak ise matematiksel olarak imkânsız. çünkü pay, payda'dan büyük çıkıyor. yani mal yetmiyor.

ne yaparsak yapalım, malı bu şekilde bölüştüremiyoruz. ya ayette geçen oranları kendimizce azaltacağız, ya da ayette hak sahibi olan bazı varislere hiçbir şey vermeyeceğiz. ama her halükârda, ayette yazan oranları bütün hak sahiplerine vermek mümkün değil!

basit bir miras paylaşımını bile yapamayan bir kitap sizce tanrı buyruğu olabilir mi?

karar sizin...




--- alıntı ---

kaynak
devamını gör...

biz insanlık olarak güzel dünyamızı yaşanamayacak bir hale getirmişiz, bu nedenle mars’ta kolonileşmişiz. ama bu kolonide sosyalist bir düzen işliyor. bu önemli bir detay. her şeyimize karışılıyor. 1984 vari bir ortamdı yani. big brother’dan başka kimseyi sevemezsin bile, o kadar. anneciğime sarılamadım bile, yasak diye uyardılar beni. berbat bir ortam kısaca. yaşadığımız yere gelince, kocaman apartmanlar içindeki minnacık dairelerden bir tanesindeydik. sonra deprem olacağı anonsu geçti, herkeste bir telaş, apartman kocaman ve çok katlı olunca insan da boldu tabi, koşuştura koşuştura depremden korunacak bir yerler aramaya başladık. bir yer bulup çömeldim sonunda, deprem olsun diye bekliyorum ama bir stres oldum, yani o depremi yaşamış kadar oldum. o kadar korktum ki anlatamam. sonra etrafta bir aydınlık gördüm, bir baktım apartman en alt kattan yanmaya başlamış. ben de bizi kandırıyorlar, yanacağız diye bağırıp en üst katlara doğru kaçmaya başladım. altlar alev içindeydi çünkü. kaçıyorum kaçıyorum yol bitmiyor anacım. o yangın olayı da tatbikatmış, hiçbir şeycikler olmadı bana. ama olmuş kadar korkuttu beni şu rüya.
devamını gör...

23 nisanı, 19 mayısı, 30 ağustosu, 29 ekimi ve bize unutturulmaya çalışılan diğer değerlerimizi unutturamadıkları, yine coşkuyla hep beraber kutladığımız, yine ponpon kız olduğumuz, stadyumlara gittiğimiz günler görme umuduyla hepimizin ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun. içinizdeki çocuğun neşesi hiç bitmesin.
devamını gör...

sözlükte 'sınır boyu, hudut' anlamına gelen sözcüktür.

aynı zamanda bir erkek ismidir.
devamını gör...

incil der ki; kadınlar toplantılarınızda sessiz kalsın. konuşmalarına izin yoktur. kutsal yasa’nın da belirttiği gibi, uysal olsunlar. öğrenmek istedikleri bir şey varsa, evde kocalarına sorsunlar. çünkü kadının toplantı sırasında konuşması ayıptır.
1 korintliler, 14: 34-35

efesliler 5:22

ey kadınlar, rab'be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun.

(ara ara buraya her inançtan bölümler aktaracağım sizde okuduklarınızı bu başlık altında paylaşabilirsiniz)
devamını gör...

parayı verenin düdüğü çaldığı bir devirde, şeyma gibi bir beyin fukarasına bunu çok görmüyorum. genel profil bu zaten, ceren hindistan denen estetikli tip mesela aynı bunun gibi. hele birde aklını kullanamayıp, birikimlerini erken bitirip, güzellik sona erdikten sonra vasıfsız bir biçimde ortaya çıktıkları zaman çok gülüyorum. serpil örümcer (bayan bacak) bunların atası kabul edilebilir. hepinizin sonu öyle olsun vasıfsız yellozlar...
devamını gör...

sen istiyor duj, verecek bej dolar daha. turkia çok güzel raki şij kebab harika.
devamını gör...

öyle bir geçer zaman ki dizisinin tüylere ürperti akıllara ziyanlık veren,denizcilerin çapkına çıkan adını iyice parlatan karaketeri; sofra toplama sahnesi ile de bilinir
ev kadını mıyım lan ben şeklinde avam bi çıkış
devamını gör...

ama olamaaaaas neden beeeeğn? gerçi benim suçum o yüzden olabilir.
- sid
devamını gör...

duineser elegien ve die sonette an orpheus'u zihnime kazınmış büyük şair. hangi dilde okunursa okunsun muazzam bir tat alıyor insan. yaşamın ölgün telaşesinde, yanımızdan usulca akıp giden bir nehri andırıyor dizeleri. şu sıralar içimi kemirip duran güzel bir şiirini buraya not düşüyorum.

--- alıntı ---

sen kollarıma asla gelmemiş sevgili,
sen yitirilmiş olan daha başından,
senin hangi şarkılar gider hoşuna
ben artık, geleceğin dalgası kabarırken,
görmeye çalışmam seni. bendeki en büyük
görüntüler, denenmiş uzak manzara,
kentler ve kuleler ve köprüler
ve beklenmedik dönemeçleri yolun
ve bir zamanlar tanrılarla
örülmüş toprakların gücü:
yükselirler içimde anlatmak için
hep kaçınan seni..

ah, bahçelersin sen,
ah, böylesi bir umutla
seyrettim onları. kır evinde
bir açık pencere,- ve sen neredeyse attın adımını
bana doğru dalgın. sokaklar buldum, -
daha yeni yürümüştün onlarda sen;
bazen de esnaf dükkânlarındaki aynaların
senden başları dönerdi hâlâ ve irkilip geri verirlerdi
apansız görüntümü. kim bilir, aynı kuş muydu
ikimizin içinde öten, ayrı ayrı
dün akşam?

