helvegen
mükemmel bir, wardruna parçasıdır.
özellikle yağmurlu ve fırtınalı havalarda dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
özellikle yağmurlu ve fırtınalı havalarda dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
devamını gör...
kadınları dış görünüşüne göre çekici bulan insan
dış görünüşünü beğenmediğiniz insanlarla muhabbet başlatıyorsunuz sanki. kadın da olsa erkek de olsa önce dış görünüş gelir sonra fikirler.
bir laf vardı ya eğer dış görünüş önemli olmasaydı hamam böceğini de severdin diye. tam olarak böyle işte.
bir laf vardı ya eğer dış görünüş önemli olmasaydı hamam böceğini de severdin diye. tam olarak böyle işte.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
yalanlarla yaşayıp mutlu olmak vs gerçeklerle yaşayıp mutsuz olmak
onu bilmem anlamam , ikisi de büyük doğruluk ve cesaret ister.
artık ya kendine güveneceksin yada yine kendine.
artık ya kendine güveneceksin yada yine kendine.
devamını gör...
ayrı dünyaların insanıyız
çoğu film ve dizi sahnesinde bu sözü duymuşuzdur.
-anlamıyorsun aytenn biz.. biz ayrı dünyaların insanıyız o yüzden buseyle aldattım seni.. *
çocukken anlamazdım. nasıl yani birden fazla dünya var biri orda biri burda mı diye düşünürdüm.*
ayrı yaşanmışlığımız var, ayrı bir yetiştirilme tarzımız, ayrı kültürlerimiz var demekmiş.
sen çay içersin ben mocha içerim demekmiş.
sen tatile köye yaylaya gidersin ben italya'da tur yaparım demekmiş.
sen ekmek bandırırsın yemeğe benim için ise üç çeşit tatlı çatalı vardır demekmiş.
(bkz: burası tozludere değil)
ne olursa olsun işitildiğinde insanı bir parça kırabilir.
-anlamıyorsun aytenn biz.. biz ayrı dünyaların insanıyız o yüzden buseyle aldattım seni.. *
çocukken anlamazdım. nasıl yani birden fazla dünya var biri orda biri burda mı diye düşünürdüm.*
ayrı yaşanmışlığımız var, ayrı bir yetiştirilme tarzımız, ayrı kültürlerimiz var demekmiş.
sen çay içersin ben mocha içerim demekmiş.
sen tatile köye yaylaya gidersin ben italya'da tur yaparım demekmiş.
sen ekmek bandırırsın yemeğe benim için ise üç çeşit tatlı çatalı vardır demekmiş.
(bkz: burası tozludere değil)
ne olursa olsun işitildiğinde insanı bir parça kırabilir.
devamını gör...
ters psikoloji
#294936daha açık konuşmak gerekirse.
bir kişinin bir şeyi yapmasını istersiniz fakat kibarca sorsanız bile onu yapmayacağından neredeyse eminsinizdir. bu nedenle gerçekte yapmasını istediğiniz şeyin tam tersini ondan isteyerek veya ona yapmasını söyleyerek onu istediğinizi yapması için oyuna getirmeye çalışırsınız.
bir kişinin bir şeyi yapmasını istersiniz fakat kibarca sorsanız bile onu yapmayacağından neredeyse eminsinizdir. bu nedenle gerçekte yapmasını istediğiniz şeyin tam tersini ondan isteyerek veya ona yapmasını söyleyerek onu istediğinizi yapması için oyuna getirmeye çalışırsınız.
devamını gör...
kadınların kendilerini çok değerli hissetmesi
"bunu bir de sabah akşam dayak yiyen kadınlara sormak gerek" düşüncesine yol açan iddia.
normal şartlarda sadece kadınlar değil, herkes değerli hissetmek ister. bunu anormal ya da psikolojik bir rahatsızlık gibi ele almanın anlamı yok. normal bir şey bu. birlikte olduğunuz kişinin de size bunu hissettirecek gibi davranmasını istersiniz elbette. "şununla evleneyim de bana pislik muamelesi yapsın" demezsiniz, akıl sağlığınız yerindeyse.
adet, gelenek, görenek... bunlar kadına değerli gibi hissetirmez. ettirse de uzun sürmez. "kız alırken kendini gösteren adaletsiz ritüeller" kısa sürer. sonra gelsin o kızı tepesi atınca dövmeler, kıza tüm sülalenin hizmetçiliğini yaptırmalar, sürekli çocuk doğurtmalar... şu ülkedeki çoğu evliliğin sonu bu. bırakın da kısacık da olsa değerli hissetsin böyle yaşayan kadınlar. keşke elimizden gelse de hepsine ömür boyu değerli olduklarını hissetirebilsek. bunu biz çözemeyiz, eğitim sistemi çözer ancak.
normal evliliği olanlara gelince... onların da zaten "bana bak, seni istemeye geldiğimizde değerli hissettin. şimdi sıra bende" gibi bir hesabı olamaz. onlar olması gerektiği gibi, karşılıklı şekilde değerli hissettirir zaten.
özetle, tartışılması bile abes bir konu bu bence. biraz rahat mı bıraksanız artık diğer insanları da kendinizi de?
normal şartlarda sadece kadınlar değil, herkes değerli hissetmek ister. bunu anormal ya da psikolojik bir rahatsızlık gibi ele almanın anlamı yok. normal bir şey bu. birlikte olduğunuz kişinin de size bunu hissettirecek gibi davranmasını istersiniz elbette. "şununla evleneyim de bana pislik muamelesi yapsın" demezsiniz, akıl sağlığınız yerindeyse.
adet, gelenek, görenek... bunlar kadına değerli gibi hissetirmez. ettirse de uzun sürmez. "kız alırken kendini gösteren adaletsiz ritüeller" kısa sürer. sonra gelsin o kızı tepesi atınca dövmeler, kıza tüm sülalenin hizmetçiliğini yaptırmalar, sürekli çocuk doğurtmalar... şu ülkedeki çoğu evliliğin sonu bu. bırakın da kısacık da olsa değerli hissetsin böyle yaşayan kadınlar. keşke elimizden gelse de hepsine ömür boyu değerli olduklarını hissetirebilsek. bunu biz çözemeyiz, eğitim sistemi çözer ancak.
normal evliliği olanlara gelince... onların da zaten "bana bak, seni istemeye geldiğimizde değerli hissettin. şimdi sıra bende" gibi bir hesabı olamaz. onlar olması gerektiği gibi, karşılıklı şekilde değerli hissettirir zaten.
özetle, tartışılması bile abes bir konu bu bence. biraz rahat mı bıraksanız artık diğer insanları da kendinizi de?
devamını gör...
autocad plant 3d
autodesk firması tarafından geliştirilmiş bir teknik çizim programıdır.
adından da anlaşılacağı üzere genel olarak fabrika tasarımları için kullanılmaktadır. program arayüzü standart autocad ile aynıdır ancak kendine özel menüleri vardır. borulama için en kullanıcı dostu yazılımlardan biridir. aynı zamanda autocad tabanlı olduğundan autocad'de kullanılan kısa yollar kullanılabilir.
programı doğru kullanabilmek için kendi kütüphanesini oluşturmanız gerekir. kendi kullanacağınız vana, sensör, silo vb. ekipmanların 3d tasarımlarını programa tanıtıp, giriş çıkış noktalarını ve farklı özelliklerini tanımlamanız gereklidir. bu tanımlamaları yaptıktan sonra malzemeleri kütüphanesinden çekebilir ve bu malzemeler için (bkz: bill of material) oluşturabilirsiniz.
kullanılabilen bir p&ıd modülü tasarlanacak tesisin p&ıd sini oluşturmanıza yarar. bu p&ıd için yine bir p&ıd kütüphanesi oluşturulmalı ve 3d kütüphanesi ile eşleştirilmelidir. p&ıd üzerinde her bir ekipmanın tag numaraları otomatik olarak verilmekte ve 3d de aynı ekipman ile eşleştirilmektedir.
3d çizim ve borulama modülünde programın ekipmanları tanıması için kütüphaneye kayıtlı olması gerekir. çizimi kolaydır. bir süre sonra autocad'de olduğu gibi el alışkanlığı gelişir. farklı normlar arasındaki boru geçişlerinde sorunludur. sağlam bilgisayar gücü ister ve çok kasar.
bill of material oluşturmak için kendinize özel bir format oluşturmanız gerekir. bu formatı oluşturmak için az buçuk yazılım bilmek gereklidir.
özet olarak havalı programdır. özellikle borulama projeleri için hayat kurtarır ancak sağlam bir bilgisayarınız yoksa kanser eder. yeni geliştirildiği için bazı çözümü olmayan bug'ları vardır. genelde zaten çalışanların hepsi autocad biliyor, bu programı kolay kullanırlar mantığı ile tercih edilir. öğrenmesi kolaydır.
adından da anlaşılacağı üzere genel olarak fabrika tasarımları için kullanılmaktadır. program arayüzü standart autocad ile aynıdır ancak kendine özel menüleri vardır. borulama için en kullanıcı dostu yazılımlardan biridir. aynı zamanda autocad tabanlı olduğundan autocad'de kullanılan kısa yollar kullanılabilir.
programı doğru kullanabilmek için kendi kütüphanesini oluşturmanız gerekir. kendi kullanacağınız vana, sensör, silo vb. ekipmanların 3d tasarımlarını programa tanıtıp, giriş çıkış noktalarını ve farklı özelliklerini tanımlamanız gereklidir. bu tanımlamaları yaptıktan sonra malzemeleri kütüphanesinden çekebilir ve bu malzemeler için (bkz: bill of material) oluşturabilirsiniz.
kullanılabilen bir p&ıd modülü tasarlanacak tesisin p&ıd sini oluşturmanıza yarar. bu p&ıd için yine bir p&ıd kütüphanesi oluşturulmalı ve 3d kütüphanesi ile eşleştirilmelidir. p&ıd üzerinde her bir ekipmanın tag numaraları otomatik olarak verilmekte ve 3d de aynı ekipman ile eşleştirilmektedir.
3d çizim ve borulama modülünde programın ekipmanları tanıması için kütüphaneye kayıtlı olması gerekir. çizimi kolaydır. bir süre sonra autocad'de olduğu gibi el alışkanlığı gelişir. farklı normlar arasındaki boru geçişlerinde sorunludur. sağlam bilgisayar gücü ister ve çok kasar.
bill of material oluşturmak için kendinize özel bir format oluşturmanız gerekir. bu formatı oluşturmak için az buçuk yazılım bilmek gereklidir.
özet olarak havalı programdır. özellikle borulama projeleri için hayat kurtarır ancak sağlam bir bilgisayarınız yoksa kanser eder. yeni geliştirildiği için bazı çözümü olmayan bug'ları vardır. genelde zaten çalışanların hepsi autocad biliyor, bu programı kolay kullanırlar mantığı ile tercih edilir. öğrenmesi kolaydır.
devamını gör...
badem bıyık
bir zamanlar bank asya hesabı açabilmek için gerekli olan bıyık tarzı.
devamını gör...
normal sözlük'ün troll yuvasına dönmesi
saçma sapan açılan başlıklarla git gide soğumaya başladığım durumdur. bakire olmayan kızla evlenir misin, bakir olmayan erkekle evlenir misin, saçma sapan kin ve düşmanlığa sürükleyen başlıklar iyice sıktı. oysa ki ne umutlarla gelmiştik.
devamını gör...
kafein bağımlılığı
yeryüzündeki en yaygın bağımlılıklardan biridir.
kahve ve çay, ucuz ve rahat ulaşılabilirliği, üstüne legal oluşuyla bugün hemen herkesin hayatında. eşsiz kokusu, kıvamı ve çeşitli işlenme türleriyle bizi içine çeken, rahatlamamızı sağlayan içecekler bunlar. öyle ki sigarasını kahvesiz/çaysız içemeyen, bir fincan kahve olmadan güne başlayamayan milyonlarca insan var. her ne kadar bu örnekler size çok masum gelse de, yüzünüzü güldürse de bu çay ve kahve çılgınlığı, kafein bağımlılığını da beraberinde getiriyor.
sadece çay ve kahveden örnek vermiş olsam da meşrubat olarak içtiğimiz hemen her içecekte kafein bulunuyor (çikolatalı her şey, soğuk çay ve kola gibi çeşitli endüstriyel içecekler). öyle ki kafeinsiz diye satılan kahvelerin dahi bir fincanında 4 mg kadar kafein bulunduğu söyleniyor. bir bardak çayda 40-80 mg, bir fincan kahvede ise 70-100 mg kafein bulunduğu su götürmez bir gerçek (tabi ki çayın demliliği ve kahvenin sertliği, işleme biçimine göre kafein miktarları değişebilir).
kafein bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?
bir gün içinde ortalama ne kadar kahve, çay ve endüstriyel içecek tükettiğinizi hesaplayabilirsiniz. günde ortalama 7-8 bardak çayla birlikte 2-3 fincan kahve içen hemen her insanda kafein bağımlılığı baş gösteriyor. ilk başlarda günde 300 mg ile temelleri atılır, daha sonraları bu miktar 700 mg'ın üstüne çıkar. kafein bağımlılarının günlük aldıkları kafein miktarı 700 mg civarlarında dolaşıyor.
bununla birlikte vücuduna yeterli miktarda kafein almayan bağımlılar, belli bir noktadan sonra uyku problemleri, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, motivasyon düşüklüğü, düşünsel aktivitede yavaşlama ve asabiyet gibi belli başlı belirtiler gösteriyor.
günde 4-5 fincan kahve içen ve 10 bardak çayın altına düşmeyen bir bağımlı olarak tanımımı yazdım, kahve-sigara yapmaya gidiyorum... *
kahve ve çay, ucuz ve rahat ulaşılabilirliği, üstüne legal oluşuyla bugün hemen herkesin hayatında. eşsiz kokusu, kıvamı ve çeşitli işlenme türleriyle bizi içine çeken, rahatlamamızı sağlayan içecekler bunlar. öyle ki sigarasını kahvesiz/çaysız içemeyen, bir fincan kahve olmadan güne başlayamayan milyonlarca insan var. her ne kadar bu örnekler size çok masum gelse de, yüzünüzü güldürse de bu çay ve kahve çılgınlığı, kafein bağımlılığını da beraberinde getiriyor.
sadece çay ve kahveden örnek vermiş olsam da meşrubat olarak içtiğimiz hemen her içecekte kafein bulunuyor (çikolatalı her şey, soğuk çay ve kola gibi çeşitli endüstriyel içecekler). öyle ki kafeinsiz diye satılan kahvelerin dahi bir fincanında 4 mg kadar kafein bulunduğu söyleniyor. bir bardak çayda 40-80 mg, bir fincan kahvede ise 70-100 mg kafein bulunduğu su götürmez bir gerçek (tabi ki çayın demliliği ve kahvenin sertliği, işleme biçimine göre kafein miktarları değişebilir).
kafein bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?
bir gün içinde ortalama ne kadar kahve, çay ve endüstriyel içecek tükettiğinizi hesaplayabilirsiniz. günde ortalama 7-8 bardak çayla birlikte 2-3 fincan kahve içen hemen her insanda kafein bağımlılığı baş gösteriyor. ilk başlarda günde 300 mg ile temelleri atılır, daha sonraları bu miktar 700 mg'ın üstüne çıkar. kafein bağımlılarının günlük aldıkları kafein miktarı 700 mg civarlarında dolaşıyor.
bununla birlikte vücuduna yeterli miktarda kafein almayan bağımlılar, belli bir noktadan sonra uyku problemleri, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, motivasyon düşüklüğü, düşünsel aktivitede yavaşlama ve asabiyet gibi belli başlı belirtiler gösteriyor.
günde 4-5 fincan kahve içen ve 10 bardak çayın altına düşmeyen bir bağımlı olarak tanımımı yazdım, kahve-sigara yapmaya gidiyorum... *
devamını gör...
intihar
kişinin kendi hayatına son vermesi eylemi. hakkındaki tarihi görüşler hayli ilginçtir.
intihar tartışmalı bir konu olduğundan, greko-roman dünyasının hemen hemen bütün okullarında tartışılırdı. her düşünce okulu konu hakkında kendi yaklaşımını geliştirmiştir. örneğin stoizm'de, intihara daima bir özgür irade meselesi olarak yaklaşılmıştır. nihayetinde çoğu yunan intiharı kahramanca bir hareket olarak görmüştür. kişinin kendi seçimiyle ölmesinde bir büyüleyicilik vardır.
bir başka yaygın görüş de, intiharın yalnızca tanrılar tarafından söylendiği takdirde ahlaki olarak kabul edilebilir oluşudur. tanrısı tarafından hayatına son verebileceği söylenen insan, hayattaki görevini ve amacını yerine getirmiştir, kendi dileğinin de doğrultusunda huzurlu bir ölüme layık görülür, öteki hayatta cezalandırılmaz. sokrates bu duruşun büyük bir destekçisi ve örneğidir.
bunu örneklemek gerekirse, pratikte sokrates de bu şekilde intihar etmiştir. intihardan bu şekilde bahseder: "tanrı'nın aidiyetlerinden birisi olan insan, tanrı buyurana dek kendisini öldürmemelidir." kendisinin de dediği gibi, sokrates tanrı direktifi olmadığı sürece intiharı yanlış olarak değerlendirmiş, intihar etme eyleminin kişiyi lanetlediğini düşünmüştür. sokrates yönetim tarafından ölümle cezalandırılmış olsa bile, reddetme ve kaçma şansı ve imkanı mevcuttu. zehri içmeyi kendisi seçmiştir. bunun sebebi o zamanlarda mevcut olan ve sokrates'in de tabii olduğu, yönetimin tanrıların sesi olduğu inancıdır.
intihar tartışmalı bir konu olduğundan, greko-roman dünyasının hemen hemen bütün okullarında tartışılırdı. her düşünce okulu konu hakkında kendi yaklaşımını geliştirmiştir. örneğin stoizm'de, intihara daima bir özgür irade meselesi olarak yaklaşılmıştır. nihayetinde çoğu yunan intiharı kahramanca bir hareket olarak görmüştür. kişinin kendi seçimiyle ölmesinde bir büyüleyicilik vardır.
bir başka yaygın görüş de, intiharın yalnızca tanrılar tarafından söylendiği takdirde ahlaki olarak kabul edilebilir oluşudur. tanrısı tarafından hayatına son verebileceği söylenen insan, hayattaki görevini ve amacını yerine getirmiştir, kendi dileğinin de doğrultusunda huzurlu bir ölüme layık görülür, öteki hayatta cezalandırılmaz. sokrates bu duruşun büyük bir destekçisi ve örneğidir.
bunu örneklemek gerekirse, pratikte sokrates de bu şekilde intihar etmiştir. intihardan bu şekilde bahseder: "tanrı'nın aidiyetlerinden birisi olan insan, tanrı buyurana dek kendisini öldürmemelidir." kendisinin de dediği gibi, sokrates tanrı direktifi olmadığı sürece intiharı yanlış olarak değerlendirmiş, intihar etme eyleminin kişiyi lanetlediğini düşünmüştür. sokrates yönetim tarafından ölümle cezalandırılmış olsa bile, reddetme ve kaçma şansı ve imkanı mevcuttu. zehri içmeyi kendisi seçmiştir. bunun sebebi o zamanlarda mevcut olan ve sokrates'in de tabii olduğu, yönetimin tanrıların sesi olduğu inancıdır.
devamını gör...
pilsner
bir bira türü. aslında temelde iki tür bira vardır. ale ve lager.
almanların lager birasını yine bir alman zamanın çekoslavakya'sında üretmiş.(1842)
altın sarısı, berrak, alkol oranı %4 ile %5 arası olan bu bira üretildiği şehrin plzen adını almış. bizde daha çok pilsen olarak kullanılıyor. (bkz: efes pilsen)
pilsner üretildikten sonra hızla tüm dünyaya yayılmış. amerikalılar daha çok prinçten yapmış.
daha detaylı bilgiye
buradan
ulaşabilirsiniz.
kafa karışıklığı olmasın:
1. temelde iki tip bira var: ale-lager (fermantsyon şekilleri, mayaları, bekletilme sıcaklıkları farklıdır)
2. lager: dünyada en çok tüketilen, açık renkli sarışın biradır. buğday, arpa, pirinçten üretilir.
3. pilsner: ilk kez çekoslavakyanın plzen kentinde 1842'de üretilen lager tipi biradir. her pilsner yine açık sarı renkli ve berraktır.
sonuçta bizde yaygın olan lager, yani pilsen.
efes
tuborg gold
bomonti
beck's
carlsberg
miller
heineken
budweiser
tad,koku,köpük,renk.
şerbetçi otu dediğin şey tek çeşit değil sonuçta. 1. kalite arpa var, 3. kalite arpa var.
sorumluluk ile tüketiniz.
yarasın.
almanların lager birasını yine bir alman zamanın çekoslavakya'sında üretmiş.(1842)
altın sarısı, berrak, alkol oranı %4 ile %5 arası olan bu bira üretildiği şehrin plzen adını almış. bizde daha çok pilsen olarak kullanılıyor. (bkz: efes pilsen)
pilsner üretildikten sonra hızla tüm dünyaya yayılmış. amerikalılar daha çok prinçten yapmış.
daha detaylı bilgiye
buradan
ulaşabilirsiniz.
kafa karışıklığı olmasın:
1. temelde iki tip bira var: ale-lager (fermantsyon şekilleri, mayaları, bekletilme sıcaklıkları farklıdır)
2. lager: dünyada en çok tüketilen, açık renkli sarışın biradır. buğday, arpa, pirinçten üretilir.
3. pilsner: ilk kez çekoslavakyanın plzen kentinde 1842'de üretilen lager tipi biradir. her pilsner yine açık sarı renkli ve berraktır.
sonuçta bizde yaygın olan lager, yani pilsen.
efes
tuborg gold
bomonti
beck's
carlsberg
miller
heineken
budweiser
tad,koku,köpük,renk.
şerbetçi otu dediğin şey tek çeşit değil sonuçta. 1. kalite arpa var, 3. kalite arpa var.
sorumluluk ile tüketiniz.
yarasın.
devamını gör...
atatürk'ün inönü'ye verdiği not

1937 yazında bütün çiftliklerini hazine'ye devretti. ancak eylül'de bu çiftliklerden birini gezip halini beğenmeyince sofrada başbakan inönü ve ilgili bakanları suçladı.
ikisinde de 17 yıldır omuz omuza süren bir mesainin yorgunluğu vardı. en yakın dostları terk ettiğinde bile inönü, sağduyulu bir ses olarak hep onun yanında durmuş, öfkesi kabardığında bir dalgakıran gibi ilk imdada çağrılan isim olmuştu. ama o da sabaha karşı alınan kararlarla işine karışılmasından şikayetçiydi. tartışma sırasında "sofradan emirler alıyoruz" deyiverdi; atatürk sofrayı terk etti.
ertesi gün istanbul'a tarih kongresi'ne aynı trenle gittiler.
trende atatürk, "bir süre ara verelim" dedi.
başbakanlığa bayar'ı düşündüğünü söyledi.
kongre'nin yapılacağı dolmabahçe sarayı'na birlikte geldiler. ikisinin yüzünde de dargınlığın burukluğu vardı. locada otururlarken ismet paşa bir kağıda "akşama benimle gelebilecek misin?" diye yazıp uzattı.
atatürk olumlu cevap verince bu kez aynı kağıda "demek bana çok dargın değilsin" diye yazdı.
gelen notu ömür boyu sakladı:
"hayır... her şeyi unuttum. bildiğin gibi arkadaşım ve kardeşimsin."
devamını gör...
bir kış gecesi eğer bir yolcu
hakkıyla okuması sahi yürek isteyen bir italo calvino kitabı. ben bir aylık süreçte ancak bitirebildim ve müthiş zorlandım.
