konstantin stanislavski
tiyatro oyunculuğu ile ilgileneceklerin bu adamın kitaplarını kesinlikle okuması gerekir. size bu işin zorluğunu, sadece popülerite ve güzellik/yakışıklılık için yapılmayacağını çok net açıklar ve oyunculuğun doğasını ortaya döker.
aktör modelini kendi imgeleminde yaratır, sonra, tıpkı ressamın yaptığı gibi, o modelden çekip aldığı özellikleri tuvaline değil de, kendi benliğine işler. ..
aktör modelini kendi imgeleminde yaratır, sonra, tıpkı ressamın yaptığı gibi, o modelden çekip aldığı özellikleri tuvaline değil de, kendi benliğine işler. ..
devamını gör...
duolingo
(bkz: busuu) ile birlikte en güzel iki mobil dil öğrenme uygulamasından biridir. tabii ki dil öğrenmede devamlılık şarttır, bir gün kullanıp bir gün kullanmamak olmaz.
devamını gör...
evlenmek için beklenilen şey
beyninde dirayet, kalbinde cesaret, ruhunda da asalet olan bir kadını bekliyorum.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
devamını gör...
kör baykuş
iranlı yazar sadık hidayet tarafından yazılmış, gelmiş geçmiş en karanlık kitaplardan biridir.
öncelikle kitabın çok zor olduğunu söylemem lazım. ince bir kitap olmasına rağmen hemen okunup kaldırabileceğimiz bir tür değil. özellikle ruhsal durumunuzun sağlam olduğundan da emin olmalısınız kitabı okumak için. çünkü kitap sizi sıkıntıdan değil kasvet, depresif, karamsar oluşuyla boğuyor. hangi zaman, hangi mekan olduğunu anlayamadığınız bir konu ve neredeyse korkunç betimlemelerle ruhunuzu sıkıştırıyor.
sadık hidayet'in bu tarz bir kitap yazması ilginç değil tabii ki. özellikle hayatıyla ilgili bir kaç şey okursanız neden bu kadar karamsar olduğunu anlarsınız.
kitaptaki karakterin her yönüyle hastalıklı ruh hali ve bedeni sizi de bir odaya sıkıştırıyor. tamamen düşünce yoğunluğu olan bir konusu var.
ayrıca kör baykuş kitabı çevirisi behçet necatigil tarafından yapılmıştır. iyi ki de yapmış! iyi ki bize bu başyapıtı kazandırmış.
dünya, ıssız yaslı bir ev gibi görünüyordu gözüme ve ben bağrımda bir acı duyuyordum.
öncelikle kitabın çok zor olduğunu söylemem lazım. ince bir kitap olmasına rağmen hemen okunup kaldırabileceğimiz bir tür değil. özellikle ruhsal durumunuzun sağlam olduğundan da emin olmalısınız kitabı okumak için. çünkü kitap sizi sıkıntıdan değil kasvet, depresif, karamsar oluşuyla boğuyor. hangi zaman, hangi mekan olduğunu anlayamadığınız bir konu ve neredeyse korkunç betimlemelerle ruhunuzu sıkıştırıyor.
sadık hidayet'in bu tarz bir kitap yazması ilginç değil tabii ki. özellikle hayatıyla ilgili bir kaç şey okursanız neden bu kadar karamsar olduğunu anlarsınız.
kitaptaki karakterin her yönüyle hastalıklı ruh hali ve bedeni sizi de bir odaya sıkıştırıyor. tamamen düşünce yoğunluğu olan bir konusu var.
ayrıca kör baykuş kitabı çevirisi behçet necatigil tarafından yapılmıştır. iyi ki de yapmış! iyi ki bize bu başyapıtı kazandırmış.
dünya, ıssız yaslı bir ev gibi görünüyordu gözüme ve ben bağrımda bir acı duyuyordum.
devamını gör...
kill bill
bu adam çile çekse izlerim dedirten tarantino filmlerinden biri. uma thurman, darly hannah ve david carradine rollerinde adeta yükselmiştir. tarantino'nun kill bill'den 9 sene önce çektiği pulp fiction filminin bir sahnesinde kill bill hakkında ufak göndermeler olması gibi hoş bir detaydan da söz etmek isterim.
--- alıntı ---
"those of you lucky enough to still have their lives, take them with you! however, leave the limbs you’ve lost! they belong to me, now!"
--- alıntı ---
--- alıntı ---
"those of you lucky enough to still have their lives, take them with you! however, leave the limbs you’ve lost! they belong to me, now!"
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ne hale gelmiş memleketteki insanlık?
şaşıp kalıyorum, pes diyorum.
nedir bu paronayaklık, dolandırıcılık, yalancılık, kibir ve sayıp da daha da moralimi bozamayacağım kadar kötü şey.
para için onurunu, gururunu, insanlığını mı satan dersin kendini mi satan dersin içimden besmele çektim cidden.
insan birini sevmeye cesaret edemez mi?
birisi de tüm yüreğiyle sevmeye cesaret edemez mi?
artık edemiyor.
bizim kendi içimizde yaşatılan çok sorunumuz var.
sevmeyen insan ölüdür yahu.
sevmek kadar güzel bir şey var mı?
kediyi, köpeği, anneyi, babayı daha birçok şeyi.
insanın ruhu kıyım kıyım kıyıldığında onun yüzünü mutlu edecek, varlığı ile huzur verecek biri olmaz mı?
bu kadar zorlaştı artık sevmek.
biz kendimizi mi sevmeye layık görmüyoruz yoksa birini sevip de elalem ne der diye mi kibirden mi sevmiyoruz bilmiyorum.
sevilmeyecek kadar ne yaptık da bu hale düştük?
bu kadar pis karakterli, terbiyesiz, ahlaksız, bir sevginin güzel bir gücü olduğunu bilmeyecek kadar beyinsiz mi olduk?
ondan mı sevmiyoruz, sevilmiyoruz.
bu kadar insanın burda işi ne ki?
arada girer, kafasına göre takılır, çıkar.
gün boyu burda olan çok, akşam, gece günün her saatinde.
sevin, sevelim, sevilelim, kötü değiliz, kötüysek de bunu düzeltelim yaa.
insan bazen platonik de olsa birini sevmek ister. ben istedim.
platonik de karşılıklı da sevdim. ne güzelmiş be!
şimdi bi bakıyorum etrafa, çıkarcı çok
yalancı çok
kibirli çok, çok da çok.
bu nedir ne hale getirmişler bizi? şaşıyorum.
mutsuz olmamızın sebeblerinden en büyüğü bence bu.
şimdi bi sevdiğim olsa arasam naber bir tanem desem, konuşsa, gülse keyiflenirim, bakın varlığı bile güzel.
onca kötü şey olur ama kalpteki sevgi bizim tutancak dalımızdır, sıcacık sobamızdır, yaz gününde içimizi ferahlatacak dondurmamız gibidir.
sevmeyi mi bilmiyoruz biz ya da neden böyle hiç bilmiyorum.
herkes kaçıyor birbirinden. herkes şüpheci, kim bilir neyin nesi diyor, kadın olsa kesin piçtir bu erkek der, erkek olsa bu kullanır beni der, dur bismillah olmayan şeyi ne türetiyorsun?
zamanla ne olacağı belli olur. ona göre dersin. kötü ön yargı çok.
illa güzel illa yakışıklı mı mesele?
abicim, ablacım hele bi geçin yahu!
insan olamamışsa beş para etmez neyin davası bu.
gözdür onu güzel, yakışıklı yapan.
kalptir onu seven, eşsiz yapan.
sevelim, sevilelim, azcık yüzümüz gülsün bizim de hakkımız.
şaşıp kalıyorum, pes diyorum.
nedir bu paronayaklık, dolandırıcılık, yalancılık, kibir ve sayıp da daha da moralimi bozamayacağım kadar kötü şey.
para için onurunu, gururunu, insanlığını mı satan dersin kendini mi satan dersin içimden besmele çektim cidden.
insan birini sevmeye cesaret edemez mi?
birisi de tüm yüreğiyle sevmeye cesaret edemez mi?
artık edemiyor.
bizim kendi içimizde yaşatılan çok sorunumuz var.
sevmeyen insan ölüdür yahu.
sevmek kadar güzel bir şey var mı?
kediyi, köpeği, anneyi, babayı daha birçok şeyi.
insanın ruhu kıyım kıyım kıyıldığında onun yüzünü mutlu edecek, varlığı ile huzur verecek biri olmaz mı?
bu kadar zorlaştı artık sevmek.
biz kendimizi mi sevmeye layık görmüyoruz yoksa birini sevip de elalem ne der diye mi kibirden mi sevmiyoruz bilmiyorum.
sevilmeyecek kadar ne yaptık da bu hale düştük?
bu kadar pis karakterli, terbiyesiz, ahlaksız, bir sevginin güzel bir gücü olduğunu bilmeyecek kadar beyinsiz mi olduk?
ondan mı sevmiyoruz, sevilmiyoruz.
bu kadar insanın burda işi ne ki?
arada girer, kafasına göre takılır, çıkar.
gün boyu burda olan çok, akşam, gece günün her saatinde.
sevin, sevelim, sevilelim, kötü değiliz, kötüysek de bunu düzeltelim yaa.
insan bazen platonik de olsa birini sevmek ister. ben istedim.
platonik de karşılıklı da sevdim. ne güzelmiş be!
şimdi bi bakıyorum etrafa, çıkarcı çok
yalancı çok
kibirli çok, çok da çok.
bu nedir ne hale getirmişler bizi? şaşıyorum.
mutsuz olmamızın sebeblerinden en büyüğü bence bu.
şimdi bi sevdiğim olsa arasam naber bir tanem desem, konuşsa, gülse keyiflenirim, bakın varlığı bile güzel.
onca kötü şey olur ama kalpteki sevgi bizim tutancak dalımızdır, sıcacık sobamızdır, yaz gününde içimizi ferahlatacak dondurmamız gibidir.
sevmeyi mi bilmiyoruz biz ya da neden böyle hiç bilmiyorum.
herkes kaçıyor birbirinden. herkes şüpheci, kim bilir neyin nesi diyor, kadın olsa kesin piçtir bu erkek der, erkek olsa bu kullanır beni der, dur bismillah olmayan şeyi ne türetiyorsun?
zamanla ne olacağı belli olur. ona göre dersin. kötü ön yargı çok.
illa güzel illa yakışıklı mı mesele?
abicim, ablacım hele bi geçin yahu!
insan olamamışsa beş para etmez neyin davası bu.
gözdür onu güzel, yakışıklı yapan.
kalptir onu seven, eşsiz yapan.
sevelim, sevilelim, azcık yüzümüz gülsün bizim de hakkımız.
devamını gör...
poyraz karayel
2015-2017 yılları arasında kanal d'de yayımlanmış, yönetmenliğini ilk 60 bölüm çağrı vila lostuvalı sonraki bölümler
osman taşcı'nın senaristliğini ethem özışık' in üstlendiği 3 sezon 82 bölüm sürmüş aşk, polisiye, dram, komedi türünde bir dizi.
başrollerinde lker kaleli, burçin terzioğlu ve musa uzunlar yer alıyor.
dizinin konusu ve örgüsü poyraz karayel (ilker kaleli) üstünde dönmektedir. onun meslek hayatı, eski eşi, çocuğu, iş arkadaşları, aşkları, ihanetleri, sırtından vurulmaları üzerine oluşturulmuştur dizi.
adeta bir 'içerde musun?' vakası yaşanmıştır. polislikten çeşitli iftiralarla görevinden atılan poyraz karayel mafyanın içine sızmaya çalışmış ve bu maceraları konu almıştır.
diziye sürekli yeni karakterler girer ve heyecan hep korunmaya çalışır. bir aşk fırtınası barındıran dizi poyraz la ayşegül'ün (burçin terzioğlu) dillere destan aşkıyla daha çok dikkat çekmiştir. devamında zaten bu aşkta bitmiştir magazinel olaylar işte.
efendim ben tabi bu diziyi de tam manasıyla izlemedim. benim dizi izleme anlayışım misafirliğe gittiğim evlerde denk geldiğim bölümler ve fragmanlar üzerine kurulmuştur. bu diziyi sevme durumum youtube de sürekli ilker kaleli'nin yani poyraz kareyel'in 'kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde' sözlerini yaşayarak ifade ettiği yani 'unutamadım' parçasını söylediği videoyu izlemekle sınırlı sayılabilir. bunun dışında en fazla 3 bölüm o da baştan sona izlenmemiş durumdadır.
belki bir gün izlerim deyip izleyecek olanlara iyi seyirler diliyorum.
osman taşcı'nın senaristliğini ethem özışık' in üstlendiği 3 sezon 82 bölüm sürmüş aşk, polisiye, dram, komedi türünde bir dizi.
başrollerinde lker kaleli, burçin terzioğlu ve musa uzunlar yer alıyor.
dizinin konusu ve örgüsü poyraz karayel (ilker kaleli) üstünde dönmektedir. onun meslek hayatı, eski eşi, çocuğu, iş arkadaşları, aşkları, ihanetleri, sırtından vurulmaları üzerine oluşturulmuştur dizi.
adeta bir 'içerde musun?' vakası yaşanmıştır. polislikten çeşitli iftiralarla görevinden atılan poyraz karayel mafyanın içine sızmaya çalışmış ve bu maceraları konu almıştır.
diziye sürekli yeni karakterler girer ve heyecan hep korunmaya çalışır. bir aşk fırtınası barındıran dizi poyraz la ayşegül'ün (burçin terzioğlu) dillere destan aşkıyla daha çok dikkat çekmiştir. devamında zaten bu aşkta bitmiştir magazinel olaylar işte.
efendim ben tabi bu diziyi de tam manasıyla izlemedim. benim dizi izleme anlayışım misafirliğe gittiğim evlerde denk geldiğim bölümler ve fragmanlar üzerine kurulmuştur. bu diziyi sevme durumum youtube de sürekli ilker kaleli'nin yani poyraz kareyel'in 'kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde' sözlerini yaşayarak ifade ettiği yani 'unutamadım' parçasını söylediği videoyu izlemekle sınırlı sayılabilir. bunun dışında en fazla 3 bölüm o da baştan sona izlenmemiş durumdadır.
belki bir gün izlerim deyip izleyecek olanlara iyi seyirler diliyorum.
devamını gör...
atatürkçülük
atatürkçülük, türk halkının doğal karakterinden ve türk vatanının sahip olduğu öz kaynaklardan, türk tarihinden ve türk insanının isteklerine çare bulma ihtiyacından doğmuştur. bu sistem türk milletini bütün unsurları ile çağdaş ülkelerden daha ileri bir seviyeye çıkarma anlayış ve gayretlerinin bir sonucudur.--- alıntı ---
çoğu insanın bilip bilmeden konuştuğu ideolojidir aynı zamanda.
çoğu insanın bilip bilmeden konuştuğu ideolojidir aynı zamanda.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
tezimi yönetim kuruluna sunmak için okula gidip, mezun olup çıkmak. kimliğimi falan hep aldılar sözlük.
ben daha 2 aylığına tatile gitmeye karar veren danışmanıma, kütüphaneye falan imzalatmam gereken belgeler var sanıyordum, iki hafta önce elektronik sisteme geçmişler gerek yokmuş onlara artık.
baya baya mezun oldum.
ben daha 2 aylığına tatile gitmeye karar veren danışmanıma, kütüphaneye falan imzalatmam gereken belgeler var sanıyordum, iki hafta önce elektronik sisteme geçmişler gerek yokmuş onlara artık.
baya baya mezun oldum.
devamını gör...
günaydın sözlük
devamını gör...
bir başkadır
bugün itibariyle 3 bölümünü izlediğim şahsiyet dizisi sonrasında en beğendiğim türk dizisi olan yapım. öykü karayelin ilk bölümdeki oyunculuğuna şapka çıkarıyorum. yönetmenin kadrajları harika. yukarı açılar, simetriler, yansımalar ile harika kompozisyonları var. kimi yerlerde durdurup ne fotoğrafına baktım durdum. ince vurgular, detaylar çok yerinde olmuş. bitirince yeni eklemeler yapacağım.
devamını gör...
yoldaş'ın entrysini şikayet eden insan
(bkz: alman disipliniyle yetişmiş yazar) dır.
buranın sahibi sen olabilirsin ama kurallara uymak zorundasın mesajı vermek istemektedir.
imam cemaat ilişkisini hatırlatmıştır.
buranın sahibi sen olabilirsin ama kurallara uymak zorundasın mesajı vermek istemektedir.
imam cemaat ilişkisini hatırlatmıştır.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
başka bir evrende en güzel halinle, sen hayata karış ben daha da biteceğim
devamını gör...
kamer genç
türkiye cumhuriyeti siyasetinde muhtemelen bir örneği daha gelmeyecek olan, cesur, yiğit, delikanlı, her yerde ve her zaman, sonucu ölüm de olsa doğruları söyleyen kişilik. değeri üstteki yazar arkadaşın da dediği gibi öldükten sonra anlaşılmıştır ve hala anlaşılmaya devam ediyordur. eli kanlı hain terör örgütü fetö ile ilgili söylediklerini dikkate almayanlar, üzerine yürüyenler şimdi 'kandırıldık' naraları atmaktadırlar . ama olan olmuştur, allah bir daha öyle günler göstermesin.
devamını gör...
türkiye büyük millet meclisi

türkiye cumhuriyeti devletinin yasama organı. altı yüz milletvekilinden oluşur. tek meclislidir. 23 nisan 1920 tarihinde gazi mustafa kemal atatürk tarafından kurulmuştur.
devamını gör...
saygı duyarsan sana saygı duyulur
saygılı bir insan olursan geri dönüt olarak aynı değeri göreceğini dile getiren cümledir. (bkz: kısasa kısas)
devamını gör...
dostaviski
ileride çıkaracağım viski markasının ismidir.
çaldım bu isimi. hep o mu çalacak sıra bende.
çaldım bu isimi. hep o mu çalacak sıra bende.
devamını gör...