--- alıntı ---
devamını gör...

söyleme sırrını dostuna oda söyler dostuna , uzatılmış şeklidir.
devamını gör...

resim yapıyorum, deneme ve öykü yazıyorum. elimden geldiğince de sanatın birçok dalının takipçisi olmaya çalışıyorum.
devamını gör...

''hayaller kuruyoruz, yaşamlarla süsleyerek...
gerçekleşmesi için daha çok düşünüp duruyoruz her birini.
oysa biz yalnızca bize verilen hayatlarımızda nefes alabiliyoruz.
küçücük bir nefesi bile kendi yarattığımız hayatlarımız için ödünç veremiyoruz.
'üstünde taşıdığın ikinci el bir beden ve senin olamayan bir ruh ile dolaşıyorsun, fark etmeden.
ve sevgili insan;
kendimizi, kendimizin olmadığı bir yerde aramalıyız, bulmak için.'
hayat akıp gidiyor, koca bir nehir gibi...
bizler, içine çektiği küçük taşlardan insanlarız.
yanında koşturacağımız ve hakimiyetle çevireceğimiz tahtadan kürekleri olan bir sandalımız dahi yok.
o bizi sürüklüyor, başlangıcın sonuna.
biz de devriliyoruz küreği olmayan sandallardan.
nehir ise hâlâ akıyor.
hayat bitmeyen bir sona koşar gibi ilerliyor.
ölümden çiçeklerle süslüyor yaşamı. tomurcuklar çürüyor."
devamını gör...

putin'in pis tarafının gerçekten çok acımasız olduğunun kanıtı.
putin yüzerken, ata binerken, köpekleriyle oynarken, fit vücuduyla çok ''karizmatik'' görünüyor ve biz onun aslında bir kgb ajanı olduğunu unutuyoruz.
filmlerde izlediğimiz tüm casusluk hikayeleri ise gerçek. bir yerlerde yaşandı veya yaşanıyor.

bunun en çarpıcı örneği; 2015 yılında gerçekleşti. rusya istihbaratında çalışan aleksandr litvinenko, putinin gerçekleştirdiği yolsuzluğu ortaya çıkardıktan sonra londra'ya kaçtı. 2000 yılında siyasi sığınma aldı ve ingiliz istihbaratında çalışmaya başladı.
bulunduğu yerde, putinin en azılı muhaliflerinden biri oldu.

anna politkovskaya, diye bir gazeteci var ve bu gazeteci rusyanın çeçenistan'da insan hakları ihlalleri ortaya çıkarıyor ve 7 ekimde de vurularak ölüyor. litvinenko ise onun ölümünün arkasındaki vuran ve vurduranı araştırmaya başlıyor ve eski kgbli dostlarından yardım istiyor. eski kgb li dostları ise olayla ilgisi bulunan kişilerin listesini kendisine vereceklerini söyleyerek litvinenko'yu yemliyorlar.
londra'da millenium hotelde eski arkadaşlarıyla buluşan litvinenko içilen çayların ardından gece ayrıldılar. ve gece olduğunda litvinenko rahatsızlanmaya başlamıştı. nedeni ise çayına polonyum-210 radyoaktif maddesi idi.
o artık çoktan ölü bir adamdı.
çayı içtikten 22 gün sonra, 23 kasım 2006'da 44 yaşında ölmüştür.
benim anlamadığım nokta;
bu radyoaktif maddelerden nasıl oluyor da sadece kendisi etkileniyor. çay fincanlarından ,çay takımlarını tutana, yıkanan bulaşık makinesindeki tüm çatallara bıçaklara kadar herkesi etkilemesi lazımdı. gerçekten inanılmaz!

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

neoliberal politikaların tatbikçisi bir siyasetçi.
devamını gör...

etrafında anlatmaya değer kimse olmayan insan.
(bkz: anlaşılmamak)
devamını gör...

tecavüzcüleri hırsızlari saldık. e hapishaneler boş mu kalsın? napalm maskesizleri aticaz içeri.
devamını gör...

aşağıdaki sözü aklıma getiren soru cümlesi.

“kalabalıkta namuslu takılanların tenhada performansları göz kamaştırıyor...”

küçük iskender
devamını gör...

mantar hastalıklarında kullanılan ilaçlardır.
devamını gör...

güneş ışınlarının yağmur damlalarında veya sis bulutlarında yansımasıyla oluşur.oluşan renkler kırmızı,turuncu,sarı,yeşil,mavi,lacivert,mor tonlarıdır.
dört elementin biraraya gelişinin sembolüdür.
güneş yani ateş in su ve hava ile buluşmasıyla oluşur ve biz toprağa değiyormuş gibi görürüz. kuşak ise gökyüzü ve yeryüzünü bağlayan köprü veya tanrı ile insanı birbirine bağlayan köprüyü sembolize eder.iki dünyayı bağlamasıyla birçok mitte kendine yer bulmuştur yunan mitolojisinde de iris olarak geçer.

ayrıca alkım ,alaimisema olarak da bilinir.

alaimisema mabel matizin şarkısından bizlere tanıdık gelmektedir.etimolojik olarak
ala-im-sema yani gök alametleri anlamındadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim