rene magritte
tam adı rené françois ghislain magritte olan belçikalı sürrealizm akımına mensup ressam.
sürrealizm öncesinde kübizm ve fütürizm yolunda eserler vermiş. daha sonra titizlikle soyut detaylara girmeye başlamış ve alışkın olmadığımız bir dünyaya ışınlamış bizi: magritte dünyası... sürrealizm, şahsen pek sevebildiğim bir akım değil fakat bu ressamın gerçekten sevdiğim bir eseri var: the lovers 1 (1928)
birbirine yakın ama bir o kadar da uzak iki kişi. bizi birbirimizden yine bizim örtülerimiz uzaklaştırıyor. belki bu olmamalı ama oluyorsa da olması gerektiği için oluyordur diyor sanki. örtüler, soyut iletişimsizliği temsil eder. magritte'nin eserlerinin en iyi yanı da bu sanırım. herkes kendine göre bir anlam çıkarabiliyor.
sürrealizm öncesinde kübizm ve fütürizm yolunda eserler vermiş. daha sonra titizlikle soyut detaylara girmeye başlamış ve alışkın olmadığımız bir dünyaya ışınlamış bizi: magritte dünyası... sürrealizm, şahsen pek sevebildiğim bir akım değil fakat bu ressamın gerçekten sevdiğim bir eseri var: the lovers 1 (1928)
birbirine yakın ama bir o kadar da uzak iki kişi. bizi birbirimizden yine bizim örtülerimiz uzaklaştırıyor. belki bu olmamalı ama oluyorsa da olması gerektiği için oluyordur diyor sanki. örtüler, soyut iletişimsizliği temsil eder. magritte'nin eserlerinin en iyi yanı da bu sanırım. herkes kendine göre bir anlam çıkarabiliyor.
devamını gör...
antidepresan etkisi gösteren yazılar
'hayat ve zaman senin üstüne doğru kararıp köpürerek akar, seni taş bir duvara sıkıştırır.
biz gençken, bir sorun karşısında yeterli direnci gösteremediğimizde, mücadele edemediğimizde, kırılganlaştığımızda babam öfkeyle sedeflenmiş bir enerjiyle "boğayı" derdi, "boynuzlarından tutup devireceksin."
"boğa" hayattı.
seni bir hücreye kapattıklarında o daracık odanın içinde o geniş omuzlu, iri kaslı "boğanın" da karşısında durduğunu, keskin ve sivri boynuzlarını karnına dayadığını hissedersin.
hareket edecek, kımıldayacak bir yer yoktur.
boğayı nasıl boynuzlarından tutup devireceksin?
yenilecek misin?
tam da seni oraya kapatanların istediği gibi boğanın seni paramparça etmesine izin mi vereceksin?
bu sorular karşına çıktığında bir gerçeği keşfedersin:
hareket etmen gerekir.
ama nasıl?
insanların güçsüz, çaresiz, yetenekleri sınırlı, açgözlü ve arsız bir bedeni vardır.
o bedeni alıp bir hücreye kapattıklarında karşısındaki engelleri aşamaz, kilitli kapıları açamaz, parmaklıkların arasından geçemez, duvarların üstünden uçamaz.
benim zamanımı "nerede" geçireceğime karar verecek birileri hep vardır, peki benim zamanımı "nasıl" geçireceğime karar verebilecek herhangi bir insan, bir irade, bir güç var mıdır?
bunun cevabı beni hapishanede bile gülümsetir.
öyle bir güç yoktur.
"gerçeklik" sadece bedenimizle ilgili olsaydı bir roman okurken, bir film seyrederken hiçbir duygu hissetmememiz gerekirdi.
ama hissediyoruz.
hayalgücümüz başka bir hayalin içine sızıyor, o hayalin parçası haline geliyor, üstelik sadece hayalgücümüz hayalin parçası olmuyor, bedenini de peşinden sürüklüyor. beden kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir olaya "gerçek" tepkiler veriyor.
ben iki yıldır, bir hücrede sivri ve keskin boynuzları olan, gözleri kanlı iri bir boğayla yaşıyorum.
iki yıldır her gün o boğayı boynuzlarından tutup devirmek zorundayım.
bunun için size o boğadan daha hızlı hareket edebilen bir şey lazım: tek bir an içinde bütün dünyayı gezebilen bir hayalgücü.
hayalgücü her kapıdan geçer.
her yere gider.
ve, zamanınızı "nasıl" geçireceğinizi belirleyecek yeryüzünde hiçbir gücün olmadığını, dokunulmaz bir iktidara sahip olduğunuzu bilmenin muazzam hazzını tadarsınız.
hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır.
ahmet altan
devamını gör...
genç nüfusun yüzde 68'inin türkiye'den gitmek istemesi
onlardan biri de benim.
devamını gör...
kendinden 10 yaş büyük erkekle birlikte olmak
yukarıdan aşağısı çok yakın göründüğünden sorun olmayan durum. aşağıdan yukarısı nasıl görünüyor birileri söylesin de öğrenelim.
devamını gör...
kobra 1907
(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...
metrobüste kitap okuyan insan
heryerde, her zaman, her koşulda kitap okumayı başarabilen nadir insanlardanım. illa sessizlik olacak diye bir gayem yok zira buna ulaşmam öyle zor ki!
devamını gör...
vampirillo
lilium'un nickaltını meşgul etmemek adına cevabımı, pek sevmediğim bir etkinlik olan nickaltı tartışmasına sebebiyet vermeye mecbur kalarak yazıyorum.
#1100558 ironi yapmış da ben anlamamışım. buraya kadar bir miktar oluru varken, tek ayak üstünde; kezban, okuduğunu anlamaz, teneke gibi kendi kalitesiyle doğru orantılı fakat insani iletişimden nasibini almamış terimlerle insan aşağılamaya çalışan ironi üstadı!
ironide kendinizi bu denli geliştireceğinize, hiç tanımdığınız insanlara aşağılayıcı tabirler kullanmama konusunda biraz geliştirmiş olsaydınız keşke.
ayrıca yapmaya çalıştığınız ironi ne yazık ki gözümde çöptür. çünkü, bu ülkede, bu düşünce yapısıyla savaşırken, şakası bile komik değil.
#1100558 ironi yapmış da ben anlamamışım. buraya kadar bir miktar oluru varken, tek ayak üstünde; kezban, okuduğunu anlamaz, teneke gibi kendi kalitesiyle doğru orantılı fakat insani iletişimden nasibini almamış terimlerle insan aşağılamaya çalışan ironi üstadı!
ironide kendinizi bu denli geliştireceğinize, hiç tanımdığınız insanlara aşağılayıcı tabirler kullanmama konusunda biraz geliştirmiş olsaydınız keşke.
ayrıca yapmaya çalıştığınız ironi ne yazık ki gözümde çöptür. çünkü, bu ülkede, bu düşünce yapısıyla savaşırken, şakası bile komik değil.
devamını gör...
shock g'nin ölü bulunması
digital underground'un kurucularından chopmaster j, grup üyelerinden shock g, otel odasında ölü bulundu. ölümüyle sevenlerini yıkan rapçinin kesin ölüm nedeni henüz bilinmiyor.
hip hop camiası dmx ve black rob'ın ardından şimdi de shock g'nin otel odasında ölü bulunmasıyla büyük bir yıkım yaşıyor. tupac'ı rap dünyasına armağan eden kişi olarak bilinen shock g'nin ölümü çevresinde adeta şok etkisi yarattı.
buradan
devamını gör...
apartman boşluğunun yayından kaldırılması hakkında
ohannes börgııır *
arkadaş, dünden beri iki kelam yazasım gelmiyor. istemsizce bir gıybetin, kavganın, husumetin ortasına düşmüşüm gibi hissediyorum. sözlük henüz bebe. ozianasi olarak ve ana gözüyle gerçekten bu çerçeveden baktığımda, bu bebeyi büyütürken sancılı süreçlerden geçecek herkes. yeri gelecek üstüne kusacak, yeri gelecek altına mıçacak, diş çıkarma dönemleri olacak, dönemsel büyüme atakları olacak v.s. herkes bir dönüp kendine baksın. hatalar olur, yanlış anlaşılmalar olur. olur da olur yani. ulu orta dallanıp, budaklandırmanın en çok da bebe sözlüğümüze zararı olur. ilk günden dış mihrakları sevindirmeyelim. hadi çiçeklerim, sarılıp öpelim birbirimizi.
(bkz: çok da şey yapmamak lazım)
(bkz: bunlar hep nazardan nazardan)
(bkz: güzel günler göreceğiz çiçekli günler)
arkadaş, dünden beri iki kelam yazasım gelmiyor. istemsizce bir gıybetin, kavganın, husumetin ortasına düşmüşüm gibi hissediyorum. sözlük henüz bebe. ozianasi olarak ve ana gözüyle gerçekten bu çerçeveden baktığımda, bu bebeyi büyütürken sancılı süreçlerden geçecek herkes. yeri gelecek üstüne kusacak, yeri gelecek altına mıçacak, diş çıkarma dönemleri olacak, dönemsel büyüme atakları olacak v.s. herkes bir dönüp kendine baksın. hatalar olur, yanlış anlaşılmalar olur. olur da olur yani. ulu orta dallanıp, budaklandırmanın en çok da bebe sözlüğümüze zararı olur. ilk günden dış mihrakları sevindirmeyelim. hadi çiçeklerim, sarılıp öpelim birbirimizi.
(bkz: çok da şey yapmamak lazım)
(bkz: bunlar hep nazardan nazardan)
(bkz: güzel günler göreceğiz çiçekli günler)
devamını gör...
ermeni soykırımı iddiası
hangi milletten olduğu önemli olmadan, biraz tarih bilgisi olan herkesin kabul edeceği üzere biz türklere atılan bir iftiradır.
ermeni çeteleri, erzurum ve çevresi başta olmak üzere anadolu'da biz türklere haince saldırırken göç ettirmeyecek miydik ? burada dikkat çeken 2 nokta var.birincisi biz türklerin ne kadar merhametli olduğudur. ikincisi ermeni çetelerinin ne kadar büyük vatan haini olduğudur.
ermeni çeteleri, erzurum ve çevresi başta olmak üzere anadolu'da biz türklere haince saldırırken göç ettirmeyecek miydik ? burada dikkat çeken 2 nokta var.birincisi biz türklerin ne kadar merhametli olduğudur. ikincisi ermeni çetelerinin ne kadar büyük vatan haini olduğudur.
devamını gör...
duygusal zeka eksikliği
duygusal zeka oldukça komplike bir konu. bu konuda çığır açmış insanlardan biri olan daniel goleman bunu eksiklik değil, duygusal zeka cehaleti olarak ele alıyor. eksiklik, elbette yok sayılamaz, görmezden gelemeyiz. lakin kastedilen duruma göre düşüş veya cehalet kaynaklı duygusal eğitimsizlik belki de daha iyi bir sözcük bunun için. görünürde doğrudan duygusal zeka ile ilişkili izlenimi veren pek çok deneyim aslında çevre, dönemin sosyal-siyasal-düşünsel olaylarıyla da ilişkili olabilir. bu durum, köpekbalıklarının uyanıkmış gibi uyuduğu için hiç uyumadığının zannedilmesi kadar doğal ve hataya açık bir formda bence.
ayrıca bakınız: duygusal zeka, daniel goleman.
ayrıca bakınız: duygusal zeka, daniel goleman.
devamını gör...
iyi sahurlar
tek başıma yaşadığım evime yarım saat önce döndüm. şimdi tek başıma sahur yapacağım. kendim için bazı olumsuz durumları geride bırakmaya çalıştım. sıfırdan başlamak durumu yani. insallah bu sahur da bunun başlangıcı olur. ilk sahur tüm sözlük yazarlarımıza hayırlı olsun. iyi sahurlar.
devamını gör...
tulli papirüsü
iii. thutmose döneminden kalma bir mısır papirüsü olduğu iddia edilen papirüs. * yani, mısır firavunu iii. thutmose döneminden kalma bir mısır papirüsü olduğu iddia ediliyor. papirüs olduğu doğru, ama iii. thutmose döneminden kalma eski bir mısır papirüsü mü? orası sıkıntı. papirüste şunlar yazıyor,
"22'ci on yılda, kışın üçüncü ayı ve altıncı gün. yaşam evinde okurken, gökyüzüne garip bir ateşli disk'in nasıl geldiği ve bağırsaklarından bir koku yayıldığı görüldü. diskin boyutu, uzunluk ve genişlik bakımından aynıydı. hiç ses çıkarmıyordu. daha sonra majestelerinin evinde göründü. kalplerimiz karıştı, bu yüzden midemiz yere düştük. bazılarımız bu olayı bildirmek adına majestelerine gittik. hükümdarımız, yaşam evindeki parşömenlere bu olayın danışılmasını emretti. majesteleri, şu anda yaşanan tüm bu olaylar üzerine meditasyon yaptı. önümüzdeki birkaç gün içinde, diskler gökyüzünde her zamankinden daha fazla sayıda gözüktüler. gökyüzünde güneşin parlaklığından daha fazla parladılar ve gökyüzünün 4 yanına yayıldılar ve havada hareketsiz kaldılar. ordumuz, aralarında majesteleri ile birlikte izledi. akşam, diskler güneye doğru gökyüzünde daha da yükseldi. gökten balıklar ve birçok kuş yağıyordu. ülkenin kuruluşundan bu yana hiç bilinmeyen bir fenomen. majesteleri, her 2 ülkenin tanrısı amun-re'nin kalbini sakinleştirmek için tütsü üzerine meditasyon yaptı. öyle oldu ki, olay majesteleri tarafından yaşam evi arşivlerinde sonsuza dek kaydedilmek üzere kaydedildi."
evet papirüste kullanılan bağırsak ifadeleri, midelerin yere düşmesi falan bunlar ne demek ben de bilmiyorum. papirüste ufolardan bahsedilmesine rağmen, ufolog jacques vallee ve chris aubeck bu papirüsün bir aldatmaca olduğunu söylemiştir. condon raporunda samuel rosenberg bu papirüsün sahte olmasının muhtemel olduğunu bildirdi.
"22'ci on yılda, kışın üçüncü ayı ve altıncı gün. yaşam evinde okurken, gökyüzüne garip bir ateşli disk'in nasıl geldiği ve bağırsaklarından bir koku yayıldığı görüldü. diskin boyutu, uzunluk ve genişlik bakımından aynıydı. hiç ses çıkarmıyordu. daha sonra majestelerinin evinde göründü. kalplerimiz karıştı, bu yüzden midemiz yere düştük. bazılarımız bu olayı bildirmek adına majestelerine gittik. hükümdarımız, yaşam evindeki parşömenlere bu olayın danışılmasını emretti. majesteleri, şu anda yaşanan tüm bu olaylar üzerine meditasyon yaptı. önümüzdeki birkaç gün içinde, diskler gökyüzünde her zamankinden daha fazla sayıda gözüktüler. gökyüzünde güneşin parlaklığından daha fazla parladılar ve gökyüzünün 4 yanına yayıldılar ve havada hareketsiz kaldılar. ordumuz, aralarında majesteleri ile birlikte izledi. akşam, diskler güneye doğru gökyüzünde daha da yükseldi. gökten balıklar ve birçok kuş yağıyordu. ülkenin kuruluşundan bu yana hiç bilinmeyen bir fenomen. majesteleri, her 2 ülkenin tanrısı amun-re'nin kalbini sakinleştirmek için tütsü üzerine meditasyon yaptı. öyle oldu ki, olay majesteleri tarafından yaşam evi arşivlerinde sonsuza dek kaydedilmek üzere kaydedildi."
evet papirüste kullanılan bağırsak ifadeleri, midelerin yere düşmesi falan bunlar ne demek ben de bilmiyorum. papirüste ufolardan bahsedilmesine rağmen, ufolog jacques vallee ve chris aubeck bu papirüsün bir aldatmaca olduğunu söylemiştir. condon raporunda samuel rosenberg bu papirüsün sahte olmasının muhtemel olduğunu bildirdi.
devamını gör...
kitap alıntıları
devamını gör...
arabasıyla fotoğraf paylaşan insanlar
neden bu kadar ön yargılı davrandığınızı anlamadığım durum.
senelerce hayalini kurduğu bir nesneye sahip olmuş birinin mutluluk anında anı olarak çektirdiği fotoğraf olabilir bu.