hani romanların ilk 10-15 sayfası okuyucuyu içine almak üzere yazılır da olaya adapte olursunuz da sonuna kadar havuz kaydırağı gibi akar gidersiniz ya işte bu kitap neredeyse 10 tane farklı romanın ilk 10-15 sayfasından oluşuyor. kitaptaki kahramanlar -ki calvino erkek okuyucu ve kadın okuyucu olarak nitelendiriyor bu kişileri- tam bir kitaba başlıyorlar, kitap 15 sayfa sonra bitiyor. devamını ararlarken başka bir kitaba başlıyorlar, o da bitiyor. derken böyle devam ediyor. hikayeler anlatılıyor ama sizi bir yere varamıyorsunuz. yani kaydıraktan kaymaya başlıyorsunuz yarı yolda durup güç bela yukarı çıkıyorsunuz. sonra bir daha bir daha. havuz yok.
aslında müthiş interaktif bir kitap deneyimi sunuyor size yazar. kitaptaki erkek ve kadın okur tam olarak sizin vereceğiniz tepkileri veriyor. fakat bir o kadar da yoruyor kitap insanı.
muhtemelen yanlış kitaptan başladım calvino'ya.
hani romanların ilk 10-15 sayfası okuyucuyu içine almak üzere yazılır da olaya adapte olursunuz da sonuna kadar havuz kaydırağı gibi akar gidersiniz ya işte bu kitap neredeyse 10 tane farklı romanın ilk 10-15 sayfasından oluşuyor. kitaptaki kahramanlar -ki calvino erkek okuyucu ve kadın okuyucu olarak nitelendiriyor bu kişileri- tam bir kitaba başlıyorlar, kitap 15 sayfa sonra bitiyor. devamını ararlarken başka bir kitaba başlıyorlar, o da bitiyor. derken böyle devam ediyor. hikayeler anlatılıyor ama sizi bir yere varamıyorsunuz. yani kaydıraktan kaymaya başlıyorsunuz yarı yolda durup güç bela yukarı çıkıyorsunuz. sonra bir daha bir daha. havuz yok.
aslında müthiş interaktif bir kitap deneyimi sunuyor size yazar. kitaptaki erkek ve kadın okur tam olarak sizin vereceğiniz tepkileri veriyor. fakat bir o kadar da yoruyor kitap insanı.
muhtemelen yanlış kitaptan başladım calvino'ya.
devamını gör...
ucemak
tanıdığım en kibar insanlardan.
devamını gör...
şebnem ferah'ın en güzel şarkısı
herkes gibi sil baştan şarkısını çok sevsem de sigara isimli şarkısı en güzellerindendir bence .
devamını gör...
yunan mitolojisi
zeus’tan bir uçanın, bir de kaçanın kurtulduğu mitolojidir.
çarpraşık ilişkilerin ne kadar eski olduğuna dair onlarca mitolojiden de sadece birisidir. günümüz dindar ve muhafazakar zihni eşcinselliği veya “sapık” ilişkileri modern saysın dursun, bu tarz mitolojiler kadim insanın sahip olduğu bilinçaltı için muazzam bir hazine değerindedir.
yunan mitolojisinde başta psikoloji olmak üzere insana dair çok fazla veri yer almaktadır. freud gibi uzmanlar sıkça alegoriye başvurmakta yunan mitolojisini kullanmıştır. o tanrının kimi yendiği, kimi yuttuğu, kimi becerdiği vs komik gibi duran eylemlerin insanda bir karşılığını bulmak mümkündür.
bununla birlikte diğer birçok mitoloji gibi yunan mitolojisi de orijinal değildir, kendinden önceki mitolojilerden bolca ögeler içerir ama mısır, hint, çin vs mitolojisi bilmeyenler için orijinal gelebilir.
aydınlanma döneminden itibaren batı dünyası özellikle diğer kadim mitolojileri yok sayma ve yunan mitolojisini biricik hale getirme çalışmalarında olmuştur. bugün avrupa’nın yunanistan’ın ahmaklıklarına dair pek ses çıkarmamasının altında yatan nedenlerden birisinin de bu olduğu düşünülebilir.
konu ile alakalı iseniz veya merak ediyorsanız, özellikle martin bernal’in kara atena kitabı okunmalıdır. aslında her mitolojik unsurun kökenini yunan mitolojisinde bulmaya çalışan batıcı zihne karşı sağlam alternatif veriler sunan ve yayınlandığında da kendi çapında büyük ses getiren bir eserdir.
nasıl antik mısır’ı canlandıran filmlerdeki başrollerde tek bir kara benizli normal bir kıptî görmek pek mümkün değilse (mesela musa filmlerinde musa veya firavun hep yakışıklı bir beyazdır), yunan mitolojisinin de öykündüğü mitolojiler yok mesabesindedir. ama bütün bunlara rağmen yunan mitolojisinin önemi yadsınamaz.
mitoloji yunan’da peydah olmamış ama felsefe orada doğmuş, büyümüş ve gelişmiştir.
bir cümlelik espri yapayım diye geldiğim başlıkta da bu kadar yazmak varmıştır.
çarpraşık ilişkilerin ne kadar eski olduğuna dair onlarca mitolojiden de sadece birisidir. günümüz dindar ve muhafazakar zihni eşcinselliği veya “sapık” ilişkileri modern saysın dursun, bu tarz mitolojiler kadim insanın sahip olduğu bilinçaltı için muazzam bir hazine değerindedir.
yunan mitolojisinde başta psikoloji olmak üzere insana dair çok fazla veri yer almaktadır. freud gibi uzmanlar sıkça alegoriye başvurmakta yunan mitolojisini kullanmıştır. o tanrının kimi yendiği, kimi yuttuğu, kimi becerdiği vs komik gibi duran eylemlerin insanda bir karşılığını bulmak mümkündür.
bununla birlikte diğer birçok mitoloji gibi yunan mitolojisi de orijinal değildir, kendinden önceki mitolojilerden bolca ögeler içerir ama mısır, hint, çin vs mitolojisi bilmeyenler için orijinal gelebilir.
aydınlanma döneminden itibaren batı dünyası özellikle diğer kadim mitolojileri yok sayma ve yunan mitolojisini biricik hale getirme çalışmalarında olmuştur. bugün avrupa’nın yunanistan’ın ahmaklıklarına dair pek ses çıkarmamasının altında yatan nedenlerden birisinin de bu olduğu düşünülebilir.
konu ile alakalı iseniz veya merak ediyorsanız, özellikle martin bernal’in kara atena kitabı okunmalıdır. aslında her mitolojik unsurun kökenini yunan mitolojisinde bulmaya çalışan batıcı zihne karşı sağlam alternatif veriler sunan ve yayınlandığında da kendi çapında büyük ses getiren bir eserdir.
nasıl antik mısır’ı canlandıran filmlerdeki başrollerde tek bir kara benizli normal bir kıptî görmek pek mümkün değilse (mesela musa filmlerinde musa veya firavun hep yakışıklı bir beyazdır), yunan mitolojisinin de öykündüğü mitolojiler yok mesabesindedir. ama bütün bunlara rağmen yunan mitolojisinin önemi yadsınamaz.
mitoloji yunan’da peydah olmamış ama felsefe orada doğmuş, büyümüş ve gelişmiştir.
bir cümlelik espri yapayım diye geldiğim başlıkta da bu kadar yazmak varmıştır.
devamını gör...
telefonu sürekli sessizde olan kişi
benimdir.
artı yönleri
metro da ya da başka bir yerde çaldığın da kimse rahatsız edilmez.
ses yoktur en fazla titreşimdedir. kafa rahattır.
eksi yönleri
kaybedildiğin de zor bulunur.
fark edilmez ise önemli bir arama kaçırılabilir.
artı yönleri
metro da ya da başka bir yerde çaldığın da kimse rahatsız edilmez.
ses yoktur en fazla titreşimdedir. kafa rahattır.
eksi yönleri
kaybedildiğin de zor bulunur.
fark edilmez ise önemli bir arama kaçırılabilir.
devamını gör...