arabasıyla fotoğraf çektiren denilince aklınıza eli tespihli, parlament mavisi bmw sahibi adamlar geliyorsa yaşadığınız ilçeyi değiştirin derim.
yoksa tıpkı gökyüzünün fotoğrafını çekmek gibi normal bir durumdur.
senelerce hayalini kurduğu bir nesneye sahip olmuş birinin mutluluk anında anı olarak çektirdiği fotoğraf olabilir bu.
arabasıyla fotoğraf çektiren denilince aklınıza eli tespihli, parlament mavisi bmw sahibi adamlar geliyorsa yaşadığınız ilçeyi değiştirin derim.
yoksa tıpkı gökyüzünün fotoğrafını çekmek gibi normal bir durumdur.
devamını gör...
irade
terbiye etmesi oldukça zor olan bir şeydir.
jules payot'un 'irade terbiyesi' kitabını yakın zamanda okuyacağım, sizlere de tavsiye ederim.
jules payot'un 'irade terbiyesi' kitabını yakın zamanda okuyacağım, sizlere de tavsiye ederim.
devamını gör...
insanın ne ile ilgileneceğini şaşırması
günümüz dünyasında insanı kendisine çeken o kadar çok konu var ki her birisi ayrı bir dünya, belki tam anlamı ile öğrenebilmek için aylarınızı harcayabileceğiniz şeyler. bir noktada insanın odağının dağılmasına sebep oluyor ve hiçbirisini yapamaz oluyorsunuz.
devamını gör...
sualtı fotoğrafçılığı
sualtında fauna ve floranın belge olarak fotoğraflanması yanısıra doğal ortamda olmayan eşyalarında indirilerek editorial fotoğraflar elde etmeyi amaçlayan bir fotoğraf sanatı dalıdır. william thompson tarafından 1856da ilk sualtı fotoğrafı çekilmiş louis boutan 1890 da ise ilk başarılı sualtı fotoğrafı çekilmiştir. sualtı fotoğrafçılığı için ekipmandan önce iyi bir dalıcı ( aletli dalış= scuba) ve sualtına yatkın olmak gerekir. sualtı fotğrafçığında öncelik makro çekimler olduğu için makro lens ve flaş parkuru olmalıdır. dslr makinalar aynasızlara göre daha ağır olmasına karşın sunduğu lens çeşitliliği ve housing uyumluluğu yüzünden avantajı yüksektir. belgelemek amacıyla fotoğraf çekimi için öncelik sualtı canlılarını tanımaktır. doğaları, davranışları ve yaşam alanlarına ilişkin elde edilecek hertürlü bilgi kaliteli fotoğraflar çıkmasına yardımcı olur. bununla birlikte özellikle makro çekimlerde f/9 f/11 diyafgram ile minimum 1/100 sn enstantene, yüksek ıso ( noise yapmayan başarılı bodylerde olmazsa olmaz) ve etkin flash kullanımı çarpıcı fotoğraf elde etme şansını arttırır.
bununla birlikte editorial olarak modelli sanatsal çekimlerde ise türbidite si düşük, doğal ışığın girdiği derinliklerde yapılan çarpıcı kareler elde edlmektedir. dünyanın değişik yerlerdinde ( kızıldeniz, güney amerika, phuket, karayip adaları vb.) çok etkin fotoğraflar elde edilmektedir. türkiyede sufod altında örgütlenmiş olan çok başarılı sualtı fotoğrafçıları bulunmaktadır. batıklarda yapılan sanatsal çekimlerde ayrı göz alıcı olup, ülkemizde özelikle kaş /kalkan civarında etkin biçimde yapılmaktadır.
bununla birlikte editorial olarak modelli sanatsal çekimlerde ise türbidite si düşük, doğal ışığın girdiği derinliklerde yapılan çarpıcı kareler elde edlmektedir. dünyanın değişik yerlerdinde ( kızıldeniz, güney amerika, phuket, karayip adaları vb.) çok etkin fotoğraflar elde edilmektedir. türkiyede sufod altında örgütlenmiş olan çok başarılı sualtı fotoğrafçıları bulunmaktadır. batıklarda yapılan sanatsal çekimlerde ayrı göz alıcı olup, ülkemizde özelikle kaş /kalkan civarında etkin biçimde yapılmaktadır.
devamını gör...

